25 Nisan 2017 Salı

Fenerbahçe Final-Four biletini kaptı

Turkish Airlines Euroleague Play-Off serisi üçüncü maçında Fenerbahçe Ülker Arena'da konuk ettiği Panathinaikos'u 79-61 mağlup eden Fenerbahçe üst üste üçüncü kez (hem de 3-0'lık Play-Off serileriyle) Final-Four'a katılma hakkını elde etti. OAKA'daki iki deplasman maçını kazanarak İstanbul'a 2-0 önde gelen sarı lacivertliler, Ülker Arena'daki üçüncü maçta da zorlanmadan kazanarak İstanbul'da düzenlenecek Euroleague Final Four vizesini alan ilk takım oldular. Geçtiğimiz sezon Euroleague şampiyonluğunu, final maçının son saniyelerindeki basit hatalarla kaybeden Fenerbahçe'de şimdiki hedef ise taraftarı önünde Euroleague'in en büyük unvanını elde etmek...


Panathinakos için tamam mı devam mı niteliği taşıyan karşılaşmanın ilk çeyreğine kaos basketbolu hakimdi. Her ne kadar Fenerbahçe hızlı başlayıp birkaç dakika içinde skorda üstünlüğü elde etse de, bu dönem serinin ilk maçının ilk çeyreğini hatırlattı bize. Datome'nin sayısıyla başlayan Fenerbahçe topu pota altına kolay indiremediği hücumlarda aynı ilk maçtaki gibi Kalinic'in kendi şutu olmayan atışlardaki isabetleriyle skorda öne geçti: 11-4. Fakat çabuk toplarlanan (ya da toparlanmasına şans tanıdığımız) ve çeyreğin ortalarında yaptığımız basit hatalar sonucu gelen top kayıplarını iyi değerlendirip Calathes ve Singleton'un sayıları ile oyuna ortak olan Panathinaikos bir ara öne bile geçse de, faul düdükleriyle temponun düştüğü ilk çeyrek 18-17 Fenerbahçe üstünlüğüyle geçildi. Bu çeyrekte Fenerbahçe'den Datome ve Kalinic, Panathinaikos'tan ise James 2 faule ulaştılar. 

Tarihin ilk basketbol kuralları

Aralık 1891 yılında Kanadalı bir beden eğitimi öğretmeni tarafından keşfedilen ve günümüzün en popüler sporlarından biri olan basketbol ilk yıllarda bugünkünden bir miktar (!) farklı kurallarla oynanmaktaydı. James Naismith'in futboldan daha az tehlikeli bir spor arayışı ile ortaya çıkan basketbolun o ilk senelerdeki temel kuralının bir kısmı günümüzde geçerliliğini (küçük değişikliklerle) korusa da bir kısmı artık yerini yenilerine bırakmış durumda. Ocak 1892'de Massachusetts'teski Springfield College (o zamanki adı International Young Men's Christian Association Training School) okul gazetesinde Dr.Naismith tarafından yayımlanan ilk basketbol kuralları aşağıdaki gibidir:


1 - Top herhangi bir yönde tek ya da iki elle atılabilir. 
2 - Topa tek ya da iki elle vurulabilir; fakat kapalı yumruk ya da ayakla vurulamaz. 
3 - Oyuncu topla koşamaz. Topu tuttuğu noktadan atmalıdır. 
4 - Top iki el ile ya da iki el arasında tutulmalıdır; kollar ya da vücut kullanılamaz.  
5 - Ne şekilde olursa olsun omuz atma, tutma, itme, tekme/çelme takmaya izin verilemez. İlk kural ihlalinde faul verilir, ikincisinde bir sonraki baskete kadar ihraç kararı çıkar. Eğer ihlal rakibi sakatlamaya yönelikse oyuncu maç boyu ihraç edilir. 
6 - Topu yumruklamak, 3-4 ve 5nci kuralların ihlalleri faul ile cezalandırılır. 
7 - Herhangi bir takım art arda üç faul yaparsa, rakip takım 1 sayı kazanır. 
8 - Topun sepete girip içinde kalması 1 sayı değerindedir. Eğer top sınırdayken, rakip oyuncu sepeti hareket ettirirse, yine basket kararı verilir. 
9 - Top oyun sahası dışına çıktığında son dokunan oyuncu tarafından tekrar oyuna sokulur. Topu oyuna sokmak için 5 saniye süre vardır. Top 5 saniye içinde oyuna sokulmazsa rakibe verilir. Bir takım düzenli olarak zaman geçirmek için topu oyuna geç sokarsa faul ile cezalandırılır. 
10- Gözlemci oyuncularla ilgili ihlalleri takip eder; faul sayılarını not ederek, bir takım arka arkaya 3 faul yaptığında sayı olması için hakemi uyarır. 
11 - Hakem top ile ilgili ihlalleri takip eder; oyun süresi ve basket kaydı ile ilgili kararlı verir. 
12 - Maç 15'er dakikalık iki devre halinde oynanır. Devre arası 5 dakikadır. 
13 - Maç sonunda daha fazla sayıyı atan taraf kazanır. Beraberlik durumunda oyun ilk skor kaydedilene kadar devam eder. 

23 Nisan 2017 Pazar

Liga Endesa'da Play-Off savaşları

İspanya Erkekler Basketbol Ligi Liga Endesa'da normal sezonun bitmesine 4 hafta kala Play-Off hesapları iyice karıştı. Daha önceki yazılarımdan birinde de belirttiğim gibi bu sezon zirve adaylarının artmasıyla daha heyecanlı bir hal alan ligde, yedi takım sadece 3 galibiyetlik bir aralıkta Play-Off'a olabilecek en iyi yerden girmenin peşinde koşarlarken, bu durum bize Play-Off'lardaki olası sürprizler için de bir ışık yakmış durumda. Son beş sezonda seyrettiğimiz Real Madrid - Barcelona final serileri sonrası, uzun süre ardından finalin ismi değişecek gibi gözüküyor. 


30. hafta maçlarının tamamlandığı ligde, Avrupa Kupaları nedeniyle ertelenen maçlar bazı takımların üç, bazılarının ise beş maçı kalmasına neden olurken, lider Valencia Basket ile yedinci Unicaja Malaga arasında sadece 3 maç fark bulunmakta. Lider Valencia ile birlikte ikinci Real Madrid'in 7 mağlubiyetleri (sezon sonunda ikili averajda Real üst sırada olacak), üçüncü Baskonia'nın 8 mağlubiyeti, dördüncü ve beşinci sırayı paylaşan Barcelona Lassa ve Iberostar Tenerife'nin dokuzar, Herbalife Gran Canaria ve Unicaja Malaga'nın ise 10'ar mağlubiyetleri var. Kalan maçlara ve fikstüre baktığımızda Valencia ve Raal Madrid'in kayıpsız olarak normal sezonu zirvede kapatacaklarını tahmin edebilir; fakat geri kalan kısım tam bir soru işareti. Iberostar Tenerife, Baskonia, Barcelona  ve Unicaja Malaga'nın aralarında oynayacakları maçlar sıralama açısından önemli olmakla birlikte nispeten daha kolay bir fikstüre sahip Gran Canaria'nın da önünü açabilecek nitelikte. Sekizinci sıra ise çok büyük ihtimalle Andorra'nın olacak. 

22 Nisan 2017 Cumartesi

Darüşşafaka avantajını nasıl koruyabilir?

Turkish Airlines Euroleague Play-Off'larının ikinci maçları takımlarımız için olabilecek en iyi senaryoların gerçekleşmesiyle sonlandı. Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş'un deplasmanda kazanarak serilerinde saha avantajlarını ellerine geçirdikleri Play-Off serilerinde heyecan önümüzdeki hafta Türkiye'de oynanacak maçlarla devam edecek. Final Four yolunda mücadeleyi sürdüren takımlarımızdan Darüşşafaka Doğuş da 83-75 kaybettiği ilk maç sonrasında,  ikinci maçta Real Madrid karşısında 84-80'lik ses getiren bir galibiyet elde etti. Play-Off'a sekizinci sıradan giren Daçka'nın normal sezon lideri Real Madrid karşısında saha avantajını yakaladığı bu galibiyeti sonrası serinin istatistiklerine biraz göz atalım dedim...


İki maçta rakamlara baktığımızda Darüşşafaka'nın sayı yükünü Wanamaker, Wilbekin ve Clyburn'ün çektiğini görüp normal karşılayabiliriz. İkinci maçta ise bu üçlüye Zizic ve Harangody'den destek gelmesi alınan galibiyetteki x faktörlerdi. Son maçlarda performansında düşüş gözlenen Ante Zizic'in 8/10 saha içi isabetiyle 17 sayı - 8 ribauntluk performansı ve Harangody'nin iki maçta toplam 5/5 üç sayı isabeti yakalaması Daçka'nın iki mücadelede de sürekli maçın içinde olmasını sağladı. Yakaladığımız saha avantajını iyi değerlenirip seriyi İstanbul'da bitirmek istiyorsak Zizic - Harangody ikilisinin performansları Daçka için oldukça belirleyici olacak. Tabi bunları yazarken Real Madrid'in de ilk iki maçta Llull - Ayon ikilisi haricindeki skor opsiyonlarını kullanmada çok da başarılı olmadığını izledik. Eldeki malzemenin bolluğunu biliyoruz; dolayısıyla iyi savunmaya önümüzdeki 80 dakikada da devam etmek, İspanyol ekibinin her an ateşlenebilecek silahlarını iyi kilitlemek Final Four'a giden yolun olmazsa olmazı. 

