Öncelikle Cedi'nin bu akşam üst üste ikinci kez ilk beşte sahaya çıkarak 29 dakikada 4/8 saha içi, 2/3 üç sayı isabetiyle 12 sayı - 5 ribaunt - 1 asist ve 1 top çalmalık bir performansı olduğunu hatırlatalım. Cedi her ne kadar ilk yarıda boş sahada kaçırdığı smaçla bizleri üzse de, Cavaliers'ın 121-99 kazandığı maçta (Irving'e yaptığı savunmanın da etkisiyle) aldığı süreyle takımın en fazla sahada kalan ismi olmayı da başardı. Cavaliers bu galibiyetle 55. maç sonunda 33. galibiyetini elde ederken, bu galibiyet yüzdesiyle Cedi Osman'ın sahada kalma süresi arasında da ilginç bir bağlantı olduğu da istatistiksel olarak dikkatimizi çekti.
12 Şubat 2018 Pazartesi
Cedi Osman sahadaysa Cavaliers kazanıyor
10 Şubat 2018 Cumartesi
Cedi Osman ilk 5'te kariyer maçını oynadı
Milli gururumuz Cedi Osman NBA kariyerinde ilk kez ilk beşte çıktığı maçta Atlanta Hawks karşısında 16 sayı - 6 ribaunt - 5 asist - 3 top çalmalık bir performans sergileyerek eline gelen şansı oldukça başarılı bir şekilde kullandı. Cavaliers'ın son günlerde gündemi meşgul eden takasları sonrası Hawks deplasmanında ilk beşte kendine yer bulan Cedi, Cavaliers'ın 123-107 kazandığı maçta 38 dakika forma şansı bulurken, 6/9 saha içi isabeti 2/5 üçlük, 6 ribaunt - 5 asist - 3 top çalma ile 16 sayı kaydederek, savunmadaki gayretiyle de takdir kazandı.
Bu maça kadar 42 maçta forma giyen ve 2.4 sayı - 1.6 ribaunt ortalaması bulunan Cedi, bu maçta kaydettiği 16 sayıyla kariyer rekorunu kırarken, aldığı 6 ribauntla da kariyerinin en yüksek ribaunt sayısına ulaştı. 5 kez de asist yapıp bu alanda da career high yapan Cedi'nin çaldığı 3 top da yine onun adına kariyerinin en yüksek istatistiği oldu. İlk kez üst üste iki maç 20 dakika üzeri süre alan Cedi Osman'ın dikkat çeken tek olumsuz istatistiği ise serbest atış çizgisindeki performansı oldu. İlk kez sahada ilk beş yer almanın heyecanından olsa gerek serbest atış çizgisinden 2/7'de kalan Cedi Osman, buna rağmen savunması, mücadelesi ve maçı anlatan spikerlerin deyimiyle "küçük işleri iyi yapması" sayesinde 38 dakika sahada kalıp kariyerinin en iyi maçını çıkardı.
9 Şubat 2018 Cuma
BCL'de TOP16 öncesi istatistik liderleri
FIBA Basketball Champions League'te grup aşaması çarşamba günü oynanan maçlarla sona ererken, TOP16 kurasına katılacak takımlar belli oldu. Kupada mücadele eden dört temsilcimizden Beşiktaş Sompo Japan, Banvit ve Pınar Karşıyaka gruplarında ilk 2 sırada yer alarak saha avantajına sahip bir şekilde TOP16 biletini alırlarken, Gaziantep Basketbol ise grubunda yedinci sırada yer alıp Avrupa macerasını sonlandırdı. Grup maçlarını başarılı bir şekilde tamamlayan Türk takımları hem bireysel hem de takım istatistiklerinde üst sıralarda yer alıp sıralamadaki başarılarını taçlandırırlarken, istatistiklerinde dikkat çeken detayları ve öne çıkan temsilcilerimizi aşağıda özetledik:
FIBA Basketball Champions League'te grup maçlarının en fazla sayı atan takımı maç başına ortalama 85.1 ile Pınar Karşıyaka oldu. Pınar Karşıyaka zirveyi aynı sayıyı kaydeden EWE Baskets Oldenburg ile paylaşırken, Bu ikiliden sadece 1 sayı az kaydeden Monaco da 3.sırada yer aldı. Bireysel sayı krallığında ilk sırayı 16 maçta 20.6 sayı ortalaması elde eden Rosa Radom'lu Kevin Punter elde ederken, Hapoel Holon'dan Glen Rice JR 10 maçta 20.1 sayı ile ikinci sırada yer aldı. Bu istatistiği uzun süre ilk 2 sırada götüren iki Pınar Karşıyakalı'dan Jarrod Jones 19.7 ortalamayla üçüncü, DJ Kennedy ise 19.5 ile dördüncü sırada yer aldılar.
