Galatasaray Liv Hospital etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galatasaray Liv Hospital etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Mart 2015 Perşembe

Euroleague günü: Ribaunt alamıyoruz

Turkish Airlines Euroleague'de TOP16 dokuzuncu maçları bugün başlayacakken, ilk sekiz maç itibariyle TOP16'nın en az ribaunt alan takımları Anadolu Efes ve Galatasaray Liv Hospital oldular. Anadolu Efes aldığı toplam 245 ribaunt ve maç başına 30.6 ortalamasıyla 16 takım arasında son sırada yer alırken, Galatasaray Liv Hospital da toplam 264 ve maç başına ribaunt 33 ile Efes'in bir üstünde yer aldı.
 
 
Günümüz basketbolunda her ne kadar pota altının takım başarısındaki etkisi azalsa ve hücumlar daha çok dış şuta dayanmaya başlasa da, rakibe verilen hücum sayısını azaltmak ve ikinci şans hücumları yakalamak açısından ribauntların etkisi asla yadsınamaz. Bu anlamda pota altı halimiyetinin önemi tartışılmazken, Euroleague TOP16'da çeyrek final mücadelesi veren takımlarımızın bu istatistikte en alt sıralarda yer alması, üstünde yoğunlaşılması gereken bir konu olarak dikkat çekmekte.
Tabi listeye baktığımızda Efes ve Cimbom'dan sonraki pozisyonlarda sırasıyla Barcelona, Panathinaikos ve Olympiakos'un bulunması istatistiki anlamda pota altı etkinliğinin o kadar da üstüne düşmememiz gerektiği savını güçlendirse se, özellikle çeyrek final yolunda önünde önemli maçları olan Anadolu Efes'in pota altındaki performansının bir an önce yükselmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bu arada, küçük bir not daha: TOP16'da mücadele eden diğer ekibimiz Fenerbahçe Ülker de toplam 294 ve maç başına 36.8 ribaunt ortalama ile bu sıralamada yedinci sırada yer alıyor.

15 Şubat 2015 Pazar

Cimbom'dan Maccabi'ye pankartlı cevap

Geçtiğimiz hafta Turkish Airlines Euroleague'de oynanan Galatasaray Liv Hospital - Maccabi maçının sonunda yaşananlara yönelik Maccabi taraftarının açtığı "GalatasaCRY" pankartına cevap sarı kırmızılıların tekerlekli sandalye maçında geldi. Galatasaray taraftarı, yaptırdığı "MaccaBITCH" pankartıyla İsrailli taraftarların açtığı pankarta gönderme yaparken şimdi gözler TBESF Bedensel Engelliler Spor Federasyonu'na çevrildi. Türkiye'deki birçok salonda bu tip küfür içeren pankartların açılması, hatta salona dahi sokulması yasakken ve çok sıkı tedbirler alınmaktayken, bugün Galatasaray maçında açılan pankarta nasıl bir ceza geleceği de merak konusu oldu. Bekleyip federasyonun tavrını göreceğiz.

3 Ocak 2015 Cumartesi

Ataman'dan sürpriz maç sonu demeci

Beko Basketbol Ligi'nde İstanbul BŞB karşısında sahadan 81-84 yenik ayrılarak 14. maçında yedinci yenilgisini alan Galatasaray Liv Hospital'da coach Ergin Ataman maç sonu açıklamalarıyla herkesi şaşırttı. Önceki maçlar ve geçmiş tecrübeleri dikkate aldığımızda alınan 81-84'lük yenilgi sonrası kendisinden farklı açıklamalar beklerken...
 
Örnek;
"Sadece 9 kişiyle oynamak zorunda kaldık"
"Rakip sadece 7 kişiyle oynayarak bizi şaşırttı"
"3 yeni oyuncu almışlar, bizim haberimiz yoktu"
"Takıma küsmeyi düşünüyorum, henüz karar vermedim; konuşmayabilirim oyuncularla"
"Daha fazla top çalıp, blok yaptık. Maç skorlarında buna da dikkat edilmeli."
"Balazic 5/5 üçlük attı, basketbola yakışmayan şeyler bunlar."
 
 
... Ataman maç sonu röportajında kötü oynadıklarını belirterek "Rakibi küçümseme lüksümüz yok; 16 sayıdan geri dönsek de 3 dakikalık iyi oyunla maç kazanılmaz. Rakip maçı sonuna kadar haketti" şeklinde konuştu. Ataman ayrıca Real Madrid maçı için yoğun bir antreman temposu ve kampa gireceklerini belirtti.

9 Aralık 2014 Salı

Cimbom Euroleague'de kritik virajda

Turkish Airlines Euroleague D Grubu'nda ilk dört mücadelesi yapan Galatasaray Liv Hospital yarın Litvanya'da hayati bir maça çıkıyor. Son haftalarda sakatlar, maddi kriz ve Furkan Aldemir'in gidişi sonrası form düşüklüğüyle gruptan çıkamama riskiyle yüzleşen Cimbom, işi son maça bırakmadan gruptan çıkmayı garantileme peşinde. 8 maçta 3 galibiyeti bulunan iki takımı karşı karşıya getiren maçta olası bir Galatasaray galibiyeti, Neptunas Klaipeda karşısında ilk maçı da farklı kazanan sarı kırmızılılar için büyük olasılıkla TOP16 bileti anlamına gelecek. Diğer maçların sonuçlarına bağlı olarak çoklu averaj neticesinde yine de çıkmayı garantileyemeyebilecek olan temsilcimiz, herşeye rağmen bu durumda Olympiakos karşısına daha rahat çıkacak.
 
 
Galatasaray Liv Hospital'da en büyük koz PortoRiko'lu guard Carlos Arroyo olurken, kısa rotasyonundaki darlık Sinan ve Arroyo üzerine binen yükü artırmış durumda. Yine de faul problemi baş göstermediği sürece Arroyo ile birlikte formda Sinan'ın yanına Ender'in de katkısı rotasyon darlığının önüne geçecektir. Furkan'ın gidişi sonrası yerine gelen Patric Young'ın ligdeki Royal Halı maçındaki performansı sarı kırmızılı taraftarları memnun ederken, bu performansın ne kadar kalıcı olacağı ve Euroleague'e ne kadar yansıyacağını bu maçta daha net görebileceğiz. Bir türlü istenen verim alınamayan 5 numarada Vougioukas ve Jawai'nin Young'u yedekleyebilecek kadar performans göstermesi önem kazanırken, Erceg ve Kerem'le birlikte pota altında üstünlüğün sağlanması Litvanya deplasmanında galibiyeti elde etmek için kritik unsur olacak. Sarı kırmızılarda üç numaradan gelecek katkı ise tur için önemli bir ekstra olacak. Bir türlü istenen düzeye gelemeyen Pocius ve savunmada bir kişi eksik oynatan Aradori'den gelecek ekstra bir katkı Ergin Ataman ve talebelerinin Litvanya'dan tur için önemli bir avantajla dönmesini sağlayacaktır. Ergin Ataman demişken, onun da sorunlarla birlikte motivasyonunun düştüğünü gözlemliyorum. Haftasonundaki maçta adeta kenarda maçı izliyordu. Zaman zaman yaptıklarını eleştirsek de Ergin Hoca'nın da hırslı kişiliğini tekrar hatırlaması gerekiyor.
Her ne kadar sarı kırmızılılarda iç sorunlar giderek artsa da temsilcimizin bu zorlu maçı 5-10 sayı arasında kazanacağını umuyorum.Galatasaray Liv Hospital'e kritik Neptunas Klaipeda maçı öncesi başarılar diliyor, İstanbul'a galibiyetle dönmelerini diliyorum.

