Alex Tyus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alex Tyus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Aralık 2017 Cuma

Fenerbahçe İsrail deplasmanında mağlup

Turkish Airlines Euroleague'te sezonun 14.maçında İsrail deplasmanında sahaya çıkan Fenerbahçe Doğuş hücum silahlarının işlemediği, savunmada da sertlik seviyesini yükseltemediği maçta sahadan farklı mağlup ayrılarak bu sezonki 5. yenilgisini aldı. Maccabi Tel Aviv'in taraftarı önünde sahaya yansıttığı sertlik seviyesine ayak uyduramayan sarı lacivertliler baştan sona geride götürdükleri maçı 73-82 kaybederken, İsrail temsilcisi de bu sezonki sekizinci galibiyetini elde etti. 

Fenerbahçe Doğuş karşılaşmaya alışkın olmadığımız bir  şekilde durgun başladı. Sahaya çıkan beşinde Sloukas yerine Guduruc'i gördüğümüz Fenerbahçe'de Thompson'un henüz iki dakika dolmadan üç faule ulaşması pota altındaki sertliği düşürürken, Bolden ve Jackson ile sayılar bulan Maccabi 2.5 dakika içinde 9-0 öne geçti. Fenerbahçe ilk sayılarını 5 dakika dolmak üzereyken Sloukas'tan bulurken, ilk 8 dakika boyunca tek saha içi basketiyle oyuna devam edince fark 17-4 ile 13 sayıya kadar çıktı. Taraftarının da desteğini alıp savunmasını sertleştiren İsrail ekibi karşısında hücumda düzende kalmakta zorlanan Fenerbahçe çeyreğin son dakikasına da 21-8 geride girerken, son dakika içinde Melli, Datome ve Dixon ile yakaladığı 7-3'lük seri sonrası ilk 10 dakikayı 24-15 geride tamamladı. 

İkinci çeyreğin başında Dixon, Melli ve Vesely ile 7 sayı bulup serisini 14-3'e çıkaran Fenerbahçe farkı 2 sayıya kadar indirip oyuna ortak oldu. Karşılıklı basketlerle geçen çeyrekte Fenerbahçe Doğuş'ta Dixon ve Vesely'nin sayıları farkın açılmasının önüne geçerken Maccabi'de de kenardan gelen Cole'un skorer oyunu farkın kapanmasını engelledi. Wanamaker, Nunnally gibi isimlerin bir türlü devreye giremediği, Guduric'in de yaptığı hatalarla sanki bir Maccabi'li gibi oynadığı ilk yarıda Fenerbahçe'de pota altında Vesely kendisine yapılan sert savunmayla elinden geldiğince savaşırken, sezon başından beri süregelen sakatlığı nedeniyle beklenen katkıyı henüz veremeyen Dixon'un skor katkısı sarı lacivertlilerin kabus gibi geçen devreyi sadece 4 sayıyla kapatmalarını sağladı: 40-36.

26 Şubat 2017 Pazar

Ege Arar hazır!

Galatasaray'ın 1996 doğumlu oyuncusu Ege Arar gün geçtikçe performansı ile kendini daha fazla göstermeye devam ediyor. Bu sezon çift lisans ile TBL'de Pertevniyal forması da giyen Ege Arar, üstün mücadelesi ve ribaunt sezgisi ile TBL'de fark yaratırken zaman zaman forma şansı bulduğu Galatasaray'da da BSL seviyesinde düzenli olarak süre alıp verim vermeye hazır olduğunu tekrar tekrar kanıtlıyor. Bugün oynanan Gaziantep Basketbol mücadelesinde, Tibor Pleiss'ın kadroda olmaması ve Alex Tyus'ın da maçın henüz başında sakatlanması ile büyük bir şans elde eden 20 yaşındaki oyuncu, oynadığı 37 dakikada, 9 sayı, 13 ribaunt, 1 asist, 1 top çalma ve 1 blok ile mücadele edince, biz de Technical Faul Blog Page olarak bu duruma parmak basma ihtiyacında bulunarak bu yazıyı yazmaya karar verdik.
 
