30 Aralık 2013 Pazartesi

İTÜ'nün "Görkem"li yükselişi

Ülkemizde erkek basketbolunda heyecan Avrupa Kupaları ve Beko Basketbol Ligi’nde tüm hızıyla sürerken, çok göz önünde olmayan İkinci Lig’de de zirve yarışı haftalar ilerledikçe kızışıyor. Kaliteli yabancıların ve tecrübeli oyuncuların sayısındaki artışla her geçen gün kalitesi artan ligde şampiyonluğa oynayan bir kadro kuran Darrüşşafaka 15 maçta 12 galibiyetle zirvede yer alırken 10’ar galibiyetli 5 takım da Daçka’nın ardından zirveyi takip ediyorlar.
Bu takımlardan biri de İTÜ. Türk basketbolunun efsane takımlarından İstanbul Teknik Üniversitesi. Türkiye Ligleri’nin kurulduğu senelerde 5 kez şampiyonluk yaşayan, Türk basketboluna çok önemli isimler kazandıran; fakat 80’li senelerin sonlarıyla birlikte düşüşe geçip 2006’dan beri de Birinci Lig’in uzağında kalan İTÜ bu sezona da iyi başlayamamasına rağmen son maçlarda yakaladığı seri ile zirvenin ortaklarından biri oldu. İlk 7 maç sonunda 3 galibiyet 4 mağlubiyetle alt sıralara daha yakın bir takım izlenimi veren İTÜ, sonradan açılıp kalan 8 maçın 7’sini kazanmasını bildi. Bu galibiyetlerde takımın en dikkat çekici ismi Nijeryalı uzun Ejike Christopher Ugboaja olurken, takıma sonradan katılan şutör guard Görkem Sönmez de sergilediği performansla takımının bu çıkışında önemli rol oynadı.
İkinci Lİg her ne kadar genç basketbolcuların kendilerini göstermesi için önemli bir fırsat olsa da, istatistik liderlerine ya da takımları sürükleyen oyunculara baktığımızda genelde yabancı oyuncuları ya da Beko Basketbol Ligi emeklisi tecrübeli yerlileri görürüz. Bu anlamda 23 yaşındaki bir basketbolcunun 17.6 sayı, 3.9 ribaund ortalamaları yakalaması (%44 üç sayı isabetini de atlamayalım) ve takımını bir seviye daha yukarı çıkarması İkinci Lig seviyesinde, hem takımı hem de kendisi için çok büyük bir önem teşkil ediyor. Geçtiğimiz sezonu Beko Basketbol Ligi takımlarından Royal Halı Gaziantep’te geçiren; fakat daha üst seviye mücadelede süre bulmakta zorlanan Görkem, bu sezon başında da takım rotasyonuna giremeyince belki de kariyeri için en doğru adımı atıp İTÜ’nin yolunu tutmuştu. Performansıyla İTÜ’yü zirvenin ortaklarından biri haline getiren genç yetenek, sezonun geri kalanında da bu şekilde devam eder, hem kendini gösterme fırsatını kullanıp hem de takımını Beko Basketbol Ligi’ne taşımayı başarırsa biraz dolambaçlı bir yoldan da olsa tekrar TBL’ye dönmüş olacak. Hem de bu sefer şampiyon bir takımın liderlerinden biri olarak. Tabi iş o noktaya gelmeden başka takımların scout’larınca ikna edilmezse…

29 Aralık 2013 Pazar

Banvit 2013'ü zirvede kapattı

Beko Basketbol Ligi'nde 2013 yılı bugün oynanan 13. hafta maçlarıyla tamamlanırken, seneyi zirvede kapatan ekip Banvit oldu. Geçtiğimiz sezonun Play-Off finalisti Bandırma temsilcisi, geçen sezonki performansını bu sezona da taşıyarak 13 maçlık periyodu sadece 1 yenilgiyle kapattı. Bugün haftanın ve senenin kapanış maçında kendi sahasında konuk ettiği Mersin BŞB'ni de 94-63 gibi farklı bir skorla eli boş gönderen Banvit, bu 13 maçlık periyottaki tek yenilgisini İzmir'de Pınar Karşıyaka karşısında aldı. Ligin yanında mücadele ettiği diğer kulvarlarda ise bu kadar parlak bir performans sergileyemeyen Banvit, Türkiye Kupası'na grup aşamasında veda ederken, Euro Cup'taki grubunu ise son maçta üçüncü olarak tamamlayıp tur atladı. Bu arada belirtmeden geçmeyelim Banvit'in Türkiye Kupası'ndaki tek yenilgisi yine Kaf Kaf karşısında geldi.
 
 
Ligin ilk 2 haftasında Galatasaray Liv Hospital ve Fenerbahçe Ülker'e yenilerek sezona başlayan Anadolu Efes, Pınar Karşıyaka maçıyla başladığı galibiyet serisini sene sonuna kadar sürdürerek iki yenilgi ile Banvit'in hemen arkasında yer aldı. Lacivert beyazlılar, Euroleague'deki inişli çıkışlı performanslarını ligdeki galibiyet serisiyle affettirirken, Avrupa Arena'sında etkisiz ve istikrarsız gidişin lig maçlarında nispeten zayıf rakiplere karşı devam etmediğini gördük. Özellikle Semih, Planinic gibi Euroleague'deki beklentilerin çok altında kalan isimlerin ligde kaba bir tabirle "horozlanmaları" bize benzer bir deyişle "her horoz kendi çöplüğünde öter" deyimini anımsattı. Bu takımın Türkiye şampiyonluğu için kurulmadığını bilen bizler Anadolu Efes'in bu performansını yeterli bulmamakla birlikte, belki de baş sorumlu Oktay Mahmuti'nin istifası ardından birşeylerin değişebileceğini umuyoruz. 2014'ün neler getireceğini bekleyip görmek lazım.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Ülker Arena'dan Kaf Kaf geçti

Beko Basketbol Ligi’nde haftanın en dikkat çekici maçında Fenerbahçe Ülker taraftarı önünde Pınar Karşıyaka’yı konuk etti. Büyük çekişmeye sahne olan ve üç çeyrek dengede seyreden maçın final periyodunda son dakikaları daha iyi oynayan Pınar Karşıyaka sahadan 66-76 galip ayrıldı ve zirve yolunda altın değerinde bir deplasman galibiyetini hanesine yazdırdı. Kaf Kaf bu skorla geçen sezonki Play-Off'lardan sonra Fenerbahçe karşısındaki galibiyet serisine devam ederken, bu galibiyet aynı zamanda  Fenerbahçe Ülker'in bu sezon Beko Basketbol Ligi'nde aldığı ilk iç saha yenilgisi oldu.
 
 
Turkish Airlines Euroleague’de grubunu lider tamamlayarak bir üst tura yükselen Fenerbahçe Ülker, son dört Euro Cup maçından yenilgiyle ayrılan, ligde de kendi evinde Galatasaray’a boyun eğen Pınar Karşıyaka karşısında favori çıktığı karşılaşmada yine bir Vidmar krizi yaşadı. Obradovic’in yabancı tercihini bir kez daha Vidmar’dan yana kullanmaması ve Batista’nın pota altında adeta bir dozer gibi Fenerbahçe pota altını dağıtması tecrübeli koçun seçimlerinin bir kez daha masaya yatırılmasına neden olulrken, sarı lacivertliler Vidmar’ın olmadığı bir maçta daha pota altı üstünlüğünü rakibine verip maçı kaybetti. Obradovic’in Zoric ve çok sayıda 3-4 numara karışımı uzuna dayalı pota altı rotasyonundaki ısrarı maçın başında Kleiza’nın isabetli şutlarıyla faydalı olsa da, şutlar kaçmaya, ribaundlar verilmeye, Batista pota altını dağıtmaya ve Kaf Kaf’ta da Barış ekstra bir oyun sergilemeye başlayınca Fenerbahçe yine Zoric’i yedekleyecek uzun sıkıntısı çekmeye başladı. Karşıyaka’da Dixon’un dümene geçip maçı istediği şekilde yönetmesi ve kendinden uzun savunmalara rağmen durmak bilmemesi yeşil kırmızılıları oyunda tutarken, savunmadaki gayretin hep üst düzeyde olması Diebler’ın faul problemine girip takımın skor opsiyonlarını azalttığı bir maçta oldukça değerliydi. Son maçlarda Türk oyuncularda fazla katkı alamayan ve düşüşte olan Kaf Kaf’ta Barış’ın mücadelesi ve skora kritik anlardaki katkısıyla destek olması, sezon başından beri takıma hiç katkısı olmayan İnanç’ın takımın abisi olarak oyunuyla takıma inanç aşılaması, Mutlu’nun oynadığı kısa süreye iki kiritk basket sığdırması ve final periyodundaki agresif savunma yeşil kırmızılılara galibiyete getiren unsurlardı. Son 6.50’ye 62-58 geride giren Pınar Karşıyaka, pek alışılmadık şekilde son dakikaları iyi oynayarak yakaladığı 4-18’lik seri sonrası sahadan 66-76 galip ayrıldı. Bu arada bu sürede Fenerbahçe’nin kaydettiği 4 sayının tamamının serbest atışlardan geldiğini de hatırlatalım.