19 Ekim 2014 Pazar

TBL'de ikinci hafta maçları

Beko Basketbol Ligi ikinci haftası maçları yarın oynanacak Fenerbahçe Ülker - Royal Halı Gaziantep maçı dışında tamamlandı. Haftanın maçları sonunda ikide iki yapan üç takım Pınar Karşıyaka, Darrüşşafaka Doğuş ve Torku Konya ligin zirvesine yerleşirlerken, yarınki Fenerbahçe Ülker - Royal Halı Gaziantep maçının galibi de bu ekiplerin yanında dördüncü olarak zirvenin ortağı olacak.
Haftanın açılış maçında Eskişehir Basket sahasında Pınar Karşıyaka'yı konuk etti. Baştan sona Kaf Kaf üstünlüğünde geçen maçı yeşil kırmızılılar 62-91 kazanırken, yaptıkları averajla da ikinci hafta sonunda zirveyi ele geçirdiler. Pınar Karşıyaka'da Bobby Dixon 16 sayı, 6 ribaund, 4 assist, Yunus Emre Sonsırma 15 sayı, 3 asistle Kaf Kaf'ın etkili isimleri olurlarken, DJ Strawberry 13 sayı, 5 assist, 5 ribaund, Kenny Gabriel 12 sayı, 8 ribaund, Jon Diebler ve Juan Palacios ise 11'er sayı kaydettiler. Eskişehir Basket'te ise Lee Brackings 19 sayı, 6 ribaund ile mücadele etti.


Geçen hafta geriden gelip aldığı Trabzon galibiyeti ile dikkat çeken Torku Konya, bu haftada sahasında Tofaş'ı 88-81 yenerek zirvenin ortağı oldu. İki etkili yabancısı Troy De Vries (21 sayı, 6 assist)  ve Sean Williams'ın (22 sayı, 14 ribaund, 2 blok) performanslarıyla maçın kontrolünü elinde tutan Konya ekibinde Joshua Mayo da 16 sayı 7 asistle dikkat çeken bir diğer isim oldu. Tofaş ise Dashaun Wood'un 27 sayısına ragmen galibiyete ulaşamadı.
Zirvenin bir diğer ortağı Darrüşşafaka Doğuş, deplasmanda Rönesans TED Ankara Kolejliler'i 70-82 mağlup etti. 16-27'lik ilk çeyrek skoruyla üstünlüğü baştan ele geçiren Daçka, dışarıdan Shurna, Göksenin, pota altından ise Vidmar'ın sayılarıyla galibiyete uzandı. John Shurna 4/5 üç sayı isabeti 18 sayı, 5 ribaund, Gasper Vidmar 17 sayı, 7 ribaund, 2 blok, Göksenin Köksal 12 ve Reinaldas Seibutis de 10 sayıyla Daçka'ya galbiyeti getiren isimler olurlarken, TED Kolej'de Clay Tucker 24 sayı ile karşılaşmayı tamamladı.

13 Ekim 2014 Pazartesi

TBL'ye renkli başlangıç

Beko Basketbol Ligi 2014 / 2015 sezonu heyecanlı ve bir o kadar da renkli bir ilk hafta ile perdesini açtı. Maç içinde iniş çıkışların olduğu renkli ve heyecanın üst düzeyde olduğu çekişmeli maçların izlendiği ilk hafta yarın oynanacak Türk Telekom - Fenerbahçe Ülker maçı dışında tamamlandı. Tamamlanan tüm maçlar tek haneli farklarla biterken, Galatasaray Liv Hospital ve Tofaş 9 ile en büyük farkları elde ettiler.
Geçen sezonki olaylı final serisinin kaybedeni Galatasaray Liv Hospital bu sezona Uşak Sportif galibiyeti ile başladı: 94-85. İlk çeyrekten çift haneli farkı yakalayıp rakibine farkı kapatma şansı vermeyen sarı kırmızılılar Arroyo ve Pocius'un sayılarıyla galibiyete uzandılar. Arroyo'nun 23 sayı, 8 assist, Pocius'un ise 20 sayı ile dikkat çektiği maçta 13 sayı atan Furkan Aldemir de aynı zamanda 15 ribaund ile pota altına damgasını vurdu. Uşak ekibinde ise Chris Warren 21, Justin Carter 17 sayı kaydettiler.
 
 
Bursa ekibi Tofaş da lige 9 sayılık bir Eskişehir Basket galibiyetiyle başlarken (88-79) bu galibiyeti 14 sayı geride kapattığı bir ilk devre sonrası (32-46) elde ederek dikkat çekti. Tofaş'ın geri dönüşünde 18'er sayı, 5'er ribaund kaydeden Andre Smith ve Dashaun Wood önderlik ederlerken, Christopher Harris de 17 sayı, 6 ribaund ile karşılaşmayı tamamladı. Ligin yeni takımı Eskişehir Basket'te ise Brackings'in 25 sayısı yenilgiye engel olamadı.
İlk haftanın önemli geri dönüşlerinden bir diğerine de Torku Konyaspor imza attı. Trabzon deplasmanında ilk yarıyı 36-26 geride kapatan Torku Konya, soyunma odası dönüşü sahaya koyduğu performansla son 10 dakikaya girerken üstünlüğü ele geçirip sahadan da 70-76 galip ayrılırken, Hakan Demir yönetiminde sezona iddialı giren Trabzon Medical Park kupa sonrası lige de hayal kırıklığıyla başladı. De Vries'in 19 sayı, 8 ribaund, 5 asistlik performansı, Mayo'nun 18 sayısı ve blok canavarı Sean Williams'ın 14 sayı, 9 ribaund ve 3 bloğu Konya'ya deplasman galibiyetini getirirken, ev sahibinde Randle 21, Velickovic 18 sayı kaydettiler.
Haftanın belki de en dikkat çekici maçı ise Pınar Karşıyaka ile Banvit arasında oynandı. Kupa şampiyonunu izlemek üzere salonu hıncahınç dolduran taraftarı önünde maçı baştan sona önde götüren Kaf Kaf son birkaç dakikada hücumda tıkanıp işi zora soksa da 64-60'lık galibiyete uzanmasını bildi. Pınar Karşıyaka'da DJ Strawberry ve Lee Dixon 15'er sayı kaydederlerken Diebler da 10 sayıyla skora katkıda bulundu. Banvit'te ise hücum silahlarının oldukça durgun olması dikkat çekerken, Veremeenko 13, Dragicevic ise 11 sayı ile karşılaşmayı tamamladılar.

4 Eylül 2014 Perşembe

Dünya Kupası'nda 6. Günden Enstantaneler- 2

6. günün ilk maçları yavaş yavaş sona ermeye başladı.