 
Geçtiğimiz hafta içinde oynanan Kızılyıldız maçında "garbage time"da süre bulma fırsatı da edinen genç oyuncu, oynadığı 13 dakikada, 4 sayı, 6 ribaunt, 1 top çalma, 1 blok ile pek çok istatistikte Euroleague kariyer rekorunu da kırmayı başarmıştı. Maç çoktan kopmuş olmasına rağmen Euroleague'de de kendini biraz olsun göstermeyi başaran Ege'nin, bu performanslarının bir rastlantı ya da şans olarak tanımlanamayacağını bugünkü performansı ile de gösteren Ege artık herkese tek bir mesaj veriyor: Ege Arar hazır!

Bu sezon TBL'de Pertevniyal forması ile oynadığı 19 maçta, ortalama 29 dakika süre alan Ege, şu ana kadar 12 sayı, 11 ribaunt, 1.2 asist, 0.7 top çalma, 1.7 top kaybı ve 1.4 blok ortalamalarıyla oynadı. Ribaunt krallığında 2. sırada yer alan Ege, aynı zamanda oynadığı 19 maçta 9 kez double-double yaparken 8 kere de 13 ribaunt ve üstünde ribaunt sayılarına ulaştı. BSL'de oynadığı 10 maçta ortalama 10 dakika süre alan Ege'nin kısıtlı sürelerine rağmen 3.2 gibi dikkat çekici bir ribaunt istatistiğine sahip olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

12 Kasım 2016 Cumartesi

Savunma, dış şutlar ve Sinan Güler

Galatasaray Odeabank dün akşam kendi sahasında Olympiakos karşısında aldığı 89-87'lik galibiyetle bu sezon Turkish Airlines Euroleague'deki ilk galibiyetini elde etti. Altıncı maçlara girerken sezonun tek galibiyetsiz takımı olan sarı kırmızılılar kötü başlayan bir ilk beş dakika sonrası toparlanıp muhteşem bir direnç göstererek sahadan galip ayrılmasını bildiler. Son dakikaları büyük bir çekişmeye sahne olan maçın son hücumuna 2 sayı önde giren Cimbom, Tyus'un adeta uçarak gelip Printezis'e yaptığı blok sonrası galibiyete uzandı.


Sezon başından beri "yapamadığı" savunmasıyla çok eleştiri alan ve sadece atmak üzere kurulmuş bir takım olarak eleştirilen Galatasaray, bu maça da benzer bir dağınıklıkla başlayıp ilk 7.5 dakikayı 6-20 geride geçti. Russ Smith'in dağınıklığına, Khem Birch'e verilen hücum ribauntları ve Mantzaris'in ekstra üçlükleri eklenince farkın Olympiakos adına açılması kaçınılmaz oldu. Bu dakikada gelen Smith/Dentmon - Tyus/Thompson değişiklikleri takımımızın çehresini değiştirirken, Olympiakos da Birch'ün kenara gelmesi ve Hackett'ın sahaya sürülmesiyle yakaladığı momentumu kaybetmeye başladı. İlk çeyrek sonunda tamamı Dentmon'dan gelen 8-0'lık seri çeyrek sonucunu 14-20 olarak belirledi. İkinci çeyreğin başında %100 hazır olmayabileceği düşünülen Daye'yi de oyuna sokan Ergin Ataman, takımın direncini yükseltmeye çalıştı. Sinan'ın önderliğinde bir çıta daha yükselen savunma, hücumda da Daye'nin Agravanis'e kurduğu üstünlükle 2 dakika içinde skor 20-20 olurken, devrenin bitimine 6:45 kala Daye'nin üçlüğüyle 19-0'a gelen seri sonrası skorda 25-20 Galatasaray üstünlüğü vardı. İsabetli hücumlar savunma direncini arttırır, artan savunma direnci de hücumdaki yaratıcılığın artmasına yol açarken, Sinan'ın asistleri ve Diebler-Dentmon-Daye üçlüsünün üçlükleriyle seri 27-2'ye çıktı: 33-22. Sarfedilen efor sarı kırmızılılarda sahadaki beşin yorgunluğuna neden olunca, rotasyonun devreye girmesi ve Olympiakos'un da ilk beşine dönmesi sonrası konuk ekip sayılar bulmaya başlasa da devre 38-34 Galatasaray lehine sonuçlandı.


