Wednesday, November 30, 2016

Ömer Aşık bu sezon ilk kez...


NBA'de New Orleans Pelicans forması giyen milli basketbolcumuz Ömer Aşık 10 maç sonra ilk kez çift haneli sayılara çıkarak double double yaptı. Pelicans'ın Los Angeles Lakers'a karşı 105-88 galip geldiği maçta 26 dakika süre alan Ömer, 4/6 saha için, 2/2 serbest atış isabetiyle 10 sayı kaydederken, 4'ü hücum 11 de ribaunt alarak double double performansı yakaladı. Bu sezon 3.2 sayı - 6.7 ribaunt istatistikleriyle oynayan milli pivotumuz böylece bu sezon pre-season maçlarından beri ilk kez double-double yapmış oldu. 

Saturday, November 26, 2016

Karşıyaka'da Nenad Markovic devrimi

Okuyacağınız satırları yazdıktan sonra başlık konusunda oldukça düşündüm. "Nenad Markovic'in Karşıyakası" ya da "Şampiyondan parkede kalanlar" ilk aklıma gelenlerdi. Fakat sezon başından beri Pınar Karşıyaka'yı yakından takip eden biri olarak, takımdaki değişimi ve bu değişimin benimsenmesini görerek "Nenad Markovic devrimi" başlığını daha uygun buldum. "Devrim" kalıcı değişimdir. Sahada savaşan, mücadele eden, zevk veren bir Karşıyaka'dan, Markovic'in durgun, oynadığı oyundan zevk almayan ve zevk vermeyen Karşıyakası'na giden değişimi, giderek benimsenen bu devrimi yazmaya çalıştım...


Pınar Karşıyaka bugün İstanbul BBSK deplasmanında 79-72'lik bir mağlubiyet aldı. Son 2 dakikada Ponitka'nın gayretleriyle gelen 12-0'lık seri olmasa son çeyrekte 20 sayıya çıkan fark ve bu farka neden olan basketbol Karşıyaka'nın sezon başından beri süregelen eksiklerini açık şekilde gözler önüne serdi. Tek maç hiçbir zaman bir oyuncu ya da takımı eleştirmek için kriter olamaz; fakat sezon başından beri birçok kez izlediğimiz yanlışların üstü, görece zayıf rakiplere karşı alınan galibiyetlerle örtüldüğünde, bugünkü gibi bir yenilgi sonrası eksiklikleri ortaya dökmenin zamanıdır diye düşündüm. Hele ki, Kaf Kaf'ın fikstür avantajının sezon başından beri eksiklerin görmezden gelinmesini sağladığını dikkate alırsak, kritik Avrupa maçları ve ligde Yeşilgiresun, Anadolu Efes, Daçka ve Galatasaray serisi öncesi bu sıkıntılara bir çözüm bulmanın gelmiş demektir. Aksi takdirde, bu bu dört maçta alınacak sonuçlar Kaf Kaf'ı telafisi olmayacak bir yıkıma sürükleyebilir. 

Fidel Castro ve Obama'nın tek ortak yönü

Thursday, November 24, 2016

Anadolu Efes 3.5 dakika savunma yapınca

Turkish Airlines Euroleague'de sezonun dokuzuncu maçında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Kızılyıldız'ı konuk eden Anadolu Efes, büyük bölümünü önde götürdüğü maçı son çeyrekte birkaç dakika seviyesini artırdığı savunması sayesinde 100-79 kazanarak dördüncü galibiyetini elde etti. Bitiş kornasıyla birlikte Cotton'un üçlüğüyle 100 sayıya ulaşan lacivert beyazlılar böylece kendi sahalarındaki üst üste ikinci maçta da 100 sayı barajına ulaşmış oldular. Bu sezonki skorer karakterini bir türlü savunmasıyla birleştirmeyi başaramayan Efes, son çeyrekte 3.5 dakika içinde savunma dozunu artırarak yakaladıkları 14-0'lık seri ile sahasında önemli bir galibiyet elde etmiş oldu. 


Başa baş geçen ilk çeyrek 21-21 kapanırken, ikinci çeyrekte önce Heurtel ardından da Brown'un sayılarıyla üstünlüğü ele geçiren Anadolu Efes, devreyi 47-40 önde tamamladı. Üçüncü çeyreğe de oyununun kontrolünü elinde tutarak başlayan temsilcimiz, farkı 10 sayı ve civarında tutmasını bilse de, basit top kayıpları yanında savunmasının zaman zaman konstantrasyonunu kaybetmesi nedeniyle potasında gördüğü kolay basketler sonrası bir türlü farkı açıp maçı koparamadı. Bu çeyrekte Jenkins'in dış şut isabetleri Kızılyıldız'ı oyunda tutarken, çeyrek sonlarında kenardan gelen Cedi'nin ard arda kaydettiği üç sayı isabetleri sonrası son 10 dakikaya Anadolu Efes 10 sayı farkla üstün girdi: 74-64. Final periyodu karşılıklı sayılarla başlarken, son 6 dakikaya girerken 80-75 Anadolu Efes üstünlüğü vardı. Bu dakikadan sonra savunma gayretini bir seviye artıran temsilcimiz, hücumda da ritmini bulunca 3.5 dakikada yakaladığı 14-0'lık seri sonrası maça noktayı koydu ve Cotton'un buzzerbeaterıyla sahadan 100-79 galip ayrıldı.

Wednesday, November 23, 2016

Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'nde zirvede

Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde E Grubu'ndaki altıncı maçında sahasında Macar ekibi Szolnoki Olaj'ı 89-74 ile geçen Beşiktaş Sompo Japan, namağlup unvanını sürdürdü. Haftaya Beşiktaş ile birlikte namağlup giren iki ekipten diğeri olan Neptunas'ın da dün Ventspils deplasmanında rakibine 66-61'lik skorla yenilmesi sonrası siyah beyazlı temsilcimiz altıncı maçlar sonunda Şampiyonlar Ligi'nin tek yenilgisiz takımı oldu. 



Karşılaşmaya tutuk başlayan temsilcimiz ikinci çeyreğin 2.dakikasına kadar rakibini 5-10 sayı arasında gidip gelen bir farkla geriden takip ederken, Ufuk Sarıca'nın molası sonrası gelen 10-0'lık seriyle öne geçti ve başa baş geçen devreyi Clark'ın skorer oyunuyla 44-41 önde tamamladı. 3. çeyreğin ilk dakikalarında Strawberry ile sayılar bulan Beşiktaş Sompo Japan, Roll ve Clark'ın basketleriyle farkı açmaya başladı. Çeyreğin bitimine 1 dakika kala Şafak'ın üçlüğüyle farkı çift hanelere çıkaran siyah beyazlılar son 10 dakikaya da 69-58 önde girdi. Final periyoduna içerden Stimac, dışardan da Strawberry ve Roll'dan gelen sayılarla başlayan Beşiktaş, bitime 4.5 dakika kala farkı 20 sayıya kadar çıkarırken (83-63), maç sonunda sahadan da 89-74 galip ayrıldı. 


Beşiktaş Sompo Japan'da DJ Strawberry 19 sayı - 6 ribaunt ile en skorer isim olurken, Earl Clark 17 sayı - 7 ribaunt, Vladimir Stimac 16 sayı - 10 ribaunt, Michael Roll 13 sayı - 4 asist ve Michael Thompson da 10 sayı - 7 asist - 3 top çalma ile karşılaşmayı tamamladılar. Beşiktaş takım olarak da rakibine ribauntlarda 40-24 üstünlük sağlayarak pota altını hakimiyeti altına almayı başardı. Beşiktaş Sompo Japan bu sonuçla Şampiyonlar Ligi'nin namağlup tek takımı olarak zirveye çıkarken, grubundaki en yakın rakibiyle arasındaki galibiyet farkı da ikiye yükselmiş oldu. 