Cimbom Trabzon'u tecrübesiyle geçti: 87-81

Beko Basketbol Ligi’nin 11.haftasının kapanışı İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Galatasaray Liv Hospital ile Trabzonspor arasındaki maçla yapıldı. İki takımın aynı gün aynı şehirde futbol maçının da olması nedeniyle ilginç bir tedasüfe yol açan maç Galatasaray için zirveden kopmama, Trabzonspor için de ligin dibinden kurtulma adına önem taşıyordu. Bu durum maça da açık şekilde yansıdı. Hem çekişmenin hem de gerilimin üst düzeyde yaşandığı maçta iki takım da galibiyet için önemli şanslar yakalarken, teknik fauller de havada uçuştu. Sonuçta ikinci yarıdaki performansıyla sahadan 87-81 galip ayrılan Galatasaray Liv Hospital 11 maçından sekizinci galibiyetini alıp zirve iddiasını sürdürdü; Trabzonspor ise iki galibiyetle dipten kurtulamadı.
 
 
Maça Galatasaray iyi başlamasına rağmen ikinci çeyrekte Trabzonspor’un yüksek direnci ile oyun dengeye geldi. Önder ve Penney ile bulduğu sayılarla oyuna ortak olan Trabzonspor, sarı kırmızılıların Arroyo’nun yokluğunda Hairstone, Domercant, Cenk, Furkan gibi isimleri devreye sokamamasının da etkisiyle galibiyete inanmaya başladı. Bu dakikalarda hakem kararlarına karşı sezon başından beri olan agresif tutumunu artıran ve biraz da ipin ucunu kaçıran sarı kırmızılı oyunculara ve Ergin Ataman’a verilen teknik faullerin etkisiyle farkı açan Trabzonspor devre arasına 41-48 önde girdi. Üst üste teknik faullerin çalındığı dakikalarda Galatasaray ard arda top kayıpları ve teknik fauller nedeniyle rakibe verilen hücum şansları sonrası 0-11’lik bir seriyi potasında görürken, bu seri sırasında rakip potaya şut dahi çekemedi.

Bloggerlardan Yılbaşı Alışveriş Rehberi

Yeni yıl heyecanının hepimizi iyiden iyiye sardığı bugünlerde, bir yandan yılbaşı akşamı için planlar yaparken bir yandan da “ne hediye alacağım?” endişesi içerisine giriyoruz. Yılbaşına kısa bir zaman kala alışveriş merkezlerinde telaşla gezmek yerine sizin için hazırladığımız alternatif hediye ve kampanya önerilerini mutlaka inceleyin!

Yeni yıl, yeni umutlar, yeni hediyeler… Peki 2014 için dileğiniz hazır mı?

Siz sevdiklerinizi unutmayıp yeni yıl hediyeleri alırken Garanti de sizi unutmamış!
2013 yılını geride bırakırken yeni yıldan yeni dilekler eksik olmuyor. Yeni yıla girerken Garanti Bankası bazılarımızın dileklerini duymuş gibi sosyal medya takipçilerini sevindirecek bir kampanya yapmış!

Yeni yıl hediyeniz Garanti Link’ten!

Yıl boyunca farklı kampanyalarla fırsatlar sunan Garanti Link, 2014’e girerken çuvalını hediyelerle doldurmuş bir Noel Baba gibi bacanızdan inmeye hazırlanıyor. Günde en az 10 kere kontrol ettiğimiz sosyal medya hesaplarımızı Garanti Link ile Link’leyerek 14 şahane hediyeden birini kazanmaya hak kazanıyoruz. Televizyondan tablet bilgisayara, telefondan fotoğraf makinasına kadar birbirinden değerli hediyelerden birine sahip olmak çok da kolay. Benim dileğim yeni yılda sevdiklerimle her anımı ölümsüzleştirebileceğim bir fotoğraf makinası. Sizin dileğiniz ne?

Siz de buradan sosyal medya hesaplarınızı Link’leyin, 14 şahane hediyeden birini kazanma şansı yakalayın!
 
 
 
Şimdiki önerim ise özellikle ev hediyesi almayı düşünenlerin oldukça ilgisini çekecek!

2014'ün en güzel kahvaltıları, en hoş sohbetleri için Vestel’in sunduğu kahvaltı setlerine mutlaka göz atın derim!
 
 
 
Vestel yılbaşına özel hazırladığı kahvaltı setleri ile hediye alışverişini kolaylaştırıyor. Kırmızı, Inox ve Siyah Kahvaltı Setleri hem şıklığı ile göz dolduracak, hem de sevdiklerinizi çok mutlu edecek.
“Hediyem yılbaşı ruhuna uygun olsun!” diyenler için kırmızı set ideal bir seçim.

Vestel Inox Su Isıtıcı, Dijital Tost Makinesi, Türk Kahve Makinesi'nden oluşan Inox set de çok şık ve pratik bir alternatif. Bu setin farkı ızgara olarak da kullanılabilen Vestel Dijital Inox Tost Makinesi.

Modern ve şık bir hediye arayanlar içinse önerimiz Siyah Set. Vestel Siyah Su Isıtıcı, Ekmek Kızartma Makinesi ve Filtre Kahve Makinesi içeren bu set farklı tasarımı ile benzersiz bir hediye olmaya aday.

Setler için bu linki tıklayarak (http://bit.ly/1jAl38L) online sipariş verebilir, ücretsiz kargoyla hemen hediyelerinize kavuşabilirsiniz! Unutmadan, Vestel Kahvaltı Setleri 2014 yeni yıla özel hazırlandı.
Yılbaşı’ndan sonra bu şekilde set olarak bu fiyatlarda bulmanız pek mümkün değil.

Özel, başka hiçbir yerde olmayan bir hediye arıyorsanız Vestel'de harika bir öneri daha var: Yılbaşı özel tasarımlı Türk Kahvesi Makinesi yeni yıla özel indirimli sadece 59 TL! Bu linkten ürünü inceleyebilirsiniz; http://bit.ly/JYPR3l

Diğer bir önerim ise moda ile teknolojiyi bir araya getiren Samsung Galaxy Gear! Çarpıcı renk seçenekleri, ince ve zarif tasarımı ile giyilebilir teknolojileri günlük yaşama daha da entegre eden Samsung Galaxy Gear alan herkese, 32GB microSD kart hediye ediliyor. 31 Aralık’a kadar geçerli olan kampanya ile hem yeni yılın en şık hediyesi olmaya aday Galaxy Gear’a, hem de yeni yılda en güzel anılarınızı rahatça saklayabileceğiniz 32GB microSD karta sahip olabilirsiniz.
 
 
Yenilikçi ve modaya önem veren kullanıcılara siyah, beyaz, gri, turuncu, sarı ve roze gibi çarpıcı renk seçenekleri sunan Galaxy Gear, 1.9 megapiksel BSI sensörlü kamerası ve 1.63 inç Super AMOLED ekranı ile kullanıcıları cezbediyor.

Telefonunuz cebinizdeyken bile bağlantıda kalmanızı sağlayan Galaxy Gear’da bulunan dahili hoparlör sayesinde telefonsuz konuşma deneyimini sunuyor. Örneğin, bir yandan yılbaşı partiniz için hazırlanırken, diğer taraftan telefon konuşmalarınızı yapabilir, alarmınızı kurabilir, mesaj yazabilir ya da takvim girişlerinizi oluşturabilirsiniz.

Kampanya hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayın: http://www.samsung.com/tr/campaigns/galaksidenhediye/

Bir boomads advertorial içeriğidir.

9 Aralık 2013 Pazartesi

Ne Vidmar'mış arkadaş!

Beko Basketbol Ligi’nde sekizinci hafta bugün İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanan dev bir maçla kapandı. Taraftarı önünde ezeli rakibi Fenerbahçe Ülker’i konuk eden Galatasaray Liv Hospital dev derbide rakibini 72-62 mağlup ederek bu sezonki beşinci galibiyetini elde etti. Baştan sona sarı kırmızılı ekibin önde götürdüğü maçta Fenerbahçe zaman zaman rakibini yakalamak için hamleler yapsa da, pota altını iyi kullanan ve kritik anlarda gelen dış şutlarda da isabet sağlayan Galatasaray sahadan galip ayrılan taraf oldu.



Yazıya nereden başlayacağımı düşünüp, aklıma gelen birçok seçeneği ölçüp tarttıktan sonra sosyal medyanın beni yönlendirmesine izin verdim. Bu gibi maçlarda çoğu kez galip takımın artılarından çok mağlup takımın eksileri konuşulur. Bugün de Fenerbahçe adına en çok konuşulan konu Obradovic ve tribüne gönderdiği yabancı seçimiydi. Kurt hocanın Vidmar’ı yabancı kısıtlaması nedeniyle tribüne göndermesi ve maçın büyük bölümünü gerçek bir pivotu olmadan oynaması bugün Fenerbahçe’yi gözle görülür bir biçimde yenilgiye sürükledi. 3-4 numara oynayabilecek geniş bir rotasyon varken, Obradovic’in tek pivot olarak Zoric’e güvenmesi ve maçın büyük bölümünde de onsuz oynaması oldukça tartışılan ve tartışılacak bir konuydu. Daha önce de denenmiş ve başarısızlıkla sonuçlanmış olan bu taktik yine tutmadı. Galatasaray pota altına indiği her topta Macvan, Furkan ve Bonsu ile sayılar bulurken, Fenerbahçe’nin pota altına girmesini de yasakladı. Muhtelemen rakibi eşleşme problemine sokmak isteyen Obradovic’in kendi takımı savunmada eşleşme problemi yaşarken, hücumda da hareketliliklerini ve şutlarını kullanamadılar. Bogdanovic ve Bjelica’nın birkaç şutu takımı canlandırır gibi olsa da, devamlılık gelmedi. Bir oyuncu bir takımın herşeyi değildir; ama bugün Vidmar olsa Fenerbahçe için işler çok daha farklı olurdu kesinlikle. Yine de ben Obradovic’in bu taktiği play-off’lara kadar denemeye devam edeceğine ve sonuç almak için uğraşacağına inanıyorum. Eğer tutarsa şapkadan tavşan çıkarmış kurt koç olacak. Olmazsa da play-off’larda herşey yine onun elinde.

