23 Ağustos 2017 Çarşamba

İspanya Eurobasket 2017 Kadrosu

Eurobasket 2017'de Romanya'da oynanacak Romanya'da mücadele edecek İspanya Milli Takımı'nda 12 kişilik şampiyona kadrosu açıklandı. Sergio Scariolo'nun coachluğunu yaptığı İSpanya'da Sergio Llull'un sakatlığı can sıkarken, Boğalar C Grubu'nda sırayla Karadağ, Çekya, Romanya, Hırvatistan ve Macaristan ile karşılaşacak. İspanya'nın 12 kişilik şampiyona kadrosu şu şekilde:


Pau Gasol (San Antonio Spurs - 2.15 - F/P-37)
Sergio Rodriguez (CSKA Moscow-1.91-G-31)
Juan Carlos Navarro (Barcelona-1.93-G-37)
Ricky Rubio (Utah Jazz-1.93-G-26)
Marc Gasol (Memphis Grizzlies-2.10-P-32)
Willy Hernangómez (NewYork Knicks-2.10-P-23)
Joan Sastre (Valencia-2.01-F-25)
Guillem Vives (Valencia-1.92-G-24)
Pierre Oriola (Barcelona-2.06-F/P-24)
Fernando San Emeterio (Valencia-1.99-F-33)
Alex Abrines (Oklahoma City Thunder-1.98-F-24)
Juancho Hernangómez (Denver Nuggets-2.06-F-21)

22 Ağustos 2017 Salı

Litvanya Eurobasket 2017 Kadrosu

Eurobasket 2017'de İsrail'in ev sahipliği yapacağı B Grubu'nda mücadele edecek olan Litvanya Milli Takımı 12 kişilik kadrosunu açıkladı. B Grubu'nda sırasıyla Gürcistan, İsrail, İtalya, Ukrayna ve Almanya ile karşılaşacak olan Litvanya Milli Takımı şu isimlerden oluşuyor. 


Mantas Kalnietis (O.Milano-1.95-G-30)
Jonas Maciulis (R.Madrid-1.98-F-32)
Martynas Gecevicius (Zaragoza-1.93-G-29)
Jonas Valanciunas (Toronto Raptors-2.11-P-25)
Mindaugas Kuzminskas (NewYork Knicks-2.04-F-27)
Donatas Motiejunas (Shandong-2.13-P-26)
Arturas Milaknis (Zalgiris-1.95-G/F-31)
Eimantas Bendzius (Obradoiro-2.03-F-27)
Marius Grigonis (Alba Berlin-1.98-F-23)
Lukas Lekavicius (Panathinaikos-1.84-G-23)
Arturas Gudaitis (Lietuvos Rytas-2.08-F/P-24)
Edgaras Ulanovas (Zalgiris-1.98-F-25)

21 Ağustos 2017 Pazartesi

Technical Faul 6 yaşında!


Dile kolay tam altı sene olmuş başlayalı. 21 Ağustos 2011'de başladık bu sayfada yazmaya. Bir Avrupa şampiyonası öncesi İzmir'deki Mini World Cup değerlendirmesiyle başlayan, 6 yıl boyunca 2300 yazıyla devam eden bir serüven. İki kişi ile yola çıktık; zaman zaman dostlarımız destek oldu, toplamda 6 ayrı kalemden yorumlar, yazılar paylaştık. Paylaşmaya da devam edeceğiz. Altı yılı devirdik, nice altı yıllara. Bizce iyi ki başlamışız, güzel günlerde yeni yazılarla devam etmek dileğiyle... Emeği geçen ve bizi takip eden tüm dostlara teşekkürler. 

17 Ağustos 2017 Perşembe

İstatistiklerle LeBron & Curry düellosu

NBA'de son birkaç yılın en büyük rekabeti Golden State Warriors ile Cleveland Cavaliers arasında yaşanırken, iki takımın yıldızları Stephen Curry ve LeBron James de sürekli olarak karşılaştırılmaktalar. Son üç yılda NBA şampiyonluklarını paylaşan iki takımın ve iki süper-yıldızın rekabeti saha içinde kıran kırana yaşanırken, saha dışında ve sosyal medyada da taraftarlar arasında ciddi polemikler yaşanıyor. İki yıldızın fanları da kendi taraftarı oldukları yıldızın şu an NBA'in en iyisi olduğunu iddia ededursun, ben biraz istatistikleri gözden geçirip iki takımın parkede karşılaştıklarında ortaya çıkan rakamlardan ne çıkarabiliriz diye bakıp bunu sizlerle paylaşmak istedim. 


Stephen Curry'nin draft yılı olan 2009 sezonuyla başlayan rekabette öncelikle iki yıldızın karşılıklı oynadığı maçlarda Golden State Warriors'un 16-13'lük bir üstünlüğü olduğunu görüyoruz. LeBron bu maçların 4'ünü Miami Heat formasıyla oynarken, kalan 25 maçta ise Cleveland Cavaliers formasıyla sahadaydı. Normal sezonda LeBron'un 6-5'lik üstünlüğü bulunsa da, Play-Off'lar devreye girince Curry ve Warriors 11-7'lik bir üstünlük elde etmiş durumdalar. Sadece bu istatistikleri dikkate aldığımızda iki sonuç çıkarabiliyoruz. Birincisi Curry'nin iyi bir takıma sahip olup takımını daha iyi yönlendirdiği, diğeri ise LeBron'un daha zayıf takımlarda oynadığı...

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Londra'ya basketbolu sevdiremediler

NBA Global Games kapsamında bu sezon Londra Philadelphia 76ers ve Boston Celtics'i konuk edecek. Bir anlamda çaylak savaşı olarak da adlandırılabilecek ve 1 numaralı draft seçimi Markelle Fultz ile 3 numaralı draft seçimi Jayson Tatum'u karşı karşıya getirecek karşılaşma aynı zamanda O2 Arena'da oynanacak sekizinci normal sezon NBA Global Games maçı olacak. Bunun yanında dört kez de sezon öncesi maçına ev sahipliği yapan Londra'daki O2 Arena, 2007'de Boston Celtics - Minnesota Timberwolves maçıyla başlayan ev sahipliğinde böylece 12. kez kapılarını NBA takımlarına açmış olacak. O2 Arena'daki son maç 12 ocak 2017'de Denver Nuggets ve Indiana Pacers arasında oynanmış (belki de özellikle) savunmaların unutulduğu maçı 140-112 Nuggets kazanmıştı. 


11 NBA maçı yanında, 2012 yaz olimpiyatları ve 2013 Turkish Airlines Euroleague Final-Four'una da ev sahipliği yapan O2 Arena'nın bu pazarlama üstünlüğüne rağmen, basketbol Londra ve İngiltere'de henüz beklenen ilgi seviyesine ulaşmış değil. Çin ve Japonya'dan sonra NBA'in girmeyi planladığı en büyük pazar olan Britanya son yıllarda biraz kıpırdanıp Eurobasket finalleri seviyesine yükselse de, ülkede basketbolun gelişimi birkaç üst düzey basketbolcu yetiştirmenin ötesine geçemiyor. İngiliz halkının basketbola ilgisinin düşük olması yanında, takımların yatırımlarını özellikle futbol üzerinde yoğunlaştırması ve basketbolda başarının gelmemesi bu ilginin artmasını engellerken, NBA yönetiminin Londra'yı kazanmak ve Krallık topraklarına NBA sevgisini aşılamak merakının da ne kadar daha devam edeceği merak konusu. 

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Paul George - Thunder birlikteliği

Bu yılın en dikkat çeken takaslarından biri Paul George'un Oklahoma City Thunder'a gitmesi oldu. Önümüzdeki sene Los Angeles Lakers'a gitmesi kesin gözüyle bakılan ve bu sene kontratının son senesi olmasından dolayı takas değeri düşük olan Paul George'u neredeyse bedavaya kadrosuna kattı Thunder. OKC bu takasla kendisi için en doğru hamleyi yaptı. Hatırlayacak olursak geçen sezon basketbolun anarşisti ilan edilen Russel Westbrook bu oyunun takımla değil tek başına da kazanabileceğini kanıtlamaya çalışmış ama bunu açık bir şekilde "başaramamıştı".


