Dimitris Diamantidis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dimitris Diamantidis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2017 Cuma

Euroleague Final-Four'larının en'leri

Turkish Airlines Euroleague'de 2016-2017 sezonunun sonuna yaklaşırken, Euroleague Final-Four'larının en başarılı isimlerine göz atmakta fayda var. İstanbul'da bugün oynanacak yarı finallerle başlayacak Final-Four öncesinde CSKA Moskova'nın tecrübeli yıldızı Victor Khryapa 20 maçla en fazla F4 maçında forma giyen isim olarak dikkat çekerken yine aynı ekibin formasını giymiş JR Holden da 194 sayı ile en fazla sayı kaydetmiş isim durumuda. İşte Euroleague Final-Four tarihinin en'leri...


En fazla maçta forma giyen oyuncular:

Victor Khryapa - 20
Theodoros Papaloukas - 18
J.R. Holden - 16

25 Şubat 2016 Perşembe

Fenerbahçe ilk yenilgiyi Pana'dan aldı

Turkish Airlines Euroleague'de TOP16 turunun yenilgisiz ekibi Fenerbahçe, Atina deplasmanında konuk olduğu Panathinaikos'a 76-71 yenilerek namağlup ünvanını OAKA'da bıraktı. 18000 taraftar önünde zorlu bir maç oynayan temsilcimiz, yorgun gözüktüğü maçta fazla basit hata yaparak sekizinci maçlar sonrası ilk yenilgisini aldı. Gruba kötü bir başlangıç yapan Panathinakos ise üstüste dördüncü galibiyetini alarak sekiz maç sonunda 5 galibiyete ulaştı. Pana bu galibiyetle aynı zamanda bu sezon 4 Türk takımını da mağlup etme başarısı gösteren tek takım oldu. 


Maça iyi başlayan taraf Fenerbahçe olsa da, sarı lacivertliler ilk çeyrekteki mental üstünlüğünü ikinci çeyrek rakibine kaptırdılar. İlk 10 dakikada özellikle hücumda daha etkili taraf olan ikinci çeyreğin ortalarına kadar skoru önde götüren sarı lacivertliler, kafa olarak da maçı Panathinaikos'tan daha çok istiyor izlenimi veriyorlardı. Fakat Elliot Williams'ın oyuna girmesiyle hücumda canlanan, savunmada da sertleşen Panathinaikos taraftarının da devreye girmesiyle maça ortak olmaya başladı. Devre sonunda Udoh ve Datome'nin sayıları Fenerbahçe'ye nefes aldırırken soyunma odasına 36-36 eşitlikle gidildi. İlk yarıda iki takım da hücum ribauntlarıyla dikkat çekerken, alınan toplam 36 ribaundun 15'i (9-6 Pana) hücum ribaunduydu. Özellikle ilk çeyrek ev sahibi ekip iyi hücum edemiyorken temsilcimizin farkı açamamasının en büyük nedeni bu ofansif ribauntlardı. 

28 Kasım 2015 Cumartesi

Kaf Kaf oyun kurucusuz buraya kadar

Pınar Karşıyaka dün akşam Karşıyaka Arena'da TOP16 hedefi için çok önemli bir kader maçına çıktı. Rakip Yunan devi Panathinaikos'tu. Pana dediğimize bakmayın, belki de son yılların en kötü Pana'sı var sahada bu sezon. Zira maç öncesi değerlendirdiğimde Karşıyaka'nın şansının hiç de küçümsenmeyecek kadar yüksek olduğunu düşünüyordum. Fakat şöyle bir durum da vardı ki, Kaf Kaf da geçtiğimiz sezondan alıştığımız havasında değildi. Sahada isteksiz, moralsiz oyunlarıyla yavaş yavaş taraftarın da tepkisini çekmeye başlayan Ragland ve Josh Carter'ın varlığı, her geçen maç düşüşte olan serbest atış ve şut yüzdesi Karşıyaka'nın galibiyetine olan güvenimiz üzerine bazı soru işaretleri yaratıyordu. Nitekim dün de gördük ki, geçen sezonki Diebler, Dixon, DJ'li takıma gelecek bir Iverson takviyesi dün Kaf Kaf'ı %150 galibiyete taşırdı, sahadaki Pana basketbolu karşısında. N'aparsınız "money talks" ne yazıkki.


