Sunday, September 8, 2013

Adriyatrik'de boğulduk!

12 Dev Adam, Slovenya'da düzenlenen Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda çıktığı üçüncü maçtan da ağır bir yenilgiyle ayrılarak turnuvaya resmen veda etti. Yunanistan karşısında sahadan 84-61 mağlup ayrılan Türkiye'de Hidayet Türkoğlu'nun performansı (31 dakika, 0/9 saha içi isabeti, 4 ribaunt, 4 top kaybı ve 2 sayı) ve koçumuz Bogdan Tanjevic'in onu oyundan almaması çok eleştirildi. Yunanistan'da Ioannis Bourusis 21 sayı, 4 ribaunt ile oynarken, Nikos Zizis 6 sayı, 11 asist ile takımızın kuyusunu kazan isimler oldular. Milli takımımızda ise biraz direnç gösteren Ender, Kerem Gönlüm, Ersan, Sinan, Ömer Aşık gibi isimlere de yazık oldu.

Maça gelirsek, ilk yarı çok da kötü bir performans yoktu, Hidayet'in oyundan çıkmaması dışında büyük bir hata da yoktu. Topu içeri indiriyorduk. İkinci yarıya da çok da kötü başlamadık. Nihayet Serhat'ı doğru yerde kullandık farkı 5 sayıya indirdik. Ne olduysa ondan sonra oldu.

Zizis-Bourisis ikilisi her pozisyonda sayı çıkartmaya başladı üçüncü periyotun bitmesini altı-yedi dakika kala. Ama Tanjevic izledi, izledi izledi.. ve fark 12-13 olunca, Ömer Aşık'ı almayı akıl etti. Doğuş'u da ilk periyottan sonra bir daha oyuna almayı akıl edemedi (bir ara Serhat oyun kurucu oynadı) , Zizis de şovuna devam etti. Hücumda da her zamanki gibi topu pota altına indirmeyi unuttuk.


Üstüne İtalya maçında, İtalya'nın farkı açmasını sağlayan alan savunmasını bir daha devreye soktuk, sonuçlar verimli olmadı ama devam ettik, ettik, ettik resmen farkın açılmasını istedik.

Sonra da olanlar oldu tabii ki, maçtan kopuverdik. Yunanistan 15/15 üçlük atsa ''ne oluyor'' demezdim, o kadar boşlardı ki..

Maç sonu programında İbrahim Kutluay da dedi ''Bu takımda düzen yok. Mavrokefalidis, Sloukas gibi oyuncular çok üstün yeteneklere sahip olmasalar bile, bu düzen içindeki görevlerini layıkıyla yerine getiriyorlar.'' Tamamen doğru. Mesela Doğuş'u örnek alalım, doğru kullanılırsa, düzen içinde kullanılırsa çok faydalı bir oyuncu. Biz de oyun kurucumuz yok işte diye geçiniyoruz, bir düzenimiz olmadığından.

Bir de Enes'in ''hahaha'' konusu var tabii ki. Şahsen Enes'in haklı olduğunu düşünüyorum tam da ''hahaha''lık işler yapılan bir ülkede, ''hahaha''lık bir yönetimle, ''hahaha''lık bir oyun oynadık.


Koçumuz Bogdan Tanjevic'in maç sonu açıklamaları da durumu açıklar nitelikte. "Bir felakete sebep oldum. Oyuncularımdan, TBF'den ve Türk halkından özür diliyorum." Biz her ne kadar TBF'den özür dileyecek bir şey görmesek de, açıklamaların haklılığına katılıyoruz.

0 comments:

Post a Comment