Soyunma odası dönüşünde de iyi savunmasını sürdüren Galatasaray, hücumda da Micov, Sinan ve Dentmon ile dış şut isabetleri bularak farkı tekrar açmaya başladı. Pota altında da Tyus'u iyi kullanan Galatasaray çeyreğin son 5 dakikasına girerken 56-42'lik üstünlüğü yakaladı. Bu dakikadan sonra pota altında Tyus'a karşı Birch'ü, Micov'a karşı da Printezis'i değerlendiren Olympiakos farkı kapatmaya çalışırken, Lojeski'nin son 1.5 dakika içinde bulduğu iki üçlük son 10 dakikaya girerken farkın tekrar 6 sayıya inmesine neden oldu: 63-57. Final çeyreğinde sarı kırmızılı temsilcimizde yorgunluk baş göstermeye başladı. Bunu sonucu olarak da hücumlardaki isabet oranı ve verimlilik düşerken, kişisel becerilere dayalı sayılar izlemeye başladık. Bu tip durumlarda takımınızda olmasını isteyebileceğiniz yegane isimlerden biri olan Jon Diebler, Galatasaray'ın hücum düzeninin bozulduğu dakikalarda sazı eline aldı ve farkın kapandığı kritik anlarda attığı 3 dış şut isabetiyle son çeyrekte takımımızın ayakta kalmasında en önemli etken oldu. Savunmadaki hatalara rağmen, Diebler'ın sayılarıyla Olympiakos'un skora dengeyi getirmesini engelleyen Galatasaray son 50 saniyeye 85-84 önde girdi. Micov'un basketine Mantzaris ve Sinan'ın 2/2 serbest atışlarıyla karşılık gelirken, Lojeski'nin 1/2, Micov'un ise 0/2 atması 8 saniye kala Olympiakos'a son hücum ve galibiyet şansı verdi. Bitime saniyeler kala dip çizgide topla buluşan Printezis'in üçlük atışını adeta uçarak bloklayan Tyus, galibiyeti Galatasaray'a getirirken, sarı kırmızılılar bu sezon Euroleague'te ilk kez sahadan üstün ayrılmış oldular. 

16 Ekim 2016 Pazar

BSL - 2. Haftaya Bakış: Tofaş - Galatasaray



Tofaş 80-82 Galatasaray Odeabank

Hafta içinde kendi sahasında CSKA Moskova tarafından darmadağın edilen ve takım içindeki uyum sorunları göze çarpan Galatasaray, Bursa deplasmanında Basketbol Süper Ligi'ne bu sezon yükselen Tofaş'a konuk oldu. Maç içinde farkı bir ara 21 sayıya kadar çıkaran Galatasaray, rakibinin geri dönüşüne karşılık veremeyince galibiyeti zora soksa da Austin Daye'in son saniyede bulduğu basket ile maçı 82-80'lik skor ile kazanmasını bildi.

Özellikle Galatasaray cephesinde bazı oyuncuların takıma uyumu ve takım savunması konusundaki sıkıntılar bu maçta da gün yüzüne çıkarken 23 sayı, 4 ribaunt, 4 asist ile oynayan Austin Daye, 16 sayı, 4 ribaunt, 5 asist ile oynayan Sinan Güler ve 12 sayı, 5 ribaunt, 4 blok ile oynayan Alex Tyus pozitif oyunlarını sürdürdüler. Bunun yanında savunması ile -biraz faullü de olsa- karşısındaki oyuncuyu hem fiziksel hem de zihinsel olarak "döven" Göksenin Köksal da Galatasaray cephesindeki ender olumlu performanslardan birini sergiledi.

