Sunday, June 8, 2014

Abdi İpekçi'de kazanan Cimbom oldu:73-64

Beko Basketbol Ligi final serisinin üçüncü maçı bugün Apdi İpekçi Spor Salonu’nda oynandı. Çok fazla ince detaylara girmeden Fenerbahçe – Galatasaray ezeli rekabetini bir kez daha parkeye taşıyan ezeli rekabetin üçüncü maçı ve serinin kalanı üzerinde birkaç satır karalayalım.
 
 
Maça geçmeden önce üzülerek belirtmeliyim ki, maç öncesi gerek demeç gerekse tutumlarıyla gerilimi artırmaya çalışan ve bundan beslenen bir kısmın istedikleri doğrultusunda birkaç tatsız olay yaşandı ve Abdi İpekçi girişinde hakemlere yönelik saldırı ve tribünlerdeki küfürler yine basketbolun maça 0-10 geride başlamasına neden oldu. Az önce twitterda gezinirken #AhlakiYozlaşma hashtaginin TT olduğunu gördüm. Sonra da maç sonrası twitterda karşılıklı atışma küfürleşmeler karşısında basketbolun da bu yozlaşma için de eriyip gittiğini üzülerek görmekteyim.
Maça dönecek olursak, ikinci maçla birlikte Galatasaray Liv Hospital’de izlemekte olduğumuz yükseliş bu maçta da devam etti. Maça sert savunmayla başlayıp Fenerbahçe’yi art arda top kayıplarına sürükleyen sarlı kırmızılılar, Melih ve Bjelica’dan gelen – ki Melih’inkiler cidden ekstraydı- katkılar hariç rakibe zor anlar yaşattılar. Öyleki Fenerbahçe’nin ilk 6 dakikada rakip potaya atabildiği şut sayısı (dikkatinizi çekerim; soktuğu demiyorum, denediği) sadece 4’tü. Sarı lacivertlileri oyunda tutan ise Melih’in 11 sayılık, Bjelica’nın da 8 sayılık serileri ile gelen çıkışlar oldu. Galatasaray ise Erceg ile iyi başladığı maçta, Cenk’in kenardan gelip savunmayı canlandırması sayesinde Arroyo’nun 19 dakika 0 sayı, 1 asistle oynadığı devreyi 2 sayı ile önde kapattı.

Üçüncü çeyrekte Fenerbahçe’yi biraz daha etkili izledik. Aslında daha şutör demeliyiz belki de buna. Bogdanovic’in basketleri sarı lacivertlileri önde tutarken, Galatasaray da taraftarının desteğiyle oyunu dengede götürmesini bildi. Kenardan bakıldığında daha iyi oynuyor gibi gözüken sarı lacivertlilerde, son saniyede Bonsu’dan yenilen smaçla maçın dengeye gelmesi son periyot öncesinde belki de kötü sonun başlangıcıydı. Final çeyreğinde üstün olan taraf net bir şekilde Galatasaray oldu. Sarı kırmızılıların sert savunması karşısında topu içeri indirmekte zorlanan Fenerbahçe ilk üç çeyrekteki 8/15 üç sayı yüzdesinin ardından final periyodunda 0/7 ile oynayınca skor bulmakta hayli zorlandı. Galatasaray ise hem içerden hem de çizgi gerisinden etkili olunca serinin üçüncü maçında 73-64 lük bir skorla sahadan galip ayrılmasını bildi.
Sarı kırmızılılarda Zoran Erceg özellikle ilk çeyrekteki etkili oyunu ve 17 sayı, 8 ribaundluk performansıyla takımın en skoreri olurken, savunması ve istatistiğe yansımayan katkılarıyla da dikkat çeken Cenk Akyol karşılaşmayı 12 sayı, 3 ribaund ile tamamladı. Fenerbahçe Ülker’de ise Nemanja Bjelica 17 sayı, 10 ribaundla double double yaparken, Melih Mahmutoğlu’da 11 ilk devrede 14 sayı kaydetti. Maçın belki de en can alıcı istatistiği ise Fenerbahçe’nin top kayıplarındaki 15-7’lik üstünlüğü oldu.
İzlediğimiz üç maçta olan bitenlerden sonra gördük ki, dördüncü maçta Abdi İpekçi'de kazanmaya yakın olan Cimbom seriyi 2-2 ile Ülker Arena'ya götürür. Fakat Fenerbahçe'nin kendi sahasındaki beşinci maçta sahaya koyacağı kararlılık şampiyonluğun kaderini belirleyecektir. Galatasaray'ın deplasmanda alacağı bir galibiyet sarı kırmızılılara şampiyonluğu getirebilecekken, Fenerbahçe'nin kazanacağı maç sonrası, seri yedinci maça gitse bile sarı lacivertliler taraftarı önünde Galatasaray'a bir şampiyonluk daha kaptırmayacaklardır. 
 

0 comments:

Post a Comment