31 Aralık 2016 Cumartesi

Trabzon'dan Beşiktaş'a yılbaşı hediyesi

Basketbol Süper Ligi'nde 2016'nın son maçı ilginç bir sona sahne oldu. Trabzonspor Medical Park'ın Beşiktaş Sompo Japan'i konuk ettiği heyecan düzeyi üst seviyedeki maçta, yer yer çift haneli farklarla öne geçen ve normal sürede kazanmaya çok yaklaşan bordo mavililer Weems'in maçı uzatmaya götüren üçlüğüne engel olamazken, uzatma devresini 90-91 geride tamamlayıp rakibine adeta bir yeni yıl hediyesi armağan etmiş oldu. 


Çekişmeli maçta son dakikaya 1 sayı önde giren Trabzonspor Medical Park, rakibinin sayı bulamadığı iki hücum sonrası önce Caleb Green ardından da Dwight Hardy ile iki kez çizgiden 1/2 ile dönünce, bitime 10 saniye kala hücum hakkı Beşiktaş Sompo Japan'a geçti. Son savunmada faul hakkı henüz dolmamış olmasına rağmen, faul yapmamayı tercih edip Beşiktaş'ın Kyle Weems ile bulduğu üçlüğe engel olamayan bordo mavililer maçın uzatmaya gitmesine engel olamadı. Bu pozisyonda top Sertaç'tayken ikili sıkıştırma sonucu Weems'in boşta kalmasına neden olan bordo mavili savunma adeta maç boyunca yaptıkları mücadeleyi boşa çıkarmış oldu. 

2016'nın parlayan yıldızı: Okben Ulubay

Anadolu Efes altyapısından çıkan ve altyapı kategorilerinde birçok başarıya imza atan 1996 doğumlu Okben Ulubay, Basketbol Süper Ligi'nde yeni sezonun en çok gelişme kaydeden genç oyuncusu oldu. Altyapı kategorilerinde, hem kulüp hem de milli takım olarak birçok başarıda pay sahibi olan ve birçok madalya sahibi genç yıldız çoğu Pertevniyal forması altında geçen Anadolu Efes kariyerini sonlandırıp YeşilGiresun Belediye'ye geçerek belki de hayatının en doğru kararını verdi. Bu sezonla birlikte yeni takımında çok iyi bir performans sahaya koyan Okben Ulubay taraflı tarafsız da herkesin takdirini kazandı. 


Önceki birkaç sezonda sınırlı da olsa Anadolu Efes forması altında ligimizde izlediğimiz Okben, 2015-2016 sezonunun tamamında Basketbol Süper Ligi'nde şans bulamayarak TBL'de Petrevniyal formasını terletti. Bu formayla oldukça başarılı olan ve sezonu 14 sayı - 3.9 ribaunt ortalamalarıyla tamamlayan Okben, bu sezon da Anadolu Efes'te şans bulamamak ve bir alt ligde mücadele etmektense, Basketbol Süper Ligi takımlarından YeşilGiresun Belediye'yi tercih ederek çok doğru bir karar vermiş oldu. Sezon başından beri 13 maça çıkan genç forvet, maç başına ortalama 33 dakika süre alırken, 13.4 sayı - 3.4 ribaunt - 3 asist - 1.5 top çalma ve %47 üç sayı yüzdesi elde etti. Süre verildiğinde genç basketbolcularımızın da neler yapabileceğini takım arkadaşları Emircan, Doğuş ve Enes ile birlikte kantılayan Okben, bu anlamda önemli bir ateş yaktı diyebiliriz. 

Nisan ayında TBL'de Pertevniyal forması altında Adanaspor karşısında 35 sayı - 7 ribaunt - 6 asist gibi önemli bir performansa imza atan Okben, haliyle Basketbol Süper Ligi'nde bu istatistikleri yakalayamasa da, takımına galibiyet kazandıran önemli performanslara da imza attı. İşte Okben'in Basketbol Süper Ligi'nde başarılı performanslarından birkaç tanesi:

15 Ekim 2016: 20 sy - 6 rib - 4 as (Trabzonspor - YeşilGiresun Bld)
12 Aralık 2016: 25 sy - 3 rib (6/9 3sy) (YeşilGiresun Bld - Darüşşafaka)
18 Aralık 2016: 18 sy - 4 as (5/10 3 sy) (Galatasaray OB - YeşilGiresun Bld)
24 Aralık 2016: 20 sy - 5 rib - 5 as (5/6 3 sy) (YeşilGiresun Bld - DI Büyükçekmece)
30 Aralık 2016: 21 sy - 4 rib - 7 as (Best Balıkesir - YeşilGiresun Bld)

2016'dan Cedi Osman performansları

Türk basketbolunun gelecekteki en büyük umutlarından biri olarak parkeye çıkmıştı Cedi Osman. Altyapılarda aldığı rol ve milli takımla kazandığı madalyalar dikkat çekerken, A takım seviyesinde ne kadar başarılı olup olamayacağı konuşuluyordu hep. 2016 Cedi Osman için iyi ve yükselişte bir sene olarak geçti. Geçtiğimiz sezon Anadolu Efes'te önemli süreler alan Cedi bu sezon da hem dakikalarını hem de performansını artırdı. 


2015/2016 sezonunda Turkish Airlines Euroleague'te 23 maça çıkıp 7.9 sayı - 3.1 ribaunt - 0.7 asist ortalamaları yakalayan Cedi, bu sezon 15 maçta 8.9 sayı - 2.9 ribaunt ve 1.1 asist yanında %41'lik de bir üç sayı yüzdesiyle mücadele etti. Basketbol Süper Ligi'nde ise geçtiğimiz sezonu 9.8 sayı - 3.6 ribaunt - 1 asist ortalamasıyla kapatan milli forvet, bu sezon 11 maç geride kalırken sayı ortalamasını 15'e yükseltti, 3.6 ribaunt - 1.1 de asist ortalaması yakaladı. Cedi bu sezon ligimizde %42 ile üçlük atmakta. 

Maç performansı olarak da 2016'da bir önceki yıla oranla bir kademe daha yükselen Cedi Osman, zaman zaman takımına galibiyeti getiren performanslara da imza attı. Geçen sezon Mart ayında Pınar Karşıyaka'ya karşı deplasmanda 27 sayı - 4 ribaunt ile kariyer rekoru kıran Cedi'nin 2016'da dikkat çeken maç performanslarından birkaçı da şu şekilde oldu:

6 Mart 2016: 27sy - 4 rib (Pınar Karşıyaka - Anadolu Efes)
4 Mayıs 2016: 15sy - 10rib (TED Kolej - Anadolu Efes)
5 Haziran 2016: 16sy (4/7 3s) (Anadolu Efes - Fenerbahçe)
20 Ekim 2016: 22 sy - 6 rib (Olympiakos - Anadolu Efes)
7 Kasım 2016: 24 sy (5/9 3s) (Tofaş - Anadolu Efes)
15 Kasım 2016: 16 sy (4/5 3s) (Anadolu Efes - Unics Kazan)
27 Kasım 2016: 17 sy- 6 rib - 3 tç (Anadolu Efes - YeşilGiresun)

30 Aralık 2016 Cuma

Galatasaray'dan 2016'ya kabus gibi veda

Galatasaray Odeabank bu akşam Abdi İpekçi Spor Salonu'nda konuk ettiği Brose Bamberg'e 75-90 yenilerek 2016'daki son maçında taraftarını mutlu edemedi. Sezon başında taraftarlara yüksek hedefler sunan; fakat kadro uyumundaki sıkıntılar ve sakatlıklar nedeniyle bir türlü beklenen sonuçları alamayan Galatasaray böylece Turkish Airlines Euroleague'de sezonun ilk yarısını 15 maçta sadece 4 galibiyetle son sırada tamamladı. Maç sonrası taraftarlar takımı protesto ederken, Ergin Ataman'a da tepki gösterdiler. 


Abdi İpekçi Spor Salonu'daki karşılaşmaya hava koşulları nedeniyle taraftarların ilgisi önceki maçlara oranla düşük olurken, Galatasaray'ın sahadaki basketbolu da hava koşullarından etkilenmiş gözüktü. Sarı kırmızılılarda Austin Daye ve Alex Tyus dışında, parke soğuktan buz tutmuşcasına, ayakta kalabilen oyuncu olmazken Tibor Pleiss da maça iyi başlamasına rağmen faul problemine girince sadece 15 dakika sahada kalabildi ve katkısı sınırlı oldu. Fakat şunu söylemek gerekir ki, bu denli önemli bir maçta takım için ne kadar değerli olduğunu bildiği halde aldığı basit fauller Pleiss'in kısıtlı süredeki başarılı performansını (14sy-4rb-1bl) gölgede bıraktı. Blake Schilb ve Vladimir Micov vasatın üzerine çıkamayıp, Sinan Güler de 7 asistine rağmen skor katkısı olarak zayıf kalınca Galatasaray için ağır yenilgi kaçınılmaz oldu. 

25 Aralık 2016 Pazar

Karşıyaka Cimbom'a geçit vermedi

Beko Basketbol Ligi'nde günün en dikkat çekici maçında Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nda Galatasaray Odeabank'ı konuk eden Pınar Karşıyaka büyük bir çekişme içinde geçen karşılaşmayı 78-72 kazanarak ligdeki 12.maçında 7. galibiyetini elde etti. Galatasaray Odeabank ise salonu tıklım tıklım dolduran Karşıyaka taraftarı önünde Micov ve Preldzic'ten yoksun çıktığı maçı kaybederek bu sezonki dördüncü yenilgisini Karşıyaka'da yaşadı. 


