Sunday, November 25, 2012

Taraflı maç yazısı: "Hayat bize Karşıyaka" (maçtan fotoğraflar yazının devamındadır)

Pınar Karşıyaka - Banvit maçının tarafsız haberi olan "Haftanın maçı Banvit" yazımızda belirttiğim üzere bu maça bir de objektif olamayarak birkaç satır yazmadan edemedim. Blogdaki haberlerde ve arasıra yazdığım yorumlarda elimden geldiğince tarafsızlığımı korumaya dikkat ederim; fakat zaman zaman insan Karşıyakalılığın gereklerini de yerine getirmeden
yapamıyor. Dün Arena'da oynadığımız Banvit maçı da bu zamanlardan biriydi sadece...
Maç öncesine değinecek olursak, federasyonun resmi sitesinde "haftanın maçı" olarak belirtilen maçın haliyle yayın takvimine gireceği beklentisi vardı herkeste. Haftada dört maç yayınlanıyorken lig 2.si ve 3.sünü karşı karşıya getiren maçın yayınlanmama gibi bir lüksü olmamalıydı. Fakat bir baktık ki, maç ve TV yayın programı açıklandığında 4 maçlık listede Pınar Karşıyaka - Banvit maçı yok. Haliyle iki şey aklımıza geldi: 1- Bu lig sadece 4 İstanbul takımının ligi miydi de, onların maçları yayınlanıyor? 2- Banvit maçı ile ilgili televizyondan yayınlanması istenilmeyen şeyler mi planlanıyor? Zira istenildiği takdirde size buradan rahatlıkla Pınar Karşıyaka - Banvit maçını da kapsayan, Avrupa kupalarında mücadele edecek takımlarımızı üzmeyecek bir yayın programını sunabilirim. Hatta kendi ligimizin maçından önde tutulan Premier League maçlarının programını bile aksatmadan...

Yine de bu komplo teorileri eşliğinde gittiğimiz Karşıyaka Arena'da ortak beklentimiz galibiyetti. Her ne kadar Banvit maçının kazandığımız Beşiktaş ve Fenerbahçe maçlarından zor olacağını tahmin etsek ve kafamızda komplo teorileri şekillenmiş olsa da, ortalama bir performans ve iyi savunma ile her türlü olumsuzluğun üstesinden gelebilecek bir takımımız vardı. Lakin kafamızdaki teorileri biraz "soft" tutmuşuz malesef. Her fırsatta Karşıyaka Arena'da maç yönetmenin zevkinden bahseden hakemlerin bahsettiği zevkin "taraftarla inatlaşmak" olduğunu, TV'den yayın verilmeme nedeninin ise "televizyondan yayınlanması istenilmeyen bazı şeyler olduğu" gerçeğini maç başlayınca farkettik. Daha ilk 2 dakikada 4 takım faulüne ulaşmamız, aynı sertlikteki müdahalelere karşı tarafa faul çalınmaması ile başlayan gerginlik, hakemlerin maçın kontrolünü kaybederek (birkaç telafi düdüğü de dahil olmak üzere) işi inatlaşmaya bindirmesi ile devam etti. Özellikle son periyotta 4 ya da 5 sayılık Pınar Karşıyaka üstünlüğü varken, Engin Kennerman'ın yardımcı hakemin kararını değiştirdiği pozisyon maçın adeta dönüm noktası oldu. (eğer yanlış hatırlamıyorsam aşağıdaki fotoğraf) Ritmimizi bulduğumuz anda Kennerman'ın maçı 2-3 dakika durdurup bir türlü karar veremedikten sonra topu tekrar Banvit'e vermesi ve dimdik bir duruşla bütün sahayı geçişi Arena'da maç yönetmekten aldığı "zevk"in adeta bir kanıtıydı. Maçı alıp koparma şansı olan Kaf Kaf'tan topu alıp Banvit'e verdiği hücum 3 sayılık basketle sonuçlanınca Banvit maça tekrar ortak oldu. Bunun yanında ilk çeyrekte Evren'e çalınan teknik faulü son çeyrekte Meija'ya çalmaya cesaret edememeleri de belirtmek istediğim bir diğer nokta...


Hakemleri çıkardıktan sonra maça gelecek olursak, dün Karşıyaka'nın sezon başından beri ortaya koyduğu iş dış dengesini çok fazla sahaya yansıtamadığını gördük. Pota altından ortalamanın biraz üstü bir performans ve takım olarak yüksek dış şut yüzdesi, sert savunmayla birleşince Kaf Kaf'ı galibiyete taşıyan unsurlardı. Dün son hücumu saymazsak, Pınar Karşıyaka savunması yine tatmin ediciydi diyebiliriz. Zaman zaman pota altında, özellikle 3. çeyrekte, Bora'nın zorlandığını gördük. Uzunlarımız hücumda da ortalama bir performans sergilediler. Bu noktada Ümit Sonkol'un ilk maçlardaki performansından uzak olduğu dikkat çekti; fakat bu kısalardan gelecek destekle tolare edilebilecek bir unsurdu. Fakat dün sahada sadece Dixon vardı uzunlarımız dışında. Ne Evren, ne Caner ne de Diebler kendilerinden bekleneni veremediler. Özellikle Diebler'in 0/8 saha içi ile 0 çekerek kapatması belki de yenilgideki kritik unsur oldu. Dixon'un 25 sayı, 4 asistlik performansına başka destek veren kısa çıkmaması sonrası son hücuma eşitlikle girmemiz bile önemli bir fırsattı. Lakin son savunmada Evren'in perdeye takılarak adamını kaçırması ile gelen Banvit smacı Arena'daki ilk yenilgiyi getirdi. 
Pınar Karşıyaka ligde bundan önceki maçını da yine son saniye basketiyle kaybetmişti. Yine bir son saniye savunmasında sınıfta kaldık.  Bu pozisyonun hemen öncesinde faul hakkımız varken pota altına dirbbling ile Banvit'li sokmamız da aslında büyük soru işaretiydi. Aminu'nun bloğu olmasa maç orda da bitebilirdi. Sonuç olarak son saniyelerde kaybedilen iki maç sonrası alınması gereken dersler büyük.
Dış etkenleri bir yana bırakırsak Banvit'i de kutlamak gerekiyor. Zira Arena'dan çıkabilmek hiç kolay değil. Hakem faktörünün onların galibiyetine gölge düşürmemesi gerekir. İyi mücadele ettiler ve kazandılar. Son hücumu cidden öyle mi kurmuştu bilinmez ama Orhun Ene'yi de bu yüzden ayrıca tebrik etmek gerekir. Perdelemeler sonrası Simmons topu bomboş bir şekilde elinde buldu. Smaç basmayını döverlerdi o pozisyonda.
Bu vesileyle iki takımımıza da hafta içi Avrupa maçlarında başarılar dilerim
Selamlar

Not: Neden mi yazının başlığı "Hayat bize Karşıyaka"? Fotoğraflarda göreceksiniz, Arena'nın duvarına çok yakışmış, sizce de öyle deği mi?

















3 comments:

  1. Tarafsızlığımızı koruyamayıp tarafsız okuyucunun canını sıkmamış olmak dileğiyle Banvit'i birkez daha tebrik ederim.

    ReplyDelete
  2. tv yayını için söyledikleirniz doğru nasıl yayın olmaz

    yazı için emeğine sağlık

    mcx

    ReplyDelete
  3. Tv yayını için cümleleriniz çok haklı bu lig 4 takımın ligi değil.

    Emeğinize sağlık

    ReplyDelete