31 Temmuz 2016 Pazar

FibaEurope U18 Women ardından...

Bugün son gün maçlarıyla tamamlanacak olan U18 Genç Kızlar Avrupa Şampiyonası'na katılan Milli Takımımız son gün maçında İtalya karşısında aldığı 34-57'lik yenilgi sonrası turnuvayı Avrupa sekizincisi olarak tamamladı. Genç kızlarımız oynadıkları yedi maçın sadece ikisini kazansa da, TOP16 eleme maçında Çek Cumhuriyeti karşısında aldıkları çok değerli galibiyet sayesinde ilk sekiz içindeki yerlerini aldılar. Ekibimiz sadece iki galibiyet alsa da, grupta Rusya'ya uzatmada ve İtalya'ya son hücumda kaybedilen maçları düşündüğümüzde, performans olarak hiç de kötü bir turnuva geçirmediklerini söyleyebiliriz. 


Turnuva geneline baktığımızda 1998-99 jenerasyonunun geleceğe forvet ve pivot yatırımı yapacağını söylemek yanlış olmaz. Kızlarımızın performanslarına baktığımızda özellikle 3-4 ve 5 numaların etkili olduğunu söyleyebiliriz. 3 numarada Şelale Kepenc, 4 numarada Meltem Yıldızhan ve 5 numarada İlayda Güner ve İnci Güçlü'yü gelecekte A milli takımımızda izlemeyi beklediğimiz isimler olarak öne çıkarabiliriz. Oyun kurucu rotasyonumuz görece zayıf karnımız olarak görünse de, Merve Arı ve Eda Şahin'in takımlarında süre alıp çok çalışarak kadın basketbolumuzun geleceğinde rol almalarının mümkün olduğunu söylemek makul olabilir. 

Geçtiğimiz yıllarda U16 ve U18 şampiyonlarında takımlarımızın en etkili isimlerinden biri olan ve bu yaz aynı zamanda yaşına rağmen U20 milli takımımızın da ilk beşinde yer alan Meltem Yıldızhan takımımız içinde belki de en fazla potansiyele sahip isim. 1.88 boyundaki Meltem boyuna göre hızlı olmakla birlikte iyi bir fundemental'a sahip. Bu turnuvada da milli takımımızın en skorer ismi olan, iyi bir ribunt ve top çalma istatistiği de yakalayan Meltem'den beklentimiz bu performansın daha fazlası olduğundan gerek heralde ki, bu yazki turnuvalarda yer yer eleştirildiği de olmadı değil. Fakat şu da bir gerçek ki, altyapılardaki başarısını A takım seviyesine taşıması ve bu seviyede kalbur üstü bir basketbolcu olabilmesi için hem gücünü artırması hem de biraz daha şut çalışarak rakibe bir şut tehdidi yaratması gerekiyor. Bu sezon Galatasaray'da alacağı süre ne olur bilinmez; fakat süre alabileceği bir takıma kiralık gitmesi onun için çok daha faydalı olabilir. 

2016 Rio olimpiyatları takım kadroları

2016 Rio Olimpiyatları erkekler basketbolda mücadele edecek ülkeler 12 kişilik final kadrolarını açıklamaya başladılar. 12 kişilik kadrılar açıklandıkça bu başlık altından sizlerle paylaşıyoruz:

ABD:



Jimmy Butler (2.01-26-G, Bulls), Kevin Durant (2.06-27-F, Warriors), DeAndre Jordan (2.11-28-P, Clippers), Kyle Lowry (2.81-30-G, Raptors), Harrison Barnes (2.03-24-F, Mavericks), DeMar DeRozan (2.01-26-G, Raptors), Kyrie Irving (1.91-24-G, Cavaliers), Klay Thompson (2.01-26-G, Warriors), DeMarcus Cousins (2.11-25-P, Kings), Paul George (2.06-26-F, Pacers), Draymond Green (2.01-26-F, Warriors), Carmelo Anthony (2.03-32-F, Knicks)

Arjantin:



Robert Acuna (2.05-28-P, Penarol), Nicolas Brussino (2.00-23-G, Mavericks), Facundo Campazzo (1.81-25-G, Murcia), Gabriel Deck (1.97-21-F, Quimsa), Carlos Delfino (2.00-33-G, FA), Marcos Delia (2.09-24-P, Obras Basket), Patricio Garino (1.96-23-F, Washington Un.), Manu Ginobili (1.98-38-G, Spurs), Nicolas Laprovittola (1.93-26-G, Estudiantes), Leo Mainoldi (2.04-31-F, Gimnasia), Andres Nocioni (2.01-36-F, Real Madrid), Luis Scola (2.04-36-F, Raptors)

30 Temmuz 2016 Cumartesi

2004-2005 Phoenix Suns efsanesi

NBA'de Batı Konferansı takımlarından Phoenix Suns eski günlerini mumla arıyor. Son olarak 2010'da Play-Off yapabilen ve o yıl konferans finalinde Los Angeles Lakers'a yenilen Suns, takip eden sezonlarda konferansında ilk sekize girme başarısını yakalayamadı. Özellikle 2005-2007 arasında skorer oyunuyla dikkat çeken ve sahada izlettirdikleri hızlı basketbollarıyla taraflı tarafsız tüm basketbolseverlerin sevgisini kazanan Suns'ın 10 yıl sonra geldiği nokta ise cidden düşündürücü. Bu düşünceler arasında biz de yüzyılın ilk onyılının ortalarında NBA'in en dikkat çekici takımına geri dönüp küçük bir nostalji yapalım dedik. 


Kabus gibi geçen bir 2003-2004 sezonu sonrası, yaz aylarında Marbury ve Hardaway'in takımdan ayrılıp yerlerine Steve Nash - Quentin Richardson ikilsinin gelmesi Suns'a apayrı bir hava katmıştı. Nash kariyerinin başladığı takımın dümenine geçip, Leandro Barbosa, Joe Johnson, Quentin Richardson, Amare Stoudemire gibi gençler ve Shawn Marion gibi bir atletik gücü bulunan takımı 29-53 ile kapattıkları bir sezon sonrası 62-20'lik bir galibiyet yüzdesine getirmiş, Suns'ı taraflı tarafsız herkesin ilgi odağı yapmıştı. Her ne kadar dar rotasyon ve savunmayı ikinci plana atan oyun tarzı onları Play-Off'larda en fazla Batı Konferansı Finali'ne kadar taşısa da, bu durum efsanevi sezonun tarihe geçmesine bir engel teşkil etmedi. 

Peki 2004-2005 sonrası kadroda isimlere neler oldu? Kısa kısa isimlerin üzerinden geçecek olursak;

Takımın lideri Steve Nash, hem 2004-2005 hem de 2005-2006 sezonlarında sezon MVP ödülünü kazanırken, 6 kez All-Star kadrosuna seçildi. 2012 sonrası kariyerini Los Angeles Lakers formasıyla devam ettiren ve 2015'te aktif basketbol hayatına noktayı koyan Nash, Suns tarihinde en fazla asist yapan, 3 sayı atan, en iyi serbest atış yüzdesine sahip olan oyuncu olarak tarihe geçti. Nash şimdilerde ise Warriors'un oyuncu geliştirme danışmanı olarak kariyerine devam etmekte. 

