Sunday, February 26, 2017

Ege Arar hazır!

Galatasaray'ın 1996 doğumlu oyuncusu Ege Arar gün geçtikçe performansı ile kendini daha fazla göstermeye devam ediyor. Bu sezon çift lisans ile TBL'de Pertevniyal forması da giyen Ege Arar, üstün mücadelesi ve ribaunt sezgisi ile TBL'de fark yaratırken zaman zaman forma şansı bulduğu Galatasaray'da da BSL seviyesinde düzenli olarak süre alıp verim vermeye hazır olduğunu tekrar tekrar kanıtlıyor. Bugün oynanan Gaziantep Basketbol mücadelesinde, Tibor Pleiss'ın kadroda olmaması ve Alex Tyus'ın da maçın henüz başında sakatlanması ile büyük bir şans elde eden 20 yaşındaki oyuncu, oynadığı 37 dakikada, 9 sayı, 13 ribaunt, 1 asist, 1 top çalma ve 1 blok ile mücadele edince, biz de Technical Faul Blog Page olarak bu duruma parmak basma ihtiyacında bulunarak bu yazıyı yazmaya karar verdik.
 
 
Geçtiğimiz hafta içinde oynanan Kızılyıldız maçında "garbage time"da süre bulma fırsatı da edinen genç oyuncu, oynadığı 13 dakikada, 4 sayı, 6 ribaunt, 1 top çalma, 1 blok ile pek çok istatistikte Euroleague kariyer rekorunu da kırmayı başarmıştı. Maç çoktan kopmuş olmasına rağmen Euroleague'de de kendini biraz olsun göstermeyi başaran Ege'nin, bu performanslarının bir rastlantı ya da şans olarak tanımlanamayacağını bugünkü performansı ile de gösteren Ege artık herkese tek bir mesaj veriyor: Ege Arar hazır!

Bu sezon TBL'de Pertevniyal forması ile oynadığı 19 maçta, ortalama 29 dakika süre alan Ege, şu ana kadar 12 sayı, 11 ribaunt, 1.2 asist, 0.7 top çalma, 1.7 top kaybı ve 1.4 blok ortalamalarıyla oynadı. Ribaunt krallığında 2. sırada yer alan Ege, aynı zamanda oynadığı 19 maçta 9 kez double-double yaparken 8 kere de 13 ribaunt ve üstünde ribaunt sayılarına ulaştı. BSL'de oynadığı 10 maçta ortalama 10 dakika süre alan Ege'nin kısıtlı sürelerine rağmen 3.2 gibi dikkat çekici bir ribaunt istatistiğine sahip olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Thursday, February 23, 2017

Kadın basketbolumuz için tarihi fırsat

1990'ların sonlarına doğru Galatasaray'ın başlattığı hamle ile yükselişe geçen, 2000'lerde Fenerbahçe'nin de yatırımlarıyla ivme kazanan ve 2010'lu yıllarda Euroleague'de kazanılan başarılarla zirveye çıkan kadın basketbolumuz bu sezon da Avrupa'da önemli başarılara imza atıyor. Ülkemiz Fenerbahçe ile Euroleague'de ilk sekizde temsil edilme hakkı kazanırken, Euro Cup'ta da bir başka başarıya oldukça yakınız. 


Geçtiğimiz hafta oynanan maçlar ve bu hafta Euroleague Women'da tamamlanan grup mücadeleleri sonrası Euro Cup Women çeyrek finalistleri belli olurken, sekiz takım içinde dört Türk takımı yer aldı. Yakın Doğu Üniversitesi, Galatasaray, Bellona AGÜ Euro Cup'ta bir önceki turda rakiplerini elerlerken, Hatay BŞB de Euroleague Women'da grubunda üçlü averaj sonunda beşinci sırada yer alarak Euro Cup çeyrek finalisti oldu. 

Euro Cup Women çeyrek final eşleşmelerinde takımlarımız birbirleriyle eşleşmezlerken Yakın Doğu Üniversitesi Fransız Villeneuve-d'Ascq, Galatasaray Slovak Good Angels Košice, Bellona AGÜ Fransız BLMA ve Hatay BŞB de Polonya ekibi Wisła Can-Pack Kraków ile eşleştiler. Bu da dört takımımızın birden yarı finale yükselme şansını ortaya çıkarırken, Euro Cup tarihinde ilk kez yarı finaldeki takımların tamamının tek bir ülkeden olması ihtimalini doğurdu. Bu ihtimalin gerçekleşmesi halinde bir Türk takımının kupayı kazanması da garanti haline gelecekken, 2009'da Galatasaray'dan sonra ikinci kez Euro Cup Women Türkiye'ye gelmiş olacak. 

Wednesday, February 22, 2017

İstatistikleri şaşırtan iki basketbolcu

Basketbol Süper Ligi'nde 18 hafta geride kaldı. 18 hafta sonunda bireysel istatistiklerde belirli oyuncular MVP, sayı, asist, ribaunt krallığı yolunda sivrilirlerken, iki isim farklı bir istatistikte öne çıktılar. Pınar Karşıyaka'dan Soner Şentürk ve Muratbey Uşak'tan Görkem Sönmez pek alışkın olmadığımız bir istatistiğe imza atarak basketbolseverleri ve istatistik takip etmeyi sevenleri şaşırttılar. İki oyuncunun ortak özelliği ise 18 hafta sonrasında 3 sayı yüzdelerinin serbest atış yüzdelerinden fazla olması...


İki kategoride de en az 5 deneme yapmış isimleri dikkate aldığımızda, zaten iyi bir şutör olduğunu bildiğimiz Görkem Sönmez'in 9/18'lik %50 şut yüzdesinin şaşırtıcı olduğunu söyleyemeyiz. Fakat Görkem 7 kez gittiği serbest atış çizgisinden sadece 2 isabet sağlayarak %28'lik bir serbest atış yüzdesinde kaldı. Özellikle McKissic'in sakatlandığı dönemde süresi artan ve bunu hiç de fena sayılmayacak bir şekilde değerlendiren Görkem'in son zamanlarda dakikaları azalsa da ilerleyen dönemde bu gidişatı ne ölçüde değiştireceğini takip edeceğiz. 


Soner Şentürk için ise durum biraz farklı. İki sezon önce yazdığım bir yazıda da bahsettiğim gibi şampiyon kadroda %6'lık üç sayı yüzdesiyle farklı bir biçimde dikkat çeken isim olan Soner, bu sezon üç sayı çizgisi gerisinden 6/14 atarak bu yönde olumlu bir gelişim gösterse de, serbest atışlardaki 2/7'lik isabet oranıyla aynı Görkem gibi %28'te kaldı. Sezon ortasında kısa süreli bir sakatlık geçiren; fakat son haftalarda tekrar takıma dönen Soner'in de ilerleyen haftalarda üçlük yüzdesini mi yoksa serbest atış yüzdesini mi diğerinin yanına yaklaştıracağını merakla bekliyoruz. 

