Blake Schilb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blake Schilb etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2017 Pazar

Son saniyede Anadolu Efes

Spor Toto Basketbol Süper Ligi 29. Haftası Pazar gününün açılış karşılaşmasında, playofflar öncesi 6. sıradaki yeri hemen hemen garanti olan Galatasaray ile 2. sıranın en büyük adayı Anadolu Efes’i Abdi İpekçi Arena’da bir araya geldi. Darüşşafaka Doğuş maçında oyundan atıldıktan sonra 3 maç ceza alan koç Ergin Ataman ile 4 as oyuncusu Alex Tyus, Tibor Pleiss, Errick McCollum ve kaptan Sinan Güler’den yoksun maça çıkan Galatasaray’ın karşısında Euroleague’deki yorucu Olympiakos serisinden lige nasıl bir psikolojiyle döneceğini merak ettiğim Efes vardı.


Maçın ilk dakikalarında iki takım da dış atışlarda istediği performansı gösteremezken Galatasaray Odeabank, Göksenin ve Daye ile içerden etkili oldu. Anadolu Efes’in ilk sayıları ise Doğuş Balbay’ın sahaya koyduğu enerji ile geldi. Anadolu Efes çeyrek boyunca top kayıplarını kontrol etmekte zorlanırken (8 top kaybı) Can Maxim Mutaf ve Honeycutt’ın üçlükleriyle karşılaşmaya tutundu ve ilk çeyrek Galatasaray’ın 15-14’lük üstünlüğüyle geçildi.

26 Ocak 2017 Perşembe

Galatasaray Odeabank’ın Euroleague Serüveni

Geçtiğimiz yıl Eurocup şampiyonluğunu kazanarak bu yıl Turkish Airlines Euroleague’de mücadele etme hakkı kazanan Galatasaray Odeabank kadrosunun iskeletini büyük ölçüde korusa da oyun kurucu pozisyonunda yaşadığı sıkıntılar ve yanlış transfer hamleleri yüzünden euroleague serüvenine ilk 5 maçını kaybederek oldukça kötü başladı. Geçtiğimiz yıldan rotasyonun ana parçaları beş numara Stephan Lasme, Chuck Davis  ve oyun kurucu Eric Mccollum’u kaybeden takım yaz döneminde yaptığı takviyelerle oldukça geniş bir rotasyon kursa da bilhassa yaşanan guard problemi sebebiyle saha içi organizasyonda çekilen sıkıntı ve beraberinde koç Ergin Ataman’ın oyuncu rollerini iyi belirleyememesi gibi sebeplerle Euroleague’in dibine demir attı.


Takıma eklenen oyun kurucu ikilisi Russ Smith ve Justin Dentmon ile yollar ayrılıp dört numara Deon Thompson da Kızılyıldız’a yollandıktan sonra bu kez Uruguaylı Bruno Fitipaldo transfer edilerek guard pozisyonuna yama yapıldı. Aslında sezon öncesi bilhassa Russ Smith’ten beklentiler oldukça yüksekti. NBA patenli oyun kurucu için Avrupa deneyimi tam bir hüsranla sonuçlandı. Takımın bir diğer NBA patentli oyuncusu Austin Daye ise teması sevmeyen çıt kırıldım yapısı ve savunma zafiyetiyle Avrupa basketboluna şu ana dek hiç de iyi adapte olabilmiş değil. Yaşadığı sakatlıklar bir yana oynanan son maçlarda sağlıklı olmasına rağmen rotasyonda aldığı rol son derece azalmış durumda.

Yüzdeli hücum, savunma ve adrenalin

Fenerbahçe Ülker Arena bu akşam son yılların en heyecanlı Fenerbahçe - Galatasaray derbilerinden birine sahne oldu. Birbirinden tamamen farklı iki devre izlediğimiz, iki takımın da devrelerde farklı karakterler yansıttığı bir maç oldu. İlk yarıda iyi paslaşma, topu çevirme ve yüzdeli hücumlarla farkı açan bir Galatasaray; ikinci yarıda ise hırs, sertlik ve savunma ile rakibi durduran, ardından da adrenalinle geri gelen bir Fenerbahçe izledik (Vesely'nin son çeyrekteki basketi sonrası hırsını da bu yüzden yazımın fotoğrafı olarak seçtim). Fenerbahçe için çift hanelerden geri gelinerek alınan 85-80'lik galibiyet üst sıralarda kalma yolunda değerli bir galibiyet olurken, Galatasaray Odeabank da Maccabi galibiyeti sonrası az da olsa yeşeren Play-Off umutlarına çok da kapılmaması gerektiğini üzülerek de olsa hissetti. 


