Monday, May 5, 2014

Fener'i yen kupayı al: Galatasaray ligde de şampiyon

Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nin yeni şampiyonu Galatasaray Odeabank oldu. Son 8 yılın lig şampiyonu ezeli rakibi Fenerbahçe'yi Play-Off final serisinin beşinci maçında 73-54 mağlup eden sarı kırmızılılar tam 14 sezon sonra mutlu sona ulaştılar. Böylece Türkiye Kupası ve Euroleague'de Fenerbahçe'yi yenerek kupaya uzanan Cimbom, Türkiye Ligi'nde de kupayı Fenerbahçe galibiyeti sonrası kaldırmış oldu.
 
 
Galatasaray Odeabank, seri öncesinde de birçok kişi için şampiyonluğun favorisiydi. Ben de Euroleague sonrası yazımda Fenerbahçe'nin takım yapısına baktığımızda fazlasıyla kişisel yeteneklere dayanan ve şutlar girmediğinde problem yaşayan kırılgan bir yapısının olduğunu belirtmiştim. Galatasaray Odeabank'ta ise Ekrem Memnun önderliğinde daha düzenli bir sistem ve nispeten dar bir kadro rotasyonu olsa da, tüm oyuncuların eşit rol oynadığı bir düzen olduğunu söylemiştim. Bu karşılaştırma sarı kırmızılıları final serisinde de bir adım öne taşıyordu. Aslında ilk iki maçı izlediğimizde serinin buralara kadar bile gelmeyeceğini düşünüyordum; ama Fenerbahçe sahasında ev sahibi avantajını kullanarak seriyi son maça taşımasını bildi. (Ev sahibi avantajı günümüzde biraz farklı anlaşılmaya başladı malesef; fakat şimdi o konuya girmeyeceğim)
Bugün ise serinin beşinci ve son maçında iki takım arasındaki "takım olma" farkı ortaya çıktı. Aslında iki takım arasındaki en büyük fark sahada değil benchteydi. Ekrem Memnun'un takım olarak yaptırdığı savunma ve hücum bir anda Galatasaray'ın skorda öne çıkmasını sağlarken, taraftarın desteğiyle havayı bulan Cimbom maçın başından farkı açmaya başladı. Fenerbahçe'de ise oyunun tamamen şut üzerine kurulması, topu elinden çıkaranın olduğu yerde durması ve hücum esnekliğinin de olmaması Fenerbahçe hücumlarını tıkadı.Şutların girmemesi, Cappie, Angel ve Birsel'in ilk yarı boyunca toplamda 2 sayıda kalması sonrası, kenardan bir B planı alamayan sarı lacivertliler farkın sürekli olarak açılmasına engel olamadı. Bunun yanında sarı lacivertlilerde oyun konsantrasyonu da öyle düşüktü ki, sahadakiler ne koştu ne savunma yaptı ne de boş şutlardan isabet bulabildi.
Sonuçta hem sahada, hem kenarda, hem tribünde daha çok isteyen ve hak eden taraf Türkiye Kupası ve Euroleague finalinde olduğu gibi ligde de kupayı kaldırdı.
Yazımın sonunda Galatasaray'ı ve Ekrem Memnun'u bir kez daha tebrik ederken iki detayı da geçmeden edemeyeceğim. İlki ezeli rekabetin yaşandığı her spor dalına bulaşmaya başlayan fanatizmin çirkinlikleri. Seri boyunca bunun bir bayan basketbol maçı olduğunu unutan fanatiklere söyleyecek çok söz var; ama yeri burası değil. Diğeri ise takım televizyonları. Hem FBTV hem de GSTV seri boyunca bize büyük işkence çektirdiler. Spiker ve yorumcu değil de taraftar havasındaki insanların sunduğu yayınlara mahkum kaldık resmen. Sadece tezahürat etmedikleri kaldı. Şifreli yayınlara çok sövmüşümdür; ama bu akşam bunu bir kez daha düşündüm...
 
 

0 comments:

Post a Comment