A milli Basketbol milli takımı Abdi İpekçi’de Tunus, Bosna
Hersek ve Yunanistan’ın katılımıyla düzenlenen hazırlık turnuvasında namağlup
şampiyon oldu. Biraz maçları ve Avrupa Şampiyonası öncesi nasıl bir oyun
planıyla parkeye çıkacağımız değerlendirmek istiyorum.
Öncelikle turnuvaya katılan Bosna Hersek ve Tunus’un bizim
kalibremizde ekipler olmadığını belirtmek yerinde olur. Her iki maçta da koç
Ergin Ataman’ın bench oyuncularının performansını görmesi adına önemliydi. Öte
yandan Yunanistan 2016 olimpiyatlarına direk etki edecek 2015 Avrupa Şampiyonası
öncesi tam kadro olarak karşımızdaydı. Hepimizin bildiği gibi gerek Ömer Aşık’ın
sakatlığı gerekse Enes Kanter’in kişisel sebeplerle kadroya alınmamasının ardından
uzun rotasyonunda hem çemberi savunacak hem de pota altından sayı üretecek uzun
sıkıntımız bulunuyordu. Fakat geçtiğimiz yıl Obradovic’in koçluğunda biraz
olsun mental olarak toparlanan Semih Erden hem savunma hem de hücumda bu
boşluğu en azından son oynanan hazırlık maçlarında hissettirmedi. Tunus ve
Bosna Hersek maçlarını gerek güç dengesi gerekse rakiplerin kadrolarındaki
eksikliklerden dolayı fazla ciddiye almasam da son oynanan Yunanistan maçında
takım savunması olarak ortaya konan direnç şampiyona öncesi biraz olsun
umutlanmama yol açtı. Hala set hücumlarında ciddi sorunlarımız var. Topa yön
veren ve efektif şekilde ikili oyun oynayabilen oyuncu adedimiz oldukça
sınırlı. Bunların başında Bobby Dixon ve Sinan Güler geliyor. Fakat gerek
kafaca gerekse fiziksel olarak maça %100 konsantre olan oyuncular sayesinde en
azından Yunanistan karşısında kadro olarak yetenek anlamında geride olmamıza
rağmen rakibi 20 top kaybına zorlayarak aradaki farkı kapattık. Ayrıca Yunanistan
maçı özelinde konuşmak gerekirse çektiğimiz hücum ribauntları maçın lehimize
sonuçlanmasında en büyük etkenlerden biriydi.