Millilerin 12 kişilik olimpiyat kadrosu

2016 Rio Olimpiyatları'nda ülkemizi temsil edecek Basketbol Kadın Milli Takımı kadrosu son şeklini aldı. 6 takımlı grupta Fransa, Japonya, Brezilya, Avustralya ve Belarus ile karşılaşacak olan Potanın Perileri 2 oyuncunun daha kadrodan kesilmesiyle 12 kişiye indi. Milli Takım menajeri Arzu Özyiğit'in açıklamasında Pınar Demirok ve Pelin Derya Bilgiç'in kadrodan kesildiği belirtilirken 12 kişilik Rio kadrosu şu şekilde belirlendi. 


Lara Sanders (1.91 - F/P, AGU)
Esra Ural (24-1.98-P, Fenerbahçe)
Şaziye İvegin Üner (34-1.83-F, İstanbul Ün.)
Ayşe Cora (23-1.75-G, Fenerbahçe)
Tilbe Şenyürek (21-1.88-P, Botaş) 
Nevriye Yılmaz (36-1.93-P, Galatasaray)
Işıl Alben (30-1.70-G, Galatasaray)
Bahar Çağlar (27-1.90-F, Yakın Doğu Ün.)
Şebnem Kimyacıoğlu (33-1.85-F, Yakın Doğu Ün.)
Birsel Vardarlı Demirmen (32-1.75-G, Fenerbahçe)
Tuğçe Canıtez (25-1.90-F, Fenerbahçe)
Olcay Çakır (23-1.82-G, BGD)

28 Temmuz 2016 Perşembe

Emir Gökalp'in yeni takımı Banvit!

Pek transfer haberi verme gibi bir alışkanlığımız yoktur, fazla dikkat çekici bir haber olmadıkça. Fakat bu yaz hangi takıma gideceğini merakla beklediğimiz bir ismin transfer haberini paylaşmadan da olmazdı. Geçtiğimiz sezonu TBL'de Gelişim Koleji'nde geçiren ve performansıyla dikkatleri üzerine çeken genç oyun kurucu Emir Gökalp'in, önümüzdeki sezonu Banvit forması terleteceği ve bu yönde Bandırma ekibiyle anlaştığı belirtildi.  


1995 doğumlu ve 1.85 boyundaki genç oyun kurucu geçtiğimiz sezonu maç başına ortalama 32.8 dakika süre alarak 12.9 sayı - 3.8 ribaunt - 5.4 asist ortalamasıyla tamamlamış ve performansıyla dikkat çekmişti. Bu yazki transfer döneminde bir Süper Lig takımı ile anlaşmasına kesin gözüyle bakılan Emir'i ikna eden ise Bandırma ekibi Banvit oldu. Çalışkanlığı ve karakteriyle de basketbol otoriterlerinin takdirini kazanan bir oyuncu olan Emir'in önceki sezon TBL'de En çok gelişme gösteren oyuncu ödülü de bulunmakta. Süre aldığı takdirde kendisini daha büyük başarıların da beklediğinden şüphemiz yok. 

25 Temmuz 2016 Pazartesi

Olimpiyatların en başarılı basketbolcuları

2016 Rio'ya fazla zaman kalmadı. Olimpiyatlar öncesinde tarihe kısaca bir göz atacak olursak madalya koleksiyonu olan bazı isimleri görmemiz mümkün. Hem erkek hem de kadın mücadelelerini beraber dikkate aldığımızda 1984-2000 yılları arasında 4 altın 1 de bronz madalyası olan ABD'li kadın basketbolcu Teresa Edwards olimpiyat tarihinin en çok madalyası olan basketbolcusu olarak tarihe geçti. Edwards'ın ardından ise 4 altın ile yine ABD'li kadın basketbolcu olan Lisa Leslie geliyor. Leslie 1996-2008 yılları arasındaki 4 olimpiyatta da şampiyonluk sevinci yaşamıştı. Erkeklerde ise Sovyetler Birliği'nin efsanevi basketbolcularından Gennadi Volnov ve Sergei Belov 4'er madalya ile en çok altın madalyaya sahip erkek basketbolcular olarak tarihe geçmiş durumdalar. 

İşte basketbolda olimpiyat madalyalı basketbolcular listesinin zirvesinde yer alan isimler:

Teresa Edwards (ABD-kadın): 4 altın - 1 bronz
Lisa Leslie (ABD-kadın): 4 altın
Gennadi Volnov (SSCB-erkek): 1 altın - 2 gümüş - 1 bronz
Sergei Belov (SSCB-erkek): 1 altın - 3 bronz
Kristi Harrower & Lauren Jackson (Avustralya - kadın): 3 gümüş - 1 bronz
Sheryl Swoopes & Dawn Staley & Katie Smith & Sue Bird & Tamika Catchings & Diana Taurasi (ABD - kadın): 3 altın
Katrina McClain (ABD - kadın): 2 altın - 1 bronz
David Robinson & Carmelo Anthony & LeBron James (ABD - erkek): 2 altın - 1 bronz
Kresimir Cosic (Yugoslavya - erkek): 1 altın - 2 gümüş

22 Temmuz 2016 Cuma

MİLLİLER YARI FİNALDE!

U20 Avrupa Ümitler Basketbol Şampiyonası'nın sonlarına doğru yaklaşırken madalya heyecanını da iyiden iyiye hissetmeye başladık. Altın madalyanın en önemli adaylarından biri olan milli takımımız, bugün oynadığı çeyrek final maçında İtalya karşısında aldığı 83-72'lik galibiyetle adını yarı finale yazdırdı. U20'lerimiz yarı finalde Çek Cumhuriyeti'ni 79-69 yenen Litvanya ile yarın 18:30'da karşı karşıya gelecekler. 


Bugün oynadığımız İtalya karşılaşmasına öyle bir başlangıç yaptık ki, maçın galibi belki de daha ilk çeyrekten belli oldu.Özellikle Ege Arar'dan gelen ardarda sayılarla farkı açan ve ilk 8 dakikayı 20-4 önde geçen millilerimiz, ilk çeyreği 26-9 üstün tamamladı. Topu her içeriye indirdiğimizde sayı bulmamız maç boyunca oynamamız gereken ve 3 çeyrek oynayacağımız oyun stratejisini ortaya koyarken, İtalyanları da açık şekilde demoralize etti. Milliler ikinci çeyrekte farkın verdiği rehavete kapılmayıp mücadeleyi bırakmayınca, üstünlüğümüz ilk devre boyunca devam etti. Çeyreğe potamızda iki üçlük görerek başlasak da, Ömer Uğurata'nın aldığı mola sonrası, ilk çeyrekte olduğu gibi topu tekrar içeri indirmeye başlayan Türkiye, Ege ve Egemen'den gelen sayılarla farkı tekrar aynı seviyeye çıkarmasını bildi ve devreyi 44-27 önde tamamladı. 