Gene hafta Darüşşafaka karşısında olumlu bir oyun sergileyen Tofaş da ise takımın skorer olarak alınan Justin Hamilton maç kadrosuna alınmadı. Justin Hamilton'ın yokluğunda ligimizin tecrübeli isimlerinden Sammy Mejia 26 sayı, 8 ribaunt, 3 asist, genç Sırp guard Vasilije Micic 20 sayı, 2 ribaunt, 2 asist ve Ronald Roberts Jr. 15 sayı, 10 ribaunt, 2 asist ve 2 blok ile oynadı.

TESPİT: Henüz ligin 2. haftasında olmamıza rağmen iki takımın da "kadro mühendisliği" konusunda sıkıntılar yaşadığını gözlemleyebiliyoruz.

Özellikle Euroleague'de oynayan bir takım olarak Galatasaray'ın yaptığı kadro mühendisliğine kesinlikle anlam verememekteyim. Adeta Çin Süper Ligi kıvamında bir takım kuran Galatasaray'da en büyük problemin savunma olacağı çok barizdi ve sezonun başı itibariyle bu sıkıntılar yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Hücumda bir hayli yetenekli ancak savunmada da bir o kadar sıkıntılı olan Galatasaray, Basketbol Süper Ligi'nde olmasa da Euroleague'de çok sıkıntılar yaşayacağa benziyor. Nitekim sezonun ilk maçında CSKA Moskova'dan 109 sayı yiyen Galatasaray'da özellikle Russ Smith, Jon Diebler, Tibor Pleiss ve Emir Preldzic gibi yeni transferler takım savunmasında "yumuşatıcı" etki yaratıyorlar. Tabii ki bunun yanında Vladimir Micov ve Blake Schilb gibi isimlerin de çok göze çarpan dezavantajları bulunmasa da savunma direncini yukarıya taşıyan isimler olduklarını söylemek zor. Savunmanın yanında daha birçok problemi olacak gibi görünen Galatasaray hakkındaki diğer yorumlarımı sonraki haftalara saklayacağım ancak bana göre Galatasaray'ın bu problemler henüz transfer döneminin ortalarında "biz geliyoruz!" diye bas bas bağırmaktaydılar. Bana göre Galatasaray'ın kadrosu yanlış kurulmuştur ve Ergin Ataman gerek saha içinde gerekse saha dışında bu kadroyu yönetebilecek yetiye sahip değildir. 

Tofaş cephesine geldiğimizde ise küme düşen bir takımın iyi bir organizasyon ile bir planlama doğrultusunda ilerlediğini görebiliyoruz. Geçen sezon TBL için bir hayli kaliteli bir kadro kuran ve doğal olarak küme çıkmayı başaran Tofaş, kadrosunun büyük bir bölümünü takımda tuttu. Transfer döneminde sadece Bayern Münih'in genç Sırp guardı Vasilije Micic, NBA geçmişi de bulunan skorer Justin Hamilton ve atletik ancak Avrupa tecrübesi olmayan uzun oyuncu Ronald Roberts Jr. ile anlaşan Tofaş, kağıt üzerinde de iyi transferler yapmıştı. Galatasaray maçında gördüğümüz skorer oyuncu eksikliğini takımla uyumunu henüz sağlayamayan Justin Hamilton'ın kadroda olmamasına bağlarsak sezonun başı itibariyle Tofaş'ın tek bir problemi olduğunu söyleyebiliriz: Stretch 4. Ronald Roberts Jr.'ın fantastik atletizm yeteneğini bir kenara bırakırsak Kaloyan Ivanov, Kaya Peker ve Ümit Sonkol'dan oluşan atletizm özürlü diyebileceğimiz Tofaş pota altında, orta mesafe şutu dahi istikrarlı bir biçimde sayıya çevirebilecek bir oyuncu -Ümit Sonkol'un maç başına 10 dakikadan fazla oynamayacağını varsayarsak- bulunmuyor. Ronald Roberts Jr.'ın da şutu olmadığını düşündüğümüzde, Tofaş pota altı hem şut atamıyor hem de rakiplerine karşı hantal bir görüntü veriyor. Dolayısıyla da hem savunmada çok sıkıntı yaşıyorlar, hem de Tofaş hücumları bir süre sonra monotonlaşıyor. Atletik ve şutu olan 4 numaralara karşı büyük bir zaafı olan Tofaş'ın, Galatasaraylı Austin Daye'in elini kolunu sallaya sallaya kendilerini mağlup etmesini de bu probleme bağlayabiliriz. Tabii ki Tofaş kulübü belirli bir organizasyon ve plan dahilinde ilerlediği düşünüldüğünde bu sezon olmasa da önümüzdeki sezonda bu problemi çözeceği ve kadrosunun üstüne katacağı bariz ancak bu sezon için -eğer bir takviye yapılmaz ise- Tofaş'ın play-off'a belki ucundan girebileceğini düşünmekteyim. Genel olarak beğendiğim Tofaş kadro mühendisliğinde neden böyle bir kararın verildiğini de bir hayli merak ettiğimi de söylemeliyim. 

