25 Nisan 2017 Salı

Fenerbahçe Final-Four biletini kaptı

Turkish Airlines Euroleague Play-Off serisi üçüncü maçında Fenerbahçe Ülker Arena'da konuk ettiği Panathinaikos'u 79-61 mağlup eden Fenerbahçe üst üste üçüncü kez (hem de 3-0'lık Play-Off serileriyle) Final-Four'a katılma hakkını elde etti. OAKA'daki iki deplasman maçını kazanarak İstanbul'a 2-0 önde gelen sarı lacivertliler, Ülker Arena'daki üçüncü maçta da zorlanmadan kazanarak İstanbul'da düzenlenecek Euroleague Final Four vizesini alan ilk takım oldular. Geçtiğimiz sezon Euroleague şampiyonluğunu, final maçının son saniyelerindeki basit hatalarla kaybeden Fenerbahçe'de şimdiki hedef ise taraftarı önünde Euroleague'in en büyük unvanını elde etmek...


Panathinakos için tamam mı devam mı niteliği taşıyan karşılaşmanın ilk çeyreğine kaos basketbolu hakimdi. Her ne kadar Fenerbahçe hızlı başlayıp birkaç dakika içinde skorda üstünlüğü elde etse de, bu dönem serinin ilk maçının ilk çeyreğini hatırlattı bize. Datome'nin sayısıyla başlayan Fenerbahçe topu pota altına kolay indiremediği hücumlarda aynı ilk maçtaki gibi Kalinic'in kendi şutu olmayan atışlardaki isabetleriyle skorda öne geçti: 11-4. Fakat çabuk toplarlanan (ya da toparlanmasına şans tanıdığımız) ve çeyreğin ortalarında yaptığımız basit hatalar sonucu gelen top kayıplarını iyi değerlendirip Calathes ve Singleton'un sayıları ile oyuna ortak olan Panathinaikos bir ara öne bile geçse de, faul düdükleriyle temponun düştüğü ilk çeyrek 18-17 Fenerbahçe üstünlüğüyle geçildi. Bu çeyrekte Fenerbahçe'den Datome ve Kalinic, Panathinaikos'tan ise James 2 faule ulaştılar. 

Tarihin ilk basketbol kuralları

Aralık 1891 yılında Kanadalı bir beden eğitimi öğretmeni tarafından keşfedilen ve günümüzün en popüler sporlarından biri olan basketbol ilk yıllarda bugünkünden bir miktar (!) farklı kurallarla oynanmaktaydı. James Naismith'in futboldan daha az tehlikeli bir spor arayışı ile ortaya çıkan basketbolun o ilk senelerdeki temel kuralının bir kısmı günümüzde geçerliliğini (küçük değişikliklerle) korusa da bir kısmı artık yerini yenilerine bırakmış durumda. Ocak 1892'de Massachusetts'teski Springfield College (o zamanki adı International Young Men's Christian Association Training School) okul gazetesinde Dr.Naismith tarafından yayımlanan ilk basketbol kuralları aşağıdaki gibidir:


1 - Top herhangi bir yönde tek ya da iki elle atılabilir. 
2 - Topa tek ya da iki elle vurulabilir; fakat kapalı yumruk ya da ayakla vurulamaz. 
3 - Oyuncu topla koşamaz. Topu tuttuğu noktadan atmalıdır. 
4 - Top iki el ile ya da iki el arasında tutulmalıdır; kollar ya da vücut kullanılamaz.  
5 - Ne şekilde olursa olsun omuz atma, tutma, itme, tekme/çelme takmaya izin verilemez. İlk kural ihlalinde faul verilir, ikincisinde bir sonraki baskete kadar ihraç kararı çıkar. Eğer ihlal rakibi sakatlamaya yönelikse oyuncu maç boyu ihraç edilir. 
6 - Topu yumruklamak, 3-4 ve 5nci kuralların ihlalleri faul ile cezalandırılır. 
7 - Herhangi bir takım art arda üç faul yaparsa, rakip takım 1 sayı kazanır. 
8 - Topun sepete girip içinde kalması 1 sayı değerindedir. Eğer top sınırdayken, rakip oyuncu sepeti hareket ettirirse, yine basket kararı verilir. 
9 - Top oyun sahası dışına çıktığında son dokunan oyuncu tarafından tekrar oyuna sokulur. Topu oyuna sokmak için 5 saniye süre vardır. Top 5 saniye içinde oyuna sokulmazsa rakibe verilir. Bir takım düzenli olarak zaman geçirmek için topu oyuna geç sokarsa faul ile cezalandırılır. 
10- Gözlemci oyuncularla ilgili ihlalleri takip eder; faul sayılarını not ederek, bir takım arka arkaya 3 faul yaptığında sayı olması için hakemi uyarır. 
11 - Hakem top ile ilgili ihlalleri takip eder; oyun süresi ve basket kaydı ile ilgili kararlı verir. 
12 - Maç 15'er dakikalık iki devre halinde oynanır. Devre arası 5 dakikadır. 
13 - Maç sonunda daha fazla sayıyı atan taraf kazanır. Beraberlik durumunda oyun ilk skor kaydedilene kadar devam eder. 

