Joe Ragland etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Joe Ragland etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2018 Cuma

7Days Euro Cup'ta şampiyon Darüşşafaka

Bu akşam kendi sahasında 7 Days Euro Cup finali ikinci maçında Lokomotiv Kuban'ı konuk eden Darüşşafaka karşılaşmayı 67-59 kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Final serisinin ilk maçını da deplasmanda uzatmada 81-78 kazanan Daçka, böylece seride 2-0 üstünlüğü sağladı ve Euro Cup'ın son 3 yılda ikinci kez Türkiye'ye gelmesini sağladı. Hatırlanacağı üzere Euro Cup'ı 2016'da kazanan takım Galatasaray olmuştu. Darüşşafaka bu sonuçla önümüzdeki sezon Turkish Airlines Euroleague'te mücadele etme hakkını kazandı.

Darüşşafaka - 7Days Euro Cup

Final serisine gelene kadar bu sezon oynadığı 20 maçın tamamını kazanan Lokomotiv Kuban karşısında serinin ilk maçını mucizevi bir son saniye üçlüğüyle uzatmaya götüren ve uzatmada 81-78 kazanan Darüşşafaka, yoğun taraftar desteği altında çıktığı finalin ikinci maçına da oyunun büyük bölümünde üstünlüğü elinde tuttu. Çeyrek finallerden başlayarak performansını giderek artıran ve 5 maçta 25 sayı ortalamasıyla oynayan Wilbekin'i sürekli adam değiştirerek savunan; fakat yine durduramayan konuk ekip, eski Karşıyakalı Ragland ve eski Aliağa Petkim ve Tofaş'lı Qvale'nin mücadelesiyle maçtan kopmasa da ilk devrenin son 20 saniyesinde Wilbekin ve Kartal'dan gelen üçlükler soyunma odasına 39-33 önde gitmemizi sağladı. 

25 Eylül 2016 Pazar

Eski KSK'li takımını finale taşıdı

Türkiye liglerinde forma giyip beklenen çıkışı gösteremedikleri gerekçesiyle daha sezon bitmeden gönderilen oyunculara sık sık denk gelmekteyiz. Gerek yarım sezon forma giyen, gerekse birkaç maç denendikten sonra gönderilen pek çok oyuncu gittiği takımlarda çeşitli şekillerde parlamış ve bu yüzden haberlere konu olmuşlardır. Bu durumun son örneğini ise dün oynanan İtalya Süper Kupası yarı finalinde yaşadık. Geçtiğimiz sezona Pınar Karşıyaka formasıyla başlayan; fakat sezonu yeşil kırmızılı forma altında tamamlayamayan Joe Ragland, dün attığı buzzerbeater ile takımını İtalya Süper Kupa finaline taşıdı. 



Joe Ragland şampiyonluk sonrası Bobby Dixon'un Fenerbahçe'ye transferi sonrası Karşıyaka'ya gelmiş, istatistiksel olarak kötü sayılmayacak ortalamalar yakalasa da (13.8sy - 7.7as), hem Dixon sonrası büyüyen beklentiler, hem de savunma ve motivasyon eksikliği nedeniyle yeşil kırmızılı ekipten gönderilmişti. Kariyerine İtalya'da devam eden Ragland, Sidigas Avellino'da belki kariyer istatistiklerini yükseltip yıldızlaşmadı; fakat kendine uygun bir takım bulup yeri geldiğinde aşağıdaki örnekte de görüldüğü gibi inisiyatif alarak takımına seviye atlatmayı başardı. Ragland takımının Reggio Emilio ile oynadığı ve son 2.5 saniyeye 1 sayı geride girdikleri Süper Kupa yarı final maçında kaydettiği buzzerbeater ile Avellino'yu 74-72'lik galibiyete taşırken, 18 sayıyla da en skorer isim olmayı başardı. Beraber izleyelim.