100 sayı üzerine çıktıkları bir Maccabi galibiyeti sonrası, Galatasaray Odeabank'tan ilk yarıda yine kusursuz bir hücum perfromansı seyrettik. İki çeyrekte de topu çok iyi çeviren Galatasaray Fenerbahçe savunmasının dengesini bozarken, sarı lacivertli ayakların savunmada yeterince hızlı olamaması, adam paylaşımının ve yardımlaşmanın yetersiz kalması Galatasaray'ın boş şutu rahat bir şekilde bulmasını sağladı. Bu boş şutlar sarı kırmızılıların devre sonunda 7/11 üç sayı yüzdesine erişmesini sağlarken, genel şut yüzdesi de 22/29'du. Fenerbahçe savunmada devre boyunca hiç top çalamazken, 17/29 gibi hiç de fena olmayan bir şut yüzdesi elde edip 41 sayı attıkları bir ilk yarıda potasında 54 sayı görerek devre sonunda soyunma odasının yolunu farklı şekilde geride tutmak zorunda kaldılar. Galatasaray'da iyi paslaşma yanında bir başka dikkat çeken konu da sadece guardların değil tüm takımın bu paylaşımda rol alması olurken, yapılan 18 asistin büyük çoğunluğunu saf point guard olmayan isimlerden geldi. Devre sonunda Schilb 6, Micov 5, Diebler ise 4 asist yapmıştı. Son olarak da Galatasaray'ın ilk yarıdaki hücum yüzdesi öyle bir noktadaydı ki, Fenerbahçe'nin ilk yarı boyunca aldığı ribaunt sayısı 2'si hücum olmak üzere sadece 7'ydi. 

25 Aralık 2016 Pazar

Karşıyaka Cimbom'a geçit vermedi

Beko Basketbol Ligi'nde günün en dikkat çekici maçında Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu'nda Galatasaray Odeabank'ı konuk eden Pınar Karşıyaka büyük bir çekişme içinde geçen karşılaşmayı 78-72 kazanarak ligdeki 12.maçında 7. galibiyetini elde etti. Galatasaray Odeabank ise salonu tıklım tıklım dolduran Karşıyaka taraftarı önünde Micov ve Preldzic'ten yoksun çıktığı maçı kaybederek bu sezonki dördüncü yenilgisini Karşıyaka'da yaşadı. 


Vladimir Micov ve Emir Preldzic sakatlıkları nedeniyle Galatasaray Odeabank'ın daralan rotasyonundan yararlanmaya çalışan Pınar Karşıyaka karşılaşmaya yüksek tempolu bir basketbolla başladı. Summers'ın orta mesafeli isabetleri ve Owens'ın smaçları pota altı hakimiyetini yeşil kırmızılılar yönünde belirlerken, ilk beş dakika 15-8 Pınar Karşıyaka üstünlüğünde geçildi. Ergin Ataman'ın pota altına çözüm bulmak amacıyla Pleiss'ı oyuna alması ev sahibi ekibinin pota altına girmesini ve sayı bulmasını engellerken, 2 dakika içinde gelen 0-9'luk Galatasaray serisi konuk takımı 15-17 öne geçirdi. Mola sonrası 0-13'e kadar çıkan Galatasaray serisini, Pınar Karşıyaka'da uzun süre sonra pota altını düşünen Green'in basket faulü bozarken, ilk çeyrek 22-24 Galatasaray Odeabank üstünlüğüyle sonuçlandı. 

İkinci çeyreğin başında iki takımın da savunma sertliğini yükseltip, hücumda fazla hata yapması ilk 2.5 dakikadaki 4 sayının tamamının serbest atışlardan gelmesine neden olurken, Pınar Karşıyaka 2.5 dakika içinde faul hakkını doldurdu. Çalınan faullere yeşil kırmızılı oyuncu ve taraftarların tepkisinin gerdiği ortam Galatasaray'a yararken, Karşıyaka'nın tamamen Brown ve Green'in zorlama hücumlarına dayalı olarak oyun disiplininden koptuğu görüldü. Devrenin son 5 dakikasına 24-35 Galatasaray üstünlüğüyle girilirken, Egemen Güven'in tipiyle durgunluğuna son veren Pınar Karşıyaka, Brown, Summers ve Pontika'nın dış şutlarıyla tekrar oyuna ortak oldu. Devrenin son 1.5 dakikasına girerken farkı 1 sayıya kadar indiren Kaf Kaf (42-42), Green'in penetresi sonrası kaydettiği basket faulle serisini 13-1'e yükseltip soyunma odasına 45-42 önde girdi. 