8 Aralık 2013 Pazar

NBA Live’ın efsane üçlük makinası adını Rekorlar Kitabı’na yazdırdı : Kyle Korver


2003 NBA Draftı tamamlandığında, tüm NBA Live fanatikleri gibi biz de merakla yeni sürümün çıkmasını beklerken, Fantasy Draft’ta ilk sıradan LeBron’u mu yoksa Carmelo’yu mu seçeceğimizi düşünüyorduk. NBA tarihinin en iyi draft sınıflarından biri olan draftta ayrıca Chris Bosh, Dwayne Wade, Chris Kaman, Kirk Hinrich, David West gibi isimler de gelecek için başarı vadeden yıldızlar olarak görülürken, ikinci turdan Kapono, Blake, Pachulia, Bogans, Bonner da ileriki senelerde isimlerinden söz ettirecek isimler olarak draftta yer almışlardı. Bir küçük not olarak Udonis Haslem ve Marquis Daniels’ın  2003’te seçilemediğini de hatırlatalım. 

Benim gibi NBA Live’ın bug’larından yaralanıp Fantasy Draft sonrası takaslarla sadece rookie’lerden oluşma bir takım kuran biri için ise bu oyunculardan seçme bir beş oluşturmak önemliydi. Tanınmış yıldızlardan uzak, ama ileride gelişeceğini bildiğim rookielerle oynayıp zirveye çıkmak ayrı bir keyif oluyordu. Ve sonunda ilk 7 draft seçiminden gelen 4 oyuncu ve yanına birkaç takviye ile 2003-2004 sezonunun takımı oluştu.
İlk beş: Hinrich – LeBron – Carmelo – Bosh ve yanlarına 7.6’lık Pavel Podkolzin (hiç duymayanlarınız olmuştur mutlaka; ama benim pota altındaki yıldızımdı kendisi),
Bench: Kapono – Korver – West  ve adını hatırlayamadığım bir 2.20’lik kazma uzun daha.
Haliyle bu takımla zorluk derecesi en yüksek seviyede dahi güle oynayan şampiyon olurken, birkaç maç geçtikten sonra muhteşem 3 sayı yüzdesiyle Korver rotasyonda Carmelo ve Hinrich’ten süreleri çalmıştı. Sadece onunla NBA rekorları kırmak için onu ilk beşe aldığımı hatırlıyorum. Oynadığım seneler boyunca Korver birçok sezon 3 sayı yüzdesi lideri, 1 sezon sayı kralı olmuş, birçok kez da All-Star’a seçilmişti.
Tabi Kyle Korver gerçekte de çok iyi bir şutör olsa da, benim klavyemde sahaya yansıttığım NBA Live oyunundaki performansıyla bir karşılaştırma yapmak pek gerçekçi olmaz. Yine de o yıllarda game pad’imle NBA Rekorlarına adını yazdırdığım 2.01’lik guard-forvet, 32 yaşını doldururken nihayet gerçek hayatta da tarihe geçmeyi başardı. 4 Kasım 2012’de başladığı seri sonrası, o tarihten beri oynadığı 90 maçta da rakip potalara en az bir isabetli üç sayı gönderen Korver, bu serisiyle NBA’in en iyisi olarak adını rekorlar kitabına yazdırdı. İşte Korver’ın Cleveland Cavaliers potasına gönderdiği ve rekoru kırdığı o üçlük:

Korver kariyerinde 3 sayı çizgisi gerisinden %42’lik bir isabet oranı yakalarken, bu yüzdeyi 2009-2010 sezonunda %54’e kadar taşımıştı. Bu sezon başında da Atlanta Hawks formasıyla sahaya çıktığı 17 maçta %52 üç sayı isabeti yakalayan Korver’ın basketbol kariyeri için önünde artık sadece birkaç sene kaldı. Kalan bu kısa sürede tecrübeli şutörün NBA Live’da onun adına kırdığım diğer rekorları kırması zor gözüküyor. Michael Redd’in bir çeyrekte 8 üçlük isabeti, Deron Williams'ın bir devrede 9 üçlük ve Kobe Bryant’ın bir maçta 12 üç sayı isabeti  ya da Latrell Sprewell’in kaçırmadan bir maçta attığı 9 üçlük bu rekorlardan sadece birkaçı. Ehh tabi Korver’ı da gözümüzde çok büyütmemek lazım. Rekorlar kitabına bir kez girdi; bu kitapta birden fazla satır ayıracak kalitesi var mı; o da tartışılır. O yüzden şimdilik rekoru, yeni bir üçlük makinası tarafından egale edilene kadar kendisini tebrik edelim. Onun hakkında bu kadar yazınca insanın canı da nasıl NBA oynamak istiyor şimdi. Burada yazıya son verip game-pad’i elimize alalım hadi...

7 Aralık 2013 Cumartesi

Anadolu Efes ile yine hüsran!

Anadolu Efes, Turkish Airlines Euroleague’de berbat ötesi bir son çeyrek performansı sahaya koyduğu maçta Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Brose BasketsBamberg’e 78-89 yenildi. Almanya’daki maçın bir kopyası şeklinde biten maçın üçüncü çeyreğinde farkı 14 sayıya kadar çıkaran, bitime 8 dakika kala da 9 sayı farkla önde olan temsilcimiz, 5 dakikada rakibine verdiği 2-15’lik seri sonrası sahadan 11 sayı ile mağlup ayrıldı. Hatırlanacağı üzere Anadolu Efes Almanya’da da üçüncü çeyreğin sonlarına 14 sayı farkla önde girmiş; fakat çok kötü bir maç sonu performansıyla sahadan yenik ayrılmıştı.
Karşılaşmaya TOP16’yı garantileme amacıyla çıkan Anadolu Efes, ilk yarıda rakibin de isteksiz oyunu sayesinde devreyi farklı önde tamamladı. Çok iyi olmasa, ikinci yarıyla kıyasladığımızda en azından savunma yapan, hücumda da yüzdeli oynayan Efes topu iyi dolaştırıp Planinic’in asistlerinden sayılar bularak devreyi 50-36 önde tamamladı. Üçüncü çeyrekle birlikte savunma yapmayı bırakan, direnci kırılan lacivert beyazlılar, farkın yavaş yavaş kapanmasına engel olamadılar. Pota altında üç 4 numara ve Semih ile rotasyonda ısrar eden Mahmudi’nin bu rotasyondan sertlik beklemesi, bir türlü yapılamayan pota altı savunması ve geçen maçın dikkat çeken ismi Doğuş’un kısa süreli bir oyun sonrası kenarda unutulması farkın kapanmasında önemli etkenler olurken, Planinic’in sezon başından beri süregelen durgunluğunun yaptığı birkaç asist dışında devam etmesi Efes’in oyunun kontrolünü tekrar eline alamamasına neden oldu. Hırvat guard’ın topu her eline aldığında Efes’in oyununu bir vites yavaşlatmasına Mahmudi daha ne kadar tahammül edecek göreceğiz. Bunun yanında Emircan ve Deniz’in tıkır tıkır işleyen bir pota altında bench ısıtmasını anlayabiliriz; fakat yol geçen hanına dönmüş bir pota altında en azından şans verip denenmeyecek isimler de değiller. Son çeyrekteki 14-32’lik serinin hiçbir açıklaması olamaz. İçeri penetre edemeyen bir Euroleague takımı haline gelen Efes yine bize tam anlamıyla bir hüsran yaşattı. Ve sahadaki oyuna baktığımızda NBA kariyerlerine son vermiş ve İstanbul’da aldığı paralarla keyifleri yerinde olan Planinic, Semih gibi isimlerle lacivert beyazlıların bu sene de bizi güldürme ihtimali oldukça düşük gözüküyor. 40 dakika boyunca Brose Baskets gibi bir takım İstanbul’da sadece 6 top kaybı yapıyorsa, tek dileğimiz Efes’in en azından TOP16’da mücadele etmeye hak kazanması olacak.

Fenerbahçe CSKA'yı Rusya'da devirdi

Turkish Airlines Euroleage’de A Grubu’nda lider durumda bulunan temsilcimiz Fenerbahçe Ülker, grubundaki sekizinci maçında Rusya deplasmanında karşılaştığı CSKA Moskova’yı 74-78 mağlup ederek hem deplasmanda sahaya önemli bir karakter koymuş oldu, hem de grup liderliği için ciddi bir avantaj yakaladı. Sarı lacivertliler Rusya’nın dev basketbol ekolü karşısında İstanbul’dan sonra deplasmanda da galip gelerek aynı zamanda bu sezon kupanın iddialı takımlarından biri olduğu bir kez daha kantılamış oldu.
 
Geçtiğimiz hafta alınan Barcelona yenilgisi sonrası, deplasmanda Euroleague devlerine karşı zorlanıp zorlanmayacağı sorgulanan Fenerbahçe Ülker, karşılaşmaya beklenenden farklı olarak büyük bir özgüven, yüksek hücum yüzdesi ve agresif savunmayla başladı. Rus ekibine kolay sayı imkanı vermeyen temsilcimiz hücumda da boş şutları bulunca skoru sürekli dengede tuttu. İkinci çeyreğin ortasında skor dengedeyken, savunma dozunu bir seviye daha yukarı çıkaran Kanarya takım olarak iyi top çevirip kolay sayılar bularak devre sonuna 35-41 önde girdi. İyi top çeviren Fenerbahçe Ülker, bunun ödülünü %50 3 sayı isabetiyle bulurken, iyi savunma da CSKA’ya dış şut isabeti şansı vermedi. Sarı lacivertlilerin kolay sayılarında Emir’in sayı paslarını da es geçmemek gerekiyor.

