Friday, August 15, 2014

Kazanabilecek miyiz?

Dünya Şampiyonası hazırlıklarına oynadığı hazırlık maçlarıyla devam eden 12 Dev Adam, son olarak İstanbul'da konuk ettiği İspanya'ya da 63-70 yenilerek hazırlık maçlarındaki "na-galip"liğini sürdürdü. Belçika, Kanada ve İspanya deplasmanında alınan yenilgiler sonrası İstanbul'da taraftarı önüne çıkan milliler, İspanya'da fark yedikleri İspanyollara karşı son dakikaya kadar galibiyet ümitlerini korusalar da sahadan 63-70 mağlup ayrıldılar.
 
 
Son yıllarda takımımızın temel direkleri olarak dikkatleri çeken Hidayet Türkoğlu, Ersan İlyasova, Semih Erden gibi isimlerin yokluğunda nasıl bir performans sergileyeceği merak edilen 12 Dev Adam, Dünya Şampiyonası hazırlık maçlarında sergilediği performansla henüz böyle sert bir turnuva çıkarmaya hazır olmadığı izlenimi verdi. Her ne kadar bazı otoriteler tarafından henüz zaman olduğu ve alışma evresinde oldukları söylense de, diğer takımların da aynı evrelerden geçtiği / geçeceği düşünüldüğünde birçok yönden oldukça hızlı gelişmeler göstermemiz gerektiği açık.
Takımımızda söylenebilecek en olumlu noktayla başlayacak olursak, savunma gayretinin ümit verdiğini görebiliriz. Özellikle bugünkü maçta İspanya karşısında rakibe yaptırılan top kayıpları savunmanın yavaş yavaş rayına girdiğini göstermekte. Her ne kadar ikili oyun savunmasında henüz katedecek çok yolumuz olsa da, İspanya gibi bir takım karşısında savunma kaynaklı hızlı hücumlar yakalıyor olabilmek "yeni takım olma aşamasındaki" millilerimiz için oldukça değerli. Yalnız savunmadaki bu gayreti, önceki senelere göre oldukça zayıf gözüken pota altı savunmamız ve ribaunt sıkıntımız yüzünden yeterince "artı"ya çeviremiyoruz. Semih'in milli takımda olmama kararına sonuna kadar katılsam da, Ömer ile birlikte pota altında rakibe hissettirdikleri korkuyu da özler oldum. Semih'in yokluğunda Ömer'in maç eksiğini bir an once giderip, Oğuz'un dakikalarından biraz daha çalması gerekiyor.
Oyunun hücum yönüne gelecek olursak, Kerem ve Ender'in oyun kurucu pozisyonunda üzerlerine düşen görevi henüz üstlendiklerini söylemek mümkün değil. Takımın assist ortalamasının yukarı çekilmesi gerekiyor ve bu ikilinin bu noktada önemli rol olması lazım. Asisti yukarı çekmek için tabi diğer oyunculara da önemli rol düşüyor. Serhat'ın da takımdan ayrıldığını düşünürsek, saf şutör tadında oyuncu eksiği çekiyoruz. Birkaç sene içinde Furkan bu kadroya girecektir; o zamana kadar Cenk ve Melih ile idare edebilir miyiz bilinmez. Bunun yanında pota altında Ömer'in ikili oyunları, dört numarada da Barış'ın şutları dışında assist için guardların ekstra yaratıcılığı gerekiyor. Barış demişken, ilk kez milli takımda bu kadar ön planda yer alma fırsatı buldu ve şimdilik iyi kullanıyor. Bunun yanında U20'de Avrupa Şampiyonası MVP'si apoletiyle milli takıma gelen Cedi'nin de takdire değer gelişimi göze çarpıyor. Fakat Cedi ve Barış'ın eline bakan bir milli takım ikinci turdan öteye gidemez. Bu da bir gerçek.
Son olarak da, hangi takımla oynarsak oynayalım çok net gözüktü ki, çok hareketsiz hücum ediyoruz.Topu eline alan oyuncu topu yere vurmadan önce mutlaka bir saniye beklerken akıcı hücum edip boş koridor bulabilmemiz mümkün değil. Turnuvanın iddialı takımı olmak istiyorsak son iki İspanya maçında rakip hücumlarını bir değil birkaç kez daha izleyip dersler çıkarmalıyız. Yoksa her maç olduğu gibi "70 sayıyı geçmemiz lazım" yorumlarını dinlemeye  ve "acaba bir sonraki maç kazanabilecek miyiz?" diye sormaya turnuva boyunca devam ederiz.  
 
 

1 comment:

  1. Bu kadar karamsar olmaya gerek yok. Hazır olmasak bile ilk turdaki zayıf rakiplere karşı alınacak galibiyetler havayı bulmamızı sağlayacaktır.

    ReplyDelete