6 Aralık 2015 Pazar

Eskiden şut sokan bir takımdılar

"Biz şut sokan bir takımız"... Ufuk Sarıca'nın geçen sezon Play-Off yarı finallerindeki Fenerbahçe maçı sonrası LigTV kameralarına yaptığı röportajda kullandığı ifadeydi bu. Hafif bir tebessümle oyun düzenlerinin yüzdeli şut atmalarına dayandığını anlatmaya çalışmıştı Sarıca. Tabi bu söylem oldukça tartışmaya neden oldu sosyal medyada. Bu tartışmalara çok girmeyelim; ama tartışmanın uzadığı açık ki, konuyla ilgili arama yaptığımda röportajın Youtube videosunun kaldırılmış olduğunu görüp oldukça şaşırdım. 


Geçen sezon şampiyon kadroyu düşündüğümüzde Sarıca'nın haklı olduğunu söyleyebiliriz. Bobby Dixon, Jon Diebler gibi dış şut makinaları yanında, DJ Strawberry, Barış Hersek, Kenny Gabriel, Erkan Veyseloğlu gibi hiç de fena sayılmayacak üç sayı yüzdesine sahip isimleri kadrosunda bulunduran ve hücum setlerini bu şutörlere uygun şut buldurmak üzerine derleyen Sarıca, Play-Off'ta da yüksek şut yüzdesiyle sırasıyla Banvit, Fenerbahçe ve Anadolu Efes'i dize getirmişti. 

Geçtiğimiz sezon ve bu sezonu karşılaştırdığımızda Karşıyaka'daki oyun mantalitesinin pek değişmediğini görüyoruz. Takım maç başına ortalama - aynı geçen sezon olduğu gibi- 25 üç sayılık atış deniyor. Geçen sezonki isabet oranı maç başına ortalama 9.1 iken bu sezon 8.4'e düşmüş. Çok büyük bir değişiklik gibi gözükmese de 2 ve 3 numaralı pozisyonlardaki keskin şutör eksikliği oyun setlerinin sonunda beklenen isabetlerin gelmesini engelliyor. Yüzdenin yakın kalmasındaki ana faktör ise yaz arasını iyi geçiren Gabriel'den gelen ekstra üçlükler denebilir. Bunun yanında sezon başındaki yüzdeli hücumlarının son haftalarda yerini bomboş kaçan üçlüklere bırakması ise şutör seçimlerindeki çıta düşmesinin etkisinin daha çok göze çarpmasına neden oluyor. Geçtiğimiz sezon da bu takım ligin en kötü iki üçlükçüsüne sahipti ki, sezon sonu yazdığım en kötüler analizinde bunu paylaşmıştım. Fakat bunun görülmesine perde çeken performanslar sağlayan Debler, Dixon ve DJ etkisini sağlayacak isimler bu sezon bulunabilmiş değiller. 

28 Kasım 2015 Cumartesi

Kaf Kaf oyun kurucusuz buraya kadar

Pınar Karşıyaka dün akşam Karşıyaka Arena'da TOP16 hedefi için çok önemli bir kader maçına çıktı. Rakip Yunan devi Panathinaikos'tu. Pana dediğimize bakmayın, belki de son yılların en kötü Pana'sı var sahada bu sezon. Zira maç öncesi değerlendirdiğimde Karşıyaka'nın şansının hiç de küçümsenmeyecek kadar yüksek olduğunu düşünüyordum. Fakat şöyle bir durum da vardı ki, Kaf Kaf da geçtiğimiz sezondan alıştığımız havasında değildi. Sahada isteksiz, moralsiz oyunlarıyla yavaş yavaş taraftarın da tepkisini çekmeye başlayan Ragland ve Josh Carter'ın varlığı, her geçen maç düşüşte olan serbest atış ve şut yüzdesi Karşıyaka'nın galibiyetine olan güvenimiz üzerine bazı soru işaretleri yaratıyordu. Nitekim dün de gördük ki, geçen sezonki Diebler, Dixon, DJ'li takıma gelecek bir Iverson takviyesi dün Kaf Kaf'ı %150 galibiyete taşırdı, sahadaki Pana basketbolu karşısında. N'aparsınız "money talks" ne yazıkki.


