30 Ekim 2016 Pazar

Kandemir ve Acıbadem'de durum karışık

TBL'de sezona iddialı bir kadro ve büyük hedeflerle giren Acıbadem Üniversitesi oynadığı altı maçın sadece ikisinde galibiyet elde ederek beklentilerin oldukça altında kaldı. Maçlarda alınan kötü sonuçlar hem sahada oynanan basketbol hem de saha dışında gerginliğe yol açarken, son olarak Ahmet Kandemir'in kaybedilen Sakarya Büyükşehir Belediye maçı sonrası açıklamaları yaşanan memnuniyetsizliğin bir yansıması olarak görüldü. 


Maç sonrası değerlendirmesinde "Hakemler savunma yapmamıza izin vermediler" ve  "Bu lig dürüst oynayanların değil, hakemi aldatanların ligi olmuş" gibi ifadeler kullanan Ahmet Kandemir'in geçmişte de zaman zaman hakemlerle arasının gerildiğini bilmekteyiz. Bu sezon özelinde ise, yaşadığı sezon başlangıcının bu gerilimi daha da tetiklediğini hatta takımın performansı üzerinde de olumsuz etkiler yarattığını söylemek yanlış olmaz. 

Sezona sürpriz Samsun BŞB Anakent yenilgisiyle başlayan ve ardından gelen Bandırma Kırmızı yenilgisi sonrası alarm çanları çalmaya başlayan Acıbadem Üniveritesi'nde dördüncü haftada Beylikdüzü ve son olarak da bu hafta Sakarya BŞB'ye karşı alınan yenilgiler sonrası Ahmet Kandemir'in geleceği hakkında da soru işaretleri oluşmaya başladı. Kadrosunda Bracey Wright ve Sharrod Ford gibi kariyerli yabancılar yanında, BSL geçmişleriyle dikkat çeken Cenk Akyol, Can Altıntığ, Mutlu Demir, Nusret Yıldırım, Caner Erdeniz, Can Öğüt, Orbay Kaya gibi yerli isimleri bulunduran Acıbadem Üniveritesi'nde geniş kadronun avantajını henüz sahaya yansıtamamış olan Ahmet Kandemir'in tecrübeli ve yetenekli oyuncularını nasıl kullanacağı ve tekrar ligin zirvesini zorlayıp zorlayamayacağını önümüzdeki günler gösterecek. 

Fransa Ligi'nde Monaco zirvede

Fransa Erkekler Basketbol Ligi ProA'da altı hafta geride kalırken, ligin yenilgisiz tek takımı Monaco zirvedeki yerini bu hafta da korudu. Bugün kendi sahasında Gravelines'i konuk eden Monaco, rakibi karşısında aldığı 79-71'lik galibiyetle namağlup unvanını korumasını bildi ve altıncı hafta sonunda zirvede tek başına yer aldı. Davies Brandon'un 15 sayı - 11 ribaunt ile yıldızlaştığı maçta, eski Trabzonspor'lu Dee Bost da 9 sayı - 6 ribaunt - 4 asistle etkili olurken, özellikle pota altında rakibine üstünlük sağlayan Monaco sahadan 8 sayılık bir farkla galip ayrılarak liderlik koltuğunu bırakmadı. 


Monaco'nun en yakın takipçisi Pau Orthez de, haftayı kendi sahasındaki 95-91'lik Orleans galibiyetiyle kapatırken, D.J Cooper'ın 30 sayı - 14 asist, Alain Koffi'nin 21 sayı - 14 ribaunt ve Ron Lewis'in 18 sayılık performansları maça damgasını vurdu. Pau Orthez 6 maçta 5 galibiyet ile altı hafta sonunda ikinci sırada yer alırken, 4 galibiyetli iki takım Paris-Levallois ve Nanterre de bu ikilinin ardında üst sıralarda yer alan diğer takımlar oldular. Paris Levallois bu hafta sahasında Chalons-Reims'i 88-78 mağlup ederken, Nanterre ise deplasmanda Limoges'a 70-64 mağlup oldu. 

29 Ekim 2016 Cumartesi

Westbrook'tan 51 sayı ve triple double

Dün gece Oklahoma City Thunder'ın Phoenix Suns'ı 113-110 yendiği karşılaşmada Russell Westbrook 51 sayılık muhteşem triple double'ıyla gecenin yıldızı oldu. Kevin Durant'ın takımdan ayrılışı sonrası Thunder'ın en büyük kozu olan yıldız oyun kurucu, sahada kaldığı 45 dakika boyunca 17/44 saha içi, 2/10 üç sayı isabeti ile 51 sayı kaydederken, aldığı 13 ribaunt ve verdiği 10 sayı pası ile henüz sezon başında oldukça dikkat çekici bir triple double istatistiğine imza attı. Westbrook böylece Kareem Abdul-Jabbar'ın 41 sene önceki 50 sayı üzeri triple-double'ı sonrası aynı istatistiği elde eden ilk isim oldu. 

Euroleague'in zirvesi ve dibine Türk ve Rus takımları yerleşti

Turkish Airlines Euroleague'de dört hafta geride kalırken ligin zirvesinde ve dibinde birer Türk birer de Rus ekibi yer aldı. Oynadığı dört maçı da yenilgisiz tamamlayan ve namağlup unvanlarıyla ilk iki sırada yer alan CSKA Moskova ve Fenerbahçe geçen sezon finalinde bıraktıkları yerden zirveyi bırakmazlarken, Galatasaray Odeabank ve Unics Kazan ise dört maçta henüz galibiyetle tanışamadılar ve son iki sıraya oturdular. Dördüncü maçlarda da ilginç şekilde birbirleriyle karşılaşan bu takımların maçlarında CSKA Moskova Unics Kazan'ı 98-80, Fenerbahçe ise Galatasaray Odeabank'ı 103-87 mağlup etti. 