Tuesday, November 22, 2016

Kaf Kaf maçı ve Egemen'i kazandı

Pınar Karşıyaka Basketbol Şampiyonlar Ligi B Grubundaki altıncı maçında Ukrayna deplasmanında Khimik Yuzhne'yi 78-60 mağlup ederek gruptaki dördüncü galibiyetini aldı. Maçın ikinci çeyreği son dakikası ve üçüncü çeyreği başındaki toplam 22-0'lık serisiyle skor üstünlüğünü elde eden ve rahat bir galibiyet alan Pınar Karşıyaka'da DaJuan Summers 16, J'covan Brown ise 13 sayı ile skor yükünü çekerlerken, 20 dakika süre alan Egemen Güven de verilen süreyi değerlendirerek 9 sayı - 6 ribaunt - 1 blokluk bir performans sergiledi. Bu sezon Markovic'ten yeterli süreyi alamayan Egemen, rakip zayıf da olsa verilen süreyi iyi değerlendirerek ligde ve Avrupa'da daha fazla süre almayı hakettiğini göstermiş oldu. 



Pınar Karşıyaka grubun son sırasındaki rakibi karşısında ilk yarıda oyunun kontrolünü bir türlü eline geçiremedi. Ponitka'nın fazla hata yapması, Owens'ın son maçlardaki etkisizliği, Dillard ve Muhammed'in düşük yüzdesi Kaf Kaf'ın üstünlüğü yakalamasına engel olurken, son dakika içinde gelen 5-0'lık seri devre sonunda 32-29'luk üstünlüğü getirdi. Soyunma odası dönüşü hücumda daha yüzdeli oynayan yeşil kırmızılılar, Brown, Ponitka ve Summers'ın sayılarıyla farkı açmaya başladı. Soner'in bile 2/2 üçlük isabetiyle katkıda bulunduğu günde, Khimik'in de adeta kısa süreli kontak kapatmasıyla 5 dakika içinde serisini 22-0'a yükselten Karşıyaka, üçüncü çeyreğin ortaları itibariyle farkı 20 sayı üzerine çıkararak galibiyeti cebine koydu. Son çeyrekte fazla süre almayan oyuncularına da yer veren temsilcimiz, Muhammed'in dış şutlardaki isabetleriyle farkı korumasını bildi ve sahadan 18 sayılık bir farkla galip ayrıldı. 

Eurobasket 2017'de devlere güzel kura

İstanbul'un Finlandiya, Romanya ve İsrail ile birlikte ev sahipliği yapacağı, final mücadelelerini de organize edeceği Eurobasket 2017 kuraları bugün çekildi. Milli takımımızın kendi evinde oynayacağı grup mücadelelerindeki rakipleri Rusya, Sırbistan, Letonya, Belçika ve Britanya oldu. Gruplarında ilk dört sırayı alacak takımların ikinci tura yükseleceği ve çapraz eşleşmeyle eleme usülü devam edecek olan 2017 Avrupa Şampiyonas'ında diğer gruplar ise aşağıdaki gibi oluştu. 


A Grubu: Fransa, Finlandiya, İzlanda, Yunanistan, Slovenya, Polonya
B Grubu: İsrail, Litvanya, İtalya, Gürcistan, Almanya, Ukrayna
C Grubu: Romanya, Macaristan, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Karadağ
D Grubu: Türkiye, Rusya, Sırbistan, Letonya, Belçika, Britanya

A ve B gruplarında maçlar 31 ağustos, C ve D gruplarında ise 1 eylülde başlarken, 2017 Avrupa şampiyonu 17 eylüldeki final maçları ile belirlenecek. 

Monday, November 21, 2016

Yiğit Baran Sarıkaya: Ligin en ağır yükü onun omuzlarında

Hedefsiz takımda oynamak kolaydır. Baskı yok, stres yok... Önüne hedef koyunca zorlaşır işler. Hedefe ulaşmak için daha çok mücadele etmek gerekir, daha çok yorulunur. TED Ankara Kolejliler'de sezon başındaki hedefler oldukça küçüktü. İlk maçlarda alınan farklı yenilgiler, kolay lokma fikri oluşturdu birçoğumuzun aklında. Fakat önce Carter'ın takıma katılması ardından Pınar Karşıyaka karşısında uzatmaya götürdükleri maç derken, Ankara ekibi bugün de Euroleague temsilcilerimizden Darüşşafaka karşısında maçın sonlarına kadar skora ortak olmasını bildi. Artık TED Kolej'de hedef ilk galibiyet. 


Hedef ilk galibiyet olarak yükselince, artan hedeflerle birlikte işler zorlaştı. Takımda Love'un gönderilmesinden sonra kalan dört yabancı Daçka karşısında 40'ar dakika oyunda kalırken, kalan beşinci yer de Yiğit Baran Sarıkaya ve Onat Akış arasında paylaşıldı. Rotasyon darlığında yabancıların üzerine düşen görev zaten belli; fakat parkeyi "beş"leyen son ismin işi bana kalırsa onlarınkinden de zorlu. Kim bu isim? Takımın gençlerinden 17 yaşındaki Yiğit Baran Sarıkaya. 4 ABD'linin arasında, takım oyunundansa kişisel becerilerin ön plana çıktığı bir takımda ciddi süreler alıp takıma katkı vermek belki de bu ekip içindeki en zor iş. Özellikle de takımın gönderilen uzunu yerine yeri geldiğinde bugünkü gibi Oğuz Savaş gibi uzunları tutmanız gerekiyorsa ve bunu yaparken sırıtmıyorsanız alkışı hakedersiniz. 

Bugün süre aldığı 29 dakikada 2/2 saha içi isabetiyle 4 sayı - 3 ribaunt ve 1 top çalma yapan Yiğit, daha önce de Anadolu Efes karşısında 32 dakika süre alarak 30 dakikanın da üzerine çıkmıştı. Belki ABD'li rotasyonu içinde istatistik yapmak kolay iş değil; fakat Yiğit'in aldığı sürelerde parkede sırıtmadan ve disiplinle mücadelesini sürdürüp aldığı süreleri değerlendirdiği, hakkını verdiği takdirde dikkatleri üzerine çekebileceğini düşünüyorum. Belki Türkiye'nin en iyi genç basketbolcusu değil, belki henüz büyük takımların dikkatini çekecek basketbolu oynamıyor; fakat bulunduğu takımın koşulları içinde, belki de Basketbol Süper Ligi'nin en zor görevlerinden, en ağır yüklerinden birini omuzluyor. 

Maç sonrası röportajında Can Sevim, takıma yeni bir yabancı pota altı oyuncusu geleceğini söyledi. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Umarım Yiğit'in sürelerinden çalacak bir hamle olmaktan öte, rotasyonu genişletecek bir hamle peşindelerdir. 

Avrupa Şampiyonası torbaları belli oldu

Eylül 2017'de Finlandiya, İsrail, Romanya ve Türkiye'nin ortaklaşa düzenleyeceği Avrupa Şampiyonası kura çekimi torbaları belli oldu. Finallerinin İstanbul'da oynanacağı organizasyonda yarınki kura çekimi öncesi açıklanan torbalara göre milli takımımız Hırvatistan, İsrail ve Finlandiya ile birlikte üçüncü torbada yer aldı. 6 takımlı dört grubun belirleneceği ve partner ülke seçimleri sonrası Finlandiya ile İzlanda'nın, İsrail ile Litvanya'nın, Romanya ile Macaristan'ın, Türkiye ile de Rusya'nın aynı gruplarda yer alacağı turnuvada, kura çekimi öncesi torbalar şu şekilde oluştu:


1.Torba: İspanya, Litvanya, Fransa, Sırbistan
2.Torba: Yunanistan, İtalya, Çek Cumhuriyeti, Letonya
3.Torba: Hırvatistan, İsrail, Türkiye, Finlandiya
4.Torba: Rusya, Slovenya, Macaristan, Gürcistan
5.Torba: Almanya, Belçika, Polonya, Karadağ
6.Torba: İzlanda, Britanya, Ukrayna, Romanya

Sunday, November 20, 2016

Anadolu Efes uzun rotasyonu yeterli mi?

