ING Basketbol Süper Ligi'nde ilk beş hafta geride kalırken, ligin alt sıralarındaki takımların bırakın galibiyet elde etmeyi, aldıkları farklı mağlubiyetler dikkat çekmeye başladı. Zaman zaman yazılarımızda da fazla İstanbul takımı bulunmasını eleştirdiğimiz Basketbol Süper Ligi'nin iki İstanbullusu Arel Üniversitesi Büyükçekmece ve Bahçeşehir Koleji beş maç sonunda henüz galibiyetle tanışamazlarken, tek galibiyetli Sigortam.Net İTÜ ile birlikte potalarında gördükleri yüksek skorlar ve yedikleri farklarla ligin ilk haftalarından küme düşme baskısını hissetmeye başladılar.
2019-2020 sezonunun ilk beş haftası itibariyle oluşan tabloya baktığımızda ligin son üç sırasını oluşturan bu üç takımın İstanbul'dan çıkması, bugüne kadar hep eleştirdiğimiz "bir spora olan odağın ve yatırımın bir şehir üzerinde yoğunlaşması"nın potansiyel risklerinin ne kadar gerçekçi olduğunu gösterirken, kısa süreli finansmanlarla, altyapı yatırımından uzak olarak ve yabancı oyunculara dayalı oluşturulan takımların, ekonomik koşullar değiştiğinde düştükleri durumu da gözler önüne sermiş oldu. Her ne kadar İTÜ'yü basketbol kültürü ve geçmişi itibariyle bu sınıflandırmanın dışında tutabilsek de, bu sınıflandırmaya girebilecek diğer İstanbul ekiplerinin, mevcut durumları itibariyle, onların yerini alabilecek birçok Anadolu takımının ligdeki yerini gasp ettiklerini ve basketbolun Anadolu'ya sevdirilmesinin önündeki ciddi engellerden olduklarını düşünüyorum.