Tuesday, February 21, 2017

Markovic'in tepkisi Egemen'e yaradı

Bu akşam FIBA Şampiyonlar Ligi Play-off rövanş maçında Fraport Skyliners ile karşılaşan Pınar Karşıyaka taraftarı önünde rakibini 72-52 mağlup etti. Almanya'daki ilk maçı 10 sayı farkla kaybeden Kaf Kaf böylece toplam averaj üstünlüğünü elde ederek bir üst tura yükselirken, son 16 turunda Beşiktaş Sompo Japan'in rakibi oldu. Normal koşullar altında kağıt üzerinde karşılaştırdığımızda turu Almanya'da almasını beklediğimiz Kaf Kaf deplasmandaki savunma zaaflarını İzmir'de tekrar etmezken, ilk çeyrekte yakaladığı 15 sayılık avantajı (21-6) maç sonuna kadar kaybetmedi ve eşleşmede tur atlayan taraf oldu. 


Pınar Karşıyaka maçın başında oyunu ciddiye alıp, henüz ilk çeyrekte maçı koparırken, kalan sürede en sevindirici şey ise Egemen Güven'in performansı oldu. Genç pivot oyunda kaldığı 13 dakikayı iyi değerlendirirken karşılaşmayı 5/6 saha içi isabetiyle 10 sayı - 4 ribaunt - 2 top çalma ile tamamladı. İlk yarıda 4-5 dakikalık bir bölümde sahada kalan Egemen 2 sayı kaydederken, ikinci çeyrek başında pozisyon hatası (perdelemeye gelmekte geç kaldı yanlış hatırlamıyorsam) ve sonrasındaki hücum faulü nedeniyle Markovic'in tepkisini çekmişti. Saha kenarına alındığında ne konuştuklarını bilemeyiz; fakat Markovic'in kısa süreli olarak Egemen'e bir şeyler anlattığını ve sırtını sıvazladığını gördük. Önce gelen sert tepkinin yarattığı hırs, sonra da tahminimce moral vermek amacıyla yapılan konuşmayla ortamın yumuşaması Egemen'e olumlu yansımış olacak ki, ikinci yarıda genç pivottan çok daha farklı bir performans izledik. Hücumda pota altında doğru pozisyon alarak kısaların güzel asistlerine de olanak sağlayan genç pivot, aynı zamanda ribaunt pozisyonlarında daha istekli ve hırslıydı. Sonuçta tekrar kenara gelirken taraftarın yoğun alkışını alan Egemen Güven karşılaşmayı 10 sayı - 4 ribaunt - 2 asistle tamamladı. 

Sunday, February 19, 2017

Türkiye Kupası tarihinde ilk kez Banvit'in

Integral Forex Türkiye Kupası final maçında dün Pınar Karşıyaka'yı mağup eden Anadolu Efes ile Galatasaray Odeabank'ı yenen Banvit karşı karşıya gelirken, rakibine 75-66 üstünlük sağlayan Banvit üçüncü kez finale çıktığı Türkiye Kupası'nı ilk kez müzesine götürmüş oldu. Banvit böylece 2006-2007 sezonunda finalde yenildiği rakibinden 10 sene sonra rövanşı da almayı da başardı. Kupayı daha önce 10 kez kazanan Anadolu Efes ise 13. finalinde 3. kez sahadan yenik ayrıldı. Banvit aynı zamanda Türkiye Kupası'nı kazanan 13. farklı takım oldu. 


Maça iki takım da kupa yolundaki stratejilerini belirgin şekilde çizmiş olarak çıktılar. Banvit topu mümkün olduğunca fazla pota altına indirirken, Theodore penetrelerle pota altına kadar girip 5 sayı buldu, Vidmar'a da 5 sayı attırdı. Anadolu Efes ise 2 numarada Can Maxim ile mücadeleyi üst planda tutmayı ve savunmayı dirençli tutmayı hedeflerken, önceki maçların aksine Doğuş'un kenarda olmasını ise onu maç sonu savunması için canlı tutmayı hedeflemelerine bağladım. Maç başında coachların düşündüklerinde sadece Can Maxim'in potayı birkaç kez erken zorlaması plan dışı olurken, gerekmedikçe topu içeri indirme stratejisinden vazgeçmeyen Banvit periyodun son 2 dakikasına girerken 21-12'lik üstünlüğü elde edip ilk çeyreği de 23-14 önde tamamladı.  

Karşıyaka'nın mola kabusu

Pınar Karşıyaka dün Integral Forex Türkiye Kupası yarı final maçında Anadolu Efes'e 74-79 yenilerek kupaya veda ederken, yeşil kırmızılılarda bir süredir dikkatimi çeken mola dönüşü (daha doğrusu bench dönüşü) problemi bu maçta zirveye ulaştı. Çeyrek başları, Markovic'in molaları ve reklam molalarını dikkate aldığımızda toplam 11 kez bench sonrası Karşıyakasını sahada gözlemleme şansı elde etsem de, Kaf Kaf bunların sadece 2'sini olumlu kullanarak molaların verimliliği konusunda soru işaretlerimin daha da artmasına neden oldu. Öyle ki, molalar sonrasında oyuna top kayıplarıyla dönen, savunmada da Thomas gibi bir ismi üçlük pozisyonunda bomboş riske eden Karşıyaka'yı izleyince molada neler konuşulduğunu sorgulamakta çok da haksız değilim sanırım.


Maça ardarda top kayıplarıyla başlayan ve topu pota altına indirmekte zorlanan Pınar Karşıyaka ilk çeyrekteki 17 sayısının 15'ini dış şutlardan bulurken, hiç ikilik isabeti bulamadı. Kaf Kaf'ın ilk 6 dakikada yaptığı 5, çeyrek boyunca yaptığı 6 top kaybı ise daha sahaya çıkarken iyi bir konsantrasyon sağlanamadığının göstergesiydi. Bir başka dikkat çekici nokta da ilk çeyrekteki reklam molası sonrası ilk hücumda Green ile gelen top kaybı oldu. Mola dönüşü henüz coach'un söylediklerini yeni dinlemişken ilk hücumda yapılan bu top kaybı gerek coach gerek oyuncu gerek taraftar kim olursa olsun moral bozucu olduğundan şüphem yok. İlk çeyreği 17-21 geride kapatan Pınar Karşıyaka ikinci çeyreğe de kötü bir hücum performansıyla başladı. Çeyrek arasında yapılan savunma değişikliği Deshaun Thomas'ı bomboş bir üçlüğe sevkederken, gelen 0-5'lik seri bir mola daha alınmasına neden oldu. Mola sonrasında kazanılan serbest atışlar ve iyi savunmayla kapılan top ise Karşıyaka'nın maçtaki iki olumlu mola katkısından biriydi. Zira bu mola sonrası fark kapanmaya başlarken, J'covan ve Summers'ın sayıları sonrası Kaf Kaf bitime 1.5 dakika kala 36-35 öne geçti. Bu dakikada Heurtel'in top kaybı sonrası son dakikayı verimli kullanmak üzere mola alan Markovic, 9-0'lık Karşıyaka serisi sonrasında zorlanan Anadolu Efes'e nefes alma şansı tanırken, Anadolu Efes de verilen bu şansı değerlendirip mola sonrası hücumlarını toparlayarak soyunma odasına 39-38 önde gitti. Markovic'in molası sonrası ilk hücumda canlanan Efes savunmasının Karşıyaka'yı top kaybına zorladığı ve Doğuş'un kaptığı top sonrası bunu smaçla cezalandırdığını da hatırlatmadan geçmeyelim. 