Thunder'da takımı bir seviye üste taşımak için en doğru hamle buydu. Sezon içinde Victor Oladipho, Steven Adams gibi oyuncuların sergiledikleri düşük performanstan herkes şikayetçiydi; fakat gözden kaçan nokta Westbrook gibi bir oyuncuyla oynamanın ne kadar zor olduğuydu. Paul George bunun için en iyi opsiyon diyebiliriz. Muazzam savunmacı olup, sabit şut sokma, penetre ve pozisyon bitirici özelliklerinin olması yanında Paul George'un tek sıkıntı çektiği nokta oyunu kurmak. Fakat George bu sezon sahip olduğu bu zafiyet için endişelenmemeli; çünkü ligin en elit oyun kurucularından biri olan Russell Westbrook'a sahip. Bakalım bu sezon Oklahoma City Thunder bu yapılanmayla başarıya ulaşabilecek mi?

13 Ağustos 2017 Pazar

NBA 2K 2018 savaşlarında yeni bölüm

NBA 2K 2018, henüz piyasaya sürülmeden, kuruluşun açıklamaya başladığı oyuncu özellikleri ve sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarla reklamını oldukça yapıyor. Oyuncularının bir kısmının da bu özellik ve fotoğrafları fazla ciddiye alması ilginç tartışmaların yaşanmasına neden olurken, bazı oyuncular kendine biçilen değer ve overall ratingleri beğenmediklerini ya da başka oyuncuların ratinglerinin abartı olması yönünde açıklamalar yaptılar. Son olarak da çaylaklar Lonzo Ball ve John Collins arasındaki tartışma, Collins'in olgunluk gösterip olayı alttan almasıyla fazla büyümeden önlenmiş oldu.



Birkaç gün önce Atlanta Hawks'ın bu sezon adını oldukça duyuracağını tahmin ettiğim çaylak uzunu John Collins'in twitter accountunda (@jcollins20_) üstteki fotoğrafı paylaşması ve NBA 2K 2018 resmi sayfasının (@NBA2K) bunu retweet yapması tartışmaları başlatan olay olmuştu. Bu paylaşım üzerine Los Angeles Lakers'ın 2 numaralı draft pick'i Lonzo Ball, takım arkadaşı Brandon Ingram'ın bu fotoğrafta yer almasından hoşlanmamış ve firmaya 24 saat vererek fotoğrafı kaldırmadıkları takdirde bir müşterisini kaybedeceklerini belirtmişti. 

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Banvit pota altının geleceği: Ragıp Berke Atar

FIBAU18Europe Genç Erkekler Avrupa Şampiyonası'nın en dikkat çeken isimlerinin başında kuşkusuz Banvit'in 2.10 boyundaki pivotu Ragıp Berke Atar geliyor. Avrupa dördüncüsü olan milli takımımızda en skorer (Yiğitcan Saybir ile birlikte) ve en çok ribaunt alan isim olan Berke, aynı zamanda 16.4 sayı - 7.9 ribaunt - 1.3 blok ortalamalarıyla da turnuvanın beşine seçilerek kendini ispatladı. Türkiye'nin altyapıya en önem veren organizasyonlarından biri olan ve Bandırma Kırmızı gibi gençlere şans tanımaya yönelik bir takıma sahip Banvit'te bulunması sayesinde, gelişimi ve geleceği yönünde de oldukça ümitli olduğum Berke'nin adını bu sezon çok daha fazla duyacağımızı tahmin ediyorum. 


Geçtiğimiz senelerde de çeşitli altyapı kategorilerinde milli takım formasını terleten Berke 2015'te Avrupa üçüncüsü olan U16, 2016'da Dünya ikincisi olan U17 milli takımlarıyla madalyalar kazanmış, Dünya şampiyonasındaki 11.4 sayı - 8.7 ribauntluk istatistiğini, aynı sene U18 Avrupa şampiyonasında da 14.4 sayı - 8 ribaunt olarak geliştirmiş, bu seneki turnuvada da takımımızı sürükleyen isimlerin başında gelmişti. Bu yaz Genç Erkekler turnuvası öncesi kendinden iki yaş büyüklerle birlikte U20 Milli Takımımızın formasını da giyen Berke, U18 Avrupa Şampiyonası'nda özellikle namağlup ilerlediğimiz ilk beş maçta takımımızın lokomotifi olarak 20 sayı - 9 ribaunt barajına ulaşmış, fakat yarı finalde İspanya maçında biraz da Serkan Hoca'nın tercihiyle fazla süre bulamaması sonrası fazla etkili olamamıştı. 

11 Ağustos 2017 Cuma

Kyrie Irving Cavaliers'tan gidecek mi?

Kyrie Irving'in Cleveland Cavaliers yönetimine takaslanmak istediğini söylemesinden sonra gündem bir hayli değişti. Birçok takas senaryosu konuşulurken Irving'in gitmesi en olası takımlar arasında Miami Heat, Minesota Timberwolves, New York Knicks gibi ekipler konuşuldu. Her ne kadar olay anında fırından sıcak çıkmış yazımda Anthony & LeBron birlikteliği konusunda soru işaretlerim olsa da, bu takımlar arasında da birçok kişinin favorisi olarak New York Knicks'ti. Özellikle ilk günlerde bu senaryolar çok konuşulurken son birkaç gündür piyasada bir sessizlik hakim. Acaba takımda kalır mı diye düşünmeye de başlamadık değil. Peki Irving üç senedir finallere kalıp bir defa da şampiyonluk yaşadığı ve hala şampiyonluk adayı gösterilen Cleveland Cavaliers'tan neden ayrılmak istiyor? 


Cevabı aslında çok basit. Irving kazanmak istemiyor; tek isteği yeteneklerini daha fazla sergileyebileceği ve odak noktası olabileceği bir takıma gitmek. Basketbol yeteneğiniz ölçüsünde skor kazanabildiğiniz bir spor olsaydı, Kyrie bunun bir numarası olabilirdi. Tabi ki bu karar Kyrie'nin öz seçimi; fakat LeBron James onun için en iyi senaryoydu. Bunun sebebi Kyrie her ne kadar süperstar seviyesinde bir oyuncu gibi görülse de onu yönlendirecek birine ihtiyaç duymakta ve oyunun bazı bölümlerinde kopukluk yaşamakta. Bana kalırsa bu problemini de en iyi şekilde örtebilen (ve hatta örtebilecek) kişi LeBron James. Bir süredir takas senaryolarında sessizlik var; adım atan bir takım da görünmüyor. Bakalım ilerleyen günlerde takas gerçekleşecek mi yoksa Kyrie Cavaliers'ta kalıp şampiyonluk yarışına devam mı edecek?

Yazan: Ali Emekçi

10 Ağustos 2017 Perşembe

Şehmus Hazer: Top eline çok yakışıyor

FIBAU18Europe Genç Erkekler Avrupa Şampiyonası'yla birlikte adını duyuran gençlerimizin önde gelenlerinden biri de Şehmus Hazer oldu. 1999 doğumlu, 1.93 boyundaki Şehmus Batman'da doğmuş, basketbola Batman Gençlik Spor Kulübü'nde başlayıp, bir süre Batman'da basketbol oynadıktan sonra Banvit tarafından keşfedilen bir genç. Geçtiğimiz sezon Bandırma Kırmızı formasıyla TBL'de forma giymeye başlayan ve başarılı performansıyla dikkat çekerek U18 Milli takımına seçilen Şehmus Avrupa Şampiyonası'ndaki performansıyla da takdir topladı. 


TBL'de 2016-2017 sezonu başında fazla forma şansı bulamayan Şehmus, sezon ortasıyla birlikte aldığı süreleri artırmaya ve kendini göstermeye başlamıştı. Aralık ayı itibariyle maç başına 20 dakika ve üstü süreler almaya başlayan ve zaman zaman çift haneli sayılara da ulaşan Şehmus, sezonu 5.2 sayı - 1.9 ribaunt - 1.4 asist - 1.3 top çalma ortalamarıyla tamamladı, ki sezonun ilk yarısında fazla süre alamadığı maçlar olmasa bu istatistik muhtemelen daha yüksek olurdu. 

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Sixers bu sezon heyecan verecek

Yıllardır NBA'de alay konusu olan ve mağlubiyet üzerine mağlubiyet alıp bu dalda rekor kıran Philadelphia 76ers bu sene izleyenlere heyecan vermeye başladı. Uzun süre sakatlıklarla boğuşan bu takım son senelerde yaptığı başarılı draft seçimleri sayesinde kendine çekirdek kadro kurmayı başardı ve yapılanma sürecinde başarıya ulaştıklarının sinyalini yavaştan verdi. Geçen sezon sadece 31 maç oynayabilip bu maçlarda 25 dakika üzerinde süre alamayan Joel Embiid'le neredeyse Play-Off düzeyinde bir takım haline gelmişlerdi. Bunun yanı sıra geçen senenin 1.sıra draft hakkı olan Ben Simmons da sakatlığı yüzünden sezon boyu hiç forma giyemedi. Joel Embiid oynadığı dönemde muazzam işler yaptı ve takımı bir üst seviyeye taşıdı. Bunun en büyük nedenlerinden biri Embiid'in bir yandan fizik olarak devasa diye nitelendirebileceğimiz bir yandan da inanılmaz atletik bir yapıya sahip olması. 