Avustralya 83-91 Angola
Günün ilk maçında Aron Baynes, Joe Ingles gibi oyuncularını dinlendirmeyi tercih eden Avustralya, Angola'nın müthiş geri dönüşüne engel olamayınca sahadan 91-83 mağlup ayrıldı. Bu galibiyetle birlikte Angola gruplardan çıkma şansını canlı tuttu ancak ikili averajda geri oldukları Meksika, grubun açık ara en zayıf takımı olan Güney Kore'yi yenerse, elenmekten kurtulamayacaklar. Angola'da Olimpio Cipriano ve Joaqium Gomes gibi oyuncular süre almazken, Yannick Morreira 17/24 iki sayılık atış isabetiyle 38 sayı, 15 ribaunt ile oynarken, Eduardo Mingas 16 sayı, 9 ribaunt, 2 asist, 3 top çalma ile oynadı. Avustralya'da ise NBA Draftı'nda 5. sıradan Utah Jazz tarafından seçilen genç guard Dante Exum 12 sayı, 6 asist, 3 ribaunt, bugün Galatasaray ile sözleşme yenileyen Nathan Jawai 10 sayı, 5 ribaunt, 3 asist ve Chris Goulding 6/12 üç sayılık atış isabetiyle 22 sayı, 6 ribaunt ile mücadele etti. Avustralya'nın yüzde 56'lık üçlük yüzdesi galibiyeti yetmedi.

Senegal 79-81 Filipinler (uzatma)
B Grubu'nun şanssız ekibi Filipinler turnuvayı uzatmaya giden maçta galibiyetle kapadı. Sürpriz bir şekilde Porto Riko ve Hırvatistan ile gruptan çıkma yarışına giren Senegal ise ağır bir yara aldı. Senegal'de Minnesota Timberwolves forması giyen Gorgiu Dieng 43 dakika sahada kalıp 13 sayı, 14 ribaunt, 5 asist, 4 top çalma ve 3 blok ile oynarken, Mohammed Faye 20 sayı, 5 ribaunt ile oynadı. Filipinler'de ise devşirme oyuncu Andrey Blatche 18 sayı, 14 ribaunt, 5 asist ile oynarken, tecrübeli guard Jimmy Alapag 18 sayı, 4 ribaunt, 4 asist ve Fajardo 15 sayı, 9 ribaunt ile mücadele etti.


Devam eden diğer maçlarda ise sonuçlar şöyle;

Finlandiya 37-53 Yeni Zellanda (3. periyotun bitimine 04:55 dakika var.)
Brezilya 67-23 Mısır

13 Temmuz 2014 Pazar

THY Euroleague 2014-2015 grupları

Turkish Airlines Euroleague'de 2014-2015 sezonu grupları bu hafta içinde belli oldu. Kura çekimine katılan temsilcilerimiz Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker ve Galatasaray Liv Hospital sırasıyla A, C ve D gruplarında yer alırlarken rakipleri ve oluşan gruplar ise aşağıdaki gibi şekillendi:



A Grubu (Group A)
 
Real Madrid (İspanya)
Anadolu Efes (Türkiye)
Zalgiris Kaunas (Litvanya)
Nizhny Novgorod (Rusya)
Dinamo Sassari (İtalya)
Elemeden gelecek takım
 
B Grubu (Group B):
 
CSKA Moscow (Rusya)
Maccabi Electra Tel Aviv (İsrail)
Unicaja Malaga (İspanya)
Alba Berlin (Almanya)
Cedevita Zagrab (Hırvatistan)
Limoges (Fransa)
 
C Grubu (Group C):
 
Barcelona (İspanya)
Panathinaikos (Yunanistan)
Fenerbahçe Ülker (Türkiye)
EA7 Emporio Milano (İtalya)
Bayern München (Almanya)
Turow Zgorzelec (Polonya)
 
D Grubu (Group D):
 
Olympiakos (Yunanistan)
Valencia Basket (İspanya)
Laboral Kutxa (İspanya)
Galatasaray Liv Hospital (Türkiye)
Crvena Zvezda (Hırvatistan)
Neptunas Klaipeda (Litvanya)
 

24 Haziran 2014 Salı

Avrupa transfer piyasası kızışıyor!


Avrupa'daki liglerin yavaş yavaş sona yaklaşmasıyla (İspanya ve İtalya'da final serileri oynanıyor), Avrupa'daki transfer piyasası da iyice kızışmaya başlıyor. Birçok takım yeni sezon çalışmalarına harıl harıl başladı. Biz de bu çalışmaları sizler için derledik.

Öncelikle ülkemizde gelecek sezon uygulanacak yabancı kurallarını sizlere hatırlatalım. Bu yeni sezonda ülkemizde takımlar kadrolarında altı yabancı bulundurabilecekler ve 15-21 yaşları arasında en az üç sene Türkiye'de yetişmiş oyuncular da yerli oyuncu sayılacaklar.

Bu kurallarla birlikte, tabii ki bir kaç belirsizlik de açığa çıktı. Bu belirsizlikler takımların transfer politikalarını da etkileyeceği için belirtme gereği duyuyuyoruz. Yeni kurallarla birlikte, daha önceden Türk vatandaşlığı verilen Keith Simmons, Erwin Dudley, Micheal Wright ve Emir Preldzic gibi oyuncuların haklarının ellerinden alınması gündeme geldi. Ancak uluslararası hukuktaki ''verilen hak geri alınamaz'' maddesinden yola çıkarsak, bu oyunculara verilen Türk vatandaşlığı hakkı geri alınamaz. Özellikle de milli takımda da oynamış olan Emir Preldzic'in durumunun ne olacağı bizi gerçekten meraklandırıyor. Tabii, Emir Preldzic konusunda bir belirsizlik de ''Home Grown Player'' statüsünde oynayıp oynayamayacağının bilinmemesi. Hatırlayacağınız üzere Emir Preldzic, Türkiye'ye 18 yaşında gelmişti. Ayrıca Galatasaray'ın altyapısında oynayan Kristjan Nikolov'un da yerli statüsünde oynayabileceğini belirtelim.

Avrupa'da neler yapacakları çok konuşulan oyuncular ile başlayalım;

Keith Langford -- Galatasaray, Barcelona, Anadolu Efes
Şu anda ülkemizde mücadele eden isimlerin dışında, devşirme oyuncular ile ilgili kararları bekleyen bir başka isim de şu günlerde Emporio Armani Milano ile İtalya Ligi Finalleri'nde mücadele eden Keith Langford. Bildiğiniz üzere Keith Langford'ın Türk pasaportu alıp, Dünya Şampiyonası'na katılacağı haberleri -ne kadar istemesem de- mevcut. Bu da tabii ki yüksek bütçeli takımlarımızın iştahını kabartıyor. Dedikodulara göre Anadolu Efes ve Galatasaray, Keith Langford ile bir hayli ilgileniyolar. Ancak Galatasaray'ın, Langford ile anlaştığı söylentileri de mevcut. Zaten düşündüğümde, Anadolu Efes'in yeni coach'u Dusan Ivkovic'in Keith Langford gibi takıma zarar da verebilecek bir oyuncuyu isteyeceğini sanmıyorum. Keith Langord ile ilgilenen bir diğer takım da Barcelona ve Langford transferinin İtalya'daki final serisi bittikten sonra netlik kazanacağı söylenmekte.

