Eurobasket 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eurobasket 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2018 Perşembe

Zalgiris (Zalgirio) Arena - Kaunas

Kaunas şehrinin içinden geçen Nemunas Nehri'nin üzerindeki bir adacığa inşa edilen Zalgirio Arena, 2011'den bu yana Zalgiris Kaunas'ın basketbol maçlarına ev sahibi olmakla birlikte, voleybol, hentbol, buz hokeyi gibi birçok spora ve konser gibi sosyal aktivitelere de ev sahipliği yapan çok amaçlı bir salondur. Yapımına 2008'de başlanan ve 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası öncesi kullanıma açılan 15,552 seyirci kapasiteli Zalgirio Arena, bu tarihe kadar 70 yılı aşkın süre şehrin spor mabedi olan Kaunas Sports Hall'un yerini alıp, Zalgiris Kaunas'ın LKL ve Euroleague maçlarına ev sahipliğini yapmaya başlamıştır.

Zalgirio Arena - Kaunas - Zalgiris Kaunas

18 Ağustos 2011'deki Litvanya - İspanya maçıyla birlikte kapılarını profesyonel basketbola açan Zalgirio Arena, Eurobasket 2011'de çeyrek final ve sonrasındaki maçlara ev sahipliği yapmış; fakat çeyrek finallere madalya beklentisiyle gelen Litvanya'nın Makedonya'ya yenilmesi sonrası, ev sahibinin madalya kazanmasına tanık olamamıştı. Yaklaşık 15 bin basketbolseverin izlediği Fransa - İspanya arasındaki final maçını ise 98-85 kazanan İspanya bu salondaki ilk önemli turnuvada ilk şampiyonluğu elde etmişti.

18 Eylül 2011 Pazar

Rusya Avrupa üçüncüsü: 72-68

Eurobasket 2011'in son gününde madalyalar sahiplerini buluyor. Günün ilk maçında Avrupa üçüncülüğü için karşı karşıya gelen Rusya ve Makedonya basketbolseverlere keyifli bir maç izlettiler. Son saniyelerine kadar başa baş geçen maçta, son hücumda Makedonya'dan Damjan Stojanovski'nin kaçırdığı inanılmaz turnike sonrası, rakibine 72-68 üstünlük sağlayan Rusya Avrupa üçüncülüğünü elde etti.
Daha önce gruplarda da rakibiyle karşılaşıp Monya'nın son saniye üçlüğüyle galibiyete uzanan Rusya karşılaşmaya hızlı başladı ve maçın ilk birkaç dakikası hariç maçın ilk 3 periyodunu hep önde götürdü. Makedonya ise maçın genelinde Rusya'yı

14 Eylül 2011 Çarşamba

Boğalar Slovenya'yı ezdi geçti: 86-64

Litvanya'da devam eden Eurobasket 2011'de çeyrek final heyecanı İspanya - Slovenya maçı ile başladı. Boğalar, karşılaşmaya kötü başlayıp ilk periyodu geride kapatmalarına rağmen, ikinci periyotla beraber toparlanıp ikinci devredeki mükemmel oyunlarıyla Slovenya'yı 86-64 mağlup ederek ilk yarı-finalist oldular. Slovenler ise olimpiyata katılma ümitlerini oynayacağı klasman maçlarına bıraktılar.
Maça fırtına gibi başlayan Slovenya iyi savunmasına, İspanya'nın top kayıpları da eklenince, Erazem Lorbek ve Mirza Begic'in sayılarıyla 04:21'e 18-12 önde girdi. Periyodun geri kalanında farkın kapanmazına izin vermeyen Slovenler ilk periyodu 23-16 önde kapattı. İkinci periyotta top kayıplarını azaltıp savunmasını sertleştiren İspanya, Slovenya'nın kolay basket bulmasına izin vermeyince önce farkı kapattı,

25 Ağustos 2011 Perşembe

Boğalar kadroyu belirledi

Eurobasket 2011'in en büyük favorisi olarak gösterilen İspanya'da kadrodan kesilen son oyuncu Real Madrid'in forveti Carlos Suarez oldu. Son durumda Litvanya'da mücadele edecek İspanya Milli Takımı kadrosu aşağıdaki gibi şekillendi:
Jose Manuel Calderon
Ricky Rubio
Sergio Llull
Juan Carlos Navarro
Victor Sada
Rudy Fernandez
Fernando San Emeterio
Victor Claver
Pau Gasol
Marc Gasol
Serge Ibaka
Felipe Reyes

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Hido demiş ki!


Eurobasket 2011 resmi sitesinde milli yıldızımız Hidayet Türkoğlu’nun Almanya’daki Super Cup sonrası yaptığı röportaja yer verilmiş. Hidayet Almanya’daki turnuvada iyi sonuçlar alamadıklarını ama takım performansındaki gelişimden memnun olduklarını söylemiş. İlk hedeflerinin savunmayı oturtmak olduğunu belirten Hidayet, bu amaçlarına ulaştıklarını ve kalan bir haftada yoğun olarak hücum organizasyonuna ağırlık vereceklerini eklemiş.
Biz de kalan bir haftada hem savunma hem de hücumda yoğun ve verimli antremanlar sonucunda millilerimizden hazırlık maçlarında izleyemediğimiz iyi oyunu bekliyoruz. Hidayet’in önderliğinde 12 Dev Adam’a sonsuz başarılar!