Yeni sezonda beklentilerin büyük olmasının en büyük sebebi kadroda bulundurdukları genç yetenekler. Ben Simmons gibi "point forward" yani oyunu kurmak ve oyunu geniş alana yaymakta sıkıntı çekmeyen, bunun yanı sıra boyalı alanda etkili olan bir oyuncuya sahip olmaları en güçlü silahlarından biri. Bunun dışında Robert Covington gibi hem üçlük tehdidi yaratan hem de savunmada yırtıcı olan bir oyuncuya sahip olmaları takım için artı puan. Ayrıca bu sezon kadroya kattıkları JJ.Redick gibi veteran bir oyuncu genç yetenekler için yol gösteri olmakla birlikte sahip olduğu keskin şut yeteneğiyle takım için büyük bir skor katkısı verecektir. Furkan Korkmaz ve Markelle Fultz gibi hem dış şut tehdidi hemde penetre özelliğine sahip guardların bulunması da takımı heyecan verici yapıyor. Bakalım Philadelphia 76ers bu sezon genç yeteneklerle playoff düzeyinde bir takım olabilecek mi?

Yazar: Ali Emekci

8 Ağustos 2017 Salı

Asist yapmak onun işi: Mert Akay

FIBAU18Europe Avrupa Genç Erkekler Basketbol Şampiyonası'nı dördüncü tamamlayan Genç Milli Takımımız'da dikkat çeken isimlerden biri de takımımızın yedek guardı Mert Akay'dı. İlk beşte Eray Akyüz'ün forma giydiği 1 numara pozisyonunda, özellikle galibiyet elde ettiğimiz ilk maçlarda kenardan gelerek takıma önemli katkılar veren Mert, daha önce yıldız milli takımdaki performanslarının da üzerine çıkarak turnuvayı 4.6 sayı - 5 asist - 3.3 ribaunt - 1.4 top çalma istatistikleriyle tamamladı. Belki skor yönü daha öne çıkan isimlerin yanında biraz geri planda kaldı; fakat son iki maçta sınırlı süreler almasına rağmen yakaladığı 5 asist ortalamasıyla turnuvanın en çok asist yapan ikinci oyuncusu olmayı başardı ve basketbolumuzun geleceğinde önemli oyun kurucu adayları arasında olacağının sinyallerini verdi. 


Özellikle Karadağ maçındaki 2 sayı - 12 asist - 5 ribaunt - 3 top çalma (turnuvada 1 maçta yapılan en fazla sayıda asist) ve sonrasındaki Ukrayna maçındaki 3 sayı - 7 asist - 5 ribaunt - 2 top çalma istatistiği ve takıma verdiği katkı ile dikkat çeken; ilk beş başlamamasına rağmen Eray'dan daha fazla süre alma şansı yakalayan Mert, saha görüşü ve özel sayılabilecek asist yeteneğiyle de arkadaşlarına sayı yollarında değerli ikramlar yaptı. Asist krallığında 5.0 ortalamayla ikinci, 40 dakikaya yayılan asist ortalamasında ise 11.2 ile zirvede olan Mert'in kaybettiğimiz son İspanya ve Litvanya maçlarında ise sadece 10'ar dakika süre aldığını hatırlatalım. Bu maçlarda yer yer oyun disiplinini kaybettiğimiz anlar izlediğimi ve Mert'in oyuna girme zamanının geldiğini (hatta geç kalındığını) düşündüğümü itiraf etmeliyim. Tabi bu noktada her ne kadar farklı düşünüyor olsam da, Serkan Erdoğan'ın kararına saygı gösterdiğimi de belirtmeden geçmeyeyim. 

Cedi Osman ve ilk NBA sezonu

NBA'de son 3 senenin favorilerinden ve bir kez de şampiyonluk yaşamış Cleveland Cavaliers'la sözleşme imzalayan ve nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu olan Cedi Osman’dan bahsedelim bugünkü yazımızda. Avrupa’da başarılı bir performans sergileyen Cedi için NBA'in hiç de kolay olmayacağını düşünenlerdenim. Bunun sebebi Avrupa basketbolu ile NBA basketbolu arasında oyun hızı ve atletizm açısından büyük farklar olması. Biraz daha açacak olursam, NBA’de bulunan frontcourt oyuncularının fizik açısından çok üstün olması, bazılarının Cedi'ye oranla problem yaratacak derecede yırtıcı olması Cedi için olumsuz etki yaratacaktır. Biraz da genelleme yapacak olursam, beyaz genleri onu fiziksel açıdan geride bırakacaktır. Ayak çabukluğunun yeterince fazla olmaması fiziksel olarak zayıf olması onu elit bir savunmacı olarak tanımlanmasına engel olabilecek unsurlar. Bunun dışında istikrarlı ve delici bir şutör olmaması da içeri başarılı bir şekilde penetre edebilmesine rağmen karşılaşacağı sert ve dirençli savunmalara karşı ne kadar etkili olacağına dair soru işaretleri yaratmakta. 

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Banvit'in altın bileği: Erkin Şenel

U18 ve U20 Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonaları'nı geride bıraktık. Ümit (U20) Milli Takımımız turnuvaya yaptığı kötü başlangıç sonrası elde ettiği Avrupa dokuzunculuğu ile beklentinin biraz gerisinde kalırken, Genç (U18) Milli Takımımız ise elde ettiği Avrupa dördüncülüğü ve mücadelesi  ile her ne kadar madalya elde edemese de, bizleri gururlandırdı. Altyapı turnuvalarında madalyanın, şampiyonluğun değil, geleceğe oyuncu yetiştirmenin, gençlerimize bu seviyelerde tecrübe kazandırmanın önemli olduğunu söyleriz hep. Bu nedenle madalyasız geçen bu iki turnuvanın ardından bakacağımız yer gençlerimiz ve onların eksiklerini nasıl kapatacağımız olmalı. Ben de bu haftaki yazılarımda bu yaz dikkat çeken ve geleceğimizin yıldızları olacağını tahmin ettiğim gençlere yer vereceğim. 


U18 ve U20 turnuvalarına baktığımızda, dikkat çeken ve belki de daha medyatik olan isimler öne çıksa da, nedendir bilinmez ilk aklıma gelen isim Erkin Şenel oluyor. Nedendir bilinmez diyorum; ama sanırım nedeni açık. Neden NBA'de Kyle Korver'ı seviyorsam, neden Harun Erdenay'a saygı duyuyorsam o yüzden. Hem yumuşak bir bilek ve elden çıkarken gireceği hissini veren şutlar, hem de düzgün bir kişilik olunca, yaş kaç olursa olsun o basketbolcu saygımız kazanıyor. 

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Finali faul çizgisinden kaçırdık

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası'nda finale yükselmek için İspanya ile karşılaşan Genç Milli Basketbol Takımımız zorlu mücadelede bir ara çift haneli farkla önde olmalarına rağmen maçı 69-71 kaybederek final şanslarını kaybettiler. Son 6 dakikaya 7 sayı farkla önde giren, fakat iki dakika içinde İspanya'ya 0-12'lik bir seri veren genç millilerimiz, bitime 4 saniye kala Yiğitcan'ın iki serbest atışı da kaçırması sonrası ellerine kadar gelen final fırsatını geri çevirdiler. Gençlerimiz bu sonuçla yarın Avrupa üçüncülüğü için mücadele etme hakkı elde ettiler. 


Karşılaşmaya iki takım da tam sahadan baskılı savunma yaparak başlayınca ilk çeyrekte oldukça hareketli ve hızlı bir basketbol izledik. İlk birkaç dakikada basit hatalar yaparak zorlanan millilerimiz sonrasında Yiğitcan ve Muhaymin ile sayılar bulunca skorda üstünlüğü eline geçirdi. İlk dakikalarda pota altına kısalardan yeterince destek gelmemesi nedeniyle ribauntlarda Berke'nin yalnız kalması ve verilen hücum ribauntları sonrası oyuna tutunabilen İspanya'nın en etkili ismi olan Ehigitor'un savunmada aldığı faullerle kenara gelmesi milliler için önemli bir fırsat olurken, bu fırsatı iyi değerlendiren gençlerimiz çeyreğin son 1 dakikasına girilirken 22-12 ile farkı çift hanelere çıkarıp ilk 10 dakikayı 25-12 önde tamamladı. 

