20 Nisan 2014 Pazar

Welcome to NBA Play-Offs

Bu sene yazılarımızda NBA'e eskisine oranla daha az yer ayırmış olsak da Play-Off'lar hakkında tahminlerimizi yapmamak olmazdı. Dün akşam itibariyle başlayan NBA Play-Off'larında, kişisel olarak bu sene önceki senelere oranla daha çekişmeli mücadeleler beklerken, finalin adının geçen sezondan farklı olacağı görüşündeyim. Geçtiğimiz senenin finalde kaybedeni San Antonio Spurs'un bu sene konferans finallerinde Play-Off'a veda edeceğini ve finalde Heat'in rakibinin Oklahoma City Thunder olacağını tahmin ediyorum. Yalnız şunu da unutmamak lazım ki, kesinlikle surprise daha açık bir Play-Off izleyeceğiz. Dolayısıyla benimle hem fikir olmayan birçok kişinin görüşüne de saygım sonsuz. Finaller mi? Son şampiyon bu sene de yüzüğe daha yakın; fakat finaller ile ilgili tahminlerim için finalistlerin netleşmesini bekleyeceğim.

İşte Play-Off bracket'ım:

SUSMA HAYKIR e-BİLETE HAYIR!

Son günlerde futbol gündeminin önemli tartışma konularından biri olan ve bu hafta itibariyle uygulamasına başlanan e-bilet uygulaması henüz parkelere bulaşmadan biz de tepkimizi vermek istiyoruz. Birkaç ay sonra basketbol salonlarında da uygulanmaya başlanması düşünüldüğünde mağdur kalmamak için SUSMA HAYKIR e-BİLETE HAYIR!
 
Sözde tribünlerdeki şiddeti önleme amaçlı olarak çıkarılan, spor sevgisini arttıracağı iddia edilen bu uygulamanın başladığı ilk hafta tribünlerde adeta in cin top oynuyordu. Getirdiği olumsuzlukları bir kenara bırakacak olursak, sezon ortasında getirilen ve taraftarların hazırlıksız yakalanmasına neden olan bu uygulamayla birçok maçta ev sahibi takımlar ligin kritik son haftalarında taraftar desteğinden yoksun mücadele etmek zorunda kaldılar. (Bakınız Süper Lig peşinde koşan Samsunspor ve düşmeme mücadelesi yapan Erciyes tribünleri)







Uygulamanın getirdiklerinden dikkatimizi çekenlere bakacak olursak:

* Herşeyden önce hayatında ilk kez maça gitmek isteyen ve buna gideceği maçın birkaç gün öncesinde karar veren bir kişi için “geçmiş olsun” demek gerekiyor. Zira yapacağı başvuru sonrası Passolig kartının eline ulaşabilmesi en iyi ihtimalle 4-5 iş günü sürüyor.

* Aynı kişi zaten hayatında ilk kez maça gitmiş; bir daha da sezon içinde 2-3 kez maça gider ya da gitmez. Maç biletlerinin birçok takım için 5-10 TL arasında değiştiği ülkemizde senede 2-3 maça gidecek birinin bu bilet fiyatı üzerine 17 ya da 25 TL yılık kart ücreti ödemesi sizce ne kadar mantıklı? Bence değil. Bu şekilde “gitsem de olur gitmesem de” mantığıyla maça giden kişiler bu mantıkla bu 2-3 maça da gitmeyecektir. Bu mudur sporu sevdirmenin yolu?

* Bu uygulamanın bir diğer yönü ise tarafsız spor seyircilerinin maçlara girişlerini kısıtlaması. Kanunda diyor ki “biz kartların üzerine tuttuğunuz takımın logosunu yapıştıracağız ve başka takımın maçlarına gidip gidemeyeceğinizi de TFF belirleyecek”. İyi de arkadaş, ben tarafsız gözle sadece maç seyretmek için alakasız bir maça gitmek isteyemez miyim? Nitekim, şahsen hem tuttuğum takımın hem de başka birçok takımın maçına defalarca gitmiş biri olarak bu uygulama sonrası keyif için basketbol izlemem engellenecekse ben tekrar SUSMA HAYKIR e-BİLETE HAYIR! derim.

* Diyelim ki, 3 çocuklu bir aile babasısınız ve haftasonu keyfiniz çocukları da alıp tribüne gitmek. Zaten 4 bilet parasını zar zor bir araya getiriyorsunuz. Bir de üzerine 4 x 25 TL kart parası biniyor. Bir kez daha düşünmez misiniz maçlara gitmeye devam edip etmeyeceğinizi?