Neyse, konuyu fazla saptırmadan asıl konumuza gelelim. Pınar Karşıyaka geçtiğimiz sezonun MVP'si Bobby Dixon'u henüz final maçının hemen sonrasında Fenerbahçe'ye kaptırmasının ardından sezona Armani Milano'dan Joe Ragland'ı alarak başlamıştı. İtalya'da Dixon'un tam aksine rol oyuncusu olan Ragland'dan takım lideri yaratmaya çalışan Ufuk Sarıca'nın planları sezon başı itibariyle tutmadı. İstatistiklere baktığımızda geçtiğimiz sezondan "daha kötü" oynamayan Ragland, üzerindeki beklentilerin büyüklüğünü ise karşılamayı başaramadı. Özellikle oyunun savunma tarafında takıma olan negatif etkisiyle taraftarların da tepkisini çekmeye başlayan Ragland, dün akşamki Panathinaikos maçında da sahada fazlasıyla etkisiz eleman rolünü alınca sadece 5 dakika sahada kalabildi ve 0/2 saha içi isabeti, 1 ribaunt yapabildi. 

Ufuk Sarıca'nın B planı olan Kenan Sipahi ise dün gece elinden geleni yapmasına rağmen, henüz bir Euroleague takımında ilk beş oyun kurucu olmaktan çok uzak olduğunu bir kez daha gösterdi. Zira bunu gören Sarıca da, oyunun önemli bir kısmında oyun kurucusuz mücadele etmeyi göze alarak Muhammed - Can ikilisiyle oynadı. Zaman zaman üçüncü guard Soner Şentürk, zaman zaman ise Can ya da Muahmmed ile top getirmesinin nedeni de sanırım buydu. Her ne kadar bu iki isim kendilerine verilen şansı iyi kullansalar da, mücadeleleri Pana gibi bir takımı geriden gelip yenmeye yeterli olmadı. Bu arada durum öyle bir hal aldı ki, geçen sezon oyun kurucu yokluğunda bile "Neden oyuna alındı" diye eleştirilen Soner bile, dün sahaya girdiğinde Ragland'a göre tercih edilen isim oldu. 

Sonuçta dün yeşil kırmızılı ekip oyun kurucularından beklediği verimi alamadan sadece birkaç oyuncunun yürekli oyunuyla çift haneli farklardan geri gelerek, her ne kadar eski gücünde olmasa da Yunan Milli Takımı'nın kilit oyuncularını barındıran bir Panathinaikos karşısında skoru dengelemeyi başardı. Fakat maçın son dakikasında bir liderin eksikliğini hissederek, yapılan acemice hatalar ve kullanılan zorlama hücumlarla sahadan mağlup ayrıldı. Takımda bir lider olmadan, en güvenilen şutör son iki Euroleague maçında bir tane bile üçlük bulamamışken bu sonuç belki de başarı sayılabilir. Fakat kabul etmek gerekir ki, tarihte katıldıkları en önemli organizasyonda yeşil kırmızılıların iyi bir oyun kurucusu olsa işler çok daha farklı gidecekti. Dün Sarıca'nın oyuncu tercihlerini de dikkate aldığımızda, bu takım öyle ya da böyle TOP16 yaparsa 1 numarada farklı bir isim görebiliriz muhtemelen. O zaman sahada çok farklı bir Kaf Kaf izleyebiliriz. 

23 Ekim 2015 Cuma

Kaf Kaf'ın gücü Pana'ya yetmedi: 85-73

Geçtiğimiz hafta Turkish Airlines Euroleague'e merhaba maçında sahasında Barcelona Lassa karşısında aldığı galibiyetle tüm dikkatleri bir anda üzerine çeken Pınar Karşıyaka, Atina deplasmanından eli boş döndü. Güçlü rakibi Panathinaikos karşısında ilk çeyrekte kontrolü rakibine kaptırarak 15 sayı geriye düşen yeşil kırmızılılar yer yer farkı tek hanelere indirseler de, galibiyet için yeterli skoru bulamayınca sahadan 85-73 mağlup ayrıldılar. Kaf Kaf bu sonuçla ikinci maçlar sonunda ilk kez yenilgiyle tanıştı. 


