TBL’de geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak tamamlayan ve önümüzdeki yıl Türkiye’yi Euroleague'de temsil etmeye hak kazanan Pınar Karşıyaka kadrosundan önemli oyuncuları kaybetti. Başta final serisinin ardından Türk pasaportu alan ve Fenerbahçe Ülker’e giden Bobby Dixon olmak üzere yabancı rotasyonunun Kenny Gabriel dışında ana parçalarının hemen hepsi yüksek ücretler karşılığında Türkiye ve Avrupa’dan diğer takımlara transfer oldu. Bunun yanında Türk rotasyondan Soner Şentürk, Egemen Güven ve İnanç Koç dışında tüm parçaları kaybeden kulüp geçtiğimiz yılı Armani Milano’da Hackett’in yedeği olarak geçiren oyun kurucu Joe Ragland yanı sıra Galatasaray’dan Justin Carter Williams ve Laboral’den Colton İverson ile sözleşme imzaladı.
Giden oyuncuların kalitesi ve yakaladıkları uyum
düşünüldüğünde Pınar Karşıyaka’yı önümüzdeki yıl zorlu bir süreç bekliyor. Yapılan
transferlerden hepsinin euroleague deneyimi olsa bile Justine Carter ve Joe Ragland ikilisinden Dixon ve Strawberry’den alınana verimi beklemek kâğıt
üzerinde biraz zor. Justine Carter atletik özellikleri oldukça gelişmiş bir
oyuncu olsa da şut ritmi bulamadığı maçlarda potaya gidişlerde sıkıntı yaşayan
bir oyuncu. 28 yaşındaki Amerikalı iş ahlakını üst düzeyde tutan gerek hücum
gerekse savunmada takımına gereken katkıyı sağlamak adına elinden geleni yapsa
da yetenekleri sınırlı. Özellikle oyunu okuma yönünden zayıf oluşu, fiziksel
özellikleri ve istikrarsız şutuyla Srawberry’nin boşluğunu doldurması oldukça
zor.
Joe Ragland ise geçtiğimiz yılı Milano’da Hackett’in yedeği
olarak geçirdi. Maç başına 19 dakika gibi bir süre alan oyuncu takımı
oynatmaktan ziyade gerek şut gerekse birebirler üzerinden sayı üretmeyi tercih
eden yapısıyla takım oyununa ne yatkınlık gösterecek bilinmez. Bu noktada bir
parantez açıp geçtiğimiz yıl Armani Milano’nun oyun yapısının genellikle
oyuncuların kişisel yeteneklerine bağlı olduğunu ve sayı opsiyonlarını takım
olarak birebirler üzerinden bulmayı tercih ettiklerini belirtmek yerinde olur. Ama Ragland’ın gerek NCAA
gerekse profesyonel kariyerine baktığımızda Dixon’a kıyasla takıma ribaunt ve asist
katkısı olarak daha az katkı sağlayan bir oyuncu olduğunu söylemek yerinde olur.
Kariyeri boyunca oyunu Bobby Dixon kadar domine etmeyen oyun kurucunun Pınar
Karşıyaka’nın tempolu basketbol anlayışıyla örtüşeceği ise bir gerçek.