Vladimir Micov ve Emir Preldzic sakatlıkları nedeniyle Galatasaray Odeabank'ın daralan rotasyonundan yararlanmaya çalışan Pınar Karşıyaka karşılaşmaya yüksek tempolu bir basketbolla başladı. Summers'ın orta mesafeli isabetleri ve Owens'ın smaçları pota altı hakimiyetini yeşil kırmızılılar yönünde belirlerken, ilk beş dakika 15-8 Pınar Karşıyaka üstünlüğünde geçildi. Ergin Ataman'ın pota altına çözüm bulmak amacıyla Pleiss'ı oyuna alması ev sahibi ekibinin pota altına girmesini ve sayı bulmasını engellerken, 2 dakika içinde gelen 0-9'luk Galatasaray serisi konuk takımı 15-17 öne geçirdi. Mola sonrası 0-13'e kadar çıkan Galatasaray serisini, Pınar Karşıyaka'da uzun süre sonra pota altını düşünen Green'in basket faulü bozarken, ilk çeyrek 22-24 Galatasaray Odeabank üstünlüğüyle sonuçlandı. 

İkinci çeyreğin başında iki takımın da savunma sertliğini yükseltip, hücumda fazla hata yapması ilk 2.5 dakikadaki 4 sayının tamamının serbest atışlardan gelmesine neden olurken, Pınar Karşıyaka 2.5 dakika içinde faul hakkını doldurdu. Çalınan faullere yeşil kırmızılı oyuncu ve taraftarların tepkisinin gerdiği ortam Galatasaray'a yararken, Karşıyaka'nın tamamen Brown ve Green'in zorlama hücumlarına dayalı olarak oyun disiplininden koptuğu görüldü. Devrenin son 5 dakikasına 24-35 Galatasaray üstünlüğüyle girilirken, Egemen Güven'in tipiyle durgunluğuna son veren Pınar Karşıyaka, Brown, Summers ve Pontika'nın dış şutlarıyla tekrar oyuna ortak oldu. Devrenin son 1.5 dakikasına girerken farkı 1 sayıya kadar indiren Kaf Kaf (42-42), Green'in penetresi sonrası kaydettiği basket faulle serisini 13-1'e yükseltip soyunma odasına 45-42 önde girdi. 

NBA yıldızlarından "Jingle Hoops"

Biz 2016'ya veda eder, Hristiyan alemi de Christmas'ı kutlarken, 2013'ten kalma bir "Jingle Bells" videosu geldi aklımıza. Söz yok, ritm var. Ritmi veren de tanıdık isimler. Mutlu seneler herkese!

24 Aralık 2016 Cumartesi

YeşilGiresun'un gençleri çıldırdı : 100-72

Basketbol Süper Ligi'nde günün seyir zevki en fazla olan maçında sahasında Demir İnşaat Büyükçekmece'yi konuk eden YeşilGiresun Belediyespor rakibini 100-72 mağlup etti ve 12.maçında 6. galibiyetini elde etti. Maça fırtına gibi bir başlangıç yapan Giresun ekibi önce Okben ve Enes, ardından da Doğuş ve Armstead'in performanslarıyla farkı giderek açtı ve ilk yarıyı 50-23 önde tamamladı. İkinci yarıda da bu farkın avantajıyla üstünlüğünü korumasını bilen ev sahibi ekip karşılaşmayı 100-72 kazandı ve dört maçlık mağlubiyet serisine de son vermiş oldu.Ev sahibi ekibin 100 sayısının 51'i genç Türk oyuncularından gelirken, ev sahibi ekibin 14/25 üç sayı isabeti galibiyette önemli rol oynadı. 


Karşılaşmaya Okben'den gelen iki üçlükle başlayan Yeşilgiresun Belediye, Enes, Okben ve Emircan'ın mücadele seviyesini yükselttiği savunmasıyla 3.5 dakika rakibine sayı şansı tanımadı ve yüzdeli hücumlarla 12-0 öne geçti. Dirençli savunması yanında hücumda da müthiş bir yüzde yakalayan ev sahibi ekip Okben, Enes ve Armstead'ten gelen 6/6 üç sayı isabetiyle farkı açmaya devam etti. Salonu dolduran taraftarının da desteğiyle ilk çeyreği 28-9 önde tamamlayan YeşilGiresun hızını ikinci çeyrekte de kesmedi. Doğuş ve Okben'in sayıları 3.5 dakika sonunda skoru 35-13 yaparken, Armstead, Doğuş ve Okben'in yüzdeli atışları devre sonunda farkın 27 sayıya çıkmasını sağladı: 50-23. İlk yarıda Okben Ulubay 12 sayı (3/4 üç sayı) - 5 ribaunt - 4 asist, Enes Taşkıran 10 sayı (2/2 üç sayı) ve Doğuş Özdemiroğlu da 7 sayı kaydederken, 3/3 üç sayı isabetiyle 13 sayı kaydeden Armstead ev sahibi ekibin skorda etkili olan tek yabancısıydı. Okben ilk yarı performansıyla akıllara bir an için "acaba triple-double gelir mi?" sorusunu da getirirken, Doğuş ve Enes de artan sürelerinin verdiği güvenle Giresun'un momentumu yakalayıp farkı korumasında önemli rol oynadılar. 

Beşiktaş Antep karşısında "idare etti"

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın açılış karşılaşmasında Beşiktaş Sompo Japan sahasında Gaziantep Basketbol'u konuk ederken, basketbol kalitesi anlamında düşük bir seviyede; fakat mücadele anlamında oldukça çekişmeli geçen maçı 67-60 kazanarak 12.maçında 10. galibiyetini elde etti. Siyah beyazlılar çok üst seviye bir basketbol oynamasa da zirve iddiasını sürdürme anlamında oldukça değerli olan galibiyete yetecek basketbolu sahaya koyarak, deyim yerindeyse "idare ettiler". Gaziantep Basketbol ise iyi başladığı maçta bir türlü istediği dış isabetleri bulamayarak sahayı mağlup terketti ve 3 galibiyette kaldı. Marcus Denmon dışında üç sayı isabeti kaydedemeyen konuk ekipte, keskin şutör Andy Rautins'in de 0/8'de kalması mağlubiyeti kaçınılmaz kıldı. 

Maça daha iyi başlayan taraf Gaziantep Basketbol oldu. Beşiktaş Sompo Japan'in Clark ve Stimac ile hücumlardan boş dönmesini iyi değerlendiren konuk ekip hücumlarda ısrarla içeri penetre ederek 0-8'lik bir seri elde etti. Ufuk Sarıca'nın TV molasını beklemeye tahammül edemeden aldığı mola sonrası ibre tersine dönerken, Beşiktaş öncelikle savunmasını bir seviye sertleştirip Gaziantep'in topu pota altına indirmesine izin vermedi. Dengesiz hücumlarla sayı bulmakta zorlanan konuk ekip, Beşiktaş'ın da hücumda topu boyalı bölgeye indirip sayılar bulmasıyla, ilk 5 dakikada yakaladığı farkı koruyamadı. Beşiktaş'ın geri dönüşünün yavaş yavaş olması Dedas'ın molasını hep ötelerken, sessiz sedasız farkı kapatan siyah beyazlılar, Jefferson'un faul atışlarına kadar 9-0'lık bir seri yakalayıp öne geçtiler. 11-10 Beşiktaş üstünlüğüyle sonuçlanan ilk çeyrekte iki takım da fazla hata yaparken, çeyreği tam 7'şer top kaybı ile tamamladılar. Özellikle normalin üzerinde hatalı yürüme çalınırken, çeyrek boyunca iki ekip de 3 sayı isabeti bulamadı. 

23 Aralık 2016 Cuma

Fenerbahçe Rusya'da uzatmada coştu

Turkish Airlines Euroleague'de Rusya'da CSKA Moskova karşısına çıkan Fenerbahçe ilk yarısında oldukça vasat bir oyun sergilediği maçı ikinci yarıda uzatmaya götürüp, uzatma devrelerindeki müthiş hücum performansıyla 95-79 kazanmayı başardı. Geçtiğimiz sezonun Final-Four finalini CSKA karşısında yine bir uzatma sonucu kaybeden temsilcimiz bu sonuçla rakibini kendi seyircisi önünde farklı yenerek rövanşı da almış oldu. Fenerbahçe böylece 14.maçında 9. galibiyetini alırken, tek yenilgisini Darüşşafaka Doğuş'a karşı alan CSKA Moskova, ikinci mağlubiyetini de yine bir Türk ekibine karşı almış oldu.


İlk çeyreğin ikinci bölümünden itibaren skordaki üstünlüğü CSKA'ya kaptıran ve ilk yarının genelinde 10 sayı civarında geride olan sarı lacivertliler, ikinci çeyreğin sonlarına doğru skora ortak olarak devreye 36-41 yenik girdiler. Soyunma odası dönüşünde de beklenen direnci gösteremeyen Fenerbahçe özellikle oyun kurucular Sloukas ve Dixon'dan beklediği katkıları alamayıp, son haftaların formsuz ismi Datome'nin de vasatı geçememesiyle farkın tekrar çift hanelere çıkmasına engel olamadı. Çeyreğin bitimine 2.5 dakika kala Vorontsevich'in ardarda üçlükleriyle CSKA farkı 12 sayıya kadar çıkarmıştı: 58-46. Bu dakikada Nunnally'nin üçlüğüyle nefes alan Fenerbahçe, Datome ve Udoh'un katkı vermesi ve Dixon'un son saniyede üç sayılık basket faulüyle yakaladığı 12-1'lik seri sonrası son 10 dakikaya girerken farkı 1 sayıya kadar indirdi. Final periyodu karşılıklı sayılarla geçerken, sarı lacivertli temsilcimizde Ekpe Udoh hem hücum hem de savunmadaki performansıyla Fenerbahçe'nin maça tutunmasını sağlayan başlıca oyuncu oldu. Bitime 27 saniye kala Kurbanov'un üçlüğü CSKA'yı 75-72 öne geçirirken, son hücumda James Augustine'in savunmadaki hatasını iyi değerlendirip basket faulü alan Bobby Dixon maçın uzatmaya gitmesini sağladı. 