Bu ekiplerin bir sonraki maçlarına baktığımızda Fenerbahçe Unics Kazan'ı evinde konuk ederken, CSKA Moskova da Olympicaos deplasmanına gidecek. Bu da sarı lacivertli temsilcimizin önümüzdeki hafta 5'te 5 yapma ihtimalinin büyük olduğu ve Pire'deki maçın sonucuna bağlı olarak tek başına liderliğe yükselebileceği anlamına geliyor. Galatasaray Odeabank'ın ise İspanya'da Real Madrid ile karşılaşacağı düşünüldüğünde 5.maçlar sonunda da ligin dibinde iki galibiyetsiz takımın olması ihtimali de ağır basıyor. 

28 Ekim 2016 Cuma

"Altın bilek" Dwayne Wade

Bu yaz NBA'de transfer piyasasının dikkat çeken isimlerinden Dwayne Wade, yeni takımı Chicago Bulls formasıyla çıktığı ilk maçta sergilediği performans ile takımını galibiyete taşıdı. Süre aldığı 32 dakikada 22 sayı - 6 ribaunt - 5 asist istatistiği elde eden süper yıldız, aynı zamanda 3 sayı çizgisi gerisinden elde ettiği 4/6'lük isabet oranı ile de gecenin en konuşulan isimlerinden biri oldu. 

NBA kariyerinin başından beri formasının giydiği Miami Heat'te hiçbir zaman dış şutuyla ön plana çıkmayan Wade, özellikle son sezonunda dış şut denemeyi bile neredeyse bırakmış ve sezon boyunca 74 maçta sadece 44 üç sayı denemesi yapıp, bunlardan da 7 isabet elde edebilmişti. Bu yaz Bulls'a transferi sonrası, Bulls guardlarının dış şut zaafı birçok spor yazarının değindiği bir nokta olurken, Wade'in henüz ilk maçında 4/6'lık bir isabet kaydetmesi, yıldız guardın yaz dönemini iyi geçirdiği ve bu sezon çizgi gerisinden de etkili olabileceğinin sinyallerini verdi. 

24 Ekim 2016 Pazartesi

Ricky Ledo'yu kontrol edebilmek

Sezonun dikkat çeken takımlarından YeşilGiresun Belediye'nin ilk 3 hafta itibariyle en etkili ismi ABD'li guard'ı Ricky Ledo oldu. Üç maçta 18 sayı - 7 ribaunt - 2.3 asist ve 2 top çalma ortalamaları yakalayan Ledo, YeşilGiresun'u takip eden birçok basketbolseverin de beğenisini kazandı. Özellikle hırsı, enerjisi ve atletizmiyle durdurulması oldukça güç bir skorer izlenimi veren Ledo hakkında, önümüzdeki sezon Giresun temsilcisinde kalmasının pek olası olmadığı, Avrupa'da iddialı bir takım forması giyeceği yönünde tahminler yapılmakta. 


Geçtiğimiz sezon NBA Development League'de de skorer yönü hakkında olumlu izlenimler edindiğimiz (20.1 sayı - 6.4 ribaunt - 2.5 asist) Ledo'nun henüz 3 maçlık BSL performansı sonrası, Avrupa kariyeri hakkında yorum yapmak için belki de oldukça erken. Yetenekleri konusunda şüphemiz olmayan ABD'li 2 numaranın en önemli sıkıntısı ise zaman zaman enerjisini kontrol edemeyip, daha fazlasını yapmak isterken hatalar yaparak mental olarak oyundan düşmesi. Bunun en canlı örneğini Fenerbahçe maçında Bogdanovic ile yaşadığı gerilim sonrası, oyunu kişiselleştirip aşırı zorlamasıyla izledik. Maçı 17 sayıyla tamamlasa da, 6/14 ikilik 1/9 üçlük yüzdesi ve yaptığı 4 top kaybı, belki de Giresun'un oyunu alıp koparabileceği dakikalarda maçın başa baş gitmesine ve Fenerbahçe'nin sonradan kontrolü ele geçirmesine neden oldu. Vesely'nin kendisine yapmış olduğu sert faul sonrası kontrolünü kaybetmesi de belki de bu mental düşüş sonrası yaşanmış bir olaydı. 

Sonuçta her takım Ricky Ledo gibi hücum yönü güçlü, atletik ve hırslı bir skoreri olmasını ister. Fakat Ledo gibi oyuncuları hem sahada hem de saha dışında kontrol edebilmek, gerektiğinde birkaç dakika nefes alıp, beynine oksijen gitmesini sağlamak da coach'ların dikkat etmesi gereken önemli bir unsur. Ledo Giresun'da kaldığı süre içinde muhtemelen takımın en skoreri, ve hatta belki de en ribauntçu ismi olacak. Fakat kişisel kariyerini yükselerek sürdürebilmesi, devamlılığı sağlaması ve verimliliğini yükseltmesine bağlı. Unutmamak lazım ki, kontrolsüz güç güç değildir. Ledo'yu kontrol edebilmek de onun kariyeri için yapılması gereken en önemli adımdır. 

22 Ekim 2016 Cumartesi

Xavi Pascual Pana için doğru isim mi?

Panathinaikos son günlerin merakla beklenen açıklamasını bugün yaparak Xavi Pascual ile anlaştığını duyurdu. Sezona yapılan kötü başlangıç sonrası Pedoulakis'in istifası ardından, Barcelona'da son iki sezondur yoğun şekilde eleştirilen Pascual ile yapılan 3 yıllık anlaşma ise soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Geçtiğimiz sezon sonlarına doğru artık koçluk yetenekleri konusunda ciddi eleştirilere maruz kalan Pascual, basında da zaman zaman dalga konusu olmuştu. 