23 Ağustos 2011 Salı

2001'de sahada 2011'de kenarda

Litvanya’nın ev sahipliğini yapacağı 2011 Avrupa Basketbol Şampiyonası Eurobasket 2011’e sayılı günler kala takımların hazırlık maçları devam ediyor. Milli takımımız coach Orhun Ene’nin önderliğinde katıldığı 2 turnuvada yaptığı 6 maçtan 2 galibiyet 4 yenilgi ile ayrıldı. 2 turnuvayı da üçüncülükle kapatan milliler İzmir’deki Spor Toto World Cup’ta Ukrayna’yı uzatmada yenerken, Almanya ve Sırbistan’a ise yenildi. Almanya’daki turnuvada ise Belçika karşısında sahadan galibiyetle ayrılan 12 Dev Adam, ev sahibi Almanya ve Yunanistan’a farklı yenildi.
Avrupa Şampiyonası’na 2010 Dünya ikincisi ünvanıyla gelen Türk Milli takımı aynı zamanda Dünya Şampiyonası’nın en başarılı Avrupa ekibi olmuştu. Dünya ikinciliği sonrası Türk basketbolseverlerdeki beklentilerin artması, kadroda 4 NBA oyuncusunun bulunması, 2011 draftının 3. Sıra pick’i Enes Kanter’in varlığı, kısa oyuncuların Euroleague ve Avrupa kupaları tecrübeleri Türkiye’yi turnuvanın favorileri arasına sokmuştu.
Bu beklentiler arasında en büyüksoru işareti ise uzun zaman Tanjevic’in sağ kolu olmuş ve aynı zamanda Banvit’te de baş antrenörlük görevi üstlenmiş Orhun Ene’nin sergileyeceği yöneticilik ve liderlik rolüydü. 2001 Avrupa ikinciliğimizde guard olarak sahada, 2010 Dünya ikinciliğimizde yardımcı koç olarak kenarda yer alan Ene, bu sefer baş antrenör olarak ne yapacaktı? Bu hala daha Türk sporseverlerinin aklında en büyük soru işareti gibi duruyor. Zira İzmir ve Almanya’daki turnuvalar Orhun’un kendini geliştirmesi gereken noktaları açık olarak gözler önüne serdi.
Herşeyden önce, Avrupa Şampiyonası’nda milli takımın parkede sergileyeceği oyun stratejisinin hem Orhun hem de takımın ağabeyi rolünü Hidayet için bir karakter sınavı olacağı düşüncesindeyim. Zira, özellikle canlı olarak tribünden izlediğim İzmir’deki turnuvada ne Hidayet’in takım oyununa bağlı kalma niyeti vardı, ne de Orhun’un takıma bir söz geçirme gayreti… Ersan ve Hidayet gibi iki yıldızımızın oyun ciddiyetini kaybettiği anlarda kenardan gelen uyarının gecikmesi önemli bir eksikti. Ki geciken uyarılar da Nihat İziç’ten gelmişti. Bunun yanıısıra bu gibi durumlarda yıldızlarımızın da genç koçumuza karşı vereceği tepkiler iki taraf için de önemli bir kararkter sınavı olacak, aynı zamanda performansımız için bir belirleyici olacaktır. Bu durumda en kötü senaryo ise iki tarafın kendini kannıtlama çabası içinde milli takıma zarar vermesi olur ki, geçmişte bu konuda dilimiz yandığından düşünmek bile istemiyorum.
Bir diğer önemli ve bir önceki maddeyle ilişkili nokta da, Orhun Ene’nin önemli karar alma anlarında  gecikmesiydi. Almanya maçının son dakikaları… Tam farkı kapattığımız anlarda Oğuz ardarda iki hata yapıyor, boş dönüyoruz ve sayı yiyoruz. Orhun mola alıp almamayı düşünüyor. Bu sırada bir hücumdan daha boş dönüp sayı yiyoruz ve sonrasında mola geliyor. Basketbolda 1 hücum, 1 top, 1 sayı bile çok değerliyken hiçbir koçun bir hücum boyunca mola alıp almamayı düşünmeye hakkı yoktur. Hele ki bir milli takım koçunun. Ene’nin Banvit’in başında mütevazi bir kadroyu yönetirken gösterdiği rahatlığı ve stresten uzak tavırlarını, milli takımın başında yıldızlarımızı yönetirken de göstermesini diliyor; en kısa zamanda bu otorite eksikliğini ortadan kaldırmasını bekliyoruz. Hatta gerekiyorsa biz gidelim, çocukların kulaklarını çekip uyaralım J
Ve gelelim hücumlarımıza… Bunu benim yazımdan önce onlarca kez bloglarda ya da köşelerde okumuşsunuzdur heralde. Kamp boyunca kondisyon depolanmış, o yüzden belirgin bir hücum setimiz yokmuş!!! Bu konuda tek söyleyebileceğim, önümüzdeki 10 günden az sürenin takımı hücum setlerine adapte etmek için yeterli olmasını dilediğimdir. Zira bu hücum setlerini oturtamadığımız sürece, haliyle turnuvanın sonuna kadar kalamadığımız sürece, ha kondisyon depolamışız, ha depolamamışız…
Bu vesliyle henüz eksikleri oldukça fazla olmasına rağmen, basketbolu sevmeye başladığım yılların bir numaralı point-guardı Orhun’a milli takımın başında başarılar diler ve başarı yolunda her türlü desteği vereceğimi belirtmek isterim. Dilerim ki 2001’de sahada yönettiği takımı bu sefer de kenardan yönetir ve  turnuva sonunda “Nerde hazırlık maçlarındaki milli takım, nerde bu şampiyon takım! Helal Olsun!” der ve onu omuzlarda taşırız.