23 Nisan 2017 Pazar

Liga Endesa'da Play-Off savaşları

İspanya Erkekler Basketbol Ligi Liga Endesa'da normal sezonun bitmesine 4 hafta kala Play-Off hesapları iyice karıştı. Daha önceki yazılarımdan birinde de belirttiğim gibi bu sezon zirve adaylarının artmasıyla daha heyecanlı bir hal alan ligde, yedi takım sadece 3 galibiyetlik bir aralıkta Play-Off'a olabilecek en iyi yerden girmenin peşinde koşarlarken, bu durum bize Play-Off'lardaki olası sürprizler için de bir ışık yakmış durumda. Son beş sezonda seyrettiğimiz Real Madrid - Barcelona final serileri sonrası, uzun süre ardından finalin ismi değişecek gibi gözüküyor. 


30. hafta maçlarının tamamlandığı ligde, Avrupa Kupaları nedeniyle ertelenen maçlar bazı takımların üç, bazılarının ise beş maçı kalmasına neden olurken, lider Valencia Basket ile yedinci Unicaja Malaga arasında sadece 3 maç fark bulunmakta. Lider Valencia ile birlikte ikinci Real Madrid'in 7 mağlubiyetleri (sezon sonunda ikili averajda Real üst sırada olacak), üçüncü Baskonia'nın 8 mağlubiyeti, dördüncü ve beşinci sırayı paylaşan Barcelona Lassa ve Iberostar Tenerife'nin dokuzar, Herbalife Gran Canaria ve Unicaja Malaga'nın ise 10'ar mağlubiyetleri var. Kalan maçlara ve fikstüre baktığımızda Valencia ve Raal Madrid'in kayıpsız olarak normal sezonu zirvede kapatacaklarını tahmin edebilir; fakat geri kalan kısım tam bir soru işareti. Iberostar Tenerife, Baskonia, Barcelona  ve Unicaja Malaga'nın aralarında oynayacakları maçlar sıralama açısından önemli olmakla birlikte nispeten daha kolay bir fikstüre sahip Gran Canaria'nın da önünü açabilecek nitelikte. Sekizinci sıra ise çok büyük ihtimalle Andorra'nın olacak. 

22 Nisan 2017 Cumartesi

Darüşşafaka avantajını nasıl koruyabilir?

Turkish Airlines Euroleague Play-Off'larının ikinci maçları takımlarımız için olabilecek en iyi senaryoların gerçekleşmesiyle sonlandı. Fenerbahçe, Anadolu Efes ve Darüşşafaka Doğuş'un deplasmanda kazanarak serilerinde saha avantajlarını ellerine geçirdikleri Play-Off serilerinde heyecan önümüzdeki hafta Türkiye'de oynanacak maçlarla devam edecek. Final Four yolunda mücadeleyi sürdüren takımlarımızdan Darüşşafaka Doğuş da 83-75 kaybettiği ilk maç sonrasında,  ikinci maçta Real Madrid karşısında 84-80'lik ses getiren bir galibiyet elde etti. Play-Off'a sekizinci sıradan giren Daçka'nın normal sezon lideri Real Madrid karşısında saha avantajını yakaladığı bu galibiyeti sonrası serinin istatistiklerine biraz göz atalım dedim...


İki maçta rakamlara baktığımızda Darüşşafaka'nın sayı yükünü Wanamaker, Wilbekin ve Clyburn'ün çektiğini görüp normal karşılayabiliriz. İkinci maçta ise bu üçlüye Zizic ve Harangody'den destek gelmesi alınan galibiyetteki x faktörlerdi. Son maçlarda performansında düşüş gözlenen Ante Zizic'in 8/10 saha içi isabetiyle 17 sayı - 8 ribauntluk performansı ve Harangody'nin iki maçta toplam 5/5 üç sayı isabeti yakalaması Daçka'nın iki mücadelede de sürekli maçın içinde olmasını sağladı. Yakaladığımız saha avantajını iyi değerlenirip seriyi İstanbul'da bitirmek istiyorsak Zizic - Harangody ikilisinin performansları Daçka için oldukça belirleyici olacak. Tabi bunları yazarken Real Madrid'in de ilk iki maçta Llull - Ayon ikilisi haricindeki skor opsiyonlarını kullanmada çok da başarılı olmadığını izledik. Eldeki malzemenin bolluğunu biliyoruz; dolayısıyla iyi savunmaya önümüzdeki 80 dakikada da devam etmek, İspanyol ekibinin her an ateşlenebilecek silahlarını iyi kilitlemek Final Four'a giden yolun olmazsa olmazı. 