Saturday, February 18, 2017

Cimbom kupada yine Banvit'e takıldı

Integral Forex Türkiye Kupası yarı final gününün açılış maçında Galatasaray Odeabank'ı 71-68 yenen Banvit Türkiye Kupası'nın ilk finalisti olarak Anadolu Efes- Pınar Karşıyaka maçının galibini beklemeye başladı. Banvit kupada üçüncü kez finale yükselirken, 2007'de Efes Pilsen, 2012'de ise Beşiktaş Milangaz'a alınan yenilgiler sonrası bu kez kupayı kaldırmayı hedefliyor. 

Türkiye Kupası'nı 1970, 1972 ve 1995'te 3 kez kazanan Galatasaray ise son olarak 2013'te finande Fenerbahçe Ülker'e 57-63 yenilmişti. Aynı sezon finale Banvit'i 81-68 yenerek yükselen Cimbom, sonraki sezonlarda yarı finalde öteye gidemedi. 2013-2014'te çeyrek finalde ve 2014-2015 sezonunda yarı finalde Anadolu Efes'e yenilen sarı kırmızılılar, geçtiğimiz sezon ise çeyrek finalde yine Banvit'e son saniye basketiyle yenilerek kupadan elenmişlerdi. Bu akşam da zaman zaman skor üstünlüğünü ele geçirdiği, son çeyreğe de önde girdiği maçta rakibine 68-71 yenilen Galatasaray böylece bir kez daha Banvit'e son dakikalarda yenilerek kupaya final öncesi veda etmiş oldu.Sporda toteme inananlar için ise, beş sezon önce Banvit'i yenerek finale yükselmelerinin, finaldeki Fenerbahçe mağlubiyeti ile başlayan uğursuzluğu hala Cimbom'un yakasını bırakmadı diyebiliriz. 

Thursday, February 16, 2017

Üç temsilcimiz çeyrek final biletini kaptı

Euro Cup Women'da sekiz çeyrek finalistten dördü dün ve bu akşam oynanan Round 1/8 rövanş maçlarıyla belli olurken, dört eşleşmenin üçünde sahaya çıkan temsilcilerimiz sahalarında oynadıkları maçları kazanarak çeyrek finale adlarını yazdırdılar. Kupada diğer 4 çeyrek finalist ve temsilcilerimizin rakipleri önümüzdeki hafta oynanacak Euroleague Women son hafta maçları sonrası gruplarında 5. ve 6. sırayı alan ve Euro Cup'ta mücadele etme hakkı kazanan 4 takımın da dahil olacağı kura sonucunda belli olacak. 


İlk maçta deplasmanda Spar Citylift Girona karşısında 63-71'lik bir skorla sahadan mağlup ayrılan Bellona AGÜ, dün akşam Kayseri'de oynadığı rövanş maçını baştan sona önde götürüp 85-54 kazanarak ilk çeyrek finalistimiz olmuştu. Bugün ise saha iki temsilcimiz çıktı. İlk maçta İtalya'da Reyer Venezia'ya 56-65 yenilen Yakın Doğu Üniversitesi İstanbul'da oynanan rövanşa çok hızlı başladı. İlk çeyreği 18-4 önde tamamlayan temsilcimiz, üstünlüğünü maç sonuna kadar korudu ve sahadan 66-45'lik bir skorla galip ayrılarak adını çeyrek finale yazdırdı. YDÜ'nde McBride ve Vandersloot 21'er sayı kaydederken, McBride'ın 5/5'lik üç sayı isabeti dikkat çekti. Akşamın temsilcilerimiz adına son maçında ise geçen hafta deplasmanda Virtus Eirene Ragusa karşısında 77-67'lik bir galibiyet alan ve önemli bir avantajla İstanbul'a dönen Galatasaray rakibini bu kez İstanbul'da konuk etti. Başa baş geçen maçta oyunun gidişatını sürekli olarak elinde tutan sarı kırmızılılar 68-66'lık galibiyetle çeyrek finale adını yazdıran üçüncü Türk takımı oldular. 

Wednesday, February 15, 2017

Courtney Paris 3 uzatmada rekoru kırdı

Euroleague Women 13.grup maçında kritik Uniqa Sopron deplasmanında üç uzatma sonunda rakibini 98-95 mağlup eden Hatay Büyükşehir Belediye'de ABD'li pivot Courtney Paris maçtaki performansıyla bu sezon Euroleague Women'da ribaunt rekorunu eline geçirmiş oldu. Sıralamada hemen altındaki rakibi karşısında önemli bir maça çıkan ve üç kez uzatmaya giden maçı kazanarak son haftaki Bourges maçı öncesi çeyrek final yolunda önemli bir avantaj elde eden temsilcimizde ABD'li pivotun performansı da bu güzel akşamın bir başka sevindirici yanı oldu. 


Normal süresi 66-66, birinci uzatması 76-76, ikinci uzatması ise 87-87 biten maçı 98-95 kazanan ve böylece en azından Euro Cup'ı garantileyen Hatay Büyükşehir Belediye'de Courtney Paris karşılaşmayı 33 sayı - 9'u hücum 28 ribaunt ve 2 blok ile tamamlarken, bu sezon Euroleague Women'da bir maçta en fazla ribaunt alan oyuncu unvanını da eline geçirmiş oldu. Maçı 43 verimlilik puanı ile tamamlayan Courtney Paris bu maça çıkmadan önce 11 maçta 15 sayı - 13.1 ribaunt ortalamalarıyla mücadele ediyordu.

İlk yarıda Obradovic - Perasovic satrancı


Integral Forex Türkiye Kupası açılış gününde erken final niteliğindeki çeyrek final maçında Anadolu Efes ve Fenerbahçe karşı karşıya gelirken, çekişmeli maçta zaman zaman coachların ilginç hamlelere gittiği görüldü. İkinci 5 dakikası satranç hamleleriyle geçen ikinci çeyreğin bitimine 4 dakika kala 3 guard hamlesiyle Doğuş, Heurtel ve Granger'ı aynı anda sahaya süren Perasovic 6-0'lık bir seriyle 1 dakika içinde 33-32 Anadolu Efes'i öne geçirirken, Obradovic ise buna karşılığı uzun ve oyun kurucusuz bir beşle verdi. Udoh, Vesely, Datome üçlüsünün yanına guard ikilisinde de Bogdanovic ve Nunnally'i oynatan Fenerbahçe önce savunmada rakibini durdurup ardından da Bogdanovic - Nunnally ikilisinden gelen üçlüklerle bu sefer 39-35 öne geçen taraf oldu. Kalan sürede Heurtel'in 4 sayısı devre skorunu 39-39 olarak belirledi. Anadolu Efes'te Thomas Heurtel 11 sayı - 2 asist ile en skorer isim olurken, Fenerbahçe'nin dikkat çeken isimleri 10 sayı - 2 ribaunt ile Jan Vesely ve 7 sayı - 6 asist ile Bogdan Bogdanovic oldular. 

