İstikrarlı bir bütçe yapısı olmayan kulüpler için yakalanan başarıları korumak ve sürdürülebilir kılmak kolay değildir. Dikkatli ve yerinde hamleler yapmak, her adımı iki hatta üç kez düşünerek atmak gerekir. Aksi takdirde iki sezon önce şampiyonluk kutlanırken, iki sezon sonrasında Play-Off'un dışında kalınabilir. Evet Karşıyaka'dan bahsediyorum. İki sezon önce, 3 yıllık bir yapılanma ve sabır sonrası gelen efsanevi şampiyonluk hikayesi ardından uygulanan yanlış stratejiler, hatalı transferler ve hamlelere son olarak bu sezonun son maçlarındaki basit hatalar ve vurdumduymazlık da eklenince basketbolumuzun olmazsa olmaz'larından Pınar Karşıyaka tam 8 sezon sonra ligi ilk sekizin dışında kalarak tamamladı.
Yıllar sonra gelen şampiyonluğun da dahil olduğu dört senelik Ufuk Sarıca dönemi sonrası sezon başında Nenad Markovic'in transferini en çok sorgulayan isimlerden biri olarak, ilk devrede sahaya yansıtılan basketbol için "Karşıyaka'da Nenad Markovic devrimi" diye birkaç satır yazmıştım bu sayfada. Gerek savunmadaki (bana göre) yanlışlar, gerek pota altının yeterince kullanılmamasını, gerekse genç oyunculara şans tanınmamasını eleştirmiş; fakat daha da öte Boşnak çalıştırıcının kritik anlarda oyunu kenardan izlemesini ve takımdaki hırs ve arzu eksiğinden bahsetmiştim. Dillard - Green değişikliği Karşıyaka'yı bu pozisyonda bir kademe ilerletse de, Markovic'in sezon ilerledikçe benchi giderek unutmaya başlaması, tamamen 6-7 kişilik bir rotasyona bel bağlaması genç oyuncuların tecrübe kazanması için gerekli süreleri almasını engellemesi bir yana, as kadronun da sezon sonuna doğru yıpranmasına yol açtı.