Maç boyunca hücumda oldukça zorlanan ve birçok hücumu zorlama şutlarla sonlandıran Pınar Karşıyaka, 40 dakika boyunca 2 sayılık atış denemesinden fazla üç sayı deneyerek hücumdaki etkisizliğini istatistiklere de yansıttı. Tam 31 üç sayı denemesi yapan Kaf Kaf bunlardan sadece 7 isabet bulabildi. Bu tip durumlarda geçtiğimiz sezon Dixon, Strawberry, Diebler üçlüsünün kişisel gayretleri Kaf Kaf'ı ayakta tutarken, Ragland'ın bu sezon bu görevde henüz aynı çizgiyi yakalayamaması Ufuk Sarıca'yı da düşündürüyor olsa gerek ki, ilk beşte Kenan tercihiyle maça başlıyor. Disiplin sorunu da olası olan Ragland ile Sarıca'nın ne kadar anlaşacağı Karşıyaka'nın ilerleyen maçları için oldukça kritik olacak. Hatırlarsak Dixon'da benzer yorumlarla takıma katılmış; fakat 3 sene içinde takımın lideri ve yıldızı olmuştu. 

Yine şut yüzdesine bakacak olursak Karşıyaka'nın bu akşam Diebler'ı da çok aradığını söylemek doğru olur. Oaka'nın havasından mıdır nedir, Carter olsun, Ragland olsun, Muhammed olsun, normalde rahatlıkla sokacakları üçlükleri kaçırırlarken, takımın farkı kapatmaya çalıştığı dönemlerde hızın kesilmesine neden oldular. Benzer durum ev sahibi ekipte yaşanmazken, James Gist 3/3, Diamantidis 3/6, Sasha Pavlovic 2/3 ve Antonis Fotsis de 2/4 ile kritik üçlüklerden isabet sağladılar. James Gist aynı zamanda atletizmini pota altında olsun, ikili oyunlarda olsun oldukça etkili kullanarak 27 sayı, 6 asist, 1 blokla yıldızlaştı. Fenerbahçe'deki performansını bildiğimiz Gist'in bu oyunu Karşıyaka savunmasındaki konsantrasyon eksikliğini de gözler önüne sermiş oldu. Tabi Diamantidis'e de şapka çıkarmak lazım. İlerleyen yaşına rağmen 27 dakika sahada kalarak 12 sayı, 8 asist yapan tecrübeli guard Pana'nın en etkili iki isminden biri oldu. 

25 Nisan 2014 Cuma

Komşu Final Four'da yok

Evet Yunan ekolü bir başka, kendi evlerinde rakiplerine basketbolun nasıl oynanacağını öğretiyorlar. Taraftarlarıyla bütünleşip oynadıkları salonu mabede çeviriyorlar. Fakat şunu da kabul etmek gerekir ki yatırımı kesip bütçeyi düşürünce, ekol ve ruh da bir yere kadar yeterli oluyor. Bu akşam Moskova ve Madrid’te ev sahipleri “her horoz kendi evinde öter” dediler ve sahada topla değil adeta Yunanlılarla “oynadılar”.


Rusya’daki maçın bir açıklamasını yapmak zor. Maçın başından itibaren ipleri eline alan taraf CSKA’ydı. Kaun’u pota altında etkili kullanıp, savunmada da Panathinaikos’a adım attırmadılar. Devrede skor 35-21 iken zaten sahadaki basketbol, Yunanlılar’ın geri dönüş yapma ihtimallerinin ne kadar düşük olduğunu gösteriyordu, ki o dönüş olmadı da zaten. 30 sayıyla biten maçta Pao’nun beyni Diamantidis “0” çekerken, Panathinaikos da tarihinin en ağır yenilgilerinden birini aldı.
Madrid’de ise benzer bir senaryo vardı sahada. Maçın hemen başında Llull ve Rodriguez ile farkı açan Real Madrid, bir miktar Lamonica engeline biraz da Diamantidis’in yapamadığını yapıp ayakta kalmaya çalışan Spanoulis’in çabalarına takılsa da üçüncü çeyrek sonuyla birlikte hakimiyeti tamamen eline aldı. İlk yarıdaki Llull – Rodriguez ikilisine ikinci yarıda Rudy Fernandez ve Felipe Reyes’in tecrübesi ve mücadelesi eklenirken final periyodunda taraftarının da desteğiyle aldığı her hücum ribaundu, kaptığı her topta Olympiakos’a bir darbe daha vuran Real sahadan 83-69 galip ayrılıp F4’a adını yazdırdı.
Akşam sonunda Real Madrid ve CSKA Moskova, Final Four’da Maccabi ve Barcelona’nın yanına eklenirken, Yunan basketbolu da 5 sene aradan sonra ilk kez Final Four’a takım gönderemedi.