Sekiz yıllık Barcelona kariyerinde 2010 Euroleague şampiyonluğu yanında, 4 de Liga Endesa şampiyonluğu elde eden Pascual, İspanyol ekibindeki son iki sezonunda ise hem oyuncu tercihleri hem de takım yönetimi konusunda çok eleştirilmişti. Turkish Airlines Euroleauge'de Final Four'suz; Liga Endesa'da ise Real Madrid'e kaptırılan şampiyonluklarla geçen son iki sezonda özellikle takımın kötü gidişatına çözüm bulamayan, hatta bazı maçlarda molalarda kameralara yansıyan çaresizlikleri sonrası Barcelona ardından bu seviyede bir kariyere devam edip edemeyeceği tartışılan Pascual'in Pana'daki performansı ise merakla bekleniyor. Hali hazırda sezona iyi bir başlangıç yapamayan Panathinaikos için doğru tercih olmadığını düşündüğüm Pascual'in Yoncalar'daki üç sezonluk kontratını tamamlayabileceğini sanmamakla birlikte, bu transferin dört takımla mücadele ettiğimiz THY Eeroleague'de Türk takımları için olumlu bir karar olduğu kanısındayım. 

Sayı atamadan double double yaptı


Bugün İzmir'de Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu'nda oynanan ve Pınar Karşıyaka'nın ikinci yarıdaki oyunuyla Trabzonspor Medical Park'ı 74-59 yendiği maçta ilginç bir istatistik gördük. Konuk ekibin guardlarından Stefan Tyler Moody maçı 0/7 saha içi isabetiyle "0" çekerek tamamlamasına rağmen, yaptığı 10 asist ve aldığı 10 ribaunt ile double double yapmayı başardı. Aynı zamanda 7 de top kaybı yapan Moody, ligde 3 maç sonunda 6 sayı - 8.7 ribaunt ve 5.3 asist ortalamalarına ulaştı. 


16 Ekim 2016 Pazar

BSL - 2. Haftaya Bakış: 16 Ekim 2016

Basketbol Süper Ligi'nde 2. hafta bugün oynanan üç maç ile devam etti. Tofaş-Galatasaray maçını bugünkü ilk yazımızda değerlendirmiştik. Bugün oynanan diğer maçlar hakkındaki bilgi ve yorumlar ile ikinci haftaya bakışımıza devam ediyoruz.

Best Balıkesir 77-80 Demir İnşaat Büyükçekmece

Geçen hafta Galatasaray deplasmanında oyundan kopmasa da çok iyi bir izlenim vermeyen Best Balıkesir, geçen hafta Trabzonspor'u farklı yenip geçen sezonki atılımına devam edeceğini gösteren Demir İnşaat Büyükçekmece'yi kendi sahasında ağırladı. Beklenmedik şekilde büyük bir çekişmeye sahne olan mücadelede Demir İnşaat Büyükçekmece, rakibini son periyottaki oyunu ile 80-77 mağlup etmesini bildi.

Geçen sezonu Beşiktaş'ta tamamlayan yetenekli oyunkurucu Randy Culpepper'ın da hafta içinde kadroya katılmasıyla daha derli toplu ve daha iyi bir oyun sergileyen Best Balıkesir'de Justin Ofoegbu 19 sayı, 2 ribaunt, 1 asist, Mike Green 15 sayı, 3 ribaunt, 10 asist ve Austin Nichols 11 sayı, 6 ribaunt, 1 asist ile oynarken yeni transfer Randy Culpepper da takımına 11 sayı, 1 ribaunt, 2 asist ile katkı verdi. Maçın büyük bir bölümünü önde götüren Best Balıkesir, maç boyunca yüksek yüzdeyle (%44) 11 üçlük bulsa da hem savunma hem de pota altını kullanma konusundaki derin zaafları ile önümüzdeki haftalar için iyi sinyaller vermedi ve küme düşme adaylarından biri olarak göze çarptı.

Beklediğinden daha dişli bir rakip ile karşılaşan Demir İnşaat Büyükçekmece'de ise Kenneth Hayes 27 sayı, 1 asist, Osiris Eldridge 12 sayı, 6 ribaunt, 3 asist, Angelo Calorio 11 sayı, 5 ribaunt, 2 asist ve Clevin Hannah 10 sayı, 3 ribaunt, 4 asist, 3 top çalma ile mücadele etti. Rakip takım Best Balıkesir gibi pota altını kullanmakta büyük zorluk yaşayan Büyükçekmece'de Kaheem Seawright ve Andrija Stipanovic'in performansları beklenenin altında kaldı.

Banvit 93-88 Darüşşafaka Doğuş

Haftanın merakla beklenen mücadelesinde hazırlık maçları dahil bu sezon oynadığı yaklaşık 13-14 maçı da kaybetmeyen Darüşşafaka Doğuş'u Bandırma'da ağırlayan Banvit, gelecek için olumlu sinyaller verdiği mücadelede rakibini uzatma sonucunda 93-88'lik skorla mağlup etmeyi başardı. Karşıyaka deplasmanının ardından Darüşşafaka Doğuş'u da mağlup etmeyi başaran Banvit'te işler iyi giderken, bana göre ilk kez kaybetmiş olsalar da lanse edildikleri kadar güçlü olmayan -tabii bu iyi bir takım olmadıkları anlamına gelmiyor- Darüşşafaka Doğuş da Kızılyıldız deplasmanının ardından vasat oyununu sürdürdü. Büyük çoğunluğu Banvit üstünlüğü ile geçen mücadelede, Darüşşafaka Doğuş son periyotta Brad Wanamaker önderliğinde geri gelse de mücadelede Darüşşafaka adına iyi bir oyun sergilendiğini söylemek zor olur.

Banvit'te 4/8 üç sayı isabetiyle 32 sayı, 2 ribaunt, 6 asist yapan Jordan Theodore maçın adamı olurken  Can Maxim Mutaf 6/10 üç sayı isabetiyle 22 sayı, 3 ribaunt, 2 asist, 2 top çalma, Gasper Vidmar 14 sayı, 5 ribaunt, 3 asist ve kritik anlarda ortaya çıkıp çok önemli işler yapan Gediminas Orelik 9 sayı, 9 ribaunt ve 3 asist ile mücadele etti. Mücadeleyi maçın başından itibaren önde götüren Banvit, tam 12 üçlük bulurken yabancı oyunculardan Jordan Theodore ve Jeremy Chapell başta olmak üzere istekli, arzulu ve uyumlu bir takım olduğunu bir kez daha bütün taraftarlarına gösterdi. Gediminas Orelik, Damian Kulig, Can Maxim Mutaf ve Edo Muric gibi terlerinin son damlasına kadar savaşan görev adamlarıyla desteklenen Banvit kadrosunun bu sezonda çok canlar yakacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Banvit'in şu andaki tek dezavantajının pota altındaki atletizm eksikliği olduğu söylenebilir ancak şu ana kadar bu dezavantajlarını da iyi kapattıklarını söylemek gerekir.