20 Nisan 2017 Perşembe

OAKA'da bir haftada iki galibiyet

Turkish Airlines Euroleague Play-Off'larında pazartesi akşamı Atina'da muhteşem bir ikinci yarı performansıyla Panathinaikos'u 71-58 mağlup eden Fenerbahçe, bu akşam yine OAKA'da oynanan serinin ikinci maçında da sahadan 80-75 galip ayrılarak seride durumu 2-0'a getirdi ve Final Four için büyük avantaj elde etti. Fenerbahçe karşısında galibiyet bekleyen ve geçtiğimiz hafta içi kulübün sosyal medyadaki paylaşımlarıyla daha da fazla motive olmuş 20000'e yakın taraftarı önünde parkeye çıkan Pana, iki maçta da yer yer farkı çift hanelere çıkarsa da, Fenerbahçe'nin ikinci yarılardaki savunma performanslarıyla sahasında galibiyet elde edemedi ve saha avantajını temsilcimize bırakmış oldu. İlk maçta ikinci yarıda potayı bile görmekte zorlanan Panathinaikos'ta taraftarlar OAKA'da son dakikalarda salonu terketmeye başlayıp (Gate13'ü hariç tutuyoruz tabiki) çok alışkın olunmayan bir şekilde salonun neredeyse yarı yarıya boşalmasına neden olurlarken, bu akşam da son çeyrekte rakibine uzun süre sayı fırsatı vermeyen sarı lacivertliler büyük çekişme içinde geçen maç sonunda sahada sakin kalarak Fenerbahçe Ülker Arena'ya çok büyük bir avantajla gitme fırsatını ellerine geçirdiler. 


İlk maçı hatırlayacak olursak, Fenerbahçe karşılaşmaya skor anlamında iyi başlayan taraf olsa da, skorun gelişimine baktığımızda Kalinic'in 2/2 üç sayılık isabetinin bunda payı büyüktü. Bogdanovic'in iki üçlüğü ve Vesely'nin iki Alley-oop'u da buna ek olarak gelince 16-6'lık üstünlük yakalayan temsilcimizde yapılan top kayıpları ise ilk beş dakikanın ardından gelecek kabus dakikalarının sinyali olmuştu. Temsilcimiz sonrasındaki bölümde Rivers ve James'in inanılmaz bir yüzdeyle isabet sağladıkları şutlarına engel olamamış; zor şutlar isabet sağladıkça, seyirci coşmuş; seyirci coştukça, Panathinakos savunması sertleşmiş; sertleşen savunma da devrenin kalan bölümünde ev sahibi ekip lehine 36-12'lik bir seri gelmesine ve devrenin 42-28 Panathinaikos lehine sonuçlanmasına neden olmuştu.

17 Nisan 2017 Pazartesi

Finalde kaybetme alışkanlığı

Haftasonu Fenerbahçe Kadın Basketbol takımının Euroleague Women finalinde yenilmesi sarı lacivertlilerin üçüncü kez çıktıkları Final Four finalinde de şampiyonluktan uzak kalmasına neden oldu. Benzer şekilde kadın basketbolunun ikinci kupası olan Euro Cup Women finalinde de, Bellona AGÜ Spor bir diğer temsilcimiz olan Yakın Doğu Üniversitesine elenerek (Kayseri Kaski dönemlerini de dikkate aldığımızda) son 10 yıl içinde üçüncü kez finale çıkmasına rağmen ikincilikle yetinmek durumunda kaldı. Arka arkaya gelen bu ikincilikler basketbolumuzdaki finalde kaybetme alışkanlığı üzerine yoğunlaşmama neden oldu ve kısa geçmişimizden ortaya ilginç bir sonuç çıkardım.


Eğer aşağıda görebileceğiniz listede atladığım bir final yoksa, basketbolumuzun yükselişe geçtiği 1990'lardan itibaren 22 kez A takımlar seviyesinde finale çıkan takımlarımız bu finallerden sadece altısında kupa kaldırabildiler. Şampiyonluk gelen altı finalin ikisinde de iki Türk takımının karşı karşıya geldiği düşünülürse, gerek milli gerekse kulüp takımlarımız bazında final stresiyle baş edememe gibi ciddi bir problemimiz olduğunu görebiliyoruz. Özellikle genel bir bakışla Akdeniz insanının karakteri denip geçiştirilebilecek bu final stresinin (ya da ne isim verilebilirse) sadece milli takımlarımızda değil, zaman zaman sadece yabancılardan oluşan kulüp takımlarında da baş göstermesinin ise kolay açıklanabilir yanı yok. NBA'de şampiyonluklar yaşayan, ödüller kazanan oyuncuların Türk takımlarının formalarını giydiklerinde finallerde yaşadıkları formsuzluğa bir açıklama yapabilmek cidden zor.

16 Nisan 2017 Pazar

Fenerbahçe Avrupa ikincisi

Rusya'nın Ekaterinburg kentinde devam eden Euroleague Women Final-Four finalinde ev sahibi ülkeden Dynamo Kursk ile karşı karşıya gelen Fenerbahçe, tarihinde üçüncü kez çıktığı final maçını, önceki iki finalde olduğu gibi kaybederek Avrupa ikinciliğini elde etti. Son 9 dakikaya girerken sadece 2 sayı geride olan Fenerbahçe sonrasındaki 8 dakikada rakibine 15-0'lık seri verince tarihinde üçüncü kez Avrupa ikincisi oldu. Dynamo Kursk ise 77-63'lük galibiyetle tarihinde ilk kez Euroleague şampiyonluğunu elde ederken, Kayseri Kaski'yi finalde yendiği EuroCup şampiyonluğu ardından ikinci kez bir Avrupa Kupası'nı müzesine götürmüş oldu. 


Karşılaşmaya iyi savunma ve yüzdeli hücumla başlayan Fenerbahçe Candace Parker'ın 6 sayı kaydettiği ilk 3 dakikayı 10-0 önde geçti. Savunmadaki sertlikten vazgeçmeyen ve yaklaşık 3.5 dakika boyunca rakibine sayı şansı tanımayan Potanın Kraliçeleri, Dinamo Kursk molası sonrası 3 hücum art arda eski oyuncusu McCoughtry'i kaçırıp potasında 0-7'lik bir seri görünce maça tekrar denge gelmesini engelleyemedi. Yarı finalin yıldızı Lavender'in bireysel hatalarıyla arka arkaya hücumlardan boş dönen sarı lacivertliler, savunmada da McCoughtry'ye bir çözüm bulamayıp 13 sayıya ulaşmasına engel olamayınca çeyreğin son dakikasında Rus ekibi ilk kez öne geçti: 17-16. Çeyreğin son savunmasında Gruda'nın iyi savunması sonrası gelen bloğu ve ardından kaydettiği buzzerbeaterı ise ilk çeyrek sonucunu temsilcimiz lehine belirlemiş oldu: 17-18.

15 Nisan 2017 Cumartesi

Euroleague tecrübesi BSL'de fark yarattı

Basketbol Süper Ligi'nde 26. hafta bugün oynanan maçlarla sona ererken, ligimizin dört Turkish Airlines Euroleague temsilcisinden üçü zorlu mücadeleler sonrası geriden gelerek galibiyetler elde ettiler. Fenerbahçe sahasında Gaziantep Basketbol'u 97-92, Darüşşafaka Doğuş deplasmanda Pınar Karşıyaka'yı 95-90, Galatasaray Odeabank ise deplasmanda YeşilGiresun Belediyespor'u 89-86 mağlup ederken üç ekibimiz de maç içinde yer yer geride götürdükleri maçları rakiplerinin dar rotasyonu ve zorlu Euroleague sezonunun verdiği tecrübe ve sertlik alışkanlığı ile geriden gelerek kazandılar.
 

Fenerbahçe Ülker Arena'da Gaziantep Basketbol'u konuk eden Fenerbahçe, ilk yarısında adeta savunma yapmayarak 35-59 geride tamamladığı maçın ikinci yarısında savunmasını sertleştirdi. Üçüncü çeyreğe 15-0'lık bir seriyle başlayan ve geçtiğimiz haftaki Dixon - Theodore arasındaki sosyal medya atışmasından ortaya çıkan "Euroleague savunması"nı tam olarak sahaya koyan sarı lacivertliler üçüncü çeyrekte 24-9, final periyodunda ise 38-24'lük çeyrek skorları elde ederek sahadan 97-92 galip ayrılırlarken, konuk ekibin dar rotasyonu nedeniyle oluşan yorgunluğunu da maçın sonlarına doğru oldukça iyi kullandılar.

13 Nisan 2017 Perşembe

Adriyatik Ligi'nde şampiyon Kızılyıldız


Adriyatik Ligi final serisi üçüncü maçında Cedevita Zagreb'i 77-61 mağlup eden Crvena Zvezda (Kızılyıldız) seride durumu 3-0'a getirerek şampiyon oldu. Yıldız guardı Stefan Jovic'ten yoksun çıktığı Zagreb deplasmanında karşılaşmanın ilk çeyreğini 22-18, devreyi de 46-39 önde tamamlayan Kızılyıldız, soyunma odası dönüşü üçüncü çeyrekte farkı iyice açarak (65-48) sahadan 77-61 galip ayrıldı ve 3-0'lık final serisi sonucuyla normal sezon liderliğinden sonra bu kez de ABA League şampiyonluğunu elde etti. Deon Thompson'ın 14 sayı - 4 ribaunt - 3 blok ve Marko Simonovic'in 13 sayı - 5 ribaunt - 3 top çalma ile yıldızlaştığı finalin MVP ödülü ise Deon Thompson'a gitti. 