25 Ekim 2015 Pazar

Banvit Efes'i son saniyede geçti: 86-87

Banvit Spor Toto Basketbol Süper Ligi 3.haftasında konuk olduğu Anadolu Efes'i son hücumda Adrien Moerman'ın kaydettiği üç sayılık basketle 86-87 yenerek ligde 2'de 2 yaptı. Banvit böylece Avrupa'daki kötü gidiş sonrası ligde moral bularak, hafta içi yapacağı Steaua Bucharesti maçı öncesi ümitlendi. Anadolu Efes ise bu sezon Cumhurbaşkanlığı Kupası, Euroleague ve ligde oynadığı dört maçtaki yenilgisizliğine son verdi ve ilk yenilgisini almış oldu.


Maçın ilk yarısının büyük kısmı skorda Banvit'İn üstünlüğüyle geçti. Pota altında Moerman ve Vidmar'ın skorer oyununa Tolga Geçim de 9 sayıyla katkı verirken, Anadolu Efes tarafında da Jayson Granger, Alex Tyus ve Derrick Brown'un gayretleri farkın açılmasına engel oldu. İkinci çeyreğin sonlarında Efes Birkan, Brown ve Granger'ın sayılarıyla birkaç kez öne geçse de devre 42-44 Banvit lehine sonuçlandı. 

Banvit devre arasından da Nusret ve Johnson'un üçlükleriyle dönse de, Diebler ve Ahmet Düverioğlu'nun devreye girmesiyle tekrar canlanan Efes skoru tekrar dengeye getirdi. Bu dakikalarda Talat, Tolga'dan gelen sayılar Banvit'e ekstra katkılar getirirken, Slaughter'ın üçlüğü Banvit'i son 10 dakikaya 61-67 önde soktu. Final periyodunun ilk yarısında Tyus, Diebler ve Furkan'ın basketleri skor üstünlüğünü Anadolu Efes'e geçirdi. Maç boyunca suskun olan Heurtel'in de devreye girerek iki 3 sayı isabeti sağlamasıyla son 3 dakikaya 80-75 önde giren Anadolu Efes, kritik anlarda skor bulmakta zorlanmaya başladı. Son 30 saniyeye 83-80 Efes üstünlüğüyle girilirken, karşılıklı taktik fauller sonrası 9 saniye kala Heurtel'in kaçırdığı serbest atış maçın adeta kaderini belirledi. Alınan ribaunt sonrası hızlı bir şekilde hücuma çıkan Banvit'te Johnson'un dip çizgideki Moerman'ı bulması ve bu oyuncuyla gelen üç sayılık basket karşılaşmanın galibini belirlerken, Banvit zora soktuğu maçtan 86-87'lik bir zaferle ayrılmış oldu. 

22 Ekim 2015 Perşembe

Anadolu Efes Milano'yu eli boş gönderdi: 89-73

Turkish Airlines Euroleague ilk tur B Grubu'nda mücadele eden Anadolu Efes, grubundaki ikinci maçında Abdi İpekçi Spor Salonu'nda konuk ettiği İtalyan EA7 Emporio Armani Milano'yu 89-73 mağlup ederek ikinci maçında da sahadan galip ayıldı. Başa baş geçen ilk yarıyı 43-42 önde geçen Efes, ikinci yarıyla birlikte gerçek oyununu sahaya yansıtmaya başlarken son çeyrekle birlikte kontrolü eline alıp sahadan 16 sayılık farkla üstün ayrıldı. 