Genç Milli Takım İspanya karşısında

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası'nın son iki gününe girerken Genç Erkek Basketbol Milli Takımımız turnuvada madalya yolunda yenilgisiz ilerlemeye devam ediyor. Dün Yunanistan'ı 81-63 mağlup edip yarı finale yükselen ve bugün İspanya ile karşılaşacak olan millilerimiz, kazandığı takdirde yarın altın madalya için sahaya çıkacak. Milli takımımız sahaya koyduğu basketbol ve takım oyunuyla bizi ümitlendirirken, gençlerimizin İspanya karşısında maç boyu aynı istikrarla oynayarak zafere uzanacaklarına inanıyoruz. 


Türkiye - İspanya maçı öncesi iki takımı karşılaştıracak olursak en büyük kozumuzun pota altı olduğunu görüyoruz. Gerek beş numarada Ragıp Berke Atar, gerekse dört numarada Yiğitcan Saybir turnuvada başından beri millilerimizin bir ve iki numaralı skor opsiyonları oldular. Her ne kadar bu bölgede İspanya da oldukça güçlü iki isim Ehigitor ve Martinez'e sahip olsa da, millilerimizin pota altındaki fiziksel üstünlüklerini artıya çevireceklerini düşünmekteyim. Bu anlamda en büyük tehlike ise bizim turnuva başından beri benchten gelen uzunlardan aldığımız katkının oldukça sınırlı olmasına rağmen, İspanya'nın özellikle Parra'dan gelen performansla daha katkı veren bir benche sahip olması. Dolayısıyla Berke & Yiğitcan ikilisinin bugün alacağı sürelerin artacağını öngörmek gerçekçi olabilir. 

Ergin Ataman ve Ersan İlyasova krizi

Eurobasket 2017'ye sayılı günler kala 12 Dev Adam'da yaşanan Ersan İlyasova krizi çeşitli partilerin de yorumlarıyla giderek büyüyor. Son yılların belki de en az beklenti taşıyan kadrosuyla katılacağımız Eurobasket 2017 için son olarak da Ersan İlyasova'nın milli takımdan affını istemesi çeşitli polemiklere neden olurken, eski milli takım baş antrenörü Ergin Ataman'ın Ersan hakkındaki "Ersan her yıl aynı şeyi yapıyor , onu yetiştiren ve NBA kapısını açan Türkiye ye ayıp ediyor bizim de ayıbımız yeni ersan lar yetiştirememiz" yorumu oldukça tartışıldı. 


Konuya iki farklı açıdan bakmak gerekiyor. Öncelikle Ersan cephesinden bakacak olursak, Ersan'ın milli formayı giymediği tek turnuvanın 2014 Dünya Şampiyonası olduğunu görüyoruz ki Ersan zaten bileğinden sakatlığı nedeniyle NBA'de normal sezonda da son maçları kaçırmıştı. Bunun haricinde birçok yıldızdan yoksun çıktığımız 2006 Dünya Şampiyonası ile birlikte başlayan milli takım kariyerinde, Ersan'ın 2007 - 2009 - 2011 - 2013 ve 2015 Avrupa Şampiyonları ve 2010 Dünya Şampiyonası'nda milli takım formasını aksatmadan terlettiğini ve birçok kez de en başarılı sporcularımızdan biri olduğunu görmekteyiz. Dolayısıyla sayın Ergin Ataman'ın belirttiği "Ersan her yıl aynı şeyi yapıyor" ifadesini anlamakta oldukça zorlandığımı belirtmeden geçemeyeceğim. Bunun yanında Ersan'ın doğum tarihi konusunda geçmişte yaşananları düşündüğümüzde milli basketbolcumuzun kendi de belirttiği gibi artık 12 ay basketbol oynamakta zorlanacak durumda olması da bana çok mantıksız gelmiyor. 

3 Ağustos 2017 Perşembe

FIBAU18Europe Ukrayna galibiyeti sonrası

Genç Milli Basketbol Takımımız FIBAU18 Europe Avrupa Şampiyonası'nda dün Ukrayna'yı 78-76 mağlup ederek çeyrek finale yükselmişti. Millilerin aldığı galibiyet gençlerimizi ilk sekiz arasına sokmakla birlikte, son dakikalara kadar maçın başa baş geçip millilerimizin oldukça zorlanması bir takım basketbol medyası tarafından eleştirilere neden oldu. Genç milli takımımızın ilk üç maçta aldığı galibiyet, rakibin 3'te 0 yapmış olarak maça çıkması turnuvayı yakından takip etmeyenlere rahat bir galibiyet alacağımız izlenimi vermiş olsa gerek ki, son dakikaya kadar edilen mücadele yerine farkın az olmasına öncelik verenler oldu. 


Belki Ukrayna maçı öncesi yazmaya fırsatım olmadı; fakat maçtan önce de Son 16 turundaki işimizin hiç kolay olmayacağını düşünenlerdendim. Zira bir yıldız üzerine odaklanan ve oyun stratejisini o yıldız üzerine kuran takımlar her yaş kategorisinde takımlarımıza zorluk çıkarmış ve yer yer yenilgiler yaşatmışlardır. Nitekim Ukrayna takımı da Issuf Sanon üzerine kurulu olan tehlikeli bir takımdı ve onu durduramadığımız takdirde maçtan kopmayacaklarını biliyorduk. Sanon bizi yanıltmadı ve 27 sayı - 5 ribaunt - 4 asist ile takımını maç sonuna kadar taşıdı. Maç sonundaki şansı değerlendirememesi bizim işimize yaradı, o ayrı. 

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Sean Marshall & Austin Daye ALS hastaları için sahaya çıkıyor

Basketbolda yaz döneminin ilgi çekici organizasyonlarından biri olan TBT Basketball Tournament'ta finalistler belli oldu. Normal koşullarda Türkiye'de çok da farkındalığı olmayacak olan bu turnuvanın bizim için dikkat çekici yönü ise finaldeki takımlardan biri olan Team Challenge ALS'deki tanıdık isimler ve bu takımın final maçını kazanması halinde kazanacağı ödülü ALS hastalarına yardım amaçlı bağışlayacak olması. Toplam $2 milyon ödüllü turnuvada bu ödülün $1.8 milyon'u kazanan takıma gidecek olup, Team Challenge ALS'nin kazanması halinde ALS hastalarına bağışlanacak. 


Final kadrolarına baktığımızda Jon Diebler'lı Scarlet&Gray takımını 2 uzatmada mağlup edip finale yükselen Team Challenge ALS'de ligimizden tanıdığımız Sean Marshall hem takımın menajeri hem de oyuncusu olurken, eski Galatasaraylı Austin Daye ve NBA kariyerli Darren Collison, Casper Ware gibi isimler de bulunuyor. Finaldeki diğer takım olan Overseas Elite'te ise yine ligimizden tanıdığımız Errick McCollum ve Oliver Lafayette yanında Dejuan Blair ve CJ McCollum gibi NBA oyuncuları mücadele etmekte. Normal koşullarda herhangi bir taraf tutmamızın bir anlamı olmaz; fakat konunun insani tarafını düşündüğümüzde Sean Marshall'a başarılar dileyip Team Challenge ALS'yi desteklemekten başka bir olasılık yok gibi duruyor. Maç cuma sabaha karşı oynanacak ve ESPN tarafından yayınlanacak. 

1 Ağustos 2017 Salı

Genç milli takım istatistik liderleri

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası'nda grup aşaması bugün oynanan maçlarla sona erdi. Genç milli takımımız bugün aldığı 85-74'lük Karadağ galibiyetiyle A Grubu lideri olurken, ikinci turda B Grubunu galibiyetsiz son sırada tamamlayan Ukrayna'nın rakibi oldu. Millilerimiz yarın Ukrayna ile oynayacağı maçı kazandıkları takdirde çeyrek final vizesi alacaklar. 


Grupta 3 maçta 3 galibiyet elde eden genç milli takımda Ragıp Berke Atar 3 maçta 18.3 sayı - 8 ribaunt ortalamasıyla en etkili isim olurken, Yiğitcan Saybir de 17 sayı - 4 ribauntluk performansıyla dikkat çekti. U18'lerimizin bireysel istatistiklerine baktığımızda ise şu isimler göze çarptı:

Mert Akay: 5.7 asist (asist lideri)
Ragıp Berke Atar: 18.3 sayı (sıralamada 4.) - 8 ribaunt (6.) - 21 verimlilik (2.)
Yiğitcan Saybir: 17 sayı (sıralamada 5.)
Erkin Şenel: 7/12 (%58) üç sayı isabeti (sıralamada 6.)