5 Aralık 2013 Perşembe

Cimbom Abdi İpekçi'de turu garantiledi

Turkish Airlines Euroleague’de C Grubu’nda ikinci sırada yer alan temsilcimiz Galatasaray Liv Hospital, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda konuk ettiği İspanyol ekibi Unicaja Malaga’yı 78-70 yendi. Gruptaki sekizinci maçında beşinci galibiyetini alan Galatasaray bu galibiyetle grupta ilk dört sırada yer almayı garantiledi; ikinci sıra için de önemli bir avantaj elde etti.
Olympiakos maçında oyundan atıldıktan sonra cezalı duruma düşen Pops Mensah Bonsu’nun yokluğunda daralan uzun rotasyonunun yol açtığı soru işaretleri ve endişe ile sahaya çıkan Galatasaray Liv Hospital, dar rotasyonu iyi kullanmasını bildi. Furkan – Macvan – Erceg üçlüsünün faul problemine girmemesi sarı kırmızılıların pota altında sıkıntı yaşamasına engel olurken, Furkan ve Macvan’In son maçlarda yükselen formu bu maçta da devam etti. Cimbom ilk yarıda Hairstone ve Arroyo ile sayılar bulurken, Suarez’in etkinliğine çözüm bulamayınca maçı koparamadı. Devre 40-39 temsilcimizin lehine sonuçlanırken, başa baş geçen üçüncü periyodu 55-53 önde kapatan Galatasaray final periyodunda kontrolü eline almaya başladı. Arroyo’nun sayıları ve liderliğine Furkan – Macvan ikilisinin pota altındaki etkinliği ve kenardan gelen Ender’in skora katkısı eklenirken, savunmasını da daha agresifleştiren Cimbom farkı açtı ve sahadan 78-70 galip ayrıldı.
Galatasaray Liv Hospital’da Carlos Arroyo 22 sayı, 5 asistle en etkili isim olurken, Ender Arslan 17 dakikada 17 sayı, 4 asist, Malik Hairstone da 13 sayı ile karşılaşmayı tamamladılar. Pota altında ise Milan Macvan’ın 9 sayı, 8 ribaund ve Furkan Aldemir’in 8 sayı, 12 ribaundluk performansları galibiyetteki diğer önemli faktörlerdi.

Euro Cup'ta 8. hafta değerlendirmesi

Euro Cup temsilcilerimiz ilk tur gruplarının sekizinci maçlarını dün oynadılar. Parkeye çıkan dört takımımızdan Beşiktaş İntegral Forex, Banvit ve Aykon TED Ankara Kolejliler haftayı galibiyetle kapatırlarken, tek yenilgi Bulgaristan deplasmanında yenilen Pınar Karşıyaka’dan geldi. Bu sonuçlarla Beşiktaş İntegral Forex ve Pınar Karşıyaka gruptan çıkmayı garantilerlerken, Aykon TED Kolej ve Banvit’in kaderini önümüzdeki maçlarda alacakları sonuçlar belirleyecek.
 
 
Temsilcilerimiz adına haftanın en dikkat çeken galibiyeti Aykon TED Ankara Kolejliler’den geldi. Ankara’da gruptan çıkma yolundaki önemli rakiplerinden PAOK’u konuk eden TED Kolej, baştan sona önde götürdüğü maçı 84-65 kazanarak hem rakibiyle arasındaki farkı 1 maça indirdi, hem de ikili averajda avantajı eline geçirdi. Maça agresif savunma ve yüzdeli hücumla 12-0’lık bir başlangıç yapan temsilcimiz, çeyreği 28-7, devreyi ise 48-18 önde tamamladı. İkinci yarıda farkın verdiği rahatlıkla ve ikili averajı koruma hedefiyle oynayan TED Kolej, fark kapansa da yeterli skor üstünlüğünü koruyarak çok değerli bir galibiyet elde etti. Clay Tucker 24 sayı, 5 asist ile yıldızlaşırken, Kristaps Valters 15 sayı, 7 asist, Vladimir Golubovic 12 sayı, 13 ribaund ve Vanja Plisnic de 11 sayı, 6 ribaund, 4 asistle galibiyette önemli rol oynadılar. PAOK’ta ise DJ Cooper’ın 15 sayı, 13 asist, 7 ribaundluk performansı galibiyet için yeterli olmadı. Aykon TED Kolej bu sonuçla F Grubu’nda 4. Sırada yer alırken, bir üst tura yükselebilmek için kalan iki maçta PAOK’tan bir galibiyet fazla almaya çalışacak.

3 Aralık 2013 Salı

EuroChallenge Cup'ta Tofaş ve Antep'in zafer gecesi

FIBA EuroChallenge Cup’taki iki temsilcimiz Tofaş ve Royal Halı Gaziantep BŞB bu akşam oynadıkları karşılşamlardan galibiyetle ayrılarak 2’de 2 yaptılar. Tofaş deplasmanda karşılaştığı Fortress Jaszberenyi takımını rahat bir maç sonrası 54-76 mağlup ederken, Royal Halı Gaziantep de kendi sahasında bu kupanın son şampiyonu Krasnye Krylia’yı 71-63 mağlup ederek grubunda zirveye yerleşti.
 
 
Akşamın ilk maçında Macaristan deplasmanında F Grubu’nun galibiyetsiz ekibi Fortress Jaszberenyi’ye konuk olan Tofaş, zayıf rakibi karşısında zorlanmadı. Maça agresif bir savunmayla başlayan temsilcimiz, iyi savunmanın getirdiği hücum performansıyla yakaladığı 0-16’lık seri sonrası ilk çeyreği 7-23 önde kapatarak, galibiyeti adeta ilk çeyrekten garantiledi. Maçın geri kalanında sadece farkın kapanmaması için yetecek performansı sahaya yansıtan Tofaş, farkın da etkisiyle Evren dışındaki tüm oyuncularına süre verme şansı buldu. Hem skor hem de takım istatistiklerinde rakibine üstünlük sağlayan Tofaş sahadan 54-76 ile galip ayrılırken, rakibine ribaundlarda 43-23, asistlerde 14-10, top çalmada 10-7 ve bloklarda da 4-1 üstünlük sağladı. Tofaş’ta en skorer isim 13 sayı ile Jure Balazic olurken, Hırvat oyun kurucu Rok Stipcevic 12 sayı, 6 ribaund, Nijeryalı pivot Chinemelu Elonu 10 sayı, 5 ribaund, Ramazan Tekin 9 sayı, Samet Geyik 8 sayı, 11 ribaund ve Uğur Dokuyan da 7 sayı, 11 ribaund ile karşılaşmayı tamamladılar.

1 Aralık 2013 Pazar

Kaf Kaf kazandı, namağlup takım kalmadı

Beko Basketbol Ligi’nde 8.haftanın en dikkat çekici mücadelesinde Pınar Karşıyaka sahasında Banvit’i konuk etti. Maç öncesi ev sahibi takım taraftarları sosyal medyadaki sloganlarıyla skorun habercisi olmuşlardı: “Namağlup takım yoktur, KarşıyakaArena’ya gelmemiş takım vardır” diye. Pınar Karşıyaka da sahadaki oyunuyla Banvit’i 81-75 yenerek haftaya namağlu p giren rakibinin yenilmezlik ünvanına son verdi. Banvit ise Türkiye Kupası maçları sırasında bir Türk takımından aldığı son yenilginin sahibi Pınar Karşıyaka’ya bir kez daha yenilerek o maçtan beri sürdürdüğü namağlup ünvanını Arena’da bıraktı.
Karşılaşmanın başlamasıyla birlikte salonu tıklım tıklım dolduran taraftarının desteğini arkasına alan Pınar Karşıyaka, Dixon ve Batista’nın etkili oyunlarıyla skorda öne fırladı. Batista’nın Ermal ve Duşan’a üstünlük sağlaması Banvit’i gerçek bir pivot olmadan oynamaya zorlarken, yeşil kırmızılı İzmir ekibi de Dixon önderliğinde topu iyi çevirerek bulduğu isabetli şutlar sonrası farkı 15 sayıya kadar çıkardı: 41-26. Devrenin sonunda Dixon’un dinlendirilmek üzere kenara alınması sonrası hücum düzeni bozulan Kaf Kaf, Banvit’in son birkaç dakikada farkı kapatmasına engel olamayarak devre arasına sadece 6 sayıyla önde girebildi: 46-40.

30 Kasım 2013 Cumartesi

Fenerbahçe İspanya'da yenilgiyle tanıştı

Fenerbahçe Ülker Turkish Airlines Euroleague A Grubu’ndaki yedinci maçında İspanya deplasmanında  Barcelona’ya 94-81 yenilerek altı maçlık galibiyet serisine son verdi. Yedinci karşılaşmasında yenilgiyle tanışan Fenerbahçe Ülker ilk çeyrekte savunmada yaptığı hataların cezasını maçı kaybederek ödedi. Yenilgiye rağmen gruptaki liderliğini koruyan sarı lacivertliler İstanbul’daki 5 sayılık üstünlükten daha farklı yenildiği için ise ikili averajdaki avantajlarını kaybettiler.
 