İlk yarıda savunmada çok aksayan Anadolu Efes Alessandro Gentile ve Milan Macvan'ı durdurmakta zorlanınca bir türlü oyunun kontrolünü eline alamadı. Hücumda bireysel gayretler ve yüksek şut yüzdesiyle sayılar bulan Anadolu Efes, ilk çeyreği 21-20 devreyi de 43-42 önde tamamladı. İlk yarı boyunca Heurtel, Furkan, Cedi ve Saric'in hiç kaçırmadan toplam 7 üçlük isabet sağladıklarının altını çizelim. Bu çeyreğin belki de en sevindirici yanı Cedi Osman'ın sakatlık sonrası ilk kez sahaya çıkması ve elinden çıkan ilk üçlük denemesinde isabet sağlamasıydı. Her ne kadar savunma anlamında biraz daha zamana ihtiyacı olsa da Cedi'nin dönüşüyle Efes rotasyonundaki genişliğin artacağı kesin. 

17 Ekim 2015 Cumartesi

Heurtel & Diebler işbirliği Efes'e galibiyeti getirdi: 89-77

Anadolu Efes, 2015-2016 Euroleague sezonunun ilk maçında konuk olduğu Limoges'u 77-89 yenerek, Turkish Airlines Euroleague'de Türk takımları olarak ilk haftayı 4'te 4 ile kapatmamızı sağladı. Maçı baştan sona önde götüren Anadolu Efes, son iki sezonun Fransa şampiyonu karşısında ilk çeyrekte yüzdeli hücumuyla yakaladığı farkı maç sonuna kadar koruyarak sezon açılışını galibiyetle yaptı. 


Karşılaşmaya Heurtel'in asistleri, Saric, Birkan ve Diebler'ın yüzdeli hücumlarıyla fırtına gibi bir başlangıç yapan Anadolu Efes ilk 6.5 dakikayı 7-25 önde geçerken, tam 30 sayı sığdırdığı ilk çeyreği 17-30 önde tamamladı. Efes ikinci çeyrekte de Tyus ile etkili olurken, savunma sertliğini bir miktar düşürünce fark az da olsa kapanmaya başladı. Özellikle Heurtel'in kenarda olduğu zamanlarda hücumda zorlanan temsilcimiz devre sonunda soyunma odasına 37-47'lik üstünlükle gitti. 

23 Eylül 2012 Pazar

Siena'ya Süper Kupa'da Cantu şoku!

İtalya'da basketbol sezonunun açılışı dün Montepaschi Siena ile MapoOro Cantu arasındaki maç ile yapıldı. İtalya Süper Kupasını müzesine götürmek için karşı karşıya gelen iki takımın mücadelesinde gülen taraf 80-73 ile MapoOro Cantu oldu. Son yıllarda İtalya basketbolunun tartışılmaz hakimi Montepaschi Siena, kağıt üzerinde favori çıktığı maça iyi başlayıp ilk çeyreği 16-25, devreyi de 37-42 önde tamamladı. Soyunma odasından 7-0'lık seri ile dönen Cantu, sonrasında oyuna ortak olarak son 10 dakikaya da 59-57 önde girdi. Büyük bir çekişme içinde geçen final periyodunu sürekli olarak 2-3  sayılık farklarla önde götüren Cantu, sahadan da 80-73 galip ayrılarak 18. İtalya Süper Kupası'nın sahibi oldu. MapoOro Cantu'da Alex Tyus 18, Manuchar Markoishvili 15, Jerry Smith de 14 sayı ile galibiyetin mimarları olurlarken, Siena'da Bobby Brown'un 18, Viktor Sanikidze'nin 17 sayısı kupayı kazanmak için yeterli olmadı.