Vassilis Spanoulis -- Galatasaray, Barcelona
Yunanistan final serisindeki berbat oyunu, Olympiakos'daki huzursuzluk ortamı ve taraftarların evini basmasından sonra Vassilis Spanoulis'in Pire takımında daha fazla kalmak istemediği konuşuluyordu. Ancak Spanoulis'in transferinde büyük pürüzler var. Spanoulis her ne kadar ayrılmak istese de (bunun doğruluğundan bile emin değiliz) sözleşmesi devam ediyor ve kulübü Olympiakos kapıyı 2 milyon Euro'luk buy-out parasıyla açıyor (bunlar da söylenti). Üstüne üstlük, bu iddialar Spanoulis'in menejerir Misko Raznatovic'e sorulduğunda, Raznatovic'in yanıtı ''This is the funniest, what I heard this summer'' yani '' bu yaz duyduğum en komik şey'' oldu. Ayrıca kendisiyle kimsenin konuşmadığını ve Spanoulis'in Olympiakos ile iki yıllık sözleşmesi daha olduğunu belirtti. Ne kadar zor olsa da, Olympiakos'un yıldızı ile adı geçen takımlar Galatasaray ve Barcelona.

Milos Teodosic -- Barcelona, Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes
''Kaybeden yıldız'' Milos Teodosic'in de sözleşmesi sona eriyor. CSKA'da geçirdiği sezonlarda yaşadıklarından sonra CSKA'da kalması beklenmiyor. Milos Teodosic ile en yakından ilgilenen takım,  bu yaz 1-2 pozisyonundaki neredeyse her oyuncuya sulanmaya çalışan Barcelona. Barcelona'nın Milos ile şimdiden anlaştığı konuşuluyor. Teodosic ile ilgilendiği iddia edilen diğer takımlar ise temsilcilerimiz Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes. Anadolu Efes'in Zoran Planinic'in kontratından kurtulmasının çok zor olduğunu düşünürsek, Fenerbahçe Ülker'in ilgili olduğu haberi, daha elle tutulur bir gelişme. Fenerbahçe'nin oyunkurucusu Bo McCalebb'in sözleşmesi sona eriyor ve UNICS Kazan ile anlaştığı haberleri var. Bu durumda da Fenerbahçe'nin oyunkurucu ihtiyacı ortada. Bakalım neler olacak.

Thomas Heurtel -- Fenerbahçe, Barcelona
Şaka değil, genç Fransız Heurtel'in de adı Barcelona ile anılıyor ancak yukarıda saydığımız isimler dururken Barcelona'nın, Heurtel'e olan ilgisinin çok da yüksek seviyelerde olmadığını tahmin edebiliriz. Uzun süredir Thomas Heurtel'in Fenerbahçe Ülker'e geleceği konuşuluyor ancak bunların hepsi sadece birer dedikodudan ibaret konumda.

Dario Saric -- Anadolu Efes, NBA
Son yılların en iyis draftı olarak kabul edilen 2014 NBA Draftı, 26 Haziran'da yapılacak ve Dario Saric de ilk 15 sıra içerisinde seçilmesi beklenen isimlerden biri - ki bence daha yüksek sıraları hak ediyor -. Dario Saric, 20 yaşında. Avrupa'nın en önemli yıldız adayı konumunda. Bu sezon takımını Adriyatrik Ligi şampiyonluğuna taşıdı ve ligin MVP'si seçildi. Hırvatistan Ligi Finalleri'nde de takımı Dinamo Zagreb maçı kaybetse de insanüstü performanslar ortaya koydu ve geleceğinin ne kadar parlak olduğunu bizlere gösterdi. Draftan hemen önce Anadolu Efes ile 2 artı 1 yıllık bir sözleşmeye imza attığı konuşuluyor, henüz resmi bir açıklama olmasa da transfer bir çok kaynakta tamamlanmış olarak gözüküyor. Bize de Avrupa'nın en önemli yeteneğini iki yıl boyunca ligimizde izlemek düşecek anlaşılan. Unutmadan konuşulan rakamları da aktaralım, Anadolu Efes'in Saric'i 1.2 milyon dolara kadrosuna kattığı konuşulmakta, Saric'in NBA çıkış fiyatı ise 800 bin dolar olacak.

Nenad Krstic -- Anadolu Efes
Nenad Krstic de CSKA Moskova'da aradığını bulamayan oyunculardan sadece biri. Bu sezon onun da kontratı bitiyor ve Ivkovic'in takımı Anadolu Efes ile anılıyor. Bir çok kaynağa göre Sırp oyuncu Anadolu Efes ile iki yıllık kontratın altına imza atmaya çok yakın.


Oyuncu bazında, inceledik şimdi de takımlara tek tek bakalım;

Anadolu Efes
Takımda sözleşmesi devam eden oyuncular  Deniz, Doğuş, Birkan, Cedi ve Planinic idi. Antrenör olarak deneyimli Dusan Ivkovic ile anlaştıktan sonra ilk hamleleri Olympiakos'tan Kostas Perperoglu ile 2 yıllık sözleşme imzalamak oldu. Daha sonrasında Panathinaikos'tan ayrılan Gabon'lu Stephane Lasme'nin de takıma katıldığı resmen açıklandı. Dario Saric ve Nenad Krstic transferlerinde de yukarıda bahsettiğimiz gibi anlaşma sağlamaya çok yakınlar, ya da sağladılar ancak resmi açıklama gelmedi. Anadolu Efes'in ayrıca Tofaş'ta forma giyen genç uzun forvet Samet Geyik ile de anlaştığı iddia ediliyor.

Banvit
Banvit'de oyuncu transferi konusunda gelişme yaşanmasa da, koçları Dimitris Itoudis'i, Avrupa'nın devi CSKA Moskova'ya kaybettiler. Bakalım normal sezonu birinci tamamladıkları bir yılın ardından, yeni gelen koç bu başarıyı devam ettirebilecek mi. Banvit gibi başarıyla yönetilen bir kulübün iyi bir baş antrenör seçimi yapmasını bekliyorum.

Beşiktaş
Beşiktaş'ta Muratcan Güler, Doğukan Şanlı, Kartal Özmızrak ve Ryan Broekhoff'un sözleşmeleri devam ediyordu. Chris Lofton ile sözleşme yenileme çalışmalarında bir ara ufak pürüzler çıksa da yeni sözleşme üzerine anlaştılar. Ayrıca transfer dönemine hızlı başlayıp Galatasaray'dan Engin Atsür, TED Ankara Kolejliler'den Caner Erdeniz ve Çin Ligi'nden JaJuan Johnson ile sözleşme imzaladılar. Transferleri gayet yerinde ve başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Engin'in sakatlık sorunları sıkıntı yaratmadığı takdirde yabancı haklarını uzun forvet ve pivot pozisyonlarında kullanmak Beşiktaş adına gerçekten faydalı olacaktır.

Galatasaray
Galatasaray'da yabancı oyuncular konusunda bir belirsizlik hakim. Yabancı oyunculardan sadece Zoran Erceg'in sözleşmesi devam ederken, özellikle Arroyo ve Jamon Gordon'un gelecekleri belirsiz. Transferler de bu oyuncuların geleceklerine göre şekil alacak. Şimdilik sadece Furkan Aldemir ile sözleşme yenilediler.