Monday, February 13, 2017

Duymayan kalmasın! Tolga Geçim geri döndü

Uzun zamandır Banvit maçlarında, özellikle maçın belirleyici dakikalarında Banvit adına Jordan Theodore ya da Gediminas Orelik dışında inisiyatif alan, oyunu yönlendiren başka bir isim izlemiş miydiniz? Zaman zaman Chappell ya da Kulig'in birkaç kritik sayısını izlemiştik; fakat bu akşam Tolga Geçim'in ikinci yarıdaki oyunu gibi mücadele eden, savunma yapan, top dağıtan ve yüzdeli hücum eden bir performans görmemiştik. Bandırma'da Kara Ali Acar Spor Salonu'nda Galatasaray Odeabank'ı konuk eden ve ikinci yarıdaki performansıyla sahadan 79-64 galip ayrılan Banvit'te en skorer isim olmasa da, Banvit'in maçın momentumunu eline geçirdiği dakikaların öne çıkan ismi olan Tolga Geçim'in bu performansı biz basketbolseverleri sevindirdi; hatta daha da ötesi genç yıldız adayımızın sezon başındaki sakatlığın etkilerini artık tamamen üzerinden attığını kanıtlamış oldu.  


45-40 önde tamamladıkları ve Tolga Geçim'in 5 sayı - 4 asist kaydettiği ilk yarı sonrasında üçüncü çeyreğe durgun başlayan Banvit, ilk 5 dakikada Galatasaray'a verdiği 0-12'lik seriyle 45-52 geriye düştü. Soyunma odasından dönüşteki bu kötü performans sonrası Edo Muric yerine oyuna giren Tolga, Furkan ile birlikte takımın direncini artırırken, önce Furkan Korkmaz'dan gelen 2 asist ve 1 üçlükle skoru dengeye getiren Banvit'i, muhteşem bir coast to coast oyun sonrası yaptığı smaç ile çeyreğin bitimine iki dakika kala 54-52 öne geçirdi. Hem çeyreğin sonunda hem de final periyodunun ilk dakikalarında Theodore ile birlikte Banvit'i yönlendiren iki isimden biri olan Tolga, gerek asist ve sayılarıyla skora olan katkısı gerekse ribauntlardaki etkinliğiyle Banvit'in 34-5'lik serisinde önemli rol aldı. 

Karşılaşmayı 79-64 kazanan Banvit'te Tolga Geçim oyunda kaldığı 24 dakikada 12 sayı - 8 ribaunt - 6 asistle tamamlarken, sadece rol oyuncusu olarak değil, bu kez takımı sürükleyen isim olarak da dikkatleri üzerine çekti. Galibiyette rol oynayan diğer isimlerden Jordan Theodore 19 sayı - 5 asist, Gediminas Orelik 5/5 üçlük isabetiyle 19 sayı - 4 ribaunt, Damian Kulig 13 sayı ve Furkan Korkmaz da 8 sayı - 4 ribaunt - 2 asistle karşılaşmayı tamamladılar. Banvit bu galibiyetle 18 maçta 13 galibiyete ulaşırken, Galatasaray Odeabank yedinci yenilgisini aldı. 

Saturday, February 11, 2017

Ve sonunda Kolej'in de galibiyeti var

Basketbol Süper Ligi'nde haftaya galibiyetsiz tek takım olarak giren Halk Enerji TED Ankara Kolejliler, Ankara'da konuk ettiği Muratbey Uşak'ı 90-84 yenerek sezonun ilk galibiyetini elde etti. Geçtiğimiz hafta Anadolu Efes karşısında da çok iyi mücadele edip galibiyeti saliselerle kaçıran Ankara temsilcisi geçtiğimiz hafta kılpayı kaçırdığı galibiyeti bu hafta elde etmesini bildi. Muratbey Uşak ise beş galibiyette kalmanın yanında, haftalar geçtikçe düşen performansı sonrası son haftalara girerken düşme sınırıyla arasındaki farkı açmayı başaramadı. 

Sezon başında imkansızlıklar nedeniyle büyük zorlukla bir kadro kuran ve farklı yenilgiler alan TED Ankara Kolejliler, uzatmada kaybettikleri Pınar Karşıyaka maçında az da olsa bir kıpırdama göstermişlerdi. Değişen yabancılar ve takımın birbirine alışması sonrası, önce yediği farklar azalan, bazı maçlar da son dakikalara kadar başa baş mücadele veren Kolejliler, geçtiğimiz hafta Anadolu Efes karşısında son dakikaya kadar oyunda kalmış, Hummer'ın süre bitimiyle birlikte çemberden geçen top salise farkıyla geçersiz kabul edilince çok yaklaştıkları galibiyete uzanamamışlardı. Bugün ise Galloway'den yoksun çıktıkları maçın başından sonuna kadar muhteşem mücadele eden ve Muratbey Uşak karşısında maçın son bölümünde oyunun kontrolünü eline geçirip farkı açan Ankara ekibi, Türk oyuncuların da katkısı eklenince aslında daha önce hakkettikleri ilk galibiyetlerini elde ettiler. Son saniyelerde farkı koruma telaşı içinde yer yer hatalar yapıp rakibe kolay basket şansı verseler de 90-84'lük galibiyetle geçen hafta yarım kalan sevinçlerini bu sefer doyasıya yaşamış oldular. 

TED Ankara Kolejliler'de üç yabancı isim skor yükünü çekerken, Jerod Shorter 23 sayı - 8 ribaunt - 8 asist, Dominique Morrison 21 sayı - 4 ribaunt - 3 asist ve Ian Hummer da 19 sayı - 14 ribaunt ile dikkat çekici istatistikler yakaladılar. Pota altında 8 sayı - 7 ribaunt - 2 blokla oynayan Robert Thomas ve 7 sayı - 4 ribaunt ile mücadeleyi tamamlayan Uğur Hortum'un rotasyonu etkili olurken, Yesukan Onar 7 sayı - 3 ribaunt ve Taylan Süerkip de 3 sayı - 4 ribaunt - 2 asist - 4 top çalma ile galibiyete katkıda bulundular. Muratbey Uşak Sportif'te D'Angelo Harrison 32 sayı - 8 asist ile maçın en skoreri olsa da galibiyete ve takımda düşüşe engel olamadı. 