20 Nisan 2017 Perşembe

OAKA'da bir haftada iki galibiyet

Turkish Airlines Euroleague Play-Off'larında pazartesi akşamı Atina'da muhteşem bir ikinci yarı performansıyla Panathinaikos'u 71-58 mağlup eden Fenerbahçe, bu akşam yine OAKA'da oynanan serinin ikinci maçında da sahadan 80-75 galip ayrılarak seride durumu 2-0'a getirdi ve Final Four için büyük avantaj elde etti. Fenerbahçe karşısında galibiyet bekleyen ve geçtiğimiz hafta içi kulübün sosyal medyadaki paylaşımlarıyla daha da fazla motive olmuş 20000'e yakın taraftarı önünde parkeye çıkan Pana, iki maçta da yer yer farkı çift hanelere çıkarsa da, Fenerbahçe'nin ikinci yarılardaki savunma performanslarıyla sahasında galibiyet elde edemedi ve saha avantajını temsilcimize bırakmış oldu. İlk maçta ikinci yarıda potayı bile görmekte zorlanan Panathinaikos'ta taraftarlar OAKA'da son dakikalarda salonu terketmeye başlayıp (Gate13'ü hariç tutuyoruz tabiki) çok alışkın olunmayan bir şekilde salonun neredeyse yarı yarıya boşalmasına neden olurlarken, bu akşam da son çeyrekte rakibine uzun süre sayı fırsatı vermeyen sarı lacivertliler büyük çekişme içinde geçen maç sonunda sahada sakin kalarak Fenerbahçe Ülker Arena'ya çok büyük bir avantajla gitme fırsatını ellerine geçirdiler. 


İlk maçı hatırlayacak olursak, Fenerbahçe karşılaşmaya skor anlamında iyi başlayan taraf olsa da, skorun gelişimine baktığımızda Kalinic'in 2/2 üç sayılık isabetinin bunda payı büyüktü. Bogdanovic'in iki üçlüğü ve Vesely'nin iki Alley-oop'u da buna ek olarak gelince 16-6'lık üstünlük yakalayan temsilcimizde yapılan top kayıpları ise ilk beş dakikanın ardından gelecek kabus dakikalarının sinyali olmuştu. Temsilcimiz sonrasındaki bölümde Rivers ve James'in inanılmaz bir yüzdeyle isabet sağladıkları şutlarına engel olamamış; zor şutlar isabet sağladıkça, seyirci coşmuş; seyirci coştukça, Panathinakos savunması sertleşmiş; sertleşen savunma da devrenin kalan bölümünde ev sahibi ekip lehine 36-12'lik bir seri gelmesine ve devrenin 42-28 Panathinaikos lehine sonuçlanmasına neden olmuştu.

17 Nisan 2017 Pazartesi

Finalde kaybetme alışkanlığı

Haftasonu Fenerbahçe Kadın Basketbol takımının Euroleague Women finalinde yenilmesi sarı lacivertlilerin üçüncü kez çıktıkları Final Four finalinde de şampiyonluktan uzak kalmasına neden oldu. Benzer şekilde kadın basketbolunun ikinci kupası olan Euro Cup Women finalinde de, Bellona AGÜ Spor bir diğer temsilcimiz olan Yakın Doğu Üniversitesine elenerek (Kayseri Kaski dönemlerini de dikkate aldığımızda) son 10 yıl içinde üçüncü kez finale çıkmasına rağmen ikincilikle yetinmek durumunda kaldı. Arka arkaya gelen bu ikincilikler basketbolumuzdaki finalde kaybetme alışkanlığı üzerine yoğunlaşmama neden oldu ve kısa geçmişimizden ortaya ilginç bir sonuç çıkardım.