Neyse, konuyu fazla saptırmadan asıl konumuza gelelim. Pınar Karşıyaka geçtiğimiz sezonun MVP'si Bobby Dixon'u henüz final maçının hemen sonrasında Fenerbahçe'ye kaptırmasının ardından sezona Armani Milano'dan Joe Ragland'ı alarak başlamıştı. İtalya'da Dixon'un tam aksine rol oyuncusu olan Ragland'dan takım lideri yaratmaya çalışan Ufuk Sarıca'nın planları sezon başı itibariyle tutmadı. İstatistiklere baktığımızda geçtiğimiz sezondan "daha kötü" oynamayan Ragland, üzerindeki beklentilerin büyüklüğünü ise karşılamayı başaramadı. Özellikle oyunun savunma tarafında takıma olan negatif etkisiyle taraftarların da tepkisini çekmeye başlayan Ragland, dün akşamki Panathinaikos maçında da sahada fazlasıyla etkisiz eleman rolünü alınca sadece 5 dakika sahada kalabildi ve 0/2 saha içi isabeti, 1 ribaunt yapabildi. 

Ufuk Sarıca'nın B planı olan Kenan Sipahi ise dün gece elinden geleni yapmasına rağmen, henüz bir Euroleague takımında ilk beş oyun kurucu olmaktan çok uzak olduğunu bir kez daha gösterdi. Zira bunu gören Sarıca da, oyunun önemli bir kısmında oyun kurucusuz mücadele etmeyi göze alarak Muhammed - Can ikilisiyle oynadı. Zaman zaman üçüncü guard Soner Şentürk, zaman zaman ise Can ya da Muahmmed ile top getirmesinin nedeni de sanırım buydu. Her ne kadar bu iki isim kendilerine verilen şansı iyi kullansalar da, mücadeleleri Pana gibi bir takımı geriden gelip yenmeye yeterli olmadı. Bu arada durum öyle bir hal aldı ki, geçen sezon oyun kurucu yokluğunda bile "Neden oyuna alındı" diye eleştirilen Soner bile, dün sahaya girdiğinde Ragland'a göre tercih edilen isim oldu. 

Sonuçta dün yeşil kırmızılı ekip oyun kurucularından beklediği verimi alamadan sadece birkaç oyuncunun yürekli oyunuyla çift haneli farklardan geri gelerek, her ne kadar eski gücünde olmasa da Yunan Milli Takımı'nın kilit oyuncularını barındıran bir Panathinaikos karşısında skoru dengelemeyi başardı. Fakat maçın son dakikasında bir liderin eksikliğini hissederek, yapılan acemice hatalar ve kullanılan zorlama hücumlarla sahadan mağlup ayrıldı. Takımda bir lider olmadan, en güvenilen şutör son iki Euroleague maçında bir tane bile üçlük bulamamışken bu sonuç belki de başarı sayılabilir. Fakat kabul etmek gerekir ki, tarihte katıldıkları en önemli organizasyonda yeşil kırmızılıların iyi bir oyun kurucusu olsa işler çok daha farklı gidecekti. Dün Sarıca'nın oyuncu tercihlerini de dikkate aldığımızda, bu takım öyle ya da böyle TOP16 yaparsa 1 numarada farklı bir isim görebiliriz muhtemelen. O zaman sahada çok farklı bir Kaf Kaf izleyebiliriz. 

25 Ekim 2015 Pazar

Pınar Karşıyaka seriye bağladı: 80-105

Sport Toto Basketbol Süper Ligi'nde İstanbul'da Büyükşehir Belediye'nin konuğu olan Pınar Karşıyaka rakibini 80-105 mağlup ederek ligde üst üste ikinci maçından 100 sayının üstünde bir galibiyetle ayrıldı. Geçtiğimiz hafta sahasında Türk Telekom'a karşı da 100 sayı kaydeden Kaf Kaf böylece 3 maç sonunda 100.3 sayı ortalaması elde ederek skorer yönünü bir kez daha kanıtladı. İstanbul Büyükşehir Belediye ise bu sezon ikinci maçından da mağlup ayrıdı. 