Sayı krallığını son haftalarda elinden kaçıran Pınar Karşıyaka'lı DJ Kennedy ribaunt krallığında ise zirveyi kimseye bırakmadı. Kennedy maç başına 9.1 ribaunt ile zirvede yer alırken, Ostende'den Tonye Jekiri 8.2 ile ikinci, Olimpia Ljubjana'dan Jordan Morgan ise 8.0 ortalama ile üçüncü sırada yer aldılar. Bu istatistikte Gaziantep Basketbol'dan Victor Rudd maç başına 7.8 ortalama ile beşinci sıradan ilk 10'a girmeyi başardı. Ribauntlarda bireysel başarıya rağmen takımlarımız çok parlak bir grafik çizmediler. 32 takımlı kupada en iyi ribaunt alan takımımız Banvit maç başına 36.4 ile ancak 14. olabilirken, Gaziantep Basketbol 31.9 ile 30., Pınar Karşıyaka ise 31.5 ile 31. sırada yer alarak bu alanda eksikliklerini göz önüne sermiş oldular.
8 Şubat 2018 Perşembe
BCL'de olası TOP16 eşleşmeleri
FIBA Basketball Champions League'te grup aşaması bu akşam oynanan maçlarla tamamlandı. Temsilcilerimiz grup maçlarını dün Banvit ve Gaziantep Basketbol'un, bugün ise Beşiktaş Sompo Japan ve Pınar Karşıyaka'nın sahaya çıktığı maçlarla noktalarken, bu maçlardaki tek galibiyeti elde eden Pınar Karşıyaka bir sonraki tur için saha avantajını elde etti. Beşiktaş Sompo Japan'in son maçlar öncesi grup liderliğini garantilediği kupada, Banvit ve Gaziantep Basketbol aldıkları mağlubiyetlerle önemli avantajları kaybederlerken, Banvit'in kupanın ilerleyen turları için çok değerli bir saha avantajını kaçırması söz konusu oldu. Kupada tur atlayan 3 takımımız Banvit, Pınar Karşıyaka ve Beşiktaş Sompo Japan'in olası TOP16 eşleşmeleri ise şu şekilde oluştu.
Temsilcilerimizen Banvit geçtiğimiz haftaki Estudiantes maçı sonrası liderliği garantileme şansını kaçırırken, bu hafta kendi sahasında grup liderliği için SIG Strasbourg'u konuk etti. Fransız rakibi karşısında ilk çeyreğin ortalarıyla birlikte üstünlüğü kaybeden ve sonrasında maça hiç ortak olamayan Banvit bu yenilgi sonrası zirvedeki yerini Strasbourg'a bırakırken grubu ikinci sırada tamamladı. Banvit TOP16 turunda diğer grupların üçüncülerinden EWE Baskets Oldenburg, PAOK ya da Nanterre92 ile karşılaşacak. Temsilcimiz bu turda saha avantajına sahip olsa da, grubu ikinci tamamlayarak hem çeyrek finaldeki saha avantajını kaybetti; hem de TOP 16'da Stelmet Gora, Neptunas Klapedia ve UCAM Murcia gibi görece daha kolay rakiplerle eşleşme şansını kaçırmış oldu.
5 Şubat 2018 Pazartesi
FIBA'dan Kaf Kaf'a gece yarısı sürprizi
FIBA Basketball Champions League son grup maçında çarşamba akşamı Fransız ekibi Monaco'yu konuk edecek olan Pınar Karşıyaka'ya FIBA'dan maç saati sürprizi geldi. Normal sezonda kendi sahasındaki maçlarını 20:00'de oynayan Kaf Kaf, son maçlar öncesi tüm maçların sıralamada kritik etkileri olabileceği gerekçesiyle başlama saatlerinin dengelenmesi nedeniyle, Monaco maçını 22:30'da oynayacak. Maç süresinin de 1.5 - 2 saat arası olduğu düşünüldüğünde Monaco maçını izlemeye gelecek Karşıyaka taraftarları salonu ertesi günün ilk saatlerinde terk edecekler.