Eğer aşağıda görebileceğiniz listede atladığım bir final yoksa, basketbolumuzun yükselişe geçtiği 1990'lardan itibaren 22 kez A takımlar seviyesinde finale çıkan takımlarımız bu finallerden sadece altısında kupa kaldırabildiler. Şampiyonluk gelen altı finalin ikisinde de iki Türk takımının karşı karşıya geldiği düşünülürse, gerek milli gerekse kulüp takımlarımız bazında final stresiyle baş edememe gibi ciddi bir problemimiz olduğunu görebiliyoruz. Özellikle genel bir bakışla Akdeniz insanının karakteri denip geçiştirilebilecek bu final stresinin (ya da ne isim verilebilirse) sadece milli takımlarımızda değil, zaman zaman sadece yabancılardan oluşan kulüp takımlarında da baş göstermesinin ise kolay açıklanabilir yanı yok. NBA'de şampiyonluklar yaşayan, ödüller kazanan oyuncuların Türk takımlarının formalarını giydiklerinde finallerde yaşadıkları formsuzluğa bir açıklama yapabilmek cidden zor.

16 Nisan 2017 Pazar

Fenerbahçe Avrupa ikincisi

Rusya'nın Ekaterinburg kentinde devam eden Euroleague Women Final-Four finalinde ev sahibi ülkeden Dynamo Kursk ile karşı karşıya gelen Fenerbahçe, tarihinde üçüncü kez çıktığı final maçını, önceki iki finalde olduğu gibi kaybederek Avrupa ikinciliğini elde etti. Son 9 dakikaya girerken sadece 2 sayı geride olan Fenerbahçe sonrasındaki 8 dakikada rakibine 15-0'lık seri verince tarihinde üçüncü kez Avrupa ikincisi oldu. Dynamo Kursk ise 77-63'lük galibiyetle tarihinde ilk kez Euroleague şampiyonluğunu elde ederken, Kayseri Kaski'yi finalde yendiği EuroCup şampiyonluğu ardından ikinci kez bir Avrupa Kupası'nı müzesine götürmüş oldu. 


Karşılaşmaya iyi savunma ve yüzdeli hücumla başlayan Fenerbahçe Candace Parker'ın 6 sayı kaydettiği ilk 3 dakikayı 10-0 önde geçti. Savunmadaki sertlikten vazgeçmeyen ve yaklaşık 3.5 dakika boyunca rakibine sayı şansı tanımayan Potanın Kraliçeleri, Dinamo Kursk molası sonrası 3 hücum art arda eski oyuncusu McCoughtry'i kaçırıp potasında 0-7'lik bir seri görünce maça tekrar denge gelmesini engelleyemedi. Yarı finalin yıldızı Lavender'in bireysel hatalarıyla arka arkaya hücumlardan boş dönen sarı lacivertliler, savunmada da McCoughtry'ye bir çözüm bulamayıp 13 sayıya ulaşmasına engel olamayınca çeyreğin son dakikasında Rus ekibi ilk kez öne geçti: 17-16. Çeyreğin son savunmasında Gruda'nın iyi savunması sonrası gelen bloğu ve ardından kaydettiği buzzerbeaterı ise ilk çeyrek sonucunu temsilcimiz lehine belirlemiş oldu: 17-18.

15 Nisan 2017 Cumartesi

Euroleague tecrübesi BSL'de fark yarattı

Basketbol Süper Ligi'nde 26. hafta bugün oynanan maçlarla sona ererken, ligimizin dört Turkish Airlines Euroleague temsilcisinden üçü zorlu mücadeleler sonrası geriden gelerek galibiyetler elde ettiler. Fenerbahçe sahasında Gaziantep Basketbol'u 97-92, Darüşşafaka Doğuş deplasmanda Pınar Karşıyaka'yı 95-90, Galatasaray Odeabank ise deplasmanda YeşilGiresun Belediyespor'u 89-86 mağlup ederken üç ekibimiz de maç içinde yer yer geride götürdükleri maçları rakiplerinin dar rotasyonu ve zorlu Euroleague sezonunun verdiği tecrübe ve sertlik alışkanlığı ile geriden gelerek kazandılar.
 

Fenerbahçe Ülker Arena'da Gaziantep Basketbol'u konuk eden Fenerbahçe, ilk yarısında adeta savunma yapmayarak 35-59 geride tamamladığı maçın ikinci yarısında savunmasını sertleştirdi. Üçüncü çeyreğe 15-0'lık bir seriyle başlayan ve geçtiğimiz haftaki Dixon - Theodore arasındaki sosyal medya atışmasından ortaya çıkan "Euroleague savunması"nı tam olarak sahaya koyan sarı lacivertliler üçüncü çeyrekte 24-9, final periyodunda ise 38-24'lük çeyrek skorları elde ederek sahadan 97-92 galip ayrılırlarken, konuk ekibin dar rotasyonu nedeniyle oluşan yorgunluğunu da maçın sonlarına doğru oldukça iyi kullandılar.

