Friday, November 1, 2013

Kanarya devleri eze eze ilerliyor : 86-60

Turkish Airlines Euroleague A Grubu'nda mücadele eden Fenerbahçe Ülker, Obradovic yönetiminde zaferden zafere koşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Ülker Arena'da İspanyol devi Barcelona'yı deviren Kanarya, bu akşam da bir diğer basketbol ekolü Rus CSKA Moskova karşısında farklı bir galibiyete imza attı. Maçın daha ilk çeyreğinde çift haneli farkı yakalayan (26-16) Fenerbahçe Ülker, maç sonunda da 86-60 gibi farklı bir skorla sahadan galip ayrılarak grupta 3'te 3 ile zirveyi rakibine bırakmadı.
CSKA gibi bir devi 26 sayı farkla parkeye gömen Fenerbahçe için söylenecek çok söz var. İnsan ister istemez geçtiğimiz sezonki basketbolla karşılaştırıyor bu senekini. Özellikle ikinci tur gruplarında daha maçın başında savaşmayı bırakan, en ufak bir olumsuzlukta, birkaç basketlike seride rakibine teslim olan ve mücadeleden vazgeçen Fenerbahçe gitmiş, bambaşka bir Fenerbahçe gelmiş bu sene. Herşeyden once sahada savaşan ve savunma yapan bir takım var. Henüz ikinci çeyrekte yakalanan 20 sayılık farkın başka bir açıklaması olamaz. Sarı lacivertliler bu farkı yüksek hücum yüzdeleri ile değil CSKA'ya kolay sayı vermemeleri sayesinde yakaladılar. Bu noktada Obradovic'in takıma getirdiği havanın, disiplinin etkisi çok büyük. Her ne kadar zaman zaman anlık konsantrasyon kayıpları ile yüreğimiz ağzımıza gelse de, tekrar ayağa kalkmasını bilen bir takım var parkede. Ve belki de en güzeli bizim gençlerimiz Kenan'ın, Metecan'ın, Melih'in benchten değil saha içinden bu takıma katkıda bulunmaları.

Oyuncu bazında birkaç ismin altını çizecek olursak, Bo'nun önderliği ve Bojan'ın her zamanki skorer oyununa Vidmar- Zoric ikilisinin pota altındaki mücadeleleri, Bjelica'nın kritik anlarda aldığı hücum ribaundları, Kleiza'nın savaşçılığı ve Kenan-Melih ikilisinin de enerjisi eklendiğinde bu akşamki Fenerbahçe'yi taraflı tarafsız herkes zevkle izledi. Emir'in her zamanki çok yönlü oyunu da unutmamak lazım. Yalnız herşeyden önemlisi sarı lacivertlerin savunmasıydı. Belki Micov 20, Hynes da 17 sayıyla direnmeye çalıştı; fakat altını çize çize belirtmek gerekir ki Teodosic 30 dakika, Krstic 19 dakika, Khryapa ise 24 dakika sahada kaldılar. Eurobasket ilk beşine koysanız kimsenin karşı çıkmayacağı bu isimler Ülker Arena'daki savunma karşısında sadece Khryapa'dan gelen 2 saha içi isabeti bulabildiler toplamda.
Lafı çok uzatmadan... bu akşam Ülker Arena'da Fenerbahçe'nin tam bir zafer gecesini yaşadık. Şimdi önemli olan bu başarıyı sürdürülebilir kılmak. Daha once çok izledik ilk turlarda zaferden zafere koşup çeyrek final öncesi düşüşe geçen takımlarımızı. Obradovic'in buna izin vermeyeceğine inanmak istiyorum ve Fenerbahçe'ye önündeki maçlar için başarı diliyorum.
Unutmadan birkaç da istatistik verelim. Bojan Bogdanovic 23 sayı ile maçın en skoreri oldu. Bo McCalebb 14 sayı, 5 assist, 4 top çalma, Emir Preldzic 13 sayı, 5 assist, 4 ribaund, Linas Kleiza 12 sayı, 5 ribaund ve Nemanja Bjelica da 9 sayı, 9 ribaund ile ona destek oldular.
Son olarak da İzzet ile yazıyı bağlıyorum. Melih'in, Kenan'ın, Metecan'ın pay sahibi olduğu bu başarılarda eminim ki İzzet de sahada yerini almak istiyordur. Biraz düşünsün bakalım neden sahada ben yokum diye. Bizim gördüğümüz cevabı o da görecektir mutlaka. Gerisi ona kalmış...

0 comments:

Post a Comment