20 Aralık 2016 Salı

Peki ya Langford da sahada olsaydı?

Turkish Airlines Euroleague'de haftanın açılış maçında Rusya'da Unics Kazan'ın konuğu olan Galatasaray Odeabank, eksik rakibi karşısında beklemediği bir yenilgi aldı. Rakibinin en büyük kozu Keith Langford'tan yoksun çıktığı maçın başından sonuna kadar bir türlü oyuna ortak olamayan Cimbom sahadan 60-73 mağlup ayrıldı. Önemli skor tehditlerinden beklediği verimi alamayan sarı kırmızılılar bu yenilgiyle ilk sekize yaklaşma yolunda önemli bir darbe almış oldu. Unics Kazan ise bu galibiyetle bu sezon Euroleague'deki dördüncü, Türk takımlarına karşı ise ikinci galibiyetini elde etti. 


Maç öncesi küçük bir sakatlığı bulunan Keith Langford'un kadroda yer almadığı Unics Kazan, maç başına 23.8 sayı ortalaması bulunan yıldızının yokluğunda Voronov ve Colom'un sayı katkılarıyla galibiyete uzandı. Langford'un yokluğunda hücum gücü anlamında kağıt üzerinde daha zayıf gözüken Rus ekibi, bu eksiği takım oyunu ve artan savunma konsantrasyonu olarak avantaja çevirirken; maça favori çıkmak Galatasaray'a yaramadı. Muhtemelen hafta boyunca öncelikle Langford'un savunmasına odaklanan sarı kırmızılılar, onun yokluğunda Kazan'ın değişen hücum mantalitesine karşı hazırlıksız yakalandı. Maçın ilk dakikalarında Langford'suz bocalayan rakibini, kendisi de sayı bulmakta zorlanarak cezalandıramayan Galatasaray, ev sahibinin maç boyu skoru önde götürmesine izin vererek kendi sonunu hazırlamış oldu. Kazan da değişen beşiyle daha savunmacı bir takım olarak sarı kırmızılılara kolay sayı imkanı vermeyince Galatasaray çok kritik bir deplasmandan boynu bükük ayrıldı. 

22 Mart 2016 Salı

Galatasaray yarı finalde

Galatasaray Odeabank Euro Cup çeyrek final rövanş maçında sahasında konuk ettiği Alman ekibi Bayern Münih'i 72-59 mağlup ederek yarı finale yükseldi. Eşleşmenin ilk maçını Almanya'da son dakikalarda yaptığı basit hatalarla 10 sayı farkla kaybeden sarı kırmızılı temsilcimiz, kendi sahasında tur için gerekli 11 veya fazla farkı elde etmeyi başardı. Cimbom bu sonuçla adını yarı finale yazdırırken rakip olarak Gran Canaria - Stelmet Gora maçının kazananını beklemeye başladı. 


Karşılaşmaya hızlı başlayan ve henüz ilk çeyrekte maçı 10 sayı civarına getiren Galatasaray ilk çeyreği 23-14 önde kapattı. İkinci çeyrekte Lasme'nin 3 faulüne rağmen topu pota altına indirmekte ısrar eden Cimbom, Göksenin'in önderliğinde savunma sertliğini de her dakika artırarak devre sonunda 18 sayılık farkı yakaladı: 43-25. 

Verilen devre arası Alman temsilcisine yararken, üçüncü çeyrekte Galatasaray hücum etmekte oldukça zorlandı. 10 dakikada sadece 11 sayı bulan temsilcimiz farkın nispeten kapanmasına engel olamasa da son 10 dakikaya girilirken 54-45 öndeydi. Final periyodunda Lasme'nin beşinci faulünü alması Galatasaray'ı zor durumda bıraktı. Üçüncü çeyrekteki hücum kısırlığı devam etse de, savunmadaki direnç farkın kapanmasına engel olurken, Sinan'ın 24 saniye bitiminde kazandırdığı üçlük belki de maçın dönüm noktası oldu. Tekrar canlanan ve farkı tekrar çift hanelere çıkaran sarı kırmızılılar son dakikadaki serbest atışları da kaçırmadı ve sahadan 72-59 galip ayrılarak yarı final biletini aldı. 