Basketbol Süper Ligi'nde yedinci haftaya namağlup giren iki takım Banvit ve Anadolu Efes arasında bugün Bandırma'da oynanan karşılaşmayı 69-68 kazanan Banvit yedi hafta sonunda ligin tek namağlup takımı olarak kaldı. Anadolu Efes ise yedi hafta sonunda ilk mağlubiyetini elde etti. Maç sonrası yenilgiyi değerlendiren Perasovic maçın kilidinin Banvit'in aldığı 20 hücum ribaundu olduğunu belirtti. Sezon başından beri Anadolu Efes pota altının zaman zaman eleştirildiğini de düşündüğümüzde, Perasovic'in altını çizdiği ribaunt ve pota altı problemini ben de biraz deşeyim dedim. 


Öncelikle Anadolu Efes'in Basktebol Süper Ligi'nde bu sezon ilk kez zirve mücadelesi yapan bir takımla karşı karşıya geldiğini söylemek lazım. İlk 6 haftada sırasıyla İstanbul BBSK, TED Ankara Kolejliler, Best Balıkesir, Muratbey Uşak, Tofaş ve Büyükçekmece ile oynayan Anadolu Efes, 6'da 6 yaptığı bu seride ribauntlarda fazla problem yaşamadı, hatta çoğu maçta pota altında rakibine üstünlük sağladı. Dolayısıyla bu maçlar fazla emsal teşkil etmeyeceğinden çok fazla üzerinde durmuyorum. Sezonun ilk büyük maçı diyebileceğimiz Banvit maçında ise Vidmar-Kulig yanında Orelik - Chappell gibi atletik isimler karşısında pota altında zorlanan lacivert beyazlılar ribauntlarda 30-47 ile ezilirlerken, rakibe 20 de hücum ribaundu verdiler. 

Friday, November 18, 2016

Tibor Pleiss şapkadan değil benchten çıktı

Turkish Airlines Euroleague'de iki temsilcimiz Galatasaray Odeabank ve Darüşşafaka Doğuş'un çekişmeli mücadelesinde kazanan taraf 85-81 ile Galatasaray Odeabank oldu. Haftaiçinde sorunlu günler geçiren sarı kırmızılılar taraftarları önünde sahaya koydukları mücadeleyle, henüz iki gün önce CSKA Moskova'yı eli boş gönderen Darüşşafaka karşısında çok değerli bir galibiyet elde ettiler ve rakiplerine "henüz havlu atmadık" mesajı verdiler. 

İki takım Abdi İpekçi'ye farklı motivasyonlarla gelmişlerdi. Galatasaray dünkü kadro dışı haberleriyle birlikte maça tek oyun kurucu Sinan'la çıkarken, bir yandan da son zamanlarda tepkiler alan Ergin Ataman'ın bu kararının takıma nasıl etki yapacağı merak edilmekteydi. Darüşşafaka ise iki gün önceki CSKA galibiyeti sonrası moralli olmakla birlikte, rakibinin kadro dışı kararlarıyla birlikte maçın mutlak favorisi durumuna geldi. Maçta gördükki, Daçka'nın maçı kafasında kazanmış olması sahadaki performansları için el freni etkisi yaparken, Galatasaray ise oyun kurucu eksiğine rağmen, havlu atıp atmama maçına oldukça motive çıkarak üst seviye bir mücadele ortaya koydu. 

Oyun kurucu pozisyonunda Galatasaray kısıtlı rotasyonuna rağmen, Sinan - Emir ikilisini oldukça verimli kullanırken, aynı etkinliği Daçka'da Wilbekin, Wanamaker, Bertans üçlüsünden izleyemedik. Önceki yazımda vurguladığım gibi "Wanamaker didn't wanna win" şeklinde bir performans sergilerken, basit top kayıpları Galatasaray'a ivme kazandırdı. Tabi şunun da altını çizmek lazım ki, Preldzic'in varlığı Sinan'ın üzerindeki baskıyı rahatlatırken, Galatasaray'ın uzun maratonda Emir'in oyun kuruculuğuna güvenmesi ne kadar sağlıklı bir karar, kesinlikle tartışmaya açık bir konu. Şahsen Emir Preldzic'i kariyeri boyunca iki ucu keskin bıçak olarak görmüşümdür. Yine de Preldzic'in bugün yüzdeli hücumları ve paslarıyla sarı kırmızılılara seviye atlattığını söyleyebiliriz. Kısalara noktayı koymadan Galatasaray'ın asist istatistiğinde Darüşşafaka'ya 25-14'lük bir üstünlük kurduğunu da belirtmeden geçmeyelim. 

Wanamaker didn't wanna win!

Turkish Airlines Euroleague'de bugünün İstanbul derbisinde Galatasaray Odeabank Darüşşafaka Doğuş'u 85-81 mağlup ederek bu sezonki ikinci galibiyetini alırken, iki gün önce namağlup CSKA Moskova'yı yenerek dikkatleri üzerine çeken Darüşşafaka Doğuş'a da sekizinci maçında üçüncü yenilgisini tattırmış oldu. Galatasaray Odeabank'ta hafta içinde iki önemli isim, Russ Smith ve Justin Dentmon'un kadro dışı kalmasıyla maçın favorisi haline gelen Darüşşafaka  rakibinin bu eksiklerini iyi değerlendiremezken, kısa eşleşmelerinden avantaj elde etmesi beklenen Brad Wanamaker'ın kötü performansı Daçka'nın yenilgisindeki önemli etkenlerden biriydi. 


Galatasaray'da Emir ve Sinan'ın 1 numaradaki etkili oyununu kesinlikle göz ardı etmemek gerekmekle birlikte, Darüşşafaka'nın bu sezonki en etkili ismi Wanamaker'ın CSKA galibiyeti sonrası bu maça yeterince motive olamaması Daçka'nın yenilgisinde göze çarpan olumsuzlukların belki de başında gelmekteydi. Bu maça kadar THY Euroleague'de 14.7 sayı - 5.4 asist ortalamalarıyla oynayan Wanamaker, Galatasaray Odeabank karşısında 2/7 saha içi isabetiyle 7 sayıda kalırken, oyun kurucu pozisyonunda hiç beklenmedik hatalar yaparak Darüşşafaka'nın maça ortak olmasını engelleyen faktörlerin başında yer aldı. Maç sonunda istatistik hanesindeki en yüksek değerin top kaybı olduğu (7) düşünüldüğünde, yol açtığı hayal kırıklığının boyutlarını anlayabileceğiniz Wanamaker, aynı zamanda Daçka'nın maç boyunca topu pota altına indiremediği bir günde penetre özelliğini de kullanamayarak maçın kötüleri arasında -bana göre en kötüsü- yer aldı. 

Thursday, November 17, 2016

Victor Khryapa 200.maçına çıkıyor

CSKA Moskova'nın 31 yaşındaki tecrübeli forveti Victor Khryapa yarın akşam oynayacağı Zalgiris Kaunas maçında Turkish Airlines Euroleague'deki 200. maçına çıkacak. İlk kez 2002-2003 sezonunda Euroleague sahnesinde izlediğimiz Khryapa iki sezonluk CSKA tecrübesi sonrası NBA'in yolunu tutmuştu. 2007-2008 sezonuyla birlikte tekrar CSKA formasıyla Avrupa basketboluna dönen başarılı forvet son 10 sezondur Euroleague'de Rus ekibinin başarısı için mücadele etmekte. 


Toplam 12 sezonda CSKA Moskova formasıyla 199 Euroleague maçına çıkan Victor Khryapa 6.6 sayı ortalaması yakalarken, 4.8 ribaunt - 2.5 asist - 1.1 top çalma, 0.8 blok istatistiklerinin yanında çok yönlü oyunuyla da Rus ekibine çok değerli katkılar verirken, özellikle kariyerinin ilk yıllarında %40'ın üzerinde olan, genelde de %38.5'lik bir üç sayılık isabeti yakaladı. Khryapa bu sezon ise 7 maçta maç başında 12 dakika süre alarak 2.9 sayı - 3.3 ribaunt - 1.7 asist ortalamalarıyla mücadele ediyor. 