* Yine diyelim ki, karta bilet tanımladınız; ama son dakikada acil bir telefon geldi ve maça giremeyeceksiniz. Artık eskiden olduğu gibi biletinizi bir arkadaşınıza veremeyeceksiniz. Bir yerlerden İnternet bulacak, sisteme girecek, arkadaşınızın e-biletine transfer yapmak zorunda olacaksınız. Tabi bütün bunlar maç giriş saatlerinde yoğunluktan sistemin kilitlenmediği varsayarak konuşuluyor. Büyük ihtimalle de bunu yapmaya üşeneceksiniz ve bilet parası sistemin içinde olan herhangi bir kurumun cebine cukkalanacak.

Bu sayılanlar uygulama hakkında ilk aklıma gelenler. Dahası mutlaka vardır. Şimdi bu durumda hayatında kaç kez maça gittiğinden şüphe duyduğumuz insanlarca hazırlanan böyle bir kanun ve uygulamanın Türk Sporu’nu geliştireceğine inanmamız beklenmesin lütfen. Bu uygulama parkelere yansıdığında mağdur olmamak için SUSMA HAYKIR e-BİLETE HAYIR!

13 Nisan 2014 Pazar

Galatasaray Avrupa Şampiyonu

Bugün Rusya’da bir İstanbul derbisi vardı. Türkiye’nin büyük bir çoğunluğunun bilmediği. Hani şu yeşil sahalarda olsa Tüm Türkiye’nin ekran başına toplanacağı, hayatın duracağı derbilerden. Yalnız bu derbinin özelliği bayan basketbolunda Avrupa’nın en büyüğünü belirleyecek maç olmasıydı. bİlmeyenlere duyurulur. Edebiyata girmeyelim fazla, bugün Rusya’da Ekaterinburg’ta bir Avrupa Şampiyonu bir de ikincimiz oldu. Euroleague Women final maçında ezeli rakibi Fenerbahçekarşısında baştan sona önde götürdüğü maçı 69-58 kazanan Galatasaray Odeobank bu sonuçla Avrupa’da bayan basketbolunun en büyüğü oldu.
 

Bu maç öncesi skor ne olursa olsun Galatasaray’ın yarı finalden gelen bir üstünlüğü bulunuyordu. Kupanın favorisini, hem de dar rotasyonlarına rağmen elemişler ve finale moralli gelmişlerdi. Yarı final maçının ilk çeyreğinde sakatlanan Lyttle’ın da bu maç oynayacak olması büyük avantajlarıydı. Bir de şu vardı ki, finalin galibi Fenerbahçe olsa bile ezeli rakiplerinin şampiyonluğunda en büyük pay, UMMC Ekaterinburg’u eleyerek yine Galatasaray’da olacaktı. Parkede ise sarı kırmızılılar bu tip alengirli söylemlere hiç gerek bırakmadılar. Aynı yarı final maçında olduğu gibi maça fırtına gibi başlayan Galatasaraylı bayanlar, ilk çeyrek sonunda farkı 20 sayı sınırına dayanmışlardı bile. Maçın geri kalanı ise Fenerbahçe’nin farkı kapatma çabasıyla geçti. Tabi 20 sayı geriden gelip farkı kapatmak Fenerbahçe gibi kişisel becerilere dayanan bir oyun yapısıyla sahada olan bir takım için o kadar da kolay değildi. Belirgin bir set hücumunda uzak Pondexter ve McCoughtry’nin bireysel yeteneklerine fazlasıyla bağımlı bir takım olan sarı lacivertliler, bu ikili her ne kadar çabalasa da takım kimyasının yeterince sağlam olmaması nedeniyle farkı ancak son çeyrekte makul seviyeye indirebildiler: 55-53. Kimya demiştik değil mi? İşte tam bu dakikada sarı kırmızılıların sessiz silahı Şebnem Kimyacıoğlu devreye girdi ve belki de kupanın en kritik iki üç sayılık isabetini Fenerbahçe potasına göndererek adeta kupanın Galatasaray’ın ellerinden kaymasına engel olan isim oldu.