PAO'dan Fenerbahçe'ye gözdağı

Fenerbahçe'nin Turkish Airlines Euroleague Play-Off çeyrek finalindeki rakibi Panathinaikos bu akşam Yunanistan Ligi'nde oynadığı sezonun son maçında PAOK'u 102-58 yenerek zorlu Fenerbahçe maçı öncesi moral buldu. Ligde Olympiakos ile şampiyonluk mücadelesi veren Yoncalar, son hafta kazanıp ilk dörde girmeyi hedefleyen (ne kadar gerçekçi düşünülürse artık) rakipleri karşısında ilk çeyrekten itibaren üstünlüklerini kabul ettirirlerken (26-10), devresi 54-26 biten karşılaşmayı 44 sayı farkla kazanarak temsilcimize de gözdağı verdiler. 


Panathinaikos'ta tüm oyuncular en az 7 dakika forma giyme şansı bulurlarken, Mike James 20, Chris Singleton da 17 sayıyla en skorer isimler oldular. Yoncalarda sayı bulamayan tek ismin 15 dakika sahada kalan Nick Calathes olması da dikkat çeken ilginç bir detay oldu. 

Yunanistan Ligi'nde bugün oynanan bir başka maçta ise Anadolu Efes'in Play-Off'taki rakibi Olympiakos, ligin zayıf ekiplerinden Kymi SeaJets karşısında 93-45'lik bir galibiyet aldı ve önümüzdeki hafta başlayacak Anadolu Efes serisi öncesi rahat bir antrenman maçı oynamış oldu. Olympiakos da 29-6 önde tamamladığı ilk çeyrekte karşılaşmayı koparırken, tüm oyuncular minimum 13 dakika süre alıp rotasyon yapma fırsatı buldular. Calathes'in Pao'da 0 çekmesinin bir benzeri olarak da Olympiakos'ta sayı kaydedemeyen tek isim 22 dakika sahadan kalan Evangelis Mantzaris oldu. Olympiakos bu sonuçla aynı zamanda normal sezonu lider tamamladı. 

11 Nisan 2017 Salı

Kaf Kaf 100 attı, Efes'i uzatmada yıktı

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın kapanış karşılaşması aynı zamanda en çekişmeli ve zevkli mücadelesine sahne oldu. Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nda Anadolu Efes'i konuk eden Pınar Karşıyaka rakibini uzun süre geriden takip ettiği maçı Green'in son saniye üçlüğüyle uzatmaya götürürken, uzatma bölümündeki etkili basketboluyla sahadan 100-96 galip ayrılarak 25. maçında 14. galibiyetini elde etti. Anadolu Efes ise üst üste ikinci bu sezon da dördüncü mağlubiyetini alarak liderlik yarışında ciddi bir yara aldı. Bu sonuçla bu iki takımın Play-Off'ta birbirlerine rakip olma ihtimali de oldukça artmış oldu. 


Karşılaşmaya hızlı başlayan taraf Anadolu Efes olurken, bu salonda daha önce de kariyerinin en yüksek skorlarını kaydeden Cedi Osman'ın arka arkaya bulduğu sayılar farkın 5 dakika içinde 10 sayıya çıkmasını sağladı: 6-16. Ponitka'nın yokluğunda ilk çeyrekte Erdi ve Muhammed'e karşı üstünlük kuran Cedi çeyreği 14 sayıyla tamamlamasına rağmen aldığı 2 faulle benchin yolunu tutarken, J'covan Brown'dan gelen 4 sayı Karşıyaka'nın çeyrek sonunda farkı 6 sayıya indirmesini sağladı: 22-28. 

İkinci çeyreğin başında Heurtel'in yaptığı sportmenlik dışı faul sonrası üç faulle kenara gelmesini iyi değerlendiren Pınar Karşıyaka Muhammed'in basketleriyle 30-30'da skoru dengeledi. Bu dakikalarda Deshaun Thomas aldığı hücum ribauntları sonrası kaydettiği sayılarla Efes hücumunu sürüklerken, Karşıyaka tarafında da Owens'ın hücum ribauntları yeşil kırmızılıları oyunda tuttu. Nitekim Thomas'ın maç boyunca aldığı 5 ribaundun tamamı hücum ribaundu olurken, Owens'ın da 11 ribaundunun 9'u ofansif ribaunttu. Bu aynı zamanda hücum ribaundu istatistiğinde sezonun en yüksek değeri olarak dikkat çekti. Pınar Karşıyaka'da Brown'un 12, Anadolu Efes'te ise Cedi Osman'ın 17 sayı kaydettiği ilk yarı 45-41 Anadolu Efes üstünlüğüyle tamamlandı. 

9 Nisan 2017 Pazar

Bandırma'da kazanan Fenerbahçe oldu

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın merakla beklenen maçında deplasmanda Banvit'in konuğu olan Fenerbahçe, beklenen çekişmenin yaşanmadığı ve baştan sona önde götürdüğü maçı 86-75 kazanarak ligin zirvesindeki yerini korudu. İlk 4 dakikadaki hızlı girişine rağmen sonrasında Fenerbahçe'nin maçın kontrolünü eline almasına engel olamayan Banvit ise üçüncü çeyrekte iyi bir geri dönüş yapsa da, bu sezonki sekizinci yenilgisini alarak Darüşşafaka Doğuş ile sürdürdüğü dördüncülük yarışında önemli bir yara aldı. 


Karşılaşmaya iki takım da yüzdeli hücumlarla başlarlarken, ilk beşte Udoh'un olmamasını kullanmak isteyen Banvit pota altından etkili oldu. Vidmar'ın içerden sayılarına Muric'in hücum ribauntları ve hareketliliğiyle bulduğu sayılar eklenince reklam molasına 14-9 önde giren Banvit, savunmada Fenerbahçe'ye boş atış imkanları verse de sarı lacivertlilerin düşük dış şut yüzdesi ev sahibe ekibin üstünlüğü korumasını sağladı. Kalinic'in riske edilip boş bırakıldığı, Bogdanovic'in ise normalde gözü kapalı attığı üçlük denemelerini kaçırması Fenerbahçe'nin ilk dört dakikada skora ortak olmasını engellerken, Vesely-Udoh ve Sloukas - Dixon değişikliği ile birlikte hem hücum hem de savunmada canlanan sarı lacivertliler 11-0'lık bir seri sonrası skor üstünlüğünü ele geçirerek çeyreği 20-15 önde tamamladı. 

Kral kim olacak? Ledo mu Theodore mu?

Basketbol Süper Ligi'nde son haftalara yaklaşırken, Play-Off ve kümede kalma mücadeleleri yanında oyuncular arasındaki bireysel istatistik yarışı da kızışmaya başladı. Bunlardan en fazla dikkat çekeni olan sayı krallığında ise iki isim kıran kırana bir mücadele halinde. Bu isimler YeşilGiresun Belediyespor'dan Ricky Ledo ve Banvit'in bu sezonki başarısında en büyük pay sahibi olan Jordan Theodore. 


Ricky Ledo sezonun ilk yarısında yaşadığı sakatlık nedeniyle bir süre parkelerden ayrı kalsa da, süre aldığı 16 maçta kaydettiği 311 sayı ve yakaladığı 19.44 sayı ortalamasıyla bu istatistikte ligin zirvesinde yer alıyor. Ledo'nun en yakın takipçisi ise Banvit'in başarılı oyun kurucusu Jordan Theodore. Bu sezon Banvit'in oynadığı 24 maçın 23'ünde forma şansı bulan Theodore kaydettiği 447 sayı ile 19.43'lük bir sayı ortalaması yakalarken, Ledo'yu sayı krallığı yarışında sadece küçük bir farkla geriden takip etmekte. 

8 Nisan 2017 Cumartesi

Beşiktaş deplasmanda uzatmayı seviyor

Basketbol Süper Ligi'nde bugün deplasmanda Tofaş'ı uzatmada 95-94 mağlup eden Beşiktaş Sompo Japan böylece bu sezon uzatmaya giden üçüncü maçından da galibiyetle ayrılmış oldu. Siyah beyazlılar sezon başından beri Basketbol Süper Ligi'nde iki, FIBA Şampiyonlar Ligi'nde ise bir kez normal süreyi eşitlikle tamamlarken bu üç uzatmanın sonunda da sahadan galibiyetle ayrılan taraf oldular. Bu 3 maçın tamamında takımlar 90 sayı barajını aşarlarken, yine bu maçların bir diğer özelliği ise tamamında Beşiktaş Sompo Japan'in deplasmanda mücadele ediyor olmasıydı.


Basketbol Süper Ligi'nde 31 aralıkta Trabzonspor Medical Park deplasmanında normal süresi 82-82 biten maç uzatmaya giderken, Beşiktaş Sompo Japan uzatmada rakibine 9-8'lik üstünlük sağlayarak sahadan 91-90 gali ayrılmıştı. 17 Ocakta bu kez FIBA Şampiyonlar Ligi grup mücadelesinde Macaristan'da Szolnoki Olaj karşısına çıkan siyah beyazlılar normal sürede 80-80'lik eşitliği bozamamış; fakat uzatma sonucunda 96-91'lik galibiyete uzanmışlardı. Bugün de Tofaş karşısında normal süre 83-83 biterken Michael Thompson'un bitime 2 saniye kala kaydettiği 3 serbest atışla sahadan 95-94 galip ayrılan Beşiktaş Sompo Japan böylece bu sezon oynadığı üçüncü uzatma devresini de üstün tamamlamış oldu. 