23 Nisan 2014 Çarşamba

CSKA'ya OAKA'da geçit yok!

Sezon başından beri problemli günler yaşayan, hem birinci tur hem de TOP16 gruplarında elenip elenmeyeceği konusunda çok konuşulan; fakat bir şekilde yoluna devam eden Panathinaikos, Atina’da CSKA Moskova’ya Final Four biletini vermedi ve seriyi Moskova’daki son maça uzattı. Normal süresi Fridzon’un ayağı çizgide 2 sayılık şutuyla 64-64 sona eren maçın uzatma devresi büyük bir heyecana sahne olurken, Sonny Weems maçın kaderini çizen isim oldu. Normal sürenin son dakikalarında ard arda attığı orta ve uzun mesafeli şutlarla Panathinaikos’a adeta tek başına direnen Weems, bitime 4 saniye kala kullandığı iki serbest atıştan birini kaçırdı. Ribaund mücadelesi sonrası dışarı çıkan topu kenardan oyuna sokan CSKA yine Weems’in ayağının çizgide olması nedeniyle topu kaybedince sahadan 73-72 galip ayrılan Panathinaikos seride durumu 2-2’ye getirdi.


Ev sahibi ekipte, takımın sürükleyicisi Dimitris Diamantidis bugün hücumda adeta yokları oynarken, onun eksiğini Jonas Maciulis’in ekstra performansı ve pota altında Gist- Lasme ikilisinin gayretleri ile gelen sayılar kapattı. Pota altında Gist ve Lasme’nin savunmadaki yıldırıcılıklarına takım olarak eşlik eden Pana, özellikle ikinci yarı da Weems dışında CSKA’yı etkisiz hale getirirken, oyunun tıkandığı yerlerde basketbolun Arif Erdem’i Mavrokefalidis’in sayıları ile oyunda kalıp, maç sonunda da öldürücü darbeyi vurmasını bildi. Maçın Pana için dönüm anı ise, bana kalırsa, üçüncü çeyreğin hemen başında, belki de CSKA maçı koparma noktasına gelmişken, Diamantidis, Maciulis ve Lasme ile gelen 9 sayıydı. Bu seri ile oyunun momentumunu değiştiren ev sahibi ekip belki de seriyi bu noktada çevirmiş oldu.

26 Nisan 2013 Cuma

Barcelona F4'da, son bilet kimin olacak?

Turkish Airlines Euroleague'de çeyrek final serilerinin belki de en ilgi çekici olanında karşı karşıya gelen iki basketbol devi Regal Barcelona ve Panathinakos'un mücadelesinden galip ayrılan taraf beşinci maç sonunda Boğalar oldu. Serinin beşinci maçında Panathinakos'u sahasında konuk eden Barca, maça fırtına gibi başlayarak ilk çeyrekte elde ettiği farkı maç sonuna kadar koruyarak seriyi 3-2'ye getirdi ve Final Four biletini kaptı. Maçın başında Barcelona'da Tomic ve Abrines 2, Pana'da ise Diamantidis 3 faule ulaşırken, bu durumdan zararlı çıkan Yunanlılar süper yıldızlarının eksikliğinde açılan farkı kapatmakta zorlandılar. 44-33 Barca üstünlüğünde biten ilk devre sonrasında ikinci devrede iki takımda sert savunmalarıyla potalarını rakip hücumlara kapatırlarken, düşük skorlu geçen bu devrede saha ve seyirci avantajını iyi kullanan İspanyollar sahadan 64-53 galip ayrıldılar. 