Euroleague'de dev derbiler bizi bekliyor


Turkish Airlines Euroleague'te perşembe ve cuma günü oynanacak sekizinci hafta maçlarında derbi heyecanları bizleri bekliyor. Sekizinci haftadaki derbi heyecanları ilk saatlerine girdiğimiz perşembe günü Fenerbahçe ve Anadolu Efes arasındaki İstanbul derbisiyle başlarken, cuma günü de Galatasaray Odeabank - Darüşşafaka Doğuş arasındaki bir diğer İstanbul derbisi, Panathinakos - Olympiacos arasındaki Yunan derbisi (aynı şehir değil demeyin hemen; dev maç sonuçta) ve Barcelona Lassa - Real Madrid arasındaki El Clasico maçları oynanacak. CSKA Moskova - Zalgiris Kaunas maçını da eski Sovyet derbisi olarak ekleyebileceğimiz bu maçları değerlendirdiğimizde, özellikle cuma akşamı için kimseye söz vermemenizi, ekranlarınızın başına geçmenizi şiddetle öneririm. 

Wednesday, November 16, 2016

Daçka'nın galibiyeti yeni tartışma başlattı

Darüşşafaka Doğuş'un bu akşam evinde CSKA Moskova'yı 91-83 yenip, rakibine bu sezonki ilk yenilgisini aldırması gecenin en dikkat çekici sonucu olurken, temsilcimiz bu galibiyetle 7 maçta 5 galibiyetine ulaştı ve ilk üç sıra içinde kendine yer edindi. Daçka'nın bu galibiyeti hem basketbolseverlerin takdirini kazanırken, sosyal medyada farklı ve ilginç bir tartışma ve karşılaştırma başladı. Birçok basketbolsever, Darüşşafaka'nın bu sezonki çıkışını David Blatt'ın takıma oynattığı oyun ve kurduğu kadroya bağlarken, oklar Galatasaray Odeabank'ın koçu Ergin Ataman'a yöneldi. 


Sezon başında istediği kadroyu kurduğunu belirten ve Euroleague sezonu için taraftara oldukça ümit veren Ergin Ataman'ın yönetimindeki Galatasaray Odeabank'ın ilk yedi maçta aldığı altı yenilgi ve birkaç maç dışında oyunun özellikle savunma tarafında ortaya konan dağınık performans sonrası tecrübeli koça tepki gün geçtikçe artmakta. Geçtiğimiz hafta Olympiakos karşısında kazanılan maç sonrası taraftarlar ümitlense de, ezeli rakipleri Fenerbahçe karşısında alınan farklı yenilgi ve bu hafta da Litvanya'da Zalgiris'e karşı kısa süreli küçük kıpırdanmalar dışında beklenen direncin sahaya konamamasına aynı saatlerde İstanbul'da Darüşşafaka'nın yenilgisiz lider CSKA Moskova'yı yenmesi de eklenince Ergin Ataman'ın yine Orbadovic ve Blatt ile karşılanması kaçınılmaz oldu. Özellikle maç saatlerinde twitter'da yaptığınız "Daçka" aramalarında Darüşşafaka'nın galibiyetinden çok, Galatasaray'lı taraftarların Ergin Ataman'a olan sitemleri dikkat çekti.

Tuesday, November 15, 2016

Anadolu Efes rekora çok yaklaştı


Turkish Airlines Euroleague'de bu akşam Unics Kazan'ı 104-99 mağlup eden Anadolu Efes, maç boyunca yaptığı 34 asistle Euroleague rekorunu kırmaya çok yaklaştı. Bu kategorideki rekoru elinde tutan Real Madrid'in geçtiğimiz sezon Strasbourg karşısında yaptığı 36 sayılık rekoru kırmaya oldukça yaklaşan Anadolu Efes'te Thomas Heurtel ve Jayson Granger 8'er, Derrick Brown 6, Tyler Honeycutt da 5 asistle karşılaşmayı tamamlarken, lacivert beyazlı temsilcimiz tüm zamanlarda ikinci sıraya yerleşip, bu sezonun bir maçta en fazla asist yapan takımı unvanını eline geçirmiş oldu. Anadolu Efes bu sezon özelinde ise 20.4 ortalamayla 20 ortalamalı CSKA Moskova'yı geçerek Euroleague'in zirvesine de yerleşti. 

Parakhouski bizim takımlara karşı coşuyor

Turkish Airlines Euroleague'de yedinci maçlar bugünkü mücadelelerle başlarken, temsilcimiz Anadolu Efes Unics Kazan'ı kendi sahasında 104-99 mağlup etti. Konuk ekip aldığı bu yenilgiyle iki maçlık galibiyet serisine son verirken, geçmişte Türkiye'de Olin Edirne formasını terleten Artsiom Parakhouski sahaya yansıttığı 20 sayı - 10 ribaunt - 2 blokluk performansıyla Keith Langford'tan sonra en skorer ikinci Kazan oyuncusu olmasına rağmen yenilgiyi önleyemedi. 


Parakhouski'nin ilginç yönü ise bu sezon oynadığı yedi maçın üçünde 17 sayı ve üzerinde atması, dördünde ise 7 ribaunt ve üzerinde alması; ve bu maçların üçünün de Türk takımlarına karşı olmasıydı. Belarus'lu pivot Türk takımları dışındaki maçlarda 6.3 sayı - 4.5 ribaunt - 1 blok ortalaması elde ederken, takımlarımızla oynanan maçlarda ise bu istatistiklerin kat kat üzerine çıktı. Darüşşafaka Doğuş'a karşı 17 sayı - 7 ribaunt - 4 blok, Fenerbahçe'ye karşı 20 sayı - 12 ribaunt - 2 blok, Anadolu Efes'e karşı ise 20 sayı - 10 ribaunt - 2 blokla oynayan Parakhouski, böylece Türk takımlarına karşı oynadığı tüm maçlarda, diğer maçlardaki en yüksek istatistiklerinden fazla performans göstererek 3 takımımıza karşı 19 sayı - 9.7 ribaunt - 2.7 blok ortalamaları elde etti. 

Monday, November 14, 2016

Sıkılmadık mı bu olaylardan?

Son iki günde basketbol gündemini en çok meşgul eden mevzu Fenerbahçe - Galatasaray Odeabank maçında Göksenin Köksal ile Fenerbahçeli taraftarlar arasında yaşananan olaylar. Ne yazıkki haftasonu konuşulabilecek birçok konu varken, başa baş geçen Banvit - Tofaş , TED Kolej - Pınar Karşıyaka, Beşiktaş Sompo Japan - Darüşşafaka Doğuş maçlarını ya da Fenerbahçe - Galatasaray derbisinin basketbol analizini değil de, sahalarımızda görmek istemediğimiz türden olayları konuşmaktayız. İşin ilginç yanı da, bu olaylar dönüp dolaşıp aynı kişiler, aynı takımlar ve aynı davranışlar üzerinde tekrarlanıyor ve kimse de önünü kesmek için bir gayret göstermiyor. 


Fazla detaylı yorumlara girmeden maçın başından sonuna dikkat çekilmesi gerektiğini düşündüğüm izlenimlerimi madde madde yazıyorum. Yorumu ya da haklı haksız değerlendirmesi size kalmış:

* Yine bir İstanbul derbisi öncesi, takımlar ısınmaya çıkmaya başladığı andan itibaren sözlü sataşmalar ve karşılıklı tahrikler... 
* Profesyonel bir basketbolcunun ne olursa olsun rakip tribünle bağını koparamaması. Dünyanın her yerinde bu tip hareketler tahrik amaçlı olarak yorumlanır. 
* Hadi bir şekilde duygusal bir tepki verildi; bir yanlış yapıldı. Bu yanlışın üzerinde ısrar edilip geri adım atılmaması ve basın önünde karşılıklı atışmaların devam etmesi.

Türk'ün internet gücü bu kez ters tepti

FIBA Şampiyonlar Ligi'nin resmi sitesi tarafından açılan ankette bu hafta hangi takımın namağlup unvanını kaybedeceğini sorulmuş. Alakalı alakasız her türlü ankete acımasızca yüklenip anketi çökerten Türk internet kullanıcısı bu ankete de el atmış olsa gerek ki, anket sonucunda tek taraflı bir yoğunluk söz konusu. Tamam rakip İtalyan Sassari; fakat Türklerin bulunduğu bir ankette bu kadar baskın şekilde Beşiktaş cevabı çıkması peki sizce de garip değil  mi? Yoksa sorun İngilizce mi? Beşiktaş adını görünce yanlış mı anladık yoksa? Yorumu size bırakıyorum.