Karşıyaka
Koç Ufuk Sarıca ile yeniden anlaşma sağlanmasından sonra, Karşıyaka'da kadroyu bir arada tutma çalışmaları başladı. Bobby Dixon ile tekrar anlaşma sağlanırken, Jon Diebler ile de anlaşma sağlanmaya yaklaşıldı. Esteban Batista ve Can Altıntığ'ın gelecekleri hala belirsiz konumda.

Royal Halı Gaziantep
Transfer döneminin Trabzonspor ile birlikte şimdiye kadarki en hareketli takımı Royal Halı Gaziantep oldu. Şu ana kadar Cory Higgins ve Paul Harris ile resmi olarak anlaşma imzalandı. Cedric Simmons, Chris Lofton, Doron Perkins gibi isimlerle de görüşmeler yapıldı ancak anlaşma sağlanamadı. Gaziantep'in belli bir bütçeye sahip olduğu yaptığı transfer görüşmelerinden de anlaşılabilir. Gaziantep'den daha bir çok hareket izleyeceğiz gibi görünüyor.

Trabzonspor
Medical Park'ın sponsorluğunda takımlarını neredeyse tamamen oluşturdular. Dwight Hardy, Sean Marshall, Novica Velickovic ve Cedric Simmons gibi isimlerle anlaşıp, koç Hakan Demir ve Tutku Açık'ı takımda tutmayı başardılar. Merakla daha neler yapacaklarını bekliyoruz.

Darüşşafaka Doğuş
TB2L'den bu sezon çıkan Darüşşafaka'nın bütçesinin büyüklüğünü hepimiz biliyoruz. Oyuncu bazında  bir hareketlilik şu anda görünmese de, koç Orhun Ene takımdan ayrıldığını açıkladı. Onların da yapacaklarını merakla bekliyoruz.

Uşak Sportif
TBL'de yönetim açısındandan en iyi kulüplerden biri olan Uşak Sportif yine akılcı ve ekonomik hamleler ile sezon başladı. Yabancı oyuncuları Chris Warren, Justin Carter ve Miha Zupan ile yeniden anlaşan Uşak Sportif ayrıca TB2L'nin asist kralı Rahim Rızvanoğlu ile de sözleşme imzaladı. Bu sezonki play-off'un ardından, gelecek sezon neler yapacaklarını merakle beklediğim takımlardan biri olacak Uşak Sportif de.

DİĞER TRANSFERLER;
Ülkemizi ilgilendirmeyen, diğer transferlere bakacak olursak da;

Anton Gavel -- Bayern Münih
Oliver Lafayette -- Olympiakos
Pops Mensah Bonsu -- Olympiakos
Darius Washington -- CEZ Nymburk
Joffrey Lauvergne -- Khimki
Rodrigue Beabouis -- Le Mans
Dusko Ivanovic (koç) -- Panathinaikos



12 Haziran 2014 Perşembe

Seri 2-2 Basketbol "sıfır"

Beko Basketbol Ligi Play-Off Final serisinin dördüncü maçını geride bırakırken, Abdi İpekçi’de ezeli rakibi Fenerbahçe Ülker’i 88-82 yenen Galatasaray Liv Hospital seride durumu 2-2’ye getirdi. Bu iki takımın rekabeti söz konusu olduğunda her türlü sporda olduğu gibi, sahada oynanan oyundan çok spor dışı yaşananları konuştuğumuz seride  iki takım da kendi sahasındaki maçları kazanmasını bilirken, beşinci maçın ciddi anlamda bir sinir savaşı şeklinde geçeceği de net bir şekilde ortaya kondu.



Maçın analizinden önce geride kalan dört maç sonrası akılda neler kaldı diye soracak olursanız, farklı kişilerden şu cevapları alırsınız:
Hakemler: İki takım taraftar ve yöneticilerinin de deplasmanda oynadıkları maçlarda hakem yönetimlerinden şikayetçi olmaları
Olaylar: Dört maçta da yayıncı kuruluşun zaman zaman ses ayarlarıyla oynamak zorunda kalmasına neden olan koro halinde küfürler.
Özellikle son maçta zirve yapan, taraftarın sahaya müdahalesi ve hakemlerin soyunma odasına gitmeleri. Tabi burada haklı olan bir taraf arama çabasına girmeyeceğim. Zira bir tarafta tribünlerde görmek istemediğimiz olaylar; diğer tarafta da basketbolun önüne geçip ilgi odağı olmaya çalışan hakemler oldukça hangi tarafın haklı olduğunu düşünmenin çok bir anlamı olmuyor.
Saha içindeki kavgalar: Bu tip maçların atmosferi farklıdır; sahada dik durmak gerekir. O yüzden ufak tefek tartışmaların olması kaçınılmaz; fakat durum artık öyle bir hal aldı ki, oyuncular en ufak bir kıvılcımı bekler oldular. Özellikle belli oyuncular gerek rakibi, gerekse taraftarı tahrik etmek adına hareket ediyorlar. Sahada basketbol adına yaptığından çok, rakibi ve rakip taraftarı çileden çıkarmaya yönelik hareketler yapan oyuncu sayısı artmakta.

8 Haziran 2014 Pazar

Abdi İpekçi'de kazanan Cimbom oldu:73-64

Beko Basketbol Ligi final serisinin üçüncü maçı bugün Apdi İpekçi Spor Salonu’nda oynandı. Çok fazla ince detaylara girmeden Fenerbahçe – Galatasaray ezeli rekabetini bir kez daha parkeye taşıyan ezeli rekabetin üçüncü maçı ve serinin kalanı üzerinde birkaç satır karalayalım.
 
 
Maça geçmeden önce üzülerek belirtmeliyim ki, maç öncesi gerek demeç gerekse tutumlarıyla gerilimi artırmaya çalışan ve bundan beslenen bir kısmın istedikleri doğrultusunda birkaç tatsız olay yaşandı ve Abdi İpekçi girişinde hakemlere yönelik saldırı ve tribünlerdeki küfürler yine basketbolun maça 0-10 geride başlamasına neden oldu. Az önce twitterda gezinirken #AhlakiYozlaşma hashtaginin TT olduğunu gördüm. Sonra da maç sonrası twitterda karşılıklı atışma küfürleşmeler karşısında basketbolun da bu yozlaşma için de eriyip gittiğini üzülerek görmekteyim.
Maça dönecek olursak, ikinci maçla birlikte Galatasaray Liv Hospital’de izlemekte olduğumuz yükseliş bu maçta da devam etti. Maça sert savunmayla başlayıp Fenerbahçe’yi art arda top kayıplarına sürükleyen sarlı kırmızılılar, Melih ve Bjelica’dan gelen – ki Melih’inkiler cidden ekstraydı- katkılar hariç rakibe zor anlar yaşattılar. Öyleki Fenerbahçe’nin ilk 6 dakikada rakip potaya atabildiği şut sayısı (dikkatinizi çekerim; soktuğu demiyorum, denediği) sadece 4’tü. Sarı lacivertlileri oyunda tutan ise Melih’in 11 sayılık, Bjelica’nın da 8 sayılık serileri ile gelen çıkışlar oldu. Galatasaray ise Erceg ile iyi başladığı maçta, Cenk’in kenardan gelip savunmayı canlandırması sayesinde Arroyo’nun 19 dakika 0 sayı, 1 asistle oynadığı devreyi 2 sayı ile önde kapattı.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Kartal'ın yükselişi Cimbom'a takılır

Play-off 1. tur serileriyle ilgili son değerlendirmemiz ise ezeli rekabet ile ilgili olacak. Normal sezonun son haftalarında dört takım arasında bir yandan 4.lük ve saha avantajını elde etme yarışı yaşanırken bir yandan da dillendirilmeyen bir "Galatasaray'dan kaçma" çabası gözlemlendi. Bu ince hesaplar sonucunda Galatasaray Liv Hospital dördüncülüğe yerleşirken, rakibi Pınar Karşıyaka ve Uşak Sportif'in önünde beşinci olan Beşiktaş İntegral Forex oldu.
 

