Sunday, January 5, 2014

Gerçek Euroleague şimdi başlıyor

2014’ün ilk haftası Turkish Airlines Euroleague’de TOP16 maçları için de ilk düdüğün çaldığı hafta oldu. İlk tur grup maçları sonunda gruplarında ilk dört sırayı alan 16 takım, sekizli iki grup halinde bir kez daha zirve yarışına başladılar. TOP16’ya ilk gruplarda alınan galibiyetlerin taşınmaması çeyrek final heyecanını yeninden başlatırken, ilk gruplarda bekleneni veremeyen ya da beklenenin üstünde mücadele örneği gösteren takımların bu turda daha gerçekçi sonuçlar alacağını tahmin ediyoruz. Net bir şekilde söyleyebiliriz ki, basketbolun hem kalitesi hem de heyecanı çok daha artacaktır.
 
 
Ülkemiz TOP16 turunda 3 takımla temsil edilirken, bizim takımlarımızın performanslarını nasıl koruyacakları birçoğumuz için endişe konusu. İlk tur gruplarını 8 galibiyetle kapatan Fenerbahçe Ülker şu ana kadar kupanın sürpriz takımı olurken, son haftalardaki düşüş gösteren performansı sonrası TOP16 için soru işaretlerine neden olmuştu. Grubun ilk maçında C grubu lideri namağlup Olympiakos ile karşı karşıya gelen kanarya, son 3 dakikasında dengeye getirdiği maçı potasında gördüğü ard arda üçlükler sonrası 82-95 kaybetti. Olympiakos maçı tam bir ölçü değil tabi; ama maçın başından sonuna kadar geride gitmelerinin sarı lacivertliler için olumlu bir sinyal olmadığı net. Yine de maçın sonlarına doğru çift haneli farkı eritip son 2 dakikaya girerken 3’e kadar indirmeleri ise direnç gösterdiklerinde basketbol seviyesini birkaç seviye daha yükseltebildiklerini gösteriyor. Fakat bu performansı maçın tamamına yayamadıkları takdirde zorlu grupta işlerinin çok kolay olmayacağını söyleyebiliriz. Birinci turda yendikleri Barcelona, ilk turun performans altı ekibi Panathinaikos ve diğer iki İspanyol ekibi TOP16’da Fenerbahçe’yi daha çekişmeli maçlarda zorlayacaklardır. İşler kötüye gittikçe gençlere verilen sürelerdeki azalmayı da göz önüne aldığımızda Obradovic’in rotasyonu güçlü tutabilmek için devreye girmesi gerekiyor. Bir sonraki rakip İspanyol Barcelona. İlk turda İstanbul’da kazanan Fenerbahçe’nin bu maçta sahaya koyacağı performans bundan sonraki maçlar için de ölçü olabilecek ve gruptaki sıralama konusunda bize bir fikir verebilecektir.
Euroleague’de yoluna devam eden diğer temsilcimiz Galatasaray Liv Hospital da TOP16 gruplarını Maccabi Tel Aviv yenilgisiyle açtı. İyi bir mücadele sonrası son çeyreğe önde giren; fakat 5 dakika kala başlayan 0-12’lik Maccabi serisine “dur” diyemeyen sarı kırmızılılar, sonraki 2 dakikada farkı ancak 6 sayıya indirebildiler: 84-90. Furkan’ın yokluğunda pota altında yine de iyi mücadele veren, hatta Erceg’in ekstra oynadığı maçta Hickman, Smith ve Ohayon’un sayılarına engel olamayan Cimbom iyi bir hücum yüzdesi yakalasa da rakibine yetişmeyi başaramadı. Maçın en kritik anlarında Arroyo’nun sakatlanıp benche gelmesi ise Maccabi’nin işini kolaylaştıran unsur oldu. İlk tur maçlarında da kadro yapısı gereği Galatasaray’ın kaybettiği maçlar görmüştük. Maccabi yenilgisi de bu anlamda normal karşılanabilir; fakat kazanma noktasına gelen bir maçı son çeyrekte kaybetmek üzücü oluyor gerçekten. Sarı kırmızılıların bu grupta ilk dörde girebilmesi için ekstra galibiyetler alması şart. Kendi sahasında yakaladığı böyle fırsatlar ise kesinlikle kaçırılmamalı. Ataman’ın son çeyrek direnci konusunda takımı biraz daha motive etmesi gerektiği açık.
TOP16’daki son takımımız Anadolu Efes ise, TOP16 ilk haftasının en farklı yenilgisini aldı. Rakip güçlü Barcelona olsa bile Efes’in maçın henüz başında bu kadar kolay pes etmesi artık kabul edilebilir sınırların dışına çıkmaya başladı. Koç değişikliği sonrası sahada az da olsa direnç beklerken, henüz değişen birşeyin olmaması üzücü. Pota altında Barcelona’nın sağladığı 46-26’lık ribaund üstünlüğü bunun bir kanıtı. Bjelica zamanla alışır da rotasyonu güçlendidir mi bilinmez ama ben pek ümitli değilim bu konuda. Rakip sahada Barcelona gibi bir deve pota altını bu şekilde teslim ettikten sonra galibiyet alabilmek için sahaya çok fazla farklı alanlarda artılar koymak lazım; fakat İspanyol ekibinin 17-8’lik asist, 7-2’lik blok istatistikleri eklenince yenilgi kaçınılmaz oluyor. Her takım guardı kadar oynar demişler. Sezon başından beri takıma olumlu bir katkı veremeyen Planinic’in 33 dakika sahada kalmak zorunda olması Efes’in sorununu açık şekilde ortaya koyuyor zaten. Son olarak hazır çeyrek final için bu kadar ümitsizken ve dibe vurulmuş denebilecekken, hiç olmazsa Deniz, Emircan, Doğuş, Cedi gibi isimleri kazanmaya bakılmalı diye düşünüyorum. Haftaya Abdi İpekçi’de Unicaja Efes’in konuğu olacak. Tünelin diğer ucundan bir umut ışığı görebilecek miyiz bakalım...

0 comments:

Post a Comment