Sunday, November 13, 2016

Jon Diebler ısınmaya başlıyor

Basketbol Süper Ligi'ndeki beşinci sezonunda Galatasaray Odeabank forması giyen Jon Diebler sezon başında beklentinin altında kalan istatistiklerini son maçlarda yükseltmeye başladı. İlk haftalarda çift haneli sayılara ulaşamayan, benimse bunu daha çok takımın ona pozisyon hazırlayacak setlerinin olmamasından kaynaklandığını düşündüğüm Diebler son iki maçtaki dış şut performansıyla Pınar Karşıyaka yıllarındaki hücum gücünü hatırladığının sinyallerini vermeye başladı. 


Turkish Airlines Euroleague'de ilk beş maçta toplam 13 sayı atabilen Jon Diebler, son Olympiakos maçında çoğu kritik yerde olmak üzere 5/5 üçlük atarak 17 sayıya ulaşırken, takıma galibiyeti getiren en önemli isim oldu. Bugün ise Fenerbahçe karşısında 3/3 üç sayı isabetiyle 10 sayı kaydeden Diebler, Galatasaray'ın farklı mağlubiyetine engel olamasa da, hücumda yüksek yüzdeyle oynayarak resmi maçlardaki son sekiz üç sayı denemesinde de isabet sağlamış oldu. Diebler Basketbol Süper Ligi'ndeki üç sayı isabet yüzdesini de %70'e (7/10) yükseltmiş oldu. 

Saturday, November 12, 2016

Savunma, dış şutlar ve Sinan Güler

Galatasaray Odeabank dün akşam kendi sahasında Olympiakos karşısında aldığı 89-87'lik galibiyetle bu sezon Turkish Airlines Euroleague'deki ilk galibiyetini elde etti. Altıncı maçlara girerken sezonun tek galibiyetsiz takımı olan sarı kırmızılılar kötü başlayan bir ilk beş dakika sonrası toparlanıp muhteşem bir direnç göstererek sahadan galip ayrılmasını bildiler. Son dakikaları büyük bir çekişmeye sahne olan maçın son hücumuna 2 sayı önde giren Cimbom, Tyus'un adeta uçarak gelip Printezis'e yaptığı blok sonrası galibiyete uzandı.


Sezon başından beri "yapamadığı" savunmasıyla çok eleştiri alan ve sadece atmak üzere kurulmuş bir takım olarak eleştirilen Galatasaray, bu maça da benzer bir dağınıklıkla başlayıp ilk 7.5 dakikayı 6-20 geride geçti. Russ Smith'in dağınıklığına, Khem Birch'e verilen hücum ribauntları ve Mantzaris'in ekstra üçlükleri eklenince farkın Olympiakos adına açılması kaçınılmaz oldu. Bu dakikada gelen Smith/Dentmon - Tyus/Thompson değişiklikleri takımımızın çehresini değiştirirken, Olympiakos da Birch'ün kenara gelmesi ve Hackett'ın sahaya sürülmesiyle yakaladığı momentumu kaybetmeye başladı. İlk çeyrek sonunda tamamı Dentmon'dan gelen 8-0'lık seri çeyrek sonucunu 14-20 olarak belirledi. İkinci çeyreğin başında %100 hazır olmayabileceği düşünülen Daye'yi de oyuna sokan Ergin Ataman, takımın direncini yükseltmeye çalıştı. Sinan'ın önderliğinde bir çıta daha yükselen savunma, hücumda da Daye'nin Agravanis'e kurduğu üstünlükle 2 dakika içinde skor 20-20 olurken, devrenin bitimine 6:45 kala Daye'nin üçlüğüyle 19-0'a gelen seri sonrası skorda 25-20 Galatasaray üstünlüğü vardı. İsabetli hücumlar savunma direncini arttırır, artan savunma direnci de hücumdaki yaratıcılığın artmasına yol açarken, Sinan'ın asistleri ve Diebler-Dentmon-Daye üçlüsünün üçlükleriyle seri 27-2'ye çıktı: 33-22. Sarfedilen efor sarı kırmızılılarda sahadaki beşin yorgunluğuna neden olunca, rotasyonun devreye girmesi ve Olympiakos'un da ilk beşine dönmesi sonrası konuk ekip sayılar bulmaya başlasa da devre 38-34 Galatasaray lehine sonuçlandı.


Soyunma odası dönüşünde de iyi savunmasını sürdüren Galatasaray, hücumda da Micov, Sinan ve Dentmon ile dış şut isabetleri bularak farkı tekrar açmaya başladı. Pota altında da Tyus'u iyi kullanan Galatasaray çeyreğin son 5 dakikasına girerken 56-42'lik üstünlüğü yakaladı. Bu dakikadan sonra pota altında Tyus'a karşı Birch'ü, Micov'a karşı da Printezis'i değerlendiren Olympiakos farkı kapatmaya çalışırken, Lojeski'nin son 1.5 dakika içinde bulduğu iki üçlük son 10 dakikaya girerken farkın tekrar 6 sayıya inmesine neden oldu: 63-57. Final çeyreğinde sarı kırmızılı temsilcimizde yorgunluk baş göstermeye başladı. Bunu sonucu olarak da hücumlardaki isabet oranı ve verimlilik düşerken, kişisel becerilere dayalı sayılar izlemeye başladık. Bu tip durumlarda takımınızda olmasını isteyebileceğiniz yegane isimlerden biri olan Jon Diebler, Galatasaray'ın hücum düzeninin bozulduğu dakikalarda sazı eline aldı ve farkın kapandığı kritik anlarda attığı 3 dış şut isabetiyle son çeyrekte takımımızın ayakta kalmasında en önemli etken oldu. Savunmadaki hatalara rağmen, Diebler'ın sayılarıyla Olympiakos'un skora dengeyi getirmesini engelleyen Galatasaray son 50 saniyeye 85-84 önde girdi. Micov'un basketine Mantzaris ve Sinan'ın 2/2 serbest atışlarıyla karşılık gelirken, Lojeski'nin 1/2, Micov'un ise 0/2 atması 8 saniye kala Olympiakos'a son hücum ve galibiyet şansı verdi. Bitime saniyeler kala dip çizgide topla buluşan Printezis'in üçlük atışını adeta uçarak bloklayan Tyus, galibiyeti Galatasaray'a getirirken, sarı kırmızılılar bu sezon Euroleague'te ilk kez sahadan üstün ayrılmış oldular. 

Wednesday, November 9, 2016

Beşiktaş'tan Şampiyonlar Ligi rekoru


Bu akşam FIBA Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde son Polonya şampiyonu Stelmet Zielona Gora'yı kendi sahasında 85-66 mağlup eden ve grubunda namağlup liderliğini sürdüren Beşiktaş Sompo Japan bu sezon ilk kez düzenlenen turnuvada adını rekorlar kitabına yazdırdı. Karşılaşmanın üçüncü çeyreğini 13-4'lük çeyrek skoruyla üstün kapatan siyah beyazlılar böylece bugüne kadar oynanan maçlarda bir çeyrekte en az sayı yiyen takım unvanını elde ettiler. Önceki rekor, Kataja Basket'ten bir çeyrekte 5 sayı yiyen İsveç ekibi Södertalje Kings, Cibona'dan 5 sayı yiyen İspanyol ekibi Iberostar Tenerife ve CZ Nymburk'tan yine 5 sayı yiyen Alman Fraport Skyliners'ın elindeydi. 

Yerli koç mu Yabancı koç mu? Bölüm 1

"Yerli coach mu yabancı coach mu daha faydalıdır" sorusu sadece basketbolda değil birçok sporda, gerek milli takımlar gerekse kulüp takımları seviyesinde daimi bir tartışma konusudur. Yerli coachların gerek takım gerekse taraftarla olan ilişkileri nedeniyle daha verimli olduklarını savunanlar yanında, coach'un hangi ülkenin vatandaşı olduğunun takımın başarısıyla alakası olmadığını destekleyenler de tabiki mevcut. Yerli coach'ların dil avantajının önemli bir etken olması bir tarafın teziyken, diğer taraftan artık birçok ülkede yabancı sınırlamalarının kalkması, coach'un da yabancı olması dezavantajını ortadan kaldırmakta. 