13 Nisan 2017 Perşembe

Adriyatik Ligi'nde şampiyon Kızılyıldız


Adriyatik Ligi final serisi üçüncü maçında Cedevita Zagreb'i 77-61 mağlup eden Crvena Zvezda (Kızılyıldız) seride durumu 3-0'a getirerek şampiyon oldu. Yıldız guardı Stefan Jovic'ten yoksun çıktığı Zagreb deplasmanında karşılaşmanın ilk çeyreğini 22-18, devreyi de 46-39 önde tamamlayan Kızılyıldız, soyunma odası dönüşü üçüncü çeyrekte farkı iyice açarak (65-48) sahadan 77-61 galip ayrıldı ve 3-0'lık final serisi sonucuyla normal sezon liderliğinden sonra bu kez de ABA League şampiyonluğunu elde etti. Deon Thompson'ın 14 sayı - 4 ribaunt - 3 blok ve Marko Simonovic'in 13 sayı - 5 ribaunt - 3 top çalma ile yıldızlaştığı finalin MVP ödülü ise Deon Thompson'a gitti. 

PAO'dan Fenerbahçe'ye gözdağı

Fenerbahçe'nin Turkish Airlines Euroleague Play-Off çeyrek finalindeki rakibi Panathinaikos bu akşam Yunanistan Ligi'nde oynadığı sezonun son maçında PAOK'u 102-58 yenerek zorlu Fenerbahçe maçı öncesi moral buldu. Ligde Olympiakos ile şampiyonluk mücadelesi veren Yoncalar, son hafta kazanıp ilk dörde girmeyi hedefleyen (ne kadar gerçekçi düşünülürse artık) rakipleri karşısında ilk çeyrekten itibaren üstünlüklerini kabul ettirirlerken (26-10), devresi 54-26 biten karşılaşmayı 44 sayı farkla kazanarak temsilcimize de gözdağı verdiler. 


Panathinaikos'ta tüm oyuncular en az 7 dakika forma giyme şansı bulurlarken, Mike James 20, Chris Singleton da 17 sayıyla en skorer isimler oldular. Yoncalarda sayı bulamayan tek ismin 15 dakika sahada kalan Nick Calathes olması da dikkat çeken ilginç bir detay oldu. 

Yunanistan Ligi'nde bugün oynanan bir başka maçta ise Anadolu Efes'in Play-Off'taki rakibi Olympiakos, ligin zayıf ekiplerinden Kymi SeaJets karşısında 93-45'lik bir galibiyet aldı ve önümüzdeki hafta başlayacak Anadolu Efes serisi öncesi rahat bir antrenman maçı oynamış oldu. Olympiakos da 29-6 önde tamamladığı ilk çeyrekte karşılaşmayı koparırken, tüm oyuncular minimum 13 dakika süre alıp rotasyon yapma fırsatı buldular. Calathes'in Pao'da 0 çekmesinin bir benzeri olarak da Olympiakos'ta sayı kaydedemeyen tek isim 22 dakika sahadan kalan Evangelis Mantzaris oldu. Olympiakos bu sonuçla aynı zamanda normal sezonu lider tamamladı. 

11 Nisan 2017 Salı

Kaf Kaf 100 attı, Efes'i uzatmada yıktı

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın kapanış karşılaşması aynı zamanda en çekişmeli ve zevkli mücadelesine sahne oldu. Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nda Anadolu Efes'i konuk eden Pınar Karşıyaka rakibini uzun süre geriden takip ettiği maçı Green'in son saniye üçlüğüyle uzatmaya götürürken, uzatma bölümündeki etkili basketboluyla sahadan 100-96 galip ayrılarak 25. maçında 14. galibiyetini elde etti. Anadolu Efes ise üst üste ikinci bu sezon da dördüncü mağlubiyetini alarak liderlik yarışında ciddi bir yara aldı. Bu sonuçla bu iki takımın Play-Off'ta birbirlerine rakip olma ihtimali de oldukça artmış oldu. 


Karşılaşmaya hızlı başlayan taraf Anadolu Efes olurken, bu salonda daha önce de kariyerinin en yüksek skorlarını kaydeden Cedi Osman'ın arka arkaya bulduğu sayılar farkın 5 dakika içinde 10 sayıya çıkmasını sağladı: 6-16. Ponitka'nın yokluğunda ilk çeyrekte Erdi ve Muhammed'e karşı üstünlük kuran Cedi çeyreği 14 sayıyla tamamlamasına rağmen aldığı 2 faulle benchin yolunu tutarken, J'covan Brown'dan gelen 4 sayı Karşıyaka'nın çeyrek sonunda farkı 6 sayıya indirmesini sağladı: 22-28. 