Takım istatistiklerinde ise milli takımımız attığı 81.7 sayıyla ilk sırada yer alırken, %49 saha içi isabetiyle yine 1., 15.7 asist ortalamasıyla üçüncü, 14.7 top kaybı ortalamasıyla ise en az top kaybeden durumunda.  

Takas yapamayan takım: Milwaukee Bucks

NBA'de bu yaz Jimmy Butler ve Kyrie Irving'in hareketlendirdiği takas piyasası, Chicago Bulls'un çok da anlam verilemeyen hamlesi, Cavaliers'ın gelecek teklifleri beklemesi NBA'deki takımların takas performanslarının konuşulmasına yol açtı. Birkaç gün önceki yazımda Chicago Bulls'un geçmişteki hatalarıyla ilgili birkaç madde yazmıştım. Bulls zamanında belli hatalar yaptı. Peki NBA'de gelmiş geçmiş dikkat çeken oyuncu hareketlerini düşündüğümüzde en büyük hataları yapan takım kim? Şüphesiz Milwaukee Bucks. Neden mi? 


NBA tarihinde dikkat çeken ve fark yaratan oyuncu hareketlerini incelediğimizde, üst sıralarda ağırlıklı olarak Milwaukee Bucks'ın takaslarda yaptığı hataları görüyoruz. Bunlardan sadece üçünü saymamız bizi haklı çıkarmaya yetecektir heralde. Zira böyle üç NBA yıldızını basit şekilde kaybeden başka bir NBA takımı olmasa gerek...

Dirk Nowitzki: Alman yıldız 1998 NBA draftında dokuzuncu sıradan Milwaukee Bucks tarafından seçilmişti. Fakat Bucks Nowitzki yerine pota altında daha güçlü ve sağlam duracağını düşündükleri Robert Traylor'u gözüne kestirmiş olsa gerek ki, draft gecesi Nowiztki'yi Dallas Mavericks'e gönderdi. Nowitzki ve Traylor'un kariyerine karşılaştırdığımızda ve Bucks'ın bu süre zarfında pota altında eş değer bir oyuncu bulamadığını düşündüğümüzde (umarım Bogut'la Nowitzki'yi karşılaştırmazsınız), bu takası NBA tarihindeki en büyük karar hatalarından biri olarak değerlendirebiliriz. 

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Galatasaray Odeabank 2017-2018 kadro yapılanması

Geçtiğimiz sezon ligde ve Avrupa’da istediği sonuçları alamayan Galatasaray Odeabank, 10M Euro civarında olan bütçesini 4M Euro’ya indirerek küçülmeye gitti ve Ergin Ataman ile yolları olaylı bir şekilde ayırdı. 15 yıl aradan sonra yeniden Erman Kunter ile anlaşıp elindeki yabancı oyuncuların tamamını gönderen Galatasaray Odeabank transfer döneminin en hareketli takımı konumunda. Geçen sezondan sadece Ege Arar, Emir Preldzic ve Göksenin Köksal’ı kadroda tutan Galatasaray Erkek Basketbol takımı şimdiden 6 oyuncuyla kesin olarak anlaşmış durumda, birkaç oyuncu ile de söz kesilmiş, açıklanması an meselesi. Bu yazımda gelen oyuncuları biraz daha detaylı bir şekilde incelemek istiyorum.
Dwight Hardy: Şutör guard pozisyonunda oynayan 30 yaşındaki Amerikalı oyuncuyla 1 yıllık sözleşme imzalandı. 3 sezondur Trabzonspor’da oynayan Hardy Türkiye ligini oldukça yakından tanıyan ve skorer kimliğiyle ön plana çıkan bir oyuncu. Galatasaray Odeabank’ın Eurocup’ı kazandığı 2015-2016 sezonunda Avrupa’da 16 karşılaşmada 15.8 sayı, 1.4 ribaund ve 3.3 asist istatistikleriyle oynamıştı. Hardy'nin en büyük dezavantajı ise savunmayla pek ilgisinin olmaması. Hedefi olan bir takım için bu anlamda soru işareti bir isim denilebilir. 
Alex Renfroe: Galatasaray Odeabank’ın Barcelona’dan transfer ettiği 31 yaşındaki Amerikalı oyun kurucu, Sinan’ın Fenerbahçe’ye gidişiyle oluşan açığı kapatmaya çalışacak. Daha önce Alba Berlin ve Bayern Münih’te de oynayan Renfroe geçtiğimiz sezonu Euroleague’de 17 dakika ve 3.9 sayı, 1.6 assist ortalamayla tamamladı. 2014-2016 yılları arasındaki performansından uzak görünen Renfroe’nin bu sezonki performansı Galatasaray Odeabank’ın başarısında da belirleyici olacağa benziyor.

30 Temmuz 2017 Pazar

Genç Milli Takım Rusya'ya acımadı:90-77

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası ikinci gününde Rusya karşısına çıkan Genç Milli Takımımız zorlu mücadeleyi ikinci yarıdaki basketboluyla 90-77 kazanarak grupta ikinci maçından da galibiyetle ayrılmış oldu. Düne oranla farklı bir beşle sahaya çıkan milliler, ilk çeyrekte zorlansa da, maçın kalanında gösterdikleri mücadeleyle galibiyete uzanmasını bildiler. Final periyoduna eşitlikle girilen maçın son dakikalarında dün olduğu gibi ayakta kalan ve maç sonundaki 19-3'lük seriyle kazanan taraf olan genç millilerimiz günün diğer maçında Almanya Karadağ'ı yendiği takdirde grup liderliğini garantileyecekler. Karadağ galibiyeti halinde ise salı günkü maçta 11 sayı ve altındaki yenilgiler Türkiye'yi yine grup lideri yapacak. 


Karşılaşmaya arka arkaya top kayıpları ve basit hatalarla başlayan milli takımımız henüz iki dakika dolmadan potasında 0-7'lik bir seri gördü. Fakat Eray, Yiğitcan ve Muhaymin'in sayılarıyla çabuk toparlanan milliler Kasatkin'den gelen iki üç sayılık isabete rağmen farkı kapatarak çeyreğin bitimine 4 dakika kala skoru 14-15'e getirdiler. Faul hakkımızın dolması çeyreğin sonlarında Ruslar'ın faul çizgisinden kolay sayılar bulmasını sağlarken, karşılıklı basketlerle geçen ilk çeyrek 21-24 Rusya üstünlüğüyle sonuçlandı. İkinci çeyreğe de aynen maç başında olduğu gibi iki top kaybıyla başlayan genç milliler, dirençli savunma ve hücumda Eray ve Enes ile gelen üçlükler sayesinde Rusya'nın farkı açmasına engel oldu. Bu çeyrekte ilk çeyreğe oranla Ruslar'a kolay kolay pota altına girme izni vermeyen takımımız, isabetli dış şutlara engel olamayınca bu savunmanın meyvesini de yeterince alamadı. İlk çeyreğin tersine rakibin faul hakkının dolması bu kez gençlerimizi daha sık faul çizgisine götürürken 2.5 dakika kala Muhaymin'in serbest atışları millileri ilk kez 38-37 öne geçirdi. Karşılıklı basketlerle geçen kalan sürede takımımızda sayıların tamamı Muhaymin'den gelirken soyunma odasına 44-42 Türkiye üstünlüğüyle gidildi. 

Bulls Jordan sonrası nerede hata yaptı?

Chicago Bulls'un Michael Jordan dönemi sonrası bir türlü yakalayamadığı başarının en büyük sebepleri nelerdir? Bu sabah basketbol haberlerini karıştırırken tanınmış bir basketbol yazarının Chicago Bulls'un Jordan dönemi sonrası düşüşü ve başarısızlığıyla ilgili yazdığı yazıyı gördüm. Genel olarak hatalı takım yönetimi ve yanlış hamlelerin üzerinde durulan yazıyı okuduktan sonra ben de Jordan'ın takımdan ayrılışı sonrası yapılan en büyük üç hamleyi kendimce sıraladım. Bir Kyle Korver fanı olarak Korver'ın takımdan ayrılmasını ilk üçe dahi alamamama neden olan bu hatalara beraber göz atalım şimdi:


3- Chandler & Wallace hamleleri: 2006 yazı Bulls için hareketli geçti. Boğalar NBA'deki ilk beş sezonunda pek fazla fayda alamadıklarını düşündükleri Tyson Chandler'ı Hew Orleans'a J.R Smith karşısılığında (ki onu da 6 gün sonra Eisley karşılığında göndermişlerdi) takaslayıp 32 yaşındaki pivot Ben Wallace'a $60M vermeyi uygun gördüler. Sonuç ne oldu? Kariyerinin sonlarına yaklaşan Wallace, takıma Chandler'dan fazla katkı veremediği gibi, Salary Cap'te de önemli yer kaplarken, Chandler Bulls sonrası yükselişe geçen kariyerine NBA şampiyonluğu, NBA All-Star, NBA Defensive Player of the Year, olimpiyat ve dünya şampiyonluğu gibi başarılar yazdırdı. 