#FIBAU20Europe Canlı yayın

22 temmuz maçları


Çeyrek Final: Türkiye - İtalya



21 Temmuz 2016 Perşembe

Şampiyonlar Ligi eşleşmeleri belli oldu

Bu sezon ilk kez organize edilecek olan FIBA Şampiyonlar Ligi'nde kura çekimi bugün yapıldı. Türkiye'nin de dört takımla iştirak edeceği organizasyona Pınar Karşıyaka ve Banvit doğrudan grup aşamasında katılırken, Beşiktaş Sompo Japan ve Muratbey Uşak Sportif de 2. eleme turundan itibaren gruplara kalma mücadelesi verecek. 


Ön eleme turuna katılacak takımlarımızdan Beşiktaş Sompo Japan kura çekimi sonunda KK Igokea (Bosna Hersek) - KK Mornar Bar (Karadağ) galibiyle eşleşirken, Muratbey Uşak Sportif'in rakibi ise Petrolina AEK Larnaca (Güney Kıbrıs) - Cluj-Napoca (Romanya) eşleşmesi galibi olacak. Temsilcilerimiz eşleşmeyi geçtikleri takdirde grup aşamasına katılacakken, kaybetmeleri takdirde ise bu sezonki Avrupa mücadelelerini FIBA Europe Cup'ta devam edecekler. 


Grup kuralarında ise takımlarımızdan Banvit A grubunda, Pınar Karşıyaka B grubunda, öne elemeyi geçerse Murtbey Uşak Sportif C grubunda ve yine ön elemeyi geçerse Beşiktaş Sompo Japan de D grubunda yer alırken, gruplarında eşleştiği rakipler aşağıdaki şekilde oluştu:

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Fransa'yı yenen milliler çeyrek finalde

U20 Ümit Milli Basketbol takımımız Avrupa Şampiyonası TOP16 eleme maçında karşı karşıya geldiği Fransa'yı 82-75 mağlup etti ve adını çeyrek finale yazdırdı. 41-41 berabere biten ilk devre sonrası ikinci yarıda rakibine üstünlüğünü kabul ettiren milliler, böylece cuma günü çeyrek final mücadelesi yapmaya hak kazandı. Milli takımımızın yarı final yolundaki rakibi Sırbistan'ı 70-65 mağlup eden İtalya oldu. 


Karşılaşmaya iyi başlayan Fransa ilk 4 dakikayı 6-11 önde geçti. Milli takımımız ilk dakikalarda rakip kısaların savunma zaafından yararlanıp içeri penetreler yoluyla skor bulmaya çalışırken, bu penetreler sonunda Berk'in Ömer ve Egemen'i iyi beslemesi sonucu skorda tutunduk. Çeyreğin son 3 dakikasına 15-21 geride giren Türkiye Okben, Tolga ve Doğuş'un sayılarıyla gelen 7-0'lık seri sonrası ilk çeyreği 22-21 önde tamamladı. İkinci çeyreğe hücumda durgun başlayan milliler 3 dakika boyunca sayı bulamazken ilerleyen iki dakika içinde Egemen'in pota altını iyi kullanmasıyla gelen basketler sonrası beşinci dakikayı 29-28 önde geçti. Çeyreğin ikinci yarısında Berk'in asistleriyle gelen sayılar izlenirken, karşılıklı basketler sonrası ilk devre 39-39 eşitlikle sona erdi. 

19 Temmuz 2016 Salı

Parkede hırsız var: Yiğit Arslan

Helsinki'de devam eden FIBA U20 Ümitler Avrupa Şampiyonası'nda, A grubundaki üçüncü ve son maçında Macaristan'ı 81-64 mağlup eden Milli Takımımız, TOP16'ya grup lideri ünvanıyla ilerledi. Milli takımımız koçu Ömer Uğurata, grup liderliğini garantileyerek çıktığımız maçta tüm oyuncularına süre verip, az süre alan isimlere de kendilerini gösterme şansı verirken, bugün kısa süre almasına rağmen, başarılı performansıyla savunmadaki gayretini ve hırsını bir kez daha kanıtlayan Yiğit Arslan top çalma istatistiğinde turnuvanın zirvesine iyiden iyiye yerleşti. 


Turnuvanın ilk maçında Litvanya karşısında 6 top çalan Yiğit, ikinci maçımızda da Almanya karşısında kritik anlarda yaptığı 3 top çalma ile 13 sayı geriden gelip aldığımız galibiyette önemli rol oynamıştı. Yiğit bugün de, sadece 13 dakika sahada kalmasına rağmen hanesine 5 top çalma yazdırdı ve bu istatistikte toplam 14, maç başına da 4.7 ortalama ile şampiyonanın en çok top çalan oyuncusu unvanını elde etti. Bundan sonraki maçlarda da kendisinden benzer performansları izleyeceğimize inancımız tam olan Yiğit'in bu 3 maç boyunca sadece 2 top kaybı yapması da, bu istatistiğin ne kadar değerli olduğunu kanıtlayan bir diğer veri olarak dikkati çekiyor. Yiğit'in maç başına 17 verimlilik puanıyla bu kategoride de takımın en etkili ismi olduğunu da unutmayalım.

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Finlandiya'dan 1 maçta 51 üçlük

Finlandiya'da üçlük atamayana basketbolcu lisansı verilmediğini biliyor muydunuz? Tabi ki bilemezsiniz; çünkü yok öyle bir şey. Fakat Finlandiya basketbolunun fazlasıyla dış şuta dayandığını bilirsiniz. Yine de bu hafta sonu Finlandiya'da başlayan U20 Avrupa Ümitler Basketbol Şampiyonası'nın ilk iki gününde ev sahibi ekibin üç sayıya eğilimini izlediğimizde şaşkınlıktan küçük dilimizi yutacaktık. Neden mi? 


Bu sorunun cevabını almak için dün Finlandiya'nın İspanya'yı 91-90 yendiği maçın istatistiklerine göz atmak yeterli. Rakibi karşısında çok değerli bir galibiyet alan mavi beyazlılar, karşılaşma boyunca tam 51 üçlük denemesinde bulunarak inanılması güç bir sayıya ulaştılar. Her ne kadar bu denemelerden sadece 14'ü isabetli olsa da, Fin ekibi bu sevdasından maç boyunca vazgeçmedi. Maç boyunca 32 kez ikilik, 16 kez de serbest atış deneyen Finli gençler, bu iki denemenin toplamında fazla üçlük deneyerek belki de tarihe geçtiler. Turnuva istatistiklerine baktığımızda da iki maçta toplam 82 üç sayı denemesinde bulunan Finlandiya U20 Milli takımı en yakın takipçileri Çek Cumhuriyeti (67) ve Belçika'nın (56) açık ara önünde yer aldılar. 