Tofaş - Beşiktaş Sompo Japan satrancı

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın açılış maçında Tofaş ve Beşiktaş Sompo Japan'i karşı karşıya getiren mücadele haftaya çok çekişmeli bir başlangıç yapılmasını sağladı. Normal süresi 83-83 biten karşılaşmayı uzatma süresi sonunda 94-95 Beşiktaş Sompo Japan üstün tamamlarken, maç içinde iki kenar yönetimin maçın gidişatını değiştiren, yaptığı ve yapmadığı hamleler, mücadele seviyesi üst düzeyde geçen maçta bize ilgi çeken bir taktik mücadelesi izletti. 


Karşılaşmanın başında Stimac'ın benchte olduğu süreyi iyi değerlendirmek isteyerek pota altından hücum yapmayı tercih eden Tofaş, Kaya ile içeriden skor bulurken, Kaya'nın 9, Copeland'ın ise 8 ( her ne kadar 6'sı üçlükle olsa da) sayı bulduğu ilk çeyreği 26-22 önde tamamladı. İkinci çeyrekte iki takım da karşılıklı sayılar bulurlarken, çeyreğin son 4 dakikasına 35-35 eşitlikle girildi. Çeyreğin sonlarında Beşiktaş Sompo Japan'de savunmayı sertleştirme amaçlı olarak Sertaç ve Kenan'ın oyuna girmesi siyah beyazlıların hücum gücünü düşürüp sayı bulmalarını zorlaştırırken, Caner ve Palacios'tan gelen ekstra sayılar yanında Copeland'ın da üçlüğüyle 10-2'lik bir seri yakalayan Tofaş devreyi 45-37 önde tamamladı. 

3 Nisan 2017 Pazartesi

Baltıkların buçuklu ülkesi: Litvanya

Uzun yıllar Avrupa basketboluna damgasını vuran Sovyetler Birliği'nin mirasçısı, bir nevi buçuklusu Litvanya doğu bloğunun dağılması ardından bu coğrafyada basketbolda en fazla öne çıkan ülke durumuna gelmişti. Biz de bu haftasonu kalbi basketbolla atan bir ülkede, Litvanya'daydık. Aynı güne denk gelen Lietuvos Rytas - Vytautas ve Zalgiris Kaunas - Zvaigzdes maçları arasında kısa süreli bir kararsızlık yaşasak da son kararımızı çekişmenin fazla olacağını umduğumuz Lietuvos Rytas-Vytautas maçı yönünde vererek, Kaunas havaalanından Vilnius'un yolunu tutmayı seçtik. Turizm sektöründe çok da popüler bir şehir olmadığı insanların "bu adamın ne işi var burada" bakışından belli olan şehirde belki de basketbol turizmi bu anlamda ileride oldukları tek nokta. Nitekim sıradan bir Litvanya Ligi maçına torunlarıyla gelmiş anneannenin desteği, "el kadar çocuklara" bu yaşta basketbol sevgisi aşılanması ülkede basketbolun ne kadar özel bir yeri olduğunun güzel bir kanıtıydı. Sadece bunun için bile buraya gelip bu ortamı görmeye değer. 


5 Euro ödeyip girdiğimiz maçta oyunculuk kariyerinin ikinci yarısına yetiştiğimiz Rimas Kurtinaitis hocanın hemen arkasındaki yerimizi aldık ve maçı izlemeye başladık. Kalbi basketbolla atan bir yerde maç izleme beklentimizi karşılamada yaptığımız seçimin doğru olduğunu düşünsek de, ilk çeyrekte çift hanelere ulaşan, devresi 62-34 Rytas lehine biten ve 109-60 ev sahibi ekibin üstünlüğüyle tamamlanan maç çekişmeli maç izleme konusundaki tercihimizin yanlış olduğunu anlamakta gecikmememize neden oldu. Basketbol anlamında söylenecek, yorumlanabilecek çok da fazla bir şey olmadı açıkçası; fakat en azından eski dostlar Banvit'ten Jimmy Baron ve Drew Gordon ile Darüşşafaka'dan Taylor Brown'u canlı izleme fırsatı bulduk. Üçü de eski performanslarının uzağında gözükürken, Baron 0/4 üç sayı ile çember dövdü. Farkın çabuk açılması nedeniyle hiçbiri de 20 dakika üzerinde süre alamadı. 

2 Nisan 2017 Pazar

James Nunnally çizgi dışından yanıyor

Basketbol Süper Ligi 24. hafta maçında sahasında Tofaş'ı konuk eden Fenerbahçe rakibini 90-75 mağlup ederken, sarı lacivertlilerin (ve özellikle de Nunnally'nin) üç sayılık atış performansı dikkat çekti. 2.5 çeyrek başa baş giden maçta üçüncü çeyreğin ortalarından itibaren oyuna ağırlığını koyan Fenerbahçe maç boyunca 27 üç sayılık atış denemesinden 14 isabet kaydederken, James Nunnally 6/6 üç sayı isabeti yanında 26 sayı - 4 asistlik performansıyla da maçın adamı oldu. 


James Nunnally Basketbol Süper Ligi'nde sahaya çıktığı 22 maçta toplam 80 üç sayılık atış denemesi yaparken, bu denemelerin 44'ünde isabet kaydederek %55'lik bir yüzdeye ulaştı. Maç başına 11.5 sayı ortalaması bulunan ve yine maç başına yaklaşık 4 üçlük deneyen bir oyuncu için muhteşem bir dış şut yüzdesi yakalayan ABD'li guard/forvet, giderek yükselen form grafiğiyle de sezon başında transferi hakkındaki soru işaretlerini de cevaplamış oldu. Nunnally'nin Turkish Airlines Euroleague'te ise 28/64 ile %44'lük bir 3 sayı yüzdesi yakaladığını da hatırlatmadan geçmeyelim. 

Efes sahada kaybetti ama kalpleri kazandı

Anadolu Efes bugün Basketbol Süper Ligi'nde kendi sahasında oynadığı maçta saha içinde Gaziantep Basketbol'a karşı  84-96'lık bir yenilgi alırken, saha dışında ise Kütüphaneler Haftası vesilesiyle son yıllarda olduğu gibi tekrarladığı kitap toplama kampanyasıyla takdir kazandı. Maç içinde savunmada çok aksayan, sadece ilk yarıda potasında 59 sayı gören Efes, Heurtel dışında skor katkısı veren oyuncu bulmakta zorlanırken ikinci yarıdaki çabalarına rağmen sezonun üçüncü yenilgisini almaktan kurtulamadı. 

Saha dışında ise daha önceki senelerde de gördüğümüz "Bir kitap da sen getir" kampanyasını tekrarlayan Anadolu Efes, önemli bir sosyal sorumluluk projesini bir kez daha tekrarladı. Taraftarlar para ödemek yerine kitap bağışlayarak maç bileti alırlarken, ilk bilgilere göre 4000'den fazla kitabın toplandığı ve bu kitapların kısa süre içinde ihtiyacı olan okullara dağıtılacağı öğrenildi. Görmek istediğimiz, sıklığının artmasını dilediğimiz hareketler... Anadolu Efes'i tebrik ediyor, diğer takımlarımızdan da devamını diliyoruz. 

22 Mart 2017 Çarşamba

Pınar Karşıyaka - Venezia maçında kritik hata

Bugün Basketbol Şampiyonlar Ligi çeyrek final maçında Pınar Karşıyaka İtalyan Umana Reyer Venezia'yı 74-71 mağlup ederken, ikinci çeyrekte İtalyan ekibinin yaptığı top kaybı sonrası kaydettiği isabet skorborda geçerli iki sayılık basket olarak yansıdı. Görüntülerden de görüldüğü üzere, pota altındaki hakem Venezia'lı oyuncunun dışarıdan topu kontrol ettiğini belirtip topu Karşıyaka'ya veriyor; fakat masa skorborda geçerli iki sayı yazıyor. Yapılan bu hatanın düzeltilebilmesi için maç sonu Pınar Karşıyaka kenar yönetimi tarafından bir itiraz edildi mi bilmiyoruz; zira bu tip hataların incelenebilmesi için bir itiraz yapılması gerekiyor. Maç sırasında bu hata farkedilip bir itiraz olmadı diye gördük; belki bizim görmediğimiz ve ekranlara yansımayan birşey vardır; bekleyip takipçisi olacağız.


video

20 Mart 2017 Pazartesi

Beşiktaş'a Play-Off'ta büyük tehlike

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın kapanışı Beşiktaş Sompo Japan - Galatasaray Odeabank maçıyla yapıldı. Diğer birçok derbi gibi oldukça gergin bir havada geçen maçı 90-84 Beşiktaş kazanırken, karşılaşmaya Beşiktaş'ın galibiyetinden çok küfürler ve hakemlerin soyunma odasına girmesi damgasını vurdu. Galatasaray Odeabank baş antrenörü Ergin Ataman'a yapılan küfürlü tezahüratlar sonrası hakemlerin üçüncü anonsu yaptırarak bitime 1.5 dakika kala soyunma odasına girmesi sonrası oyunun 15 dakika durması maçın tamamlanmasına engel olmazken, Beşiktaş taraftarı bilerek ya da bilmeyerek takımına ciddi bir zarar verdi. 