İkinci çeyreğin başında Heurtel'in yaptığı sportmenlik dışı faul sonrası üç faulle kenara gelmesini iyi değerlendiren Pınar Karşıyaka Muhammed'in basketleriyle 30-30'da skoru dengeledi. Bu dakikalarda Deshaun Thomas aldığı hücum ribauntları sonrası kaydettiği sayılarla Efes hücumunu sürüklerken, Karşıyaka tarafında da Owens'ın hücum ribauntları yeşil kırmızılıları oyunda tuttu. Nitekim Thomas'ın maç boyunca aldığı 5 ribaundun tamamı hücum ribaundu olurken, Owens'ın da 11 ribaundunun 9'u ofansif ribaunttu. Bu aynı zamanda hücum ribaundu istatistiğinde sezonun en yüksek değeri olarak dikkat çekti. Pınar Karşıyaka'da Brown'un 12, Anadolu Efes'te ise Cedi Osman'ın 17 sayı kaydettiği ilk yarı 45-41 Anadolu Efes üstünlüğüyle tamamlandı. 

9 Nisan 2017 Pazar

Bandırma'da kazanan Fenerbahçe oldu

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın merakla beklenen maçında deplasmanda Banvit'in konuğu olan Fenerbahçe, beklenen çekişmenin yaşanmadığı ve baştan sona önde götürdüğü maçı 86-75 kazanarak ligin zirvesindeki yerini korudu. İlk 4 dakikadaki hızlı girişine rağmen sonrasında Fenerbahçe'nin maçın kontrolünü eline almasına engel olamayan Banvit ise üçüncü çeyrekte iyi bir geri dönüş yapsa da, bu sezonki sekizinci yenilgisini alarak Darüşşafaka Doğuş ile sürdürdüğü dördüncülük yarışında önemli bir yara aldı. 


Karşılaşmaya iki takım da yüzdeli hücumlarla başlarlarken, ilk beşte Udoh'un olmamasını kullanmak isteyen Banvit pota altından etkili oldu. Vidmar'ın içerden sayılarına Muric'in hücum ribauntları ve hareketliliğiyle bulduğu sayılar eklenince reklam molasına 14-9 önde giren Banvit, savunmada Fenerbahçe'ye boş atış imkanları verse de sarı lacivertlilerin düşük dış şut yüzdesi ev sahibe ekibin üstünlüğü korumasını sağladı. Kalinic'in riske edilip boş bırakıldığı, Bogdanovic'in ise normalde gözü kapalı attığı üçlük denemelerini kaçırması Fenerbahçe'nin ilk dört dakikada skora ortak olmasını engellerken, Vesely-Udoh ve Sloukas - Dixon değişikliği ile birlikte hem hücum hem de savunmada canlanan sarı lacivertliler 11-0'lık bir seri sonrası skor üstünlüğünü ele geçirerek çeyreği 20-15 önde tamamladı. 

Kral kim olacak? Ledo mu Theodore mu?

Basketbol Süper Ligi'nde son haftalara yaklaşırken, Play-Off ve kümede kalma mücadeleleri yanında oyuncular arasındaki bireysel istatistik yarışı da kızışmaya başladı. Bunlardan en fazla dikkat çekeni olan sayı krallığında ise iki isim kıran kırana bir mücadele halinde. Bu isimler YeşilGiresun Belediyespor'dan Ricky Ledo ve Banvit'in bu sezonki başarısında en büyük pay sahibi olan Jordan Theodore. 


Ricky Ledo sezonun ilk yarısında yaşadığı sakatlık nedeniyle bir süre parkelerden ayrı kalsa da, süre aldığı 16 maçta kaydettiği 311 sayı ve yakaladığı 19.44 sayı ortalamasıyla bu istatistikte ligin zirvesinde yer alıyor. Ledo'nun en yakın takipçisi ise Banvit'in başarılı oyun kurucusu Jordan Theodore. Bu sezon Banvit'in oynadığı 24 maçın 23'ünde forma şansı bulan Theodore kaydettiği 447 sayı ile 19.43'lük bir sayı ortalaması yakalarken, Ledo'yu sayı krallığı yarışında sadece küçük bir farkla geriden takip etmekte. 

