26 Eylül 2015 Cumartesi

Real Madrid Brezilya'da mağlup

Basketbolda kulüpler düzeyinde sezonun en büyük takımını belli edecek FIBA Kıtalararası Kulüpler Kupası'nın ilk maçı dün akşam oynandı. Amerika Şampiyonu Bauru ile Avrupa Şampiyonu Real Madrid'i Sao Paolo'da karşı karşıya getiren karşılaşma Brezilya ekibinin 91-90'lık üstünlüğüyle sona erdi. Ricardo Fischer'ın bitime 4 saniye kala kaydettiği turnike sonrası finalin ilk ayağını kazanan Bauru, yarın oynanacak ikinci maç öncesi küçük de olsa bir avantaj elde etti. 


Yaklaşık 20 senelik bir ara sonrası 2 sene önce tekrardan aktif hale getirilen Kıtalararası Kupa finalinin ilk yarısında etkili taraf Real Madrid'ti. Özellikle ikinci çeyreğin sonunda yakaladıkları seriyle devreyi 30-37 önde kapatan Real Madrid, dış şutlardaki yüzdeli oyunuyla üçüncü çeyrekte bir ara farkı 17 sayıya kadar çıkardı: 42-59. Bu dakikadan sonra eski Real Madrid'li Rafael Hettsheimer ve Leo Meindl'in sayılarıyla farkı kapatmaya çalışan Bauru Basket, çeyrek sonuna geldiğimizde farkı 3 sayıya indirdi: 59-62. Final çeyreği büyük bir çekişmeye sahne olurken, son dakikaya 87-87 eşitlikle girildi. Bitime 4 saniye kala Fischer'dan gelen turnike Brezilya ekibine 91-90'lık üstünlüğü getirirken, Llull'un son saniye denemesinden sonuç gelmedi. 

Bauru Basket'te Rafael Hettsheimer 27 sayı (6/9 üç sayı) ile maçın yıldızı olurken, Leo Meindl 15, Alex GArcia ve Ricardo Fischer da 12'şer sayı ile karşılaşmayı tamamladılar. Real Madrid'te ise Jaycee Carroll 18, Sergio Llull 17 kaydettiler. 

Finalin ikinci maçı yarın TSİ ile 18:00'de yine Sao Paolo'da oynanacak. 

25 Eylül 2015 Cuma

Lofton ve Walsh basketbolu bıraktılar

Basketbol Süper Ligi'nde geçtiğimiz sezon forma giymiş iki yıldız basketbolu bırakmaya karar verdiler. Önce Beşiktaş İntegral Forex'in ABD'li yıldızı Chris Lofton sakatlık nedeniyle 29 yaşında basketbolu bıraktığını açıklarken, sonrasında da Eskişehir Basket'in forveti Matt Walsh Facebook hesabından 32 yaşında basketbol kariyerini sonlandırdığını duyurdu. 


1986 doğumlu Chris Lofton başarılı kolej kariyeri sonrası kanserle savaşmış ve bu savaşı kazanmıştı. Deniz aşırı kariyerine ülkemizde Mersin BŞB formasıyla başlayan ABD'li oyun kurucu, İspanya ve Rusya'daki Avrupa kariyeri sonrası son iki sezonda Beşiktaş formasını terletmişti. Özellikle şutr yönüyle dikkat çeken ve kritik anlarda el yakan toplarda aldığı sorumlulukla tanınan Lofton, geçirdiği sakatlıklar sonrası henüz 29 yaşındayken basketbolu bıraktı. 

20 Eylül 2015 Pazar

Eurobasket 2015'te final günü

Eurobasket 2015'te final günü geldi çattı. İki haftadır devam eden 2015 Avrupa Şampiyonası'nın son gününde İspanya ve Litvanya Avrupa'nın en büyüğü olmak için bu akşam saat 20:00'de kozlarını paylaşacaklar. İki takımın turnuva performansına baktığımızda finale çok rahat gelmediklerini ve hatta önemli kırılma noktalarını atlattıklarını görsek de, turnuva için basketbola uygun hale getirilen Pierre Mauroy Stadyumu'nda oynanacak mücadelenin galibi, bu kırılma noktalarının ve performansların unutulmasını sağlayacak bir şekilde  Avrupa Şampiyonu olacak. 


İspanya'nın final serüveni millilerimizin de bulunduğu B grubunda başladı. Türkiye ve İzlanda'yı farklı yenip, Sırbistan ve İtalya'ya yenilen İspanyollar, grubun son ve hayati maçında son saniyede kaçan serbest atışla Almanya'yı 77-76 yenince gruptan kıl payı çıkmayı başardılar. Dennis Schröder'in son saniyedeki serbest atıştan isabet bulması halinde gidilecek uzatma sonunda belki de turnuvaya grup aşamasında veda edecek olan İspanyollar, kaçan serbest atış sonrası grubu üçüncü bitirdiler. Bu sonuç, hatırlayacağınız üzere, aynı zamanda bizi de Fransa'nın kucağına atmıştı. İkinci turda Polonya'yı Gasol'un muhteşem üç sayı performansıyla 80-66, çeyrek finalde Yuannistan'ı 73-71 ve yarı finalde de yine Gasol'un 40 sayı ile oynadığı mücadelede ev sahibi Fransa'yı 80-75 yenen İspanya final vizesini cebine koydu. Finale gelen yolda Pau Gasol 25.6 sayı - 8.4 ribaunt ve 2.3 blok ortalamalarıyla İspanya'yı omuzlarında taşıyan en etkili isim oldu.