Maça Markota ve Denmon 'un sayılarıyla hızlı başlayan Büyükşehir Belediye ilk 7 sayıyı kaydederken çeyreği 24-22 önde tamamladı. Ufuk Sarıca ikinci çeyrekle birlikte rotasyonu kullanıp takımı sahada diri tutarken, dar Belediye rotasyonuna karşı da avantaj elde etti. Bu çeyrekte Kerem Gönlüm ve Josh Carter ile gelen sayılar önce Karşıyaka'yı öne geçirdi; ardından de devre sonunda 43-51'lik üstünlüğü yeşil kırmızılılara getirdi. Büyükşehir Belediye bu çeyrekte Armand ve Markota'nın sayıları ile maçta kalırken Markota 11, Armand da 9 sayıyla devreyi tamamladı. 

İkinci devre karşılıklı basketlerle başlarken, çeyreğin ikinci yarısında Kerem Gönlüm ve Ragland'ın sayılarıyla etkili olan Karşıyaka'nın oyununu bir vites artırdığını izledik. Bu çeyrekte Ragland hem sayı hem de asistleriyle geldiğinden beri Kaf Kaf'a en faydalı oyununu sahaya yansıtırken, çeyrek sonuna geldiğimizde Kerem Gönlüm de 17 sayıya ulaşmıştı. Çeyreğin bitimine saniyeler kala Klobucar'ın üç sayılık isabeti sonrası son 10 dakikaya 66-75 Pınar Karşıyaka üstünlüğüyle girildi. Final periyoduna Justin Carter'ın dominant oyunu ve sayılarıyla başlayan Karşıyaka bitime 5 dakika kala farkı 16 sayıya çıkardı: 74-90. Kenan ve Ragland'ın sayılarıyla farkı açmaya devam eden yeşil kırmızılılar Palacios'un basketiyle 100 sayıya ulaşırken, sahadan da 80-105 galip ayrıldı. 

18 Ekim 2015 Pazar

Karşıyaka'nın yüzü gülüyor :100-76

Geçtiğimiz hafta Beşiktaş karşısında deplasmanda aldığı galibiyet sonrası hafta içinde Turkish Airlines Euroleague'te de Barcelona Lassa karşısında tarihi bir galibiyet alan Pınar Karşıyaka, dün de taraftarı önünde Türk Telekom'u 100-76 mağlup ederek hafta için oynayacağı Panathinaikos maçı öncesi hızını kesmedi. 


Karşılaşmanın ilk çeyreğinde düşük şut yüzdesi nedeniyle Türk Telekom'un skoru önde götürmesine engel olamayan Pınar Karşıyaka çeyreği 18-20 geride tamamladı. Barcelona maçında elinden bir sakatlık geçiren Justin Carter'in yokluğunda Can Altıntığ ve Muhammed Baygül'ü daha çok kullanan Kaf Kaf Josh Carter'in de maçın başında yakaladığı şutlardan isabet bulamaması sonrası skor üstünlüğünü elde edemedi. İkinci çeyrekle birlikte Ragland, Gabriel ve Iverson ile sayılar bulmaya başlayan yeşil kırmızılılar, çeyreğin çeyreğin ortalarında skor üstünlüğünü elde edip farkı açmaya başladı. Dışardan Brown içerden de Buckner'ın çabalarına rağmen rotasyonda zayıf kalan Telekom devre sonunda Karşıyaka'nın farkı 6 sayıya çıkarmasına engel olamadı: 42-36. 

16 Ekim 2015 Cuma

Kaf Kaf'ın Euroleague siftahı muhteşem oldu : 71-62

Basketbol ligimizin son şampiyonu Pınar Karşıyaka tarihinde çıktığı ilk Turkish Airlines Euroleague maçında İspanyol devi Barcelona Lassa'yı 71-62 mağlup ederek "Euroleague debut"ında dikkatleri üzerine çekti. Başa baş geçen ilk devre sonrasında üçüncü çeyrekte sağladığı 25-11'lik üstünlükle skor üstünlüğünü eline alan Kaf Kaf, final periyodunda son birkaç dakikada bocalasa da sahadan 71-62 galip ayrılmasını bildi. 


Karşılıklı basketlerle başlayan karşılaşmanın ilk çeyreğinde Ragland ve Iverson ile etkili olan Pınar Karşıyaka, ısrarla içeriden hücum edip sayılar bulurken, Barcelona'nın orta mesafeli şutlarına engel olamayınca çeyrek 18-18 tamamlandı. İkinci çeyrek oldukça düşük skorlu geçerken, iki takım da savunmada iyi olmaktan öte, oldukça kötü hücum ettiler. Bu çeyrekte savunmasıyla ayaktan kalan Kaf Kaf çeyreğin sonunda Iverson'ın hücum ribaundu ve sonrasında bulduğu basket faulle soyunma odasına 29-27 üstün gitti. 

8 Ekim 2015 Perşembe

Kaf Kaf avansı fazla abarttı

Anadolu Efes - Pınar Karşıyaka arasında oynanan Cumhurbaşkanlığı Kupası maçının ilk beş dakikası tam bir Anadolu Efes fırtınası şeklinde geçti. Sakat olan oyun kurucusu Joe Ragland yokluğunda hücumda çok zorlanan, üst üste top kayıpları yapan, savunmada da pota altında Dunston'ı durduramayan Karşıyaka, ilk beş dakika sonunda bir anda kendini 15-0 geride buldu. 


İkinci çeyrekte gelen 16-3'lük Karşıyaka serisi skoru dengeye getirip maçın son çeyreğin Karşıyaka'nın bir ara 4 sayı farkla öne geçmesi bir ara esprili bir yaklaşımla yeşil kırmızılıların maç başında avans mı verdiği sorusunu akla getirse de Kaf Kaf sonunu getiremedi ve son saniye basketiyle kupayı rakibine kaptırdı. Bu sonuç yine de Karşıyakalı taraftarlar arasında maç içinde zaman zaman  "15 avans, kupa bizim" şeklinde şakaların yapılmasına engel olmadı. 

3 Ekim 2015 Cumartesi

Kupa canavarı Pınar Karşıyaka


Pınar Cup'ta ikinci gün mücadeleleri sonunda ligimizin son şampiyonu Pınar Karşıyaka, konuk ettiği Trabzonspor Medical Park'ı 74-70 mağlup ederek son maç öncesinde kupayı kazanmayı garantiledi. Son maçında PAOK ile karşılaşacak olan Kaf Kaf, bugünkü maçı kaybetse bile ikili averajla kupanın sahibi olacak. Kaf Kaf böylece Yunanistan'daki Nikos Galis Cup sonrası katıldığı bir özel turnuvada daha kupanın sahibi oldu. 


Baştan sona Pınar Karşıyaka'nın üstünlüğünde geçen karşılaşmanın ilk devresinde pota altında Kenny Gabriel ve dışarıdan Muhammet Baygül ile sayılar bulan Kaf Kaf, devreyi 38-29 önde geçti. Trabzonspor Medical Park Stipanovic, Kulig ve Kinsey'in gayretleriyle farkın açılıp maçın kopmasına bir türlü izin vermezken, kritik anlarda Ragland'ın insiyatif alması, Palacios ve Carter'dan gelen sayılarla Karşıyaka skorda hep önde kalmasını bildi. Son iki dakika içinde gelen 8-0'lık Trabzon serisi skoru 69-68'e getirse de, Karşıyaka'nın genç pivotu Egemen Güven'in basket faulüyle can bulan Karşıyaka sahadan da 74-70 galip ayrıldı. 