Maçtaki olaylar sonrası muhtemelen 1 normal sezon maçı ve bundan sonraki ilk Galatasaray Odeabank maçında seyircisiz oynama cezası alacak olan Beşiktaş Sompo Japan şu an ligde üçüncü sırada bulunuyor. İkinci sıradaki Anadolu Efes'in siyah beyazlıların 3 galibiyet önünde olması, dördüncü sıradaki Banvit'in ise Beşiktaş'tan 2 galibiyet altta olmasını dikkate aldığımızda, eğer maç seçip kasti yenilgiler almadığı sürece Beşiktaş Sompo Japan sezonu üçüncü sırada tamamlayacak. Peki bu durumda bilin bakalım Play-Off turunda rakibi kim olacak? 

19 Mart 2017 Pazar

Karşıyaka'da 8 yıl sonra Play-Off tehlikede

Basketbol Süper Ligi'nde sürekli olarak üst sıraları hedefleyen takımlardan Pınar Karşıyaka'da son haftalardaki düşüş yeşil kırmızılıların bu sezon Play-Off dışında kalma tehlikesini hissetmesine neden oldu. Son altı BSL maçının beşini kaybeden, sadece ligin son sırasındaki Halk Enerji TED Ankara Kolejliler'i yenebilen Kaf Kaf son olarak da bugün Muratbey Uşak deplasmanından 86-71'lik yenilgiyle dönerek bu sezonki 11. yenilgisini elde etti. Bu sonuçla Gaziantep Basketbol'un gerisine düşerek sekizinciliğe gerileyen Karşıyaka takipçisi Tofaş'ın nefesini de ensesinde hissetmeye başladı. Son olarak 2008-2009 sezonunda 9. olarak Play-Off'a kalamayan ve bu süreç içinde bir de şampiyonluk yaşayan Kaf Kaf uzun süre sonra Play-Off dışında kalmamak adına 8 zorlu mücadeleye çıkacak. 


Pınar Karşıyaka'nın, aynı bir üst sırasındaki Gaziantep Basketbol gibi 22 maçta 11 galibiyeti bulunurken, dokuzuncu Tofaş'ın ise 10 galibiyeti bulunmakta. Bu sezon Nenad Markovic yönetiminde inişli çıkışlı bir performans sergileyen Kaf Kaf son 6 maçın beşini kaybederken, kalan sekiz maçın önemi ise iyiden iyiye artmış durumda. Birkaç hafta öncesine kadar ilk dört hedefiyle mücadele eden Kaf Kaf, son sekiz haftaya girilirken 7-9 arası bir sırada konumlanmaya daha yakın bir hale gelirken; kalan sekiz maçın beşini kendi sahalarında oynamaları ise yeşil kırmızılıların en büyük güvencesi. 

Muratbey Uşak'a Karşıyaka morali

Basketbol Süper Ligi'nde bu sezon beklenen performansı sergileyemeyen ve son haftalara girerken düşme potasından uzaklaşmaya çalışan Muratbey Uşak, sahasındaki seyircisiz maçta Pınar Karşıyaka'yı 86-71 mağlup ederek çok önemli bir galibiyet elde etti. Bu sezonki yedinci galibiyetini elde eden Uşak ekibi böylece Best Balıkesir ile arasındaki farkı iki maça çıkarmış oldu. Pınar Karşıyaka ise FIBA Şampiyonlar Ligi çeyrek final ilk maçındaki Venezia mücadelesi öncesi moral bozucu bir yenilgi alırken, son 6 lig maçındaki beşinci yenilgisini alarak düşüşünü sürdürdü. 


Karşılaşmaya fırtına gibi başlayan Muratbey Uşak 3.5 dakikada 13-2 ile yakaladığı çift haneli farkı ilk yarı boyunca artırarak korudu. Pınar Karşıyaka ilk dakikalarda istediği pozisyonları bulmasına rağmen, düşük şut yüzdesi ve kaçan turnikeler sonrası sayı bulmakta zorluk yaşayınca Muratbey Uşak hızlı hücumlar ve ribauntlardaki üstünlüğünü değerlendirip skoru giderek açtı. İlk çeyrek 23-11 ev sahibi ekip üstünlüğüyle geçilirken, çeyrek arasındaki iki dakikalık mola da Muratbey Uşak'ın hızını kesemedi. Freimanis içeriden ve dışarıdan kaydettiği isabetlerle Uşak'ın skorda önderliğini yaparken, devreyi 19 sayı- 5 ribaunt ile tamamladı. Augustus da pota altında oldukça etkili olurken, özellikle hücum ribauntlarında Ibekwe ile beraber pota altının hakimiyetini ele geçirdiler ve Karşıyaka'nın hamle yapmasına engel oldular. Summers'ın sakatlıktan çıkması nedeniyle fazla süre almadığı devrede Markovic'in Petway ısrarı da Karşıyaka için olumsuz gelişmelerden biri olurken, tecrübeli forvetin hem hücum hem de savunmada aksaması Muratbey Uşak'ın pota altındaki etkinliğinin önemli nedenlerindendi. Öyleki Markovic'in yapamadığı hamleler Ozan Bulkaz'a rahat rahat rotasyonunu değerlendirme fırsatı verdi. Devre 46-29 Muratbey Uşak üstünlüğüyle sonuçlanırken dikkat çeken istatistikler ev sahibi ekibin ribauntlarda 29-20, asistlerde 11-3 üstünlüğü ve Pınar Karşıyaka'nın 1/12'lik üç sayı yüzdesiydi. 

18 Mart 2017 Cumartesi

Best Balıkesir umudunu canlı tutuyor

Basketbol Süper Ligi'nde 22. hafta maçları oynanırken, alınan skorlar sonrasında ligin alt sıralarında işler iyice karıştı. Halk Enerji TED Ankara Kolejliler ile birlikte en ciddi ligden düşme adayı olarak gösterilen Best Balıkesir son maçlarda parkede yükselen performansıyla dikkat çekerken, son olarak bugün Trabzonspor Medical Park karşısında aldıkları 84-76'lık galibiyet Balıkesir ekibinin ligde kalma çıtası ile arasındaki farkı sadece bir maça indirdi. 


Geçtiğimiz hafta Gaziantep Basketbol karşısında aldıkları galibiyet sonrası, bugün de Trabzonspor Medical Park karşısında geriden gelerek galibiyete uzanan Best Balıkesir, son dakikalardaki çabalarıyla aynı zamanda ikili averaj avantajını da eline geçirdi. Bu sezonki beşinci galibiyetini elde eden Balıkesir ekibi, böylece 7 galibiyetli Trabzonspor'un yanında 6 galibiyetli Muratbey Uşak ve Demir İnşaat Büyükçekmece'ye de yaklaşarak ligde kalma umudunu canlı tuttu. 

Bobby Dixon'dan iki sezon rekoru

Fenerbahçe bugün Basketbol Süper Ligi 22. hafta maçında sahasında Demir İnşaat Büyükçekmece'yi 89-68 yenerken, sarı lacivertlilerin başarılı oyun kurucusu Bobby Dixon iki istatistik kategorisinde sezonun en düşük ve en yüksek sayılarına ulaştı. Dixon karşılaşmayı 0 sayıyla tamamlayarak "season low" yaparken, yaptığı 8 asist ise "season high" olarak istatistiklere geçti. 


Aynı zamanda Türk pasaportu da bulunan ABD'li oyun kurucu bu sezon 10.4 ve son üç maçta da 16.7 olan sayı ortalamasına rağmen aldığı 16 dakikada 0/7 saha içi isabetiyle sayı kaydedemezken, 15. haftada Halk Enerji TED Kolejliler maçıyla birlikte bu sezon ikinci kez bir maçı sayı atamadan tamamlamış oldu. Skor anlamında bu başarısızlığa rağmen takımı yönlendirmede hiç de fena sayılmayacak bir performansla oynayan Dixon yaptığı 8 asistle ise bu sezonki en yüksek değerine ulaştı. Sloukas'sız dönemde son 5 maçında 6.2 asist ortalaması yakalayan Dixon, böylece sezon ortalamasını 3.4'e yükseltmesinin yanında, sadece 16 dakikada yaptığı 8 asistle de bu alandaki artan verimliliğini göstermiş oldu. 

17 Mart 2017 Cuma

Euroleague'te Birkan Batuk'un gecesi

Bu akşam Darüşşafaka Doğuş'un Turkish Airlines Euroleague'te Barcelona Lassa'yı 67-56 mağlup ettiği maçta Birkan Batuk performansıyla basketbolseverlerin takdirini aldı. Gerek hırsı, gerek performansı, gerekse istatistikleriyle başarılı bir akşam geçiren ve Darüşşafaka'ya kritik anlarda önemli katkılar yapan Birkan maçın bitimine birkaç dakika kala beş faulle benche gelirken de başarılı performansının karşılığını tüm salon tarafından alkışlanarak aldı. 

Darüşşafaka'nın ikinci çeyrekteki 32-9'luk serisinin de önemli baş rollerinden birine sahip olan ve özellikle savunmadaki hırsıyla dikkat çeken Birkan, farklı üstünlükle gidilen devre arası sonrasında üçüncü çeyrekte bocalayan Daçka'yı tekrar canlandıran isim olarak da alkış topladı. Savunmada olağanüstü bir gayret sarfeden Birkan, hem savunma hem de hücum ribauntlarında oldukça etkiliydi. (Özellikle bitime 5:50 kala Claver'in üzerinden aldığı hücum ribaundunu tekrar tekrar izlemek lazım) 5'i hücum 8 ribauntla kendi Euroleague kariyer rekorunu kıran Birkan, hücum ribauntları sonrası gelen ikinci şans sayılarının da etkisiyle akşamı 8 sayı - 8 ribauntta tamamladı. 