Kaf Kaf Fener'in kabusu oldu: 83-74

Beko Basketbol Ligi’nde haftanın en dikkat çekici maçı İzmir’de Pınar Karşıyaka ile Fenerbahçe Ülker arasında oynandı. Rakibine dört maçtır yenilmeyen Kaf Kaf, geçen hafta Galatasaray Liv Hospital karşısında aldığı galibiyetin morali ile çıktığı maçta Fenerbahçe Ülker’i 83-74 mağlup ederek dördüncülük yarışındaki iddiasını sürdürdü. Sarı lacivertli İstanbul ekibi ise bu sezon ligdeki altıncı yenilgisini aldı. Bu sonuç aynı zamanda Ufuk Sarıcalı Kaf Kaf’ın Obradovic’li Fenerbahçe karşısında sahaya çıktığı üçüncü maçtan da galip gelerek 3’te 3 yapması anlamına geliyordu.
 
 
Ev sahibi taraftarların her zaman olduğu gibi tamamen doldurduğu salon atmosferinde ve hakem kararları nedeniyle gergin geçen maçın genelinde oyunu kontrolü altında tutan ve tempoyu belirleyen taraf Pınar Karşıyaka oldu. Zaman zaman Kleiza’nın boş bırakılması sonucu gelen dış şutlar, Zoric’in pota altında aldığı hücum ribaundları sonrası bulduğu sayılar ve Emir’in ardarda bulduğu birkaç turnike ile Fenerbahçe Ülker maça tutunma şansı bulsa da, üçüncü çeyrekte Diebler ve Batista, son periyodun başında ise Jawad’ın bulduğu basketler Karşıyaka’nın maçı koparmasını sağladı.

11 Nisan 2014 Cuma

Euroleague'de finalin adı: Fenerbahçe - Galatasaray

Rusya’da devam eden Euroleague Women Sekizli Finalleri’nde yarı finaller bugün oynanırken, rakiplerini yenen Galatasaray Odeobank ve Fenerbahçe Pazar günü finalde birbirlerine rakip oldular. Galatasaray Odeobank, kupanın son şampiyonu ve kağıt üzerindeki favorisi Rus UMMC Ekaterinburg’u 77-70 ile geçerken, Fenerbahçe de Fransız ekibi Tango Bourges’i 59-50 mağlup ederek adını finale yazdırdı. Final maçı Pazar günü TSİ ile 16:00’da oynanacak.
Günün ilk maçında temsilcimiz Galatasaray Odeobank, ev sahibi ve aynı zamanda kupanın da favori ekibi Rus UMMC Ekaterinburg ile karşı karşıya geldi. Güçlü rakibi karşısında maça fıtrına gibi başlayan Dişi Aslanlar, Lytlle ve Torrens’in sayıları ve sert savunmaları ile ilk çeyreği 15 sayı farkla önde kapattılar: 28-13. İlk çeyreğin sonlarında Lyttle’ın sakatlanıp oyuna devam edememesine ragmen ikinci çeyrekte de çok etkili hücum eden sarı kırmızılılar, Torrens ve Zellous’nun sayılarıyla farkı 22 sayıya kadar çıkardılar (47-25) ve devreyi de 50-29 üstün tamamladılar. Üçüncü periyot karşılıklı sayılarla geçerken, Lyttle’ın yokluğunda rotasyonu iyice daralan Galatasaray’da yorgunluk baş göstermeye başladı. Final periyoduna da yorgunluğun da etkisiyle Taurasi’yi durdurmakta zorlanarak başlayan Cimbom, ABD’li super yıldızın basketleri sonrası 5 buçuk dakika kala farkın 6 sayıya inmesine engel olamadı. Bu dakikadan itibaren oyunu mümkün olduğu kadar yavaşlatıp dinlenerek oynamaya çalışan Dişi Aslanlar, Işıl’ın kritik üçlüğü ve hücum ribaundlarıyla farkın daha fazla kapanmasına izin vermedi. Son dakikalarda Ekaterinburg da savunmada yaptığı basit hataların yanında, Galatasaray’ın dinlenmesine izin veren kenar yönetim müdahaleleri yapınca, biraz daha güç toplayan Cimbom az hata yaparak sahadan 77-70 galip ayrıldı. Galatasaray Odeobank’ta Alba Torrens 29 sayı, 4 ribaundla yıldızlaşırken, Zellous’un 19 sayı, 8 asisti yanında Işıl’ın da 5 sayısı yanında aldığı 5 hücum ribaundu sarı kırmızılılar adına önemli istatistiklerdi. Sarı kırmızılıların bir diğer dikkat çeken istatistiği ise Işıl ve Torrens’in 40’ar, Zellous’un 39 ve Bone’un 34 dakika sahada kalmalarına neden olan dar rotasyon oldu.