Yerli / yabancı coach konusuna bir miktar ben de kafa yordum. Artıları olduğu gibi eksileri de olabilecek bir konu şüphesiz. Birkaç teori oluşturulabilir. Fakat bir yandan da gerçekteki performanslara bakmak lazım dedim ve Avrupa'nın en dikkat çekici ligi olan Turkish Airlines Euroleague istatistiklerine göz atarak işe başladım. Bugün Euroleague ile başlayacak olan yerli / yabancı coach takibim bu sezon zaman zaman farklı liglerle de devam edecek. Tabi ki başarıdaki tek etken coach'un memleketi olamaz; fakat yine de bu istatistikten ilginç sonuçlar elde edebileceğimi düşünerek sizlerle paylaşıyorum:


Turkish Airlines Euroleague'de bu sezon 16 takımdan yedisinin başında yerli coach'ları görüyoruz. Bu takımların beş hafta sonunda oynadıkları toplam 35 maçta 14 galibiyet, 21 mağlubiyet ile %40'lık bir galibiyet yüzdesi yakaladıklarını görüyoruz. Kadrolarını yabancı coach'lara teslim eden 9 takım ise toplam 45 maçta 26 galibiyet ile %58'lik bir galibiyet yüzdesi elde etmişler. Itoudis'li CSKA ve Obradovic komutasındaki Fenerbahçe bu %58'lik yüzdede önemli pay sahibi olurlarken, Ergin Ataman'ın Galatasaray'ı ve Pashutin'in Unics Kazan'ı ve Jasikevicius'un Zalgiris'i de yerli coach'ların %40'ta kalmasında ana etken oldular. Hemen bu yüzdeden bir sonuca varmamak adına, bu takımların bir başka ortak özelliğinin yabancı coach tercihi olan takımların bütçelerinin oranla diğerlerine göre daha yüksek olduğunu da söyleyebiliriz. 

Önümüzdeki haftalar bu istatistiğin hangi yöne doğru kayacağını daha net görmeyi bekliyorum. Bunun yanında diğer Avrupa ligleri ve Avrupa kupalarına da göz attıktan sonra sezon içinde birkaç kez daha bu konuyu karşınıza çıkarmayı amaçlıyorum. İlk Euroleague örneğinden çıkan bütçe varsayımına benzer başka sonuçlar da çıkarabilmek belki de mümkün olacaktır. Ya da sezon sürprizlere gebe olacak ve yaptığım analiz zaman kaybından öteye gitmeyecektir, bilemeyiz. Bakalım ilk 5 hafta itibariyle Euroleague'teki yabancı coach üstünlüğünü sezon boyunca Avrupa'nın genelinde de izleyebilecek miyiz? Tekrar görüşmek üzere...

KSK'de Brown triple-double'a çok yaklaştı


Basketbol Şampiyonlar Ligi'nde bu akşam Rusya deplasmanında Avtodor Saratov'u Ponitka'nın son saniye basketiyle 76-74 mağlup eden Pınar Karşıyaka'da J'covan Brown'un yükselen performansı sevindiriyor. Haftasonunda Beşiktaş Sompo Japan'e karşı 22 sayı - 10 asistlik bir maç çıkaran ABD'li guard'ın bu akşam da Rus ekibine karşı takımının en skoreri olması yeşil kırmızılıları umutlandırırken, Brown aynı zamanda triple-double'ı ucundan kaçırdı. Bu akşamki maçı 22 sayı - 9 ribaunt - 9 asistle tamamlayan Brown, böylece ilk maçlardaki durgunluğunu atıp son iki maç itibariyle Kaf Kaf'ın en etkili ismi oldu. Sezon başında istikrar ve devamlılık anlamında hakkında soru işaretleri bulunan Brown'un bu performansı Pınar Karşıyaka'nın sezonun ilerleyen dönemleriyle ilgili beklentilerini de artırmış durumda. 

Tuesday, November 8, 2016

Fenerbahçe sahada yine "yabancı" kaldı

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın kapanış maçında Darüşşafaka Doğuş'u 79-78 ile geçen Fenerbahçe'de zorlu maçta alınan önemli galibiyet sarı lacivertlileri sevindirirken, Obradovic'in tüm maçı yabancılardan oluşan 7 kişilik bir rotasyonla tamamlaması dikkat çekti. Bobby Dixon'un Türk vatandaşlığını saymazsak, Ekpe Udoh, Kostas Sloukas, James Nunnally, Jan Vesely, Nikola Kalinic ve Gigi Datome'den oluşan rotasyona hiçbir Türk oyuncu giremezken, Barış, Melih, Egehan, Ahmet ve Berk'in maçı benchte tamamladıklarını izledik.


Bu durumun kritik maçlarda Obradovic'in Türk oyunculara güvenmediğinden mi, yoksa genç oyuncuların performansından memnun kalmadığından mı kaynaklandığı bilinmez; fakat Fenerbahçe bir kez daha sakatlıklarla karşılaştığı durumda kadro genişliği açısından sıkıntılar yaşayabileceğinin sinyallerini vermiş oldu. Özellikle THY Euroleague ve Basketbol Süper Ligi'ndeki sıkışık maç programı düşünüldüğünde, bu tip maçların 7 kişilik dar rotasyonlarla oynanması, sezon sonuna doğru sarı lacivertli basketbolcuları fazlasıyla yıpratacak gibi. Usta coach'un bu duruma nasıl önlemler alacağının her beraber izleyeceğiz. 

Monday, November 7, 2016

Kısa kısa Tofaş - Anadolu Efes maçı

Basketbol Süper Ligi'nde beşinci haftanın kapanış maçında Tofaş'ın konuğu Anadolu Efes'ti. Anadolu Efes baştan sona önde götürdüğü karşılaşmayı zaman zaman zorlansa da 89-83 kazanırken, ligdeki namağlup unvanını korudu. Tofaş ise beşinci maçında üçüncü yenilgisini almış oldu. Maç içinde yer yer kritik dönüm noktaları izledik. Belli başlı istatistikler oyunun kaderini belirlerken, dikkat çeken performanslar ve kritik nüansları sizlerle paylaşalım dedik. 


Yazıya Cedi Osman ile başlayalım ki, bugünkü başarılı performansını taçlandırmış olalım. Anadolu Efes'in maça hızlı başlamasında önemli etkenlerden biri olan Cedi, hem hücum hem de savunmadaki gayretiyle günün en başarılısıydı. 5/9 üç sayı isabeti, 24 sayı - 2 ribaunt - 2 asist ve 2 top çalma ile karşılaşmayı tamamlayan Cedi Osman böylece hem bu sezonki en yüksek sayısına ulaştı hem de beşinci maçta da çift haneli sayı kaydetme başarısını göstermiş oldu. Bu arada Cedi -sanırım ikinci periyottu- bize bir turnike izlettirdi ki, muhtemelen bu haftanın en iyi hareketleri arasında yerini alacaktır. Topu kaybediyor derken, o top nasıl çemberden içeri geçti, anlamadık. 

İki takıma baktığımızda, ligin topu en iyi çeviren takımlarından olduklarını görüyoruz. Bu anlamda bu maçta yüksek asist değerlerine ulaşmayı zaten bekliyorduk. Nitekim Anadolu Efes'in 28, Tofaş'ın ise 24 asistle tamamladığı maç bu bağlamda bizi şaşırtmadı. Efes'te Heurtel ve Granger takımı yönlendirirlerken, Tofaş'ta ise Barış ve Meija yanında pota altında Ivanov'un da 6 asist yaptığı dikkati çekti. Anadolu Efes'te set sonrası bulunan boş adamlar sonrası tam 15 adet üç sayı isabeti gelirken (ki bunların çoğu ilk devredeydi), Tofaş'ta zaman zaman Barış'ın topu fazla kullanıp bireysel zorlamalara yönelmesi kritik anlarda Tofaş'ın rakibini yakalamasını engelledi. Özellikle son çeyrekte Bursa ekibinde yorgunluğun da etkisiyle set oyunu dışına çıkan hücumları seyretmeye başladık. 