Kapanış notu olarak da iki maç sonunda toplam 30 üç sayı denemesinde bulunan Türkiye'nin turnuvada bu istatistikte son sırada yer aldığını belirtelim. 


Emeklilik sırası Kevin Garnett'te mi?

Bu sezon önce Kobe Bryant ardından da Tim Duncan'ın emekliliklerini açıklayarak aktif basketbol hayatlarına nokta koymaları sonrası akıllara Kevin Garnett'in emeklilik konusunda nasıl bir yol izleyeceği gelmeye başladı. 1995 NBA draftında 1.tur 5.sıradan Minnesota Timberwolves tarafından draft edilen ve o günden bugüne 21 yıllık NBA kariyerinde Timberwolves, Celtics ve Nets formaları giyen Garnett'in, basketbol hayatını bu yaz sonlandırıp sonlandırmayacağı merak konusu. Tecrübeli oyuncunun aktif basketbola bir sezon daha devam etmesi durumunda 22 yıla uzatacağı NBA kariyeriyle Kevin Willis ve Kareem Abdul-Jabbar'ı geçip (21 sezon) bu alanda bir rekor kıracağı bilinse de geçtiğimiz sezon sakatlıklar nedeniyle oldukça sorun yaşayan Garnett'in vücudunun bir NBA sezonunu daha kaldırıp kaldıramayacağına karar vermek zor. 


Timberwolves'un sahibi Glen Taylor'un Garnett'in emeklilikle ilgili kararını sorduğu ve yıldız power forvetin 1 yıl daha oynamak istediğini söylediği biliniyor. Fakat Garnett'in de cümlesinin sonuna "I don't know If I can" (yapabilir miyim bilmiyorum) diye bir ekleme yaparak 40 yaşında olmasının buna izin verip vermeyeceğinden şüphe duyduğunu saklamadığını da görüyoruz. Kobe'nin emekliliği sonrası 1996, Duncan'ın basketbolu bırakması sonrası 1997 draft sınıfından aktif NBA oyuncusu kalmamasının ardından 1995 draftının parkedeki son temsilcisi olan Garnett'in devam ettirmekte olduğu "NBA abiliği"ni (ya da dedeliği mi desek?) ne kadar daha sürdürmeye niyetli olduğunu bu ay içinde öğrenmeyi umuyoruz. 

17 Temmuz 2016 Pazar

Milliler Almanya engelini son çeyrekte geçti: 67-63

U20 Avrupa Basketbol Şampiyonası ikinci gününde Almanya karşısına çıkan milli takımımız iyi başladığı; fakat ilk çeyrekte yakaladığı 11 sayılık farkı koruyamayınca beklemediği şekilde zorlandığı maçta Almanya'yı 67-63 yenerek ikinci grup maçından da galibiyetle ayrıldı. İkinci devre bir ara 13 sayıyla geri düşen Türkiye, savunma ile gelen geri dönüş sonrası grubunda 2'de 2 yapmış oldu. Milliler bugün Litvanya'nın Macaristan'ı yenmesi halinde son maçlar öncesi liderliği garantilemiş olacak. 


Karşılaşmaya Kadir, Yiğit, Tolga, Ege, Ömer Faruk beşiyle başlayan Türkiye, savunmadaki istekliliğiyle rakibine ilk dakikalarda kolay atış şansı vermedi. Ömer ve Ege'nin pota altındaki etkinliğiyle gelen 7-0'lık başlangıç Almanya'ya henüz 3. dakikada molayı aldırdı. Mola sonrası Almanya birkaç dakikalığına toparlanıp sayılar bulsa da, iki takımın da rotasyonlarının devreye girmesiyle birlikte ortaya çıkan bench farkı millilerimizi öne taşıdı; Yiğit ve Egemen'in sayılarıyla farkı açan Türkiye ilk çeyreği 22-11 önde tamamladı. İlk çeyrekteki 9 saha içi isabetimizin tamamının asist üzerinden gelmesi top paylaşım ve düzenimizin verimliliğini gösteren olumlu bir istatistikti. İkinci çeyreğe milliler hücumda bocalayarak başlayınca 0-7'lik bir Almanya serisini potamızda gördük. Topu pota altına indiremediğimiz ve ikili oyunlarda bir türlü istediğimiz verimi alamadığımız bu dakikalarda sayıl bulmakta zorlanınca savunma direncimiz de düştü ve verdiğimiz 3-17'lik seri sonrası 5 dakika sonunda 25-28 geri düştük. Almanya'nın Türk asıllı uzunu Mahir Agva'nın da skorer yönüyle öne çıktığı ve 14 sayıyla tamamladığı devrenin son anlarında beklenen direnci gösteremeyip skora dengeyi getiremeyen milliler soyunma odasına da 5 sayı farkla geride gitti: 34-39

16 Temmuz 2016 Cumartesi

Litvanya karşısında farklı başlangıç: 90-68

U20 Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası açılış gününde A Grubundaki ilk maçında Litvanya ile karşılaşan gençlerimiz sahadan 90-68 galip ayrılarak madalya hedefiyle geldikleri şampiyonaya iyi başladılar. Maçın ilk beş dakikası dışında oyunun hakimi olan millilerimiz böylece turnuvaya moralli bir giriş yapmış oldular. U20 Milli takımımız gruptaki ikinci maçını yarın 14:00'te Almanya ile oynayacak. 


Karşılaşmanın ilk dakikalarına sahada istediğini yaparak başlayan taraf Litvanya oldu. Basketbolun en temel prensiplerinden ikili oyunlarda etkili olan rakibimiz savunmadaki hatalarımızı iyi değerlendirip ilk 6 dakikayı 6-11 önde geçti. Egemen - Ömer değişikliği ikili oyun savunmamızdaki zaafı biraz rahatlatırken, iyi savunma sonrası gelen hızlı hücumlarla sayılar bulan millilerimiz çabuk toparlandı. Okben'in de oyuna girip istatistik hanesine yazdırdığı sayı ve asistlerle öne geçen Türkiye ilk çeyreği Okben'in buzzerbeater'ıyla 23-17 önde tamamladı. İkinci çeyrek karşılıklı sayılarla başlarken ilk 4 dakikayı 30-24 önde geçtik. Sezon içinde Obradovic'le yaşadığı problemlerden sonra maç kondisyonundan yoksun kalan Ömer Faruk'u tasarruflu kullanmak isteyen Ömer Uğurata'nın Ege'yi 5 numaraya çekip Tolga ve Okben'i 3-4 oynatarak denediği 4 kısalı beş çeyreğin kalanında zaman zaman savunma ve ribauntlarda takımımıza sıkıntı yaşatsa da, kısa beşin hücumda getirdiği canlılık millilerimizin daha kolay bulmasını sağladı. Ege ve Tolga'yla gelen sayılarla farkı açan Türkiye devreyi de 44-33 önde tamamladı. Bu çeyrekte Kadir'in savunma getirdiği canlılığın da takıma olumlu etkisi olurken, kritik anlarda yaptırdığı 2 hücum faul Litvanya'nın geri dönüşünü engelleyen önemli unsurlardan biri oldu. 