20 Aralık 2016 Salı

Peki ya Langford da sahada olsaydı?

Turkish Airlines Euroleague'de haftanın açılış maçında Rusya'da Unics Kazan'ın konuğu olan Galatasaray Odeabank, eksik rakibi karşısında beklemediği bir yenilgi aldı. Rakibinin en büyük kozu Keith Langford'tan yoksun çıktığı maçın başından sonuna kadar bir türlü oyuna ortak olamayan Cimbom sahadan 60-73 mağlup ayrıldı. Önemli skor tehditlerinden beklediği verimi alamayan sarı kırmızılılar bu yenilgiyle ilk sekize yaklaşma yolunda önemli bir darbe almış oldu. Unics Kazan ise bu galibiyetle bu sezon Euroleague'deki dördüncü, Türk takımlarına karşı ise ikinci galibiyetini elde etti. 


Maç öncesi küçük bir sakatlığı bulunan Keith Langford'un kadroda yer almadığı Unics Kazan, maç başına 23.8 sayı ortalaması bulunan yıldızının yokluğunda Voronov ve Colom'un sayı katkılarıyla galibiyete uzandı. Langford'un yokluğunda hücum gücü anlamında kağıt üzerinde daha zayıf gözüken Rus ekibi, bu eksiği takım oyunu ve artan savunma konsantrasyonu olarak avantaja çevirirken; maça favori çıkmak Galatasaray'a yaramadı. Muhtemelen hafta boyunca öncelikle Langford'un savunmasına odaklanan sarı kırmızılılar, onun yokluğunda Kazan'ın değişen hücum mantalitesine karşı hazırlıksız yakalandı. Maçın ilk dakikalarında Langford'suz bocalayan rakibini, kendisi de sayı bulmakta zorlanarak cezalandıramayan Galatasaray, ev sahibinin maç boyu skoru önde götürmesine izin vererek kendi sonunu hazırlamış oldu. Kazan da değişen beşiyle daha savunmacı bir takım olarak sarı kırmızılılara kolay sayı imkanı vermeyince Galatasaray çok kritik bir deplasmandan boynu bükük ayrıldı. 

18 Aralık 2016 Pazar

Okben yolu açtı, darısı Furkan'ın başına

Bugün sosyal medyanın en popüler isimlerinden biri Okben Ulubay'dı. YeşilGiresun Belediyespor'un deplasmanda Galatasaray Odeabank'a zor anlar yaşattığı; fakat 80-74'lük yenilgiden kurtulamadığı Basketbol Süper Ligi maçında YeşilGiresun'un en dikkat çeken ismi olan genç yıldızımızın başarılı performansı ve Okben'in sezon sonunda hangi iddialı takımda yer alacağı sorusu oldukça konuşuldu; tartışıldı. Karşılaşmayı çoğu kritik 5/10 üç sayı isabetiyle 18 sayı - 4 asist - 2 ribaunt - 2 top çalma ile tamamlayan Okben, aynı zamanda 40 dakikanın tamamında oyunda kalarak bu başarılı performansının ödülünü almış oldu. 

YeşilGiresun'un sezon başında, biraz da maddi imkansızlıklar nedeniyle başlattığı kadroyu gençleştirme hareketinin lider ismi olan Okben, sene başından beri Emircan Koşut ile birlikte Giresun ekibinin değişmez isimleri arasında yer aldı. Bu sezon YeşilGiresun'un oynadığı 11 maçın tamamında oynayan ve ortalama 33 dakika sahada kalarak 12 sayı - 3.2 ribaunt - 2.5 asist ve 1.5 top çalma ortalamaları yakalayan Okben Ulubay, %43'lük de bir üç sayı isabet yüzdesi elde etti. Aynı kendisi gibi 11 maçta 8.7 sayı - 4.8 ribaunt - 0.9 blok ortalamalarıyla oynayan Emircan ile birlikte gençlerimize süre ve sorumluluk verildiğinde neler yapabileceklerini kanıtlayan Okben, aynı zamanda geçtiğimiz sezonlarda kendisini yeterince geliştiremediği yönünde eleştiri yapanlara da en güzel cevabı vermiş oldu. Okben'in Galatasaray'dan önceki performansının da bir diğer Euroleague takımımız Darüşşafaka'ya karşı kaydettiği 25 sayı (6/9 üç sayı) - 3 ribaunt - 2 top çalma olduğunu hatırlatalım.

17 Aralık 2016 Cumartesi

Ersan'ın benchten başlaması 76ers'a yaramadı

NBA'de uzun yıllardır devam eden başarısız performansına bu sezon başındaki 6-20'lik (%23.1) galibiyet yüzdesiyle devam eden Philadelphia 76ers'ta geçtiğimiz hafta Pelicans ve Pistons'a karşı galibiyetler sonrası parlayan umut ışığı, Ersan İlyasova'nın ilk beşten çıkması ardından gelen iki yenilgiyle yerini tekrar hayal kırıklığına bıraktı. Joel Embiid ve Jahlil Okafor'un sakatlıkları nedeniyle bazı maçları kaçırması sonrası süresi artan ve alınan galibiyetlerde de önemli bir oynayan Ersan İlyasova'nın, kaybedilen iki maçta benchten başlaması ise, milli basketbolcumuzun takıma katkısını sınırlı kıldı. 


Embiid ve Okafor'un yer yer takımdan uzak kaldığı maçlarda ilk beşte kendine yer bulan ve takıma katkısı da her geçen maç artan Ersan İlyasova 4 aralıktaki Boston Celtics maçıyla başlayan ve son ikisi galibiyetle sonuçlanan beş maçlık süreçte 19.2 sayı - 9.4 ribaunt ortalamaları yakalamıştı. Art arda alınan New Orleans Pelicans ve Detroit Pistons galibiyetlerinde de takıma önemli katkılar veren Ersan, Embiid - Okafor ikilisinin takıma katılmasıyla birlikte maçlara tekrar benchte  başlarken, daha sınırlı skor katkısı vermeye başladı ve bu durum 76ers'ın Raptors ve Lakers karşısında aldığı yenilgilerde pay sahibi oldu. Raptors yenilgisini normal sonuç olarak düşünebilsek de, Lakers karşısında 76ers Ersan'ın hücum yeteneklerini oldukça aradı. Ersan Raptors karşısında 12 sayı - 7 ribaunt, Lakers karşısında da 13 sayı - 10 ribaunt ile mücadele etti. 

4 Aralık 2016 Pazar

Aslan parçaları: Ege Arar ve Can Korkmaz

Galatasaray Odeabank'ın bugün Muratbey Uşak'ı konuk ettiği ve 83-73 kazandığı maçın yıldızı karşılaşmayı 6/8 üç sayı isabeti ve 24 sayı ile tamamlayan Emir Preldzic olurken, birkaç maçtır süre almaya başlayan iki isim Ege Arar ve Can Korkmaz da performanslarıyla taraftarlar tarafından uzun süre alkışlandılar. Özellikle Russ Smith'in gidişi sonrası daralan rotasyon ve transfer yasağı ile birlikte hem Basketbol Süper Ligi hem de THY Euroleague'te ayakta kalabilmek için eldeki oyuncuları kullanma gerektiğini anlayan Ergin Ataman'ın son maçlarda süre verdiği bu iki isim bugünkü oyunlarıyla da bu süreleri hakkettiklerini göstermiş oldular. Ergin Ataman için de bu hamlessiyle ezeli rakibi Obradovic'in henüz tam anlamıyla dönemediği yanlıştan daha erken döndü diyebiliriz. 

Geçtiğimiz hafta TED Ankara Kolejliler karşısında da 25 dakikanın üzerinde süre alan ve pota altında 7 sayı - 11 ribauntluk bir istatistik yakalayan Ege Arar, bugün de özellikle ilk yarıda sergilediği performansla taraftarın beğenisini kazandı. Kenara gelirken coşkulu bir şekilde alkışlanan Ege, aldığı 22 dakikayı iyi değerlendirerek 4/7 saha içi isabetiyle 10 sayı - 3 ribaunt - 1 asist ile karşılaşmayı tamamladı. Özellikle uzun rotasyonunun Euroleague'e güçlü ve dinlenmiş gidebilmesi için, ligdeki performansı Galatasaray için oldukça önemli olan Ege, aldığı dakikaları bu şekilde kullanmaya devam ederse sarı kırmızılıların rotasyonunun önemli bir parçası olacaktır. Güçlü bir ribaunt sezgisi olan Ege'nin gün geçtikçe, güçlendikçe ve tecrübesi artıkça pota altında önemli bir güç olacağına inanıyorum. 

Her ne kadar 1992 doğumlu olsa da, Galatasaray kadrosundaki 25 yaş altı "iki" isimden biri olan Can Korkmaz da, Russ Smith'in gidişi sonrası artan sürelerini iyi kullandı. TED Ankara Kolejliler maçında 6 sayı - 6 asist ile oynayan Can, bugün de 16 dakika süre alarak 7 sayı - 4 ribaunt - 3 asist ile mücadele etti. İstatistikleri yanında hücumdaki çekingenliğini de atmaya başlayan Can'ın bu performansı Sinan'ın nefes alabilmesi ve gücünü koruyabilmesi açısından da Galatasaray için oldukça değerli. Ege ile birlikte henüz Euroleague'de süre alma şansı bulamayan Can için BSL'de aldığı bu dakikalar takımda düzenli bir yer edinebilmesi için bulunmaz bir fırsat. İki aslan parçası da bugün Muratbey Uşak karşısında sergiledikleri mücadeleyi sürdürdükleri takdirde en azından takımın BSL rotasyonunun önemli parçaları olacaklar. 

fotoğraflar galatasaray.org'dan alınmıştır. 