8 Nisan 2014 Salı

Sekizli finalde ince hesap zamanı

Kadınlar Euroleague Sekizli Finalleri’nin ikinci gününde kadın basketbolumuzun iki devi Fenerbahçe ve Galatasaray Odeobank karşı karşıya geldi. Rusya’da devam eden Sekizli Finaller’in A Grubu’nda yer alan iki ekibimizin nefes kesen mücadelesinde 68-66 ile sahadan galip ayrılan Fenerbahçe ikinci maçlar sonunda grubun zirvesine yerleşti. Özellikle üçüncü periyottaki serisiyle rakibini sahadan silen sarı lacivertliler, müthiş bir mücadeleye sahne olan final çeyreğinin sonunda da az hata yaparak galibiyete uzandılar. Galatasaray ise iki maçta 1 galibiyetle averajla ikinci sırada yer aldı. Bu sonuçlar ardından temsilcilerimizin yarı final şansları yarınki maçlarda alınacak sonuçlara kaldı.
 
 
Sekizli Finaller’in üçüncü gününün ilk maçında Fenerbahçe, Sparta&K M.R.Vidnoje ile grubu lider olarak tamamlamak için karşılaşacak. İlk iki maçında gruptaki diğer iki Türk takımı Kayseri Kaski ve Galatasaray’ı mağlup eden sarı lacivertliler, Rus rakiplerini de yendikleri takdirde grubu lider olarak tamamlayacaklar. Liderliğin bir diğer anlamı da kupanın en büyük favorisi ve sekizli finallerin ev sahibi UMMC Ekaterinburg ile yarı finalde eşleşmemek demek ki, bu da bir anlamda finali garantilemek anlamına geliyor. Bu durumda grup ikincisi ve yarı finalde Ekaterinburg’un rakibi ise günün ikinci mücadelesi Galatasaray – Kayseri Kaski maçının sonucuna göre belli olacak. Galatasaray kazandığı takdirde ikinci sırayı alacakken, Kayseri Kaski’nin galibiyeti halinde iş üçlü averaja kalacak.

7 Nisan 2014 Pazartesi

Hak eden kazandı: Daçka: 75 - Vestel: 77

Haftasonu Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda Darrüşşafaka – Vestel maçını canlı izleme fırsatı buldum. Birkaç senedir uzak kaldığı Beko Basketbol Ligi’ne tekrar dönme amacıyla bu sezon iddialı bir kadro kuran Darrüşşafaka kendi sahasında Play-Off hesapları yapan Vestel’i konuk etti. Tecrübeli ve alternatifli kadrosuyla maça favori olarak çıkan Daçka, maçın büyük bölümünde skor üstünlüğünü küçük farklarla da olsa elinde bulundursa da, Vestel’in dirençli ve akıllı oyunununa engel olamadı ve sahadan 75-77 yenik ayrıldı.
 
 
Maçları televizyondan izlemekle salondan izlemek arasında çok büyük fark olduğunu her zaman söylemişimdir. Televizyon ekranın yansımayanlar salonda net bir şekilde gözünüze çarpar. NTV-Spor’un bir süredir maçlarını yayınladığı Darrüşşafaka’yı ekrandan izlediğimizde bu ligin bir seviye üstünde olduğunu görüyorsak da, dün Ayhan Şahenk’te Daçka’nın ekranlara yansımayan eksileri gözümüze çarptı. Herşeyden önce kurulan geniş kadronun avantajı kenar yönetimini başka bir havaya sokmuş, teknik anlamda neredeyse hiçbir planları yok. Takımın sayılarının büyük kısmı TBL tecrübesi yaşamış oyuncuların kişisel gayretlerinden geliyor. Dünkü maçın özelinde, Vestel’in savunma direncinin kırılmaması sonucu, bireysel çabalar da etkisini kaybetti ve skor gücü zayıflayan Daçka üstünlüğünü maç sonuna kadar korumayı başaramadı. Bu anlamda Orhun’un Banvit tecrübesinden beri koçluk anlamda hiç ilerleme kaydedemediğini üzülerek izledim. İlerleme kaydedememe dışında, hakemlerin üzerinde baskı kurma çabaları da oldukça sevimsiz bir hale dönüşmüş.