Sunday, November 6, 2016

Süper Lig'de arka dörtlü sıkıntılı

Basketbol Süper Ligi'nde beşinci hafta yarın oynanacak iki maçla tamamlanacakken, beş haftada oluşan puan durumu bizi pek fazla alışkın olmadığımız bir durumla karşı karşıya bıraktı. Beş hafta sonunda tam dört takım henüz galbiyetle tanışamayarak averajla son dört sırada yer aldılar. Ligin son dörtlüsünde yer alan bu takımlar Gaziantep Basketbol, Best Balıkesir, Trabzonspor Medical Park ve TED Ankara Kolejliler olurlarken, henüz ligin ilk haftalarından düşme adayları arasında gösterilmeye başladılar. 


Bu takımlardan TED Ankara Kolejliler belki de tüm basketbolseverlerin "kesin düştü" gözüyle baktıkları yegane takım. Maç başına ortalama 101.6 sayı ve 36 fark yiyen Ankara temsilcisi, sezon başındaki maddi belirsizliğin sonuçlarını yaşamakta. Sezon başında en azından Türk oyuncuların süre bulmalarıyla teselli bulduğumuz Kolejliler, son çırpınış olarak iki yabancı takviyesi daha yaparak bu özelliklerini kaybetseler de istedikleri çıkışı yapamadılar. Jerod Shorter'ın skorer oyunu ve Devin Thomas'ı pota altı etkinliğini skorborda yansıtamayan TED Ankara Kolejliler'i, hala daha ligin en büyük küme düşme adayı olarak görebiliriz. 

76ers Ersan ile ilk galibiyete çok yaklaştı

Ersan İlyasova yeni takımı Philadelphia 76ers'a ısınıyor; ısındıkça da takımı bir seviye yukarı taşıyor. Sezona galibiyet alamadan 4 yenilgi ile başlayan 76ers, bu gece sahasında namağlup Cleveland Cavaliers karşısında Ersan'ın skorer performansıyla galibiyete çok yaklaşsa da son dakika içinde yaptığı hatalar sonrası 101-102 yenilmekten kurtulamadı. İlk beşte sahaya çıkan Dario Saric'in faul problemi nedeniyle 28 dakika süre bulan Ersan İlyasova yeni takımındaki ikinci maçında skorer oyunuyla dikkat çekerken, karşılaşmayı 21 sayı - 4 ribaunt ile tamamladı. 


Karşılaşmanın genelinde faul problemi nedeniyle kenara geldikten sonra, Dario Saric'ten bir türlü istenen performansı alamayan 76ers'ta son dakikalarda tekrar parkeye çıkan Ersan, normal sürenin bitimine 2.5 dakika kala isabet sağladığı üçlükle takımını 101-99 öne geçirse de son dakikaya girerken Channing Frye'ın üçlüğü Cavaliers'i tekrar öne taşıdı. Son dakika içinde iki takım da karşılıklı top kayıpları yaparlarken, bitime 7 saniye kala hücum şansını eline geçiren 76ers bu şansı Gerald Henderson ile değerlendiremeyince sahadan 1 sayı farkla mağlup ayrıldı. 76ers'ta Joel Embiid 4/4 üç sayı ve 22 sayı ile en skorer isim olurken, Ersan İlyasova 4/6 üç sayı ile 21 sayı - 4 ribaunt ile takımının ikinci skoreri olarak karşılaşmayı tamamladı. Cavaliers'a galibiyeti getiren isimler ise 25 sayı - 8 ribaunt - 14 asist ile Lebron James, 20 sayı - 11 ribaunt ile Kevin Love ve maçı getiren üçlük yanında 12 sayı kaydeden Channing Frye oldular. 

Thunder'da 2 takım 2 lider: Russell Westbrook ve Enes Kanter

Oklahoma City Thunder bu gece Minnesota Timberwolves karşısında 112-92'lik bir galibiyet alırken, Thunder'ın en skorer isimleri Russell Westbrook ve Enes Kanter oldular. Maçın büyük bölümünü önde götüren ve farklı bir galibiyet elde eden Thunder böylece 6.maçında 5.galibiyetini elde etti. Thunder'da farklı skor rotasyonun da geniş biçimde kullanılmasına ve sürelerin dağılmasına olanak sağlarken, ilk beş rotasyonunda Westbrook, ikinci beşte ise Enes takımı sürükleyen isimler oldular. 

Oklahoma City Thunder'da Enes Kanter ilk beşte yer almazken, ilk beş rotasyonunun lider ve en etkili ismi Russell Westbrook oldu. Westbrook maçı 4/5 üç sayı isabetiyle 28 sayı - 6 ribaunt - 8 asist - 3 top çalma ile tamamlarken, bu beşteki en büyük desteği 14 sayı - 8 ribaunt ile Steven Adams'tan aldı. Thunder'ın ikinci beşinde ise skoru sürükleyen isim Enes Kanter'di. Westbrook ve Adams'ın olmadığı beşte daha fazla inisiyatif alma şansı bulan Enes, 20 dakika süre aldığı maçı 9/14 saha içi isabetiyle 20 sayı - 10 ribaunt - 1 blokla tamamladı. Timberwolves'ta ise 33 sayı - 6 ribaunt ile oynayan Karl Anthony Towns'un performansı farklı yenilgiyi önleyemedi.

Saturday, November 5, 2016

Beşiktaş'ın serisi Karşıyaka'da bitti

Bugün Karşıyaka Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nda Pınar Karşıyaka'nın konuğu sezonu ligde ve Avrupa'da yenilgisiz sürdüren Beşiktaş Sompo Japan'di. Taraftarı önünde sahadan 82-77'lik galibiyetle ayrılan Pınar Karşıyaka çok değerli galibiyet alırken, Beşiktaş'ın namağlup unvanına da son vermiş oldu. Dönem dönem iki takımın da kontrolü eline geçirdiği, genel olarak da oldukça heyecanlı geçen maçta kritik nüanslar maçın sonucunu belirlerken, son dakikaları iyi oynayan Kaf Kaf taraftarına değerli bir galibiyet hediye etmiş oldu. Ufuk Sarıca da eski takımına karşı ilk kez ve alkışlarla sahaya çıkarken, taraftarların sevgi gösterileri arasında sezonun ilk yenilgisini alışkın olduğu bir salonda aldı.


Karşılaşma karşılıklı sayılarla başlarken ilk 5 dakika 14-11 Karşıyaka üstünlüğüyle geçildi. Çeyreğin ikinci beş dakikasına ise Beşiktaş damgasını vurarak bir adım öne geçti. İlk çeyrekte pota altında Stimac'ı iyi kullanan siyah beyazlılar, topu iyi çevirip Karşıyaka'nın alan savunmasını da üç sayılık isabetlerle cezalandırınca farkı açmaya başladılar. Çeyreğin kalan bölümünde Karşıyaka sadece 2 sayı bulabilirken 2-16'lık Beşiktaş serisi ilk çeyrek skorunu 16-27 olarak belirledi. İkinci çeyreğin hemen başında Weems ile bulduğu üçlük sonrası skoru 16-30 yaparak maçtaki en büyük farka ulaşan Beşiktaş, Stimac'ın kenarda olduğu dönemlerde pota altında zorlanmaya başladı. Petway'den gelen 4 sayı ve Muhammed'in üçlüğü Karşıyaka'yı umutlandırırken, taraftarın da devreye girmesi Beşiktaş'ın şutlarını bozmaya başladı ve Summers'ın ardarda kaydettiği 8 sayı sonrası serisini 16-5'e çıkaran Kaf Kaf farkı 3 sayıya kadar indirdi. Devrenin sonlarında iki takım da karşılıklı hatalar yaparken soyunma odasına 46-42 Beşiktaş Sompo Japan önde gitti. 

Thursday, November 3, 2016

Ömer Aşık potanın yerini unuttu

NBA'de New Orleans Pelicans forması giyen milli pivotumuz Ömer Aşık, dün gece Memphis Grizzlies karşısında aldıkları 83-89'luk yenilgide "sıfır" çekerek sezon başından beri hücumda devam eden formsuzluğuna son veremedi. 35.5 dakika sahada kalan Ömer sadece 2 saha içi şut denemesinde bulundu. Bu iki denemeden de isabet sağlayamayan milli pivotumuz "0" sayıda kalırken, 11 ribaunt ve 2 asistle maçı tamamladı. 


