Dünya Tribünlerinden Kareler...

Basketbol sadece bir spor değil, bir yaşam tarzı, bir tarz, bir duruştur. Sahadaki mücadele tribündeki heyecanla, taraftarın sahaya yansıttığı ateşle anlam kazanır. Zaman gelir, sadece tribünlerdeki o ambiansı yaşamak için gidersin maça; o şovu izlemek için basarsın televizyonun açma tuşuna. Bu sadece Türkiye'de değil; dünyanın dört bir yanında aynıdır. Artısıyla eksisiyle, Dünyanın dört bir yanında basketbol taraftarlarını, tribünlerin o muhteşem görüntüsünü sizinle paylaşmaya başlıyoruz...

İşte size Avrupa'nın en ateşli taraftarlarından biri olan Panathinaikos taraftarı GATE13 ve meşhur Xorto Magiko:





Ateşli taraftarıyla tanınan bir diğer Yunan ekibi ise Aris. Kendi evlerinde ya da deplasman dinlemeden tribünleri sarıya boyayan Aris'li holiganlar tribünleri renklendirdikleri gibi zaman zaman tribünlerde görmek istemediğimiz olayların da başrolünde oluyorlar. İşte size önce Aris taraftarının tribün şovu; ardından da 1993 Koraç Kupası finalinde maç sonrası Efes Pilsenli basketbolculara yapılan çirkin saldırı:




Ve Yunanistan'dan ayrılıp Sırbistan'a, Belgrad'a gidiyoruz. Partizan'a taraftarının konuğuyuz. Avrupa'nın en sadık ve en ateşli taraftarları arasında gösterilen Partizan taraftarları maç öncesi "Grobari" marşlarını söylüyorlar.


Hazır Sırbistan'dayken, bu sefer de Kızılyıldız tribünlerine misafir oluyor. İşte size Kızılyıldız - PAOK ULEB Cup maçından iki görüntü:



Balkanlar'dan ayrılmıyoruz. Şimdiki durağımız da Slovenya. Union Olimpija seyircisi belki Avrupa'nın en ateşli taraftarlarından biri değil; ama basketbolu bilen ve sonuca bakmaksızın izlemekten zevk alan bir yapıya sahipler. Bunun en yakın örneklerine İstanbul'da 2010 Dünya Şampiyonası sırasında tanık olmuştuk. Aşağıda da salonu yeşil beyaza boyayan Slovenleri seyredeğiz:



Akdeniz'de yolumuza devam ederken İtalya var sırada. Bennet Cantu'nun Caja Laboral'i konuk ettiği maçta "Milano is Fashion, Cantu is Devotion" pankartı arkasındaki Cantu taraftarının karton, bayrak ve konfetilerle hazırladığı kareografiyi seyredelim şimdi de.





Gelelim Türkiye'ye... İlk olarak son günlerin gündemdeki seyircisini paylaşalım. İlk Euroleague sezonlarında tribünleri tıklım tıklım doldurup başarılı bir görsel şov yapan, destekleriyle takımlarının performanslarını ikiye katlayan sarı kırmızılı taraftarları izliyoruz öncelikle...





İstanbul'dan İzmir'e gidiyoruz. Pardon İzmir değil Karşıyaka'ya! Karşıyaka Arena'yı doldurmuş yeşil kırmızılı taraftarlar takımlarına full destek veriyorlar. İzleyelim...




Şimdi de güneye inip Adana'ya gidiyoruz. Bir bayan basketbol maçında alışkın olmadığımız bir doluluk ve Botaş'ı destekleyen Şimşekler grubu tribündeki yerlerini almışlar...



Şimdi de Okyanus ötesindeyiz. Bildiğiniz üzere ABD'de basketbol kültürü biraz farklıdır. NBA'de Avrupa basketbol taraftarının ateşini bulamayacağınız gibi Kolej basketbolunda da ateşli taraftar toplulukları göze çarpar. Fanatizmden çok takımlarını zevkle, eğlenerek destekleyen gruplar tribünlerdedir. İşte tarzları bizden biraz farklı olsa da bu kültürün örneklerinden Utah State taraftarları "I Believe That We Will Win" ve "Winning Team Losing Team" tezahüratları ve renkli görüntüleriyle. 



2 yorum: