Sunday, April 13, 2014

Kaf Kaf Fener'in kabusu oldu: 83-74

Beko Basketbol Ligi’nde haftanın en dikkat çekici maçı İzmir’de Pınar Karşıyaka ile Fenerbahçe Ülker arasında oynandı. Rakibine dört maçtır yenilmeyen Kaf Kaf, geçen hafta Galatasaray Liv Hospital karşısında aldığı galibiyetin morali ile çıktığı maçta Fenerbahçe Ülker’i 83-74 mağlup ederek dördüncülük yarışındaki iddiasını sürdürdü. Sarı lacivertli İstanbul ekibi ise bu sezon ligdeki altıncı yenilgisini aldı. Bu sonuç aynı zamanda Ufuk Sarıcalı Kaf Kaf’ın Obradovic’li Fenerbahçe karşısında sahaya çıktığı üçüncü maçtan da galip gelerek 3’te 3 yapması anlamına geliyordu.
 
 
Ev sahibi taraftarların her zaman olduğu gibi tamamen doldurduğu salon atmosferinde ve hakem kararları nedeniyle gergin geçen maçın genelinde oyunu kontrolü altında tutan ve tempoyu belirleyen taraf Pınar Karşıyaka oldu. Zaman zaman Kleiza’nın boş bırakılması sonucu gelen dış şutlar, Zoric’in pota altında aldığı hücum ribaundları sonrası bulduğu sayılar ve Emir’in ardarda bulduğu birkaç turnike ile Fenerbahçe Ülker maça tutunma şansı bulsa da, üçüncü çeyrekte Diebler ve Batista, son periyodun başında ise Jawad’ın bulduğu basketler Karşıyaka’nın maçı koparmasını sağladı.

 
Pınar Karşıyaka’da maçın en dikkat çekici ismi 7/8 üç sayı isabeti ile 23 sayı atan ve savunmada da eşleştiği isimlere yaptığı savunma ile beğeni toplayan Jon Diebler oldu. Bugüne kadar iyi bir takım oyuncusu ve görev adamı olarak dikkati çeken Diebler, bugün maç kazandıran isim olabileceğini de göstermiş oldu. Özellikle Karşıyaka gibi dış şut sokabildiği sürece havaya giren bir takım için altın değerinde bir oyuncu gerçekten. Diebler’ın yanında günün bir diğer yıldızı da Batista idi. 22 sayı, 14 ribaund ile karşılaşmayı tamamlayan Uruguay’lı pivot bir kez daha yeşil kırmızılı takım hücumlarının çok öenmli bir parçası olduğunu göstermiş oldu. Dixon’un vasat bir performans sergilediği maçta bu ikilinin skorer oyunlarının yanında maçın ilk çeyreğinde Barış, ikinci çeyrekte İnanç, üçüncü çeyrekte Can ve son çeyrekte de Jawad’ın sayıları KafKaf’ın hücum opsiyonlarını genişletirken, özellikle skorer beşle oyunda kaldığı anlarda Fenerbahçe savunmasının ayaklarının yavaşlığı ikinci yarıyla birlikte farkın açılmasında önemli etken oldu.
 
Fenerbahçe Ülker ise sezon başındaki etkili performansının çok gerilerinde oynamaya devam ediyor. Sarı lacivertliler özellikle hücumda boş üç sayı opsiyonu bulamadığı takdirde sayı bulmakta oldukça zorlanıyor. Maça durgun başlayan ve bir anda 10-2 geriye düşen sarı kanaryalar, tepki çeken hakem kararları ve Karşıyaka’nın basit top kayıplarıyla farkı kapatsa da ikinci yarıyla birlikte hücum savunma dengesini kuramamaya başladı. McCalebb’in zihinsel olarak maçta olmaması sonrası hücum kurmakta zorlanan ve hatta bu nedenle maçın önemli bir bölümünde direksiyonu Berk’e teslim eden Fenerbahçe, bir numaradaki bu eksikliğin cezasını ağır çekti. Kısa zaman dilimlerinde bireysel gayretlerle sayı bulan sarı lacivertliler zaman zaman Kleiza, Emir ve Zoric ile skor bulsa da, üçüncü çeyrekle birlikte baş göstermeye başlayan savunma zaafiyetine bir çözüm bulamadılar. İlk yarı boyunca 39 sayı yiyen Fenerbahçe, üçüncü çeyrekte 30 sayıyı potasında görünce disiplinden de kopmaya başladı. Son çare olarak oyunu profesyonelce gerip momentumu değiştirme çabaları da sonuç vermeyince sarı lacivertliler Karşıyaka karşısında üst üste beşinci kez sahadan boynu bükük ayrıldılar. Fenerbahçe için maçın en olumlu yanı ise genç Berk’in performansıydı. 18 dakika süre alıp 6 sayı, 3 asist, 2 top çalma ile oynayan Berk fundamental olarak göz kamaştırırken minimum hata yaparak maçın ağırlığını kaldırabildi. Genç yıldız şutlarını geliştirdiği takdirde çok başarılı olacaktır.
 
 
Son olarak da maçın oyuncular dışındaki öğelerine bakalım. Karşıyaka Arena’ya gelen hakemlerde genel olarak “baskı altında maç yönetebildiklerini gösterme” çabası oluyor ve tam tersine kontrolü kaybediyorlar bir şekilde. Yine yeşil kırmızılıların tepkisini çeken, maçı geren kararlar ve ardından da çalınmaya çekinilen düdükler seyrettik. Kimin lehine olduğundan bağımsız olarak ligimizde hakem kalitesi gitgide düşmekte. Karşıyaka taraftarı ise yine her zamanki gibiydi. Her anlamda... Maçın başından sonuna kadar takımlarına destek oldular; gerektiğinde hakem gerektiğinde rakip üzerine oynadılar; ve ikinci çeyrekte bir ara gitmekte olan maçı geri çevirmesini bildiler. Fakat yine birçok kez olduğu gibi tepkileri konusunda aşırıya kaçmaktan alıkoyamadılar kendilerini. Her ne kadar tahrik ve maçın gerginliği de olsa oyunun durmasına neden olan olaylar hoş değildi. Yine de Obradovic gibi Yunanistan'da Avrupa'nın en iyi tribünlerini görmüş bir koçun övgüsünü kazanmak kolay iş değildir. Helal olsun onlara!

0 comments:

Post a Comment