Daçka Barcelona'yı 2.çeyrekte geçti

Turkish Airlines Euroleague'de sahasında Barcelona Lassa'yı konuk eden Darüşşafaka Doğuş sahaya koyduğu muhteşem ikinci çeyrek performansıyla yakaladığı üstünlüğü maç sonuna kadar korudu ve sahadan 67-56 galip ayrılarak Play-Off yolunda çok değerli bir galibiyet elde etti. İki takımın da çok sayıda hata yaptığı ve vasatı aşamadıkları maçın ikinci periyodunda rakibine 32-9'luk bir üstünlük sağlayan temsilcimiz kalan çeyreklerde yakaladığı bu farkın avantajını kullanarak 26. maçında 13. galibiyetini elde etti. Daçka böylece Baskonia ve Anadolu Efes ile sürdürdüğü Play-Off yarışında umudunu kalan maçlara taşımış oldu. 


Maça durgun başlayan Daçka, ilk dakikalarda Barcelona'nın üç sayı çizgisi gerisinden yüksek yüzdeyle atmasının da etkisiyle skoru geriden takip etti. Rice, Perperoglou ve Claver'in üçlükleri ve pota altından Tomic'in sayılarıyla ilk 7 dakikayı 13-7 önde tamamlayan Barcelona, Darüşşafaka'nın hücumlardaki düşük yüzdesinin de etkisiyle skor üstünlüğünü yakaladı. Anderson'un sayılarıyla çeyreği 11-13 geride tamamlayan Daçka ikinci 10 dakikaya bambaşka bir havada başladı. İki dakika içinde Clyburn'un arka arkaya 6 sayısıyla Bartzokas'a ilk molasını aldıran Darüşşafaka, Birkan'ın hem hücumda hem de savunmada getirdiği canlılık, pota altında Zizic'in etkinliği ve yakaladığı seri sonrası çeyreğin son 4 dakikasına 28-19 öne girdi. İlerleyen dakikalarda Barcelona'nın hücumdaki sıkıntısı giderek artarken, savunmada rakibini boş döndürdükçe hücumda artan Daçka ritmi, Clyburn ve Harangody'nin sayılarıyla gelen 11-0'lık seri ve devre sonunda Wanamaker'dan gelen sayılar, soyunma odasına giderken temsilcimizin 43-22'lik üstünlüğü yakalamasını sağladı. 

24 sayı gerideyken atılan son saniye üçlüğüne neden sevindiler?

Geçtiğimiz gece Toronto Raptors sahasında Oklahoma City Thunder'a 102-123 yenilirken, son hücumda ev sahibi takımdan Fred VanVleet takımı 24 sayı farkla geride olmasına rağmen hücumu üçlükle değerlendirerek Raptors'un 102. sayısına imza attı. Farkın 24'ten 21'e inmesi sonrası Raptors taraftarlarının bir kısmı tribünde sevincini saklayamazken, bir normal sezon maçında görmeye alışkın olmadığımız bir görüntü ortaya çıktı. NBA'de zaman zaman tribünlerin beklenmedik tepkilerini ve şovlarını görmeye alışkınız; fakat Raptors taraftarının son saniyede farkı 21'e indirmelerinden dolayı sergiledikleri sevincin nedeni farklıydı. Çünkü sevincin nedeni taraftarların bir dilim pizza yeme isteğiydi.


Pizza ne alaka diyeceksiniz şimdi. Neden mi? Toronto Raptors'ın kendi sahasında oynadığı maçlarda, Raptors 100 sayı ya da üstünde skor yaptığı takdirde taraftarlara sponsor Pizza Pizza tarafından birer dilim pizza ikram edilmekte. Bu da skor 90'lara ulaştığında Raptors taraftarlarının ağzını sulandıran ve maça farklı bir gözle bakmalarına neden olan bir durum. 99-123 gerideyken atılan son saniye üçlüğüne sevinmeleri de yine aynı durumun bir sonucu. Yalnız durun bir dakika. Sevinen bu taraftarların sevinci dün gece ne yazık ki yarıda kaldı. Zira bu pizza ikramı sadece kazanılan maçlar için geçerliydi. Kısmet değilmiş diyelim biz de...

16 Mart 2017 Perşembe

Granger & Heurtel; Anadolu Efes üçer üçer

Anadolu Efes Turkish Airlines Euroleague'te sezonun 26. maçında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda konuk ettiği Maccabi Tel Aviv'i 92-87 mağlup ederek bu sezonki 14. galibiyetini aldı ve Play-Off'a katılabilme yolunda önemli bir avantaj elde etti. Maça durgun başlayan ve vasat bir basketbolla geçen ilk yarıyı geride kapatan Anadolu Efesi ikinci yarıda Granger ve Heurtel'le yakaladığı serilerin katkılarıyla sahadan 5 sayılık bir galibiyetle ayrılmasını bildi. 


Karşılaşmanın ilk yarısında anlaşılmaz bir şekilde motivasyon problemi gözlenen ve vasatı geçemeyen bir performans sahaya koyan Anadolu Efes, Maccabi'nin de çok fazla hata yapması sonrası devreyi sadece 1 sayı farkla 41-42 geride tamamladı. Savunmada ciddi bir konsantrasyon eksikliği göze çarpan ve potasında kolay hızlı hücum sayıları gören; hücumda da dış şutlarda isabet sağlayamayan temsilcimiz (0/7 üç sayı), Dunston ve Brown'un sayılarıyla oyunda kalarak farkın açılmasına engel oldu. 

NBA'de 45 sezonluk gelenek sona eriyor

NBA'de uzun soluklu bir coach olmak çok da sık rastlanan bir durum değildir. Bu sezon takımların başındaki coach'lardan on ikisinin direksiyondaki ilk seneleri olduğu ve sadece dört coach'un (Gregg Popovich, Rick Carlisle, Erik Spoelstra ve Dwane Casey) beş seneden uzun süre mevcut takımının başında kaldığını düşündüğümüzde sık sık yaşanan coach değişikliklerinin bir sürpriz olmadığını anlayabiliyoruz. Fakat bu sene bir şeyler ters gidiyor sanırım. Neden mi? Henüz kovulan bir coach yok! Şaşırdınız mı?


Son yıllara baktığımızda yılda ortalama 3-4 head-coach kovulması izlediğimiz NBA'da geçtiğimiz sezon da beş coach görevlerini sezon sonuna kadar sürdürememişlerdi. En son hiç kovulma görülmeyen sezon ise tam 46 yıl önceydi. 1970-71 sezonunda... Sezonun tamamlanmasına fazla bir süre kalmadı. Bu süre zarfında takım yönetimleri bir ayrılık kararı alır ve fire verirler mi bilinmez; fakat kalan kısa sürede böyle bir yaklaşımda bulunacak bir takım olacağını sanmıyorum. Dolayısıyla NBA'de 45 senelik bir geleneğin sonuna yaklaşıyor gibiyiz. 

14 Mart 2017 Salı

Muratbey Uşak Butterfield'ın üçlük yağmurunu durduramadı

FIBA Europe Cup'ta Uşak'ta 85-82 mağlup ettiği Nanterre 92 karşısında Fransa'da yarı finale yükselme maçına çıkan Muratbey Uşak, maç başından itibaren oyunun kontrolünü bıraktığı rakibine 110-82 yenilerek bu sezonki Avrupa macerasını sonlandırdı. Nanterre'de 11/13 üç sayı isabetiyle 39 sayı kaydeden Spencer Butterfield adeta tek başına Muratbey Uşak'ın ipini çekerken, Mathias Lessort da 21 sayı - 12 ribauntla galibiyette önemli pay sahibi olan bir diğer isim oldu.


Fransız ekibinin bu sezon FIBA Europe Cup'ta 11.5 sayı ortalamasıyla mücadele eden ABD'li guardı Spencer Butterfield maça fırtına gibi başlayıp ilk yarıyı 8/8 üç sayı isabetiyle tamamlarken, Nanterre'in devreyi 56 - 34 önde bitirmesinde de önemli pay sahibi oldu. İkinci yarıda da farkın verdiği rahatlıkla oynayan ve kısa süreli bir bocalama dışında oyunun kontrolünü temsilcimize bırakmayan Fransız ekibi özellikle son çeyrekte farkı giderek açarken, Butterfield da karşılaşmayı 11/13 üç sayı isabetiyle 39 sayıda tamamladı ve bu üçlük performansıyla FIBA Europe Cup rekorunu eline geçirdi

İstediklerini sahaya yansıtamadığı akşamda, kendi sahasında yakaladığı 3 sayılık farkın avantajını kullanamayarak çeyrek finalde kupaya veda eden Muratbey Uşak'ta ise Shaq McKissic 16 sayı - 2 ribaunt, Zach Auguste 14 sayı - 10 ribaunt - 3 top çalma, D'angelo Harrison 14 sayı - 3 ribaunt - 3 asist, Sarunas Vasiliauskas 11 sayı - 3 asist ve Berkay Candan da 10 sayı ile karşılaşmayı tamamladılar. 

