Sunday, November 15, 2015

Kısa NBA Sezonu Doğu Konferansı: Sürprizler ve Takım Kimyası

NBA sezonu açılalı hazır fazla süre geçmeden doğu konferansı özelinde bu yıl çıkış yapmasını beklediğim, bir başka deyişle potansiyelinin üzerine koyarak basketbol açısından büyümesi beklediğim takımların sezon performansını değerlendirmek istiyorum.

Güçsüz doğu konferansından başlarsak bu takımların başında Orlando Magic, Charlotte Hornets, Detroit Pistons ve Miami Heat geliyor. Bu takımların ortak özelliği geçtiğimiz yıl hiç birinin playoffa katılamamış olması. Kimi, bu sezon Pistons ve Hornets örneğinde olduğu gibi yeniden yapılanmaya giderek playoff özlemini dindirmenin derdine düşerken Magic ve Heat örneğindeyse takım kimyası ve oyuncu gelişimlerine odaklanarak var olan potansiyellerinin üzerine koyup ortaya koyup basketbol aklı olarak büyümenin peşindeler.

ORLANDO MAGIC

Maçları Türkiye’deki yayın haklarından dolayı fazla izleme şansı yakalayamasam da (bu nokta kendim için üzücü bir not olarak kalsın) bilhassa Magic’ın sezona oldukça zorlu bir fikstürle başladığını belirtmek yerinde olur. Bu dönemde Karadağlı uzun Nikola Vucevic’in ufak bir sakatlık yaşadığını göz önüne alarak aslında oyuncu gelişimi açısından koç Scott Skiles’ın oldukça şanslı olduğunu ve şu ana dek oldukça başarısız giden antrenörlük kariyerini ayağa kaldırabilecek bir takım yaratma şansının elinde olduğunu söylemek yerinde olur. Geçtiğimiz yılı büyük ölçüde sakat geçiren uzun forvet Aaron Gordon yanı sıra Barca altyapısının ürünü draft seçimi Mario Hezonja takıma dinamizm kazandıran ve barındırdıkları potansiyelle Magic için ileriye umutla bakmalarını sağlayan oyuncu grubunun dinamizmle öne çıkan parçaları. Bunun yanında Victor Oladipo, Tobias Harris ve oyun kurucu Elfrid Payton Vucevic ile beraber takımın iskeletini oluşturan parçalar ve yaşları göz önüne alındığında basketbol olarak beraberce büyüyecek takımların başında geliyorlar.

Charlotte Hornets

Hornets ise sahibinin hasis tavırları bir kenara, tüm NBA’de şehrin canlılığını bir kenara koyarak düşünürsek, bu yıl belki de Micheal Jordan’ın ilk kez basketbol adına ciddi düşünüp başarıyı hedefleyen bir kadro oluşturmasıyla bilhassa sezon öncesi hazırlık periyodunda bu sezon için iyi sinyaller vermişti.  Takımdan ayrılan ve gelen oyuncular düşünüldüğünde takım 4 dış oyuncunun üzerine Jefferson’ın pota altı post-up oyunları ve Kemba Walker’ın çembere gidişleri üzerinden kurguladığı hücumu Batum gibi bir savunmacı ve şutörle birleştirerek geçtiğimiz yıla oranla daha kompakt ve modern bir anlayışla basketbol oynamanın peşinde.Şu ana dek bilhassa oyun kurucularının formuyla takım kimyasını birleştirerek 9 maçın sadece 3'ünü kendi evlerinde oynadıkları fikstürde 4 galibiyetle en azından parke üzerinde geçtiğimiz yıla oranla ne yaptığını bilen ve dirençli bir görüntü sergilediler. Playooff biletini alıp alamayacaklarını ise şehrin takımı ne kadar sahipleneceği belirleyecek gibi duruyor.   


Detroit Pistons

Pistons cephesinde yeniden yapılanma geçtiğimiz sezonun ortasında Josh Smith’ın serbest bırakılmasıyla başladı ve batıda playoff yarışını etkiledi desem yeridir. Şu ana dek oynadıkları maçları düşünerek yeniden yapılanma aşısının en azından şimdilik tuttuğunu ve ilerde nasıl sonuç vereceğini Brandon Jannings’in takımı oynatıp oynatamayacağının belirleyeceğini düşünüyorum. Bunun yanında çaylak Stanley Johnson ile beraber Markief Morris ve Ersan İlyasova hamleleri takımın çektiği şutör açığını kapatmış durumda. Andre Drummond her iki çember altında da varlığını hissettiren ve NBA genelinde her ne kadar basketbol aklı ham olsa da en korkulan uzunların başında geliyor. Kısaca Jannings de iyileşip takım düzenine zarar vermeden oyuna ayak uydurabilirse playoff Pistons için uzak ihtimal değil. Hele hele şehrin basketbol olan aşkı düşünüldüğünde.... 

MIAMI HEAT

Heat cephesi geçtiğimiz yıl Bosh’un sakatlığına rağmen Whitesside’ın bilhassa pota altında yarattığı etkiyle son ana dek playoff yarışının içinde kalmıştı. Playoffun dışında kalmaları özellikle Dragic hamlesinden sonra sürpriz sayılabilirdi. Bu biraz da draft seçiminde daha üst sıralarda yer elde edebilmek için yapılmış bir hamle olarak düşünülebilir. Lakin bu yıl sağlıklı Bosh ve kariyerinin son demlerini yaşamaya yaklaşan Wade’ın uyumuna ek olarak takımın sahip olduğu şutör adedinin artışı koç Eric Spoelstra’nın basketbol aklını daha rahat bir biçimde sahaya yansıtması açısından elini güçlendiren faktörlerin başında geliyor. Heat belki de takım kimyası oturursa doğunun Cavaliers ve Bulls’tan sonra kağıt üzerinde en yetenekli kadrosu. Potansiyelini kinetiğe çevirebilir mi? İşte bunu zaman gösterecek.   

  

1 comment:

  1. Ersan ve Jennings hamlesi Detroit'in sezonunu baştan bitirdi bana kalırsa. Bu sezon da çöpe gidecek.

    ReplyDelete