Sezon sonuna doğru yükselen performansıyla dikkatleri üzerine çeken ve sezon ortasında Play-off'a girip giremeyeceği konuşulurken bir anda kendini dördüncülük yarışında bulan Beşiktaş'ta son haftalardaki yükselen formun sarı kırmızılılara karşı devam edip etmeyeceği merak konusu. Haftalar ilerledikçe artan takım uyumu ve genişleyen hücum opsiyonlarıyla ligin iddialı ekipleri arasına giren Kara Kartal'ın ligin en iyi savunma takımlarından biri olan Cimbom'a karşı bu kadar yüksek yüzdeyle hücum edemeyeceğini tahmin etmekle birlikte, Galatasaray'ın da rakibini durdurmada kolayca başarılı olabileceğini düşünmüyorum. Lofton, Perkins yanında Mehmet ve Broekhoff'un ne kadar katkı sağlayacağı önemli olacak. Savunma tarafında ise Arroyo'nun savunması yanında pota altında hakimiyeti rakibe kaptırmama savaşı seride belirleyici olacaktır.
 

23 Şubat 2014 Pazar

Euroleague'de son düzlüğe umutlu girdik

Turkish Airlines Euroleague’de TOP16’nın ilk yarısı bu Perşembe ve Cuma günü oynanan maçlarla tamamlanırken, TOP16’ya berbat ötesi bir giriş yapan temsilcilerimiz son haftalarda elde ettikleri galibiyetlerle umutlarını ikinci devre maçları için canlı tuttular. Tura 9’da 0 yaparak başlayan ve oldukça tepki çeken üç ekibimiz, sonraki toplam 12 maçın 8’ini kazanarak, diğer maçların sonuçlarının da yardımıyla ikinci devre öncesi umutlandılar. Galatasaray Liv Hospital ve Fenerbahçe Ülker son 4 maçta sadece birer yenilgi alırlarken, Anadolu Efes de biri Fenerbahçe’den olmak üzere 2 mağlubiyet aldı.
 
 
Fenerbahçe Ülker ve Anadolu Efes’in beraber mücadele ettiği E Grubu’nda ilk üç maç sonunda grubun dibine demirleyen iki temsilcimiz akabinde oynadıkları 3’er maçtan 2’şer galibiyet alınca bu haftaki İstanbul derbisi “yoluna devam edenin kim olacağı” açısından büyük önem kazanmıştı. Bizim maç öncesi dileğimiz kim kazanırsa kazansın, TOP16 yolunda iki maçı da aynı takımın kazanması yönünde olmakla birlikte, takımların bu sezonki gidişatlarına bakıldığında kalbimiz biraz daha Fenerbahçe’den yanaydı. Maça hızlı başlayan taraf canlı savunma ve hücumda Savanovic fırtınası sayesinde Efes olsa da, rotasyonun devreye girmesiyle birlikte Fenerbahçe maça ağırlığını koydu. Efes’te Gordon dışındaki oyuncuların katkıları çok düşük seviyede olurken, Ömer ve McCalebb ile toparlanan sarı lacivertliler oyuna dengeyi getirdi. Fenerbahçe’de ilk turun aksine TOP16 ile birlikte uzak mesafeli şutlarında ciddi anlamda düşüş yaşayan Bogdanovic’in oyuna küsmeyip hem savunma hem de pota altında etkili olması sarı lacivertliler için önemli bir artı olurken, Kanarya’nın müzmin problemi pota altı zaafiyeti Efes tarafından değerlendirilemeyince son çeyreğe başa baş bir mücadeleyle girildi. Son çeyrekte kısıtlı Efes hücumlarına karşı savunma sertliğini artıran Fenerbahçe’de Kleiza fark yaratan oyuncu olurken, Litvanyalı’nın sayıları ile farkı açan Fenerbahçe Ülker sahadan da 63-71 galip ayrıldı.

26 Ocak 2014 Pazar

Euroleague'te 3'te 3 ile moral bulduk


Turkish Airlines Euroleague TOP16’da Türkiye için kabus gibi geçen ilk 3 hafta sonrası takımlarımız dördüncü maçlarında 3’te 3 yaparak az da olsa moralleri yerine getirdiler. Geçtiğimiz hafta itibariyle 3’te 0 performansıyla gruplarının en alt sıralarına yerleşen Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes ve Galatasaray Medical Park, aldıkları galibiyetlerle Çeyrek Final çıtasının hemen bi galibiyet altında kendilerine yer buldular.
Temsilcilerimiz arasında birçok otorite tarafından en çok şans verilen takım olan Fenerbahçe Ülker, kendi sahasında konuk ettiği Yunan devi Panathinaikos’u 77-72 mağlup etti. Son haftaların düşüşteki takımı Fenerbahçe, TOP16’ya 3’te 3 ile başlayan ve haftasonunda ezeli rakibi Olympiakos’u alt eden moralli Pana karşısında iyi savunma ve yüzdeli hücumlarla maça hızlı başladı. Emir’in sayılarıyla farkı çift hanelere çıkaran sarı lacivertliler yaklaşık 25 dakika boyunca oyunun kontrolünü sürekli elinde tuttu. Rakibin beyni Diamantidis’in devreye girmesini uzun süre engelleyen Kanarya devreyi 39-28 önde geçerken, üçüncü çeyreğin beşinci dakikasında da 14 sayılık Fenerbahçe Ülker üstünlüğü vardı. Bu dakikadan sonra önce Mavrokefalidis’in devreye girip takımına yakalattığı 9-0’lık seri, ardından da eski Fenerbahçe’liler Gist, Ukic ve Batista’nın hırslı oyunlarıyla maçı dengeye getiren Panathinaikos son çeyreğe girerken farkı 6 sayıya indirdi. Geçtiğimiz senelerde sarı lacivertli kulüpten kovulurcasına gönderilen bu 3 oyuncunun Pana formasıyla Fenerbahçe karşısında böyle bir dönüşe imza atmaları düşündürücüydü. Son çeyrekte ise Yunan ekibinde Diamantidis’in sazı eline alarak oyuna ağırlığını koyduğunu izledik. Diamantidis, Bramos (2) ve Fotsis’ten gelen üç sayı isabetleri son 2 dakikaya girerken skorda 64-67’lik Pana üstünlüğünü getirdi. Bu dakikada önce kaptan Ömer ardından da Kleiza’nın tecrübelerinden faydalanan Fenerbahçe Ülker son anları iyi oynayarak adeta altın değerinde bir galibiyet elde etti. Temsilcimizin ribaundlarda 30-36, asistlerde 10-17, top çalmalarda 7-9 geride kapattığı bir maçı kazanmasını başarması ise galibiyete ayrı bir değer kattı. Panathinaikos cephesinde ise alan savunmasına karşı tam 40 üç sayı denemesi kullanılırken, bunlardan sadece 10 tanesinde isabet sağlanması yenilgiyi getiren en önemli unsur oldu.