Draymond Green 1 sayıyla kaçırdı


NBA'de son beş yılda 5x5 yapabilen tek isim olma unvanını elinde bulunduran Draymond Green dün gece Memphis Grizzlies karşısındaki performansıyla bu istatistiği ikinci kez tekrarlama fırsatını bir sayıyla kaçırdı. Karşılaşmayı 12 ribaunt - 10 asist - 10 top çalma ile tamamlayarak çift haneli sayılara ulaşmadan triple-double yapan ilk NBA oyuncusu olan Green, yaptığı 5 blok yanında 4 de sayı kaydetti. En son Aralık 2015'te Celtics karşısında 24 sayı - 11 ribaunt - 8 asist - 5 blok - 5 top çalma ile 5x5 yapan Green, 1 sayı daha atabilse bu istatistiği ikinci kez tekrarlayarak son 5 yıldaki bu unvanını perçinlemiş olacaktı. Golden State Warriors Green'in triple-double performansı yanında, Klay Thompson'un 36, Kevin Durant'in 24 ve Andre Iguodala'nın da 22 sayı kaydettiği maçı 122-107 kazandı. 

Sosyal medyada günün konusu Ömer Aşık

Milli basketbolcumuz Ömer Aşık dün gece takımı New Orleans Pelicans'ın Minnesota Timberwolves'u 122-106 yendiği maçta 4.5 dakika forma giymesine rağmen performansıyla ilgi odağı olmayı başardı. Sahaya girmesiyle birlikte 3 dakikada 3 faul alıp tekrar benche oturan Ömer, ikinci kez oyuna alındığında da kısa sürede faul alıp karşılaşmayı 4 faul - 1 ribaunt - 1 top kaybıyla tamamladı. Maç sırasında ve sonrasında kısa süreli performansıyla sosyal medyada oldukça konuşulan ve Pelicans taraftarları tarafından da tepkiler çeken Ömer Aşık'ın Karl Anthony Towns karşısındaki savun(ama)ması söylemesi üzse de, bir miktar alay konusu oldu.

Hatırlatmak gerekirse Ömer Aşık bu sezon 2.7 sayı - 5.3 ribaunt - 0.5 asist ortalamalarıyla oynuyor. Fakat sezonun son bölümünde fazla forma şansı bulamayan ve zamanının çoğunu Pelicans benchinde geçiren Ömer, 2017 başından beri sadece 3 maçta toplam 13 dakika forma giyebilmiş, bu sürede hiç şut denemesi bile yapmazken, 2 ribaunt - 2 top kaybı ve toplam 8 faul yapmıştı. Bu 3 maçtaki en dikkat çekici istatistiği 1.5 dakikada bir faul yapması olan Ömer'in yüksek kontrat yükü nedeniyle takas yapılması da pek mümkün gözükmüyor.

İşte maç sırasında Ömer hakkında tweetlerden birkaçı...

Friday, February 10, 2017

Naumoski'ye çok ayıp olacaktı...

Yok yok olmadı; ama neredeyse böyle özel bir gecede çok ayıp olacaktı Naumoski'ye. Anadolu Efes efsanevi oyuncusu Petar Naumoski'nin formasının emekliye ayrıldığı akşamda konuk ettiği Emporio Armani Milan karşısında çok zorlanmasına rağmen son 15 dakikadaki mücadelesiyle sahadan 90-86 galip ayrılarak önemli geceyi galibiyetle noktaladı. Maça çok kötü başlayan ve bir ara 19 sayı geriye düşen Anadolu Efes, Heurtel ve Honeycutt'ın kattığı enerjiyle önemli bir geri dönüşe imza attı ve Naumoski'yi tekrar konuk ettikleri akşamı galibiyetle noktalamasını bildi. Dün yazdığımız gibi aldığı 7 galibiyetin dördünü Türk takımlarına karşı alan İtalyan ekibi yine bir temsilcimize karşı galibiyete çok yaklaşsa da, son dakikalarda elde ettiği üstünlüğü koruyamayarak Play-Off umutlarını mucizelere bıraktı. 


Karşılaşmanın başında hem hücum hem de savunmada hiç varlık gösteremeyen, ilk 2 dakika içinde hiç sayı atamadan 10 sayıyı potasında gören ve 7 dakika içinde de 16 sayılık bir farkla geri düşen (5-21) Anadolu Efes çeyreği de 15-27 geride tamamladı. Hücumda çok dağınık görülen temsilcimiz, kaçan dış şutlar sonrasında savunmada da dağınık kalınca farkın çift hanelere çıkması kaçınılmaz oldu. İkinci çeyreğe de McLean ve Dragic'in sayılarıyla başlayan Emporio Armani Milan, Raduljica'nın da devreye girmesiyle 5.5 dakika içinde farkı 19 sayıya kadar çıkardı: 27-46. Çeyreğin ikinci yarısında Granger ve Kirk'ün çabaları Efes hücumunu biraz olsun toparlarken, yine de soyunma odasına giderken skorbordda 14 sayılık Armani Milan üstünlüğü vardı: 40-54.

Wednesday, February 8, 2017

BSL 1. Devre Ödülleri: En İyi Beşler

Basketbol Süper Ligi panoramamıza bireysel ödüllerden sonra ilk yarının en iyi beşleri ile devam ediyoruz. Karşısınızda ligimizin en iyi beşleri! 


BSL - En İyi Beş

Jordan Theodore (Banvit):

17 maçta, ortalama 34 dakika, 20.1 sayı, 3.4 ribaunt, 7.6 asist, 1.2 top çalma, 3.3 top kaybı, %53 ikilik, %27 üçlük, %83 serbest atış.


Kendisini MVP seçtiğimiz yazımızda da Jordan Theodore'un bu sezon ortaya koyduğu olağanüstü performanstan bahsettik. Banvit'in ligin 4. sırasında olmasında doğrudan katkısı bulunan Theodore, aynı zamanda Darüşşafaka'ya 32, Galatasaray'a 34 ve Anadolu Efes'e 24 sayı atarak Euroleague ekiplerine karşı 5 maçta alınan 4 galibiyette de büyük bir rol oynadı ve Euroleague seviyesinde de iş yapabileceğini herkese gösterdi.

Sinan Güler (Galatasaray):

17 maçta, ortalama 30 dakika, 11.8 sayı, 4.2 ribaunt, 5.1 asist, 1.7 top çalma, 2.6 top kaybı, %45 ikilik, %37 üçlük, %76 serbest atış.


11 galibiyet, 6 mağlubiyet ile 6. sırada bulunan Galatasaray, geçirdiği kaotik sezonun daha da kaotikleşmemesini bu adama borçlu desek itiraz edecek birilerinin olacağını sanmıyoruz. Galatasaray'da oyunkurucu pozisyonunda tercih edilen Russ Smith ve Justin Dentmon gibi isimlerin Ergin Ataman'ı tatmin edememesi sonucunda bu yaşından sonra bir de oyunkuruculuk görevine soyunan Sinan, şu ana kadar elinden geldiğince takımını toplamaya ve düzenlemeye çalışıyor. Kariyerinin en iyi sezonunu bu yaşında geçiren Sinan, asist krallığında sekizinci, top çalma krallığında ise yedinci durumda ve bir basketbolcunun kendini ne kadar geliştirebileceğine örnek teşkil ediyor. Bu sezon oynadığı 17 maçın 12'sinde çift haneli sayılar ulaşan Sinan, Beşiktaş maçında yaptığı 12 asist ile de kariyer rekorunu kırmış bulunuyor.