LeBron James: Kaybeden King

NBA tarihinin belki de gelmiş geçmiş en dominant oyuncularından biri LeBron James. Karşılaştırıldığı isimlere bakıldığında bu gerçek yadsınamaz. Lige adım attığı 2003 yılında henüz 18 yaşında bir lise öğrencisiydi ve 4 sezon içinde dönemine göre son derece mütevazi bir kadro ile Cleveland Cavaliers’ı biraz da doğu konferansının güçsüzlüğünden istifade ederek NBA finallerine taşımayı başardı. Son 11 yılda yıldız oyuncunun bulunduğu takımların tam 8 kez NBA finallerinde boy göstermesi bu dominantlığı anlatan en büyük faktör.

2007 yılında NBA finallerinde varlık bile gösteremeden San Antonio Spurs’e 4-0’la kaybettikten sonra LeBron James önderliğinde Cavs 3 sezon final yüzü görmedi. Bu dönemin sonunda aldığı radikal kararla Cleveland macerasını noktalayan “King” lakaplı James ligin dengelerini alt üst ederek Miami Heat’e gitti.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Genç milliler galibiyetle başladı: 70-61

FIBAU18Europe Avrupa Şampiyonası'nın ilk gününde Almanya ile karşılaşan Genç Milli Basketbol Takımımız rakibini 70-61 mağlup ederek turnuvaya iyi bir başlangıç yaptı. Maça iyi başlayan; fakat sonrasında hücumda bocalayarak Almanların geri dönmesine izin veren millilerimiz, devresi 33-33 eşitlikle tamamlanan maçın son birkaç dakikasındaki performanslarıyla sahadan galip ayrılmasını bildiler. Slovakya'da düzenlenen turnuvaya galibiyetle başlayan U18 milli takımımız gruptaki ikinci maçını yarın Rusya ile oynayacak. 


Karşılaşmaya Şehmuz ve Erkin'den gelen basketlerle başlayan genç milliler henüz ilk çeyrekte farkı çift hanelere çıkarma şansı yakaladılar. Bu iki oyuncunun pota altına penetreleri yanında, Erkin'in üç sayı çizgisi gerisinden bulduğu sayılara Berke'nin da boyalı bölgede kurduğu hakimiyet eklenince ilk çeyrek 26-19 üstünlüğümüzle tamamlandı. Oyunun kontrolünü genel olarak elinde bulunduran millilerde tek olumsuz ayrıntı, pota altında hem Berke hem de Enes'in iki faul alarak benchin yolunu tutması oldu. İkinci çeyreğin başında hücumda bocalayan ve 4 dakika sayı bulamayan gençlerimiz, savunmadaki gayretleriyle rakibe fazla sayı izni vermeyince fark çeyreğin büyük bölümünde 4-5 sayı civarında seyretti. Pota altında Berke'nin kenarda olduğu dönemde oyun kurucularımızın yeterli yaratıcılığı gösterememesi ve top kayıpları hücumda zorlanmamıza neden olurken, çeyrek boyunca hiç dış şut isabeti kaydedemememiz sonrası Almanlar'a da farkı kapatma şansı verdik. Devre son düdükle birlikte Hadenfeldt'ten gelen üçlükle 33-33 sonuçlanırken ilk yarıdaki en skorer isimlerimiz sayılarının tamamını ilk çeyrekte bulan Erkin Şenel (10) ve Şehmuz Hazer (8) oldular. Berke de faul problemi nedeniyle sadece 7 dakika oyunda kalmasına rağmen 8 sayı - 5 ribaunt ile etkili oldu. 

NBA Undrafted All-Star Game

NBA Draft gecesinde iyi bir takıma kapağı atmak, yüksek bir basamaktan seçilmek kariyere atılan ilk adım olarak oldukça önemlidir. Bazı oyuncular için ise sadece draft edilenler listesinde yer alabilmek bile büyük başarı olur. Bir de draft edilemeyenler var, geceyi boynu bükük kapatanlar... Peki draft edilememek dünyanın sonu mu? Kesinlikle hayır. NBA tarihine udrafted olarak adımını atan; fakat ileride büyük işler başaran isimler de var. Ben de tüm zamanlarda bir Undrafted All-Star Game olsa hangi iki beş'i seçerdim diye düşündüm. Belli pozisyonlarda seçim oldukça zorlu olsa da, işte NBA Undrafted All-Star Game kadrolarım:


Point Guard: 

Karşılıklı beşlerdeki iki ismi seçmekte en çok zorlandığım pozisyon 1 numara oldu. Zira basketbolun hızı ve tarzındaki değişikliği dikkate almadan bir karar vermem gerekiyordu. Oyuncuları oynadıkları dönemin basketbolundaki yerleriyle değerlendirmeye çalıştım ve iki ismi Darrell Armstrong ve Avery Johnson olarak seçtim. Eğer günümüz basketbolunu dikkate alsam belki Jeremy Lin - Jose Calderon isimleri ön plana çıkabilirdi; fakat bu sefer de elmayla armutu karşılaştırmıyor olurdum ki, bu da çok doğru olmazdı.

28 Temmuz 2017 Cuma

Genç Milli Takım madalya peşinde

FIBA U18 Avrupa Şampiyonası'na katılacak olan Genç Milli erkek basketbol takımımız, yarın başlayacak turnuvada ilk maçını Almanya ile oynayacak. 1999-2000 jenerasyonundan oluşan milli takımımız ilk turda A grubunda yer alırken, Almanya maçı sonrasında da pazar günü Rusya, salı günü ise Karadağ ile karşı karşıya gelecek. Tüm takımların Son 16'ya kalıp grup sıralamalarına göre çapraz eşleşeceği ikinci turdan itibaren tek maçlı eleme sistemine göre devam edecek turnuvada, genç millilerimizin kadrosu aşağıdaki isimlerden oluşuyor:


1- Eray Akyüz (Bandırma Kırmızı)
2- Şehmuz Hazer (Bandırma Kırmızı)
4 - Mert Akay (Darüşşafaka)
5 - Emre Tanışan (Tofaş)
6- Yiğitcan Saybir (Anadolu Efes)
8 - Doruk Dora (Darüşşafaka)
11- Erkin Şenel (Banvit)
12- Ragıp Berke Atar (Bandırma Kırmızı)
15 - Alperen Demir (Bandırma Kırmızı)
17 - Arda Erdoğan (Anadolu Efes)
22- Muhaymin Mustafa (Anadolu Efes)
32- Yiğit Baran Sarıkaya (TED Ankara Kolejliler)

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Ege Arar'a yine havlu sallamak kalıyor

Yeni sezon için kadroyu baştan aşağı yenileyen Galatasaray Odeabank'ta yeni transferler bir bir açıklanırken, son gelen bilgiler ışığında parkedeki as ve yedek beşlerde genç isimlere yer kalmayacak gibi gözüküyor. Özellikle pota altında Türk basketbolu ve Galatasaray'ın geleceği için çok önemli potansiyellerden biri olan Ege Arar'ın da önümüzdeki sezon alacağı süreler oldukça soru işareti olmaya başladı. 


Bugün sosyal medyada oldukça geniş yer bulan TJ Cline transferi ve önde gelen Galatasaray basketbol hesaplarından birinde pota altına yapılacak ekstra bir yerli veya yabancı uzun transferi haberi, Ege için bu sezonun zorlu geçeceği izlenimi yarattı. Hali hazırda Richard Hendrix ile anlaşan ve Pınar Karşıyakalı Dajuan Summers'ın transferine de kesin gözüyle bakılan Galatasaray Odeabank'ta, eğer medyada çıkan +1 pota altı transferi bilgisi doğruysa, Ege Arar'ın bu sezon alacağı süreler oldukça kısıtlanmış olacak. Bu durumda Ege için en doğrusu belki de süre bulacağı daha doğru bir takıma gitmesi olacaktır. Belki transferler netleşmeden bu yazıyı da yazmak doğru değil; fakat atı alan Üsküdar'ı geçmeden bayrağı kaldırmak lazım!