Darüşşafaka Doğuş cephesinde ise Darüşşafaka'nın maça tekrar ortak olmasında en büyük pay sahibi olan Brad Wanamaker 20 sayı, 2 ribaunt, 8 asist ile oynarken Scottie Wilbekin 14 sayı, 2 ribaunt, 4 asist, eski Banvitli Adrien Moerman 12 sayı, 7 ribaunt ve Birkan Batuk 10 sayı, 4 ribaunt, 2 asist ile mücadele etti. Maç boyunca yüksek bir yüzdeyle (%43) 14 üçlük isabeti bulan Darüşşafaka Doğuş'da en büyük problem pota altından sayı üretmek olarak göze çarptı. Semih Erden ve Marcus Slaughter'ın kadroda olmadığı maçta -ki kadroda olsalar ne kadar etki edecekleri bence meçhul- boyalı alandan sayı bulmakta zorlanan Darüşşafaka'nın hücumları bu handikap dolayısıyla fazlasıyla kısıtlandı. Bu kadar yüksek bütçelerle kurulan ve hedefini şampiyonluk olarak belirleyen bir takımda bu kadar kalabalık bir kadro varken bu handikapa dikkat edilmemesi de bir hayli ilginç olarak nitelendirilebilir.   Nitekim boyalı alandan sayı bulmak kadar olmasa da boyalı alanı savunmak konusunda da eksiklikleri olan Darüşşafaka Doğuş'un önümüzdeki haftalarda eksik oyuncularında kadroya katılmasıyla bu problemlere nasıl çözümler bulacağı büyük merak konusu.

BSL - 2. Haftaya Bakış: Tofaş - Galatasaray



Tofaş 80-82 Galatasaray Odeabank

Hafta içinde kendi sahasında CSKA Moskova tarafından darmadağın edilen ve takım içindeki uyum sorunları göze çarpan Galatasaray, Bursa deplasmanında Basketbol Süper Ligi'ne bu sezon yükselen Tofaş'a konuk oldu. Maç içinde farkı bir ara 21 sayıya kadar çıkaran Galatasaray, rakibinin geri dönüşüne karşılık veremeyince galibiyeti zora soksa da Austin Daye'in son saniyede bulduğu basket ile maçı 82-80'lik skor ile kazanmasını bildi.

Özellikle Galatasaray cephesinde bazı oyuncuların takıma uyumu ve takım savunması konusundaki sıkıntılar bu maçta da gün yüzüne çıkarken 23 sayı, 4 ribaunt, 4 asist ile oynayan Austin Daye, 16 sayı, 4 ribaunt, 5 asist ile oynayan Sinan Güler ve 12 sayı, 5 ribaunt, 4 blok ile oynayan Alex Tyus pozitif oyunlarını sürdürdüler. Bunun yanında savunması ile -biraz faullü de olsa- karşısındaki oyuncuyu hem fiziksel hem de zihinsel olarak "döven" Göksenin Köksal da Galatasaray cephesindeki ender olumlu performanslardan birini sergiledi.

Gene hafta Darüşşafaka karşısında olumlu bir oyun sergileyen Tofaş da ise takımın skorer olarak alınan Justin Hamilton maç kadrosuna alınmadı. Justin Hamilton'ın yokluğunda ligimizin tecrübeli isimlerinden Sammy Mejia 26 sayı, 8 ribaunt, 3 asist, genç Sırp guard Vasilije Micic 20 sayı, 2 ribaunt, 2 asist ve Ronald Roberts Jr. 15 sayı, 10 ribaunt, 2 asist ve 2 blok ile oynadı.

TESPİT: Henüz ligin 2. haftasında olmamıza rağmen iki takımın da "kadro mühendisliği" konusunda sıkıntılar yaşadığını gözlemleyebiliyoruz.

Özellikle Euroleague'de oynayan bir takım olarak Galatasaray'ın yaptığı kadro mühendisliğine kesinlikle anlam verememekteyim. Adeta Çin Süper Ligi kıvamında bir takım kuran Galatasaray'da en büyük problemin savunma olacağı çok barizdi ve sezonun başı itibariyle bu sıkıntılar yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Hücumda bir hayli yetenekli ancak savunmada da bir o kadar sıkıntılı olan Galatasaray, Basketbol Süper Ligi'nde olmasa da Euroleague'de çok sıkıntılar yaşayacağa benziyor. Nitekim sezonun ilk maçında CSKA Moskova'dan 109 sayı yiyen Galatasaray'da özellikle Russ Smith, Jon Diebler, Tibor Pleiss ve Emir Preldzic gibi yeni transferler takım savunmasında "yumuşatıcı" etki yaratıyorlar. Tabii ki bunun yanında Vladimir Micov ve Blake Schilb gibi isimlerin de çok göze çarpan dezavantajları bulunmasa da savunma direncini yukarıya taşıyan isimler olduklarını söylemek zor. Savunmanın yanında daha birçok problemi olacak gibi görünen Galatasaray hakkındaki diğer yorumlarımı sonraki haftalara saklayacağım ancak bana göre Galatasaray'ın bu problemler henüz transfer döneminin ortalarında "biz geliyoruz!" diye bas bas bağırmaktaydılar. Bana göre Galatasaray'ın kadrosu yanlış kurulmuştur ve Ergin Ataman gerek saha içinde gerekse saha dışında bu kadroyu yönetebilecek yetiye sahip değildir. 