Anadolu Efes'in rakibi Türk takımları sayesinde Euroleague'e tutunuyor

Turkish Airlines Euroleague'te yarın Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Anadolu Efes'in konuğu olacak olan Emporio Armani Milan belki ligin en zayıf ekiplerinden; fakat İtalyan ekibinin bu sezon Türk takımlarına olan üstünlüğü dikkat çekiyor. Bu sezon 21 maçta 7 galibiyet alabilen ve sadece temsilcimiz Galatasaray Odeabank'tan fazla galibiyeti olan İtalyan temsilcisinin en dikkat çekici özelliği, aldığı bu yedi galibiyetin dördünü Türk takımlarına karşı almış olması. Son olarak geçtiğimiz hafta Darüşşafaka Doğuş karşısında inanılmaz bir geri dönüşe imza atan Milano ekibi karşısında yarın Anadolu Efes'in oldukça dikkatli olması gerekiyor. 


Sezona Maccabi galibiyeti ile başlayan Emporio Armani Milan ikinci haftada deplasmanda Darüşşafaka Doğuş'u 81-80 mağlup etmiş; ardından da üç maçlık bir yenilgi serisi yaşamıştı. Bu seriye sahasında Anadolu Efes'i 105-92 yenerek son veren İtalyan ekibi, bir sonraki hafta aldığı Baskonia galibiyeti sonrası bu kez de 10 maç üstüste kazanamayarak Euroleague'in dibine demir atmıştı. 10 maçlık mağlubiyet serisine de yine bir Türk takımı Galatasaray Odeabank'ı 92-87 yenerek son veren Emporio Armani Milan, geçtiğimiz hafta da sahasında son 15 dakikasına 25 sayı geride girdiği maçta Darüşşafaka Doğuş'u 89-87 mağlup ederek haftanın, belki de sezonun en dikkat çekici geri dönüşüne imza atmıştı.

Tuesday, February 7, 2017

BSL 1. Devre Ödülleri: Bireysel Ödüller

Basketbol Süper Ligi'nde ikinci yarının başlamasının ardından oldukça heyecanlı geçen ilk yarının panoraması ile karşınızdayız. Hazır sezonun ortalarındayken performanslarıyla göz dolduran oyuncuları ödüllendirerek bireysel ödüller vermeye karar verdik. Bu ödülleri dağıtırken oyuncuların bireysel performanslarının yanı sıra takım başarılarını da göz önüne aldığımızı belirtmek isteriz.

En Değerli Oyuncu (MVP): Jordan Theodore (Banvit)



16 maçta ortalama 34 dakika, 20.2 sayı, 3.4 ribaunt, 7.6 asist, 1.2 top çalma, 3.3 top kaybı, %52 ikilik, %27 üçlük, %83 serbest atış. 


Sayı krallığında lig birinci. 
Asist krallığında lig birincisi. 
Ortalama sürede lig sekizincisi. 

BSL'nin 17. haftası geride kalırken Jordan Theodore tartışmasız bir şekilde lige en çok damga vuran oyuncu oldu. Hem sayı, hem asist krallığında birinci sırada yer alan Jordan Theodore, kötü takımlarda istatistik kasmaya çalışan bir Amerikalı oyuncu olmadığını da hem takımına yaptığı liderlik hem de saha içi kararlarıyla defalarca kanıtladı.

Şampiyonlar Ligi sosyal medya liderleri

FIBA Şampiyonlar Ligi'nde Play-Off mücadeleleri bugün oynanacak iki maçla başlayacak. İlk tur gruplarının tamamlanmasıyla beraber resmi sitede sosyal medya kullanımıyla ilgili bir yazı yayınlandı. Kupanın giderek artan takipçi sayısının altının çizildiği yazıda, aynı zamanda Şampiyonlar Ligi'ne katılan takımlar arasında sosyal medyadaki takipçi sayısı sıralaması da yapıldı. İlk beş sıraya baktığımızda ise iki Türk takımı dikkatleri çekiyor. Zirveyi Partizan'ın elde ettiği sıralamada Beşiktaş Sompo Japan ikinci sırada, Pınar Karşıyaka ise dördüncü sırada yer alıyor. İlk beşin sıralaması ve sosyal medya takipçi sayıları şu şekilde:


Partizan - 436 bin takipçi
Beşiktaş Sompo Japan - 357 bin takipçi
Dinamo Sassari - 157 bin takipçi
Pınar Karşıyaka - 91 bin takipçi
SIG Strasbourg - 87 bin takipçi

Monday, February 6, 2017

36 yaşında o hala KAYA gibi

1980 doğumlu bir basketbolcunun hala daha parkelerde mücadele ettiği ender görülür. Hele ki Basketbol Süper Ligi gibi mücadelenin üst seviyede yaşandığı bir ligde yer alabilmek ciddi bir sorumluluk. Kaya Peker de bu sorumluluğu Tofaş ilk beşinde sergilediği performansla başarıyla yerine getiriyor. Özellikle son dört maçta yükselen bir grafik sergileyen Kaya 37. yaşının içinde olmasına rağmen "Hala daha Kaya gibi" yorumlarının yapılmasına neden oluyor. 


Karşıyaka altyapısında yetişip, yeşil kırmızılı forma altında profesyonel olan, sonrasında Efes Pilsen'e transferiyle kariyerinde önemli bir adım atan ve gerek kulüp takımları gerekse milli takımda sayısız başarısı bulunan Kaya Peker'in ilerleyen yaşına rağmen Tofaş'ta ilk beşte sahaya çıkıp sergilediği performans ayakta alkışlanıyor. Bu sezon 6.7 sayı - 3.1 ribaunt ortalamasıyla mücadele eden Kaya, Tofaş'ın en mücadeleci isimlerinin başında gelmesi yanı sıra, son dört maçtaki performansıyla Tofaş pota altı ve hücumunu  yönlendirmesiyle de dikkatleri üzerine çekmiş durumda. YeşilGiresun'a karşı 12 sayı - 6 ribaunt, Pınar Karşıyaka'ya karşı 7 sayı - 9 ribaunt, Darüşşafaka Doğuş'a karşı 13 sayı - 3 ribaunt ve son olarak da Galatasaray Odeabank'a karşı 20 sayı - 8 ribaunt ile oynayan Kaya Peker, kariyerinin sonlarında lacivert beyazlı formayla bir kez daha basketboldan keyif aldığını gösterip izleyenlere de keyif vermekte. 