Sezon içinde zaman zaman Türkiye ve Avrupa'nın saat dilimlerinden dolayı Euroleague ve Şampiyonlar Ligi'nde, takımlarımızın gece yarısını geçen deplasman maçlarını izlemeye alışkın olsak da, Türkiye'de oynanan bir maçta bu duruma hiç rastlamamıştık. Yine aynı kupada aynı gün D Grubu'nda oynanacak maçların TSİ 20:30'da başlayacağı ve bu grupta bizim saat dilimimizde olan bir ev sahibi takım bulunmaması, FIBA'nın neden A Grubu maçlarıyla D Grubu maçlarının yerini değiştirmediği kararını da şaşkınlıkla karşılamamıza neden olmakta. Zira bu şekilde Avrupa'nın hiçbir şehrinde ertesi güne sarkan bir maç olmayacaktı.
4 Şubat 2018 Pazar
Trifunovic & Markovic ve yabancı coachlar
Bugün Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu'nda oynanan Pınar Karşıyaka - Gaziantep Basketbol karşılaşması ligimizdeki yabancı coach kalitesini bir kez daha düşünmemiz için güzel bir örnek oluşturdu bizlere. Maçın gidişatına baktığımızda ilk devresini Pınar Karşıyaka'nın 41-16 önde kapattığı, bitime 18 dakika kala da 46-16 önde olduğu maçın kalanındaki Gaziantep Basketbol geri dönüşünü görüyoruz. Bitime 54 saniye kala 68-65 ile farkı 3 sayıya kadar düşüren konuk ekip, son dakika içinde kritik bir faul sonrası son darbeyi vuracak gücü bulamayınca sahadan 74-67'lik skorla galip ayrılan ekip ev sahibi Pınar Karşıyaka oldu.
Peki iki devreye baktığımızda iki coach hangi hamlelerle takımlarının fark yaratmalarını sağladılar? Ne değişti de maç döndü? Bu soruların cevabını aradığımda maalesef uygun bir cevap bulamıyorum. İlk yarıda Dominic Waters ve Jarrod Jones'un yüzdeli hücumlarıyla Karşıyaka'nın farkı açtığını, buna karşı Nenad Markovic'in bir müdahalede bulunmadığını, hatta sanki maça gelmemiş gibi gözüken Victor Rudd'a da uzun süre tahammül ettiğini gördük. Konuk ekip bütün devrede sadece 16 sayı kaydedebilirken, hiçbir hücum etkinliği gösteremedi.
Fenerbahçe Efes'e 100 attı ortalık karıştı
Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi'nde pazar mesaisi Fenerbahçe Doğuş ile Anadolu Efes arasındaki maç ile start alırken, karşılaşma sahadaki mücadeleden çok maç sonuyla dikkat çekti. Karşılaşmanın başından sonuna oyunun kontrolünü elinde tutan ve devresini 57-34 önde tamamladığı maçı 100-74 kazanan Fenerbahçe Doğuş'un maçın sonunda 100 sayıya ulaşmak için rakibini faule durdurup hücum hakkını etmeye çalışması dikkat çekerken, Ergin Ataman'ın bu davranış üzerine maç sonunda Obradovic'in elini sıkmaması ve yaptığı açıklamalar ilgi odağı oldu.
Karşılaşmanın son 18 saniyesine 98-71 önde giren Fenerbahçe Doğuş çeyrek boyunca sadece 2 faul almışken, art arda fauller yapıp Anadolu Efes'i faul çizgisine göndererek, kalan 8 saniyede Datome'nin serbest atışlarıyla 100 sayıya ulaşmış, Anadolu Efes'i 100-74 mağlup etmişti. Her ne kadar "Obradovic'i eleştirmek sana mı kalmış" diyenleri duyuyor gibi olsam da, Obradovic gibi bir efsanenin son saniyelerine 27 sayı önde girdiği bir maçta, ki rakipte sahada genç oyuncular varken, takımının bu şekilde bir 100 sayıya ulaşma şekline izin vermiş olmasına anlam veremedim. Bu hareketin sahadaki Fenerbahçe'li oyunculara ekstra bir motivasyon vermeyeceğini düşünmekle beraber, kısa süre sonrası Türkiye Kupası'ndaki karşılaşmada Anadolu Efes'e ekstra motivasyon vereceği de aşikar. Ve belki de daha da önemlisi, iki takımda da sahada genç oyuncular varken, yapılan bu hareket, "son saniyeye kadar mücadeleye devam etme" felsefesinden öte, "rakibe saygı" açısından örnek teşkil etse daha şık olurdu diye düşünmekteyim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