Tofaş cephesine geldiğimizde ise küme düşen bir takımın iyi bir organizasyon ile bir planlama doğrultusunda ilerlediğini görebiliyoruz. Geçen sezon TBL için bir hayli kaliteli bir kadro kuran ve doğal olarak küme çıkmayı başaran Tofaş, kadrosunun büyük bir bölümünü takımda tuttu. Transfer döneminde sadece Bayern Münih'in genç Sırp guardı Vasilije Micic, NBA geçmişi de bulunan skorer Justin Hamilton ve atletik ancak Avrupa tecrübesi olmayan uzun oyuncu Ronald Roberts Jr. ile anlaşan Tofaş, kağıt üzerinde de iyi transferler yapmıştı. Galatasaray maçında gördüğümüz skorer oyuncu eksikliğini takımla uyumunu henüz sağlayamayan Justin Hamilton'ın kadroda olmamasına bağlarsak sezonun başı itibariyle Tofaş'ın tek bir problemi olduğunu söyleyebiliriz: Stretch 4. Ronald Roberts Jr.'ın fantastik atletizm yeteneğini bir kenara bırakırsak Kaloyan Ivanov, Kaya Peker ve Ümit Sonkol'dan oluşan atletizm özürlü diyebileceğimiz Tofaş pota altında, orta mesafe şutu dahi istikrarlı bir biçimde sayıya çevirebilecek bir oyuncu -Ümit Sonkol'un maç başına 10 dakikadan fazla oynamayacağını varsayarsak- bulunmuyor. Ronald Roberts Jr.'ın da şutu olmadığını düşündüğümüzde, Tofaş pota altı hem şut atamıyor hem de rakiplerine karşı hantal bir görüntü veriyor. Dolayısıyla da hem savunmada çok sıkıntı yaşıyorlar, hem de Tofaş hücumları bir süre sonra monotonlaşıyor. Atletik ve şutu olan 4 numaralara karşı büyük bir zaafı olan Tofaş'ın, Galatasaraylı Austin Daye'in elini kolunu sallaya sallaya kendilerini mağlup etmesini de bu probleme bağlayabiliriz. Tabii ki Tofaş kulübü belirli bir organizasyon ve plan dahilinde ilerlediği düşünüldüğünde bu sezon olmasa da önümüzdeki sezonda bu problemi çözeceği ve kadrosunun üstüne katacağı bariz ancak bu sezon için -eğer bir takviye yapılmaz ise- Tofaş'ın play-off'a belki ucundan girebileceğini düşünmekteyim. Genel olarak beğendiğim Tofaş kadro mühendisliğinde neden böyle bir kararın verildiğini de bir hayli merak ettiğimi de söylemeliyim. 

15 Ekim 2016 Cumartesi

BSL - 2. Haftaya Bakış: 15 Ekim 2016


Basketbol Süper Ligi'nde 2. haftanın ilk gününde oynanan diğer maçlarla 2. haftaya bakışımıza devam ediyoruz.

Gaziantep Basketbol 73-75 Pınar Karşıyaka

İlk haftadaki performanslarıyla taraftarlarını hayal kırıklığına uğratan iki takımın mücadelesinde Pınar Karşıyaka deplasmanda Gaziantep Basketbol'u uzatma sonunda 75-73'lük skor ile mağlup etmeyi başardı. Vasat hatta kötü denilebilecek iki takımın "kim daha fazla üçlük atabilecek" mücadelesi şeklinde geçen, keyifsiz ve bir o kadar kalitesiz maçta iki takım da ilerisi için iyi sinyaller veremezken maç sonunda 11 üçlük isabeti sağlayan Pınar Karşıyaka, 10 üçlük isabeti sağlayan Gaziantep Basketbol'u geçmeyi başardı.

Pınar Karşıyaka'da disiplinsiz davranışları dolayısıyla ilk hafta sonunda takımdan yollanan Josh Boone yerine alınan Joshua Owens sahadaki yerini alırken Gaziantep Basketbol tarafında takımın en önemli isimlerinden Andy Rautins'in antrenmanda bileğini burkması sonucunda sahada yer alamadı.

Pınar Karşıyaka'da Kevin Dillard 14 sayı, 2 ribaunt, 5 asist, hastalığı dolayısıyla oynayıp oynamayacağı maç öncesinde belli olmayan Mateusz Ponitka 12 sayı, 5 ribaunt ile oynarken Gaziantep Basketbol cephesinde rakibin pota altındaki eksikliğini iyi değerlendiren Deyan Ivanov 18 sayı, 11 ribaunt, 3 asist, 41 dakika sahada kalan William Cherry Jr., 17 sayı, 8 ribaunt, 5 asist ve 42 dakika sahada kalan Marcus Denmon 15 sayı, 7 ribaunt, 4 asist ile mücadele etti.

Keyifsiz geçen mücadelede sadece 6 oyuncusundan skor bulabilen Gaziantep Basketbol, sınırlı olan potansiyelini gösterirken Pınar Karşıyaka'nın akılsız ve plansız oyunu da gözlerden kaçmadı. Koç Nenad Markovic'in anlam verilemeyen oyuncu değişiklikleri, başta J'Covan Brown olmak üzere Kevin Dillard ve Dajuan Summers'ın birbirinden kötü tercihleri ve pota altı savunmasında göze çarpan problemler ile iyi bir izlenim vermeyen Pınar Karşıyaka'da, Josh Boone yerine transfer edilen Joshua Owens da ilk maçında pek umut veren bir oyun sergilemedi. Bakalım, özellikle ilerleyen haftalarda kadrosunda değişiklikler yapması gerekecek gibi görünen Pınar Karşıyaka, beni yanıltmayı başarabilecek mi?