Ufuk Sarıca'nın yeşil kırmızı Beşiktaş'ı

Dört senelik başarılı bir Pınar Karşıyaka kariyeri sonrası geçtiğimiz sezon Beşiktaş Sompo Japan'in başına geçen Ufuk Sarıca, geçen sezonki DJ Strawberry, Kenan Sipahi ve Erkan Veyseloğlu hamleleri sonrası bu sezon da yeni transferleriyle Beşiktaş Sompo Japan'i adeta küçük bir Karşıyaka'ya çevirdi. Geçtiğimiz sezonu Basketbol Süper Ligi finalisti olarak tamamlayan Ufuk Sarıca'nın Beşiktaş'ı bu sezon da Can Maxim Mutaf, Jon Diebler ve Samet Geyik'i transfer ederek Pınar Karşıyaka formasıyla öğrencisi olmuş üç ismi daha kadrosuna dahil edip eski Karşıyakalılar'ın sayısını 6'ya çıkarmış oldu. 

Hatırlanacağı üzere DJ Strawberry, Jon Diebler ve Erkan Veyseloğlu Pınar Karşıyaka'nın şampiyon olduğu 2014-2015 sezonunda yeşil kırmızılı formayı giymişler, DJ Strawberry özellikle final serisindeki performansı, Jon Diebler dış şutlardaki etkinliği ve Erkan da kenardan gelip takıma kattığı dinamizmle şampiyonlukta önemli pay sahibi olmuşlardı. Can Maxim Mutaf Ufuk Sarıca'nın Kaf Kaf'taki ilk senesinde Fenerbahçe'den kiralık olarak yarım sezon yeşil kırmızılı formayı giyerken, Kenan Sipahi ve Samet Geyik de şampiyonluk sonrası sezonda kiralık olarak gelmiş ve rotasyonda çeşitli süreler almışlardı. Kartal'ın yeni 1 numara transferi Ryan Boatright takımda bir Bobby Dixon etkisi yaratır mı, tartışılır tabi ki, fakat Stimac'ın yerini doldurabilecek bir beş numara transferi Beşiktaş Sompo Japan'de yeni kadro yapısıyla yine şampiyonluk kovalayan bir kolej takımı havası yaratabilir. Ufuk'un amacı böyle bir ortamı oluşturmak belli ki. Birkaç maç izleyip görmek gerekecek. 

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Gözler Carmelo Anthony'nin üzerinde

NBA'de transfer piyasası ve dedikoduları oldukça aktif saatler geçirmemize neden oluyor. Kyrie Irving'in takas talebinin etkisi henüz geçmeden, şimdi de Carmelo Anthony'nin kısa bir süre içinde bir takasla Knicks'ten ayrılması neredeyse kesinleşti gibi. Tek belirsiz nokta Anthony'nin hangi takıma katılacağı. Bu konuda da çeşitli dedikodular mevcut. 


En aktif dedikodular New York Knicks - Houston Rockets takası yönünde. Rockets'ın Paul - Harden ikilisine bir de Carmelo takviyesiyle tekrardan iddialı bir takım haline gelme hayali, Knicks'in Carmelo'nun kontratından kurtulmaya sıcak bakması iki takım arasındaki takası güçlü bir opsiyon haline getirirken, Salary Cap hesapları nedeniyle üç ya da dörtlü bir takas senaryosu izlememiz de oldukça olası gözüküyor. 

23 Temmuz 2017 Pazar

NBA’de Yaz Döneminin Öne Çıkan Takımları: Minnesota Timberwolves


NBA’de geride bıraktığımız sezon düşünüldüğünde rekabet ve heyecan bakımından oldukça düşük geçen bir yılı geride bıraktık. Öyle ki son 3 yılda finallerin adı değişmedi ve NBA play-off’larında ilk kez bir takım maç dahi kaybetmeden NBA finallerine ulaştı.

Böylelikle yaz döneminin gerek bu heyecan düşüklüğü gerekse yeni yayın anlaşmasının getirisiyle yükselen maaş skalası sayesinde hareketli geçeceğini öngörmek mümkündü. Nitekim şu ana kadar gerçekleşen takaslar ve takım değiştiren oyuncular düşünüldüğünde NBA genelinde ve bilhassa vahşi batı konferansı özelinde şimdiden rekabetin daha da arttığını söylemek yanlış olmaz.

Bu yazı dizisinde NBA batı konferansında yaz döneminde yaptıkları hamleler neticesinde öne çıkan 4 takımı değerlendirmek istiyorum.

Minnesota Timberwolves kuşkusuz yaz dönemin en flaş takımlarından biriydi. Takım yaz döneminde koç Tom Thibodeau’nun Chicago Bulls dönemindeki eski öğrencilerinden Jimmy Butler ve Taj Gibson ikilisini kadroya katmayı başardı. Wolves’un yetenek anlamında hali hazırda Andrew Wiggins ve Karl Anthony Towns gibi potansiyel yıldız adaylarına sahip oluşu düşünüldüğünde bu ikiliye eklenen Taj Gibson, Jimmy Butler yanı sıra Indiana Pacers ile kontratı sona eren eski all-star Jeff Teague'ın de eklenmesiyle beraber kağıt üzerinde son derece potansiyelli bir takım olduklarını söylemek yanlış olmaz.

Açık havada NBA maçı oynanır mı?

Basketbolun salon sporu olması yanında, tarihteki ilk basketbol maçlarının açık havada oynandığını bilmekteyiz. Hatta yazı dizisini paylaşmakta olduğumuz Avrupa şampiyonalarının ilk zamanlarda yer yer açık havada yapıldığını biliyoruz. Peki günümüzde profesyonel basketbolun açık havada oynanma fikri kulağa nasıl geliyor? NBA'de normal sezon maçları salonlarda değil de açık havada oynansa nasıl olurdu? Buna taraftarın ve basketbolcuların tepkisi ne olurdu? 


Bu soru geçtiğimiz sezon Boston Celtics'in tekrar gündeme getirmesiyle bir kez daha sorgulanmış; fakat hayata geçirilememişti. Boston Celtics yönetimi normal sezon maçlarından birini Amerikan Futbolu maçlarının yapıldığı Fenway Park'ta oynamayı değerlendirmiş, hava muhalefetinden minimum düzeyde etkilenebilecek nisan ayının takvimi incelenmiş; fakat kolej futbol liginin sezon hazırlık maçları nedeniyle bu plan suya düşmüştü. 

Geçmişe baktığımızda ise açık havada oynanmış 4 NBA maçı görüyoruz. Bunlardan ilki 1972 pre-season maçlarında Porto Riko'da Phoenix Suns ve Milwakuee Bucks arasında oynanmış 116-103 Suns üstünlüğüyle sona ermişti. İkincisi ise 2008'de California Indian Wells Tennis Garden'da Phoenix Suns ve Denver Nuggets arasında oynanmış, soğuk hava ve rüzgarın etkisinin oldukça hissedildiği bu pre-season maçını 77-72 Nuggets kazanmıştı. Hava koşullarının etkisi, bu nedenle iki takımın toplamda 3/27'lik bir üç sayı isabeti yakalamış olması (ki Nuggets'ın serbest atış yüzdesi bile %50 civarındaydı) açık havada basketbol oynanması tezinin sorgulanmasına yol açarken, açık havadaki diğer iki maç 2009'da Phoenix Suns - Golden State Warriors arasında ve 2011'de Phoenix Suns ve Dallas Mavericks arasında oynandı. 

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Kyrie Irving hangi takıma gidecek?

NBA'de son günlerin; hayır hayır, sadece son günlerin değil, yaz döneminin en dikkat çekici gelişmesi Kyrie Irving'in Cavaliers'tan takasını istemesiydi. Artık LeBron James'in gölgesinde basketbol oynamak istemediğini açıklayan Irving, Cavs yönetimine takımdan ayrılmak istediğini belirtmiş ve takas yoluyla başka bir takıma gönderilmesini talep etmişti. Şimdi ise NBA gündemi Kyrie Irving'in takas senaryolarıyla meşgul. 