30 Ekim 2015 Cuma

Galatasaray Odeabank Üzerine

Geçtiğimiz yıl mali sıkıntılardan dolayı kadro istikrarını bir türlü yakalayamayan ve yaz döneminde borçlardan ve mali istikrarsızlıklardan dolayı euroleague vizesi alamayan Galatasaray geçtiğimiz yıla oranla kadrosundan sadece Sinan Güler, Vladimir Micov ve Ege Arar’ı tutup neredeyse tüm rotasyonu değiştirdi.



Takıma gelen oyuncuları saymak gerekirse Şafak Edge ve Eric McCollum oyun kurucu rotasyonuna dahil edildi. Blake Schilb ve Göksenin Koksal Vladimir Micov ve Sinan Güler ile beraber iki ve üç numaraya, Caleb Green, Joey Dorsey, Stephane Lasme, İzeet Türkyılmaz, Ege Arar ve Dusan Cantekin 4 ve beş numaralı pozisyonlara eklenen parçalar olarak göze çarptı.
Bilhassa oyun kurucu transferinde Huertas ısrarından dolayı takımın yaşadığı sıkıntı düşünldüğünde kadroya en geç katılan oyuncu geçtiğimiz yılı Çin liginde sayı kralı olarak geçiren ve henüz Avrupa tecrübesi yaşamamış Eric McCollum oldu.

Galatasaray bu seneki kadro yapısıyla şu ana dek oynadığı Euro Cup ve lig maçlarında her ne kadar oynadığı 5 resmi maçın 4’ünü kazansa da özellikle oyun kurucu rotasyonunda yaşanılan sıkıntı ve oyunun Sinan başta olmak üzere Schilb ve Micov’un yaratıcılıklarına kalmasından ve maç içinde tempoyu ayarlamakta yaşadığı sıkıntıdan dolayı bir türlü takım olarak istenilen seviyeye ulaşamadı.

Bunun başlıca sebebi koç Ergin Ataman’ın oyun kurucu pozisyonunda yaşadığı sıkıntı. McCollum skor üretmek dışında saha içi organizasyona destek olan bir oyuncu değil ve zaman zaman skor sevdası yüzünden takıma zarar veriyor. Ayrıca Avrupa basketboluna adaptasyon süreci yaşadığı gerçeği unutulmamalı. Öte yandan Şafak Edge Ergin Ataman tarafından rotasyonda pek düşünülmüyor. Ama özellikle ligde oynanan Anadolu Efes maçında gerek savunmayı toparlanması gerekse saha içi organizasyonda gösterdiği başarı hem oyuncu hem de kulüp adına sevindiriciydi. Yine de halen yeterli süreleri aldığını düşünmüyorum.

Ama takımın ana sorunu pota altı oyuncularının gerek formsuzluk gerekse yetenek açısından birbirine benzer özellikler göstermeleri. Kadro yapısı düşünüldüğünde dört ve beş numarada sırtı dönük oyunu oldukça kısıtlı olan rotasyon yüzünden bu pozisyonlarda pota altındaki oyuncuların sayı üretimi dış oyuncuların yaratıcılığına bağımlı hale geliyor. Dorsey zaten geçtiğimiz sezonu Houston Rockets’da kısıtlı süreler alarak geçirdi ve oldukça formsuz. Lasme ise ilerleyen yaşı, ebat olarak ince oluşu ve koç Ergin Ataman’ın rotasyonu mümkün mertebe dar kullanmasından dolayı yaşına göre oldukça fazla süreler alıyor ve bu performansını olumsuz etkiliyor. Ege Arar, İzzet Türkyılmaz ve Dusan Cantekin sadece sınırlı süreler alabiliyor ve çoğu zaman sadece maç kafada bitince oyuna dâhil oluyorlar. 4 ve 5 numara rotasyonunda yetenekleriyle diğer oyunculardan sıyrılan yegâne isim Caleb Green olarak göze çarpıyor. Oyuncunun Kimi zaman şut pas tercihlerinde yaşadığı sıkıntı düşünüldüğünde takımın yumuşak karnı olarak pota altı göze çarpıyor.

