Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nde haftanın merakla beklenen ve iki Euroleague takımımızın karşı karşıya getiren maçında Fenerbahçe Doğuş'u 84-80 mağlup eden Anadolu Efes, sezonun resmi maçlardaki ilk galibiyetini aldı. Pınar Karşıyaka ve Real Madrid karşısındaki basketboluyla eleştirilen lacivert beyazlılar böylece kötü gidişe dur derlerken, Fenerbahçe Doğuş da Euroleague'teki Malaga yenilgisi sonrası bir kez daha istediği basketbolu sahaya koyamadı ve BSL'de bu sezonki ilk yenilgisini aldı. Fenerbahçe aynı zamanda bu sonuçla 4 Aralık 2016'da aldığı Tofaş mağlubiyeti sonrası, 10 ay sonra Basketbol Süper Ligi'ndeki ilk yenilgisini almış oldu.

Maça Ledo ve McCollum'un üçlükleriyle başlayan Anadolu Efes, hücumda sürekliliği yakalayamayınca karşılıklı basketler sonrası ilk beş dakika 10-9 Fenerbahçe Doğuş üstünlüğüyle geçildi. Ledo'nun attığı üçlük sonrası hücumda "fazla" istekli olması Efes adına olumsuz bir etki yaratırken, ABD'li oyuncunun saf bir şutör olmaması, enerjisinin kontrolünü zaman zaman sağlayamaması sonrası yaptığı 2 top kaybı, 2 faul ve kaçan 2 şut Anadolu Efes'in ivmeyi yakalamasına engel oldu. Devre boyunca 13 dakika sahada kalan Ledo'nun birkaç dakikalık patlamayla bulduğu 8 sayı Efes için önemli bir artı olsa da, ABD'li oyuncunun düzen içinde kalmayı sevmemesi bir Euroleague takımı için pek istenen bir özellik olmasa gerek.
İlk yarıdaki 45-40 Anadolu Efes üstünlüğündeki Efes adına en önemli iki etkenden biri Errick McCollum'un aldığı inisiyatif ile hem kendi oynayıp (15 sayı) hem de takımı oynatması (4 asist) olurken, diğeri de Doğuş Balbay'ın 8 sayı (2 üçlük) - 2 asistlik performansıydı. Fenerbahçe savunmasının risk alarak boş bıraktığı Doğuş'un bunu cezalandırması sarı lacivertlilerin savunma düzenini bozarken, Anadolu Efes için de hücumda çeşitlilik anlamına geliyordu. Fenerbahçe'de ise normal düzen dışında çok sayıda üç sayılık deneme izledik. Melih'in ilk 13 dakikada 6 üç sayı denemesinde bulunması, Melli'nin 0/4 dış şut isabeti ve yapılan 8 top kaybı sarı lacivertli ekibin devre sonunda soyunma odasına 5 sayı farkla geride gitmesinde önemli etkendi. Girmeyen şutlar savunmanın da dengesiz yakalanmasına neden olurken, sarı lacivertliler 40 sayı kaydettikleri bir devreyi 45 yiyerek geride tamamladılar. Fenerbahçe'deki en olumlu gelime ise her ne kadar az devreye girse de, Wanamaker'ın 4/4 saha içi isabetiyle yaptığı yüzdeli hücumlarla ikinci devre için umut vermesi oldu.