Sahaya gençler çıktı, kazanan Kaf Kaf oldu

Basketbol Süper Ligi'nde bugün Pınar Karşıyaka'nın evinde YeşilGiresun Belediye'yi konuk ettiği karşılaşma  son senelerin sahada en fazla süre genç oyunculara şans tanınan maçlarından birine sahne oldu. Sezonun flaş takımı YeşilGiresun Belediyespor'da geçtiğimiz hafta sakatlanan Ricky Ledo'nun yokluğunda genç rotasyonunun aldığı süreler iyiden iyiye artarken, direnci düşen rakibi karşısında ilk yarıda farkı açan Karşıyaka'da ise başta Egemen olmak üzere, ikinci yarıda süre bulan altyapı oyuncularının karşılıklı mücadelesinden ev sahibi ekip 80-58 galip ayrıldı. 


Basketbol kalitesi olarak oldukça düşük seyreden bir maç olmasına rağmen, genç Türk oyuncuların aldıkları süreler açısından beni mutlu eden maçta YeşilGiresun bu anlamda bir adım önde yer aldı. Zaten sezon başından beri Emircan, Okben ve Doğuş başta olmak üzere genç oyuncularına ciddi süreler veren YeşilGiresun'da geçtiğimiz hafta sakatlanan Ledo'nun yerine Enes'in de ilk beşte yer alması sonrası, maç boyunca genç Türk oyuncular 90 dakikanın üzerinde parkede kalırlarken; Pınar Karşıyaka'da ise Egemen, Alp ve Görkem toplam 30 dakika civarında süre aldılar. 

3 Aralık 2016 Cumartesi

TED Kolej sonunu getiremedi: 85-67

Basketbol Süper Ligi'nde sekiz hafta sonunda henüz galibiyetle tanışamayan iki takımdan biri olan TED Ankara Kolejliler, İstanbul'da konuk olduğu Demir İnşaat Büyükçekmece karşısında maça çok hızlı başlamasına rağmen, dar rotasyon etkisiyle ilerleyen dakikalarda üstünlüğünü koruyamayarak sahadan farklı şekilde mağlup ayrıldı: 85-67. Böylece dokuzuncu maçından da yenilgi alan Ankara ekibi bugün yine Beşiktaş Sompo Japan'a yenilen Best Balıkesir ile birlikte ligin dibine demir attı. 

Sezon başındaki kötü başlangıç sonrası yapılan birkaç takviye ile birlikte biraz olsun canlanmaya başlayan TED Ankara Kolejliler bugün İstanbul deplasmanında maça oldukça hızlı başladı. Kadrosundaki beş yabancıyı mümkün olduğunca sahada tutarak maçlara ortak olmayan çalışan Ankara ekibi, ilk çeyrekte bu beşlinin etkili oyunu ile farkı 14 sayıya kadar çıkardı: 23-9. Thomas, Carter ve Hummer'ın skorer oyunlarıyla ilk çeyreği 23-11 önde tamamlayan TED, sezonun ilk galibiyeti için umutlanırken, ikinci çeyrekle birlikte benchi kullanamamaktan kaynaklı savunma direncinin düşmesiyle birlikte durgunlaşmaya başladı. Çeyreğe 7-0'lık seriyle başlayan Büyükçekmece farkı yavaş yavaş kapatırken, çeyrek sonunda da 12-2'lik bir seri yakalayınca devre sonunda skora dengeyi getirdi: 36-36.


Soyunma odası dönüşü çeyreğin ilk 5.5 dakikasında da skordaki denge korunurken, sonrasındaki dakikalarda TED Ankara Kolejliler oyundan kopmaya başladı. Shorter ve Thomas'a skorda destek gelmeyince fark açılmaya başlarken, fark açıldıktan sonra Hummer'dan gelen sayılar TED Kolej'i geri döndürmeye yeterli olmayınca karşılaşma 18 sayılık bir farkla sona erdi. TED Ankara Kolejliler'de Devin Thomas 21 sayı - 9 ribaunt - 4 asist - 3 blok ve Jerod Shorter 11 sayı - 9 ribaunt - 8 asist - 3 top çalma ile ayakta kalan isimler olurlarken Ian Hummer da fark açıldıktan sonra gelen sayılarla 17 sayı - 7 ribaunt - 2 blok istatistiklerine ulaştı. Konuk ekipte Morrison 1/10 saha içi isabetiyle 4 sayı kaydederek hayal kırıklığı yaratırken, sayı kaydeden tek Türk isim 2 sayı ile Onat Akış oldu. 

Genç Milliler'e Kaf Kaf damgası

Aralık ayında Samsun'da düzenlenecek olan Eurobasket U18 - Genç Erkekler Avrupa Şampiyonası kadroları açıklanırken, geçtiğimiz sezonun Gençler Türkiye Şampiyonu Pınar Karşıyaka'dan dört isim kadroda yer aldı. Pınar Karşıyaka'nın BSL kadrosunda da yer alan Alp Karahan ve Görkem Doğan bu dört isimden ikisi olurken, diğer iki isim ise ikinci ligde mücadele eden Tolkar Genç Karşıyakalılar forması giyen Bertan Baştan ve Berk Kar oldular. Normalde yaz sonunda yapılacak olan; fakat darbe girişimi nedeniyle iptal edilen turnuva 16-22 tarihleri arasında Samsun'da düzenlenecek. U18 Milli Takımımız aday kadrosuna çağrılan 14 isim ise şu şekilde oluştu:
 
 
Onuralp Bitim, Muhaymin Mustafa, Yiğitcan Saybir (Anadolu Efes)
Bertan Baştan, Berk Kar (Tolkar Genç Karşıyakalılar)  
Alp Karahan, Görkem Doğan (Pınar Karşıyaka)
Ragıp Berke Atar, Eray Akyüz (Bandırma Kırmızı)
Erkin Şenel (Banvit)
Leon Harun Apaydın (Darüşşafaka Doğuş)
Ahmet Can Duran (Fenerbahçe)
Ömer Utku Al (YeşilGiresun Belediye)
Oğuzhan Yarol (Antalyaspor)

2 Aralık 2016 Cuma

Son saniyelerin kaybedeni: Brose Bamberg

Bu sezon Turkish Airlines Euroleague'in belki de en şansız takımı onlar. Bir kez daha bir son hücum basketiyle kaybettiler. Dün akşam sahasında CSKA Moskova'yı konuk eden Brose Bamberg 88-88 eşitlikle girdiği son 1.5 saniyede Vitaly Fridzon'un buzzerbeater'ına engel olamayarak sahadan 88-90 mağlup ayrıldı. Sezon başından beri benzer maç sonlarını birkaç kez daha yaşayan Brose'nin son hücum ve savunma sendromunu atlatamadığı bir kez daha görülmüş oldu. Alman temsilcisi böylece bu sezon maç sonlarını iyi oynayamayarak beşinci kez sahadan mağlup ayrıldı.


Bu yenilgiyle normal sezondaki onuncu maçında sekizinci yenilgisini alan Alman temsilcisi daha önce de benzer yenilgiler almıştı. Sezonun ilk haftasında Fenerbahçe karşısında son hücumu değerlendiremeyen Brose temsilcimize 66-67 kaybetmişti. Üçüncü maçlarda Panathinaikos'u konuk edip yine bitime saniyeler kala Calathes'in sayısına engel olamayan Brose Bamberg, altıncı maçlarda Darüşşafaka Doğuş karşısında 70-72 geride girdiği son hücumu değerlendirememişti. Bir sonraki hafta evinde Kızılyıldız'a karşı son dakika içinde geriye düşen ve Darius Miller'ın son hücumdan isabet kaydedemeyerek sahadan 78-79 mağlup ayrılan Brose Bamberg, son olarak da dün gece Fridzon'un buzzerbeater'ına engel olamadı.

1 Aralık 2016 Perşembe

Banvit Avrupa'da emin adımlarla...

FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde ilk tur grup müsabakalarının ilk devresi bu akşam oynanan maçlarla geride kalırken, temsilcilerimizden Banvit A grubunu 7 maçta aldığı 6 galibiyet ile zirvenin ortağı olarak tamamladı. Fransız temsilcisi Monaco ile birlikte 6'şar galibiyeti bulunan Banvit, toplam averajda rakibinin gerisinde olmasına rağmen, rakibini evinde oynadığı maçta yenmenin avantajını elinde bulunduruyor. Tek yenilgisini deplasmanda Aris'e karşı 84-78 ile alan Banvit'in performansıyla Yunan temsilcisini Bandırma'da rahatlıkla yenebileceği düşünüldüğünde, ilk maçları geride bıraktığımızda grubun en iddialı takımı olduğunu söyleyebiliriz. 


Sezon öncesi takımın başına getirilen Sloven coach Saso Filipovski ve kurduğu kadro hazırlık döneminde eleştirilere maruz kalsa da, Banvit hem lig hem de Avrupa performansı düşünüldüğünde bana göre bu sezonun en iyi performans sergileyen Türk takımı konumunda. Ligdeki performansını bir kenara bırakıp Şampiyonlar Ligi'ne yoğunlaşacak olursak da, talihsiz Aris yenilgisi dışında oldukça başarılı bir performans sergilediklerini söyleyebiliriz. Rakip potalara ortalama 80 sayı gönderip 70 sayıyı potasında gören Banvit, gruptan lider çıkıp eleme maçlarında da avantajlı bir konum yakalama peşinde. 

Theodore, Muric, Can Maxim, Chappell, Orelik, Kulig ve Vidmar'dan oluşan yedi kişilik kemik rotasyona Merthan, Metehan, Cem ve son olarak da kadroya dahil olan genç Emir'in katkılarıyla opsiyonlu bir takım haline gelen Banvit'te özellikle Theodore ve Orelik'in oyunun hücum kısmında takımı sürükledikleri görülmekte. Orelik 16.6 sayı - 5.7 ribaunt ve %49'luk (21/43) üç sayı yüzdesiyle hem içerden hem de dışardan ciddi bir tehdit oluştururken, Theodore da hem takımı yönetme hem de 14.3 sayı- 6.2 asist - 4 ribaunt gibi dikkat çekici istatistikleriyle Banvit için kritik bir oyuncu konumunda. Geçtiğimiz hafta sakatlanan ve Bakken Bears maçında takımdaki yerini alamayan Theodore'un birkaç hafta sonra parkelere tekrar dönmesi beklenirken, bu sürede süre alacak olan Emir Gökalp'in performansı da oldukça merak konusu. Gelişim Koleji'nden gelen Emir ve yine süresi artan Merthan ellerine geçen bu altın fırsatı bakalım nasıl değerlendirecekler. 