19 Ocak 2014 Pazar

0/9 (yazıyla: Dokuzda sıfır)

Üç hafta önce klavye başına geçip blogda paylaştığımız yazımızda Euroleague’de gerçek mücadelenin asıl şimdi başladığını yazmıştık. Birinci tur gruplarında sergiledikleri başarılı performanslarla bizleri umutlandıran ekiplerimizin TOP16’da bu performansları devam ettirip ettiremeyeceklerini sorgulamış, hatta bir seviye daha yükseltmeleri gerektiğinden bahsetmiştik. Bunu tek söyleyen biz değildik tabi; ya da “biz demiştik” demenin bir faydası yok. Fakat TOP16’da geride kalan 3 hafta gösterdi ki, her ne kadar milyonlarca yatırım yapsak, iddialı kadrolarla sezona başlayıp taraftarları ümitlendirecek ilk tur performansları sergilesek de, basketbolumuz Türkiye’nin beklediği zirve hedefinden çok çok uzakta hala. Efes Pilsen’in her sene güle oynayan çeyrek final yaptığı, arada Final Four heyecanı yaşadığımız yıllar geride kaldı.
 
İlk turda tüm Avrupa’nın dikkatini üzerine çeken Obradovic’in Fenerbahçe Ülker’i, ilk tur maçlarının sonlarında düşen ritmini TOP16’da yükselişe geçiremedi. İlk iki maç gelen Olympiakos ve Barcelona yenilgileri rakiplerin gücüne bağlanırken – ki F4 kovalayan bir takım için kabul edilebilir bir mazeret olamaz- bu hafta İspanya’da Unicaja Malaga’ya karşı alınan 14 farklı yenilgi tehlikenin artık kapıdan içeri girdiğinin göstergesi oldu. Son 3-4 dakikaya kadar başa baş geçen maçın son 15 sayısını İspanyol ekibinin atmasına izin veren sarı lacivertliler, böylelikle üçüncü maçta da galibiyetle tanışamadı. Bu hafta Melih ve Klezia’nın ekstra performanslarına rağmen, diğer skorerlerin yeterli katkıyı vermemesi sonrası yine galibiyete hasret kalan Fenerbahçe’de pota altındaki sorun da artık kriz yönetimi gerektirecek seviyeye ulaştı. Zoric’in aldığı sürelerde Vidmar’ın önüne geçmesi sarı lacivertlilerin pota altı performansını olumsuz etkiliyor. 3’te 0’ın yanında grupta ilk 3 haftada sürprizlerin yaşanması, Olympiakos’un 2 yenilgi alıp, Milano’nun sürpriz çıkışı sonrası, ilk 4 yarışında çıta yükselirken Fenerbahçe’nin bu çıtayı yakalaması için artık bir galibiyet serisi yakalaması şart.

12 Ocak 2014 Pazar

TOP16'da ilk galibiyetimizi kim alacak?

Turkish Airlines Euroleague’de TOP16 gruplarının ikinci maçları geride kalırken temsilcilerimizin henüz galibiyet sevinci yaşayamamalarını üzüntüyle seyretmekteyiz.TOP16’da Toplam 6 maça çıkan Anadolu Efes, Fenerbahçe Ülker ve Galatasaray Liv Hospital aldıkları 2’şer yenilgiyle gruplarının dibinde kendilerine yer bulurlarken, Top16’daki mücadelenin giderek sertleşmesi, asıl mücadelenin şimdi başlıyor olacağı savımızı da doğrulamış oldu. İkinci maçlar özelinde ise, mücadele eden 3 temsilcimiz 3 İspanyol takımı karşısında yenilgiler alarak Türkiye'ye de bu anlamda ağır bir hezimet yaşattılar.
 
 

İlk grupları lider kapatan CSKA, Barcelona gibi devleri parkeye gömen Fenerbahçe Ülker, TOP16 grubuna fikstürün de verdiği dezavantajla kötü bir başlangıç yaptı. İlk maçında Olympiakos deplasmanında kritik son 3 dakikayı oynayamayan ve oyundan kopan sarı lacivertliler, Ülker Arena’da konuk ettikleri Barcelona karşısında da son topu kullanamayınca 73-76’lık bir yenilgi aldılar. Büyük bir çekişmeye sahne olan maçta, pota altını bir türlü etkili kullanmayan Fenerbahçe Ülker, Melih Mahmutoğlu’nun ekstra sayılarla skora katkıda bulunduğu maçı Bogdanovic ve Emir’in düşük dış şut yüzdeleri sonrası kendi lehine çeviremedi. Maç boyunca 0/9 üç sayı isabetiyle oynayan ikili, sarı lacivertlilerin momentumu çevirme fırsatlarını geri teperken, son top da Bogdanovic’in elinde kaldı. Son saniyelere 3 sayı geride giren ve Barcelona’ya faul yapma fırsatı vermeden topu Bogdanovic ile buluşturan Kanarya, Hırvat forvetin 2 metre yakınında hiçbir rakip olmamasına rağmen isabet sağlayamaması sonrası maçı uzatmaya götüremedi ve gruptaki ikinci yenilgisini aldı. Fenerbahçe’de pota altı sıkıntısı ve girmeyen 3lükler dışında Linsa Kleiza’nın da performansı tepki toplarken, Litvanya’lı yıldızın iyi geçen bir Eurobasket turnuvası sonrası sarı lacivertli forma altında henüz bekleneni verememiş olması bizleri şaşırtmakta. Fenerbahçe bir sonraki maçını İspanya’da Unicaja Malaga ile yapacak ve TOP16’daki ilk galibiyetimizi alan temsilcimiz olmaya çalışacak.

5 Ocak 2014 Pazar

Ataman topu yine oyuncularına attı


Maç sonu açıklamaları birçok coach'un küçük ama önemli kişilik özelliklerini görmek açısından ince ayrıntılarla doludur. Kimi kötü sonucun sorumluluğunu üzerine alır. Kimi iyi olan oyuncusunu göklere çıkarır. Kimi isim vermeden, oyuncusunu hedef almadan yapılan hatalardan bahseder. Kimi de maçın dönüm noktalarında hata yapan oyuncusunu hedef okların önüne atar ve "olmasa kazanabilirdik" mesajı vermeye çalışır. Perşembe akşamı belki birçoğumuzun gözünden kaçan bir açıklama dikkat çekiyor. Ergin Ataman'ın maç sonu açıklamasından küçük bir alıntı yapalım ve yorumsuz olarak sizlerle paylaşalım. Yorum size kalmış:
 
"... Sinan'ın boş turnikeyi kaçırıp dördüncü faulünü alması bizi olumsuz etkiledi ... Özellikle Hickman Ender üzerinden bire birlerle çok başarılı oldu..."
 