Trabzonspor Medical Park 85-89 Yeşilgiresun Belediye

Basketbol Süper Ligi'nin, Karadeniz Derbisi'nde ilk hafta Büyükçekmece deplasmanında farklı kaybeden Trabzonspor, genç kadrosuyla ilk maçından Gaziantep Basketbol karşısında galip ayrılan Yeşilgiresun Belediye'yi ağırladı. Büyük çoğunluğu Yeşilgiresun Belediye'nin üstünlüğünde geçen mücadelede son periyotta maça ortak olan Trabzonspor, mücadelenin son saniyelerinde öne geçse de Okben Ulubay'ın üçlüğüne ve dolayısıyla maçın uzatmaya gitmesine engel olamadı. Uzatma periyodunda toparlanan Yeşilgiresun Belediye ise mücadeleyi 89-85'lik skorla kazanmayı bildi.

İlk iki hafta sonunda kadro derinliği ve uyumu konusunda ciddi problemleri olduğu göze çarpan Trabzonspor, ligin ilk iki haftasında galibiyet alamayarak küme düşme adayları arasında yer alabileceğini gösterdi. Düzensiz hücumlarla organize olamadığı göze çarpan Trabzonspor'da, Julian Wright 19 sayı, 6 ribaunt, 2 asist, Malcolm Lee 15 sayı, 8 ribaunt, 1 asist, Caleb Green 10 sayı, 6 ribaunt, 4 asist ve Stefan Moody 12 sayı, 9 ribaunt, 4 asist ile mücadele etti. Takımın lideri olması beklenen Dwight Hardy'nin kötü performansı da göze çarpan detaylarlandı.

Kadrosunda genç oyunculara yer vermesinden dolayı maçları merakla beklenen Yeşilgiresun Belediye'de ise gençlere verilen şans ilk iki hafta itibariyle iyi kullanılıyor. Trabzonspor karşısında 20 sayı, 6 ribaunt, 4 asist ile yıldızlaşan Okben Ulubay'ın yanı sıra 16 sayı, 4 ribaunt, 3 asist ile mücadele eden Emircan Koşut, Yeşilgiresun Belediye'nin en skorer isimleri oldular. İki genç oyuncunun yanı sıra takımın yabancı oyuncularından Malcolm Armstead 15 sayı, 3 ribaunt, 6 asist, Rasid Mahalbasic 13 sayı, 4 ribaunt ve Ricardo Ledo 11 sayı, 9 ribaunt ile oynadı.

Sırp koç Trifunovic'in önderliğinde dar rotasyon ve gençler ile mücadele eden Yeşilgiresun Belediye'nin lige 2/2 ile başlamasının yanı sıra genç oyunculardan Okben Ulubay ve Emircan Koşut'un gösterdikleri performanslar ilerleyen haftalarda da çok merakla takip edileceğe benziyor.  Biz de Technical Faul Blog olarak alt yaş milli takımlarında pek çok başarılar kazanan genç oyuncularımızın süre bulmalarını destekliyor ve ilgiyle takip ediyoruz.

BSL - 2. Haftaya Bakış: Beşiktaş - Uşak Sportif

Beşiktaş Sompo Japan 87-65 Muratbey Uşak Sportif

Haftanın ilk maçında, geçen hafta FIBA Şampiyonlar Ligi'nde gruplara kaldıktan sonra son şampiyon Fenerbahçe Ülker'i de yenerek sezona iyi başlayan Muratbey Uşak Sportif, geçen hafta ligden düşmesine kesin gözüyle bakılan TED Koleji'ni 42 sayı farkla mağlup eden Beşiktaş'a konuk oldu. Uşak'ın geçen haftaki oyunu göz önüne alındığında heyecanla beklenen mücadelede ise beklentiler karşılanmadı. İlk periyottan itibaren oyunun kontrolünü akışkan hücumu ve sıkı savunmasıyla eline Beşiktaş, kendi seyircisinin önünde Uşak'ı 87-65'lik skorla mağlup etmeyi başardı.

Sezonun ilerleyen haftaları için oldukça olumlu sinyaller veren Beşiktaş'ta Earl Clark, 8/10 saha içi isabet ile 20 sayı, 6 ribaunt, Kyle Weems 12 sayı, 4 ribaunt, 3 asist ile oynarken sezon başında transferi bir hayli eleştirilen Vladimir Stimac 19 sayı ve 7'si hücum toplam 15 ribaunt ile oynadı. Oldukça uyumlu ve keyifli bir görüntü çizen Beşiktaş, Micheal Roll (6), Micheal Thompson (6) ve Kenan Sipahi (4)'in katkılarıyla 22 asist ile karşılaşmayı tamamladı. Muratcan Güler ve Sertaç Şanlı'nın da performansları ile alkış topladığı mücadelede, Beşiktaş adına olumsuz tek not iki hafta itibariyle oldukça müsait pozisyonlarda olmasına rağmen 2/9 üçlük isabetiyle mücadele eden DJ Strawberry'nin şut ritmini henüz bulamaması oldu.

Uşak cephesine geldiğimizde ise, geçen hafta Fenerbahçe karşısında 30 sayı, 12 ribaunt ile takımına galibiyeti getiren Shaq McKissic, Beşiktaş tarafından oldukça iyi savunuldu. Kolay şut imkanı bulamayan McKissic mücadele boyunca sadece 4 şut kullanırken bunların 3'ünde isabeti bulmayı başardı. Ayrıca 6/6 serbest atış ile oynayan McKissic mücadeleyi 12 sayı, 1 ribaunt, 1 asist ile tamamladı. Geçen haftanın bir diğer önemli ismi Darryl Monroe ise bu maçta takımı adına direnen ender isimlerdendi. 19 sayı, 11 ribaunt ve 2 asist ile oynayan Monroe, oyun içindeki devamlılığını ve tercihlerini geliştirebilirse ne kadar tehlikeli olabileceğinin sinyallerini verdi. Uşak'ta ayrıca Mark Lyons 12 sayı, 4 asist ile oynarken Berkay Candan 7 sayı, 5 ribaunt ile mücadeleyi tamamladı.