David Blatt'a Türkiye yaramıyor

Darüşşafaka Doğuş'ta düşüş devam ediyor. Turkish Airlines Euroleague'te son üç, Basketbol Süper Ligi'nde de son iki maçını kaybeden Daçka'da kötü gidişe çare bulunamazken, alınan son Emporio Armani Milan ve Banvit yenilgileri sonrası coach David Blatt hakkındaki olumsuz yorumların sayısı iyice arttı. Hafta içinde İtalya'da son 15 dakikasına 25 sayı önde girdikleri maçı anlaşılmaz şekilde kaybeden Darüşşafaka'da farkın kapanmaya başladığı anlarda müdahale etmekte geciken ve rakibin momentumu eline geçirmesine engel olamayan David Blatt, yine bugünkü Banvit maçındaki tercihleriyle de okları üzerine çekmeye devam etti. 


İsrail asıllı ABD'li coach'un kariyerine baktığımızda, görev yaptığı İsrail, Rusya, İtalya, ABD gibi ülkelerde başarılı sonuçlar aldığını görmemize rağmen, 2007-2008'deki Efes Pilsen macerası sonrası ikinci kez görev aldığı Türkiye'de yine beklentilerin gerisinde kalması tecrübeli coach'un Türk basketboluyla pek de uyum sağlayamadığı izlenimine kapılmamıza neden oluyor. İsrail'de Maccabi Tel Aviv'in başında 5 lig şampiyonluğu, 1 Euroleague şampiyonluğu, 1 Adriyatik Ligi şampiyonluğu, Rusya'da St.Petersburg'un başında FIBA EuroChallenge Cup şampiyonluğu, İtalya'da Benetton Treviso'nun başında 1 lig 1 de kupa şampiyonluğu, Rusya Milli Takımı'nın başında olduğu dönemde de Avrupa şampiyonalarında 1 altın, 1 de bronz madalyası, 2012 olimpiyatlarında da bronzu bulunan Blatt, NBA'de Cleveland Cavaliers'ın direksiyonunda bir buçuk sene kadar fena sayılmayacak bir performansla görev yapmış; fakat 30-11'lik galibiyet yüzdesiyle giderken takım sahipleriyle ortaya çıkan bir uyuşmazlık sonucu görevinden alınmıştı.

Sunday, February 5, 2017

76ers'ta haftanın yıldızı Ersan oldu

NBA'de Philadelphia 76ers forması giyen milli basketbolcumuz Ersan İlyasova bu hafta sergilediği başarılı performansı ile 76ers forması altındaki yükselişini sürdürdü. 76ers'a katıldıktan sonra kişisel performans olarak kariyerinin en iyi sezonunu geçiren Ersan, yeni takımıyla 15.6 sayı - 6.2 ribaunt - 1.8 asist ortalamaları yakalarken, takımın içinde bulunduğu durum ve kadro darlığının yardımıyla da hücum performansı anlamında kariyerinin en başarılı sezonunu geçirmekte. 


Bu sezonki başarılı performansını özellikle son maçlarda 76ers hücumuna önemli katkılar yaparak yükselten Ersan, geride bıraktığımız hafta oynadığı 5 maçta ortalama 30 dakika sahada kalarak 20 sayı - 7.6 ribaunt - 1.4 asist - 1.2 top çalma istatistikleri yakaladı. Milli forvetimiz Joel Embiid'in sakatlığı sonrası, Simmons'un da kadroda olmadığı 76ers'ın en önemli skor tehditi haline gelise de, bu hafta oynadığı 5 maçta alınan 4 yenilgiye engel olamadı. Pazartesi gününden itibaren sırasıyla Bulls, Kings, Mavericks, Spurs ve Heat karşısında oynanan maçların tamamında ilk beşte sahaya çıkan Ersan'ın bu beş maçtaki istatistiği ise şu şekilde oldu. 

30 Ocak @ Bulls (M): 31 sayı - 11 ribaunt 
31 Ocak vs Kings (G): 10 sayı - 2 ribaunt 
2 Şubat @ Mavs (M): 13 sayı - 10 ribaunt 
3 Şubat @ Spurs (M): 25 sayı - 10 ribaunt - 4 top çalma
5 Şubat @ Heat (M): 21 sayı - 5 ribaunt - 2 asist 

Asistleriyle konuşulan uzun: DeMarcus Cousins

NBA takımlarından Sacramento Kings'in yıldız pivotu DeMarcus Cousins çok yönlü basketbolunu son haftalarda iyiden iyiye artan asist istatistikleriyle desteklemeye devam ediyor. Bu sezon 28.1 sayı - 10.6 ribaunt ve 4.7 asist ortalamaları elde eden zaman zaman dört zaman zaman da beş numarada mücadele eden Cousins, son iki gece oynadığı iki maçta yakaladığı 27 sayı - 12 ribaunt - 9.5 asist ortalamasıyla da takımın lokomotifi olmaya devam ediyor. Kings bu sezon istenilen galibiyet yüzdelerini yakalayamamış olmasına rağmen, Cousins'in performansı onu ligin en başarılı oyuncularından biri olma yönünde emin adımlarla ilerletiyor. 


Cuma gecesi Sacramento Kings'in Phoenix Suns'a 103-105 kaybettiği maçta 22 sayı - 12 ribaunt - 12 asist ile bu sezonki ikinci triple-double'ını yapan Cousins, dün gece de Golden State Warriors karşısında kazanılan 109-106'lık galibiyette 32 sayı - 12 ribaunt - 9 asist ile başroldeydi. Takımın en iyi asist istatistiğine sahip guardı Ty Lawson'un 4.4 asist ortalamasıyla mücadele ettiği sezonda 4.7 asist ortalaması yakalayan Cousins, ocak ayını da 26.6 sayı - 11.1 ribaunt - 5.9 asist ortalamaları ile tamamlayarak oyunu yönlendirmede de Kings guardlarının bir adım ötesine geçti. Tüm bunların yanında son iki sezondur dış şutlarını da oldukça geliştiren Cousins'in %36.7 gibi bir pivot için oldukça iyi sayılabilecek bir 3 sayı yüzdesine de sahip olduğunu hatırlatayım. 

Karadeniz derbisine Temel fıkrası gibi son

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın en çok dikkat çeken maçlarından biri Giresun'da oynandı. Karadeniz derbisi olarak da adlandırılan YeşilGiresun Belediye - Trabzonspor Medical Park karşılaşması nefesleri keserken, heyecan dolu karşılaşmada son saniyeleri uzun zaman hatırlanacak bir uzatma devresi sonunda 81-80 kazanan taraf ev sahibi YeşilGiresun Belediyespor oldu. Ev sahibi ekip böylece sekizinci galibiyetini alıp Play-Off mücadelesinde altın değerinde bir galibiyet elde ederken, konuk bordo mavililer ise kazanmaya çok yaklaştıkları maçta basit hatalar sonucu 11. yenilgisini alarak rakibiyle galibiyet sayısını eşitleme şansını kaçırdı. 


