Sunday, April 8, 2018

Proje & Menajer Takımı & Trifunovic

Son yıllarda ülkemizde ara ara gündeme gelen menajerlerin takımlar üzerindeki etkisi, oyuncuların gelişimine olan fayda ve zararları geçtiğimiz sezon Yeşil Giresun Belediye'nin Basketbol Süper Ligi'ndeki yapılanmasıyla birlikte ön plana çıkmış, Giresun ekibinin Aleksandar Trifunovic yönetimindeki performansıyla birlikte dikkat çekmişti. Nokta atış yabancı transferler ve Okben Ulubay'ın yükselen performansıyla lige flaş bir giriş yapan Yeşil Giresun Belediye Okben'in Darüşşafaka'ya transferiyle birlikte beklentinin altında kalsa da, ilk devredeki performansın ekmeğini yiyen Trifunovic bu sezon başında "yeni bir projeyle" maddi problemler yaşayan Pınar Karşıyaka'nın başına geçme fırsatı yakaladı. 

Berk Uğurlu - Egemen Güven - Pınar Karşıyaka

Sezon başında Trifunovic'in gelmesiyle birlikte Berk Uğurlu, Metin Türen gibi aynı menajere bağlı oyuncuları kadrosuna katan ve Erdi, Alp, Mert, Egemen, Görkem gibi isimlerle birlikte genç bir kadro oluşturan Pınar Karşıyaka'nın, sezona yaptığı kötü başlangıç sonrası Trifunovic'in yeterliliği taraftarlar arasında sorgulanmaya başladı. Yeni yabancı transferleri ve sakatlıkların sona ermesinden sonra önce altyapıdan yetişen Alp ve Görkem'in sürelerinin sıfırlanması, ardından da yine altyapıdan yetişen Egemen Güven'in sakatlığı sonrası ilk beşteki yerini kaybetmesi Trifunovic'in takımdaki önceliğinin "başarıyı yakalamaya" doğru kaydığını ve projenin içeriğini bir miktar değiştirdiğini göstermeye başladı. Bu süreç içinde aynı menajerle çalıştığı Mert ve Erdi hiç olmazsa bir miktar süre alırken, Berk'in başarılı performansı aynı Okben'de olduğu gibi Trifunovic'i kurtaran etken oldu. 

Genç oyuncuların ilacı oynamaktır, süre almaktır. Bu oyuncular hele ki bu süreleri de iyi kullanırlarsa onları daha fazla dakika vererek ödüllendirmek gerekir. Eğer iyi oynayan genci fırsat olduğu halde bu sürelerle ödüllendirmezseniz ona "çalışsa da hiçbir yere gelemeyeceğini" düşünmeye iter ve yavaş yavaş kaybedersiniz. Aslına bakarsanız bir süredir yazmayı düşündüğüm bu satırları bugün yazmamdaki neden de bugünkü Pınar Karşıyaka - Yeşil Giresun maçında Trifunovic'in tercihleri oldu. Pınar Karşıyaka'da son Trabzonspor maçında 4/4 ile 8 sayı atıp sadece 8 sayı süre bulabilen, bugün de ilk yarıda yine 8 dakikada 5/5 ile 10 sayı kaydeden, 3 de hücum ribaundu alan Egemen Güven maçın ikinci yarısında farkı kapandığı, takımın art arda ribauntlar verdiği zamanlarda sahada tercih edilmedi. Her ne kadar Egemen'in oyunu ve fiziğinde daha geliştirmesi gereken yönleri olsa ve pota altındaki sertlik konusunda zaman zaman zayıf kalsa da, Karşıyaka pota altının ribaunt üstünlüğünü rakibine verdiği bir günde ve de ilk yarıyı böyle iyi bir performansla geçirmişken, ikinci yarıda kendisine süre verilmemesinin proje takımı mantığıyla hiç bir alakası olmadığını net bir şekilde söyleyebilirim. Ayrıca eminimki, ikinci yarıda Pınar Karşıyaka'nın hücum ribauntlarını kolayca verdiği anlarda sahada Egemen olsaydı, ilk pozisyon sonrası kendini benchte bulacaktı. Bu örneği sezon içinde birçok kez bir çok coach için verebiliriz kuşkusuz.

Tekrar geçen seneye dönelim; Okben Ulubay Darüşşafaka'ya gittikten sonra Yeşil Giresun'un 15 maçta sadece 3 galibiyet alabildiği ikinci devreye... Okben'in takımdan ayrılışı sonrası azalan sorumluluk dağılımıyla yabancı oyuncuların artan süreleri ve özellikle Enes ve Emircan'ın azalan sürelerini görüyoruz. Enes Taşkıran'ın performansının azalan süreleriyle birlikte düşüşe geçtiğini, Emircan Koşut'un ise Ivanov'un arkasında oyun içindeki sorumluluğunun azaldığını hatırlayabiliriz. Bunun yanında Trifunovic'in takıma mücadele etmekteki yetersizliğinin genç oyunculara süre vermesi ardında gözden kaçırıldığını düşünüyorum. Geçen sezon gözardı edilen bu eksiklik, bu sezon basketbolu daha iyi bilen ve oyuna müdahale edebilen bir taraftar grubu önünde iyice gözler önüne serilmiş durumda. 