30 Kasım 2016 Çarşamba

Ömer Aşık bu sezon ilk kez...


NBA'de New Orleans Pelicans forması giyen milli basketbolcumuz Ömer Aşık 10 maç sonra ilk kez çift haneli sayılara çıkarak double double yaptı. Pelicans'ın Los Angeles Lakers'a karşı 105-88 galip geldiği maçta 26 dakika süre alan Ömer, 4/6 saha için, 2/2 serbest atış isabetiyle 10 sayı kaydederken, 4'ü hücum 11 de ribaunt alarak double double performansı yakaladı. Bu sezon 3.2 sayı - 6.7 ribaunt istatistikleriyle oynayan milli pivotumuz böylece bu sezon pre-season maçlarından beri ilk kez double-double yapmış oldu. 

26 Kasım 2016 Cumartesi

Karşıyaka'da Nenad Markovic devrimi

Okuyacağınız satırları yazdıktan sonra başlık konusunda oldukça düşündüm. "Nenad Markovic'in Karşıyakası" ya da "Şampiyondan parkede kalanlar" ilk aklıma gelenlerdi. Fakat sezon başından beri Pınar Karşıyaka'yı yakından takip eden biri olarak, takımdaki değişimi ve bu değişimin benimsenmesini görerek "Nenad Markovic devrimi" başlığını daha uygun buldum. "Devrim" kalıcı değişimdir. Sahada savaşan, mücadele eden, zevk veren bir Karşıyaka'dan, Markovic'in durgun, oynadığı oyundan zevk almayan ve zevk vermeyen Karşıyakası'na giden değişimi, giderek benimsenen bu devrimi yazmaya çalıştım...


Pınar Karşıyaka bugün İstanbul BBSK deplasmanında 79-72'lik bir mağlubiyet aldı. Son 2 dakikada Ponitka'nın gayretleriyle gelen 12-0'lık seri olmasa son çeyrekte 20 sayıya çıkan fark ve bu farka neden olan basketbol Karşıyaka'nın sezon başından beri süregelen eksiklerini açık şekilde gözler önüne serdi. Tek maç hiçbir zaman bir oyuncu ya da takımı eleştirmek için kriter olamaz; fakat sezon başından beri birçok kez izlediğimiz yanlışların üstü, görece zayıf rakiplere karşı alınan galibiyetlerle örtüldüğünde, bugünkü gibi bir yenilgi sonrası eksiklikleri ortaya dökmenin zamanıdır diye düşündüm. Hele ki, Kaf Kaf'ın fikstür avantajının sezon başından beri eksiklerin görmezden gelinmesini sağladığını dikkate alırsak, kritik Avrupa maçları ve ligde Yeşilgiresun, Anadolu Efes, Daçka ve Galatasaray serisi öncesi bu sıkıntılara bir çözüm bulmanın gelmiş demektir. Aksi takdirde, bu bu dört maçta alınacak sonuçlar Kaf Kaf'ı telafisi olmayacak bir yıkıma sürükleyebilir. 

Fidel Castro ve Obama'nın tek ortak yönü

24 Kasım 2016 Perşembe

Anadolu Efes 3.5 dakika savunma yapınca

Turkish Airlines Euroleague'de sezonun dokuzuncu maçında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Kızılyıldız'ı konuk eden Anadolu Efes, büyük bölümünü önde götürdüğü maçı son çeyrekte birkaç dakika seviyesini artırdığı savunması sayesinde 100-79 kazanarak dördüncü galibiyetini elde etti. Bitiş kornasıyla birlikte Cotton'un üçlüğüyle 100 sayıya ulaşan lacivert beyazlılar böylece kendi sahalarındaki üst üste ikinci maçta da 100 sayı barajına ulaşmış oldular. Bu sezonki skorer karakterini bir türlü savunmasıyla birleştirmeyi başaramayan Efes, son çeyrekte 3.5 dakika içinde savunma dozunu artırarak yakaladıkları 14-0'lık seri ile sahasında önemli bir galibiyet elde etmiş oldu. 


Başa baş geçen ilk çeyrek 21-21 kapanırken, ikinci çeyrekte önce Heurtel ardından da Brown'un sayılarıyla üstünlüğü ele geçiren Anadolu Efes, devreyi 47-40 önde tamamladı. Üçüncü çeyreğe de oyununun kontrolünü elinde tutarak başlayan temsilcimiz, farkı 10 sayı ve civarında tutmasını bilse de, basit top kayıpları yanında savunmasının zaman zaman konstantrasyonunu kaybetmesi nedeniyle potasında gördüğü kolay basketler sonrası bir türlü farkı açıp maçı koparamadı. Bu çeyrekte Jenkins'in dış şut isabetleri Kızılyıldız'ı oyunda tutarken, çeyrek sonlarında kenardan gelen Cedi'nin ard arda kaydettiği üç sayı isabetleri sonrası son 10 dakikaya Anadolu Efes 10 sayı farkla üstün girdi: 74-64. Final periyodu karşılıklı sayılarla başlarken, son 6 dakikaya girerken 80-75 Anadolu Efes üstünlüğü vardı. Bu dakikadan sonra savunma gayretini bir seviye artıran temsilcimiz, hücumda da ritmini bulunca 3.5 dakikada yakaladığı 14-0'lık seri sonrası maça noktayı koydu ve Cotton'un buzzerbeaterıyla sahadan 100-79 galip ayrıldı.

23 Kasım 2016 Çarşamba

Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'nde zirvede

Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde E Grubu'ndaki altıncı maçında sahasında Macar ekibi Szolnoki Olaj'ı 89-74 ile geçen Beşiktaş Sompo Japan, namağlup unvanını sürdürdü. Haftaya Beşiktaş ile birlikte namağlup giren iki ekipten diğeri olan Neptunas'ın da dün Ventspils deplasmanında rakibine 66-61'lik skorla yenilmesi sonrası siyah beyazlı temsilcimiz altıncı maçlar sonunda Şampiyonlar Ligi'nin tek yenilgisiz takımı oldu. 



Karşılaşmaya tutuk başlayan temsilcimiz ikinci çeyreğin 2.dakikasına kadar rakibini 5-10 sayı arasında gidip gelen bir farkla geriden takip ederken, Ufuk Sarıca'nın molası sonrası gelen 10-0'lık seriyle öne geçti ve başa baş geçen devreyi Clark'ın skorer oyunuyla 44-41 önde tamamladı. 3. çeyreğin ilk dakikalarında Strawberry ile sayılar bulan Beşiktaş Sompo Japan, Roll ve Clark'ın basketleriyle farkı açmaya başladı. Çeyreğin bitimine 1 dakika kala Şafak'ın üçlüğüyle farkı çift hanelere çıkaran siyah beyazlılar son 10 dakikaya da 69-58 önde girdi. Final periyoduna içerden Stimac, dışardan da Strawberry ve Roll'dan gelen sayılarla başlayan Beşiktaş, bitime 4.5 dakika kala farkı 20 sayıya kadar çıkarırken (83-63), maç sonunda sahadan da 89-74 galip ayrıldı. 


Beşiktaş Sompo Japan'da DJ Strawberry 19 sayı - 6 ribaunt ile en skorer isim olurken, Earl Clark 17 sayı - 7 ribaunt, Vladimir Stimac 16 sayı - 10 ribaunt, Michael Roll 13 sayı - 4 asist ve Michael Thompson da 10 sayı - 7 asist - 3 top çalma ile karşılaşmayı tamamladılar. Beşiktaş takım olarak da rakibine ribauntlarda 40-24 üstünlük sağlayarak pota altını hakimiyeti altına almayı başardı. Beşiktaş Sompo Japan bu sonuçla Şampiyonlar Ligi'nin namağlup tek takımı olarak zirveye çıkarken, grubundaki en yakın rakibiyle arasındaki galibiyet farkı da ikiye yükselmiş oldu. 

22 Kasım 2016 Salı

Kaf Kaf maçı ve Egemen'i kazandı

Pınar Karşıyaka Basketbol Şampiyonlar Ligi B Grubundaki altıncı maçında Ukrayna deplasmanında Khimik Yuzhne'yi 78-60 mağlup ederek gruptaki dördüncü galibiyetini aldı. Maçın ikinci çeyreği son dakikası ve üçüncü çeyreği başındaki toplam 22-0'lık serisiyle skor üstünlüğünü elde eden ve rahat bir galibiyet alan Pınar Karşıyaka'da DaJuan Summers 16, J'covan Brown ise 13 sayı ile skor yükünü çekerlerken, 20 dakika süre alan Egemen Güven de verilen süreyi değerlendirerek 9 sayı - 6 ribaunt - 1 blokluk bir performans sergiledi. Bu sezon Markovic'ten yeterli süreyi alamayan Egemen, rakip zayıf da olsa verilen süreyi iyi değerlendirerek ligde ve Avrupa'da daha fazla süre almayı hakettiğini göstermiş oldu. 