15 Temmuz 2016 Cuma

U20'ler madalya için sahaya çıkıyor

Avrupa U20 Erkekler Avrupa Şampiyonası yarın Helsinki'de başlıyor. Alt yapı yaş kategorilerinde aldığı başarılı sonuçlarla Türk basketbolunun en başarılı jenerasyonlarından biri gözüyle bakılan 1996 jenerasyonu yine madalya için parkeye çıkacak. 2012 U16 Avrupa şampiyonu, 2013 ve 2014 U18 Avrupa şampiyonu, 2015 U18 Avrupa ikincisi, 2015 Avrupa üçüncüsü ve 2015 U19 Dünya üçüncüsü milli takımlarımızın karışımı olan bir kadroyla mücadele edeceğimiz turnuvada, gençlerimiz en önemli favorilerden biri olarak gösterilirlerken, ilk maçlarını yarın Litvanya karşısında yapacaklar.


Kadroya baktığımızda her pozisyonda yetenekli oyuncularımızın varlığı dikkat çekiyor. Oyun kurucularımızdan Berk Uğurlu'nun bu sezon Basketbol Süper Ligi'nde Obradovic'ten aldığı süreleri iyi değerlendirmesi ve Fenerbahçe formasıyla yaşadığı Euroleague tecrübesi milliler için önemli bir artı olurken, diğer oyun kurucumuz Kadir Bayram'ın bu sezon hem Tofaş hem de Tofaş Gelişim formalarıyla aldığı süreler 1 numaralı pozisyon için bir endişe yaşamamızı sağlıyor. 

Şutör guardlarımızdan Yiğit Arslan da, Kadir gibi Tofaş'ın TBL şampiyonluğunda önemli rol oynarken, aynı zamanda Tofaş Gelişim formasıyla aldığı süreler sayesinde de maç kondisyonu bakımından zirvede yer alıyor. Muhtemelen Yiğit'i yedekleyecek olan Darüşşafaka ve Acıbadem Üniversitesi'nin guardı Doğuş Özdemiroğlu da hırsı ve mücadelesiyle özellikle savunmada ateşleyici gücümüz olacak. Doğuş'un bir 2 numara için yetersiz olan dış şut yüzdesi ise ihtiyaç olduğunda Anadolu Efes formasıyla tanıdığımız Oğulcan Baykan tarafından karşılanabilir. Zaman zaman Süper Lig'de de aldığı süreleri iyi değerlendiren Oğulcan'ın turnuva içindeki performansıyla süresini artırabileceğini de oldukça yüksek bir ihtimal olarak düşünüyorum. 

Ginobili imzasında Spurs'a 76ers kazığı


NBA'in yıldız veteranlarından Arjantin'li Manu Ginobili, takımı San Antonio Spurs ile bir yıllığına $14M'lık bir anlaşmaya imza attı. 38 yaşındaki yıldızını takımda tutmak isteyen Spurs'un aklında şüphesiz ki bu anlaşmayı böyle yüksek bir meblağa yapmak yoktu. Fakat Philadelphia 76ers'ın, Salary Cap'indeki boşluğun verdiği rehavetle Ginobili'ye 2 yıllığına 30 milyon dolar önermesi sonrası Spurs için evdeki hesap çarşıya uymadı. Arjantinli için kontrat tutarını yükseltmek zorunda kalan San Antonio Spurs kesenin ağzını açarak 1 senelik $14M tutarında bir teklif yaptı ve tecrübeli yıldızını takımda tuttu. Tabi bu durum Spurs'e pahalıya patladı. San Antonio Ginobili imzası sonrası, bu sezonda kadrosunda tutmayı düşündüğü Boban Marjanovic için Pistons'un yaptığı 3 yıllığına $21M dolarlık teklife karşılık veremedi ve 2.21'lik Sırp pivotu Detroit'e kaptırdı. 

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Yeni kuralla Hack-A-Dre sona erecek mi?

NBA'de son senelerde iyiden iyiye yapılma sıklığı artan taktik fauller ve "Hack-a-Shaq" taktiğinin önünü kesebilmek amacıyla kural değişikliğine gidildi. Önceki sene başlayan, maçın son iki dakikasında topsuz alandaki taktik faulleri teknik faulle cezalandırma uygulamasını iyileştirme yoluna giden NBA yönetimi, önümüzdeki sezonla birlikte bu kuralı genişletme kararı aldı. 2016-17 sezonuyla birlikte bu kural uzatmalarla birlikte tüm periyotların son iki dakikasında geçerli olacak.

Genişletilen yeni kuralın NBA'deki "Hack-a-Shaq" uygulamasını azaltacağı kesin de olsa, bu uygulamanın son iki dakikayla sınırlanması şüphesiz ki etkisini sınırlayacak. Sezon içinde Houston Rockets'tan McDaniels'ın Andre Drummond'a henüz üçüncü çeyreğin ilk 10 saniyesinde yaptığı beş faul ve sonrasında Drummond'un çeyreğin ilk 2.5 dakikasında 5/16 faul atarak kenara alınması olayını hatırladığımızda ("Hack-A-Dre"), bu kuralın etkisinin sınırlarını tartışabiliriz tabi ki. Videoyu izlediğinizde siz de hak vereceksiniz sanıyorum ki. 


Son olarak da sizi Nerlens Noel'in yine Andre Drummond'a yaptığı bir taktik faulün videosuyla başbaşa bırakalım. Bakalım yeni kural sonrası "Hack-a-Shaq" ya da "Hack-A-Dre"taktiği nasıl yaratıcılıklara gebe olacak?

12 Temmuz 2016 Salı

Harrison Barnes ve $94M'lık kontratı üzerine

Kevin Durant ve LeBron James'i bir kenarda tuttuğumuz zaman, NBA'de bu yaz dikkat çeken free agentların başında sayabileceğimiz isimlerden olan Harrison Barnes, bildiğiniz üzere Dallas Mavericks'le 4 senelik $94 milyon tutarında bir anlaşmaya imza attı. Bu sezon Golden State Warriors ile çok iyi bir sezon geçiren ve NBA şampiyonluğunu Final serisinin yedinci maçına kadar kovalayan ekibin önemli bir parçası olan Barnes'ın iyi bir kontrat alacağını önceden tahmin etsek de, bu durum Mavericks'in free agency döneminin en kötü kontratlarından birine imza attığını iddia etmemize engel değil. Geçtiğimiz sezonu 66 maçta 11.7 sayı - 4.9 ribaunt - 1.8 asist ortalamasıyla tamamlayan Barnes'ın, Warriors'un başarısında önemli bir rolü olsa da, yeni takımında benzer katkıyı sağlayıp sağlayamayacağı soru işareti. 