 
 
Maç öncesi Kanarya’nın zor bir maç geçireceğini tahmin etsek de ilk çeyrekteki basketbolu kimsenin beklemediğini kabul etmek gerekiyor. Önce Navarro ardından da Nachbar’ı durduramayan Fenerbahçe Ülker, Papanikolaou’nun hırslı ve etkili oyununa da çözüm bulamayınca fark açılmaya başladı. Sarı lacivertlilerli temsilcimiz hücumda da önceki maçlardaki yüksek yüzdesinden uzak kalıp top kayıpları yapınca skoru dengede tutma şansını kaçırdı. Buna özellikle Nachbar’ın ortalamaları üzerindeki performansı ve takım savunmamızın Obradovic’i çıldırtacak derecede kötü olması da eklenince ikinci çeyreğin sonlarında fark 24 sayıya kadar çıktı: 52-28. Bu dakikadan sonra Bo McCalebb’in ateşlediği Fenerbahçe Ülker devre sonuna kadar 0-12’lik bir seri yakalayınca devre sonunda hiç olmazsa fakı daha makul seviyelere indirdi ve ilk yarı 52-40 olarak sonuçlandı.

29 Kasım 2013 Cuma

Abdi İpekçi'ye hırsız girdi!

Anadolu Efes Turkish Airlines Euroleague B Grubu’ndaki yedinci maçında Abdi İpekçi Spor Salonu’nda konuk ettiği Fransız ekibi Strasbourg’u  farklı bir şekilde 88-65 mağlup ederek iki maç ara sonrası galibiyetle tanıştı ve kötü gidişe dur dedi. Özellikle maçın başında yağtığı iyi savunma ve kapılan toplar sonrası hızlı hücumlardan kaydettiği sayılarla farkı açan Anadolu Efes, maç boyunca bu ritmi koruyup rahat bir şekilde dördüncü galibiyetine ulaştı. Efes bugün tam 18 top çalarken, bu istatistikle kendi Euroleague rekorunu egale etti.
 
 
Maça Gordon & Doğuş ikilisyle başlayan ve bu ikilinin daha Strasbourg hücumları başlamadan kaptığı toplarla rakibe kolay sayı şansı vermeyen Anadolu Efes’te Doğuş’un hırsı, her topa elini sokması ve Gordon’un çabuk ayakları ve akıllı savunması daha ilk çeyrekte Efes adına 9 top çalmayı istatistik hanesine yazdırdı. Kapılan bu topların neredeyse tamamı Efes adına fast breakle sonuçlandırken, arayı gitgide açan temsilcimiz devreyi 46-29 önde tamamladı. İlk yarıda Anadolu Efes’te savunmadaki agresif oyuna hücumda Hopson da yüzdeli şutlarıyla eşlik ederken, Strasbourg’ta pota altında Alexis Ajinca dışında skorda etkili olan bir oyuncu çıkmadı. Pota altında Semih ve Deniz Ajinca’yı durdurmakta zorlanırken, Fransız ekibinde ikinci bir skor opsiyonunun çıkmaması farkın kapanmasına engel oldu.

28 Kasım 2013 Perşembe

Cimbom Olympiakos'a direnemedi: 72-54

Turkish Airlines Euroleague C Grubu’nda zirve mücadelesi veren temsilcimiz Galatasaray Liv Hospital grubundaki yedinci maçında Yunanistan deplasmanında Olympiakos karşısında 72-54’lük ağır bir yenilgi alarak gruptaki üçüncü yenilgisini elde etti. Bu yenilgiye rağmen grupta ilk iki iddiasından birşey kaybetmeyen Galatasaray, sahaya koyduğu silik basketboluyla önündeki maçlar için ümit vermedi. Son çeyreği olaylı geçen maçta 3 oyuncu diskalifiye edilirken, Printezis ve Begic ile birlikte oyundan atılan Mensah-Bonsu’ya verilecek ceza da sarı kırmızılıların gruptaki konumu için belirleyici bir unsur olacak.
 
 
Maçın ilk 12-13 dakikasında Olympiakos’un maçı alıp götürmesine izin vermeyen, hatta ikinci periyodun başındaki performansıyla oyuna dengeyi getiren Galatasaray Liv Hospital, çeyreğin ortalarından itibaren yaptığı birkaç hata sonrası oyun disiplininden koparak maçın geri kalanını Olympiakos için bir antrenman maçına çevirdi. İkinci çeyreğin başındaki 8-2’lik serisi sonrası skoru 20-20’ye getirecek fast break’te Malik Hairstone ile top kaybı yapan Galatasaray için bu dakika adeta maçın dönüm noktası oldu. Arroyo’yu iyi kilitleyen Olympiakos, Dunston, Petway ve Spanoulis’in sayılarıyla farkı açmaya başladı. Galatasaray hem savunmada hem hücumda oldukça düzensiz bir takım görüntüsü verirken, biraz Furkan biraz da Sinan’ın çabaları farkın açılmasına engel olamadı. Arroyo’nun iyi savunulduğu bir günde sarıkırmızılıların en büyük skor opsiyonu olarak Sinan’ın eline bakması, Galatasaray’ın bugünkü oyunu için en iyi açıklama olabilir. İkinci yarıda oyuna hareketlilik getirmeye çalışan Ender’in çabalarından da sonuç gelmemesi sonrası son çeyreğe 59-35 geride giren sarı kırmızılı temsilcimiz final periyodunda ciddiyeti kaybeden Yunan ekibinin yaptığı kop kayıpları sonrası farkı 20 sayının altına indirse de sahadan 72-54 mağlup ayrıldı.

Evinde kaybeden Banvit’in kaderi artık kendi ellerinde

Euro Cup G Grubu’nda mücadele eden temsilcimiz Banvit, bugün kendi evinde konuk ettiği Rus ekibi Unics Kazan’a 71-79 yenilerek gruptan çıkamama korkusunu yaşamaya başladı. Ligde aldığı Fenerbahçe Ülker galibiyetinin moraliyle sahaya çıkan ve namağlup rakibine ilk yenilgiyi Bandırma’da tattırmayı hedefleyen temsilcimiz ilk çeyrekteki birkaç dakika haricinde maçı sürekli geride götürdü. Özellikle Andrew Goudelock ve Kostas Kaimakoglou’nu durdurmakta zorlanan Banvit, hücumda sadece Rowland ve Davis’in eline bakınca sahadan yenik ayrılmaktan kurtulamadı. Maçta Banvit’in pota altındaki güçsüzlüğü bir kez daha dikkati çekerken Davis’e Ermal, Dusan, Gordon gibi isimlerden yeterli katkı gelmemesi, bunun yanında Meija’nın da normalin aksine bugün suskun olması yenilgiyi hazırlayan unsurlar oldu.

 
Bu yenilgiyle yedinci maçında dördüncü kez sahadan mağlup ayrılan Banvit grupta dördüncü sıraya gerilerken ilk üç sıranın tur atlayacağı grupta yükselebilmesi için önündeki maçların önemi daha da arttı. Özellikle kendi üstündeki takımlardan Haifa ile evinde ve VEF Riga ile deplasmanda oynayacağı maçlar temsilcimiz için final niteliği taşırken, Banvit’in bir üst tura çıkmayı  ihtimallere bırakmaması için bu maçları kazanması şart. Ligde fırtına gibi esen Banvit’in kalan 3 maçı da kazanıp grup iki ya da üçüncüsü olarak bir üst tura çıkacağına inanıyorum.

Kaf Kaf savunma yapmadan kazandı: 91-87

Geçtiğimiz hafta oynadığı Avrupa ve Lig maçlarını kaybederek moral bozukluğu yaşayan Pınar Karşıyaka, bugün Euro Cup E Grubu’ndaki yedinci maçında kendi sahasında konuk ettiği Romen Asesoft Ploesti takımını 91-87 yenerek iki maç aradan sonra tekrar galip geldi. Kaf Kaf böylece gruptaki beşinci galibiyetini aldı ve gruptan çıkmayı büyük ölçüde garantiledi. Karşıyaka’nın bundan sonraki maçlarda alacağı sonuçlar yeşil kırmızılıların gruptaki yerini tayin edecek.
 
 
Sezona hızlı bir başlangıç yapan ve hem savunma hem hücumda yüksek bir performans sahaya koyan Pınar Karşıyaka’da son haftalarda özellikle savunmadaki isteksizlik / ya da yorgunluk bu maçta da kendini gösterdi. Oyunun hücum tarafında yine ritmini bulup rakip potaya 91 sayı göndermesini bilen yeşil kırmızılılar, özellikle pota altındaki savunma zaaflarıyla 91 sayı attıkları bir maçı zora sokmayı başardılar! Rakip oyun kurucunun birçok hücumda Karşıyakalı kısaları rahat bir şekilde ekarte ettiği ya da ikili oyunlarla adam eşleşmesini bozduğu görülürken, bu ikili hücumların çoğu Batista ya da Lyons’un adamını kaçırıp pota altında yenilen kolay sayılarla sonuçlandı. Kenardan gelen Gerald Lee'nin yıldızlaşmasını sağlayan bu ikili oyunlara çözüm bulmakta zorlanan Kaf Kaf, alan savunması ve Mutlu’nun mücadelesiyle rakibi bozarken, Dixon’un sürüklediği hücumlarda zaman zaman Batista, zaman zaman da Mutlu’nun katkısı Karşıyaka’yı maçta önde tutan unsurlardı. Özellikle Mutlu’nun en kritik anlarda bulduğu sayılar hem takımı hem de taraftarı ateşlerken, ilk çeyrekte girdiği faul problem sonrası maç boyu suskun olan Diebler’ın son çeyrekte ard arda bulduğu iki üç sayılık isabet ve Barış’ın içeriyi zorlamalarıyla kazandığı serbest atışlarda kaydettiği 10/10’luk başarı Kaf Kaf’ı galibiyete taşıyan diğer artılardı.
Pınar Karşıyaka’da bugün Dixon’un günüydü. Maça çok hızlı başlayıp 3 üçlük bulan ve maçı da 28 sayı ile tamamlayan Dixon’u 15 sayı ile Batista desteklerken, Mutlu Demir’den gelen 13 ve Barış Hersek’ten gelen 12 sayılık katkı Pınar Karşıyaka için çok değerliydi. Pınar Karşıyaka’da yabancıların bir ya da ikisinin vasat olduğu maçlarda bu tip yerli katkısı büyük önem taşırken, Kaf Kaf’ın kupada daha ileriyle gidebilmesi için Can, Yunus, Soner gibi kısaların da oyuna daha fazla katkıda bulunması şart gözüküyor.
Konuk ekipte ise yazın Finlandiya Milli formasıyla talip ettiğimiz Gerald Lee ikili oyunlar sonrası bulduğu 24 sayı ile takımını taşırken, Rawle Marshall 16, Dragan Zekovic ve Christopher Dunn da 12’şer sayı kaydettiler.