Pınar Karşıyaka grubun son sırasındaki rakibi karşısında ilk yarıda oyunun kontrolünü bir türlü eline geçiremedi. Ponitka'nın fazla hata yapması, Owens'ın son maçlardaki etkisizliği, Dillard ve Muhammed'in düşük yüzdesi Kaf Kaf'ın üstünlüğü yakalamasına engel olurken, son dakika içinde gelen 5-0'lık seri devre sonunda 32-29'luk üstünlüğü getirdi. Soyunma odası dönüşü hücumda daha yüzdeli oynayan yeşil kırmızılılar, Brown, Ponitka ve Summers'ın sayılarıyla farkı açmaya başladı. Soner'in bile 2/2 üçlük isabetiyle katkıda bulunduğu günde, Khimik'in de adeta kısa süreli kontak kapatmasıyla 5 dakika içinde serisini 22-0'a yükselten Karşıyaka, üçüncü çeyreğin ortaları itibariyle farkı 20 sayı üzerine çıkararak galibiyeti cebine koydu. Son çeyrekte fazla süre almayan oyuncularına da yer veren temsilcimiz, Muhammed'in dış şutlardaki isabetleriyle farkı korumasını bildi ve sahadan 18 sayılık bir farkla galip ayrıldı. 

Eurobasket 2017'de devlere güzel kura

İstanbul'un Finlandiya, Romanya ve İsrail ile birlikte ev sahipliği yapacağı, final mücadelelerini de organize edeceği Eurobasket 2017 kuraları bugün çekildi. Milli takımımızın kendi evinde oynayacağı grup mücadelelerindeki rakipleri Rusya, Sırbistan, Letonya, Belçika ve Britanya oldu. Gruplarında ilk dört sırayı alacak takımların ikinci tura yükseleceği ve çapraz eşleşmeyle eleme usülü devam edecek olan 2017 Avrupa Şampiyonas'ında diğer gruplar ise aşağıdaki gibi oluştu. 


A Grubu: Fransa, Finlandiya, İzlanda, Yunanistan, Slovenya, Polonya
B Grubu: İsrail, Litvanya, İtalya, Gürcistan, Almanya, Ukrayna
C Grubu: Romanya, Macaristan, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Karadağ
D Grubu: Türkiye, Rusya, Sırbistan, Letonya, Belçika, Britanya

A ve B gruplarında maçlar 31 ağustos, C ve D gruplarında ise 1 eylülde başlarken, 2017 Avrupa şampiyonu 17 eylüldeki final maçları ile belirlenecek. 

21 Kasım 2016 Pazartesi

Yiğit Baran Sarıkaya: Ligin en ağır yükü onun omuzlarında

Hedefsiz takımda oynamak kolaydır. Baskı yok, stres yok... Önüne hedef koyunca zorlaşır işler. Hedefe ulaşmak için daha çok mücadele etmek gerekir, daha çok yorulunur. TED Ankara Kolejliler'de sezon başındaki hedefler oldukça küçüktü. İlk maçlarda alınan farklı yenilgiler, kolay lokma fikri oluşturdu birçoğumuzun aklında. Fakat önce Carter'ın takıma katılması ardından Pınar Karşıyaka karşısında uzatmaya götürdükleri maç derken, Ankara ekibi bugün de Euroleague temsilcilerimizden Darüşşafaka karşısında maçın sonlarına kadar skora ortak olmasını bildi. Artık TED Kolej'de hedef ilk galibiyet. 


Hedef ilk galibiyet olarak yükselince, artan hedeflerle birlikte işler zorlaştı. Takımda Love'un gönderilmesinden sonra kalan dört yabancı Daçka karşısında 40'ar dakika oyunda kalırken, kalan beşinci yer de Yiğit Baran Sarıkaya ve Onat Akış arasında paylaşıldı. Rotasyon darlığında yabancıların üzerine düşen görev zaten belli; fakat parkeyi "beş"leyen son ismin işi bana kalırsa onlarınkinden de zorlu. Kim bu isim? Takımın gençlerinden 17 yaşındaki Yiğit Baran Sarıkaya. 4 ABD'linin arasında, takım oyunundansa kişisel becerilerin ön plana çıktığı bir takımda ciddi süreler alıp takıma katkı vermek belki de bu ekip içindeki en zor iş. Özellikle de takımın gönderilen uzunu yerine yeri geldiğinde bugünkü gibi Oğuz Savaş gibi uzunları tutmanız gerekiyorsa ve bunu yaparken sırıtmıyorsanız alkışı hakedersiniz. 

Bugün süre aldığı 29 dakikada 2/2 saha içi isabetiyle 4 sayı - 3 ribaunt ve 1 top çalma yapan Yiğit, daha önce de Anadolu Efes karşısında 32 dakika süre alarak 30 dakikanın da üzerine çıkmıştı. Belki ABD'li rotasyonu içinde istatistik yapmak kolay iş değil; fakat Yiğit'in aldığı sürelerde parkede sırıtmadan ve disiplinle mücadelesini sürdürüp aldığı süreleri değerlendirdiği, hakkını verdiği takdirde dikkatleri üzerine çekebileceğini düşünüyorum. Belki Türkiye'nin en iyi genç basketbolcusu değil, belki henüz büyük takımların dikkatini çekecek basketbolu oynamıyor; fakat bulunduğu takımın koşulları içinde, belki de Basketbol Süper Ligi'nin en zor görevlerinden, en ağır yüklerinden birini omuzluyor. 

Maç sonrası röportajında Can Sevim, takıma yeni bir yabancı pota altı oyuncusu geleceğini söyledi. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Umarım Yiğit'in sürelerinden çalacak bir hamle olmaktan öte, rotasyonu genişletecek bir hamle peşindelerdir. 

Avrupa Şampiyonası torbaları belli oldu

Eylül 2017'de Finlandiya, İsrail, Romanya ve Türkiye'nin ortaklaşa düzenleyeceği Avrupa Şampiyonası kura çekimi torbaları belli oldu. Finallerinin İstanbul'da oynanacağı organizasyonda yarınki kura çekimi öncesi açıklanan torbalara göre milli takımımız Hırvatistan, İsrail ve Finlandiya ile birlikte üçüncü torbada yer aldı. 6 takımlı dört grubun belirleneceği ve partner ülke seçimleri sonrası Finlandiya ile İzlanda'nın, İsrail ile Litvanya'nın, Romanya ile Macaristan'ın, Türkiye ile de Rusya'nın aynı gruplarda yer alacağı turnuvada, kura çekimi öncesi torbalar şu şekilde oluştu:


1.Torba: İspanya, Litvanya, Fransa, Sırbistan
2.Torba: Yunanistan, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Letonya
3.Torba: Hırvatistan, İsrail, Türkiye, Finlandiya
4.Torba: Rusya, Slovenya, Macaristan, Gürcistan
5.Torba: Almanya, Belçika, Polonya, Karadağ
6.Torba: İzlanda, Britanya, Ukrayna, Romanya

20 Kasım 2016 Pazar

Anadolu Efes uzun rotasyonu yeterli mi?

Basketbol Süper Ligi'nde yedinci haftaya namağlup giren iki takım Banvit ve Anadolu Efes arasında bugün Bandırma'da oynanan karşılaşmayı 69-68 kazanan Banvit yedi hafta sonunda ligin tek namağlup takımı olarak kaldı. Anadolu Efes ise yedi hafta sonunda ilk mağlubiyetini elde etti. Maç sonrası yenilgiyi değerlendiren Perasovic maçın kilidinin Banvit'in aldığı 20 hücum ribaundu olduğunu belirtti. Sezon başından beri Anadolu Efes pota altının zaman zaman eleştirildiğini de düşündüğümüzde, Perasovic'in altını çizdiği ribaunt ve pota altı problemini ben de biraz deşeyim dedim. 


Öncelikle Anadolu Efes'in Basktebol Süper Ligi'nde bu sezon ilk kez zirve mücadelesi yapan bir takımla karşı karşıya geldiğini söylemek lazım. İlk 6 haftada sırasıyla İstanbul BBSK, TED Ankara Kolejliler, Best Balıkesir, Muratbey Uşak, Tofaş ve Büyükçekmece ile oynayan Anadolu Efes, 6'da 6 yaptığı bu seride ribauntlarda fazla problem yaşamadı, hatta çoğu maçta pota altında rakibine üstünlük sağladı. Dolayısıyla bu maçlar fazla emsal teşkil etmeyeceğinden çok fazla üzerinde durmuyorum. Sezonun ilk büyük maçı diyebileceğimiz Banvit maçında ise Vidmar-Kulig yanında Orelik - Chappell gibi atletik isimler karşısında pota altında zorlanan lacivert beyazlılar ribauntlarda 30-47 ile ezilirlerken, rakibe 20 de hücum ribaundu verdiler. 

18 Kasım 2016 Cuma

Tibor Pleiss şapkadan değil benchten çıktı

Turkish Airlines Euroleague'de iki temsilcimiz Galatasaray Odeabank ve Darüşşafaka Doğuş'un çekişmeli mücadelesinde kazanan taraf 85-81 ile Galatasaray Odeabank oldu. Haftaiçinde sorunlu günler geçiren sarı kırmızılılar taraftarları önünde sahaya koydukları mücadeleyle, henüz iki gün önce CSKA Moskova'yı eli boş gönderen Darüşşafaka karşısında çok değerli bir galibiyet elde ettiler ve rakiplerine "henüz havlu atmadık" mesajı verdiler. 

İki takım Abdi İpekçi'ye farklı motivasyonlarla gelmişlerdi. Galatasaray dünkü kadro dışı haberleriyle birlikte maça tek oyun kurucu Sinan'la çıkarken, bir yandan da son zamanlarda tepkiler alan Ergin Ataman'ın bu kararının takıma nasıl etki yapacağı merak edilmekteydi. Darüşşafaka ise iki gün önceki CSKA galibiyeti sonrası moralli olmakla birlikte, rakibinin kadro dışı kararlarıyla birlikte maçın mutlak favorisi durumuna geldi. Maçta gördükki, Daçka'nın maçı kafasında kazanmış olması sahadaki performansları için el freni etkisi yaparken, Galatasaray ise oyun kurucu eksiğine rağmen, havlu atıp atmama maçına oldukça motive çıkarak üst seviye bir mücadele ortaya koydu. 

Oyun kurucu pozisyonunda Galatasaray kısıtlı rotasyonuna rağmen, Sinan - Emir ikilisini oldukça verimli kullanırken, aynı etkinliği Daçka'da Wilbekin, Wanamaker, Bertans üçlüsünden izleyemedik. Önceki yazımda vurguladığım gibi "Wanamaker didn't wanna win" şeklinde bir performans sergilerken, basit top kayıpları Galatasaray'a ivme kazandırdı. Tabi şunun da altını çizmek lazım ki, Preldzic'in varlığı Sinan'ın üzerindeki baskıyı rahatlatırken, Galatasaray'ın uzun maratonda Emir'in oyun kuruculuğuna güvenmesi ne kadar sağlıklı bir karar, kesinlikle tartışmaya açık bir konu. Şahsen Emir Preldzic'i kariyeri boyunca iki ucu keskin bıçak olarak görmüşümdür. Yine de Preldzic'in bugün yüzdeli hücumları ve paslarıyla sarı kırmızılılara seviye atlattığını söyleyebiliriz. Kısalara noktayı koymadan Galatasaray'ın asist istatistiğinde Darüşşafaka'ya 25-14'lük bir üstünlük kurduğunu da belirtmeden geçmeyelim. 

Wanamaker didn't wanna win!

Turkish Airlines Euroleague'de bugünün İstanbul derbisinde Galatasaray Odeabank Darüşşafaka Doğuş'u 85-81 mağlup ederek bu sezonki ikinci galibiyetini alırken, iki gün önce namağlup CSKA Moskova'yı yenerek dikkatleri üzerine çeken Darüşşafaka Doğuş'a da sekizinci maçında üçüncü yenilgisini tattırmış oldu. Galatasaray Odeabank'ta hafta içinde iki önemli isim, Russ Smith ve Justin Dentmon'un kadro dışı kalmasıyla maçın favorisi haline gelen Darüşşafaka  rakibinin bu eksiklerini iyi değerlendiremezken, kısa eşleşmelerinden avantaj elde etmesi beklenen Brad Wanamaker'ın kötü performansı Daçka'nın yenilgisindeki önemli etkenlerden biriydi. 


Galatasaray'da Emir ve Sinan'ın 1 numaradaki etkili oyununu kesinlikle göz ardı etmemek gerekmekle birlikte, Darüşşafaka'nın bu sezonki en etkili ismi Wanamaker'ın CSKA galibiyeti sonrası bu maça yeterince motive olamaması Daçka'nın yenilgisinde göze çarpan olumsuzlukların belki de başında gelmekteydi. Bu maça kadar THY Euroleague'de 14.7 sayı - 5.4 asist ortalamalarıyla oynayan Wanamaker, Galatasaray Odeabank karşısında 2/7 saha içi isabetiyle 7 sayıda kalırken, oyun kurucu pozisyonunda hiç beklenmedik hatalar yaparak Darüşşafaka'nın maça ortak olmasını engelleyen faktörlerin başında yer aldı. Maç sonunda istatistik hanesindeki en yüksek değerin top kaybı olduğu (7) düşünüldüğünde, yol açtığı hayal kırıklığının boyutlarını anlayabileceğiniz Wanamaker, aynı zamanda Daçka'nın maç boyunca topu pota altına indiremediği bir günde penetre özelliğini de kullanamayarak maçın kötüleri arasında -bana göre en kötüsü- yer aldı. 

17 Kasım 2016 Perşembe

Victor Khryapa 200.maçına çıkıyor

CSKA Moskova'nın 31 yaşındaki tecrübeli forveti Victor Khryapa yarın akşam oynayacağı Zalgiris Kaunas maçında Turkish Airlines Euroleague'deki 200. maçına çıkacak. İlk kez 2002-2003 sezonunda Euroleague sahnesinde izlediğimiz Khryapa iki sezonluk CSKA tecrübesi sonrası NBA'in yolunu tutmuştu. 2007-2008 sezonuyla birlikte tekrar CSKA formasıyla Avrupa basketboluna dönen başarılı forvet son 10 sezondur Euroleague'de Rus ekibinin başarısı için mücadele etmekte. 


Toplam 12 sezonda CSKA Moskova formasıyla 199 Euroleague maçına çıkan Victor Khryapa 6.6 sayı ortalaması yakalarken, 4.8 ribaunt - 2.5 asist - 1.1 top çalma, 0.8 blok istatistiklerinin yanında çok yönlü oyunuyla da Rus ekibine çok değerli katkılar verirken, özellikle kariyerinin ilk yıllarında %40'ın üzerinde olan, genelde de %38.5'lik bir üç sayılık isabeti yakaladı. Khryapa bu sezon ise 7 maçta maç başında 12 dakika süre alarak 2.9 sayı - 3.3 ribaunt - 1.7 asist ortalamalarıyla mücadele ediyor. 

Euroleague'de dev derbiler bizi bekliyor


Turkish Airlines Euroleague'te perşembe ve cuma günü oynanacak sekizinci hafta maçlarında derbi heyecanları bizleri bekliyor. Sekizinci haftadaki derbi heyecanları ilk saatlerine girdiğimiz perşembe günü Fenerbahçe ve Anadolu Efes arasındaki İstanbul derbisiyle başlarken, cuma günü de Galatasaray Odeabank - Darüşşafaka Doğuş arasındaki bir diğer İstanbul derbisi, Panathinakos - Olympiacos arasındaki Yunan derbisi (aynı şehir değil demeyin hemen; dev maç sonuçta) ve Barcelona Lassa - Real Madrid arasındaki El Clasico maçları oynanacak. CSKA Moskova - Zalgiris Kaunas maçını da eski Sovyet derbisi olarak ekleyebileceğimiz bu maçları değerlendirdiğimizde, özellikle cuma akşamı için kimseye söz vermemenizi, ekranlarınızın başına geçmenizi şiddetle öneririm. 

16 Kasım 2016 Çarşamba

Daçka'nın galibiyeti yeni tartışma başlattı

Darüşşafaka Doğuş'un bu akşam evinde CSKA Moskova'yı 91-83 yenip, rakibine bu sezonki ilk yenilgisini aldırması gecenin en dikkat çekici sonucu olurken, temsilcimiz bu galibiyetle 7 maçta 5 galibiyetine ulaştı ve ilk üç sıra içinde kendine yer edindi. Daçka'nın bu galibiyeti hem basketbolseverlerin takdirini kazanırken, sosyal medyada farklı ve ilginç bir tartışma ve karşılaştırma başladı. Birçok basketbolsever, Darüşşafaka'nın bu sezonki çıkışını David Blatt'ın takıma oynattığı oyun ve kurduğu kadroya bağlarken, oklar Galatasaray Odeabank'ın koçu Ergin Ataman'a yöneldi. 


Sezon başında istediği kadroyu kurduğunu belirten ve Euroleague sezonu için taraftara oldukça ümit veren Ergin Ataman'ın yönetimindeki Galatasaray Odeabank'ın ilk yedi maçta aldığı altı yenilgi ve birkaç maç dışında oyunun özellikle savunma tarafında ortaya konan dağınık performans sonrası tecrübeli koça tepki gün geçtikçe artmakta. Geçtiğimiz hafta Olympiakos karşısında kazanılan maç sonrası taraftarlar ümitlense de, ezeli rakipleri Fenerbahçe karşısında alınan farklı yenilgi ve bu hafta da Litvanya'da Zalgiris'e karşı kısa süreli küçük kıpırdanmalar dışında beklenen direncin sahaya konamamasına aynı saatlerde İstanbul'da Darüşşafaka'nın yenilgisiz lider CSKA Moskova'yı yenmesi de eklenince Ergin Ataman'ın yine Orbadovic ve Blatt ile karşılanması kaçınılmaz oldu. Özellikle maç saatlerinde twitter'da yaptığınız "Daçka" aramalarında Darüşşafaka'nın galibiyetinden çok, Galatasaray'lı taraftarların Ergin Ataman'a olan sitemleri dikkat çekti.

15 Kasım 2016 Salı

Anadolu Efes rekora çok yaklaştı


Turkish Airlines Euroleague'de bu akşam Unics Kazan'ı 104-99 mağlup eden Anadolu Efes, maç boyunca yaptığı 34 asistle Euroleague rekorunu kırmaya çok yaklaştı. Bu kategorideki rekoru elinde tutan Real Madrid'in geçtiğimiz sezon Strasbourg karşısında yaptığı 36 sayılık rekoru kırmaya oldukça yaklaşan Anadolu Efes'te Thomas Heurtel ve Jayson Granger 8'er, Derrick Brown 6, Tyler Honeycutt da 5 asistle karşılaşmayı tamamlarken, lacivert beyazlı temsilcimiz tüm zamanlarda ikinci sıraya yerleşip, bu sezonun bir maçta en fazla asist yapan takımı unvanını eline geçirmiş oldu. Anadolu Efes bu sezon özelinde ise 20.4 ortalamayla 20 ortalamalı CSKA Moskova'yı geçerek Euroleague'in zirvesine de yerleşti. 

Parakhouski bizim takımlara karşı coşuyor

Turkish Airlines Euroleague'de yedinci maçlar bugünkü mücadelelerle başlarken, temsilcimiz Anadolu Efes Unics Kazan'ı kendi sahasında 104-99 mağlup etti. Konuk ekip aldığı bu yenilgiyle iki maçlık galibiyet serisine son verirken, geçmişte Türkiye'de Olin Edirne formasını terleten Artsiom Parakhouski sahaya yansıttığı 20 sayı - 10 ribaunt - 2 blokluk performansıyla Keith Langford'tan sonra en skorer ikinci Kazan oyuncusu olmasına rağmen yenilgiyi önleyemedi. 