Öncelikle Mavericks'in takım yapılanmasına baktığımızda, Barnes'ın yeni takımında Curry-Thompson ikilisi gibi hem şut hem de penetre yaparak skor tehditi oluşturan ve 3 numaraya o kadar rahat pozisyon hazırlayan bir guard rotasyonu olmayacak. Her ne kadar Williams, Felton, Barea gibi isimlerin yeteneğini küçümsemek istemesem de, çıtanın bir seviye aşağı ineceği kesin. Bu seviyede takıma katkısı Warriors'ta olduğundan çok daha fazla olması gereken bir Barnes'ın, bu yükü ne kadar kaldırabileceği kafaları kurcalıyor. Özellikle final serisinde inişli çıkışlı performansını düşündüğümüzde yıldız forvetin cidden böyle bir max kontratı hakkettiğinden şüpheliyim. 

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Draymond Green tutuklandı


NBA'de 2015-2016 sezonunun finalisti Golden State Warriors'un forveti Draymond Green'in Michigan'da tutuklandığı belirtildi. Aynı zamanda bu yaz Rio'da gerçekleşecek olimpiyat oyunlarında mücadele edecek ABD Milli Takımının da bir parçası olan Green'in pazar günü bir kavgaya karışması nedeniyle tutuklandığı açıklandı. Kavganın herhangi bir yaralanmayla sonuçlanmadığı belirtilirken, 200 dolar karşılığı serbest bırakıldığı açıklanan Green 20 temmuzda yargıç karşısına çıkacak ve cezası belli olacak. Başarılı forvetin bu durumunun milli takımdaki yerini etkileyip etkilemeyeceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek. 

10 Temmuz 2016 Pazar

Free Agent piyasasında hala kimler boşta?

NBA'de geçtiğimiz hafta içinde kontratı biten çok sayıda oyuncu takımlarıyla anlaşmasını uzatırken, bir o kadar yıldız da kariyerlerinin yeni takımlarıyla imzaları attılar. Bu seneki Free Agent listesinin göz önündeki yıldızlarından LeBron James, Mike Conley, Bradley Beal, DeMar DeRozan, Hassan Whiteside gibi isimler takımlarıyla yeni sözleşmeler imzalarken; Kevin Durant'ın önderliğini yaptığı Rajon Rondo, Chandler Parsons, Dwight Howard ve Pau Gasol gibi yıldızlar da kariyer basamaklarına yeni takımlarıyla devam etme kararı aldılar. Şimdi önümüzdeki dönemde takımlar takaslar ve kalan Free Agent oyuncularla kadrolarına son şekli vermek isteyecekler. Boşta fazla sayıda kaliteli ya da sakatlık problemi olmayan free agent kalmadı tabi. Fakat bu isimler arasında dikkat çeken beş ismi sıralamak istedik:


Dion Waiters: Geçen sezonu 9.8 sayı - 2.6 ribaunt - 2 asist ortalamalarıyla tamamlayan Waiters, Ibaka ve Durant'ın ayrılması sonrası Thunder'ın tutmasını beklediğim oyuncular arasındaydı. Fakat Magic'le yapılan takas sonrası Victor Oladipo'yu kadrosuna katan Thunder, Waiters'ı gözden çıkarmış gözüküyor. Birkaç hafta öncesine kadar Kings, Bulls ve 76ers'ın ilgilendiği konuşulan Waiters, Kings'in Afflalo, Bulls'un da Wade'i alması sonrası, an itibariyle 76ers'a daha yakın gözükmekte. 

J.R.Smith: Cavaliers'ın henüz LeBron ile resmi bir imza atmamış olması Smith'in de geleceğini belirsiz kılıyor. Sonuçta bir LeBron değil; ama şampiyon takımın ilk beşinin değişmez oyuncusu ve muhtemelen kariyerinde atacağı son büyük kontrat imzasını bekliyor. Beklenti Cleveland ile anlaşma yenileceği yönünde de olsa, Smith'in pazarlıkları yükseltmesi sonrası işlerin karışabileceği de ihtimaller dahilinde. Henüz söylentiler pek dolaşmasa da, hazırda bekleyen talipleri vardır mutlaka. 

2016 Rio Olimpiyatları yolcuları belli oldu

Rio 2016 Olimpiyat Oyunları'na katılacak son 3 takımı belirleyen eleme turnuvalarının Filipinler ayağının da bugün sona ermesiyle birlikte olimpiyat oyunlarına katılacak erkek basketbol takımları belli oldu. Dün Belgrad'ta Sırbistan, Turin'de Hırvatistan'dan sonra, bugün de Manila'da Kanada'yı mağlup eden Fransa'nın olimpiyat vizesi almasıyla birlikte Rio'da mücadele edecek 12 ülke şu şekilde oluştu:


ABD - 2014 Dünya şampiyonu
Brezilya - Evsahibi
Avustralya - 2015 Okyanusya Şampiyonu
Nijerya - 2015 Afrika Şampiyonu
Venezuela - 2015 Amerika Şampiyonu
Arjantin - 2015 Amerika ikincisi
İspanya - 2015 Avrupa Şampiyonu
Litvanya - 2015 Avrupa ikincisi
Çin - 2015 Asya Şampiyonu
Sırbistan - FIBA OQT Belgrad birincisi
Hırvatistan - FIBA OQT Turin birincisi
Fransa - FIBA OQT Manila birincisi

Böylece eleme turnuvalarında 3 olimpiyat vizesi elde eden Avrupa kıtası olimpiyatlarda beş ülkeyle temsil edilirken, Amerika dört, Okyanusya, Afrika ve Asya da birer takımla mücadele edilecekler. 

Olimpiyatların ilk tur müsabakaları iki grup halinde yapılacak. Gruplar ise şu şekilde oluştu:


9 Temmuz 2016 Cumartesi

Fransa: 75 - Türkiye: 63 Olimpiyatlarda yine yokuz!

2016 Rio Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkı elde etme mücadelesi veren A Milli Erkek Basketbol Takımımız, Filipinler’deki eleme turnuvası yarı final maçında Fransa’ya 63-75 yenilerek elendi ve bir kez daha olimpiyatların uzağında kaldı. Karşılaşmaya 13-3’lük bir seri ilebaşlayan Türkiye, bu üstünlüğünü daha ilk çeyrek sonunda kaybedip, kenardan da gerekli desteği alamayınca kaçınılmaz bir yenilgi aldı ve resmi olarak yaz tatiline çıktı.
 
Karşılamaya pota altında Ömer – Semih ikilisiyle başlayan Milli Takım ilk dakikalarında topu pota altına indirip bu ikiliyi kullanmakta ısrar edince arka arkaya sayılar buldu. Ömer – Semih ikilisinin hem skor üretmesi hem de birbirini oynatma anlamında etkinliğiyle sayılar bulan Türkiye, Fransa’nın top kayıpları sonrası savunma direncini de artırarak ilk 5 dakikayı 13-3 önde geçti. Mola sonrası Fransa pota altını daha iyi savunmaya başlarken, dengeli hücumlarla daha yüzdeli oynayıncah  skora ortak olmaya başladı. Diaw’ın yüksek posttan oyunu iyi yönlendirmesi ve De Colo’nun 3 sayı çizgisi gerisinden bulduğu sayılar Fransa’ya 0-13’lük bir seri getirirken, çeyrek sonuna 16-18 önde giren taraf Fransa oldu.