Pınar Karşıyaka'da Kenny Gabriel 15 sayı, 12 ribaunt, 4 top çalma ile en etkili isim olurken, Joe Ragland 15 sayı, 3 asist ile oynadı. Trabzonspor Medical Park'ta ise Andrija Stipanovic ve Tarence Kinsey 14'er sayı kaydettiler. 

Günün diğer maçında TED Ankara Kolejliler PAOK'u 74-66 mağlup etti. Turnuvanın son gününde ise bugün 13:45'te TED Ankara Kolejliler - Trabzonspor Medical Park ve 16:00'da PAOK - Pınar Karşıyaka maçları oynanacak. 

15 Temmuz 2015 Çarşamba

Pınar Karşıyaka Sil Baştan

 

TBL’de geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak tamamlayan ve önümüzdeki yıl Türkiye’yi Euroleague'de temsil etmeye hak kazanan Pınar Karşıyaka kadrosundan önemli oyuncuları kaybetti. Başta final serisinin ardından Türk pasaportu alan ve Fenerbahçe Ülker’e giden Bobby Dixon olmak üzere yabancı rotasyonunun Kenny Gabriel dışında ana parçalarının hemen hepsi yüksek ücretler karşılığında Türkiye ve Avrupa’dan diğer takımlara transfer oldu. Bunun yanında Türk rotasyondan Soner Şentürk, Egemen Güven ve İnanç Koç dışında tüm parçaları kaybeden kulüp geçtiğimiz yılı Armani Milano’da Hackett’in yedeği olarak geçiren oyun kurucu Joe Ragland yanı sıra Galatasaray’dan Justin Carter Williams ve Laboral’den Colton İverson ile sözleşme imzaladı.


Giden oyuncuların kalitesi ve yakaladıkları uyum düşünüldüğünde Pınar Karşıyaka’yı önümüzdeki yıl zorlu bir süreç bekliyor. Yapılan transferlerden hepsinin euroleague deneyimi olsa bile Justine Carter ve Joe Ragland ikilisinden Dixon ve Strawberry’den alınana verimi beklemek kâğıt üzerinde biraz zor. Justine Carter atletik özellikleri oldukça gelişmiş bir oyuncu olsa da şut ritmi bulamadığı maçlarda potaya gidişlerde sıkıntı yaşayan bir oyuncu. 28 yaşındaki Amerikalı iş ahlakını üst düzeyde tutan gerek hücum gerekse savunmada takımına gereken katkıyı sağlamak adına elinden geleni yapsa da yetenekleri sınırlı. Özellikle oyunu okuma yönünden zayıf oluşu, fiziksel özellikleri ve istikrarsız şutuyla Srawberry’nin boşluğunu doldurması oldukça zor.

Joe Ragland ise geçtiğimiz yılı Milano’da Hackett’in yedeği olarak geçirdi. Maç başına 19 dakika gibi bir süre alan oyuncu takımı oynatmaktan ziyade gerek şut gerekse birebirler üzerinden sayı üretmeyi tercih eden yapısıyla takım oyununa ne yatkınlık gösterecek bilinmez. Bu noktada bir parantez açıp geçtiğimiz yıl Armani Milano’nun oyun yapısının genellikle oyuncuların kişisel yeteneklerine bağlı olduğunu ve sayı opsiyonlarını takım olarak birebirler üzerinden bulmayı tercih ettiklerini belirtmek  yerinde olur. Ama Ragland’ın gerek NCAA gerekse profesyonel kariyerine baktığımızda Dixon’a kıyasla takıma ribaunt ve asist katkısı olarak daha az katkı sağlayan bir oyuncu olduğunu söylemek yerinde olur. Kariyeri boyunca oyunu Bobby Dixon kadar domine etmeyen oyun kurucunun Pınar Karşıyaka’nın tempolu basketbol anlayışıyla örtüşeceği ise bir gerçek.