Peki Kyrie Irving 2017-2018 sezonunda hangi takımın formasını giyecek? Ortada birkaç senaryo olmakla birlikte bana en makul gelen senaryo Goran Dragic - Irving takası gözüküyor. Birbirine oldukça yakın kontrata sahip iki oyun kurucunun takasından (ki Heat'in salary cap hesapları dahilinde $2M civarında bir kontratı daha Cavaliers'a vermesi gerekiyor) her ne kadar Heat daha karlı çıkacak gibi gözükse de, Cavaliers'ta takım içindeki liderlik probleminin çözülmesi onlar için de önemli bir artı olacak. Dolayısıyla Cavs yönetiminin de bu takasa oldukça sıcak bakacağını düşünüyorum. 

Trabzonspor'un Brady Heslip hamlesi

Bu hafta Basketbol Süper Ligi'nde bana göre en dikkat çekici transfer haberlerinden biri Trabzonspor Medical Park'ın Brady Heslip transferiydi. Her ne kadar kariyerinde çok dikkat çekici ve transfer sezonunda peşinden koşulan bir isim olmasa da, üç sayı çizgisinden performansıyla ciddi bir skor tehditi olan Heslip'in transferi bordo mavililer için son zamanların belki de en yerinde hamlesiydi. Şutu hazırla, gerisini düşünme denilebilecek bir oyuncu olan Heslip, hızlı oyunu düşünen ve skor üretimine öncelik veren takımlar için ideal bir seçim.

Tanımayanlar için Heslip'i kısaca tanıtacak olursak... 3 sezonluk Baylor College kariyerindeki 10.2 sayı ve %44'lük üç sayı isabeti ardından 2014 NBA Draft'ına giren Heslip herhangi bir takım tarafından seçilemeyerek Development League yolunu tuttu. İlk iki maçında 78 sayı ve 20 üç sayı isabeti kaydederek dikkatleri üzerine çeken Heslip sezon içinde bir maçta 13 üç sayı isabetiyle tüm zamanların rekorunu da eline geçirdi. Dikkat çeken performansıyla sezon ortasında Igokea'ya transfer olan Heslip (bu dönemde Banvit'i reddetmişti), burada da ligde 18.3 (%46 3 sayı), Adriyatik Ligi'nde ise 23.7 sayı ortalamarı tutturdu. 2015-16 sezonunda İtalyan Cantu takımına transfer olan ve ligi 12.7, FIBA-Europe Cup'ı ise 16.9 sayı ortalamalarıyla kapatan Heslip, geçtiğimiz sezonu da Toronto Raptors'ın NBA Development League takımında 16 sayı - 2.9 asist ve %42'lik üç sayı yüzdesiyle tamamladı. Bu yaz da NBA Summer League'te Chicago Bulls formasıyla 9.6 sayı ve %42 üç sayı yüzdesiyle dikkat çeken Heslip, birkaç gün önce Trabzonspor Medikal Park ile anlaştı. 

20 Temmuz 2017 Perşembe

Basketbol Süper Ligi'nde En çok Gelişme Kaydeden Genç Oyuncular

Sitemizde Basketbol Süper Lig’inde en çok gelişim kaydeden genç oyuncular konulu bir anket yapmıştık. Ben de kendimce geçtiğimiz sezon ligde en çok gelişim gösteren oyunculardan bazılarının performansını ele alacağım.


Öncelikle 1997 doğumlu Furkan Korkmaz’dan başlayalım. Sezona Perasovic yönetimdeki Anadolu Efes’te başlayan ve sadece gazozuna oynanan lig maçlarında süre bulabilen yıldız adayı 2 numara bir türlü koçun gözüne giremeyince geçtiğimiz yıllara göre bilhassa THY Euroleague arenasına çok daha az süre aldı. Sezon ortasında Banvit’e Can Maxim Mutaf karşılığında gönderilen Furkan Korkmaz burada gerek FIBA Şampiyonlar Ligi gerekse Spor Toto Basketbol Süper Lig’inde bambaşka bir grafik sergiledi. Öyle ki sezon ortasında oynamaya başladığı FIBA şampiyonlar liginde turnuvanın en değerli genç oyuncusu seçildi.
Bu noktada dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylemek istemiyorum fakat ülkemizde yetenekli genç oyunculara maalesef gereken değer verilmiyor. Daha doğru ifade etmek gerekirse 17-18 yaşlarında genç herhangi oyuncu sahada olumlu işler ortaya koyduğunda birdenbire yıldız olarak lanse ediliyor. Bu da oyuncunun ya ben artık oldum havasına girmesine ya da baskı altında ezilerek rotasyonda kaybolmasına vesile oluyor. Nitekim Furkan örneğinde bu baskının oldukça yoğun olduğunu düşünüyorum. Tabii Furkan özelinde Anadolu Efes macerası düşünüldüğünde koç Perasovic’ın bir türlü rotasyonda istikrarı yakalayamamasının da payı büyük. Bu da ayrı bir yazının konusu olsun.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Furkan'ı NBA'den neden çağırırız?

Hani bazen soruyoruz ya, altyapıda nerede hata yapıyoruz diye... Cevaplardan biri de mutlaka, yaş kategorilerinde kazanılan göstermelik başarılar ya da başarı kazanma çabasıyla oyuncu gelişiminden öte şeylerin ön plana çıkarılması oluyor. Teknik ekibin, kulüp yönetimi ya da federasyon yöneticilerinin kalıcı olmayan başarı odaklı hamlelerinin zaman zaman oyunculara olumsuz yansıması, zaman zaman ise onların gelişimlerini ya da önündeki fırsatları engellemesi belki takım, antrenör ya da federasyon için geçici başarılar getirse de, oyuncunun geleceği için bir artı yazmıyor. 


Bugünlerde basketbol medyasını en çok meşgul eden isimlerden biri olan Furkan Korkmaz'ın başarılı NBA Summer League performansını hepimiz biliyoruz. Takımı Philadelphia 76ers ile başarılı maçlar çıkaran Furkan, federasyonun talebi ve takımının da anlayış göstermesiyle U20 Avrupa Şampiyonası'nda milli formayı giydi. Hali hazırda devam etmekte olan U20 Avrupa Şampiyonası'nda Ümit Millilerimiz madalya hedefiyle gitmelerine rağmen beklentinin altında kalarak bugün Almanya'ya yenildiler ve ilk sekize giremeyerek madalyanın uzağında kaldılar. Furkan Korkmaz ise takıma sonradan katılıp iki maçta forma giyerken, 7.5 sayı - 3.5 ribaunt - 2 asist ortalamalarıyla mücadele etti. 

Ginobili: Efsane Devam Dedi

Arjantinli yaşayan basketbol efsanesi 39 yaşındaki Emanuel David  Ginóbili -bilinen ismiyle Manu Ginobili- geçtiğimiz günlerde Amerikan basınında çıkan habere göre kariyerine San Antonio Spurs formasıyla bir yıl daha devam edecek.


Ginobili'nin NBA kariyeri incelendiğinde öyle ağam şahım istatistikleri bulunmuyor. 1977 doğumlu basketbolcu 25 yaşında adım attığı NBA kariyerinde en verimli sezonunu 2007-2008 yılında 30 yaşındayken yaşadı. O sezonu 19,5 sayı 4,5 ribaunt ve 4,8 asist ortalamalarıyla noktalayan skorer guard belki de kariyerinde onlarca sakatlıkla boğuşmayıp sağlıklı kalabilse ve oynadığı oyunla Avrupa'yı salladığı dönemlerde NBA olan diğer Avrupalı oyuncular bu ligde tutunabilmiş olsa bugün Dirk Nowitzki'yi istatistiksel olarak da geride  bırakmış bir efsane haline gelebilirdi. 

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Furkan Korkmaz durdurulamıyor

Milli basketbolcumuz Furkan Korkmaz NBA Summer League'teki başarılı performansını dün gece de sürdürdü. Philadelphia 76ers'ın Chicago Bulls karşısında 82-99 yenildiği karşılaşmada 22 sayı - 8 ribaunt ile mücadele eden Furkan, yenilgiye engel olamasa da takımının en skorer ismi oldu. Genç yıldızımız böylece Yaz Ligi'nde dikkat çekmeye devam ederken, normal sezondaki forma şansını da arttırdı. 


26 dakika sahada kalarak 76ers'ta en fazla süre bulan oyuncu olan milli basketbolcumuz 4/9 üç sayı 9/16 da saha için isabet kaydetti. Bunlar yanında 8 ribaunt - 2 asist ve 1 de top çalma ile oynayan Furkan, böylece Sixers'ın en skorer ismi oldu. Sixers'ta Furkan'ın dış şutlardaki etkinliğine ayak uydurabilen bir isim çıkmazken, Bulls'ta Brady Heslip'in 8/15 üç sayı isabetiyle kaydettiği 28 sayı galibiyetin anahtarı oldu.