Bu sonuçla Real Madrid ve CSKA Moskova'dan sonra Final Four'a yükselen üçüncü takım Regal Barcelona olurken, son bilet bu akşam Pire'de oynanacak Olympiakos - Anadolu Efes maçıyla sahibini bulacak. İki takımın da kendi sahalarındaki maçlarını kazandığı seride, Olympiakos saha avantajını kullanı F4 biletini almaya çalışacakken, kadro dışı bırakılan Vujacic'ten yoksun sahaya çıkacak olan Anadolu Efes ise deplasmanda kazanıp 2-0 geriye düştüğü seriyi son maçta kendi lehine çevirmek için mücadele edecek. Maç 21:45'te NTV Spor'dan takip edilebilecek.

13 Mayıs 2012 Pazar

Regal Barcelona Avrupa üçüncüsü!


Turkish Airlines Euroleague'in 2011-2012 sezonu üçünncüsünü belirleyecek maçta cuma gününün mağlupları karşı karşıya geldiler. Şampiyonluk ümidini kaybettikten sonra iki takımın da yeterli ciddiyeti taşımadıkları dikkat çekerken, sahadan 74-69 galip ayrılan Regal Barcelona, Euroleague'te üçüncülüğü elde etti. 

11 Mayıs 2012 Cuma

Euroleague F4'de ilk finalist CSKA!

İstanbul Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen Turkish Airlines Euroleague Final-Four’unun ilk yarı final mücadelesi nefesleri kesti. Yunan devi Panathinaikos ile Rus yıldızlar topluluğu CSKA Moskova’yı karşı karşıya getiren maçta, son dakikalarda ard arda serbest atışlar kaçırıp maçı tehlikeye atmasına rağmen son 8 saniyede yaptığı muhteşem savunma sonrası sahadan 66-64 galip ayrılan CSKA Moskova ilk final biletinin sahibi oldu.

6 Nisan 2012 Cuma

Son bilet Panathinaikos'un: 86-85


Turkish Airlines Euroleague'de İstanbul'da düzenlenecek Final-Four'a katılacak dördüncü takım OAKA'daki son maçta Maccabi'yi yenerek saf dışı bırakan Yunan Panathinaikos oldu. 2-2'lik çeyrek final serisinin son maçında kendi sahasında İsrail ekibi Maccabi Electra'yı konuk eden Panathinaikos son dakikaları nefesleri kesen mücadelede sahadan 86-85 galip ayrıldı ve seriyi 3-2 kazanarak İstanbul biletini cebine koydu.

30 Mart 2012 Cuma

Panathinaikos seriyi OAKA'ya taşıdı: 69-78

Turkish Airlines Euroleague çeyrek final dördüncü maçında İsrail deplasmanında Final Four şansını sürdürebilmek için Maccabi Electra karşısına çıkan Panathinaikos zorlu mücadeleden 69-78 galip ayrıldı ve seride durumu 2-2'ye getirdi. Serinin beşinci ve son

28 Mart 2012 Çarşamba

Maccabi'den dev adım: 65-62

Turkish Airlines Euroleague'de çeyrek final üçüncü maçında kendi sahasında Yunan ekibi Panathinaikos'u konuk eden İsrail temsilcisi Maccabi Electra, müthiş bir çekişmeye sahne olan maçta sahadan 65-62 galip ayrılarak

21 Mart 2012 Çarşamba

Panathinaikos Maccabi'yi dağıttı: 93-73

Turkish Airlines Euroleague'de akşamın ikinci çeyrek final maçında Yunan Panathinaikos, İsrail temsilcisi Maccabi Electra'yı 93-73 yenerek seride 1-0 öne geçti. Geçen senenin iki finalistini çeyrek finalde karşı karşıya getiren maç karşılıklı basketlerle başlarken, ilk çeyreğin sonlarında skor 18-18 iken alınan mola sonrası bir anda farkı açan Panathinaikos çeyreği 28-18 önde tamamladı. Maccabi'nin yaptığı ard arda top kayıpları, sert Pana savunması ve seyircisinin de artan desteğiyle ikinci çeyrekte de farkı açmaya devam eden Yunan temsilcisi serisini 22-0'a

10 Şubat 2012 Cuma

Fenerbahçe Ülker Atina'da kaybetti: 72-62

Turkish Airlines Euroleague temsilcilerimizden Fenerbahçe Ülker geçtiğimiz hafta İstanbul'da yenildiği Panathinaikos'la Atina'da karşı karşıya geldi. Maçın ilk dakikasından itibaren oyunu kontrol altında tutan Panathinaikos, ilk çeyrekte