Gerçek Euroleague şimdi başlıyor

2014’ün ilk haftası Turkish Airlines Euroleague’de TOP16 maçları için de ilk düdüğün çaldığı hafta oldu. İlk tur grup maçları sonunda gruplarında ilk dört sırayı alan 16 takım, sekizli iki grup halinde bir kez daha zirve yarışına başladılar. TOP16’ya ilk gruplarda alınan galibiyetlerin taşınmaması çeyrek final heyecanını yeninden başlatırken, ilk gruplarda bekleneni veremeyen ya da beklenenin üstünde mücadele örneği gösteren takımların bu turda daha gerçekçi sonuçlar alacağını tahmin ediyoruz. Net bir şekilde söyleyebiliriz ki, basketbolun hem kalitesi hem de heyecanı çok daha artacaktır.
 
 
Ülkemiz TOP16 turunda 3 takımla temsil edilirken, bizim takımlarımızın performanslarını nasıl koruyacakları birçoğumuz için endişe konusu. İlk tur gruplarını 8 galibiyetle kapatan Fenerbahçe Ülker şu ana kadar kupanın sürpriz takımı olurken, son haftalardaki düşüş gösteren performansı sonrası TOP16 için soru işaretlerine neden olmuştu. Grubun ilk maçında C grubu lideri namağlup Olympiakos ile karşı karşıya gelen kanarya, son 3 dakikasında dengeye getirdiği maçı potasında gördüğü ard arda üçlükler sonrası 82-95 kaybetti. Olympiakos maçı tam bir ölçü değil tabi; ama maçın başından sonuna kadar geride gitmelerinin sarı lacivertliler için olumlu bir sinyal olmadığı net. Yine de maçın sonlarına doğru çift haneli farkı eritip son 2 dakikaya girerken 3’e kadar indirmeleri ise direnç gösterdiklerinde basketbol seviyesini birkaç seviye daha yükseltebildiklerini gösteriyor. Fakat bu performansı maçın tamamına yayamadıkları takdirde zorlu grupta işlerinin çok kolay olmayacağını söyleyebiliriz. Birinci turda yendikleri Barcelona, ilk turun performans altı ekibi Panathinaikos ve diğer iki İspanyol ekibi TOP16’da Fenerbahçe’yi daha çekişmeli maçlarda zorlayacaklardır. İşler kötüye gittikçe gençlere verilen sürelerdeki azalmayı da göz önüne aldığımızda Obradovic’in rotasyonu güçlü tutabilmek için devreye girmesi gerekiyor. Bir sonraki rakip İspanyol Barcelona. İlk turda İstanbul’da kazanan Fenerbahçe’nin bu maçta sahaya koyacağı performans bundan sonraki maçlar için de ölçü olabilecek ve gruptaki sıralama konusunda bize bir fikir verebilecektir.

29 Aralık 2013 Pazar

Banvit 2013'ü zirvede kapattı

Beko Basketbol Ligi'nde 2013 yılı bugün oynanan 13. hafta maçlarıyla tamamlanırken, seneyi zirvede kapatan ekip Banvit oldu. Geçtiğimiz sezonun Play-Off finalisti Bandırma temsilcisi, geçen sezonki performansını bu sezona da taşıyarak 13 maçlık periyodu sadece 1 yenilgiyle kapattı. Bugün haftanın ve senenin kapanış maçında kendi sahasında konuk ettiği Mersin BŞB'ni de 94-63 gibi farklı bir skorla eli boş gönderen Banvit, bu 13 maçlık periyottaki tek yenilgisini İzmir'de Pınar Karşıyaka karşısında aldı. Ligin yanında mücadele ettiği diğer kulvarlarda ise bu kadar parlak bir performans sergileyemeyen Banvit, Türkiye Kupası'na grup aşamasında veda ederken, Euro Cup'taki grubunu ise son maçta üçüncü olarak tamamlayıp tur atladı. Bu arada belirtmeden geçmeyelim Banvit'in Türkiye Kupası'ndaki tek yenilgisi yine Kaf Kaf karşısında geldi.
 
 
Ligin ilk 2 haftasında Galatasaray Liv Hospital ve Fenerbahçe Ülker'e yenilerek sezona başlayan Anadolu Efes, Pınar Karşıyaka maçıyla başladığı galibiyet serisini sene sonuna kadar sürdürerek iki yenilgi ile Banvit'in hemen arkasında yer aldı. Lacivert beyazlılar, Euroleague'deki inişli çıkışlı performanslarını ligdeki galibiyet serisiyle affettirirken, Avrupa Arena'sında etkisiz ve istikrarsız gidişin lig maçlarında nispeten zayıf rakiplere karşı devam etmediğini gördük. Özellikle Semih, Planinic gibi Euroleague'deki beklentilerin çok altında kalan isimlerin ligde kaba bir tabirle "horozlanmaları" bize benzer bir deyişle "her horoz kendi çöplüğünde öter" deyimini anımsattı. Bu takımın Türkiye şampiyonluğu için kurulmadığını bilen bizler Anadolu Efes'in bu performansını yeterli bulmamakla birlikte, belki de baş sorumlu Oktay Mahmuti'nin istifası ardından birşeylerin değişebileceğini umuyoruz. 2014'ün neler getireceğini bekleyip görmek lazım.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Cimbom Trabzon'u tecrübesiyle geçti: 87-81

Beko Basketbol Ligi’nin 11.haftasının kapanışı İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda Galatasaray Liv Hospital ile Trabzonspor arasındaki maçla yapıldı. İki takımın aynı gün aynı şehirde futbol maçının da olması nedeniyle ilginç bir tedasüfe yol açan maç Galatasaray için zirveden kopmama, Trabzonspor için de ligin dibinden kurtulma adına önem taşıyordu. Bu durum maça da açık şekilde yansıdı. Hem çekişmenin hem de gerilimin üst düzeyde yaşandığı maçta iki takım da galibiyet için önemli şanslar yakalarken, teknik fauller de havada uçuştu. Sonuçta ikinci yarıdaki performansıyla sahadan 87-81 galip ayrılan Galatasaray Liv Hospital 11 maçından sekizinci galibiyetini alıp zirve iddiasını sürdürdü; Trabzonspor ise iki galibiyetle dipten kurtulamadı.
 
 
Maça Galatasaray iyi başlamasına rağmen ikinci çeyrekte Trabzonspor’un yüksek direnci ile oyun dengeye geldi. Önder ve Penney ile bulduğu sayılarla oyuna ortak olan Trabzonspor, sarı kırmızılıların Arroyo’nun yokluğunda Hairstone, Domercant, Cenk, Furkan gibi isimleri devreye sokamamasının da etkisiyle galibiyete inanmaya başladı. Bu dakikalarda hakem kararlarına karşı sezon başından beri olan agresif tutumunu artıran ve biraz da ipin ucunu kaçıran sarı kırmızılı oyunculara ve Ergin Ataman’a verilen teknik faullerin etkisiyle farkı açan Trabzonspor devre arasına 41-48 önde girdi. Üst üste teknik faullerin çalındığı dakikalarda Galatasaray ard arda top kayıpları ve teknik fauller nedeniyle rakibe verilen hücum şansları sonrası 0-11’lik bir seriyi potasında görürken, bu seri sırasında rakip potaya şut dahi çekemedi.