TESPİT: Bulduğu boş şut pozisyonlarından yararlanamayan ve 4/26'lık üçlük yüzdesiyle mücadele eden Uşak Sportif'te uygun şut pozisyonu yaratma konusunda sıkıntıların olduğu göze çarptı. Takımın skorer ismi McKissic'in sadece 4 şut kullanabilmesinin yanı sıra hücum setlerindeki opsiyonların kısıtlılığı göze çarpan Uşak'ta bu duruma müdahele edilmeli gibi görünüyor. Bu kısıtlılıkdaki etkenlerden birinin de takımın geri kalanıyla oldukça uyumsuz görünen Jeremy Hazell'ın kötü oyunu olduğu söylenebilir. Hem FIBA Şampiyonlar Ligi'nde hem de ligin ilk iki haftasında gerek tercihleri, gerek kötü savunması ve de uyumsuzluğu ile oldukça göze batan Jeremy Hazell, rakipler için tehlike arz etmezken kısıtlı bütçesiyle oldukça olumlu yabancı transferler yapmayı başaran Uşak Sportif için bir sorun teşkil ediyor. Jeremy Hazell'ın performansını arttıramaması durumunda -ki bana kalırsa yalnızca iki hafta geçmesine rağmen artıramayacak gibi duruyor- yerine alınacak yeni bir yabancı oyuncu Uşak Sportif'in hücum opsiyonlarını zenginleştirebilir ve Mark Lyons, Shaq McKissic ve Darryl Monroe ile kurulan ümit verici iskelete oldukça fayda sağlayabilir.

Potanın en uzunu: Alexander Sizonenko

Zamanının Sovyetler Birliği (SSCB) sınırlarında yer alan günümüz Ukrayna topraklarında dünyaya gelen Alexander Sizonenko 2.45'lik boyuyla dünyanın en uzun basketbolcusu olarak bilinir. Bu boy ölçümü çeşitli kaynaklarda 2.40 ile 2.45 arasında değişmekle birlikte bu farklı ölçümler onun en uzun basketbolcu olmasına engel değildir. Sizonenko yanında, Libyalı Suleiman Ali Nashnush da (1943-1991) 2.46'lık boyuyla çeşitli kaynaklarda bu unvana layık gözükse de, Ali Nashnush'un basketbol oynadığı zamanlarda boyu henüz 2.39 olduğundan Sizonenko'nun gerisinde kalmaktadır. Profesyonel basketbol kariyerinde Sovyetler Birliği'nin Spartak Leningrad ve Stroitel Kuybyshev (şu anki VVS Samara) takımlarında oynamış olan Sizonenko, aynı zamanda 12 kez Sovyetler Birliği Milli Takımı forması giymiştir. 


Sizonenko bilinen gelmiş geçmiş en uzun basketbolcu olmakla birlikte, 1991 yılında "Dünya'nın yaşayan en uzun adamı" unvanını alarak Guiness Rekorlar Kitabı'na girmiştir. Basketbolu bıraktıktan sonra sağlık problemleri nedeniyle durumu giderek kötüye giden ve içinde bulunduğu maddi olanaksızlıklar nedeniyle zor koşullarda yaşamına devam etmek zorunda kalan Sizonenko 2011 yılında Rusya devleti tarafından hastaneye kaldırılmış, 5 Ocak 2012'de de vefat etmiştir.

İlginizi çekebilecek benzer yazıya göz atmak için: "NBA tarihinin en uzun basketbolcuları"

4 Ekim 2016 Salı

Muratbey Uşak Sportif evinde galip: 93-90

FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmek için ön eleme turu oynayan Muratbey Uşak Sportif, ilk maçında kendi sahasında konuk ettiği Romen ekibi Cluj-Napoca'yı 93-90 mağlup ederek deplasmandaki maç öncesi 3 sayılık bir avantaj yakaladı. Perşembe günkü zorlu Romanya deplasmanında işi hiç de kolay olmayacak olan Muratbey Uşak Sportif rakip sahada galip geldiği ya da 2 sayılık bir farkla yenildiği takdirde Şampiyonlar Ligi'nde grup aşamasına kalmış olacak. 


Karşılıklı basketlerle başlayan ilk çeyrekte oyunu Hakan Demirel ile iyi yönlendiren Uşak Sportif, müsait atış pozisyonlarını bulsa da, bu şutlardan boş dönüp savunmada yeterli sertliği sahaya yansıtamayınca oyun hakimiyetini elde etmekte zorlandı. Çeyreğin sonlarında Berent ve Berkay'ın oyuna girmesiyle mücadele seviyesini bir kademe yükselten temsilcimiz, Berent ve McKissic'ten gelen sayılar sonrası ilk çeyreği 25-21 üstün tamamladı. İkinci çeyreğin başında Uşak Sportif'te Evaldas Kairys'in sayıları dışında dağınık bir basketbol ve tamamen dış şuta dayalı bir oyun gözlenirken, Romen ekibinde Aleksander Rasic'in sayılarıyla devreye girmesi ve hızlı hücumlarla bulunan basketler 4 dakika sonrası 33-33'lük eşitliği sağladı. Okan Bulkaz'ın molası sonrası tekrar toparlanan temsilcimiz Freimanis ve Török'ün sayılarıyla tekrar farkı açmaya başladı. Devre sonunda McKissic ve Freimanis ile sayılar bulmaya devam eden Muratbey Uşak Sportif son 30 saniyedeki basit hatalara rağmen ilk yarıyı 45-38 üstünlükle tamamladı. Temsilcimizde Freimanis 10 sayı - 2 ribaunt ve Kairys 9 sayı - 2 ribaunt ile en etkili isimler oldular. 

3 Ekim 2016 Pazartesi

Real Madrid 2016-2017 analizi

Geçtiğimiz sezon Liga Endesa'daki şampiyonluğuna rağmen, Turkish Airlines Euroleague çeyrek finalinde Fenerbahçe'ye süpürülerek Final-Four'un dışında kalan Real Madrid, bu sezon geçtiğimiz yıl Avrupa'da yaşadığı felaketin izlerini temizlemek amacında. Sezona İspanya Süper Kupası yarı finalinde aldığı Barcelona Lassa yenilgisiyle kötü bir başlangıç yapan Real'de ligin ilk haftasındaki Unicaja Malaga galibiyeti yüzleri biraz olsun güldürse de, sezon boyunca nasıl bir performans sergileneceği merak konusu. 


