Sunday, December 6, 2015

Eskiden şut sokan bir takımdılar

"Biz şut sokan bir takımız"... Ufuk Sarıca'nın geçen sezon Play-Off yarı finallerindeki Fenerbahçe maçı sonrası LigTV kameralarına yaptığı röportajda kullandığı ifadeydi bu. Hafif bir tebessümle oyun düzenlerinin yüzdeli şut atmalarına dayandığını anlatmaya çalışmıştı Sarıca. Tabi bu söylem oldukça tartışmaya neden oldu sosyal medyada. Bu tartışmalara çok girmeyelim; ama tartışmanın uzadığı açık ki, konuyla ilgili arama yaptığımda röportajın Youtube videosunun kaldırılmış olduğunu görüp oldukça şaşırdım. 


Geçen sezon şampiyon kadroyu düşündüğümüzde Sarıca'nın haklı olduğunu söyleyebiliriz. Bobby Dixon, Jon Diebler gibi dış şut makinaları yanında, DJ Strawberry, Barış Hersek, Kenny Gabriel, Erkan Veyseloğlu gibi hiç de fena sayılmayacak üç sayı yüzdesine sahip isimleri kadrosunda bulunduran ve hücum setlerini bu şutörlere uygun şut buldurmak üzerine derleyen Sarıca, Play-Off'ta da yüksek şut yüzdesiyle sırasıyla Banvit, Fenerbahçe ve Anadolu Efes'i dize getirmişti. 

Geçtiğimiz sezon ve bu sezonu karşılaştırdığımızda Karşıyaka'daki oyun mantalitesinin pek değişmediğini görüyoruz. Takım maç başına ortalama - aynı geçen sezon olduğu gibi- 25 üç sayılık atış deniyor. Geçen sezonki isabet oranı maç başına ortalama 9.1 iken bu sezon 8.4'e düşmüş. Çok büyük bir değişiklik gibi gözükmese de 2 ve 3 numaralı pozisyonlardaki keskin şutör eksikliği oyun setlerinin sonunda beklenen isabetlerin gelmesini engelliyor. Yüzdenin yakın kalmasındaki ana faktör ise yaz arasını iyi geçiren Gabriel'den gelen ekstra üçlükler denebilir. Bunun yanında sezon başındaki yüzdeli hücumlarının son haftalarda yerini bomboş kaçan üçlüklere bırakması ise şutör seçimlerindeki çıta düşmesinin etkisinin daha çok göze çarpmasına neden oluyor. Geçtiğimiz sezon da bu takım ligin en kötü iki üçlükçüsüne sahipti ki, sezon sonu yazdığım en kötüler analizinde bunu paylaşmıştım. Fakat bunun görülmesine perde çeken performanslar sağlayan Debler, Dixon ve DJ etkisini sağlayacak isimler bu sezon bulunabilmiş değiller. 


Serbest atışlarda ise yeşil kırmızılı ekip geçtiğimiz sezona oranla maç başına daha fazla faul çizgisine gelse de (geçen sezon 20.5 iken, bu sezon 26) isabet oranın %73'ten %70'e düşmesi ve takımın serbest atışcısı denecek yüzdede faul atan bir oyuncunun olmaması da Karşıyaka için iyiye işaret değil. Sezon başında sayı ortalamaları olarak 100'ün üzerinde seyrediyor olan Karşıyaka'nın son maçlarda düşen şut yüzdeleriyle beraber 80'in üzerine bile çıkmakta zorlandığına değinmeden de geçmeyelim.

Görüldüğü gibi Türkiye ligindeki istatistiklerde çok keskin bir düşüş olmasa da (nispeten kabul edilebilir diyelim) Kaf Kaf'ın Avrupa macerasındaki istatistikleri lider oyuncu eksiğini gözler önüne seriyor. Geçtiğimiz sezon %41.3 ile Euro Cup'ın en yüzdeli üçlük atan takımı olan Pınar Karşıyaka rakip potalara maç başına 10 üçlük isabeti sağlarken, bu sezon daha sert bir dünya olan Euroleague'te maç başına 5.5 üçlük isabetiyle %25 isabet sağlamış durumda ve Euroleague'in en kötü üç sayı atan takımı durumda. Son Zalgiris Kaunas maçındaki 1/16'lik üç sayı yüzdesi de bu kötü gidişatın en belirgin kanıtı. Bunun yanında serbest atışlarda da %66.9 isabet sağlayan Kaf Kaf bu istatistikte de en kötü ikinci takım durumunda. 

Sezon başındaki transferler sonrası Ufuk Sarıca'nın oyun tarzını değiştireceğini ve bu kadar şuta dayalı bir basketboldansa hızlı ve atletizme dayalı bir basketbol oynayacağını düşünüyordum. Fakat Sarıca'nın oyun tarzını pek de değiştirmediğini gördükten sonra mevcut kadronun gerçekten de Ufuk Hoca'nın hayalindeki kadro olup olmadığı konusunda şüphelerim oluştu. Bu anlamda tahmin ettiğim kan değişikliği olarak Ragland hamlesi geldi; yerine biri gelecek mi şimdilik bilinmiyor; fakat oyun şablonu değişmediği sürece yeşil kırmızılılarda bir kısa rotasyon değişikliği ihtiyacı olmazsa olmaz gibi gözüküyor. Aksi takdirde Karşıyaka'nın şampiyonluk sonrası büyük hedeflerle başladığı sezonu büyük hayal kırıklıklarıyla bitebilir. Aynı ilk Barcelona galibiyeti sonrası büyüyen beklentiler sonrası biten Euroleague macerası sonrası yaşanan hayal kırıklığı gibi... 

3 comments:

  1. İstatistiklerin sadece sonuç olduğunu da unutmamk gerekir tabi. Karşıyaka'daki problem bir miktar da saha dışı gibi gözüküyor. Oyuncuların yüzündeki enerjiden bunu görmek mümkün. Bunu da devam etmesi halinde bir başka yazıya bırakıyorum

    ReplyDelete
  2. Ufuk Hoca'nın şu an için başka bi B Planı yok malesef. Josh Carter atmaya başlayacak diye bekliyor. Bekleye bekleye sezonu heba edicez. Avrupa'da havlu attık bile.

    ReplyDelete
  3. Carter da bir an önce gitmeli. İnanç'tan medet umar olduk

    ReplyDelete