7 Temmuz 2016 Perşembe

Türkiye: 68 - Senegal: 62 Yarı finaldeyiz

A Milli Basketbol Erkek Takımımız, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları elemelerindeki ikinci grup maçında karşı karşıya geldiği Afrika temsilcisi Senegal'i 68-62 yenerek grubunu ikinci sırada tamamladı ve yarı finalde çapraz grup birincisi Fransa ile eşleşti. Gruptaki ilk maçında Kanada karşısındaki kısır basketbolunda çok büyük bir gelişme göstermediği gözlenen Millilerimiz, rakibinin görece zayıf olması sayesinde gerekli sonucu alıp yarı final biletini cebine koydu.Yarı finaldeki Fransa maçı öncesi olumlu sinyaller vermeyen 12 Dev Adamın olimpiyat ümitlerini koruyabilmesi için öncelikle Fransa'yı yenip ardından da final maçı için diğer yarı finalin galibini mağlup etmesi gerekecek.


Karşılaşmaya Dixon - Sinan - Furkan - Samet - Semih beşiyle başlayan milli takımımız ilk çeyrekte sayı bulmakta anormal şekilde zorlandı. Dixon'un ilk maçtaki performansını koruyup 0/3 ile maça başlaması, rakibin boyalı alana gömülerek Sinan ve Furkan'ın penetrelerini, Semih'in pota altı oyunlarını engellemesi sonrası hücum ritmi bulamayan milliler 2-7 geri düştü. Çeyrek boyunca Melih ve Furkan'ın üçlükleri dışında hiçbir hücum çeşitliliği sahaya yansıtamayan Türkiye devreyi 10-11 geride tamamladı. İkinci çeyreğe biraz daha hareketli başlayan 12 Dev Adam, Dixon'un turnuva başından beri denediği 12 isabetsiz şut sonrası ilk isabetini kaydetmesi ve sonrasında belki de 5'ten fazla nokta pas yaptığımız ilk hücumu Sinan'ın üçlükle tamamlaması ile çeyreğin üçüncü dakikasında 17-14 öne geçti. Dört kısaya döndüğümüz dakikalarda kısalarımızın çok kolay geçilmesi, pota altında yalnız kalan Ömer'in de yeterli yıldırıcılıktan yoksun olması potamızda sayılar görmemize neden olup farkı açmamızı engellerken, hücumda Semih ve Furkan'ın gayretleriyle sayılar bulup devreyi 33-23 önde tamamladık. Devrenin sonunda birkaç dakika Ergin Ataman'ın Semih - Ömer ikilisini ayna anda sahada tutmayı denediği dikkat çekerken, devre sonucunu belirleyen üçlüğün zor bir pozisyonda Dixon'dan gelmesi oyun kurucumuzun oyuna dönmesi açısından da olumlu bir işaretti. En azından o an için öyle düşünüyorduk. 

Milli Takımımız ikinci yarıya pota altında Semih-Ömer ikilisiyle başlarken, çeyrek başında Sinan'ın dizinden geçirdiği sakatlık, ilk maçta Cedi'nin sakatlığı sonrası endişelenmemize neden oldu. İçeriye penetre konusunda başı çeken iki ismimizin yokluğu bir an için korkutsa da, Sinan'ın birkaç dakika içinde oyuna geri dönmesiyle rahatladık. Üçüncü çeyreğin ilk yarısında topu olabildiğince pota altına indirmeye çalışan millilerimiz Semih'le etkili olurken, savunmada kısaların yine çabuk geçilmesi, Semih-Ömer ikilisinin savunma yıldırıcılığından yararlanmamıza engel oldu. Dixon'ın çizgi gerisinden çember dövmeye devam ettiği çeyrekte savunma direncimiz giderek düşünce, ardarda hücumlardan sayılar bulmaya devam eden Senegal 4 dakika kala farkı 3 sayıya indirdi: 41-38. Kalan dakikalarda tüm hücumlarımız Semih'in zorlamalarına dayanırken, Semih'in düşük serbest atış yüzdesine karşın Senegal'in yaptığı basit hatalar ve acemice hücum fauller son 10 dakikaya girerken skoru 46-43 olarak belirledi. 

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Bryant Dunston'lı Ermenistan şampiyon

Bu sezon ligimizde Anadolu Efes'in başarısı için ter döken Bryant Dunston, dün sona eren "Küçük Ülkeler Avrupa Şampiyonası"nda Ermenistan formasıyla şampiyonluk yaşadı. FIBA'nın Avrupa'nın zayıf ülkeleri için düzenlediği ve bu yıl Moldova'nın ev sahipliğini yaptığı "European Championship for Small Countries" finalinde Andorra ile karşılaşan Ermenistan, grup aşamasında yenildiği rakibini 79-71 mağlup ederek altın madalyaya uzandı. Bryant Dunston ise final maçını 15 sayı - 12 ribaunt ile tamamladı. 


Turnuva genelinde de iki Amerikalısı Andre Spight ve Bryant Dunston ile etkili olan Ermenistan'da Spight 21.2 sayı - 3.8 ribaunt, Dunston ise 9.4 sayı - 9.2 ribaunt ortalamalarıyla mücadele ettiler. Dunston'ın ortalaması fazla kendini sıkmadığı grup maçları nedeniyle düşük kalırken, başarılı uzun final öncesinde yarı finalde İrlanda karşısında da 13 sayı - 14 ribaunt - 6 blokluk bir performans sergileyerek takımını şampiyonluğa taşıyan isimlerden biri oldu. Bryant 5 maçta yaptığı yaptığı toplam 15 blokla da turnuvanın blok kralı ünvanını elde etti. 

3 Temmuz 2016 Pazar

U17 Milli Takımımız Dünya ikincisi

U17 Milli Takımımız Dünya Şampiyonsı finalinde karşı karşıya geldiği turnuvanın favorisi ABD karşısında fazla varlık gösteremeyerek rakibine 96-56 yenildi ve 17 yaş altı Dünya ikinciliğini elde etti. Grupta da yenildiği güçlü rakibine karşı ilk 2 dakikada 6 sayılık bir üstünlük sağlayan milliler maçın geri kalanında üstünlüğlü rakibine bırakarak sahadan farklı bir yenilgiyle ayrıldı. ABD'nin atletik oyuncularına karşı, turnuva boyunca gösterdiği savaşcı ve mücadeleci kimliğinin çok uzağında kalan Türkiye yine de bu yaş kategorisinde tarihindeki en büyük başarıyı elde etmiş oldu. 