Parakhouski'nin ilginç yönü ise bu sezon oynadığı yedi maçın üçünde 17 sayı ve üzerinde atması, dördünde ise 7 ribaunt ve üzerinde alması; ve bu maçların üçünün de Türk takımlarına karşı olmasıydı. Belarus'lu pivot Türk takımları dışındaki maçlarda 6.3 sayı - 4.5 ribaunt - 1 blok ortalaması elde ederken, takımlarımızla oynanan maçlarda ise bu istatistiklerin kat kat üzerine çıktı. Darüşşafaka Doğuş'a karşı 17 sayı - 7 ribaunt - 4 blok, Fenerbahçe'ye karşı 20 sayı - 12 ribaunt - 2 blok, Anadolu Efes'e karşı ise 20 sayı - 10 ribaunt - 2 blokla oynayan Parakhouski, böylece Türk takımlarına karşı oynadığı tüm maçlarda, diğer maçlardaki en yüksek istatistiklerinden fazla performans göstererek 3 takımımıza karşı 19 sayı - 9.7 ribaunt - 2.7 blok ortalamaları elde etti. 

14 Kasım 2016 Pazartesi

Sıkılmadık mı bu olaylardan?

Son iki günde basketbol gündemini en çok meşgul eden mevzu Fenerbahçe - Galatasaray Odeabank maçında Göksenin Köksal ile Fenerbahçeli taraftarlar arasında yaşananan olaylar. Ne yazıkki haftasonu konuşulabilecek birçok konu varken, başa baş geçen Banvit - Tofaş , TED Kolej - Pınar Karşıyaka, Beşiktaş Sompo Japan - Darüşşafaka Doğuş maçlarını ya da Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin basketbol analizini değil de, sahalarımızda görmek istemediğimiz türden olayları konuşmaktayız. İşin ilginç yanı da, bu olaylar dönüp dolaşıp aynı kişiler, aynı takımlar ve aynı davranışlar üzerinde tekrarlanıyor ve kimse de önünü kesmek için bir gayret göstermiyor. 


Fazla detaylı yorumlara girmeden maçın başından sonuna dikkat çekilmesi gerektiğini düşündüğüm izlenimlerimi madde madde yazıyorum. Yorumu ya da haklı haksız değerlendirmesi size kalmış:

* Yine bir İstanbul derbisi öncesi, takımlar ısınmaya çıkmaya başladığı andan itibaren sözlü sataşmalar ve karşılıklı tahrikler... 
* Profesyonel bir basketbolcunun ne olursa olsun rakip tribünle bağını koparamaması. Dünyanın her yerinde bu tip hareketler tahrik amaçlı olarak yorumlanır. 
* Hadi bir şekilde duygusal bir tepki verildi; bir yanlış yapıldı. Bu yanlışın üzerinde ısrar edilip geri adım atılmaması ve basın önünde karşılıklı atışmaların devam etmesi.

Türk'ün internet gücü bu kez ters tepti

FIBA Şampiyonlar Ligi'nin resmi sitesi tarafından açılan ankette bu hafta hangi takımın namağlup unvanını kaybedeceğini sorulmuş. Alakalı alakasız her türlü ankete acımasızca yüklenip anketi çökerten Türk internet kullanıcısı bu ankete de el atmış olsa gerek ki, anket sonucunda tek taraflı bir yoğunluk söz konusu. Tamam rakip İtalyan Sassari; fakat Türklerin bulunduğu bir ankette bu kadar baskın şekilde Beşiktaş cevabı çıkması peki sizce de garip değil  mi? Yoksa sorun İngilizce mi? Beşiktaş adını görünce yanlış mı anladık yoksa? Yorumu size bırakıyorum.


13 Kasım 2016 Pazar

Jon Diebler ısınmaya başlıyor

Basketbol Süper Ligi'ndeki beşinci sezonunda Galatasaray Odeabank forması giyen Jon Diebler sezon başında beklentinin altında kalan istatistiklerini son maçlarda yükseltmeye başladı. İlk haftalarda çift haneli sayılara ulaşamayan, benimse bunu daha çok takımın ona pozisyon hazırlayacak setlerinin olmamasından kaynaklandığını düşündüğüm Diebler son iki maçtaki dış şut performansıyla Pınar Karşıyaka yıllarındaki hücum gücünü hatırladığının sinyallerini vermeye başladı. 


Turkish Airlines Euroleague'de ilk beş maçta toplam 13 sayı atabilen Jon Diebler, son Olympiakos maçında çoğu kritik yerde olmak üzere 5/5 üçlük atarak 17 sayıya ulaşırken, takıma galibiyeti getiren en önemli isim oldu. Bugün ise Fenerbahçe karşısında 3/3 üç sayı isabetiyle 10 sayı kaydeden Diebler, Galatasaray'ın farklı mağlubiyetine engel olamasa da, hücumda yüksek yüzdeyle oynayarak resmi maçlardaki son sekiz üç sayı denemesinde de isabet sağlamış oldu. Diebler Basketbol Süper Ligi'ndeki üç sayı isabet yüzdesini de %70'e (7/10) yükseltmiş oldu. 

12 Kasım 2016 Cumartesi

Savunma, dış şutlar ve Sinan Güler

Galatasaray Odeabank dün akşam kendi sahasında Olympiakos karşısında aldığı 89-87'lik galibiyetle bu sezon Turkish Airlines Euroleague'deki ilk galibiyetini elde etti. Altıncı maçlara girerken sezonun tek galibiyetsiz takımı olan sarı kırmızılılar kötü başlayan bir ilk beş dakika sonrası toparlanıp muhteşem bir direnç göstererek sahadan galip ayrılmasını bildiler. Son dakikaları büyük bir çekişmeye sahne olan maçın son hücumuna 2 sayı önde giren Cimbom, Tyus'un adeta uçarak gelip Printezis'e yaptığı blok sonrası galibiyete uzandı.


Sezon başından beri "yapamadığı" savunmasıyla çok eleştiri alan ve sadece atmak üzere kurulmuş bir takım olarak eleştirilen Galatasaray, bu maça da benzer bir dağınıklıkla başlayıp ilk 7.5 dakikayı 6-20 geride geçti. Russ Smith'in dağınıklığına, Khem Birch'e verilen hücum ribauntları ve Mantzaris'in ekstra üçlükleri eklenince farkın Olympiakos adına açılması kaçınılmaz oldu. Bu dakikada gelen Smith/Dentmon - Tyus/Thompson değişiklikleri takımımızın çehresini değiştirirken, Olympiakos da Birch'ün kenara gelmesi ve Hackett'ın sahaya sürülmesiyle yakaladığı momentumu kaybetmeye başladı. İlk çeyrek sonunda tamamı Dentmon'dan gelen 8-0'lık seri çeyrek sonucunu 14-20 olarak belirledi. İkinci çeyreğin başında %100 hazır olmayabileceği düşünülen Daye'yi de oyuna sokan Ergin Ataman, takımın direncini yükseltmeye çalıştı. Sinan'ın önderliğinde bir çıta daha yükselen savunma, hücumda da Daye'nin Agravanis'e kurduğu üstünlükle 2 dakika içinde skor 20-20 olurken, devrenin bitimine 6:45 kala Daye'nin üçlüğüyle 19-0'a gelen seri sonrası skorda 25-20 Galatasaray üstünlüğü vardı. İsabetli hücumlar savunma direncini arttırır, artan savunma direnci de hücumdaki yaratıcılığın artmasına yol açarken, Sinan'ın asistleri ve Diebler-Dentmon-Daye üçlüsünün üçlükleriyle seri 27-2'ye çıktı: 33-22. Sarfedilen efor sarı kırmızılılarda sahadaki beşin yorgunluğuna neden olunca, rotasyonun devreye girmesi ve Olympiakos'un da ilk beşine dönmesi sonrası konuk ekip sayılar bulmaya başlasa da devre 38-34 Galatasaray lehine sonuçlandı.


Soyunma odası dönüşünde de iyi savunmasını sürdüren Galatasaray, hücumda da Micov, Sinan ve Dentmon ile dış şut isabetleri bularak farkı tekrar açmaya başladı. Pota altında da Tyus'u iyi kullanan Galatasaray çeyreğin son 5 dakikasına girerken 56-42'lik üstünlüğü yakaladı. Bu dakikadan sonra pota altında Tyus'a karşı Birch'ü, Micov'a karşı da Printezis'i değerlendiren Olympiakos farkı kapatmaya çalışırken, Lojeski'nin son 1.5 dakika içinde bulduğu iki üçlük son 10 dakikaya girerken farkın tekrar 6 sayıya inmesine neden oldu: 63-57. Final çeyreğinde sarı kırmızılı temsilcimizde yorgunluk baş göstermeye başladı. Bunu sonucu olarak da hücumlardaki isabet oranı ve verimlilik düşerken, kişisel becerilere dayalı sayılar izlemeye başladık. Bu tip durumlarda takımınızda olmasını isteyebileceğiniz yegane isimlerden biri olan Jon Diebler, Galatasaray'ın hücum düzeninin bozulduğu dakikalarda sazı eline aldı ve farkın kapandığı kritik anlarda attığı 3 dış şut isabetiyle son çeyrekte takımımızın ayakta kalmasında en önemli etken oldu. Savunmadaki hatalara rağmen, Diebler'ın sayılarıyla Olympiakos'un skora dengeyi getirmesini engelleyen Galatasaray son 50 saniyeye 85-84 önde girdi. Micov'un basketine Mantzaris ve Sinan'ın 2/2 serbest atışlarıyla karşılık gelirken, Lojeski'nin 1/2, Micov'un ise 0/2 atması 8 saniye kala Olympiakos'a son hücum ve galibiyet şansı verdi. Bitime saniyeler kala dip çizgide topla buluşan Printezis'in üçlük atışını adeta uçarak bloklayan Tyus, galibiyeti Galatasaray'a getirirken, sarı kırmızılılar bu sezon Euroleague'te ilk kez sahadan üstün ayrılmış oldular.