26 Kasım 2013 Salı

San Antonio Spurs'ta keyifler yerinde

NBA’de sezona mükemmel bir başlangıç yapan San Antonio Spurs’te takımın sezona 13-1’lik bir istatistikle başlamasının takım sinerjisini ve motivasyonunu da üst düzeyde tuttuğu gözlemleniyor. 2 Kasımdan beri maç kaybetmeyen Spurs, sahaya basketbolun inceliklerini kusursuz yansıtırken, saha dışında da aynı bir kolej takımı havasını korumakta. Parker, Duncan ve Ginobili gibi yıldızlarının yanına Kawhi Leonard, Boris Diaw, Tiago Splitter, Danny Green, Marco Belinelli gibi isimleri monte eden ve saydığımız tüm isimlerden, alınan galibiyetlerde önemli ölçüde katkı alan Spurs’ta 17 sayı ortalamalı Parker yanında, 10 sayı ortalamasını geçen 4 oyuncu daha mevcut. Maçların çoğunu farklı skorlarla kazanan ve sadece Portland Trail Blazers karşısında bir yenilgisi bulunan Spurs’ta Popovich’in farklı sonuçlanan maçlarda tüm oyunculara yer vermesi de Spurs için bir diğer olumlu gözlem. Bu dakikalarda Spurs benchindeki yüksek takım olgusu, maç önü ve maç sonundaki arkadaşlık ve oynanan oyundan alınan zevk de bu performansın kalıcılığı için önemli göstergeler.
 

Sahaların en ciddi adamlarından biri olan Tim Duncan’ın bir maç öncesi maçı analizi yapan Sean Elliot’a yaptığı bu şaka da keyiflerin ne kadar yerinde olduğunun kantılarından sadece biri. San Antonio bu performansıyla, eğer takımın yaş ortalaması yüksek “abi”leri sezon sonuna doğru yorulmaz da ayakta kalabilirlerse ligin en kuvvetli şampiyonluk adaylarından biri olacaktır. Play-Off’lara güçlü girebilmenin NBA’de ne kadar öenmli olduğunu unutmamak lazım. Tüm oyuncularına şans veren ve onları hazır tutan Spurs bu konuda oldukça avantajlı. Bakalım Nisan’da ne kadar kuvvetli olacaklar.

25 Kasım 2013 Pazartesi

Derrick Rose geri döner mi?

NBA'in önemli yıldızlarından Chicago Bulls guardı Derrick Rose'un geçtiğimiz haftasonu oynanan Portland Trail Blazers maçında geçirdiği sakatlık sonrası sezonu kapattığı açıklanmıştı. Sağ dizinde menisküs teşhisi konulan ve başarılı bir ameliyat geçirilen Rose, hatırlanacağı üzere geçtiğimiz sezon da sol dizinden sakatlanmış ve tüm sezonu maç yapamadan geçirmişti. Henüz 25 yaşındaki Rose'un kariyerinin başında geçirdiği bu iki ciddi sakatlık, yıldız guardın geleceği üzerindeki soru işaretlerini artırırken, Rose'un sakatlık sonrası sahalara nasıl bir dönüş yapacağı da şimdiden konuşulmaya başladı.


Kişisel görüşüm iki büyük sakatlık sonrası Derrick Rose'un dönüşünün eski oyunu gibi olmayacağı yönünde. Özellikle onun gibi ayak oyunlarını çok kullanan bir guardın, dizine çok yüklenmeden nasıl başarılı olacağı konusunda ciddi soru işaretlerim var. Ayrıca aklıma erken bir emeklilik olasılığı da gelmiyor değil. Neyse, felaket tellallığı yapmayalım ve Rose'a en kısa zamanda sağlık dileyelim.

İşte Derrick Rose'un Portland Trail Blazers maçında sakatlandığı pozisyon...


Bunu Blogumda Paylaşabilirim. Hürriyet Benim.

Hürriyet; gündeme dair cesur bir projeyle karşımızda. TBWA\ISTANBUL'un hazırladığı proje kısa zamanda oldukça ses getirdi. Din, dil, ırk, cinsiyet ayırt etmeden bireysel özgürlükleri konu alan projenin amacı Türkiye'nin dört bir yanından insanların hürriyetlerini dile getirmeleri ve seslerini duyurmaları...

Bu proje katılımcıların kendi hürriyetlerini anlatmaları için tasarlandı, katılımcılar videolarını oluştururken ilham versin diye de bir film hazırlandı.


Hürriyet, herkesi kendi hürriyet cümlelerini yazmaya ve hürriyet şarkılarını yaratmaya davet etti. Kullanıcılar içinde kendi fotoğraflarının da olduğu hürriyet filmleri yaratabiliyor ve bu filmleri sosyal medyada dilediğince paylaşabiliyor. Ayrıca seçtikleri mesaj ve fotoğraflarından oluşan bannerı hurriyet.com.tr sayfalarında yayınlanıyor. Kısaca proje tamamıyle interaktif bir proje olarak kurgulandı. www.hurriyetbenim.com üzerinden ilham verici videoyu seyredebilir, kendi video ve bannerınızı yaratabilirsiniz.

"Hürriyet Benim" filmi, daha TV’ye çıkmadan viral olarak sosyal medyada gösterildi ve çok kısa sürede yayılarak; sosyal medyada konuşulmaya ve paylaşılmaya başlandı. Kullanıcıların katkılarıyla yapılan klipleri Twitter'dan #hürriyetbenim hashtag'iyle takip edebilirsiniz.

Ben de kendi videomu oluşturdum ve benim için hürriyetin ne demek olduğunu anlattım. İzlemek için;


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Euroleague'de Fener, bizim ligde Banvit

Haftaya Beko Basketbol Ligi’nde yenilgisiz lider giren Banvit, kendi sahasında konuk ettiği Fenerbahçe Ülker’i 91-76 mağlup edip hem namağlup ünvanını korudu hem de en yakın rakibi ile arasındaki farkı 2 galibiyete çıkardı. Panathinaikos’ta 10 yılı aşkın süre beraber görev yapan iki koçu karşı karşıya getiren maçta Obradovic’in yardımcılığını yapan Itoudis galip gelerek, ustasının bileğini bükmüş oldu.
 

Bu sezon ligde aldığı iyi sonuçlarla dikkat çeken Banvit, hafta içinde FIBA Euro Cup’ta aldığı sürpriz Kalev yenilgisinin acısını Fenerbahçe Ülker’den çıkardı. Taraftarının desteği ile maç boyunca temposunu hiç düşürmeyen, sürekli üst düzeyde mücadele eden Banvit, yüksek dış şut yüzdesinin yanına, ribaundlardaki üstünlüğünü de ekleyince oyunda üstünlüğü sağlamakta zorluk çekmedi. İlk yarı 45 sayı yiyen bir takım için çok iyi savunma yaptılar demek doğru olmaz; fakat Banvit maç boyunca kendini skorda önde tutacak kadar savunma yaptı; kritik anlarda Fenerbahçe’ye kolay şut ve top çevirme imkanı vermedi. Özellikle Rowland oyunun hücum tarafında takımın temposunu iyi ayarlayıp attığı 25 sayı ile maçın yıldızı oldu. 20 sayı, 8 ribaund yapan Chuck Davis ve 13 sayı kaydeden Sammy Meija takımın diğer liderleri olurlarken, kritik anlardaki hamleleriyle 10’ar sayı kaydeden Erkan ve Ermal de Banvit’i galibiyete taşıyan diğer isimler oldular.

24 Kasım 2013 Pazar

Telekom oynadı, Kaf Kaf seyretti

Dün Ankara’da Pınar Karşıyaka’yı konuk eden Türk Telekom rakibi karşısında hiç beklemediği kadar rahat bir galibiyet alırken iki takımda sezon başındaki performansları sonrası, sezonun ilerleyen haftaları için farklı sinyaller verdiler:96-74. Genel olarak Türk Telekom üstünlüğünde geçen maçta farkın yanında tüm istatistiklerde Telekom'un ezici bir şeiklde üstün olması, bize de yukarıdaki gibi bir başlık atmayı kaçınılmaz kıldı.
 