21 Ekim 2015 Çarşamba

Galatasaray Avrupa'da çok farklı

Euro Cup F Grubu'ndaki ikinci maçında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Yunan ekibi AEK'yı konuk eden Galatasaray Odeabank, ilk yarıdaki performansıyla rakibini 89-65 mağlup ederek ikinci Avrupa sınavından da galibiyetle ayrıldı. İlk maçında Neptunas'a karşı 94 sayı bulup 90 sayı potasında gören Cimbom, bu maçta da rakip potaya 89 sayı gönderip skorer kimliğini ortaya koyarken, savunmasını da önceki karşılaşmaya oranla sertleştirip sadece 65 sayıya izin verince rahat bir galibiyet elde etti. 

Karşılaşmanın başında ardarda faullerle faul hakkını çabuk doldurmasına rağmen hücumları iyi değerlendiren Galatasaray, Schilb'in ters eşleşmeleri iyi kullanması, Green'in etkili oyunuyla ilk çeyreği 22-11 önde tamamladı. İkinci çeyreğe Göksenin'i oyuna alarak başlayan sarı kırmızılılar, genç yıldızın hem hücum hem de savunmada verdiği katkı ile periyoda 9-0'lık bir giriş yaptı. Fark açılmış ve herşey tam istediğimiz gibi giderken tribünlerden gelen yabancı bir madde oyunun durup Galatasaray'ın hızının bir süreliğine kesilmesine neden oldu. Bu süreçte AEK Sakota'yla gelen dış şutlar sayesinde ümitlense de, McCollum ve Dorsey'in skora katkı vermeye devam etmesi sonrası temsilcimiz devreyi 48-27 önde tamamladı. Soyunma odasından çok durgun dönen Galatasaray Odeabank 5 dakika boyunca sayı bulamadı. Bu sürede AEK 10-0'lık bir seri yakalarken, Sinan Güler'in üçlüğü bu seriyi sona erdirdi. Bu üçlük aynı zamanda AEK'nın hızını da keserken kalan 5 dakikada McColumn, Green ve Dorsey ile sayılar bulan Galatasaray bu sefer de kendi 16-0'lık bir seri yakalarak son 10 dakikaya 64-37 önde girdi. Karşılaşmanın son çeyreği rölantide geçerken, farkın verdiği rahatlıkla fazla zaman bulamayan oyuncularına da süre veren Galatasaray Odeabank sahadan 89-65 galip ayrılarak ikinci maçından da galibiyetle ayrıldı. 

Galatasaray Odeabank'ta Errick McCollum 25 sayı, 6 asist ve Göksenin Köksal 5/5 üçlük ile 21 sayı, 2 ribaunt istatistikleri yakalayarak galibiyetin mimarları olurlarken, Caleb Green 10 sayı, 10 ribaunt, Blake Schilb 10 sayı, 4 asist ve Joey Dorsey 9 sayı, 12 ribaunt ile mücadele ettiler. Konuk AEK'nın en etkili isimleri ise 6 üçlük isabeti ile 20 sayı bulan Dusan Sakota ve 20 sayı, 10 ribaunt ile oynayan Loukas Mavrokefalidis oldular. 

18 Mart 2015 Çarşamba

Banvit Paris'e yarı final için gidiyor

Euro Cup'ta çeyrek finale kalan iki temsilcimizden biri olan Banvit, bu akşam Paris'te Paris Levallois karşısına avantajlı bir skor elde edebilmek için çıkacak. Saha avantajına sahip olduğu için ilk maçı deplasmanda oynayacak olan Banvit, bu maçta elde edeceği skorla Bandırma'daki rövanş öncesi avantajı eline geçirmek istiyor.
 