McCollum'un rekoru 2 yıldır kırılamıyor

Errick McCollum'un tekrar Galatasaray formasıyla Basketbol Süper Ligi'ne geri dönmesiyle birlikte ABD'li oyun kurucunun Çin Ligi'ndeki sayı rekorunu hatırladım birden. 2015 ocak ayında kırılan rekoru geçen bir oyuncu olup olmadığını araştırdım ve sonuçta hala daha 82 sayılık bu rekorun McCollum'a ait olduğunu gördüm. Her ne kadar Çin Ligi bile olsa bir maçta 82 sayı kolay kolay tekrarlanamayacak bir rekor ne de olsa.


30 Ocak 2015'te takımı Zhejiang Golden Bulls'un Guangdong Southern Tigers'a 119-129 yenildiği maçta, 119 sayının 82'sini kaydeden Errick McCollum o sıralar Quincy Douby'e ait olan 75 sayılık rekoru kırmış ve tarihe geçmişti. Bu sezon da Jimmer Fredette'in sezon boyunca sergilediği MVP'lik performansını süslediği 73 sayılık maçıyla dikkat çektiği Çin Ligi CBA'da bir maçta en yüksek sayı atan 5 basketbolu ise şu şekilde sıralandı. 

Errick McCollum - Zhejiang Golden Bulls - 82 sayı - 30 Ocak 2015 
Quincy Douby - Zhejiang Golden Bulls - 75 sayı - 2 Ocak 2013 
Jared Cunningham - Jiangsu Monkey King - 74 sayı - 28 Aralık 2016 
Bobby Brown - Dongguan Leopards - 74 sayı - 27 Aralık 2013 
Jimmer Fredette - Shanghai Sharks - 73 sayı - 19 Şubat 2017

12 Mart 2017 Pazar

Fenerbahçe Galatasaray'ı 3.çeyrek performanslarıyla geçiyor

Bugün Basketbol Süper Ligi'nde iki ezeli rakibin karşılaşmasında Fenerbahçe Galatasaray Odeabank'ı ikinci devredeki muhteşem geri dönüşüyle 79-75  mağlup ederken, iki takım arasında oynanan son üç maçın üçüncü çeyreklerinde Fenerbahçe'nin rakibine kurduğu ezici üstünlük ve bu periyotlarda maçın gidişatını değiştirmesi dikkatleri çekti. Özellikle son iki maçta Fenerbahçe'nin çift haneli farklarla geriden gelip maçları kazanması, Galatasaray'ın 3. çeyrek sendromunun daha derin incelenmesi gerektiğini gözler önüne serdi. 


13 Kasım'daki Basketbol Süper Ligi maçında kendi sahasında Galatasaray'ı konuk eden Fenerbahçe devreyi 41-39 önde kapatmış, 3.çeyrekte ise 21-7'lik bir seri yakalayarak final çeyreğine girildiğinde maçı kazanmak için büyük bir avantaj yakalmıştı. Son çeyrekte de bu farkı koruyan kanarya sahadan 92-74 galip ayrılmıştı. 26 ocakta ise bu kez Turkish Airlines Euroleague'te karşı karşıya gelen iki takımın mücadelesinde Fenerbahçe Ülker Arena'da devreyi 54-41 önde kapatan taraf Galatasaray Odeabank'tı. Üçüncü çeyreğin başında fark 15 sayıya kadar çıkmış; fakat sonrasında Vesely ve Dixon ile bir ivme yakalayan Fenerbahçe 23-12'lik bir çeyrek skoruyla son 10 dakikaya girerken farkı 2 sayıya kadar indirmişti. Final çeyreğinde de yakaladığı momentumu kaybetmeyen sarı lacivertliler, sahadan 85-80 galip ayrılmışlardı. 

Derbide son sözü Fenerbahçe söyledi

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın en dikkat çekici maçında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Galatasaray Odeabank'ın konuğu olan Fenerbahçe, bitime 17 dakika kala 15 sayı geride olduğu maçta muhteşem bir geri dönüş yaparak sahadan 79-75 galip ayrıldı ve ligin zirvesindeki yerini korudu. Üçüncü çeyreğin ortalarına kadar tamamen Galatasaray lehine olan atmosfer, çeyreğin ortalarından itibaren Bogdanovic ve Dixon'un gayretleri sonrası değişen momentumla yön değiştirdi ve maçın sonunda sevinen taraf Fenerbahçe oldu. 26 Ocak'ta Euroleague'te yine 15 dakika kala 12 sayı önde olduğu maçı 80-85 kaybeden Galatasaray ise bir kez daha üçüncü çeyreğinde farklı önde olduğu bir Fenerbahçe derbisinde sahadan mağlup ayrılarak hayal kırıklığı yarattı. Sarı kırmızılılar böylece ligdeki dokuzuncu yenilgisini alarak üst sıralara yaklaşma yolunda ağır bir yara aldı. 


Karşılıklı basketlerle başlayan maçın ilk dakikalarında hücumda Sinan Güler'in liderliğinde topu iyi çeviren, pota altına indiren ve kolay sayılar bulan Galatasaray Odeabank, savunmada da Pleiss ile pota altını iyi kapatınca ilk 6 dakika 12-10 Galatasaray üstünlüğüyle geçildi. Galatasaray'ın Göksenin ve Pleiss başrolündeki sert savunması Fenerbahçe'yi ilk çeyrekte art arda top kayıplarına zorlarken, Tibor Pleiss'ın 6 sayı - 4 ribaunt, Sinan Güler'in de 3 sayı - 3 asist ile öne çıktığı çeyrek 19-15 Galatasaray üstünlüğüyle sonuçlandı. 

Galatasaray ikinci çeyreğe yeniden takıma katılan McCollum ile başlarken, ABD'li guard ilk sayılarını çeyreğin başında bulduğu serbest atışlarla kaydetti. Galatasaray bu çeyrekte de öncelikli olarak boyalı bölgeden hücum etmeyi amaçlarken, savunma sertliğinden de geri adım atmadı. Fenerbahçe ise sert savunma karşısında sayı bulmakta çok zorlanırken, Dixon dışında gerçek "bir numara"sının bulunmaması nedeniyle de yapılan top kayıpları sonrası art arda hücumlarda boş dönmeye başladı. Çeyreğin bitimine 5 dakika kala 32-28 önde bulunan Galatasaray Odeabank, kalan 5 dakika boyunca potasını Fenerbahçe'ye  kapatarak sayı yemezken, karşılaşmanın ilk yarısı 41-28 sarı kırmızılıların üstünlüğüyle sonuçlandı. İlk yarıda Tibor Pleiss %100 saha içi isabeti (5/5), 11 sayı - 8 ribaunt ve 2 blokla en etkili isim olurken, Vladimir Micov sessiz sedasız 7 sayı - 3 ribaunt - 3 asistlik bir istatistik yakaladı. Galatasaray devre boyunca hiç top çalamazken, yine de daha fazla top kaybı yapan 5'e 3 ile Fenerbahçe oldu. 

10 Mart 2017 Cuma

Kadınlarımız tarih yazdı

Bu akşam kadın basketbolumuz için tarihi bir akşam yaşadık. FIBA Euro Cup'ta çeyrek final rövanş maçlarına çıkan dört takımımız  rakiplerini yenerek yarı finale yükseldiler ve daha önce de bu sayfalarda paylaştığımız tarihi fırsatı iyi değerlendirip tarihe adlarını altın harflerle yazdırdılar. Galatasaray'ın Slovak Good Angels Kosice, Hatay BŞB'nin Polonya ekibi Wisła Can-Pack Kraków, Bellona Agü'nün Fransız BLMA ve Yakın Doğu Üniversitesi'nin de Fransız Villeneuve-d'Ascq karşısında galip gelerek tur atladığı kupada böylece dört Türk takımı yarı finalist oldu. Bu sonçlarla bir Avrupa kupasında yarı finaldeki dört takımın tamamının temsilcilerimizden oluşması ve Euro Cup'ı garantilememizle birlikte kadın basketbolcularımız bir daha kolay kolay tekrarlanamayacak bir başarıya imza attılar. 


Günün ilk maçında deplasmanda rakibine 62-73 yenilen Galatasaray, Abdi İpekçi Spor Salonu'nda taraftarı önünde Slovak Good Angels Kosice'yi konuk etti. Maçın başından sonuna kadar üstünlüğü rakibine bırakmayan ve son çeyrekte de tur için gerekli farkı yakalayan Cimbom 82-66'lık skorla sahadan galip ayrıldı ve ilk yarı finalist takımımız oldu. Galatasaray'da Jefferson 25 sayı - 3 asist,  Traore 4/4 üçlükle 21 sayı - 5 ribaunt ve Işıl Alben de 13 sayı - 10 asist - 6 ribauntla yıldızlaştılar. 

8 Mart 2017 Çarşamba

Kaf Kaf'tan muhteşem geri dönüş

FIBA Şampiyonlar Ligi Son 16 rövanş maçında Beşiktaş Sompo Japan'in konuğu olan Pınar Karşıyaka ikinci yarının başında 18 sayı geriye düştüğü maçta müthiş bir geri dönüşle karşılaşmayı 90-83 kazandı. İzmir'deki ilk maçı da 5 sayı farkla kazanan Kaf Kaf böylece Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final biletini kazanan taraf oldu. İlk çeyreğinde çıkan olaylar nedeniyle yarım saat kadar duran maçın ilk iki çeyreği bu olayların etkisiyle düşük kalitede geçerken, üçüncü ve dördüncü periyotlarda Karşıyaka'nın muhteşem dönüşü basketbolseverlere de zevk verdi. 