 
Önceliği dünün galibine verecek olursak, sezona yüksek bütçe ve isimli transferlerle giren; fakat bir türlü beklenen basketbolu sahaya yansıtamayan bir Türk Telekom izlemiştik 2 hafta öncesine kadar.  Gerek basketbolcuların artık beklentilerinin kalmamış olması, gerekse Vrankovic’in takımdaki geleceği gibi konular ön plana çıkmaya başlamıştı. Daha düşük bütçeli Tofaş, Torku Konya Selçuk gibi takımlara karşı alınan yenilgiler Telekom’da huzuru bozmaya çok yakınken, iki hafta önce Ankara’da gelen Galatasaray Liv Hospital galibiyeti morallerine yerine getirmişti. Dün ise yine Ankara’da ligin flaş ekiplerinden Pınar Karşıyaka’yı konuk eden Telekom, rakibi karşısında maçı baştan sona önde götürdü. Önce Can Akın, arından da Kerem Tunçeri ile oyunu çok iyi kuran, yüksek hücum potansiyeli olan Karşıyaka’yı düşük skorda tutan Telekom, Bogdanovic, Shipp ve Andric’in skorer oyununa Kerem ve Ümit’ten gelen yerli katkısıyla da zor maçı rahat kazandı. Yeşil kırmızılı rakibinin savunmada riske ettiği dış şutlarla cezalandıran Telekom 14/26 gibi yüksek bir dış şut yüzdesi yakalarken, ribaundlarda 34-18, asistlerde ise 30-8 gibi inanılmaz istatistiki üstünlük yakaladı. Kerem Tunçeri yaptığı 11 asistle Kaf Kaf’ın takım toplamını geçerken, Can da 0 sayısına rağmen 7 asist ile arkadaşlarına sayı yollarını açtı. Telekom Galatasaray maçından sonra aldığı bu galibiyetle hem sahasındaki üstüste ikinci galibiyetini alarak moral buldu; hem de takım olma yönünde gözle görülür bir ilerleme gösterdiğini kanıtladı.

23 Kasım 2013 Cumartesi

Fenerbahçe Ülker TOP16'yı garantiledi

Turkish Airlines Euroleague'de Fenerbahçe Ülker fırtınası esmeye devam ediyor. Sarı lacivertli temsilcimiz grubundaki altıncı maçında Fenerbahçe Ülker Arena'da Ukrayna ekibi Budivelnik Kiev'i de farkı yenerek namağlup ünvanını korudu ve TOP16'da mücadele etmeyi garantiledi. Özellikle ilk yarıdaki yüksek hücum yüzdesiyle sahadan 84-68 galip ayrılan Fenerbahçe Ülker böylece önündeki maçlarda daha rahat mücadele ederek geniş rotasyonunun derinlerindeki isimleri de daha fazla sahaya sürme şansı yakalamış oldu.
Dün gece Fenerbahçe Ülker özellikle ilk yarıda oldukça akıllı hücum etti. Rakip uzun Lavrinovic'in de erken faul almasından faydalanıp topu her fırsatta Vidmar ve Zoric ile buluşturan Kanarya, farkı yavaş yavaş açmaya başladı. Bu ikiliye ilk çeyrekte Bogdanovic, ikinci çeyrekte de 3 sayı çizgisi gerisinden Ömer'in katkılarıyla oyunun rakip yarı alanında hiç zorlanmayan Fenerbahçe Ülker ilk devreyi 52-35 önde tamamladı. İkinci çeyrekte farkın açılmasında Ömer'in sahaya girmesiyle bir seviye daha yukarı çıkan savunma direncinin de hakıını vermek gerekiyor.
İkinci yarıda Fenerbahçe Ülker'in tıkır tıkır işleyen dişlileri biraz takılmaya başladı. Bunda farkın verdiği rehavet ve Budivelnik'in son çırpınışlarının etkisi büyüktü tabi. Salenga ile sayılar bulan konuk ekibe Vidmar, Bjelica ve Kleiza ile karşılık veren temsilcimiz ilk yarıdaki kadar iyi hücum edemese de, devre sonundaki 17 sayılık farkı final periyoduna taşımasını bildi: 68-51. Final periyodunda ise işler Fenerbahçe'nin istediği gibi gitti. İki takım da rahat sayı bulamazken, fark çeyreğin büyük bölümünde olduğu gibi korundu. Maçın sonlarına doğru  hem rehavet hem de daha az sure bulan isimlerin parked olması sonrası fark psikolojik 10 sayı sınırına yaklaşsa da, tecrübesini ve kalitesini sahaya yansıtan Fenerbahçe Ülker maçı 84-68 kazanmasını bildi.

18 Kasım 2013 Pazartesi

TBL'de 6 haftanın ardından

Beko Basketbol Ligi’nde 6.hafta Cumartesi ve Pazar günü oynanan maçlarla tamamlandı. Zorlu haftanın en dikkat çekici maçında dün Galatasaray Liv Hospital’ı 79-68 mağlup eden Banvit namağlup ünvanını koruyarak zirvedeki yerini bırakmadı. 1 mağlubiyetleri bulunan Fenerbahçe Ülker ve Pınar Karşıyaka ise haftayı sahalarında galibiyetle kapatarak Banvit’i yakın takiplerini sürdürdüler.
 
 
Haftaya lider giren Banvit, haftanın kapanış maçında Galatasaray Liv Hospital’a konuk oldu. Deplasmandaki maça fırtına gibi giren Banvit, sakatlıklar yüzünden kadrosunu bir türlü sabitleyemeyen rakibi karşısında henüz ilk çeyrekten farkı açarak ilk çeyreği 10-26 önde tamamladı. Rowland ve Meija’nın sürüklediği, Chuck Davis’in de skor ve ribaundlarda önemli katkılarda bulunduğu Banvit, Erkan ve Ermal’dan da yerli oyuncu katkısını alarak maçın tamamına yakınınında oyunun hakimiyetini elinde bulundurdu. Banvit’de Earl Rowland 20 sayı, 6 asist, Sammy Meija 16 sayı, 4 ribaund ve Chuck Davis 15 sayı, 7 ribaund ile galibiyetin mimarları olurlarken Erkan Veyseloğlu 9, Ermal Kurtoğlu da 8 sayı kaydettiler. Galatasaray Liv Hospital ise çok tutuk maçın ikinci yarısında yakaladığı seriyle farkı kapatıp oyunu dengeye getirse de, Banvit skor üstünlüğünü korumasını bildi ve Arroyo’ya gelen sportmenlik dışı faul sonrası maça noktayı koydu. Sarı kırmızılılarda eksik oyuncuların moralleri bozduğu gözlemlenirken, bu sakatlara rağmen ligde zirveyi zorlayabilecek bir kadroya sahip oldukları gerçeğini unutup, sakatları başarısızlık için bir bahane benimsedikleri dikkatleri çekti. Bu konuda en büyük görev de önümüzdeki günlerde Ergin Ataman’a düşecek gibi. Cimbom ligde 6’da 3 yaparken, Ataman’ın bu istatistiği düzeltebilecek kadroya sahip olduklarının farkına varması, aynı zamanda da sahadakilere bunu aşılaması lazım. Şu ana kadar onun tercihi oyuncularına yüz çevirmek, onları sahada aşağılamak gibi gözükse de, belki de vardır bir bildiği.

15 Kasım 2013 Cuma

Cimbom Bayern'i devirdi: 84-74

Turkish Airlines Euroleague C Grubu’nda beşinci maçına çıkan Galatasaray Liv Hospital, kendi sahasında konuk ettiği Alman Bayern Münih’i 84-74 mağlup ederek gruptaki üçüncü galibiyetini aldı. Galatasaray’da yeni transfer Malik Hairstone bu maçta forma giymezken, Jawai sakatlığı sonrası takıma katılan Pops Mensah Bonsu sahaya yansıttığı performansla sarı kırmızılıların kendisini transfer ederken oynadığı kumarın “en azından şimdilik” tuttuğunu bir kez daha kanıtladı.
Karşılaşmanın ilk yarısında oyunu yönlendiren taraf net bir şekilde Galatasaray Liv Hospita’dı. Arroyo’nun yönlendirdiği hücumlarda yüksek yüzdeyle maça başlayan Cimbom, Porto Riko’lu oyun kurucunun 3/3 üç sayı isabeti ve içeride Mensah Bonsu’yu başarılı bir şekilde beslemesi ile skor bulmakta zorluk çekmedi. Sarı kırmızılıların yüksek hücum gücü yanında Bayern’de de Deon Thompson’un maçın başında ikinci faulünü alması ve Göksenin’in Delaney’i adeta kilitleyip düzenden çıkarması Galatasaray Liv Hospital’ın farkı açmasını sağladı. Arroyo – Bonsu ikilisine ilk çeyrek sonunda Cenk Akyol’un da 2 üçlükle katılması sonrası ilk çeyreği Galatasaray Liv Hospital 29-15 önde kapattı. İkinci çeyrekte Galatasaray’ın hücumdaki hızı biraz düşse de, sarı kırmızılılar savunmalarıyla farkın kapanmasına izin vermedi. Çeyreğin ilk 4.5 dakikasında sadece 2 sayı bulabilen Cimbom, yaptığı etkili savunma ile farkın tek hanelere inmesinin önüne geçti. Arroyo’nun kenara geldiği dakikalarda oyun kurucu pozisyonunda Ender’in takıma getirdiği canlılıkla tekrar hareketlenen Galatasaray Ender ve Bonsu’nun sayılarıyla farkı 19 sayıya kadar çıkardı ve devre sonuna 47-30 önde girdi. Alman ekibinde kenardan gelen John Bryant bir ara pota altına hareketlilik getirip ribaundları zorlasa da, skora ağırlığını koyan bir oyuncu çıkmaması Bryant’ın çabasını sonuçsuz bıraktı.

Alkışlarınızla Fenerbahçe Ülker

Turkish Airlines Euroleague bu sezon yenilgi yüzü görmeyen Fenerbahçe Ülker, A Grubu'ndaki beşinci maçında Ülker Arena'da konuk ettiği JSF Nanterre'yi 83-66 mağlup ederek namağlup  ünvanını ve liderlik koltuğundaki yerini korudu. Maçın ilk çeyreği sonunda yakaladığı üstünlüğü maç sonuna kadar sürdüren; fakat uzun sure maçı koparamayan Fenerbahçe, son 3-4 dakikadaki serisiyle maç sonunda 17 sayılık farkı yakalamayı başardı: 83-66.
 