 
Paris Levallois kadrosunu incelediğimizde Banvit'ten daha iyi bir takım olmadıklarını görüyoruz. Genel olarak üç oyuncunun performansına dayalı oynuyorlar. Bu isimlerden pota altında Sharrod Ford 15.7 sayı - 9 ribaunt - 1 blok ortalamalarıyla sadece takımın değil, kupanın da en etkili isimlerinden biri. Çok yönlü forvetleri Blake Shilb ise 15.2 sayı- 4.2 ribaunt - 4.8 asist ortalamalarına sahip. %43 üç sayı yüzdesi ve 1.1 top çalma ortalamasının yanında, gerektiğinde hiç çekinmeden insiyatifi eline almasıyla çok tehlikeli bir isim. Oyun kurucu pozisyonunda da Mike Green 10.8 sayı - 7.1 asist - 1.2 top çalma ile takımın lokomotifi konumunda. Bunun haricinde Ndoye'nin dış şut tehditi ve Sane'nin pota altında verdiği blok korkusu da diğer dikkat çekici unsurlar.

16 Haziran 2012 Cumartesi

Fransa'da şampiyon Elan Chalon oldu




Fransa Erkekler Basketbol Ligi ProA'da Play-Off final maçında LeMans'ı 95-76'lık bir skorla deviren Elan Chalon 2011-2012 sezonu Fransa şampiyonu oldu. Paris'te oynanan maça çok hızlı başlayan ve ilk çeyreği 25-18, devreyi de 52-28 önde tamamlayan Elan Chalon, bu üstünlüğü maç sonuna kadar koruyarak şampiyonluğa ulaştı. Elan Chalon'da Blake Schilb 4/6 üç sayı isabeti, 20 sayı, 10 asist, 5 ribaund ile maçın yıldızı olurken, Ilian Evtimov 15 sayı, Steed Tchicamboud ve Nicholas Lang da 14'er sayı kaydettiler. LeMans'ta ise 24 sayı, 8 ribaund ile mücadele eden Marcellus Sommerville en etkili isim oldu.

28 Nisan 2012 Cumartesi

Kartal'ın rakibi Fransız Elan Chalon


Macaristan'ın Szolnoki Olaj takımını mağlup ederek EuroChallenge Cup'ta finale yükselen Beşiktaş Milangaz'ın rakibi Fransa'nın Elan Chalon ekibi oldu. Macaristan'da devam eden Final-Four'un ikinci yarı final müsabakasında Rus Triumph Lyubertsy takımı karşısına çıkan Fransız ekibi ilk yarıdaki etkili performansıyla rakibini 84-69 mağlup etti ve finale adını yazdırdı. 

20 Kasım 2011 Pazar

ProA'da zirvenin adı değişti

Fransa Basketbol Ligi ProA’da 7.hafta karşılaşmaları dün oynanan maçlarla tamamlandı. Deplasmanda Le Mans’a 80-78 yenilen Nancy bu yenilgi ile namağlup ünvanı ile birlikte liderliği de kaybederken, kendi sahasında Hyeres Toulon’u 106-57 ile rahat bir şekilde geçen Gravelines averajla zirvenin yeni sahibi oldu.
Le Mans’ta oynanan karşılaşmaya iyi başlayıp maçı baştan sona önde götüren ev sahibi ekip ilk periyodu 23-18, devreyi de 42-33 önde kapattı. İkinci yarıda daha iyi organize olup farkı kapatmaya çalışan Nancy ise

30 Ekim 2011 Pazar

Pro A'da Nancy doludizgin...

Dördüncü haftası bu akşam oynanan karşılaşmalarla sona eren Fransa erkekler basketbol ligi ProA'da 4.maçını da kazanarak ligdeki tek namağlup takım olma ünvanını elinde bulunduran Nancy zirvedeki yerini korudu.
Kendi evinde oynadığı karşılaşmada Poitiers'i misafir eden Nancy, ilk periyodu 21-17, devreyi de 39-32 önde geçmesine rağmen, Poitiers'in üçüncü çeyrekteki etkili oyununua engel olamayarak final

17 Ekim 2011 Pazartesi

ProA'da ikinci haftanın ardından

Fransa Erkekler Basketbol Ligi Pro A'da ikinci hafta karşılaşmaları bu hafta sonu yapıldı. İkinci maçlar sonunda 2'de 2 yapan üç takım Chalon/Saône, Le Mans ve Nancy ilk üç sıraya yerleştiler. İkinci haftada Chalon deplasmanda Orleans'ı 84-73 yenerken, Blake Schilb 15 sayı, 5 asist, 2 top çalma; Alede Aminu 13 sayı, 12 ribaund ile karşılaşmayı tamamladılar. Euro Cup'ta temsilcimiz Pınar Karşıyaka'yı eleyen Le Mans