Son çeyreğine geride girdikleri açılış maçında, kritik anlarda kolay skor bulmaları sonrası gelen 30-17'lik final periyodu skoru ve ilk yarıda kaydedilen 57 sayı, yenildikleri Barcelona Lassa maçında kaydettikleri 93 sayı ve hazırlık maçında Fenerbahçe karşısındaki son periyot geri dönüşleri Real Madrid'in bu sezon skor anlamında çok sıkıntı çekmeyeceğini gösterse de, oyunun savunma tarafında henüz aynı şeyleri söylemek pek mümkün değil. Yine de sezon başı olduğunu düşünürsek, birkaç hafta sonra taşların yerine oturmasıyla izleyeceğimiz Real Madrid bize daha net bir fikir verecektir. 

Bu sezon Sergio Rodriguez'in NBA yolunu tutmasıyla oyun kurucu rotasyonunda değişikliğe giden Real Madrid'de Sergio Llull, Dontaye Draper, Jaycee Carroll ve Luka Doncic'ten oluşan bir dörtlü guard rotasyonu izleyeceğiz. Bu bölgede özellikle Luka Doncic'in sergileyeceği performans merak konusu. Hazırlık maçlarında verilen şansı hiç de fena değerlendirmeyen genç yıldız, süre aldıkça daha iyiye gideceğe benziyor. Draper tecrübesi, Carroll da keskin şutlarıyla Madrid'in guard rotasyonunu tamamlayan diğer isimler olacaklar. 3 numarada Fernandez, Maciulis, Taylor üçlüsünün dakikalarının nasıl dağılacağı bir diğer merak konusu. Geçtiğimiz sezon beklenen performansın gerisinde kalan Fernandez'in hırsı, Maciulis'in yaşı ilerledikçe artan form grafiğinin yanında, Taylor'un da yoğun maç programında formda kalması şart. Yalnız geçen seneki inişli çıkışlı grafik devam ederse, Laso'nun bu üçlü arasında dakikaları dağıtırken sorun yaşayacağını düşünüyorum. 

1 Ekim 2016 Cumartesi

Yeni sezonun rekabeti: Tofaş - Yeşilgiresun

Sezon öncesi hazırlık döneminin dikkat çeken iki takımı Tofaş ve Yeşilgiresun Belediye arasında bugün oynanan hazırlık maçı, izlerken verdiği seyir zevki nedeniyle daha sezon başlamadan bana bu sezonun en çok zevk veren/verecek rekabeti olacağı izlenimini verdi. Belki iki takım da sıralamada alacakları yerler itibariyle sezonun en kaliteli basketbolunu izlettirmeyecekler; fakat genç Türk basketbolcuların önemli süreler aldığı kadroların sahada vereceği mücadele, hiç şüphem yok ki, 1.5 saatimizi ayırdığımız için pişman etmeyecek bizi. 


Bugünkü mücadele de başından sonuna kadar güzel bir çekişmeyle geçerken iki takımda da önemli süre alan genç oyuncularımız performanslarıyla bizleri mutlu ettiler. Karşılaşma 91-84 Yeşilgiresun Belediye üstünlüğüyle tamamlanırken, galip takımın genç forveti Okben Ulubay 19 sayı ile maçın en skorer ismi oldu. Okben neredeyse maçın tamamında oynayıp (38.5 dakika) 5/7 üç sayı, 7/11 de saha içi isabeti sağlarken, 5 asist - 3 ribaunt - 1 top çalma ve 1 blok istatistikleriyle de başarılı bir maç çıkardı. Giresun ekibinde bir diğer genç oyuncu Emircan Koşut 27 dakika oyunda kalarak 6/6 saha içi isabet ile 14 sayı - 5 ribaunt - 1 top çalma - 1 blokla etkili olurken, her geçen gün pivot özelliklerini yukarı taşıdığını da bir kez daha gösterdi. Genç guardlarımızdan Doğuş Özdemiroğlu ise 16 dakikada 3/4 üç sayı isabeti ile 12 sayı - 3 ribaunt - 1 asist yaparak maçı tamamladı. İstatistikleri bir kenara bıraksak bile, Okben'in top elindeykenki özgüveni, el üzerinden el yakan topları korkusuzca potaya göndermesi, Emircan'ın pota altındaki duruşu yanında, rakibe önemli bir tehdit yaratan orta mesafe şutları ve Doğuş'un da savunmasına ek olarak giderek geliştirdiği hücum yönü Yeşilgiresun'un bu sezon başlattığı gençlere yönelme hamlesinin, henüz sezon başlamadan meyvelerini vermeye başladığının açık bir göstergesi oluyor. 

Bundesliga'da 2.haftanın görünümü

Almanya Erkekler Basketbol Ligi Bundesliga'da ikinci hafta maçları biri dışında tamamlandı. Yarın oynanacak Ratiopharm Ulm - EWE Baskets Oldenburg maçıyla tamamlanacak ikinci haftada oynanan maçlar sonunda beş takım 2'de 2 yaparak namağlup unvanını korudu. Brose Basket Bamberg, Bayern Münih, Eisbaren Bremerhaven, Göttingen ve Alba Berlin çıktıkları iki maçlarını da kazanan takımlar olarak ligin zirvesine yerleştiler.


Bu beş takım içinden en yakından takip ettiğimiz Alba Berlin, coach Ahmet Çakı ve oyun kurucu Engin Atsür yönetiminde bu hafta çok kritik bir galibiyet aldı. Son 4 dakikaya geride giren; fakat Engin'in liderliğinde (son 4 dakika: 5 sayı - 3 asist) önemli bir geri dönüş yapan Alba Berlin, Science City Jena'yı deplasmanda 77-73 mağlup etmeyi başardı. Alba'da Elmedin Kikanovic 24 sayı - 6 ribaunt ile en skorer isim olurken, Engin Atsür 11 sayı - 6 asist - 3 ribaunt ile onu takip etti.