Karşılaşmanın ilk çeyreği karşılıklı basketlerle başladı. Pınar Karşıyaka etkili ikili oyunlar sonucunda gelen pota altı basketleriyle skor bulurken, Beşiktaş Sompo Japan de pota altında Stimac'a yapılan fauller ve üç sayı çizgisi gerisinden yüksek yüzdeleri ile oyunu dengede tutmayı başardı. Çeyreğin bitimine 2 dakika kala iki takım taraftarları arasında çıkan olaylar hakemlerin soyunma odasına gidip maçın uzun süre durmasına neden olurken, yaklaşık yarım saat sonra tekrar başlayan maça daha dengeli dönen Pınar Karşıyaka ilk çeyreği 24-22 önde tamamladı. İlk çeyrekte Pınar Karşıyaka'da Owens 8 sayı - 6 ribaunda ulaşırken, Beşiktaş Sompo Japan'de ise Stimac 10 sayı - 4 ribaunt ile etkili oldu. 

Ya Beşiktaş ya Karşıyaka geleneği bozacak

Bu akşam FIBA Şampiyonlar Ligi Son 16 rövanş maçında karşı karşıya gelecek olan Beşiktaş Sompo Japan ve Pınar Karşıyaka'nın mücadelesi çeyrek finale yükselecek temsilcimizin hangisi olacağını belirleyecek. Son bir hafta içinde üçüncü kez karşı karşıya gelecek iki takım arasındaki mücadelenin bir diğer ilginç yönü ise iki takım arasında bu sezon oynanan üç maçın da 5 farkla bitmiş olması. 


Basketbol Süper Ligi'nin ilk yarısında İzmir'de oynanan maç Pınar Karşıyaka'nın 82-77'lik üstünlüğüyle sonuçlanırken, Kaf Kaf geçtiğimiz hafta Şampiyonlar Ligi eşleşmesi ilk maçında da rakibini 75-70 ile mağlup etmişti. Hafta sonunda ise bu kez Basketbol Süper Ligi 20. haftasında İstanbul'da karşılaşan iki takımın maçında sahadan galip ayrılan taraf 86-81 ile Beşiktaş Sompo Japan olmuştu. Bu sezon ev sahibi takımların beşer farkla galibiyet elde ettikleri eşleşmede bugünkü maçta da 5 sayılık fark oldukça kritik. Siyah beyazlılar beş sayının üzerinde bir galibiyet hedefliyorlarken, Pınar Karşıyaka'da 5 sayılık avantajını korumaya çalışacak. Bakalım bu kez 5 fark geleneğini bozup kazanan kim olacak? 

7 Mart 2017 Salı

Banvit Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalist

Türkiye Kupası şampiyonu Banvit, şampiyonluk kovaladığı bir diğer kupa olan Basketbol Şampiyonlar Ligi Son16 turu rövanş maçında konuk ettiği Alman EWE Baskets Oldenburg'u 70-61 mağlup ederek çeyrek final biletini elde etti. Almanya'daki ilk maçın 82-82 beraber bitmesiyle Bandırma'ya avantajlı gelen temsilcimiz, ilk çeyrekteki durgun oyuna rağmen, ikinci çeyrekte Furkan Korkmaz'ın önderliğinde ele geçirdiği üstünlüğü maç sonuna kadar bırakmadı ve 70-61'ilk skorla son sekiz takım arasına adını yazdırdı. Banvit'te Furkan Korkmaz, Jordan Theodore ve Gasper Vidmar performanslarıyla göz doldurdular. 


Durgun başladığı maçın ilk çeyreğini 14-20 geride tamamlayan Banvit, ikinci çeyreğin başında benchten gelen Furkan Korkmaz'ın getirdiği enerjiyle canlandı. Genç yıldızın 2/2 üç sayı, 5/5 saha içi isabetiyle 12 sayı - 2 ribaunt - 1 asistle oynadığı çeyrekte, Theodore'un da sayı ve asistleriyle önce skoru dengeleyen ardından da farkı açan Banvit 15-2'lik seriyle çeyreğin bitimine 4 dakika kala 29-22 öne geçti ve devreyi de 36-26 önde tamamladı. Devre sonunda Furkan'ın yanı sıra Jordan Theodore da 11 sayı - 6 asist - 4 ribaunt gibi dikkat çekici bir istatistik yakalarken, Banvit takım olarak da bir devrede rakibine 30-15'lik bir ribaunt üstünlüğü yakaladı. 

6 Mart 2017 Pazartesi

Bogdanovic yanıyor!

NBA'de kısa süre önce Brooklyn Nets'ten Washington Wizards'a takas olan eski Fenerbahçe'li Bojan Bogdanovic yeni takımındaki performansı ve dış şut yüzdesiyle dikkatleri üzerine çekmiş durumda. Wizards'a katıldığından beri altı maça çıkan Bogdanovic kenardan gelip takımına önemli katkılar sağlarken 15.5 sayı ortalaması yakalayarak Nets'teki performansının üzerine çıktı. 


Tecrübeli Hırvat şutör aynı zamanda üç sayı çizgisi gerisinden performansıyla da yeni takımında ciddi bir gelişim içinde. Son olarak dün Orlando Magic karşısında 115-114 kazandıkları maçta maçı kazandıran üçlük de (üstteki resim) dahil olmak üzere 8/10 üç sayı isabeti yakalayan Bogdanovic, 6 maç toplamında da 34 şutta 20 isabet sağlayarak %59'luk bir yüzdeye ulaşmış durumda. Son olarak da Bogdanovic'in Wizards formasıyla henüz serbest atış kaçırmadığını ve çizgiden 13/13 ile attığını belirtelim. 

En yaratıcı basketbol parke dizaynları

Basketbol tüm dünyada en çok sevilen sporlardan biri olmanın yanında, aynı zamanda maç içinde ve dışında da en renkli görüntülere sahne olan sporlardan biri olma özelliğine de sahip. Dünyanın birçok ülkesinde izlediğimiz renkli görüntüler yanında, son yıllarda takımlar salonlarına, parkelerine de bu renkliliği yansıtmaktalar. Özellikle kolej basketbolunda giderek artan renkli ve yaratıcı parke dizaynları basketbolseverlerin dikkatini çekerken, sizlere bu renkli dizaynlar içinden seçtiğim beş başarılı dizaynı paylaşıyorum. Blogun sağ tarafında açtığım en yaratıcı dizayn anketinden de beğendiğiniz dizaynı oylayabilirsiniz. 

1. FIU Panthers

Florida Üniversitesi basketbol takımına salonda da plaj keyfi yaşama şansı vermiş adeta. Dalga ve yeşillikler konseptiyle dizayn edilmiş FIU Arena zemini oldukça güzel. Sanki bir yanda dalgalar sahili döverken kumlarda basketbol oynar gibi...


The most creative basketball court design

Basketball is one of the most popular sports in the world. It's not only for its competitiveness or fun we feel while playing and watching, but also it offers us all kind of pleasure and creativity from all aspects. Venue athmosphere is one of the most important part of basketball and both court and supporters add value into it. Today I wanted to share five of the most creative court design in NCAA with you to decide on which one is the best. 

You can vote and support your choice from the poll that exists at the right-hand column of the page. 

Poll will be valid until June 1st and the winner will be released that day. 

1. FIU Panthers


5 Mart 2017 Pazar

Galatasaray Trabzon'dan kayıpsız dönüyor

Basketbol Süper Ligi'nde günün dikkat çeken maçında Trabzonspor Medical Park'ın konuğu olan Galatasaray Odeabank rakibini 80-73 mağlup ederek ligdeki 12. galibiyetini elde etti. Sarı kırmızılılar böylece 6. sıradaki yerini sağlamlaştırmış oldu. Bordo mavili ekip ise final çeyreğindeki çabasıyla ortak olduğu maçın sonunu getiremeyerek bu sezonki 13. yenilgisini alıp Play-Off hedefinden biraz daha uzaklaştı. 


Karşılaşmanın ilk çeyreğinde pota altında Tibor Pleiss'ın varlığı sarı kırmızılı ekibin tüm oyun stratejisini belirlerken, Pleiss hem çeyreği 6 sayı - 3 ribaunt ile tamamladı, hem de içeri fazla kapanan Trabzonspor savunmasının Galatasaray kısalarını 3 sayı çizgisi çevresinde boş bırakmasına neden oldu. Trabzonspor Medical Park'ta ise 9 sayı kaydeden Green maçın başındaki skor yükünü çekerken, Duşan'dan gelen ekstra sayılar çeyreği bordo mavililerin 22-21 önde tamamlamasını sağladı. İkinci çeyreğin başında biz "Pleiss'in kenara gelmesi oyunun gidişatını değiştirir mi" diye düşünürken, çeyreğe Ege Arar'dan gelen 2 asist - 2 sayı ve Tyus'un 6 sayısıyla başlayan Galatasaray Odeabank pota altı üstünlüğünü kaybetmeden Bazarecih'e mola aldırdı. Mola sonrası oyunun temposu düşerken, Sinan'dan gelen top kayıpları Trabzonspor'un tekrar canlanıp 7-0'lık bir seriyle öne geçmesini sağladı: 33-29. Ergin Ataman molası sonrası Daye de bir top kaybı yaparken, Gutierrez'in hücuma çıkarken Sinan'a kaptırdığı top, sonrasında yaptığı sportmenlik dışı faul ve dört faulle kenara gelmesi Trabzonspor lehine dönen momentumu bir anda çevirdi. Sinan Güler'in bu kez de çaldığı toplarla ön plana çıktığı çeyreğin son dakikalarını iyi kullanan Galatasaray Odeabank 11-3'lük bir seriyle soyunma odasına 40-36 önde gitti.