8 Nisan 2017 Cumartesi

Beşiktaş deplasmanda uzatmayı seviyor

Basketbol Süper Ligi'nde bugün deplasmanda Tofaş'ı uzatmada 95-94 mağlup eden Beşiktaş Sompo Japan böylece bu sezon uzatmaya giden üçüncü maçından da galibiyetle ayrılmış oldu. Siyah beyazlılar sezon başından beri Basketbol Süper Ligi'nde iki, FIBA Şampiyonlar Ligi'nde ise bir kez normal süreyi eşitlikle tamamlarken bu üç uzatmanın sonunda da sahadan galibiyetle ayrılan taraf oldular. Bu 3 maçın tamamında takımlar 90 sayı barajını aşarlarken, yine bu maçların bir diğer özelliği ise tamamında Beşiktaş Sompo Japan'in deplasmanda mücadele ediyor olmasıydı.


Basketbol Süper Ligi'nde 31 aralıkta Trabzonspor Medical Park deplasmanında normal süresi 82-82 biten maç uzatmaya giderken, Beşiktaş Sompo Japan uzatmada rakibine 9-8'lik üstünlük sağlayarak sahadan 91-90 gali ayrılmıştı. 17 Ocakta bu kez FIBA Şampiyonlar Ligi grup mücadelesinde Macaristan'da Szolnoki Olaj karşısına çıkan siyah beyazlılar normal sürede 80-80'lik eşitliği bozamamış; fakat uzatma sonucunda 96-91'lik galibiyete uzanmışlardı. Bugün de Tofaş karşısında normal süre 83-83 biterken Michael Thompson'un bitime 2 saniye kala kaydettiği 3 serbest atışla sahadan 95-94 galip ayrılan Beşiktaş Sompo Japan böylece bu sezon oynadığı üçüncü uzatma devresini de üstün tamamlamış oldu. 

Tofaş - Beşiktaş Sompo Japan satrancı

Basketbol Süper Ligi'nde haftanın açılış maçında Tofaş ve Beşiktaş Sompo Japan'i karşı karşıya getiren mücadele haftaya çok çekişmeli bir başlangıç yapılmasını sağladı. Normal süresi 83-83 biten karşılaşmayı uzatma süresi sonunda 94-95 Beşiktaş Sompo Japan üstün tamamlarken, maç içinde iki kenar yönetimin maçın gidişatını değiştiren, yaptığı ve yapmadığı hamleler, mücadele seviyesi üst düzeyde geçen maçta bize ilgi çeken bir taktik mücadelesi izletti. 


Karşılaşmanın başında Stimac'ın benchte olduğu süreyi iyi değerlendirmek isteyerek pota altından hücum yapmayı tercih eden Tofaş, Kaya ile içeriden skor bulurken, Kaya'nın 9, Copeland'ın ise 8 ( her ne kadar 6'sı üçlükle olsa da) sayı bulduğu ilk çeyreği 26-22 önde tamamladı. İkinci çeyrekte iki takım da karşılıklı sayılar bulurlarken, çeyreğin son 4 dakikasına 35-35 eşitlikle girildi. Çeyreğin sonlarında Beşiktaş Sompo Japan'de savunmayı sertleştirme amaçlı olarak Sertaç ve Kenan'ın oyuna girmesi siyah beyazlıların hücum gücünü düşürüp sayı bulmalarını zorlaştırırken, Caner ve Palacios'tan gelen ekstra sayılar yanında Copeland'ın da üçlüğüyle 10-2'lik bir seri yakalayan Tofaş devreyi 45-37 önde tamamladı. 

3 Nisan 2017 Pazartesi

Baltıkların buçuklu ülkesi: Litvanya

Uzun yıllar Avrupa basketboluna damgasını vuran Sovyetler Birliği'nin mirasçısı, bir nevi buçuklusu Litvanya doğu bloğunun dağılması ardından bu coğrafyada basketbolda en fazla öne çıkan ülke durumuna gelmişti. Biz de bu haftasonu kalbi basketbolla atan bir ülkede, Litvanya'daydık. Aynı güne denk gelen Lietuvos Rytas - Vytautas ve Zalgiris Kaunas - Zvaigzdes maçları arasında kısa süreli bir kararsızlık yaşasak da son kararımızı çekişmenin fazla olacağını umduğumuz Lietuvos Rytas-Vytautas maçı yönünde vererek, Kaunas havaalanından Vilnius'un yolunu tutmayı seçtik. Turizm sektöründe çok da popüler bir şehir olmadığı insanların "bu adamın ne işi var burada" bakışından belli olan şehirde belki de basketbol turizmi bu anlamda ileride oldukları tek nokta. Nitekim sıradan bir Litvanya Ligi maçına torunlarıyla gelmiş anneannenin desteği, "el kadar çocuklara" bu yaşta basketbol sevgisi aşılanması ülkede basketbolun ne kadar özel bir yeri olduğunun güzel bir kanıtıydı. Sadece bunun için bile buraya gelip bu ortamı görmeye değer. 


