10 Ağustos 2015 Pazartesi

Ve Türkiye ilk kez Avrupa Şampiyonası'na katılıyor: Kahire 1949

Avrupa Şampiyonası'nın başlamasına kısa bir süre kala, hem Avrupa Şampiyonaları tarihçesi hakkında varsa eksik bilgilerinizi tamamlayacak hem de güzel bir arşiv niteliği taşıyacak bir yazı dizisi hazırladık. 1935'ten bu yana 80 yılda neler olmuş neler bitmiş, elimizden geldiğince en dikkat çekici noktalarıyla derlemeye çalıştık. Beğeninize sunarız. 

1947 Avrupa Şampiyonası'nın şampiyonu Sovyetler Birliği savaş sonrası ülkedeki durumun henüz stabilize olmaması nedeniyle bir sonraki Avrupa Şampiyonası'na ev sahipliği yapmayı reddedince (bir dip not vermek gerekirse o zamanlar evsahipleri katılan ülkelerin ulaşım ve konaklamasını karşılıyordu) ve ikinci Çekoslovakya da hali hazırda bir önceki şampiyonanın ev sahipliğini yaptığı için 1947 Prag'ın üçüncüsü Mısır, 1949 Avrupa Şampiyonası'nın ev sahipliğini üstlendi. Turnuvanın Mısır'da düzenleniyor olması, kara ulaşımının zorluğu, hava ulaşımının da o yıllarda pahalı ve güvensiz oluşu nedeniyle katılımın düşük olmasına neden oldu. Avrupa kıtasından sadece dört ülke (Fransa, Yunanistan, Türkiye ve Hollanda) katılım için başvururken, ev sahibi Mısır ile birlikte katılımcı sayısını artırmak amacıyla Orta Doğu ülkelerinden Lübnan ve Suriye de turnuvaya kabul edildiler. 1949 Kahire aynı zamanda Milli Takımımızın da Avrupa Şampiyonalarında ilk kez boy gösterdiği turnuva olarak basketbol tarihimize geçti. Hüseyin Öztürk, Samim Göreç, Avram Barokas, Vitali Benazus, Haşim Tankut, Ali Uras, Mehmet Ali Yalım, Tevfik Tankut, Sacit Seldüz, Erdoğan Partener, Ayduk Koray ve Candaş Tekeli'den oluşan millilerimiz oynadıkları altı maçın üçünü kazanarak Avrupa dördüncüsü oldular.


Turnuvada maçlar yedi takımın lig usülü birbirleriyle karşılaşması usulüne göre oynandı. 1939'da benzer bir takvimin uygulandığı Kaunas'ta ilk maçta şampiyonun belirlenmesinin aksine (bknz: 1939 Kaunas) daha önce Avrupa Şampiyonası tecrübesi bulunan iki favori takım Fransa ve Mısır'ın son maçta final niteliğinde karşı karşıya geldiği maçı 57-36 kazanan Mısır, kendi evindeki turnuvada kolaylıkla şampiyonluk ipini göğüsledi. Karşılaşmanın daha ilk yarısından üstünlüğü kuran ve devreyi 36-16 önde tamamlayan ev sahibi, Walid Saleh'in 16 sayısıyla sahadan 57-36 galip ayrılarak Avrupa Şampiyonalarının kıta dışında ilk ve tek şampiyonu oldu. Turnuvanın hem MVP'si hem de sayı kralı milli takımımızdan Hüseyin Öztürk olurken, 19.3 sayı ortalamasıyla o zamana kadar elde edilen en yüksek ortalamayı elde etmiş oldu. 

Millilerimiz katıldıkları ilk turnuvada Avrupa dördüncüsü olurlarken, özellikle kaybettikleri üç maçın da ilk yarısını başa baş götürüp ikinci yarıda dağılmalarıyla dikkat çektiler. Şampiyon Mısır karşısında bile ilk devreyi önde kapatan Türkiye, üstünlüğünü ikinci devrelerde koruyamayınca aldığı üç yenilgiyle Arupa dördüncülüğünü elde etti. Milli Takımımızın maçları şu şekilde sonuçlandı:

Yunanistan - Türkiye : 54-41
Fransa - Türkiye : 47-33
Suriye - Türkiye : 33-43
Türkiye - Mısır : 44-57
Türkiye - Hollanda : 38-24
Türkiye - Lübnan : 48-41

4 yorum:

  1. Bilgiler için teşekkürler. Zaman ne çabuk geçiyor...

    YanıtlaSil
  2. Dördüncülükten daha kötüsü başarısızlık sayılırmış aslında. Katılan takımlara bakar mısınız

    YanıtlaSil
  3. O zamanlar Türkiye'de basketbolun henüz tam oturmamış olmasını dikkate olursak, o kadar da katı olmamak lazım belki de

    YanıtlaSil
  4. İlk defa katılmışız fakat skorlar pekte fena degil

    YanıtlaSil