Karşılaşmaya Onuralp Bitim'in orta mesafe basketiyle başlayan millilerimiz, ilk dakikalarda canlı ve sert savunma ile ABD hücumunu durdurdu. Rakibini top kayıplarına zorlayan milliler ilk 1:45'i 6-0 önde tamamlasa da sert savunma 2 dakika içinde takım faul hakkımızın dolmasına neden oldu. 8-2 sonrası hem daha yakın savunma ile takımımızın rahat top çevirmesine ve potayı bulmasına engel olan ABD, hızlı hücumlarla da kolay sayı bulmaya başlayınca önce eşitlenen skor, ardından da 0-19'luk bir seri ile ABD lehine ilerledi. Milli takımımız tam 8 dakika sayı bulamazken Sexton'un 10 sayıyla tamamladığı periyot 10-25 ABD lehine tamamlandı. İkinci çeyreğin başında Sexton'un kenara gelmesiyle hızı biraz olsun kesilen ABD karşısında daha dirençli bir savunma yapan yıldılarımız, bu sefer de hücumda telaşlı oynamaya başlayınca farkı kapatma şansımız olmadı. Savunma kaynaklı sayılara devam eden ABD hızlı hücumlarla farkı açarken ikinci çeyrek de aynı ilk çeyrekte olduğu gibi 10-25 tamamlandı ve milli takımımız soyunma odasına 20-50 geride gitti. İlk yarıda millilerimiz atletik rakibi karşısında özellikle geriye koşmakta çok zorlanırken, potamızda fast break kaynaklı çok sayıda basket gördük. Hücumda da etkili olamayan milliler 0/8 üçlükle oynarken, serbest atış çizgisine gidemedi bile. Yaptığımız top kaybı sayısı ise 15'ti. 
  

2 Temmuz 2016 Cumartesi

Türkiye finalde! Muhteşem geri dönüş

U17 Basketbol Milli Takımımız İspanya'da devam eden Dünya Şampiyonası'nda dün yarı finalde ev sahibi ekibi 83-79 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Bir ara 15 sayı farkla geri düştükleri maçta, hem de evsahibi seyirci önünde muhteşem bir geri dönüşe imza atan 17 yaş altı milli takımımız bitime birkaç saniye kala Onuralp ile uzatmaya götürdükleri maçı 83-79 kazanarak final biletini elde ettiler. Millilerimiz yarın U17 Dünya şampiyonluğu için ABD ile karşı karşıya gelecekler. ABD grup maçlarında da milli takımımızla aynı grupta yer almış ve iki takım arasında oynanan karşılaşmadan 84-66 Amerika Birleşik Devletleri galip ayrılmıştı. 


Yarı final karşılaşmasına İspanya taraftarının da desteğiyle daha iyi başlayan taraf olurken, Ahmet Duran'nın pota altındaki etkinliği hem skor anlamında millilerimizin oyunda kalmasını sağladı hem de rakip uzunlara faul problemi yarattı. Topu mümkün olduğunca pota altına indirerek Ahmet'i kullanma yoluna giden Türkiye çeyreği 18-19 geride tamamladı. İkinci çeyrekte hücumda biraz daha durgunlaşan U17'lerimiz rakibin orta ve uzun mesafeli şutlarda yüksek yüzdeyle oynaması sonucu geri düşmeye başladı. Devrenin bitimine 4 dakika kala Carrasco'nun basketi farkı ilk kez çift hanelere çıkarırken (24-35), 2 dakika kala 24-39 ile İspanya farkı 15 sayıya kadar yükseltti. Farkın açılmasıyla set hücumundaki aksamalar dikkat çekmeye başlarken, bireysel hücumlardan da sonuç gelmeyince skor anlamında oldukça kısır bir çeyrek geçirdik. Pota altında Ahmet'i ikili ve üçlü sıkıştırmalarla durduran İspanya farkı giderek açarken, bu dakikaya kadar beklenen performansın altında kalan Onuralp'ten gelen 5 sayı devre sonuna girerken farkı 12'ye indirmemizi sağladı: 31-43.


Üçüncü çeyrek karşılıklı sayılarla başladı ve ilk 4 dakika 35-49 İspanya lehine geçti. İlk devrede de zaman zaman yaptığımız fakat sonuç vermeyen ikili ve üçlü sıkıştırmalı rakip sahada baskılı savunma, bu çeyrekte yavaş yavaş meyvelerini vermeye başlayınca çeyreğin ikinci yarısında İspanya top çıkarmakta ve hücumlarda zorlanmaya başladı. Ahmet'i içeriden iyi kullanmamız, Muhaymin'in atletizminden gelen canlılık ve Furkan'ın kaptığı toplarla canlanan milliler, farkı hızlı bir şekilde kapatmaya başladı. Onuralp'in çeyrek sonuna doğru skora katkısı ile farkı indiren ve evsahibini psikolojik baskıya sokan U17'lerimiz son 10 dakikaya 53-57 geride girdiler. Final periyoduna biraz durgun başladık. Bu çeyreğin başında bugün biraz durgun olan ve çok hata yapan Yiğitcan'ın 5 faul alması ve öncesinde Ragıp'ın sakatlanması maçın sonlarında uzun rotasyonu açısından bize bir miktar sıkıntı yaşatırken, bir yandan da belki de takımımızın direncini artıran bir unsur oldu. Zaman zaman sahadaki takımı iyice kısaltan takımımız, savunmada her geçen dakika sertliği artırırken son 2.5 dakikasına 64-69 geride girdiğimiz maçta bitime 4 saniye kala Onuralp'in tipinden gelen sayıyla maçı uzatmaya götürmesini bildiler: 73-73


Uzatma periyoduna Onuralp'in üçlüğüyle moralli başladık. İyi savunma, İspanya'daki yorgunluk periyot başında 5 sayılık bir fark yakalamamızı sağlarken, Onuralp'in saçma bir faulle kenara gelmesi İspanyollar'ı ümitlendirdi. Yine de çeyrek boyunca saha içi basketi bulamayan İspanya gençlerimizi yakalamayı başaramazken, son dakika içindeki taktik savaşından 83-79 ile galip çıkan Türkiye Dünya Şampiyonası finalinde mücadele etme hakkı kazandı. 

İlk yarıda zaman zaman çok zorlayan ve hatalar yapan Onuralp Bitim özellikle ikinci yarıdaki performansıyla 23 sayı - 10 ribaunt - 3 top çalma ile en skorer ismimiz olurken, Ahmet Duran da pota altında durdurulamadığı maçı 16 sayı - 9'u hücum 14 ribaunt ile tamamladı. Milli takımımızda ayrıca Mert Konuk yüzdeli oynadığı maçta 12 sayı - 3 ribaunt, Eray Akyüz 10 sayı - 2 top çalma ve atletizmiyle ikinci yarıda takıma canlılık getiren Muhaymin Mustafa da 8 sayı - 8 ribaunt ile mücadele ettiler. İspanya'nın en etkili ismi ise 17 sayı - 11 ribaunt ile Sergio Martinez oldu. Fakat Martinez'in özellikle maç sonu ve uzatma devresinde oyundan koptuğu ve kritik anlarda takımına katkıda bulunamadığı da oldukça dikkat çekti.