5 Euro ödeyip girdiğimiz maçta oyunculuk kariyerinin ikinci yarısına yetiştiğimiz Rimas Kurtinaitis hocanın hemen arkasındaki yerimizi aldık ve maçı izlemeye başladık. Kalbi basketbolla atan bir yerde maç izleme beklentimizi karşılamada yaptığımız seçimin doğru olduğunu düşünsek de, ilk çeyrekte çift hanelere ulaşan, devresi 62-34 Rytas lehine biten ve 109-60 ev sahibi ekibin üstünlüğüyle tamamlanan maç çekişmeli maç izleme konusundaki tercihimizin yanlış olduğunu anlamakta gecikmememize neden oldu. Basketbol anlamında söylenecek, yorumlanabilecek çok da fazla bir şey olmadı açıkçası; fakat en azından eski dostlar Banvit'ten Jimmy Baron ve Drew Gordon ile Darüşşafaka'dan Taylor Brown'u canlı izleme fırsatı bulduk. Üçü de eski performanslarının uzağında gözükürken, Baron 0/4 üç sayı ile çember dövdü. Farkın çabuk açılması nedeniyle hiçbiri de 20 dakika üzerinde süre alamadı. 

2 Nisan 2017 Pazar

James Nunnally çizgi dışından yanıyor

Basketbol Süper Ligi 24. hafta maçında sahasında Tofaş'ı konuk eden Fenerbahçe rakibini 90-75 mağlup ederken, sarı lacivertlilerin (ve özellikle de Nunnally'nin) üç sayılık atış performansı dikkat çekti. 2.5 çeyrek başa baş giden maçta üçüncü çeyreğin ortalarından itibaren oyuna ağırlığını koyan Fenerbahçe maç boyunca 27 üç sayılık atış denemesinden 14 isabet kaydederken, James Nunnally 6/6 üç sayı isabeti yanında 26 sayı - 4 asistlik performansıyla da maçın adamı oldu. 


James Nunnally Basketbol Süper Ligi'nde sahaya çıktığı 22 maçta toplam 80 üç sayılık atış denemesi yaparken, bu denemelerin 44'ünde isabet kaydederek %55'lik bir yüzdeye ulaştı. Maç başına 11.5 sayı ortalaması bulunan ve yine maç başına yaklaşık 4 üçlük deneyen bir oyuncu için muhteşem bir dış şut yüzdesi yakalayan ABD'li guard/forvet, giderek yükselen form grafiğiyle de sezon başında transferi hakkındaki soru işaretlerini de cevaplamış oldu. Nunnally'nin Turkish Airlines Euroleague'te ise 28/64 ile %44'lük bir 3 sayı yüzdesi yakaladığını da hatırlatmadan geçmeyelim. 

Efes sahada kaybetti ama kalpleri kazandı

Anadolu Efes bugün Basketbol Süper Ligi'nde kendi sahasında oynadığı maçta saha içinde Gaziantep Basketbol'a karşı  84-96'lık bir yenilgi alırken, saha dışında ise Kütüphaneler Haftası vesilesiyle son yıllarda olduğu gibi tekrarladığı kitap toplama kampanyasıyla takdir kazandı. Maç içinde savunmada çok aksayan, sadece ilk yarıda potasında 59 sayı gören Efes, Heurtel dışında skor katkısı veren oyuncu bulmakta zorlanırken ikinci yarıdaki çabalarına rağmen sezonun üçüncü yenilgisini almaktan kurtulamadı. 

Saha dışında ise daha önceki senelerde de gördüğümüz "Bir kitap da sen getir" kampanyasını tekrarlayan Anadolu Efes, önemli bir sosyal sorumluluk projesini bir kez daha tekrarladı. Taraftarlar para ödemek yerine kitap bağışlayarak maç bileti alırlarken, ilk bilgilere göre 4000'den fazla kitabın toplandığı ve bu kitapların kısa süre içinde ihtiyacı olan okullara dağıtılacağı öğrenildi. Görmek istediğimiz, sıklığının artmasını dilediğimiz hareketler... Anadolu Efes'i tebrik ediyor, diğer takımlarımızdan da devamını diliyoruz.