Litvanya'da ilk turdaki beş maçın dördünü kazanırken, kazandığı maçların tamamında oldukça zorladı. Bu maçların birini 1 (Ukyanda 69-68), birini 2 (Estonya 64-62), birini ise 4 sayı (Çek Cumhuriyeti 85-81) farkla ve oldukça çekişmeli maçlar sonunda kazanan Litvanya D grubunu lider tamamladı. Finale kadar sadece Belçika'ya yenilen Litvanya, ikinci turla birlikte vites artırarak önce Gürcistan'ı 85-81 (Maciulis'in 34 sayılık unutulmaz perfromansı ile), çeyrek finalde İtalya'yı 95-85 ve son olarak da yarı finalde Sırbistan'ı 67-64 yenerek finalde İspanya'nın rakibi oldu. Final yolunda Litvanya'nın da en etkili ismi pota altında çıkarken, Jonas Valanciunas 16.9 sayı - 8.3 ribaunt - 1.6 blok ortalamaları yakaladı. 

İstatistiklerle konuştuğumuzda ise iki takımın hücum ve savunma performanslarının birbirinden farklı olduğunu açık şekilde görüyoruz. Maç başına ortalama 85 sayı atıp, 78 yiyen İspanya ve 76 atıp 71 yiyen Litvanya'nın karşılaşmasında iki takımda kendi oyun tarzlarını sahaya yansıtmaya çalışacaklar. Pota altında Gasol ve Valanciunas'ı karşı karşıya getirecek eşleşme birbirine oldukça yakın ribaunt ortalamalarının (36.9 - 37.8) ortaya koyduğu çekişmeyi gözler önüne serecek. Asistlerde Kalneitis'in 8 ortalamasına rağmen, İspanya bir adım öndeyken (20.8-18.8), Litvanya'nın 14.4'e 9.9 gibi bir top kaybı dezavantajının olması final öncesi aradaki en önemli fark gibi gözüküyor. Litvanya oyun kurucusu Kalneitis'in maç başına 3.8 top kaybı ortalaması bu anlamda final için de oldukça kritik gözükürken, aynı oyuncunun asist liderliğinde zirvede olması, iki ucu keskin bıçak guardın performansının de öneminin altını çizmekte. 

Eurobasket 2015'te final günü bugün. Final saati 20:00. NTV Spor'da canlı yayınla maçı izleyebilirsiniz. Basketbol festivaline son noktayı güzel bir final maçıyla koymayı umuyoruz. Taraf belli etmek gerekirse Gasol'lü İspanya ağır favori olsa da, renkli taraftarları ve "irite etmeyen" basketbollarıyla kalpler Litvanya'dan yana. 

5 Eylül 2015 Cumartesi

Yunanistan Avrupa Şampiyonu: 1987 Atina

1987 Avrupa Şampiyonası komşumuzda, Yunanistan'ın başkenti Atina'da gerçekleşti. Son Avrupa Şampiyonalarının aksine sadece Atina'da düzenlenen turnuvada maçlar 11500 taraftar kapasiteli Barış ve Dostluk Salonu'nda oynandı. 12 ülkenin 6şarlı iki grupta oynadığı grup maçları sonunda ilk 4 sıranın çeyrek finale çıkmasıyla tamamlanırken, grup maçları sonrası tek maçlı eleme sistemine göre yapıldı. 


Atina'da yapılan turnuva ev sahibi ekibin milli takımlar seviyeside o zamana kadarki en önemli başarılarından biriydi. Yunan takımı grup maçlarındaki Yugoslavya galibiyeti ile bu başarının ilk sinyallerini verirken -Nikos Galis'in 44 sayısı vardı bu maçta-, gruptan çıkma maçı olan Fransa mücadelesini 82-69 kazanarak A Grubu'nu dördüncü sırada tamamlayarak çeyrek finalist oldular. B Grubu'nda ise beş maçın tamamını kazanan İtalya yengilsiz lider olarak çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde bu iki takım karşı karşıya gelirken, taraftarının desteğini alan Yunansitan favori rakibi karşısında maçı baştan sona önde götürerek 90-78'lik galibiyetle yarı finalist oldu. Yarı finaldeki rakip gruplarda yendikleri Yugoslavya idi. 11500 kişilik salona sığan 18000 Yunan taraftarın önünde ilk devreyi 35-45 geride kapatan Yunanlılar, ikinci yarıda inanılmaz bir geri dönüşle sahadan 81-77 galip ayrıldılar ve finalist oldular. Turnuvanın boyunca Yunanistan'ın iki kez yendiği Yugoslavya takımında Drazen Petrovic, Aleksander Djordjevic, Toni Kukoc, Vlade Divac, Dino Radja, Zarko Paspajl gibi isimlerin - 19/20 yaş versiyonlarıyla- bulunduğunu da hatırlatmadan geçmeyelim.