Yeşil Giresun Belediye 2016-2017

Tekrar bu sezona döndüğümüzde yine bir proje olarak bu kez Pınar Karşıyaka'da ortaya çıkan bu sistemin verimliliğini ciddi anlamda tartışmak gerekir. Öncelikle Karşıyaka gibi bir takım ve taraftarı için kabul edilebilecek tek projenin altyapısından çıkan isimler (belki de yanında gerçekten bu ligi kaldırabilecek bir genç oyuncu) ile kurulmuş ve bu oyunculara süre verilebilecek bir sistem olduğunu kabul etmek lazım. Sezon başında Alp, Egemen ve Görkem'in aldığı süreler bu amaca hizmet eder gibi gözükse de, yabancıların gelmesi ve alınan başarısız sonuçlar sonrası ilk kesilen isimlerin alt yapıdan çıkan isimler olması dikkat çekici. Takıma uzun ilavesi olarak gelen kariyerinin sonlarındaki Banic'in Egemen ve Görkem'in sürelerini azaltması ise artık bu rezaletin son noktası bana göre. Bugüne kadar hep savunduğum Wood'a uygun set olmadığı bir ortamda da insanın aklına "Alp veya Berke'nin neyi eksik" sorusu geliyor; hatta savunma ve mücadele anlamında artıları bile var.

Sonuç olarak basketbolda, ligimizde öyle işler dönüyor ki, akıl erdirmek mümkün değil. Proje adı altında basketbolumuza bir şekilde dahil olan ve bir şekilde varlığını koruyabilen yabancı coach'lar; takımların kadro yapılarını geçtim, hangi maçta kimin oynayacağına kadar kararları alan menajerler ve ne yazıkki bu menajerlerin oyuncağı olmuş takımlar ve genç yıldız adayları. En basitinden bir örnek verecek olursak, bu projeler genç oyuncular için yapılıyorsa, geçen sezon yine böyle bir projenin önemli bir parçası olan Emircan Koşut'un bu sezon doğru dürüst süre alamadığı bir takımda yer alıyor olmasını kim nasıl açıklayabiliyor? Yoksa ümidi kestiniz mi Emircan'dan? Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullarda, takımlarımız bu menajerlere yüz verip mahkum olmaya devam ettikçe, hiç varamayacağımız bir gelecek için projeler yapıp birilerini zengin etmeye devam edeceğiz. Sonunda ise olan Türk basketboluna olacak; ve de yok olup giden genç yeteneklerimize... Çok yazık!

10 comments:

  1. 2 sene önce Türkiye şampiyonu olan bir altyapısı ve Avrupa gençler MVP'si bir genç pivotu varken Karşıyaka'ya proje takımlığını layık görenler bir an önce Karşıyaka'dan uzaklaştırılmalı

    ReplyDelete
  2. Çok dogru yazı hocam Ati Koç'a bıraktılar koca camiayı bir önceki sene Ati koç'tan oyuncu alamamak pahasına kulübün kapısından sokmadıkları adama bu sene anahtarı verdiler Berk'e verilen 600 bin kiralama ücreti yerine altyapı çocuğun Alp'i oynatıp hazırlamazsan sonuç hüsran olur.Yazılacak çizilecek çok şey var ama durum ortada.

    ReplyDelete
    Replies
    1. Berk yine de şu kadrodaki en oynatılabilecek isim; ama 600 binlik ücreti yeni duydum. Eğer durum buysa bu parasızlıkta yazık. Kulübe ihanettir bu!

      Delete
    2. çok haklısınız hocam bu sezon iç çekişmeler ndeniyle zararı tamamen gören takım oldu. böyle yapmaları büyük hata

      Delete
  3. sonunda halimizi anlayan biri çıktı.Düsünün ki mola dahi almayan set hucumu yaptıramayan disiplinden uzak bir koça ukala bir ABD liye koca sezonu 1 ve 5 numarası olmayan bir takıma sabrettik hatta taraftarla kazanılan 2-3 maç olmasa faciaya dönecek bir sezon!!!Umarım gelecek sezon projeden vazgeçip Karşıyaka ekolüne geri dòneriz...

    ReplyDelete
    Replies
    1. şimdiki hocayla set hucümları daha iyi oluyor. ama halen istediğimiz seviyede değil ama zamanla olacak.

      Delete
  4. Bence yeni yönetim gelecek sezon bu saçmalığa son verecektir. sezon başında beceriksiz eski yönetim, Karşıyaka'yı Sırp basketbol mafyasının ve Trifunovic yetersizinin eline bıraktı. Ama gelecek sezon elbet bu değişecektir. Adam ne mola almayı biliyor, ne takıma savunma yaptırmayı biliyor. Karşıyaka olmasa cidden izlenecek takım değil...

    ReplyDelete
  5. oldukça geniş ve detaylı bir anlatımla inceleme olmuş. Arkadaşların dedikleri gibi yeni bir yönetim gelebilir.

    ReplyDelete
  6. genç oyuncuların verim göstermesiyle birlikte gerçekten proje takımı uygun bir kimyayı yakaladı. bu sezon bu takımdan daha da iyi şeyler beklemekteyim.

    ReplyDelete
  7. Abi o iş sadece menejer ile olmuyor. Meenejerin ekibiyle olur. Nasıl olur mesela bak. Adam sağlık personelinden metafizikçisine kadar getiriyor elemanları. Sonra da bu oyuncular hayatında görmediği ilgiyi görüyorlar kendilerini özel hissediyorlar ve fiziksel olarakta daha fazla gelişiyorlar çünkü ekstra kondüsyonerinden psikoloğuna kadar ekip var işin içinde.

    ReplyDelete