Normal süresi 70-70 eşitlikle sona eren heyecan dolu maçın uzatma dakikalarında da denge son saniyelere kadar bozulmadı. Maç boyunca çok hata yapan iki takım, maçın sonunda hata yarışında zirve yaparken, uzatmanın son 5 saniyesine 79-78 önde giren konuk Trabzonspor Medical Park, Caleb Green'in istemsiz faulü sonrasında YeşilGiresun'lu Armstead'i çizgiye gönderip rakibine galibiyet için önemli bir şans hediye etti. Armstead'in 2/2 serbest atışı sonrası bu kez de Trabzonspor top çıkarırken Ledo'nun yaptığı anlamsız faul Caleb Green'i tekrar çizgiye götürürken, Green 1/2 atarak skora 80-80 ile dengeyi getirdi. Herkesin maçın ikinci kez uzatmaya gideceğini düşündüğü anlarda, ev sahibi ekibin oyuna soktuğu top henüz havadayken Caleb Green bir kez daha faul yapıp rakibine adeta galibiyet için açık kes keserken, bu kez Ivanov ile 1/2 atan YeşilGiresun Belediye 81-80 üstünlüğü yakaladı. Kalan  3 saniyede Lee ile rakibinin turnike bulmasına izin veren ev sahibi ekip, Lee'nin bu turnikeyi kaçırması sonrası maçı 81-80 ile kazanırken, Trabzonspor Medical Park da basit hatalarla kaybettiği yenilgi sonrası rakibini yakalama yolundaki değerli bir fırsatı değerlendirememiş oldu. 

Saturday, February 4, 2017

Gaziantep oynadı Kaf Kaf seyretti

Basketbol Süper Ligi 17. haftası maçında Karşıyaka Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nda Pınar Karşıyaka'nın konuğu olan Gaziantep Basketbol baştan sona önde götürdüğü maçı 92-79 kazanarak galibiyet serisini beş maça çıkardı ve ligdeki galibiyet sayısını 8'e yükselterek Play-Off hedefi doğrultusunda çok değerli bir galibiyet elde etti. Ev sahibi Pınar Karşıyaka ise savunmadaki konsantrasyon eksikliği nedeniyle hiç ortak olamadığı maçta aldığı bu yenilgiyle sahasındaki altı maçlık galibiyet serisine son vermiş oldu. Kaf Kaf böylece bu sezonki yedinci yenilgisini de alarak ilk dört yarışında önemli bir yara aldı.


Maça Denmon ve Rautins'in üçlükleriyle hızlı başlayan Gaziantep Basketbol henüz ilk çeyrekten skor üstünlüğünü elde etti:21-28. Özellikle ilk yarıda konuk ekibin oldukça yüzdeli hücum ettiği izlenirken, Pınar Karşıyaka'nın da savunmada hiç çaba göstermemesi Gaziantep'in ilk yarıdaki 53 sayısının temelini oluşturdu. Geçtiğimiz haftaki YeşilGiresun maçıyla birlikte Gaziantep kariyerine başlayan Marcus Haislip'in hem içeriden hem de dışardan etkili oyunu ile henüz ilk yarıda 20 sayıyı bulması, Karşıyaka'nın çok yönlü sayı bulma kapasitesine sahip Antep uzunlarına savunmada bir çare bulamaması farkın açılmasına neden olurken, devre sonunda Gaziantep Basketbol'un 43-53 üstünlüğü vardı. İlk devrede Pınar Karşıyaka'da oyuna giren sekiz oyuncu da sayı bulurken, Gaziantep Basketbol'da ise sayı dağılımının sadece yabancı oyuncular arasında olduğu görüldü.

Thursday, February 2, 2017

CSKA Moskova Ülker Arena'dan çıkamadı

Turkish Airlines Euroleague'de normal sezonun 21.maçları bugün başlarken Fenerbahçe Ülker Arena'da geçen yılın finalistleri Fenerbahçe ve CSKA Moskova karşı karşıya geldi. Müthiş bir mücadeleyle başlayan ve baştan sona inanılmaz bir heyecana sahne olan maçta ikinci yarıdaki performansıyla son şampiyon karşısında 73-67'lik bir galibiyet elde eden Fenerbahçe bu zaferle galibiyet sayısını 14'e yükseltirken rakibiyle arasındaki farkı da tek maça indirdi. Rusya'daki ilk maçı da kazanan Fenerbahçe böylece olası puan eşitliğinde ikili averaj üstünlüğünü de yakaladı. CSKA Moskova ise bu sezon altıncı kez sahadan yenilgiyle ayrılırken, dördü son dört deplasman maçında olmak üzere son 8 maçtaki beşinci mağlubiyetini almış oldu. 


Geçtiğimiz Euroleague sezonunun finalisti iki ekibin mücadelesi beklenen çekişme seviyesinde başladı. İki takım da savunmayı ön planda tutarken, sertlik seviyesinin gittikçe artması artan sayıdaki faul düdüğüne neden oldu. Maça Bennett'la başlamak Fenerbahçe'nin hücum performansını düşürürken, sertlik seviyesini gittikçe artıran CSKA savunmasına karşı zorlama şutlara kalmak yüzdenin düşmesine ve sarı lacivertlilerin ilk çeyrekte hiç 3 sayı isabeti bulamadan 15 sayıda kalmasına neden oldu. Hücumda işlerin iyi gitmediği ilk çeyreğin önde kapatılmasında ise savunmadaki mücadelenin etkisi büyüktü. CSKA'nın savunma sertliğine ilk birkaç dakika gösterilen müsamaha sonrası taraftarın da tepkisel olarak oyuna dahil olması Sarı Kanarya'nın direncini yükseltirken, bununla birlikte gerilen ortamı kontrol altına almak isteyen hakem üçlüsünün sık sık çaldığı fauller sonrası oyunun durakladığını izledik. İkinci çeyreğin başında iki takımın da sertlikten vazgeçmediği görülse de, artan faul sayıları yavaş yavaş savunmaların düşüp bu çeyrekteki mücadelenin daha çok hücum ağırlıklı olmasına neden oldu. Udoh'un iki, Vesely'nin de üç faul alması DeColo başta olmak üzere CSKA kısalarının dikine penetrelerle pota altımıza girmesine olanak sağlarken, Fenerbahçe'de de Dixon ve Antic'in üçlükleri ve Udoh'un hücumda devreye girmeye başlaması oldukça değerliydi. Faul atışları çeyreğin bitimine iki dakika kala sarı lacivertlileri 36-32 öne geçirse de, CSKA molası sonrası gelen 0-8'lik seri sonrası soyunma odasına giderken önde olan taraf 36-40 ile CSKA Moskova oldu. İlk yarıda Fenerbahçe rakibin sert savunması karşısında genel olarak zorlansa da, sert savunmanın getirdiği fauller sonrası 16 kez serbest atış çizgisine gidip 13 isabet sağladı. Öyle ki Bogdanovic'in 7 sayısının tamamı faul çizgisindendi. CSKA tarafında ise ilk yarının en dikkat çekici istatistiği devre boyunca sadece 1 top kaybı yapmalarıydı.