15 Ağustos 2015 Cumartesi

Yüzde 80 galibiyetle gelen Avrupa dokuzunculuğu : Sofya 1957

Avrupa Şampiyonası'nın başlamasına kısa bir süre kala, hem Avrupa Şampiyonaları tarihçesi hakkında varsa eksik bilgilerinizi tamamlayacak hem de güzel bir arşiv niteliği taşıyacak bir yazı dizisi hazırladık. 1935'ten bu yana 80 yılda neler olmuş neler bitmiş, elimizden geldiğince en dikkat çekici noktalarıyla derlemeye çalıştık. Beğeninize sunarız. 

1955 Avrupa Şampiyonası'nın ilk üç ülkesi daha önce şampiyonaya evsahipliği yaptığı için 1957'nin evsahibi, bir önceki turnuvanın dördüncüsü Bulgaristan oldu. Maçlar 45000 kişilik Vasil Levski Stadı'nda oynanırken, özellikle evsahibi ekibin maçları neredeyse tamamen dolu tribünler önünde oynandı. 16 takımın katıldığı turnuvada ilk tur maçları 4 grupta oynanırken, ilk iki sırayı alan ekipler final grubunu oluşturdular. 


Sovyetler Birliği son birkaç şampiyonada olduğu üzere yine açık ara favoriydi. Oynadığı 10 maçın tamamını kazanan Sovyetler final grubunda ev sahibi Bulgaristan ve Çekoslovakya karşısında zorlansalar da, yenilgi almadan şampiyonluğu elde ettiler. Final grubunun üçüncü maçında, bir önceki şampiyonada 32 maçlık namağlup ünvanına son veren Çekoslovakya karşısında yine çok zorlanan Sovyetler Birliği Stasis Stonkus'un 21 sayısıyla sahadan 62-60 galip ayrılırken, şampiyonu belli edecek son maçta ise 45000 Bulgar taraftar önünde Bulgaristan'ı 60-57 yenerek şampiyonluğa uzandılar. Final maçı da sayılabilecek son maçın ilk yarısını 23-19 geriden kapatan Sovyetler Birliği, ikinci yarıda 41 sayı kaydederken, 17 sayı kaydeden Viktor Zubkov da final maçının yıldızı oldu. 1957 Avrupa Şampiyonası'nın MVP'si Çekoslovakya'dan Jiri Baumruk olurken, sayı kralı da 23.3 ortalamayla Belçikalı Eddy Terrace oldu. Bu noktada Yalçın Granit'in de 21.3 sayı ortalamasıyla sayı krallığında Terrace'ı takip ettiğini belirtmeden geçmeyelim. 



Türkiye'nin 1957 Avrupa Şampiyonası ise oldukça talihsiz geçti. İlk tur grubunda Sovyetler Birliği, Polonya ve Avusturya ile eşleşen milliler Sovyetler'e yenilip, Avusturya'yı yenerken, Polonya'ya karşı alınan kılpayı 55-50'lik yenilgi sonrası grup üçüncüsü olarak klasman grubuna kaldılar. Klasman grubu maçlarında nispeten daha zayıf rakipler karşısında adeta ortalığı kasıp kavuran Milli Takımımız, yedi maçın tamamından da galip ayrılarak Avrupa dokuzuncusu oldular. İşin ilginç yanı şuki, Türkiye turnuva geneline bakıldığından 10 maçın sekizini kazanarak en başarılı üçüncü takım olsa da, ilk turdaki talihsiz grup eşleşmesi millilerimizi madalyanın uzağında bıraktı.  

0 comments:

Yorum Gönder