Bu sezon Pelicans formasıyla 5 maça çıkan Ömer Aşık, 5 maçta sadece 9 sayı kaydederek 1.8 sayı ortalaması yakalarken, ribauntlarda ise 5.8'lik bir ortalama elde etti. Oyunun hücum kısmında varlığı neredeyse hiç hissedilmeyen pivotumuz 88 dakikada sadece 9 saha içi şut denemesinde bulundu. İlk dört maçta fazla süre alma şansı bulamayan ve potaya bakmaması buna bağlanabilecek olan Ömer'in Grizzlies karşısında ise 35.5 dakikada sadece iki kez şut denemesi milli oyuncumuzun potayı artık iyice unuttuğunu gözler önüne serdi. Pelicans hücum rotasyonunda perdeleme dışında bir etkinliği bulunmayan Ömer savunmasıyla süre bulurken, sadece savunmaya dayalı bu oyunuyla daha ne kadar bu süreleri alabileceği konusunda ise şüphelerin ortaya çıkmasını engelleyemedi.

Wednesday, November 2, 2016

Euroleague 101 - Maç sahada kazanılır

Turkish Airlines Euroleague'de haftaya 4 maçta 4 galibiyetle giren Fenerbahçe, kendi sahasında konuk ettiği Rus ekibi Unics Kazan karşısında hiç beklemediği bir yenilgi alarak bu sezonki ilk mağlubiyetini elde etti. İlk dört maçında galibiyetle tanışamayan Unics Kazan'a aynı zamanda sezonun siftahını yapma şansı veren Fenerbahçe, 73-81'lik bu sonuçla Ocak 2015'ten sonra Ülker Arena'daki ilk yenilgisini de almış oldu. Bu sezon kadro olarak da Euroleague seviyesinin altında bir takım olan Unics Kazan'a karşı kağıt üzerinde favori gözüken Fenerbahçe, bu yenilgiyle "maç sahada kazanılır", "mücadele etmeden kazanılmaz" klişelerinin doğruluğunu da olmasını tercih etmediğimiz bir şekilde kanıtladı. Bir başka deyişle Euroleague'de boşuna dememişler "No Jump no glory" diye. 


Maç öncesi birçok basketbolsever Fenerbahçe'nin rahat kazanacağını düşünürken, karşılaşmanın ilk dakikalarından itibaren sarı lacivertlilerin konsantrasyonunun, ağır favori olmaktan mütevellit, oldukça düşük olduğunu gördük. Özellikle ardarda verilen hücum ribauntları sonrası potamızda gördüğümüz sayılar, uzunlarımızdan pek alışkın olmadığımız hatalardı. Atrsiom Parakhouski 4 maç itibariyle 2.3 hücum ribaundu 5.8 toplam ribaunt ortalamaları yakalamışken, bu akşamı 7'si hücum 12 ribaunt ile season-high yaparak tamamladı. Bu aynı zamanda Parakhouski'nin Euroleague kariyerindeki en yüksek hücum ribaundu istatistiğiydi. 

Kısalara geldiğimizde, Fenerbahçe'nin kısa savunmasında da sınıfta kaldığını gördük. Rakip zaten hücumu 3 oyuncuya dayanan, geri kalanı ise tabiri caizse "kirli işleri yapan" isimlerden kuruluyken, bu üç oyuncuyu tutamamak pek kabul edilebilir bir durum değil. Rakibin 1 numarası Colom'un elini kolunu sallayarak oyunu yönlendirmesine izin vermek, 4 maçta toplam 12 asist yapabilen Andorra'lı oyun kurucunun maçı 11 asist ile tamamlamasıyla sonuçlandı. Benzer şekilde skorer yönü zaten malum olan Ketih Langford'un da 28 sayısının yanında aldığı 10 ribaunt hem dış hem de pota altı mücadele eksikliğimizi kanıtlamaktaydı. Karşılaştırma gerekirse Langford önceki 4 maçta toplam 11 ribaunt almıştı. 

FIBA Europe Cup'ta 2'de 2 yaptık

FIBA Europe Cup'ta mücadele eden iki takımımız gruplarındaki üçüncü maçlarından galibiyetle ayrılarak 3'er maç sonunda 3'te 2 yapmış oldular. G Grubunda yer alan Gaziantep Basketbol sahasında konuk ettiği Kosova ekibi KB Peja'yı 74-56 mağlup ederken, H Grubunda mücadele eden Demir İnşaat Büyükçekmece ise Bulgar Rilski Sportist'i zorlanmadan 92-70 ile yenerek ülkesine eli boş gönderdi. İki takımımız da gruplarında üçüncü maçlar sonunda ikişer galibiyet elde ederken, ikinci sırada yer aldılar. 


Gaziantep'te Kosova takımı KB Peja'yı konuk eden Gaziantep Basketbol, zayıf rakibi karşısında kabus gibi geçen bir ikinci çeyrek sonrası ikinci yarıda toparlanıp rakibini mağlup etmesini başardı. İkinci çeyreğin ilk 1.5 dakikası geçildiğinde 28-20 önde olan temsilcimiz, 4-18'lik bir seri sonrası skor üstünlüğünü kaybederken devreyi de 35-38 geride tamamladı. Soyunma odası dönüşünde ise tekrar kendine gelen ve özellikle savunmada rakibine sayı şansı tanımayan Gaziantep Basketbol, 7 dakikada elde ettiği 15-1'lik seri ile oyunun kontrolünü eline geçirdi. Sonraki iki dakikada serisini 22-1'e kadar artıran temsilcimiz, son 10 dakikasına 60-43 önde girdiği karşılaşmayı 74-56 kazanarak grupta ikinci sıraya yerleşti. Gaziantep Basketbol'da Tomislav Ruzic 16 sayı - 6 ribaunt ile en skorer isim olurken, Andy Rautins 12 sayı - 7 asist - 4 ribaunt, Dejan Ivanov 11 sayı - ribaunt ve Will Cherry de 10 sayı - 8 ribaunt - 7 asist - 4 top çalma - 2 blok ile dikkat çeken diğer isimler oldular. 

Tuesday, November 1, 2016

Kaf Kaf'tan doğumgünü hediyesi : 84-75

Bugün kuruluşunun 104. yılını kutlayan Karşıyaka, doğum gününü FIBA Şampiyonlar Ligi'nde aldığı Maccabi Rishon galibiyetiyle kutladı. B Grubu'ndaki üçüncü maçında sahasında son İsrail şampiyonu Maccabi Rishon'u konuk eden yeşil-kırmızılı temsilcimiz, maç boyunca üstünlüğü elinde tuttuğu karşılaşmayı 84-75 kazanarak gruptaki ikinci galibiyetini elde ederken, kuruluş yıldönümünü de taraftarı önünde galibiyetle kutlamış oldu. 


Bu sezon Maccabi'nin herhangi bir maçını izlememiş biri olarak, maçtan önce son İsrail şampiyonu ve grupta ilk iki maçını kazanmış bir takım olan İsrail ekibinin Pınar Karşıyaka için kolay bir rakip olmayacağı kanısındaydım. Fakat karşılaşmanın başından itibaren oyunun kontrolünü elinde tutan Kaf Kaf, Dillard'ın oyunu iyi yönlendirmesi, Ponitka ve Summers'ın da skorer oyunu ile kısa sürede farkı elde etti. Maccabi'de Richard ve Mccrea'nın aldıkları hücum ribauntları sonrası kaydettiği sayılar olmasa henüz ilk yarıdan 20 civarı bir fark görmek mümkün olabilirdi. Tabi Petway'in birkaç dakika içinde aldığı 4 faul ile Kaf Kaf'ın hızını kestiğini de atlamamak lazım. İlk yarıdaki bir diğer değerli nokta da, Egemen Güven ve Alp Karahan'ın aldığı süreler ve Egemen'in kısa sürede skora 4 sayılık bir katkıda bulunmasıydı.