Sunday, August 31, 2014

Yıldızlarımız Avrupa dördüncüsü

U16 Erkek Basketbol Milli Takımımız Letonya’daki Avrupa Şampiyonası’nın kapanış gününde üçüncülük maçında İspanya’ya 73-77 yenilerek Avrupa dördüncüsü oldu. Maçın son beş dakikasına 69-64 önde giren yıldız milliler, rakiplerine verdikleri 0-10’luk seri sonrası maçı tekrar çeviremediler ve madalyaya ulaşamadılar. Takımın bugüne kadar en etkili oyuncusu Ömer’in faul problemi nedeiyle ekstra bir performansla mücadele eden yıldız millilerimizin nefesi son çeyrekteki İspanya serisini durdurmaya yetmeyince yenilgi kaçınılmaz oldu. Ömer aynı yarı final maçında Fransa karşısında olduğu gibi erken faul problemine girerken, beşinci faulünü de bitime 5 dakika kala aldı ve o an 69-64 önde olan milliler, İspanya’ya seri vererek turnuvayı dördüncü tamamladılar. 
 
 
Turnuvanın geneline bakacak olursak, başlangıçta maksimum çeyrek final mücadelesi şansı verdiğim milli takımımızın aldığı bu dördüncülük benim gözümde ciddi bir başarı. U20 ve U18 takımlarımızın şampiyonluğundan sonra U16’larımızın performansı bir daha fazla merakla beklenirken, rakip kadrolarla karşılaştığımızda bizimkinden daha gelecek vadeden isimlerin mevcut olduğunu görüyorduk. Turnuvanın başlamasıyla birlikte Ömer (Yurtseven), Ömer (Al), Oğuzhan, Berk gibi isimlerin önderliğinde mücadele eden Türk Milli takımını izlemeye başlayınca her maçta sıralama beklentim bir kademe daha yükseldi. Turnuva öncesinde bizden yukarıda gördüğüm İtalya’ya karşı çeyrek finaller geldiğinde artık yıldızlarımızı favori görürken, yarı finalde Fransa ile eşleşmemiz ise belki de olası bir gümüş madalyayı elimizden aldı. Hatta İtalya maçı sonrası, Fransa’nın gücünü bilsem de, “Acaba U20 ve U18 sonrası üçüncü altın da gelir mi” diye düşünmekten kendimi alamadım.
Takımın lideri görünümündeki Ömer Yurtseven’in kendine dikkat ettiği takdirde önemli bir yetenek olduğu inkar edilemez. Yarı final ve final maçlarında dakikalarını kısıtlayan faul problemi onun için bir eksi olsa da, sahada olduğu anlarda takımı sürüklediği ve pota altında ciddi bir tehdit olduğu görülüyor. Takıma olan katkısını istatistiklere de yansıtınca turnuvanın beşine girme onuruna da ulaştı. U18’de Egemen’den sonra, U16’da da turnuvanın pivotunu çıkarmamız aynı zamanda basketbolumuzun geleceği açısından oldukça önemli. Adaşı Ömer Al ise ilk maçlarda kenardan gelerek takıma önemli katkılarda bulunduktan sonra, maçlar ilerledikçe takımı sürükleyen önemli isimlerden biri oldu. Yetenekli bir oyuncu olmakla birlikte fiziksel dezavantajı olduğu görülüyor. İlerleyen zamanda boyu daha uzar mı dilemiyoruz; fakat en azından antreman temposuyla fiziğini geliştirdiği takdirde bu dezavantajından bir nebze kurtulup iyi bir guard olabilir. Turnuvanın asist kralı olması ise onun adına önemli bir kariyer başarısı. Takımın bir diğer dikkat çeken oyuncusu ise Oğuzhan Yarol’du. İlk birkaç maç sonrası skor yükünü eline alıp Ömer’in belki de en büyük yardımcısı olan Oğuzhan, kritik İtalya çeyrek finali ve Ömer’in kısıtlı süre aldığı İspanya maçlarındaki performanslarıyla da dikkatleri üzerine çekti. Çok düzenli olmasa da iyi denilebilecek üç sayı yüzdesini ve serbest atışlarını geliştirdiği takdirde ilerleyen yıllarda kadrodaki yerini alabilecek oyunculardan. Bu isimlerin öne çıktığı takımımızda Onuralp, Samet, Berk gibi isimler de oynadıkları basketbolla ileride isimlerini duyurabilme yolunda ümit verirlerken, kendi gelişimleri üzerinde durmaları ve takımlarında alacakları süreler onların kaderini belirleyecek unsurlar olacak.
Yazımı bitiriken yaş kategorilerinde 2 altın madalya ve bir dördüncülükle kapattığımız Avrupa Şampiyonlarının basketbolumuzun geleceği açısından bizi umutlandırdığı tekrar belirtmek isterim. Bu noktada en önemli husus, bu çocukların gelişimini iyi yönetmek ve mücadeleci liglerde kayda değer dakikalar verebilmek. Bununla ilgili de ileride ayrıca birkaç satır karalayacağım.

0 comments:

Post a Comment