Saturday, October 5, 2013

NBA Clinic'te Vlade Divac ile buluştuk

 
NBA'in 2013-2014 sezonu öncesi açılış niteliği taşıyan NBA Global organizasyonu kapsamında Avrupa turnesinin ilk durağı İstanbul oldu. Organizasyonun yapısı gereği İstanbul'daki Fenerbahçe Ülker - Oklahoma City Thunder maçı öncesi çeşitli aktiviteler gerçekleşti. Biz de Technical Faul olarak NBA Clinic organizasyonuna davet edildik. Davet geldiğinde aslında ne yapacağımızı tam olarak bilmesek de "NBA aktivitesinin kötüsü olmaz" diyerekten çıktık yola.



Beşiktaş Anadolu Lisesi içine kurulmuş Garanti Arena'da güzel bir basketbol ortamı kurulmuştu. Gözler bir gün öncesinden öğrendiğimiz Vlade Divac ve Peja Stojakovic'i ararken, gelen digger blogger arkadaşlarla tanışma fırsatı bulduk. Sonrasında Henry Utku ile kısa bir antrenman yaptık. Kendi adıma uzun süredir elime basketbol topu değmemiş olmamasının eksilerini fazlasıyla farkettiğimi söyleyebilirim. Tribünde izlemekle olmuyor, parkeye de inmek lazım arada :-)
Derken Vlade'yi gördük uzaktan. Haliyle dikkat çekiyordu. "Cidden uzunmuş ya bu adam" dedik. Antrenman ardından kısa bir nefes alıp yanına gittik. Kısa bir sohbet oldu. Basketbol ekseninde çeşitli sorular sorduk, o da yanıtladı. Muhtelen bu tip söyleşilerin ilk sorusu olan Robert Horry'nin üçlüğüyle ilgili soruya "üzüldüm" demekle yetinirken, Sıbristan'ın eski günlerine döneceğine inandığını, en iyi basketbolcuyu Lebron, en iyi Avrupalı'yı ise Nowitzki olarak gördüğünü belirtti. Technical Faul'ün soruları ise gençlerle ilgiliydi. Sırbistan milli takımı için Stefan Peno'yu, Avrupa'nın genelinde ise Berzins'i beğendiğini belirtti. Gençlerin ülkelerinde kalmayıp bir an önce büyük kulüpleri tericih etmesine ilişkin soruya cevabı ise "that's money business" şeklinde bir cevap verdi. Avrupa ve NBA basketbolu arasında da çok bir tercih yapamadı. "İkisinin de farkı özellikleri var" dedi. Son olarak da o bize Türkiye'yi, Türkiye'deki iddialı takımları sordu. Türkiye basketbolu ilgili Hido ve birkaç NBA'li dışında ciddi bir bilgisi yoktu. Biz de ona kısa bir bilgilendirme yaptık. Sonrasında da güzel bir fotoğraf çekip vedalaştık.
 
 
Genel olarak güzel bir 1.5 saat geçirdik. Hem basketbolu sevenler ve yazanlarla hem de Divac ve Henry Utku ile tanışmış olduk. (Peja da geleydi iyiydi tabi) Bize bu fırsatı tanıyan Garanti'ye ve bizleri bulup irtibata geçen Dekatlon'a da bu fırsatla teşekkürü borç biliriz.
 
 



0 comments:

Post a Comment