 
Maç karşılıklı sayılar ve karşılıklı serilerle başlarken, ilk çeyreğin son dakikasına 19-19'luk eşitlikle girildi. Çeyreğin sonuna Zoric ve Bo ile 4 sayı sığdırıp çeyreği 23-19 önde kapatan Fenerbahçe Ülker, ikinci çeyreğin başında da agresifleşen savunmasıyla serisini 11-0'a yükseltti: 30-19. Bu çeyreğin ilk 3 dakikasında sayı olmazken, sert savunma yapan temsilcimiz ilk 5 dakka boyunca potasında sayıya izin vermedi. 11-0 sonrası Gladyr ile sayılar bularak toparlanan Fransız ekibi karşısında devre sonuna kadar farkı koruyan sarı lacivertli temsilcimiz devreyi 44-32 üstün tamamladı.

14 Kasım 2013 Perşembe

Euro Cup'ta yüzümüz gülüyor

FIBA Euro Cup'ta mücadele eden temsilcilerimiz yüzümüzü güldürmeye devam ediyorlar. Dün parkeye çıkan dört temsilcimizden 3'ü maçlarından galibiyetle ayrılırken, Pınar Karşıyaka ve Beşiktaş İntegral Forex ilk beş maç sonunda gruplarında liderlik koltuğunda yer aldılar.
E Grubu'nda mücadele eden Pınar Karşıyaka dün kendi sahasında konuk ettiği İsrail ekibi Hapoel Jerusalem'i son saniye basketiyle 81-80 yenerken, Rus Khimki ile aynı galibiyet sayısı ve averajla E Grubu'nun zirvesinde yer aldı. Maçın detaylı yazısını dün yazmıştık.
 
 
Grup lideri olan bir diğer temsilcimiz Beşiktaş İntegral Forex ise Makedonya deplasmanında Radnicki Kragujevac'ın konuğu oldu. Maç boyunca farkı ciddi anlamda açamasa da süreki olarak önde götüren siyah beyazlı temsilcimiz, ilk yarısını da 34-42 önde kapattığı karşılaşmada sahadan 70-77 üstün ayrılırken, F Grubu'ndaki beşinci maçında dördüncü galibiyetini aldı. Genel olarak çok zorlanmayan Kara Kartal, Lofton'un kaçan üçlüklerinden birkaçının daha girmesi durumunda daha erken koparıp daha farklı bir galibiyet alabilirdi. Beşiktaş İntegral Forex'te Bradley Buckman 19 sayı, 5 ribaund ile en skorer isim olurken, Chris Lofton düşük şut yüzdesine ragmen 14 sayı, Colton Iverson 13 sayı, 12 ribaund ve Ryan Broekhoff da sezon başından beri gösteremediği hücum performansını sahaya yansıtarak 12 sayı ile karşılaşmayı tamamladılar.

Efes'in utanç gecesi:Yüzümüzü kızarttılar!

Turkish Airlines Euroleague B Grubu'nda mücadele eden temsilcimiz Anadolu Efes, gruptaki beşinci maçında İspanyol Devi Real Madrid'e farklı yenilmekten kurtulamadı: 103-57. Coach Oktay Mahmudi'nin rakibe ilk yenilgiyi tattıracaklarını iddia ederek biraz "iyimser" bir havada gittiği İspanya deplasmanında ilk çeyreğin sonlarından itibaren sahadan tamamen silinen Efes, tarihinin, hatta basketbol tarihimizin en ağır yenilgilerinden birini aldı.
İlk çeyreği 19-13 geride kapattıktan sonra Birkan'ın basketiyle ikinci çeyreğe giren Anadolu Efes, bu dakikadan sonra düzenli olarak farkı açmaya başladı. Aman yanlış anlamayın, negatif yönde oldu farkın açılması. Rodriguez, Carroll ve Slaughter ile sayılar bulan ve savunmasını da taraftarı önünde agresifleştiren Real Madrid bu çeyrekte Efes'e sadece 10 sayı şansı tanırken devre bittiğinde Real Madrid Efes'in attığı sayıdan daha fazla bir fark yakalamıştı: 47-23. İkinci yarının başlaması ile birlikte Anadolu Efes, en azından farkın açılmasının önünü kesti. Hopson ve Barac ile sayılar gelirken, savunmaya bir çare bulunamaması farkın kapanmasını ise engelledi ve son 10 dakikaya 70-46 Real Madrid üstünlüğüyle girildi. Final periyodunda Real Madrid işi adeta şova dönüştütürken, Anadolu Efes de tamamen disiplini elden bıraktı. Sahadaki basketbol her geçen dakika biraz daha kötüye giderken, Oktay Mahmudi'nin de, en azından gençlere süre verip onlarından dinamizminden bir yarar görme gibi bir çabasının olmaması dikkat çekti. Bu kadar fark olmuşken ve sahadakilerin basketbola benzer birşeyler yapmasından ümit kalmamışken, hiç olmazsa Doğuş, Deniz, Cedi'nin 10 dakikaya yakın bir süre almasını beklerdik. Bu üçlüden Cedi hiç süre almazken, diğer ikisi de toplamda 4 dakika süre aldılar. Real ise son dakikalarda Diez'i oyuna sokup ondan bile skor bularak şovuna devam etti ve sahadan tam 46 sayı farkla galip ayrıldı.
Real Madrid'te Ioannis Bourousis 17 sayı, 7 ribaund, 2 blok, Sergio Rodriguez 14 sayı, 11 assist, Nikola Mirotic 14 sayı, 6 ribaund ve Jaycee Carroll da 14 sayı, 4 ribaund ile en etkili isimler olurlarken, Anadolu Efes'te ise 13 sayı atan Scotty Hopson 13 sayı ile en skorer isim oldu.

Kaf Kaf son saniyede: 81-80

Euro Cup'ta E Grubundaki beşinci maçında sahasında İsrail ekibi Hapoel Jerusalem'i konuk eden Pınar Karşıyaka zora soktuğu maçı son saniyede Barış Hersek'in tipiyle (resmi olarak sayı Dixon'a yazıldı) 81-80 kazandı ve dördüncü galibiyetini aldı. 12 saniye kala kaptırdığı top sonrası potasında gördüğü fast break sayısıyla 79-80 geriye düşen ve maçı tehlikeye sokan Kaf Kaf, son hücumda Dixon'un çemberde seken topunu Barış'ın tiplemesi sonrası sahadan 81-80 galip ayrıldı ve grup liderliği yolunda çok önemli bir galibiyeti hanesine yazdırdı.
Gergin başlayan maçta ikinci çeyrek dışında alıştığımız oyununu bir türlü bulamayan Pınar Karşıyaka bir ara 9-17 geriye düştüğü ilk çeyreği yakaladığı seri sonrası 25-22 önde tamamladı. İkinci çeyrekte de Batista ile sayılar bulan Kaf Kaf, çeyreğin sonlarına doğru yaptığı etkili savunma ile farkı da açmaya başladı. Rakibine çok sayıda hücum ribaundu vermesine ragmen yaptığı savunma ile farkın kapanmasına izin vermeyen yeşil kırmızılılar, devreyi 48-34 önde kapattı. İkinci devre karşılıklı sayılarla geçerken, Duncan'ın isabetli şutları, Parakhouski'nin pota altını karıştırması ve Halperin'in yavaş yavaş devreye girmesiyle farkı inceden kapatmaya başlayan Hapoel Jerusalem çeyrek sonunda farkı 7 sayıya kadar indirdi: 64-57. Final periyodunda da Karşıyaka'nın durgunluğundan yararlanan İsrail ekibi farkı kapatmaya devam etti. Her eşleşmede temsilcimize karşı fiziksel üstünlüğü bulunan Hapoel bir ara Halperin'in üçlüğü sonrası 70-73 one geçerken, son 12 saniyeye (belki de 15) 79-78 önde giren taraf Pınar Karşıyaka oldu. Kenardan topu oyuna sokmaya çalışan Can'ın, Dixon'u bulamayıp topu kaybetmesi sonrası 2 saniye içinde kolay bir basket bulan Hapoel 1 sayı farkla one geçse de, son hücumda Dixon'un jump shot'ını tipleyen Barış Kaf Kaf'ı galibiyete taşıyan isim oldu. Pınar Karşıyaka 14 sayılık farkı yakaladığı maçta savunmada yumuşaması ve hücumda Dixon'un eline olması gerekenden fazla bakması nedeniyle zor anlar yaşarken, daha once de birkaç kez karşılaştığımız gibi en kritik hücumlardan birinde topu kenardan çıkarırken kritik bir top kaybı yaptı. Bu top kaybının özellikle mola sonrası gelmesi yeşil kırmızılıların eksi hanesine yazıldı.
Pınar Karşıyaka tutuk olduğu bir günde zor da olsa galibiyete ulaşırken, ribaundlarda rakibine verdiği 40-30'luk üstünlük ve verilen 17 hücum ribaundu yeşil kırmızılılar için hoş istatistikler değildi. Dixon dış şutlarda bugün düşük bir yüzde ile atmasına ragmen 22 sayı, 8 assist, 4 ribaund ile maçın yıldızı olurken, Esteban Batista 18 sayı,8 ribaund, Mutlu Demir 13 sayı, Can Altıntığ da 8 sayı, 4 assist ile karşılaşmayı tamamladılar. İsrail ekibinde ise Yotam Halperin 18 sayı, 5 assist, 4 ribaund ile en etkili isim oldu.